Takip Edin

Haber

FMCG, 2025 yılına kadar 15 milyar dolara koşacak

Yayınlanma tarihi

-

Şirketlerin yenilikçi dijital ürünler tasarlamaları için gereken inovasyon kültürünün kurulması, kurum içi girişimcilik ile geliştirilen fikirlerin doğru adımlarla hayata geçmesi ve global olarak ticarileşmesini sağlayan GOOINN Innovation, dünyanın en büyük endüstrilerinden biri olan FMCG pazarının geleceğini, gelecek trendleri, yeni nesil teknolojileri ve değer yaratan girişimleri mercek altına aldı.

Yıllık %5,4 büyüme bekleniyor

En rekabetçi sektörlerden birisi olan FMCG’de ister kişisel dayanıklı tüketim malları, ister yiyecek ve içecek endüstrisi veya evde bakım olsun, endüstriler hızla ve önemli ölçüde değişiyor. Tüketicinin fiziksel alışveriş deneyiminin gelişmesi ve deneyim perakendeciliğinin ortaya çıkması nedeniyle son on yılda önemli ölçüde bir büyüme kaydeden küresel FMCG pazarının, 2018’den 2025’e kadar %5,4 yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) ile büyüyerek 2025 yılına kadar 15.361,8 milyar ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor.

Trendler; müşteri sadakatinin de ötesinde farklı kuşak, ihtiyaç, kültür ve teknolojilere göre şekillenecek

GOOINN’in FMCG Raporu’na göre, küçük ölçekli mağazalar ve geleneksel kanallar, hızlı tüketim ürünü perakendecisinin büyümesine katkıda bulunsa da Türkiye’deki modern perakendeciliğin benzer ülkelere kıyasla çok büyük bir büyüme potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor. E-ticarette Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde seyreden artış, küresel olarak yaygınlaşan omni-channel tercihlerini anlamanın önemini de gösteriyor.

Reklam

Sıcak içecek ve temizlik kategorisi yükseliyor

E-ticaret yüksek büyüme ile tüm kategorilerde payını artırırken büyümede sıcak içecek kategorisi başı çekiyor. En hızlı büyüyen beş e-ticaret kategorisi Türk kahvesi, hazır kahve, çay, temizlik ürünleri ve oda spreyleri olduğu görülüyor.

Pandemide yeni ürünleri denemekten uzaklaştık

Yükselmeye devam eden omni-channel pazarlamada, yalnızca e-ticaret ve fiziksel mağazaları kapsayan bütünsel bir deneyime dikkat ederken, alışveriş yapan insanların özellikle Covid-19 pandemisinden sonra değişen hayat tarzı, ürün ve kanal tercihlerinin de analiz edilmesi gerektiği belirtiliyor. Pandemi döneminde güven arayışı nedeniyle insanlar yeni ürünleri denemekten biraz uzaklaşmış olsa da pandeminin etkilerinin aşıldığı dönemde inovasyon beklentisinin geri döndüğünü ve büyümeye önemli katkı sağladığını söylemek mümkün görünüyor.

Promosyonlar geri döndü

Reklam

Covid-19 salgınının finansal etkisiyle değer algıları değişirken tüm alt grupların genel satışları, başta gıda sektörü olmak üzere tüm alt gruplarda tüketiciye değer katan ürünlerin önemini artırdı. Pandemi sürecinde kademeli olarak ortadan kaldırılan bir diğer olgu olan promosyonlar, pandemi sonrası hayatımıza geri dönerek tüketici tercihlerinde aktif rol oynamaya devam ediyor.

Perakende analitiği kullananların satışları artıyor

Tüketiciyi anlamanın yanı sıra, değişen perakende ortamında esnek olmak da ciddi bir önem arz ediyor. Perakende analitiğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir dönemdeyken yerel ve küresel örnekleri kullanarak dijital teknolojiyle birleşen gelişmiş analitik uygulamaları, satışları açıkça artırıyor. Bu noktada kategori yönetimi, pazarlama, tedarik zinciri, operasyonlar ve satın alma, dijitalin ve analitiğin çok boyutlu olarak bakması gereken alanların başında geliyor.

Teknolojiyi doğru kullanan şirketler büyüyecek

Yenilikler, teknolojilerin ve pazar trendlerinin hızla değiştiği hızlı tüketim ürünleri sektöründe kilit rol oynuyor. Buradan hareketle bu sektör içerisinde oluşan ve uyum sağlamaya devam eden firmaların hızlı tüketim ürünleri sektörüne olumlu katkı sağlayacağı söyleniyor. Son birkaç yıla gelindiğinde ise bu büyümenin uzun vadede devam edeceği varsayılıyor. FMCG Raporu’na göre, tüketici talep ve ihtiyaçları hızlı tüketim malları endüstrisinin geleceğini belirlemeye devam edecek.

Reklam

FMCG’de 10 teknoloji trendi ön plana çıkacak

GOOINN’in FMCG Raporu’na göre, 2023 senesinde FMCG sektörünü şekillendirmesi beklenen ilk 5 teknoloji trendi “Yapay Zeka, Sanal Gerçeklik, Blockchain, 3D Printing ve eCommerce” olarak ön plana çıkarken, ilk sıralarda yer alan teknolojiler ise “Otomatik Depolama ve Toplama Sistemleri, Akıllı Etiketleme, Bulut Bilişim, Chatbotlar ve Nesnelerin İnterneti (IoT)” olacak.

Müşteri artık “takipçi” değil, “takip edilen” oldu

Günümüzde iş dünyasına büyük ölçüde hakim olan müşteriler, artık takipçi değildir, takip edilen oldular. Karmaşıklık veya gecikmeye çok az toleransla markalardan kişiselleştirilmiş ve tatmin edici deneyimler talep eden bu yeni müşteri tipi, markalar için hem zorluklar hem de fırsatlar sunuyor. Değişen pazarda müşteri de

Reklam
Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Metin Şendil Yazdı: ARA ELEMAN MI ARANAN ELEMAN MI?

Yayınlanma tarihi

-

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler.

 Meslek liseleri yeterli olmayınca aranan eleman konusu tam bir sarmala dönmüş durumda. Parametreleri ile konuyu etüt ettiğimizde konunun hem çok basit hem de çok grift olduğunu görüyoruz. Aslında bu gri alanı düzeltmek elimizde. Sektörler ara eleman konusunda bunalmış durumda.

Sanayi odaklı büyümesini sürdüren ülkemizin en önemli sorunlarından birini ara eleman oluşturuyor. Ara eleman mı aranan eleman mı derken, sektörler çaresizce eleman sıkıntısı ile karşı karşıya kalmış durumdalar.

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler. Sanayici de dertli, üretici de, iş bulamayan da. Peki hatayı nerede yapıyoruz? Yapılması gerekenler neler?

MAKİNE OPERATÖRLERİ, SIVACILAR, KAYNAKÇILAR YOK…!

Reklam

Sektörlerde ara eleman olmayınca ana elaman da olmuyor. Aranan eleman konusunda hepimiz dertliyiz aslında. Ve geldiğimiz noktada ilerleme de yok gibi… Sanayiciler makine operatörü ve kaynakçı, müteahhitler sıvacı ve boyacı, turizmciler garson, terziler ve marangozlar çırak bulamıyor. Yeni neslin ücret ve çalışma saatleri nedeniyle yanaşmadığı bu meslekler, üretimi tehdit eder hale geldi. İşverenler ise nitelikli eleman bulunamadığından düşük kapasiteyle çalıştıklarını söylüyorlar.

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ

Meslek liselerinin yetersizliği ülkece hepimizin en temel sorunu haline gelmiş durumda. Türkiye’de bir yandan yaklaşık 3 milyon kişi işsizken, diğer yandan nitelikli personel ve ara eleman bulunamaması üretimi tehdit eder hale geldi. Gençlerin gerek maaşları gerek çalışma saatleri nedeniyle tercih etmediği birçok iş kolunda, şirketler yana yakıla nitelikli eleman arıyor ama bulamıyor. Bu durum imalat sanayiinden inşaat ve turizme, terzilikten marangozluğa hatta marketlerin kasap, şarküteri, manav gibi uzmanlık isteyen bölümlerine kadar hemen her alanda yaşanıyor. Sektör temsilcileri bu durumu “Ne fabrikada ne de tarlada çalışacak kişi buluyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

 

 

Reklam

 

 

Devamını oku

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Trend olan