Takip Edin
#

1 Konu 1 Konuk

MAKFED SEKTÖRÜN ÇATI KURULUŞUYUZ, ÜRETEN TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

MAKFED

1 KONU 1 KONUK KÖŞESİ

Aynı zamanda sanayi genel müdür yardımcılığı da yapmış, donanımlı, sağlam, fizibl düşünebilen, sanayi-istihdam-eğitim gibi konulara son derece hakım bir isim Zühtü Bakır… Net Medya olarak böyle kişileri sadece sektörümüz adına değil, ülkemiz adına da bir şans olarak değerlendiriyoruz. MAKFED (Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu) Genel Sekreteri Zühtü Bakır, MAKFED’in sektörde ‘iletişim köprüsü’ işleviyle hareket ettiğinin özenle altını çiziyor.

Antalya İş ve İş Makinaları Fuarı’nda MAKFED (Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu) Genel Sekreteri Zühtü Bakır ile sanayimiz, ihracat, MAKFED’in çalışmaları, ara eleman sorunu ve eğitim konularını kapsayan geniş bir alanda sektörü mercek altına aldık.

SEKTÖRÜN ÇATI KURULUŞU, ARA YÜZÜYÜZ

MAKFED

MAKFED’i okuyucularımıza tanıtır mısınız?

MAKFED, Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu’nun kısa adıdır. Federasyonumuz, 1900 kadar makine sanayinde iştigal eden firmanın üst çatı kuruluşudur. 2014 yılında kuruldu. Merkezimiz Ankara’dır. Misyonumuz, tüm makine sektöründe birlik oluşturmak ve birlikte hareket etmeyi sağlamak. Karar alıcı mekanizmalara doğru bilgileri sunmak ve doğru kararların alınmasını sağlamak. Sektörün ortak rekabet günün artırılmasına yönelik ortak çalışmaları yürütmek. Sektörle, derneklerimizle, kamu kurumları arasında bir ara yüz ve iletişim köprüsü görevimiz mevcut.

BU ÇOKLU YAPIYA BİR ÇATI GEREKTİĞİ İÇİN MAKFED OLUŞTU

Makine sektörü çok geniş. Toplamda kaç segment var?

Makine sektörü çok geniş bir alanı kapsıyor. 22 segmentte biz ürünleri sınıflandırıyoruz, uluslararası alanda da böyle bir sınıflandırma var. Gıda makinalarından tarım makinalarına, metal işleme makinalarına, iş ve inşaat makinalarına pompalar, kazanlar, endüstriyel fırınlar, tekstil makinaları gibi çok sayıda segment var. Her bir alanda da ihtiyaçtan dolayı farklı dernekler ortaya çıkmış durumda. Bunların hepsinin tarihsel bir süreci var. Dolayısıyla bu çoklu yapıya bir üst çatı gerektiği için MAKFED oluştu. Bu, sadece ülkemizde değil Avrupa’da da böyledir. Özellikle Almanya’da bu durum çok gelişmiş durumda.

Devlet de sektörle ilgili bir çalışma yapacaksa sizinle iletişime geçiyor değil mi?

Devlet de sektörle ilgili bir çalışma yapacaksa o anlamda bizimle iletişime geçer ve sektörü temsilen gerekli katkıyı sağlarız. MAKFED olarak Avrupa Makina Konfederasyonu olan ORGALIME’in üyesiyiz. Derneklerimiz de Avrupa’daki muadil Federasyonların üyesidir. MAKFED kurgusu bu bakımdan AB ülkeleri ile benzerlik arz ediyor.

BÜYÜK İŞLETMELERİN DAHA DA BÜYÜTÜLMESİ, KOBİ’LERİN GELİŞTİRİLMESİ ŞART

MAKFED’de toplamda kaç firma var?

MAKFED’de 1900 firma var. TÜİK’e göre 13 bin 271 makine imalatçısı firma var. Sanayi sicil kayıtlarına göre ise 9 bin 139 firma mevcut. Bu firmaların 108 tanesi büyük işletme, 690’ı orta boy işletme yaklaşık 3 bin küçük işletme, 5 bin kadar işletme de mikro işletme. KOBİ yoğun bir sektörüz. Bizde çok fazla girişim var. Bunu geliştirmek lazım. İhracatımızın yüzde 40’ını büyük işletmeler yani 108 firma yapıyor. Makina sektöründe büyük firmaları daha da büyütmek çok önemli. Dünyada marka olan makinalarımız var. Bunları dünyadaki dev markalara nasıl yaklaştırırız bunu kurgulamak ve sorgulamak lazım. Bunun yanı sıra belirli spesifik alana hizmet veren özel makine imalatı önemli bir konudur. Bu firmaların mühendislik yönleri çok gelişmiş düzeydedir. Bununla birlikte KOBİ’ler de çok önemli olup bunların geliştirilmesi ve güçlendirilmesi gerekiyor. Büyük İşletmeleri nasıl büyütürüz? KOBİ yoğunluklu bu alanı nasıl dünyaya daha entegre edebiliriz? bu iki temel soruyu MAKFED olarak politikamız kabul ediyoruz.

VERİMLİLİK KONUSUNDA TÜRKİYE İYİ DEĞİL

İmalat olarak MAKFED ne yapıyor?

Her bir segmentte bir ihtisas derneğimiz var. Bu derneklerimiz kendi alanlarında tam yetkili ve yetkindirler. Bu bakımdan derneklerimiz üyeleriyle koordineli bir şekilde çalışıyor. Biz de derneklerimizi koordine ederek, iletişimde oldukları ilgili bakanlıklar ve kamunun diğer paydaşları ile her türlü iletişim köprüsünü kurarak gerekli bilgi, belge ve dokümanı sağlamaya çalışıyoruz. KOSGEB desteklerinden sektörün etkin bir şekilde yararlanmasını takip ediyoruz. Makina sektöründeki gelişmeleri sektörümüze sunuyoruz. Öte yandan verimlilik konusunda maalesef Türkiye çok iyi değil. Sektörde verimliliği nasıl arttırırız bu konu öncelik verdiğimiz alanlar arasında.

ENDÜSTRİ 4.0’I FIRSATA ÇEVİREBİLİRİZ

Endüstri 4.0 hakkındaki düşüncelerinizi aktarır mısınız

Endüstri 4.0, buhardan bilgisayara teknolojideki gelişmelerle zamanla günümüze evrildi. Dijitalleşme denilince aklımıza iletişim geliyor. Lojistikten bankacılığa kadar birçok husus artık elektronik alana kaydı. Makinaların birbiri ile konuşması dediğimiz imalattaki yansımasına ise kısaca Endüstri 4.0 diyoruz. Bunu sadece üretim aşamasında değil, finanstan pazarlamaya kadar her türlü alana dahil etmek lazım. Bunun için teknolojiye, yeni bir keşife ihtiyaç yok. Bu zaten var. Verimlilik de Endüstri 4.0 ile artırılacaktır. Bunu bir moda kavram olarak görmemek lazım; firmaların kendilerini çok iyi analiz edip nerede, neye ne kadar ihtiyaçları olduğunu belirlemeleri gerekiyor. Endüstri 4.0’a entegre olan bana göre kazanacak, ayakta kalacak; bunu kullanamayan ise yok olacaktır. Bu çerçevede herkesin kendi reçetesini kendisinin hazırlaması önem arz ediyor.

 

ARA ELEMAN SANAYİNİN MAKRO SORUNLARINDAN BİRİ

Ara eleman sorununa MAKFED olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?

Bu konu, Türkiye’nin sanayideki makro sorunlarından biri. Devletin son dönem eğitim politikasını bu anlamda önemli buluyoruz. Bugün birçok OSB’de mesleki eğitim kurumları görüyoruz. Devlet ve OSB’ler arasındaki iş ve güç birliği ile sanayi-eğitim alanındaki çalışmalar elbette ki bizlere kazandıracaktır. Bununla birlikte mesleki eğitim sisteminin makro olarak tekrardan gözden geçirilmesinin yerinde olacağını düşünüyorum. Çalışanların sanayiye ilgisi azalıyor. Sanayide çalışmak eskisi kadar tercih edilmiyor. Bir fabrikada bir meslek öğrenmek bir emeği gerektiriyor. Dijitalleşmeyi kurgularken bundan sonra sanayide daha sofistike ve teknik-teknolojik makinalar kullanılacak olmasının gençlerin ilgisini arttıracağı düşüncesindeyim.

MAKFED, TÜRKİYE İÇİN MAKSİMUM ENERJİYLE ÇALIŞIYOR

Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonunun amacı, Türk Makina İmalatı Sektörünün, diğer yan sektörler ile beraber ilerlemesine ve kalkınmasına katkıda bulunmak, Makina sanayii ile ilgili tüm sektörel politika ve uygulamaların oluşmasında, sektörün yan sanayii ile birlikte gelişerek küresel rekabette güçlenmesinde etkin rol oynamak, sektörel kuruluşları geniş ve demokratik bir katılımla dayanışma ve işbirliğine açık bir tutum ve sektörel bütünleşmeyi hedefleyen bir yöntem anlayışı içinde bünyesinde toplayarak: Üye dernekler ve mensupları arasında mesleki birlik, yardım, sosyal dayanışma, uyum ve disiplini geliştirmek, Kanunların öngördüğü çerçevede, insan sağlığı ve kamu yararına hizmet ölçütlerini göz önünde bulundurarak, üye dernekler ve bunlara üye meslek mensuplarının hak ve menfaatlerini korumak, Mesleki yeterlilik ve bilinç düzeylerini geliştirmektir. Federasyonun temel ilkesi, üye dernekler ve bunlara üye meslek mensupları arasında var olan dayanışmayı en üst seviyeye çıkarmaktır.

Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun vizyonu “toplumumuzun yaşam kalitesinin artmasına ve ülkemizin sürdürülebilir gelişmesine hizmet eden Makina İmalat Sektörünün, kalite, teknoloji geliştirme ve yenilikçilikte uluslararası düzeyde rekabetçi bir yapıya ulaşmasına katkı sağlayan, yönlendirici, katılımcı ve paylaşımcı bir tepe organizasyon olmak”tır.

Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonunun misyonu “ulusal sanayimizin rekabet gücünü artırmak ve sürekli kılmak için Makina İmalat Sektörünün her kesimi ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde, sektörümüzün öncelikleri doğrultusunda politikalar geliştirmek, bunları gerçekleştirecek altyapı ve araçları oluşturmaya katkı sağlamak, sektörel örgütlerin faaliyetlerini destekleyerek, dayanışma ve işbirliği kültürü oluşturmakta öncü rol oynamak”tır.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

1 Konu 1 Konuk

Bu sayımızda ‘1Konu 1Konuk köşemizin sayfalarını  Doç. Dr. Ömer Faruk Görçün’ün okuyucularımız için kaleme aldığı ‘Ağır taşımacılık, kaldırma ve proje lojistiği endüstrisinin güncel problemleri ve geleceği’ adlı makalesine açtık.

Yayınlanma tarihi

-

tku magazin

Ağır taşımacılık, kaldırma ve proje lojistiği endüstrisinin güncel problemleri ve geleceği

Ağır taşımacılık bilindiği gibi tüm ülkelerin yanı sıra, Türkiye’nin en kilit endüstrilerinden birisidir. Özellikle inşaat başta olmak üzere altyapı ve üstyapı yatırımlarının performansı verimliliği ve başarısı büyük ölçüde ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisinin performansına büyük ölçüde bağımlıdır. Bununla birlikte söz konusu sektör son derece spesifik ve ciddi uzmanlık gerektiren mühendislik tabanlı lojistik uygulama ve operasyonlardan oluşmaktadır. Bu yönüyle klasik lojistik uygulamalardan farklıdır. Dolayısıyla operasyon süreçlerinin verimli etkin ve yüksek performansla yürütülmesinin yanı sıra mevcut risklerin ortadan kaldırılması ya da en azından minimize edilmesi sadece operasyonları yürüten işletmeler değil aynı zamanda kamu ve yerel otoriteler, inşaat ve altyapı endüstrileri, ile bireyleri doğrudan ve dolaylı bir biçimde etkilemektedir. Dolayısıyla, proje lojistiği uygulamaları çok sayıda paydaşı önemli ölçüde etkilemektedir. Buna karşılık, iyi niyetli ve yoğun çabalara rağmen hem bu riskleri azaltacak hem de endüstrinin verimliliğini ve etkinliğini artıracak, ek olarak sektöre büyük ölçüde düzen sağlayacak bir yasal düzenleme boşluğu henüz tümüyle giderilememiştir.

Mevcut durumda kamu otoritelerinin son derece olumlu ve iyi niyetli yaklaşımlarına ek olarak endüstrinin ve akademik çevrelerin yoğun çaba ve desteğine rağmen endüstride yeterli düzeyde ve tatmin edici bir ilerleme sağlanamamıştır. Buna neden olan ya da en azından etki eden birçok faktörün yanı sıra, ilgili yasal düzenlemenin kamu otoritesinde bir komisyon ya da komite yerine bir yönetici tarafından üstlenilmesinin de etkisi vardır. Özellikle yoğun iş yüküne ek olarak bu tür bir yükümlülüğün de bir kişinin üzerinde olması iyi niyetli girişimlere rağmen henüz sonuca ulaşılamamasına neden olmaktadır. Bunun için bir komisyon olarak ve kesin bir takvim belirlenerek çalışılması sonuca ulaşmakta etkili olabilir

Yasal düzenleme boşluğunun yanı sıra ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisi geçtiğimiz dönemde tüm insanlığı büyük ölçüde etkileyen küresel pandeminin etkileri ile başa çıkmaya çalışmış ve perakende ve diğer endüstriler kadar olmasa da belirli ölçüde etkilenmiştir. Buna karşılık küresel pandeminin etkileri daha çok operasyonların belirli ölçüde yavaşlaması şeklinde ortaya çıkmış ancak kapanma vb önlemlerden perakende kadar etkilenmemiştir. Bununla birlikte, pandeminin en önemli etkilerinden birisi küresel düzeyde enflasyon ve enerji fiyatlarının artması olmuştur. Bunun kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede endüstri etkilemesi kaçınılmaz olabilir. Özellikle küresel düzeyde enerji maliyetlerinin artması ağır kaldırma ve taşımacılık endüstrisini büyük ölçüde zorlayabilir.

Buna ek olarak, enerji fiyatlarının artmasının yanı sıra, son dönemde ortaya çıkan Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisini daha yüksek düzeyde etkileyebilir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi endüstrinin en yüksek düzeyde iş yaptığı ülkelerin başında bu iki ülkenin gelmesi olabilir. Savaş sürdükçe bu ülkede altyapı, üstyapı ve inşaat yatırımları askıya alınabilir ve bu nedenle endüstri bir süreliğine sıkıntıya girebilir. Buna karşılık, savaşın sonunda bu ülkelerin yeniden yapılanma süreçlerinde artması söz konusu olan altyapı ve üstyapı yatırımları Türk ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisi için yeni fırsatlar yaratabilir. Dolayısıyla bu süreçte mali, teknik ve operasyonel güçlerine bağlı olarak ayakta kalabilecek işletmeler gelecek için yeni fırsatlarla karşılaşabilir.

 

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

Şener: Ağır Nakliye Proje Sektörü Disipline Olmalı. Sektörün Şu Anki Haline Bakılınca Bir Ekipman Envanteri Desen Türkiye’de Yok

Yayınlanma tarihi

-

Bu sayımızın 1 konu 1 konuk köşesinde UND İcra Kurulu Başkan Yardımcısı, AKT (Ağır Kaldırma Taşıma) Derneğinin danışmanı, West Line Global Firmasının Genel Müdürü Fatih Şener ile ağır kaldırma sektörünün son durumunu, hizmet ihracatını ve lojistik sektörünü bir bütün olarak konuştuk.

Pandemide sağlık sektöründen sonra en çok etkilenen sektörün lojistik sektörü olduğunu söyleyen Fatih Şener; “Pandemi ile mücadelede en çok etkilenen sektörlerden biriside lojistikti. Pandemi, içinde bulunduğumuz sektöre işlerin farklı şekillerde yapılması gerektiğini öğretti. Mesela, ihracatçıya da taşımacıya da ihracat yapıyorsak bunu karayolunda, deniz yolunda kullan, havayolunda kullan. İhracat ve taşımacılık yaptığın ülke sayısını arttır, taşıdığın ürünleri çeşitlendir dedirtti. Pandemi en çok bunları öğretti bu sektöre ve bu konularda değişebilenler ayakta kaldı.” dedi.

“Ağır nakliye sektörü başlı başına bambaşka bir sektör.”

Ağır nakliye sektörünün disipline edilmesi gerektiğini vurgulayan Şener; “Bizim sektörümüzde ağır nakliye var. Çok önemli bir iş ama regülasyonu olmayan bir iş. Kuralı olmayan bir iş, disiplini yok. Böyle kuralı olmayan bir sektörde gelişme de olmaz. Bunu merdivenaltı yapan var, eksik yapan var, yarım yapan var. Bir defa ekipmanların standardizasyonu olacak, mesleki yeterliliği olacak, bilgi birikimi olacak, ekipmanı, parası yeterli olacak. Sonuç itibari ile bu sektör disipline olmalı. Sektörün şu anki haline bakılınca bir ekipman envanteri desen Türkiye’de yok. Devletin ilk olarak ‘Bu sektör nedir?’ diye bir tanımlama yapması lazım. Zira bu sektör, başlı başına bambaşka bir sektör.” diyen Şener sözlerine şöyle devam etti.

“Hizmet ihracatının %60’ı lojistikten geliyor. Örnek vermek gerekirse, turizm sektörü için insan lojistiği, sağlık sektörü için hasta turizmi, eğitim, müteahhitlik ve bunlar gibi 8-10 sektör daha var. Lojistik bunların başında geliyor. Lojistiğin içinde ağır kaldırma, taşıma, proje yoktu bugüne kadar. Türkiye bunlarla yeni tanışıyor. Son dönemde devletteki bu bakış açısı değişikliği sebebiyle bu pasta büyüyecektir.” ifadelerini kullandı.

“Ağır kaldırma, taşıma sektörü dışarıdan para getirme potansiyeli olan bir sektördür.”

Devletin ihracatı desteklemek için maddi ve manevi destekler organize ettiğini belirten Şener, ‘Bugüne kadar bizim sektörle ilgili olarak böyle destekler yoktu. Lojistik sektörü Turquality’e ilk defa 2 yıl önce dahil edildi. Mesela orada ağır taşıma, kaldırma sektöründen de marka desteğine başvurup alanlar oldu. Bizim sektörümüz bunlarla da yeni tanışıyor. Özellikle Türkiye’den bir ekipmanla buradan göndererek, bir proje gerçekleştirerek, Avrupa’da, Orta Doğu’da veya Asya’da kiraya vererek Türkiye’ye para kazandırıla bilirliğini Ticaret Bakanlığı gördü. Kapı açıldığında dışarıdan birisi para getirirse burada zenginlik gelişir. Dolayısıyla dışarıdan para getirmek ülkeler için çok heyecan verici bir durumdur. Ağır kaldırma, taşıma sektörü dışarıdan para getirme potansiyeline sahip olan bir sektördür. Devletin bu konuya sahip çıkması gerek.” dedi.

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

Yayıncılık Sektörünün Duayenlerinden Metin Şendil’in Bu Haftaki Konuğu Sektörün Duayen İsmi Fatih Şener

Yayınlanma tarihi

-

‘’Sektöre Dair Her Şey’’ 

Net Medya Yayıncılık olarak TKU, ‘’Taşıma Kaldırma Üniteleri Magazin’’ klasiği haline gelmiş olan ve ‘’Sektöre Dair Her Şey’’ başlığı ile siz değerli takipçilerimizi bilgilendirdiğimiz çalışmalarımıza, ara vermeden devam ediyoruz.

Yayıncılık sektörünün duayenlerinden Net Medya Yayıncılık Genel Müdürü Metin Şendil’in bu hafta konuğu lojistik sektörünün duayen ismi Fatih ŞENER ile sektöre dair her şeyi konuştuk.

 ‘’Sektöre Dair Her Şey’’ başlığı altında bu hafta Net medya TV’nin konuğu, TKU MAGAZİN Dergisi olarak 12 yıldır hazırladığımız 1 konu 1 konuk başlığında özel haberi olarak yer vereceğimiz Lojistik Sektörünün Duayen İsmi UND Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, AKT (Ağır Kaldırma Taşıma) Derneğinin Danışmanı, West Line Global Firmasının Genel Müdürü Fatih Şener’in ofisinde özel bir söyleşi gerçekleştirdik. EKO TV ekranlarında lojistik programlarını hazırlayan, mikrofonu karşı tarafa tutan Şener’e bu sefer mikrofonu biz uzattık. Fatih Şener ile yaptığımız söyleşide, Ağır Kaldırma sektörünün son durumunu, hizmet ihracatını, lojistik sektörünü bir bütün olarak konuştuk.

Pandemide sağlık sektöründen sonra en çok etkilenen sektörün lojistik sektörü olduğunu söyleyen Fatih Şener; “Pandemi ile mücadelede en çok etkilenen sektörlerden biriside lojistikti. Bu sektöre farklı işlerin yapılması gerektiğini öğretti. İhracatçıya da taşımacıya da ihracat yapıyorsak bunu karayolunda, deniz yolunda, havayolunda kullan. Ülkeni ve taşıdığın ürünleri çeşitlendir. Pandemi en çok bunları öğretti bu sektöre. Bu konularda değişebilenler ayakta kaldı.” dedi.

Ağır nakliye sektörünün disipline edilmesi gerektiğini söyleyen Şener, hizmet ihracatının %60’ının ise lojistik sektöründen geldiğini de sözlerine ekledi.

Söyleşimizin devamını TKU Magazin TV Youtube kanalımızda, 56. Sayı Taşıma Kaldırma Üniteleri dergimizin 1 konu 1 konuk bölümünde ve www.tkumagazin.com web sayfamızdan görüntüleyebilirsiniz. Bizi takip etmeye devam edin…

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish