Takip Edin

1 Konu 1 Konuk

UÇAN: İŞ GÜVENLİĞİNDE EĞİTİM EN BELİRLEYİCİ NOKTA

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rüştü Uçan, iş güvenliğinde 4 yıllık ve lisansüstü akademik eğitimlerin son derece önemli olduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de sanayi ve iş dünyasının gelişmesi ile beraber iş ve işçi kazalarına paralel olarak ‘İş güvenliği’ gündem oluşturmaya devam ediyor. Konuyu Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rüştü Uçan ile değerlendirdik.

MESKA (Meslek Hastalıklar ve İş Kazalarını Önleme Vakfı)’nın başkanı oldunuz. İş güvenliği kanunu 2012 yılında çıktı  ve 6 yıla yakın bir yıl geçti. Türkiye’de iş kazalarını önemli derecede aşağıya indirdi değil mi?

Aslında çok süratli bir indirme olmuyor ama eskiden kayıt dışı çok fazla kaza vardı. Şimdi bu tarz kazaların hepsi kayıt altına alınıyor.  Kişiler olayları daha iyi bir şekilde anlamaya başladılar. Eskiye göre daha iyi bir pozisyondayız diyebiliriz.

İŞ GÜVENLİĞİ

DÖRT DÖRTLÜK ELEMANLAR YETİŞECEK

Genel olarak iş güvenliğinin son dönemini anlatır mısınız?

İlk olarak üniversitede verdiğimiz eğitimler ile başlamak istiyorum. Sonra sektörel bazlarda eğitime gitmek lazım. Şimdi iş güvenliği uzman sayısı 140 bin olarak açıklandı. Eleman ihtiyacının büyük bir kısmı karşılanmış. Ama bundan sonra çıkacak olan elemanın daha vasıflı, daha kalifiye olması şeklinde bir dönemece gelmiş bulunmaktayız. Bu döneçte ben MESKA Vakfı Başkanı olarak, vakfımıza göre 2 yıllıkların hemen 4 yıllığa çevrilmesi gerekmektedir. Ve bu 4 yıllığa çevrildiği zaman da bunun içerikleri, laboratuvarları, dersleri, konuları, stajı hepsi ile sektörün ihtiyacını karşılayabilecek dört dörtlük bir eleman haline getirilmesi gerekir. Biz, Üsküdar Üniversitesi olarak bunu sağladık. Yani Üsküdar Üniversitesi’nde ders içeriklerimizle laboratuvarımızla, hepsiyle bunu sağladık. Türkiyeye örnek olabilecek bir kuruluş oluşturduk. Bu alanda ilk üniversitelerden birtanesiyiz. İlk 4 yıllık açanlardanız. Bu konuda bayağı bir yol aldık. Bizim aldığımız bu yolu model haline getirelim diğer 2 yıllıkları da 4 yıla çevirerek bu kalitenin şekline getirelim ve Türkiye’nin ihtiyacı olan İSG uzmanını yetiştirelim.

PROFESÖRLÜK YOLUNUN AÇILMASI GEREKİYOR

Peki neden 2 yıllığı tercih etmiyorsunuz?

Öncelikle çok düşük puanlar ile geliyorlar. İkinci olarak da zaten 2 yıl diyorsunuz. 2 yılın bir dönemi belki de 1.5 dönemi genel dersler ile geçiyor. Yani ders sayısı çok çok az kalıyor. Onun için 4 yılda bütün ihtiyacı olan dersleri ve stajları vermemiz gerekiyor. Burada üzüntü verici bir olay var: İstanbul Üniversitesi, 4 yıllık uzaktan eğitim açıyor, öğrenci sayısı çok fazla ve İSGDER’lerin eğitimini uzaktan eğitim ile verimli bir şekilde veremezsiniz. İş sağlığı diyoruz. Riskli ortamlarda çalışmayı öğretmemiz lazım. Bunların uzaktan olması mümkün değil. Mühendislik nasıl uzaktan eğitim ile olmuyorsa, tıp nasıl uzaktan eğitim ile olmuyorsa İSG’nin de uzaktan eğitim ile olması mümkün değil. Öğrencinin staj yapması lazım, proje geliştirmesi lazım. Bunların hiçbiri mümkün olmuyor. İş güvenliği uzmanı yetiştiren 83 tane üniversite var, 2 yıllık meslek yüksek okulu var,  10 tane 4 yıllık var, lisans üstü eğitimler var, doktoralar var. Şimdi bu kadar geniş 140 bin kişinin olduğu bir dal diyoruz. Ve burada doçentlik için gerekli alt yapı yok. Ben makine mühendisiyim, doktora yapmışım. Çeşitli yerlerde doktora yapmış arkadaşlar var. Biz hiçbir şekilde doçent olamıyoruz. Çünkü doçentlik kriteleri bu yapıya uygun değil. Türkiye’de iş güvenliğinde bilgi birikimi olsun istiyorsak bunun doçentlik, profesörlük yolunun açılması gerekli. Bu da çözülmesi gereken en büyük sorunlardan birtanesi.

TEZLERİMİZLE KATKI SUNACAĞIZ

Taşıma kaldırma üniteleri grubunun en büyük sorununlarından birisi de operatör sorunu. Üsküdar üniversitesi olarak bu konuda neler yapacakasınız?

İş güvenliği bugüne kadar genelden gitti. Şimdi detaylara girmemiz lazım. Bu detaylara girerken yüksekte çalışma gibi konularda bir ihtiyacınız varsa bu konuda beraber çalışıp eğitimleri detaylandırabiliriz. Daha sonrasından bunları ilgili yerlere iletebiliriz. Bu tür desteklerimiz olur. Bir de yurtdışındaki projelerde birlikte hareket edilebilir. Bizim bunları detaylandırmamız lazım, ancak böyle başarılı olabiliriz. Biz burada tezler yaptırıyoruz. Konu bulmakta zorluk çekiyoruz. Ama sizin bir üreticinizin bir sorunu olduğunda biz burada öğrencilerimiz ile birlikte bu sorunu çözmeye yardım edebiliriz. Böylelikle hem yapılan tez işe yarar hem de sektörün bir problemi çözümlenmiş olur. Bir tez neden boşa gitsin, biz de faydalı olmak için uğraşıyoruz.

DOĞRU YAPIYI KURARSAK İŞ KAZALARI AZALIR

Bu birliktelik iş kazalarını ne kadar önler?

Biz çalışmalarımızı bakanlıklara birebir sunuyoruz, sunacağız da… Bu ay sonunda mesela 3 günlük bir çalıştay var. Bizleri çağırdılar oraya da gideceğiz. Biz, memnuniyet ile her projeye katılmak istiyoruz. Çünkü işin dışında olursan o iş için fikir veremezsin. Bu noktada sektörün de bize gelmesi lazım. Benim şu makinamda şöyle bir sorun var, bunu nasıl yapalım? Gerekirse projelerde yardımcı olurum veya tamir ederken şöyle bir sıkıntı var… Bunun çözümü belki bir defada bulunamayabilir. Ama üzerine düşünülmesi lazım. Bilgi ve birliktelik olursa iş kazaları da azalır. Yeter ki doğru yapıyı kuralım.

MESKA’DA BİR DİZİ ETKİNLİKLER GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

MESKA Vakfı’ndan bahseder misiniz?

MESKA Vakfı, 1998’de kuruldu. Biz bu vakfın yönetimine geldik. Buradaki amacımız sivil toplum kuruluşu olarak da bu işin içerisinde olmak. İsanları aydınlatmak. İlerleyen zamanlarda öğrenci bursları vermek isyioruz. Biz böyle bir yola çıktık. 4 ay oldu ben başkan olalı. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. İlk etapda bir konu bir konuk olarak Üsküdar Üniversitesi İSGDER ile bir çalışmamız var. Bu tarz bir sürü etkinliğimiz olacak.

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Konu 1 Konuk

İSDER’den Yeni Projeler

Yayınlanma tarihi

-

Bu sayımızın 1Konu 1Konuk köşesinin misafiri İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karataş oldu. 18 Haziran 2021’de gerçekleşen 8. Olağan Genel Kurulu’nda İSDER’in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devralan Karataş’la sektör hakkında konuştuk.

“İSDER olarak 2023 yılı projelerinizden bahseder misiniz?”

“Devraldığımız bayrağı her zaman daha ileri taşıma motivasyonumuz sayesinde üyelerimiz, komitelerimiz ve yönetim kurulumuz ile birlikte sektörümüz adına kıvanç ve başarı dolu bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız bu yolda taşıma, kaldırma ve istif makinaları sektörünün yerli ve milli gücünü çok daha ileri bir noktaya taşıyabilmek ve sektörümüzün sesini tüm dünyada duyurmak adına; hedeflerimizi, faaliyet planımızı ve stratejimizi yolun başında belirledik. İlk olarak çalışmalarımızı yürütürken birçok alanda örnek aldığımız ve bize rehberlik eden üst kuruluşumuz FEM’i (European Materials Handling Federatinon) (Avrupa İstif Makinaları Federasyonu) organizasyonel anlamda da rehber alarak başkan yardımcılığı sistemimizi yeni bir yapıya kavuşturduk. İSDER bünyesinde; platform sektöründen sorumlu bir Başkan Vekili, Forklift ve İstif, Vinç&Mobil Vinç, İmalat ilişkileri, Eğitim ve Akademik İşler, son olarak Üye İlişkilerinden sorumlu olmak üzere beş başkan yardımcılığı pozisyonu ile göreve devam edilmektedir. Her bir başkan yardımcımız dernek çatısı altında uzman oldukları alt sektörler ve alanlardan sorumlu en üst yetkili olarak görev almaktadır. Sektöre hakimiyetimizi ve hizmetimizi bu şekilde yoğunlaştırdık. Daha uyumlu çalışma, daha hızlı reaksiyon alma ve farklı dinamiklere hakim olma adına böyle bir uygulamaya geçildi. Her bir alt sektörün birbiri ile yüksek uyum ve verimlilik içerisinde yol almasını hedefliyoruz. Çünkü farklı alanların kendilerine göre farklı dinamikleri ve farklı beklentileri oluyor. Bu sayede hem üyelerimize hem ilgili sektörlere daha iyi hizmet verebilmeyi, onlarla daha sağlıklı ilgilenebilmeyi hedefliyoruz. Bizler adımlarımızı istif makinaları sektörünü daha ileriye taşımak, sağlam ve sürekliliği olan bir aile kültürü oluşturabilmek, sektörümüze ve ülkemize fayda sağlamak adına atıyoruz. Her geçen gün artan üye sayımız ile birlikte daha da kenetleniyoruz. 2023 yılın Mart ayına kadar her biri birbirinden değerli olan üyelerimizin sayısını 60’a çıkartmayı hedefliyoruz. İSDER ve kardeş derneğimiz İMDER olarak kuruluşumuzdan itibaren çalışmalarımızı sürdürürken; Türkiye’nin yeni dünyanın gereklerine uyum sağlayabilmesi için hızla inovatif eğitim modüllerine uyum sağlaması gerektiğini her zaman vurguladık. Her daim ülke genelinde birçok ufku geniş eğiticiye ve öğrenciye ulaşma misyonuna sahip olup bu kapsamda çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Kamuoyuna verdiğimiz mesajlarda, hiçbir mali kazanımın, eğitimde ilerleme sağlanmadan ve zeminini sağlam oluşturmadan kalıcı ve sürdürülebilir olamayacağını belirttik. Tüm bunların doğrultusunda; uzun yıllardır devam ettiğimiz “7 Coğrafi Bölge 7 Okul” projemizden bahsetmek isterim. Nitelikli eleman yetiştirmeyi ilke edinmiş ve bu konuda öncülük ediyor olan 7 Bölge 7 Okul Projesi kapsamında, İstif makinaları sektör mensuplarına eğitim verilmesini amaçlıyoruz; Milli Eğitim Bakanlığı, Meslek Liseleri, Üniversiteler dahil ilgili tüm resmi kurumlar ve ulusal ve uluslararası dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar ile iş birlikleri gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Gelecekte; sektörümüzün öncü ve lider konumunda olacak olan kuşaklarını yetiştirmek adına tohumlar ekmeye devam edeceğiz. Kuruluşumuzdan itibaren ektiğimiz tohumlar yeşerdi, filiz verdi, güçlendi ve artık kendi ayakları üstünde durmaya başladılar, bununla gurur duyuyoruz.

 

“Nitelikli Eğitimciler Yetiştirilip Türk Sanayisine Katkı Sağlanacak”

Bunun haricinde yeni dönemde Avrupa Birliği Kalkınma Fonu’nun hazırladığı İSDER ve Liman-İş Sendikası’nın birlikte hibe faydalanıcısı olduğu “Makine Teknolojileri ve Denizcilik Alanında Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Artırılması Projesi’ni hayata geçireceğiz. Altında imzamız bulunan bu değerli proje kapsamında ihracatın ve ithalatın belkemiğini oluşturan limanlarda kullanılan makine ve makine teknolojileri mercek altına alınacak olup; online platformda ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde mükemmeliyet merkezleri kurulacak, 175 meslek lisesi öğretmeni eğitim alacak, nitelikli eğitimciler yetiştirilip Türk sanayisine katkı sağlanacak.

Ajandamızda gündem maddesi olarak belirlediğimiz bir diğer husus ise Online Eğitim Portalı’nı hayata geçirmek. Portal sayesinde istifleme, taşıma ve kaldırma makinaları operatörlerine donanımlı bir eğitim sağlanacak olup sektörümüze katkı sağlayacağız. Eğitim faaliyetleri bizler için oldukça mühim. Çünkü İSDER olarak pazarda mevcut ticari şartlar dışında uzun yıllar iz bırakmak ana hedefimiz.

Malumunuz olduğu üzere günümüzün sürekli gelişen teknolojisi, pazarda her geçen gün artan rekabet, yatırımların finansman modeli seçimine çok büyük önem kazandırdı. Firmaların gelişmeleri ve karlılıkları ancak yatırımlarında doğru finansman seçimi ve yönetimlerindeki verimliliğin artırılması ile mümkün olabilmekte. Dünyada iş ve istif makinaları yatırımlarının finansmanında yaygın olarak kullanılan leasing yöntemi, firmaların yatırım ihtiyaçlarını karşılamada büyük avantajlar sağlıyor.

Makine kiralama yöntemi bünyemizde bulunan istif makineleri ve personel yükseltici platformlar sektörlerinin var olduğu bütün pazarlarda çok önemli bir yerde bulunuyor. Türkiye’de istif makineleri sektöründe kiralama yöntemini en fazla kurumsal müşteriler kullanıyor. Bu yöntemde talep ve ihtiyaçlara göre kısa dönem veya uzun dönem kiralama opsiyonları sunuluyor. Türkiye’de kiralama yöntemi, ilk olarak bizim sektörümüzün çalışmalarıyla yer edindi. Bu doğrultuda İSDER olarak daha önce iki farklı Kiralama Kongresi yaptık. Çünkü kiralama sektörüne verdiğimiz önem ve ciddiyet tüm uluslararası platformlarda büyük önem arz ediyor. 2023 yılının Mart ayında 3. Uluslararası Kiralama Kongresi’ni düzenlemeyi planlıyoruz. Kongreyi TOBB Bünyesinde yönetiminde olduğumuz Kiralama Alt Çalışma Grubu, MAKFED ve ERA (AB Kiralama Federasyonu) desteği ile organize edeceğiz. Kongreye kiralama sektörüyle ilgili Avrupa, Amerika ve Çin’den büyük firmalar ve üyesi olduğumuz organizasyonlardan katılım sağlanacak. Etkinliğimizi 3 gün sürecek şekilde planlıyoruz. Etkinliğimizde kiralamanın öneminin, sektördeki yerini ve son kullanıcılara faydasının tekrar altını çizeceğiz.”

 

“Mevzuatlarla ilgili yeni çalışmalarınız var mı? Bu konuda devletin ilgili kurumuyla görüşmeleriniz var mı?”

“Her zaman olduğu gibi önümüzdeki dönemde de ihracat odaklı üretimin arttırılmasına katkıda bulunmak ve uluslararası doğrudan yatırımları ülkemize çekmek için kamu ve özel sektör iş birliğinde projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Yapacağımız çalışmalar ile amacımız istihdam imkanlarının yaratılmasına fayda sağlamak, rekabet gücünü arttırarak daha kaliteli bir piyasa oluşturulmasına yardımcı olmaktır. Türk sanayisinin kalkınmasına katkıda bulunarak; sektörümüzün üretici kimliğini, katma değerli gücünü ve inovatif büyüme hamlesini tüm dünyaya duyuracak her projede aktif rol alarak ilerledik, ilerlemeye devam ediyoruz. İSDER olarak ticari diplomasi çalışmalarımıza da yeni dönemde ağırlık verdik. Çünkü kurduğumuz ve kuracağımız her yeni ilişki, sektörümüz adına önemli bir kazanım olacaktır, bunun bilincindeyiz.

 

“YEŞİL PROJELER HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?”

Türkiye’nin yeni yatırımlarla yükseldiği, üretim ve ihracata odaklandığı bu dönemde çevreci yatırımların son derece önemli olduğunun İSDER olarak farkındayız. Kaliteli üretim ve hizmet altyapısı inşa etmek kadar, bu yapıyı sürdürülebilir kılmak da en önemli misyonlarımızdan biri. İSDER üyesi firmalarımız ile birlikte üretimden hizmet ağına kadar her süreçte sürdürülebilirliği desteklemek adına önemli adımlar atıyoruz. Nitekim enerji tasarrufunu artırmak, düşük karbonlu enerji ürünleri kullanmak; doğadaki kaynaklarla veya hâlihazırda var olan teknolojilerle karbonu yakalamak ve sıfır emisyona ulaşmak için kendi yol haritalarını çizen üyelerimizin olduğunu belirtmek isteriz.

Paris İklim Anlaşması, iklim krizi ile mücadele kapsamında bir dizi uygulama ile sektörümüze önemli sorumluluklar yüklemekte. Bu kapsamda İSDER olarak iki temel hedefimiz bulunuyor: Birincisi her alanda sürdürülebilirliği desteklemek; ikincisi ise sektörümüzün üretim zincirinde oluşabilecek karbon ayak izini azaltmaya yönelik projelerin öncüsü olmak.

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

İSDER’den Yeni Projeler

Yayınlanma tarihi

-

Bu sayımızın 1Konu 1Konuk köşesinin misafiri İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karataş oldu. 18 Haziran 2021’de gerçekleşen 8. Olağan Genel Kurulu’nda İSDER’in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devralan Karataş’la sektör hakkında konuştuk.

“İSDER olarak 2023 yılı projelerinizden bahseder misiniz?”

“Devraldığımız bayrağı her zaman daha ileri taşıma motivasyonumuz sayesinde üyelerimiz, komitelerimiz ve yönetim kurulumuz ile birlikte sektörümüz adına kıvanç ve başarı dolu bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız bu yolda taşıma, kaldırma ve istif makinaları sektörünün yerli ve milli gücünü çok daha ileri bir noktaya taşıyabilmek ve sektörümüzün sesini tüm dünyada duyurmak adına; hedeflerimizi, faaliyet planımızı ve stratejimizi yolun başında belirledik. İlk olarak çalışmalarımızı yürütürken birçok alanda örnek aldığımız ve bize rehberlik eden üst kuruluşumuz FEM’i (European Materials Handling Federatinon) (Avrupa İstif Makinaları Federasyonu) organizasyonel anlamda da rehber alarak başkan yardımcılığı sistemimizi yeni bir yapıya kavuşturduk. İSDER bünyesinde; platform sektöründen sorumlu bir Başkan Vekili, Forklift ve İstif, Vinç&Mobil Vinç, İmalat ilişkileri, Eğitim ve Akademik İşler, son olarak Üye İlişkilerinden sorumlu olmak üzere beş başkan yardımcılığı pozisyonu ile göreve devam edilmektedir. Her bir başkan yardımcımız dernek çatısı altında uzman oldukları alt sektörler ve alanlardan sorumlu en üst yetkili olarak görev almaktadır. Sektöre hakimiyetimizi ve hizmetimizi bu şekilde yoğunlaştırdık. Daha uyumlu çalışma, daha hızlı reaksiyon alma ve farklı dinamiklere hakim olma adına böyle bir uygulamaya geçildi. Her bir alt sektörün birbiri ile yüksek uyum ve verimlilik içerisinde yol almasını hedefliyoruz. Çünkü farklı alanların kendilerine göre farklı dinamikleri ve farklı beklentileri oluyor. Bu sayede hem üyelerimize hem ilgili sektörlere daha iyi hizmet verebilmeyi, onlarla daha sağlıklı ilgilenebilmeyi hedefliyoruz. Bizler adımlarımızı istif makinaları sektörünü daha ileriye taşımak, sağlam ve sürekliliği olan bir aile kültürü oluşturabilmek, sektörümüze ve ülkemize fayda sağlamak adına atıyoruz. Her geçen gün artan üye sayımız ile birlikte daha da kenetleniyoruz. 2023 yılın Mart ayına kadar her biri birbirinden değerli olan üyelerimizin sayısını 60’a çıkartmayı hedefliyoruz. İSDER ve kardeş derneğimiz İMDER olarak kuruluşumuzdan itibaren çalışmalarımızı sürdürürken; Türkiye’nin yeni dünyanın gereklerine uyum sağlayabilmesi için hızla inovatif eğitim modüllerine uyum sağlaması gerektiğini her zaman vurguladık. Her daim ülke genelinde birçok ufku geniş eğiticiye ve öğrenciye ulaşma misyonuna sahip olup bu kapsamda çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Kamuoyuna verdiğimiz mesajlarda, hiçbir mali kazanımın, eğitimde ilerleme sağlanmadan ve zeminini sağlam oluşturmadan kalıcı ve sürdürülebilir olamayacağını belirttik. Tüm bunların doğrultusunda; uzun yıllardır devam ettiğimiz “7 Coğrafi Bölge 7 Okul” projemizden bahsetmek isterim. Nitelikli eleman yetiştirmeyi ilke edinmiş ve bu konuda öncülük ediyor olan 7 Bölge 7 Okul Projesi kapsamında, İstif makinaları sektör mensuplarına eğitim verilmesini amaçlıyoruz; Milli Eğitim Bakanlığı, Meslek Liseleri, Üniversiteler dahil ilgili tüm resmi kurumlar ve ulusal ve uluslararası dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar ile iş birlikleri gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Gelecekte; sektörümüzün öncü ve lider konumunda olacak olan kuşaklarını yetiştirmek adına tohumlar ekmeye devam edeceğiz. Kuruluşumuzdan itibaren ektiğimiz tohumlar yeşerdi, filiz verdi, güçlendi ve artık kendi ayakları üstünde durmaya başladılar, bununla gurur duyuyoruz.

 

“Nitelikli Eğitimciler Yetiştirilip Türk Sanayisine Katkı Sağlanacak”

Bunun haricinde yeni dönemde Avrupa Birliği Kalkınma Fonu’nun hazırladığı İSDER ve Liman-İş Sendikası’nın birlikte hibe faydalanıcısı olduğu “Makine Teknolojileri ve Denizcilik Alanında Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Artırılması Projesi’ni hayata geçireceğiz. Altında imzamız bulunan bu değerli proje kapsamında ihracatın ve ithalatın belkemiğini oluşturan limanlarda kullanılan makine ve makine teknolojileri mercek altına alınacak olup; online platformda ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde mükemmeliyet merkezleri kurulacak, 175 meslek lisesi öğretmeni eğitim alacak, nitelikli eğitimciler yetiştirilip Türk sanayisine katkı sağlanacak.

Ajandamızda gündem maddesi olarak belirlediğimiz bir diğer husus ise Online Eğitim Portalı’nı hayata geçirmek. Portal sayesinde istifleme, taşıma ve kaldırma makinaları operatörlerine donanımlı bir eğitim sağlanacak olup sektörümüze katkı sağlayacağız. Eğitim faaliyetleri bizler için oldukça mühim. Çünkü İSDER olarak pazarda mevcut ticari şartlar dışında uzun yıllar iz bırakmak ana hedefimiz.

Malumunuz olduğu üzere günümüzün sürekli gelişen teknolojisi, pazarda her geçen gün artan rekabet, yatırımların finansman modeli seçimine çok büyük önem kazandırdı. Firmaların gelişmeleri ve karlılıkları ancak yatırımlarında doğru finansman seçimi ve yönetimlerindeki verimliliğin artırılması ile mümkün olabilmekte. Dünyada iş ve istif makinaları yatırımlarının finansmanında yaygın olarak kullanılan leasing yöntemi, firmaların yatırım ihtiyaçlarını karşılamada büyük avantajlar sağlıyor.

Makine kiralama yöntemi bünyemizde bulunan istif makineleri ve personel yükseltici platformlar sektörlerinin var olduğu bütün pazarlarda çok önemli bir yerde bulunuyor. Türkiye’de istif makineleri sektöründe kiralama yöntemini en fazla kurumsal müşteriler kullanıyor. Bu yöntemde talep ve ihtiyaçlara göre kısa dönem veya uzun dönem kiralama opsiyonları sunuluyor. Türkiye’de kiralama yöntemi, ilk olarak bizim sektörümüzün çalışmalarıyla yer edindi. Bu doğrultuda İSDER olarak daha önce iki farklı Kiralama Kongresi yaptık. Çünkü kiralama sektörüne verdiğimiz önem ve ciddiyet tüm uluslararası platformlarda büyük önem arz ediyor. 2023 yılının Mart ayında 3. Uluslararası Kiralama Kongresi’ni düzenlemeyi planlıyoruz. Kongreyi TOBB Bünyesinde yönetiminde olduğumuz Kiralama Alt Çalışma Grubu, MAKFED ve ERA (AB Kiralama Federasyonu) desteği ile organize edeceğiz. Kongreye kiralama sektörüyle ilgili Avrupa, Amerika ve Çin’den büyük firmalar ve üyesi olduğumuz organizasyonlardan katılım sağlanacak. Etkinliğimizi 3 gün sürecek şekilde planlıyoruz. Etkinliğimizde kiralamanın öneminin, sektördeki yerini ve son kullanıcılara faydasının tekrar altını çizeceğiz.”

 

“Mevzuatlarla ilgili yeni çalışmalarınız var mı? Bu konuda devletin ilgili kurumuyla görüşmeleriniz var mı?”

“Her zaman olduğu gibi önümüzdeki dönemde de ihracat odaklı üretimin arttırılmasına katkıda bulunmak ve uluslararası doğrudan yatırımları ülkemize çekmek için kamu ve özel sektör iş birliğinde projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Yapacağımız çalışmalar ile amacımız istihdam imkanlarının yaratılmasına fayda sağlamak, rekabet gücünü arttırarak daha kaliteli bir piyasa oluşturulmasına yardımcı olmaktır. Türk sanayisinin kalkınmasına katkıda bulunarak; sektörümüzün üretici kimliğini, katma değerli gücünü ve inovatif büyüme hamlesini tüm dünyaya duyuracak her projede aktif rol alarak ilerledik, ilerlemeye devam ediyoruz. İSDER olarak ticari diplomasi çalışmalarımıza da yeni dönemde ağırlık verdik. Çünkü kurduğumuz ve kuracağımız her yeni ilişki, sektörümüz adına önemli bir kazanım olacaktır, bunun bilincindeyiz. 

 

“YEŞİL PROJELER HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?”

Türkiye’nin yeni yatırımlarla yükseldiği, üretim ve ihracata odaklandığı bu dönemde çevreci yatırımların son derece önemli olduğunun İSDER olarak farkındayız. Kaliteli üretim ve hizmet altyapısı inşa etmek kadar, bu yapıyı sürdürülebilir kılmak da en önemli misyonlarımızdan biri. İSDER üyesi firmalarımız ile birlikte üretimden hizmet ağına kadar her süreçte sürdürülebilirliği desteklemek adına önemli adımlar atıyoruz. Nitekim enerji tasarrufunu artırmak, düşük karbonlu enerji ürünleri kullanmak; doğadaki kaynaklarla veya hâlihazırda var olan teknolojilerle karbonu yakalamak ve sıfır emisyona ulaşmak için kendi yol haritalarını çizen üyelerimizin olduğunu belirtmek isteriz.

Paris İklim Anlaşması, iklim krizi ile mücadele kapsamında bir dizi uygulama ile sektörümüze önemli sorumluluklar yüklemekte. Bu kapsamda İSDER olarak iki temel hedefimiz bulunuyor: Birincisi her alanda sürdürülebilirliği desteklemek; ikincisi ise sektörümüzün üretim zincirinde oluşabilecek karbon ayak izini azaltmaya yönelik projelerin öncüsü olmak.

 

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

Bu sayımızda ‘1Konu 1Konuk köşemizin sayfalarını  Doç. Dr. Ömer Faruk Görçün’ün okuyucularımız için kaleme aldığı ‘Ağır taşımacılık, kaldırma ve proje lojistiği endüstrisinin güncel problemleri ve geleceği’ adlı makalesine açtık.

Yayınlanma tarihi

-

tku magazin

Ağır taşımacılık, kaldırma ve proje lojistiği endüstrisinin güncel problemleri ve geleceği

Ağır taşımacılık bilindiği gibi tüm ülkelerin yanı sıra, Türkiye’nin en kilit endüstrilerinden birisidir. Özellikle inşaat başta olmak üzere altyapı ve üstyapı yatırımlarının performansı verimliliği ve başarısı büyük ölçüde ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisinin performansına büyük ölçüde bağımlıdır. Bununla birlikte söz konusu sektör son derece spesifik ve ciddi uzmanlık gerektiren mühendislik tabanlı lojistik uygulama ve operasyonlardan oluşmaktadır. Bu yönüyle klasik lojistik uygulamalardan farklıdır. Dolayısıyla operasyon süreçlerinin verimli etkin ve yüksek performansla yürütülmesinin yanı sıra mevcut risklerin ortadan kaldırılması ya da en azından minimize edilmesi sadece operasyonları yürüten işletmeler değil aynı zamanda kamu ve yerel otoriteler, inşaat ve altyapı endüstrileri, ile bireyleri doğrudan ve dolaylı bir biçimde etkilemektedir. Dolayısıyla, proje lojistiği uygulamaları çok sayıda paydaşı önemli ölçüde etkilemektedir. Buna karşılık, iyi niyetli ve yoğun çabalara rağmen hem bu riskleri azaltacak hem de endüstrinin verimliliğini ve etkinliğini artıracak, ek olarak sektöre büyük ölçüde düzen sağlayacak bir yasal düzenleme boşluğu henüz tümüyle giderilememiştir.

Mevcut durumda kamu otoritelerinin son derece olumlu ve iyi niyetli yaklaşımlarına ek olarak endüstrinin ve akademik çevrelerin yoğun çaba ve desteğine rağmen endüstride yeterli düzeyde ve tatmin edici bir ilerleme sağlanamamıştır. Buna neden olan ya da en azından etki eden birçok faktörün yanı sıra, ilgili yasal düzenlemenin kamu otoritesinde bir komisyon ya da komite yerine bir yönetici tarafından üstlenilmesinin de etkisi vardır. Özellikle yoğun iş yüküne ek olarak bu tür bir yükümlülüğün de bir kişinin üzerinde olması iyi niyetli girişimlere rağmen henüz sonuca ulaşılamamasına neden olmaktadır. Bunun için bir komisyon olarak ve kesin bir takvim belirlenerek çalışılması sonuca ulaşmakta etkili olabilir

Yasal düzenleme boşluğunun yanı sıra ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisi geçtiğimiz dönemde tüm insanlığı büyük ölçüde etkileyen küresel pandeminin etkileri ile başa çıkmaya çalışmış ve perakende ve diğer endüstriler kadar olmasa da belirli ölçüde etkilenmiştir. Buna karşılık küresel pandeminin etkileri daha çok operasyonların belirli ölçüde yavaşlaması şeklinde ortaya çıkmış ancak kapanma vb önlemlerden perakende kadar etkilenmemiştir. Bununla birlikte, pandeminin en önemli etkilerinden birisi küresel düzeyde enflasyon ve enerji fiyatlarının artması olmuştur. Bunun kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede endüstri etkilemesi kaçınılmaz olabilir. Özellikle küresel düzeyde enerji maliyetlerinin artması ağır kaldırma ve taşımacılık endüstrisini büyük ölçüde zorlayabilir.

Buna ek olarak, enerji fiyatlarının artmasının yanı sıra, son dönemde ortaya çıkan Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisini daha yüksek düzeyde etkileyebilir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi endüstrinin en yüksek düzeyde iş yaptığı ülkelerin başında bu iki ülkenin gelmesi olabilir. Savaş sürdükçe bu ülkede altyapı, üstyapı ve inşaat yatırımları askıya alınabilir ve bu nedenle endüstri bir süreliğine sıkıntıya girebilir. Buna karşılık, savaşın sonunda bu ülkelerin yeniden yapılanma süreçlerinde artması söz konusu olan altyapı ve üstyapı yatırımları Türk ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisi için yeni fırsatlar yaratabilir. Dolayısıyla bu süreçte mali, teknik ve operasyonel güçlerine bağlı olarak ayakta kalabilecek işletmeler gelecek için yeni fırsatlarla karşılaşabilir.

 

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish