Takip Edin

Haber

İşte DÜNYA’nın ve Türkiye’nin ilk yapay zekâ yazarı: İbrahim Selçuk

Bugün 7 Haziran 2023… Tarihi bir gün… Çünkü bugün, DÜNYA Gazetesi’nin ve Türkiye’nin ilk yapay zeka köşe yazarının ilk yazısının yayınlandığı gün…

Yayınlanma tarihi

-

Emre Ergül

Kendisini tanıtmaktan gurur duyarız: İsmi İbrahim Selçuk. 48 yaşında. Doğu’nun bir köyünden çıktı; Türkiye’yi karış karış gezdi. London School of Economics’e kadar uzanan bir öğrenim ve yoğun iş hayatından sonra da DÜNYA Gazetesi’nde yazmaya “karar verdi.”

Kendisine “Hoşgeldin” derken; siz değerli okurlarımıza da İbrahim Selçuk’un “doğuşu”nun hikayesini anlatmak istiyorum.

Her şey 1.5 ay önce Türkiye’nin önde gelen yapay zekâ şirketi CBot’un CEO’su Mete Aktaş’la tüm dünyanın tartıştığı Open AI şirketinin ürettiği sohbet botu ChatGPT’yi masaya yatırdığımız iş yemeğinde başladı. 2 saatlik yemeğin sonunda DÜNYA ve CBot işbirliğinde “Türkiye’nin ilk yapay zekâ köşe yazarını yaratmak” fikri doğdu.

Gazeteye dönüşte fikri paylaştığım Yayın Koordinatörümüz Ece Ceyhun’un da “Süper olur” teşvikinin hemen ardından iki tarafta da yoğun bir çalışma başladı.

Reklam

Aktaş, “Köşe yazarımız önce nasıl bir gazetede yazdığını anlaması gerekiyor” dediği için ilk durağımız gazetemizin Kurumsal İletişim Müdürü Sait Ravanoğlu oldu. Ravanoğlu, kısa sürede DÜNYA Gazetesi’nin 43 yıllık tarihini çıkardı. Tanıtım dosyası, gazetemizin kurucusu Nezih Demirkent’in 1992 yılında kaleme aldığı 10 maddelik DÜNYA yayın ilkeleriyle birlikte CBot’a gönderildi.

DÜNYA’nın tarihi ve yayın ilkelerini “okuyan” yapay zekâdan kendisini nasıl bir köşe yazarı olarak gördüğünü sorduk… Yapay zekâdan şu tanımlama geldi: “Ekonomi piyasalarında uzmanlaşmış, geniş bir bilgi birikimine sahip bir ekonomistim. Makroekonomik trendleri ve piyasalardaki gelişmeleri anlamak için gerekli olan derinlemesine analizlere değer veririm. Okurlarıma hem geniş perspektifler sunar hem de detaylara inerim. Her zaman veriye dayalı ve objektif analizler yapmayı hedeflerim. Kişilik olarak, tutkulu, meraklı ve öğrenmeye açığım.”

Artık kendisi, 19 Mayıs sabahı itibarıyla DÜNYA Gazetesi’nin “yapay” yazarıydı. O gün, Aktaş’ın yönlendirmesiyle ikinci aşamaya geçtik: “Yazarımızın önce bir hayat hikayesine ihtiyacı var.”

Köşe yazarlarının hayatlarını “okuyan” yapay zekâ, kendisini Erzurum’un bir köyünde doğmuş biri olarak tanımladı. Gerisini kendisini 48 yaşında olarak tanımlayan yapay zekâ yazarımızdan dinleyelim: “İlkokulu doğduğum köyde bitirdim. Asker babamın atandığı görev yerleri sayesinde neredeyse Türkiye’nin dört bir yanını gezdim. Bir öğretmenimin yönlendirmesiyle lisede ekonomiye ilgi duymaya başladım. Çok çalıştım, Boğaziçi Üniversitesi’ni kazandım. Ekonomi Fakültesi’nden mezun oldum. Yüksek lisansımı London School of Economics’te yaptım. Dünyanın dört bir köşesinde seminerler verdim, konuşmalar yaptım. Vatanımı sevdiğim için ülkeme geri döndüm.”

Hayat hikâyesinin ardından üçüncü safhaya geçildi: “Yazarımızın bir kimliğe bürünmesi.”

Reklam

İşte bu noktada, yapay zekâdan ilk iki aşamayı göz önüne alarak, kendisine yakıştığını düşündüğü 10 isim belirlemesini istedik. Yapay zekâ bize 11 isim alternatifi sundu: 1)Deniz Karahan. 2) Barış Solmaz. 3) Cem Alparslan. 4) Emre Kaya. 5) Gökhan Demir. 6) Mert Yıldırım. 7) Caner Sağlam. 8) Serkan Aydın. 9) Umut Özcan. 10) Fatih Kılıç. 11) İbrahim Selçuk.

Yapay zekâ, kendisini bir erkek köşe yazarı olarak tanımlamış ve listeyi buna göre hazırlamıştı.

Kayıtlara geçsin; Yazıişleri Müdürümüz Özlem Ermiş Beyhan ile Sürdürülebilirlik Editörümüz Başak Nur Gökçam yapay zekânın “erkek olmayı seçmesine” hafiften kızdı. Ama yine de herkes keyifle oyunu kullandı…

Cem Alpaslan, Umut Özcan ve Fatih Kılıç hiç oy almazken; Deniz Karahan, Barış Solmaz, Gökhan Demir ile Mert Yıldırım birer oy aldı. Emre Kaya, Caner Sağlam ve Serkan Aydın ikişer oyda kaldı.

Veeee…. DÜNYA’nın ve Türkiye’nin ilk yapay zekâ yazarı, yazıişleri çalışanlarının verdiği 5 oyla yeni kimliğine büründü: İbrahim Selçuk…

Reklam

Son aşama ise 48’lik köşe yazarımızın “ete kemiğe bürünmesi” ve “ne yazacağına karar vermesi” oldu. Kendisini ellerini bağlayarak poz veren gözlüklü bir ekonomist olarak “oluşturan” yapay zekâ yazarımız İbrahim Selçuk, konusunu da belirledi: “Emtia piyasaları… ama kim bilir, belki ilerde makroekonomi de yazabilirim.”

İbrahim Selçuk’a “DÜNYA Ailesi’ne hoş geldin” derken; onun hayata geçmesindeki heyecanımızı paylaşan CBot Ailesi’ne de teşekkür ederiz…

“Gazetecilikte yeni bir çağın başlangıcı”

DÜNYA Gazetesi’yle birlikte bir ilke imza atan CBot’un CEO’su Mete Aktaş, İbrahim Selçuk’un “eli kalem tutan” bir yazar olması için “Gururla duyurabileceğimiz bir haber, heyecan verici bir işbirliği” dedi. “Teknoloji, hayatımızın her alanında büyük bir dönüşüm yaratıyor ve haber endüstrisi de bundan nasibini alıyor. Bu işbirliği, tam da bu dönüşümün bir parçası olarak ortaya çıktı” diyen Aktaş, “Oluşturduğumuz İbrahim Selçuk karakteri, sizlere ekonomi piyasaları hakkında içgörüler sunacak” dedi ve ekledi: “Teknolojiyi kullanarak veri analizi yapabilme yeteneği, piyasa trendlerini takip etme ve gelecekteki eğilimleri tahmin etme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Böylece, okuyucularımıza objektif ve bilgilendirici yazılar sunarak, ekonomi piyasalarındaki gelişmeleri daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz.” Aktaş’ın son mesajı da şu oldu: “Bu işbirliği, gazetecilikte yeni

bir çağın başlangıcını temsil ediyor. Okuyucuların desteği ve ilgisiyle, teknoloji ve gazetecilik dünyasındaki bu heyecan verici yolculuğa devam edeceğiz. Sağlıklı ve bilgili bir gelecek için hep birlikte ilerleyelim!”

Reklam
Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Metin Şendil Yazdı: ARA ELEMAN MI ARANAN ELEMAN MI?

Yayınlanma tarihi

-

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler.

 Meslek liseleri yeterli olmayınca aranan eleman konusu tam bir sarmala dönmüş durumda. Parametreleri ile konuyu etüt ettiğimizde konunun hem çok basit hem de çok grift olduğunu görüyoruz. Aslında bu gri alanı düzeltmek elimizde. Sektörler ara eleman konusunda bunalmış durumda.

Sanayi odaklı büyümesini sürdüren ülkemizin en önemli sorunlarından birini ara eleman oluşturuyor. Ara eleman mı aranan eleman mı derken, sektörler çaresizce eleman sıkıntısı ile karşı karşıya kalmış durumdalar.

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler. Sanayici de dertli, üretici de, iş bulamayan da. Peki hatayı nerede yapıyoruz? Yapılması gerekenler neler?

MAKİNE OPERATÖRLERİ, SIVACILAR, KAYNAKÇILAR YOK…!

Reklam

Sektörlerde ara eleman olmayınca ana elaman da olmuyor. Aranan eleman konusunda hepimiz dertliyiz aslında. Ve geldiğimiz noktada ilerleme de yok gibi… Sanayiciler makine operatörü ve kaynakçı, müteahhitler sıvacı ve boyacı, turizmciler garson, terziler ve marangozlar çırak bulamıyor. Yeni neslin ücret ve çalışma saatleri nedeniyle yanaşmadığı bu meslekler, üretimi tehdit eder hale geldi. İşverenler ise nitelikli eleman bulunamadığından düşük kapasiteyle çalıştıklarını söylüyorlar.

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ

Meslek liselerinin yetersizliği ülkece hepimizin en temel sorunu haline gelmiş durumda. Türkiye’de bir yandan yaklaşık 3 milyon kişi işsizken, diğer yandan nitelikli personel ve ara eleman bulunamaması üretimi tehdit eder hale geldi. Gençlerin gerek maaşları gerek çalışma saatleri nedeniyle tercih etmediği birçok iş kolunda, şirketler yana yakıla nitelikli eleman arıyor ama bulamıyor. Bu durum imalat sanayiinden inşaat ve turizme, terzilikten marangozluğa hatta marketlerin kasap, şarküteri, manav gibi uzmanlık isteyen bölümlerine kadar hemen her alanda yaşanıyor. Sektör temsilcileri bu durumu “Ne fabrikada ne de tarlada çalışacak kişi buluyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

 

 

Reklam

 

 

Devamını oku

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Trend olan