Takip Edin

Haber

Akaryakıtta kârlılık düştü bayi kapanmaları başladı

Akaryakıt bayileri için zor bir dönem yaşanıyor. Sektörde kâr marjları artan giderler ve POS komisyonları nedeniyle hızla azaldı. Alınan bilgiye göre artan kur ve vergilerin de etkisiyle son 1 yılda 2 bini aşkın bayi kapandı. Sektör kuruluşları 31 Ağustos’ta verilecek teminat mektupları için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvurmaya hazırlanıyor.

Yayınlanma tarihi

-

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

Akaryakıt fiyatlarına üst üste gelen zamlar, enerji maliyetlerindeki artış, POS işlemlerinde bankalara ödenen komisyon, nakliye, teminat mektubu zorunluluğu ve asgari ücret zamları, akaryakıt sektöründe bayileri zorluyor.

Türkiye akaryakıt sektöründe, bayi tarafında kar marjlarının ‘iyice’ düştüğünden şikayet edilirken bu durum kapanma ve el değiştirmeleri de beraberinde getiriyor. Sektör kaynaklarından derlenen bilgilere göre, 13 binden fazla bayinin bulunduğu sektörde 2022’nin son aylarından bu yana 2 bin civarında bayi kapandı.

Sektörde rafineri çıkışı ve pompa satış fiyatı arasındaki brüt karın yüzde 8 olduğu belirtilirken, bu payın yarısı istasyona yarısı da ana dağıtım şirketine gidiyor. İstasyonlar akaryakıt satışından elde ettikleri yüzde 4’lük brüt karın yüzde 1’ini nakliyeye, yüzde 1.5’ini POS işlemlerinde bankalara ödüyor. Kalan yüzde 1.5 ise personel maaşı, vergi, fatura gibi diğer giderlere harcanıyor.

TABGİS: Çok ciddi sermaye erozyonu var

Reklam

Sektörün sorun ve beklentilerini DÜNYA’ya değerlendiren Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası (TABGİS) Başkanı Murat Bilgin, “Türkiye’nin 7/24 çalışan en büyük vergi dairesiyiz. Bu vergileri toplarken maalesef yaşama şansı verilen bir kar marjımız yok. Ciddi bir sermaye erozyonumuz var” dedi. Sıkıntıların kaynağının geçmişten geldiğini dile getiren Bilgin, son zamlar ve düzenlemelerle erozyonun had safhaya ulaştığını söyledi.

“1 kuruşluk artış bile bizim için önemli”

Akaryakıt bayilerinin mali yükünün arttığını ifade eden Bilgin, büyükşehirlerdeki istasyonların bile maliyetleri kurtaramaz noktaya geldiğini söyledi. İstanbul Avrupa yakası için 1 Temmuz’da 14 kuruş olan nakliye maliyetinin 19 kuruşu geçtiğine işaret eden Bilgin, “Bizim için 1 kuruşluk artış bile çok önemliyken artış 5 kuruşu geçti” dedi.

Bayilerin üzerinde büyük bir yük olan nakliye maliyetlerinin çok arttığına dikkat çeken Bilgin, EPDK’dan taleplerinin nakliyenin kar marjının dışına çıkarılması olduğunu söyledi.

En önemli gider kalemlerinden birinin de kredi kartı POS komisyonları olduğunu söyleyen TABGİS Başkanı Bilgin, Merkez Bankası’nın faiz artış kararıyla takas komisyonlarının arttığını kaydetti. “Takas komisyonu artınca bizim de maliyetlerimiz artıyor” diyen Bilgin, temmuz başında 18 kuruş olan maliyetlerinin şu anda 59 kuruşa çıktığını kaydetti.

Reklam

Tüketicinin alım gücünün düşmesiyle kartlı alışverişlere ağırlık verildiğini ifade eden Bilgin, “Türkiye ortalamasına baktığımızda istasyonlarda kartlı alışveriş yüzde 60 civarında ama büyükşehirlerde oran yüzde 95’e çıkıyor. İstasyonlarda nakit para dolaşmıyor. Dolayısıyla bu maliyete de çok ciddi anlamda katlanmak zorunda kalıyoruz.

Yani kendi cebimizden sermaye koymak zorunda kalıyoruz” dedi. Akaryakıta zam gelecek beklentisiyle tüketici alımları nedeniyle sektörün stoklu çalışamadığını da söyleyen Bilgin, bu nedenle bayilerin de artan fiyat üzerinden alım yaptığını kaydetti.

Teminat mektubu için gözler

31 Ağustos’ta Akaryakıt bayileri, kaçak ve kayıpların önlenmesi için geçen sene başlatılan teminat mektubu konusunda da sıkıntılar yaşıyor. Murat Bilgin, bu konuyu şöyle özetledi: “2021 cirolarımıza göre yüzde 1 oranında geçen yıl süresiz teminat mektupları verdik. 2022’de fiyatlar anormal artış gösterdi. Vereceğimiz teminatın miktarı da çok arttı. 31 Ağustos’ta, 2022 baz alınarak yeni teminat mektupları vereceğiz. Sadece ÖTV, KDV’de yüzde 21’in üzerinde fiyat artışı oldu. 31 Ağustos’ta vereceğimiz teminat mektuplarının uyumlu mükelleflerden alınmaması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvuru yapmaya hazırlanıyoruz.

Zaten içeride teminat mektuplarımız var.” TABGİS Başkanı, ayrıca finansmana erişim sıkıntısı nedeniyle teminat mektuplarına ulaşmada güçlük yaşandığını da ekledi. Döviz kurundaki artış ve vergi düzenlemelerinin sektörü olumsuz etkilediğini dile getiren Murat Bilgin, “Olası vergi artışları da bizi tedirgin ediyor” dedi. Sektörün çözüm beklediği bir diğer sorunu da haksız rekabet olarak gösteren Bilgin, “Geçmişe nazaran ciddi yol alındı. Ama fatura kaçakçılığının engellenmesi lazım.” dedi.

Reklam

Bir bayide ortalama 15 kişi çalışıyor, istihdam kaybı olur

Bugün akaryakıt sektöründe 13 binden fazla işletme faaliyet gösterirken maliyetler nedeniyle yaklaşık 2 bin bayi kapandı. Bir bayide ortalama 15 kişi çalışırken toplam istihdam 195-200 bin olarak tahmin ediliyor. Bayilerde kapanmaların devam etmesi durumunda istihdamda da kayıplar yaşanacağı vurgulanıyor.

Şarj için altyapı yatırımları gerekiyor

Akaryakıt istasyonlarında elektrikli araç şarj üniteleri kurulması konusunda “Kafalar çok karışık” yorumu yapan Murat Bilgin, şunları söyledi: “İstasyonlarımızın çoğunda şarj ünitesi yok. Özellikle İstanbul, Ankara gibi şehirlerde trafolarda, elektrik kapasitelerinde birtakım artışlara da gidilmesi, güçlerin arttırılması gerekiyor. Bunlar ciddi yenileme yatırımları. Burada rekabet de artacak; AVM’ler, evler rakip olacak.”

Reklam
Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Metin Şendil Yazdı: ARA ELEMAN MI ARANAN ELEMAN MI?

Yayınlanma tarihi

-

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler.

 Meslek liseleri yeterli olmayınca aranan eleman konusu tam bir sarmala dönmüş durumda. Parametreleri ile konuyu etüt ettiğimizde konunun hem çok basit hem de çok grift olduğunu görüyoruz. Aslında bu gri alanı düzeltmek elimizde. Sektörler ara eleman konusunda bunalmış durumda.

Sanayi odaklı büyümesini sürdüren ülkemizin en önemli sorunlarından birini ara eleman oluşturuyor. Ara eleman mı aranan eleman mı derken, sektörler çaresizce eleman sıkıntısı ile karşı karşıya kalmış durumdalar.

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler. Sanayici de dertli, üretici de, iş bulamayan da. Peki hatayı nerede yapıyoruz? Yapılması gerekenler neler?

MAKİNE OPERATÖRLERİ, SIVACILAR, KAYNAKÇILAR YOK…!

Reklam

Sektörlerde ara eleman olmayınca ana elaman da olmuyor. Aranan eleman konusunda hepimiz dertliyiz aslında. Ve geldiğimiz noktada ilerleme de yok gibi… Sanayiciler makine operatörü ve kaynakçı, müteahhitler sıvacı ve boyacı, turizmciler garson, terziler ve marangozlar çırak bulamıyor. Yeni neslin ücret ve çalışma saatleri nedeniyle yanaşmadığı bu meslekler, üretimi tehdit eder hale geldi. İşverenler ise nitelikli eleman bulunamadığından düşük kapasiteyle çalıştıklarını söylüyorlar.

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ

Meslek liselerinin yetersizliği ülkece hepimizin en temel sorunu haline gelmiş durumda. Türkiye’de bir yandan yaklaşık 3 milyon kişi işsizken, diğer yandan nitelikli personel ve ara eleman bulunamaması üretimi tehdit eder hale geldi. Gençlerin gerek maaşları gerek çalışma saatleri nedeniyle tercih etmediği birçok iş kolunda, şirketler yana yakıla nitelikli eleman arıyor ama bulamıyor. Bu durum imalat sanayiinden inşaat ve turizme, terzilikten marangozluğa hatta marketlerin kasap, şarküteri, manav gibi uzmanlık isteyen bölümlerine kadar hemen her alanda yaşanıyor. Sektör temsilcileri bu durumu “Ne fabrikada ne de tarlada çalışacak kişi buluyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

 

 

Reklam

 

 

Devamını oku

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan