Takip Edin

Sektörel Gündem

Kira artışında ‘hayalet ev’ baskısı

Kiraya yüzde 25 zam sınırından memnun olmayan, tahliyeden korkan ve piyasanın yükselmesini bekleyen mülk sahipleri evlerini boş tutmaya başladı. Çin ve bazı Arap ülke vatandaşlarının da hem tatil, hem kar satışı için evlerini kiralamadığı, boş tutulan ‘hayalet evlerin’ yeni zammı tetiklediği vurgulandı.

Yayınlanma tarihi

-

Hamide HANGÜL

Enflasyonun altında kalan yüzde 25’lik kira artış sınırlamasını yetersiz bulan, tahliye sorunu yaşamak istemeyen ve piyasanın yükselmesini bekleyen mülk sahipleri evlerini boş tutmaya başladı. Bu boş tutulan evler sektörde ‘hayalet ev’ olarak tanımlanıyor ve kira artışlarını tetikliyor.

Emlak uzmanlarına göre blok halinde bazı projelerden daire satın alan Çinli yatırımcıların yanı sıra, bazı Ortadoğu ve Körfez ülke vatandaşları da evlerini boş tutuyor. Uzmanlar, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Tatil amaçlı geldikçe kalmak, kar satışı için beklemek isteyenler ya da vatandaşlık şartı olan 400 bin doları tamamlamak için 2-3 daire alanlar, birini boş bırakıyor.” Emlak danışmanları, su faturalarından yola çıkılarak yapılan belirlemelere göre, İstanbul’da bu şekilde 400 bin “Hayalet konut” olduğuna işaret ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’da 700 bin adres boş görünüyor. Bunun yarısı bile olsa yaklaşık 400 bin konut yapar” açıklamasında bulunmuştu.

Kiralar katlanarak artıyor

Reklam

Her ne kadar enflasyon haziranda ‘bedava doğalgaz’ etkisiyle düşüş gösterse de Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mayıs verilerine göre, son 12 aylık enflasyon yüzde 63,7. Ancak kira sınırından dolayı sözleşme yenilemelerde zam oranı yüzde 25’i aşamıyor.

Kira getirisinden hoşnut olmayan mülk sahipleri de çözümü, eski kiracısını çıkartıp evini daha yüksek fiyattan kiralamada bulurken, araştırmalar kira artışının hız kesmediğini ortaya koydu. sahibinden.com ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Nisan 2023 araştırmasına göre, kiralık fiyatları metrekare başına, geçen yıla oranla ülke genelinde yüzde 117 arttı. Getirisi sürekli katlanan konut yatırımına yabancıların da ilgisi büyük. Bu yılın ilk 4 ayında yabancılara 13 bin 483 konut satıldı ve toplam satışlardan yüzde 3,7 pay aldı.

‘Zam sınırı var’ diyen boş tutup yükseliş bekliyor

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gayrimenul Komite Başkanı ve Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri (TÜGEM) Başkanı Hakan Akdoğan, mülk sahiplerinin evleri boş tutmasında, kiralama konusunda kendisinin ya da çevresindeki yakın insanların yaşadıkları olumsuz tecrübelerin etkili olduğuna işaret etti.

Akdoğan, “Kiralıktan sonra mülk sahibi, evi satmak istediğinde kiracının çıkmak istememesi, daireye iyi bakmayacağını düşünmesi ya da geçmiş deneyimlerden dolayı kiralamaya soğuk duruyorlar. Öte yandan kiraya yüzde 25 sınırı da bunu tetikledi.

Reklam

‘Zam sınırı var, niye kiralayım’ diyenler var. Boş tutup, belki ilerleyen aşamada piyasanın yükseleceğini öngördükleri için hareket edenler de var” dedi. Sadece yerlilerin değil yabancılardan da evlerini boş tutanlar olduğunu, boş tutmada yabancıların da rolü bulunduğuna işaret eden Akdoğan, “İstanbul’da evi var, işi olunca hafta sonu gelip kalıyor veya yurt dışından biri aldıysa, Türkiye’ye geldiğinde kendisi kullanıyor. O nedenle boş tutuyorlar. Yılda 2-3 hafta kullanmak yetiyor” diye konuştu.

Satılık konut fiyatlarında çok hızlı bir artış beklemediklerine işaret eden Akdoğan, “Orada bir doygunluk var. Eskisi gibi hızlı bir fiyat artışı görmeyiz. Ancak kirada aynı hareketlilik devam eder. Çünkü halen arz sıkıntısı var. Örnek olarak bu yıl ev fiyatlarına yüzde 30 zam gelecekse kiraların yüzde 40-50 artacağını düşünüyorum. Satılıkta yüzde 20 zam olursa kiralıklar yüzde 30 artar” bilgisini verdi.

‘Kiracıyı çıkartamam’ diye düşünenler boş bırakıyor

CENTURY 21, Coldwell Banker, Coldwell Banker Commercial, Era Türkiye, muzayede.com’u bünyesinde barındıran Master Türk Grubu Başkanı Gökhan Taş, boş evler konusunda, “Çocuğu okurken burada ev almış. Çocuğu Amerika’da, kendisi Ankara’da, geldikçe kullanmak için kiralamak istemiyor. İş ya da tatil amaçlı olabiliyor” dedi.

Türkiye’den konut alan bazı yabancıların da evlerini daha az kullandığına işaret eden Taş, “Ruslar, Ukraynalılar oturuyorlar. Ancak Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai, Katar’dan gelip ülkemizden ev alanlar daha az kullanıyorlar. Orta gelir gurubu Esenyurt, Fatih gibi lokasyonlardan alım yaparken, üst gelir grubu Maslak, Levent, Sarıyer gibi yerlerden konut satın alıyor” dedi.

Reklam

Kiraya yüzde 25 sınırına da işaret eden Taş, “Bu da insanların evlerini kiraya vermelerini engelliyor. ‘Kiracıyı çıkartamayacağım’ diye düşünenler de kiraya vermiyor. Şu yapılabilir, boş evlere ilişkin yaptırım ya da kiraya verilmesi için ek vergiden ziyade konut arzıyla buna çözüm bulunmalı. Konut arzı için yapılacak inşaatlarda belli bir fiyat garantisi verilip, fiyatların bir dengeye oturması sağlanabilir” değerlendirmesinde bulundu.

İş ve tatil amaçlı kullanan da kâr satışı için bekleyen de var

İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Müberra Oflaz, Türkiye’de boş konut sayısının arttığı bir dönem olduğunu söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi rakamlarına göre, sadece İstanbul’da boş duran 400 bin konuttan bahsedildiğini, bunun farklı gerekçeleri olduğuna işaret eden Oflaz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Öncelikle kira kontratlarında artışı yüzde 25 ile sınırlayan düzenleme 1 Temmuz’da sona erecekti, ancak yeniden uzatılması gündemde. Bu durum kiralamalarda dengeyi bozuyor, kimse milyonlarca lira vererek aldığı konutunu düşük kira ile kiralamak istemiyor. Satmak istediğinde kiracılı olarak bu konutların satışı mümkün olmuyor. Boşken satmanın planını yapıyor.

Elinde birden fazla evi bulunanlar beklemede. Çünkü en uygun fiyattan alıp yüksek fiyattan satmak için yatırım yapıyorlar. Piyasa şu anda dengelenmiş değil, önümüzdeki aylarda fiyatların daha fazla yükseleceğini düşünen yabancı yatırımcılar, kar realizasyonu yapmak için satışa uygun zamanı bekliyorlar. Türkiye’de bazı yerlerde, planlama ve yönetim eksiklikleri nedeniyle konutların boş kalması sorunu yaşanıyor. Özellikle kentsel dönüşüm projelerinde, yerleşim planlaması ve yeni konutların yapılması sürecinde yaşanan aksaklıklar, boş konut sayısının artmasına neden olabiliyor.”

Reklam

400 bin doları tamamlamak İçin 2-3 tane daire alabiliyor

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, çok yoğun kiralama olmadığını, tek tük yatırımcının yüksek bedelden konut aldığını ve belli bir noktaya gelmesi için elinde tuttuğunu söyledi. Bu yatırımcılar arasında yabancıların da olduğuna işaret eden Aşa, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bazı yabancılar, vatandaşlık için 400 bin doları tamamlamak için 2-3 tane ev alabiliyor. Bir kısmını boş tutuyor, bir kısmını kira veriyor ancak o da çok değil. Genelde Arap vatandaşları 1-2 tane alıyor. Birinde oturuyor, diğerini boş tutuyor ancak piyasayı çok etkileyecek adetler değil. Lansman fiyatları uygun oluyor, bazıları oradan ev alıyor. Ama onlar da daha bitmemiş konutlar oluyor. Kiralık artışları bence tavanı buldu.”

Ruslar yaşıyor Çinliler kullanmıyor

Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan Benreytan, dövizdeki artış ve kiraya zam sınırından dolayı yurt dışında konut yatırımı yapan Türk vatandaşlarının en az yüzde 40 artış gösterdiğini söyledi. Fiyat artışlarına işaret eden Narazan, bazı konut yatırımcısının ev alıp boş tuttuğunu, yabancılardan da kiralamayanlar olduğuna işaret etti. Bu şekilde hayalet binalar olduğuna işaret eden Narazan, “Örneğin Rusya ve Ukraynalılar değerlendiriyor, ancak Çinliler kullanmıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Reklam
Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan