Takip Edin

Haber

Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Er, güven tazeledi

Abone Ol 

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Davut Er tekrar seçildi. Tek liste ile gidilen seçimlerde …

Yayınlanma tarihi

-

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Davut Er tekrar seçildi. Tek liste ile gidilen seçimlerde Davut Er’in hazırladığı liste 72 oyla seçimi kazandı.

Yoğun katılımın olduğu genel kurulda Divan Başkanlığını Melih İşliel yaptı. Divan Kâtipleri ise Ozan Kartal ve Aydın Şensal oldu.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan EZZİB olağan seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda altı yıldır EZZİB Başkanlığı görevini sürdüren Davut Er, 2022-26 dönemi için seçilerek güven tazeledi.

Yasak ve kısıtlamalar, Türk zeytin ve zeytinyağı sektörüne çok büyük zarar vermekte

5 kg’ın üzerindeki ambalajlarda zeytinyağı ihracatına getirilen kısıtlamaya değinen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er sözlerini şöyle sürdürdü:

“27 Ocak 2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan, “Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatına İlişkin Tebliğ” ile Tarım ve Orman Bakanlığı, aralarında zeytin ve zeytinyağın da yer aldığı bazı ürünlerin ihracatında gerektiğinde dönemsel düzenlemeler yapmaya yetkili kılınmış ve 26 Şubat 2022 tarihli Tarım ve Orman Bakanlığımızın talimatlarıyla, 2021 yılında getirilen dökme zeytinyağı yasağının üzerinden henüz 1 yıl dahi geçmeden, Ambalaj miktarı 5 Kg’ı Geçen Dökme Zeytinyağı ürünlerinin ihracatının kısıtlanmasına karar verilmişti.”

Davut Er, “Daha önce de birçok kez dile getirmiş olduğumuz üzere bu tarz yasak ve kısıtlamalar, Türk zeytin ve zeytinyağı sektöründe uzun vadede ihracat pazarlarının kaybına neden olmakta ve üreticisinden-ihracatçısına bütün sektöre çok büyük zarar vermekte. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği olarak getirilen yasağı son derece yanlış buluyoruz. Bir an önce bu yanlıştan dönülmesini talep etmek üzere geçen haftalarda Tarım ve Orman Bakanımıza da bir ziyaret gerçekleştirdik. Güncel sektörel verilere baktığımıza zaten böyle bir yasağa ihtiyaç duyulmayacağı da açıkça görülmekte. Zeytinyağı bitkisel yağlara ikame edilebilecek bir yağ değil.” dedi.

2021-22 sezonunun ilk 6 ayını geride kaldı: 94 milyon dolarlık sofralık zeytin ihraç edildi

Davut Er, “Sofralık zeytin ihracatında 2021-22 sezonunun ilk 6 ayını geride bıraktık. Bu dönemde 60 bin ton sofralık zeytin ihraç ederek, yaklaşık 94 milyon dolar döviz geliri elde ettik. 2020/21 sezonunun ilk 6 ayı ile mukayese ettiğimizde miktar bazında yüzde 32 tutar bazında ise yüzde 17 artış kaydetmiş bulunuyoruz. Bu dönemde toplam 42 bin ton siyah zeytin, 18 bin ton yeşil zeytin ihraç ettik.  Siyah zeytin ihracatının döviz karşılığı 66 milyon dolar olurken, yeşil zeytinden elde edilen döviz tutarı ise 28 milyon dolar olarak gerçekleşti. Siyah zeytin ihracatımızda Almanya, yeşil zeytinde ise Irak en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında zirvede yer alıyor. Almanya ve Irak’ı Romanya, ABD ve Bulgaristan takip etmekteler.” dedi.

Zeytinyağı ihracatı yüzde 81 arttı

Er, 1 Kasım 2021 tarihinde başlayan zeytinyağı ihraç sezonunun ilk 5 ayında 30 bin ton ürün karşılığı 99 milyon dolar döviz geliri elde ettiklerini geçtiğimiz sezonun ilk 5 ayı ile mukayese ettiğimizde miktar bazında yüzde 50, tutar bazında ise yüzde 81 artış kaydedildiğini açıklayarak, “Birim fiyatımız ise 2,71 dolardan, 3,28 dolara yüzde 21 yükselmiş durumda. Şubat ayı sonunda getirilen ihracat kısıtlamasına rağmen, bu artışta katkısı olan tüm üyelerimizi canı gönülden kutlar ve sektörümüze verdikleri katkılardan dolayı teşekkür ederim.” diye konuştu.

EZZİB olarak ana hedefimiz kutulu ihracatı artırmak

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi verilerine göre; 2021/22 sezonuna 48 bin ton stok ve 235 bin tonluk tahmini rekolteyle girildiğini açıklayan Davut Er, Türkiye’nin yıllık zeytinyağı tüketiminin 150 bin ton civarında olduğunu söyledi.

“Zeytinyağı fiyatlarıyla bitkisel yağ fiyatları aynı seviyeye gelse bile, kısa vadede büyük tüketim artışı olmayacağını düşünüyoruz. Zeytinyağı diğer bitkisel yağların ikamesi bir ürün değil. Ülkemizde üretilen zeytinyağının tamamının iç piyasada tüketilmesi mümkün değil. Bu şartlarda ihraç edilebilecek 130-140 bin ton civarı zeytinyağımız olduğunu görüyoruz. Son 5 sezon ortalama zeytinyağı ihracatımız ise 50 bin ton düzeylerinde. Bu rakamlara baktığımızda, elimizdeki zeytinyağı miktarının hem iç tüketime hem ihracata fazlasıyla yeteceği açıkça görülmekte. EZZİB olarak ana hedefimiz kutulu ihracatı artırmak olmakla birlikte her firmamız ithalatçılardan gelebilecek farklı talepleri karşılamak durumunda.”

Dünyada dökme zeytinyağına ihracat yasağı getiren başka bir ülke yok

Er, “Bugün dünya zeytinyağı üretiminin yüzde 55’ini tek başına gerçekleştiren İspanya uzun yıllar zeytinyağını dökme olarak İtalya’ya ihraç etmiştir. Sonraki yıllarda İtalyan markalarını satın alarak markalı ihracatta önemli bir konuma gelmiştir. Halen, İspanya’nın toplam zeytinyağı ihracatının yüzde 60’ını dökme zeytinyağı oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı dökme ve varilli zeytinyağı ihracatının devamını istiyoruz. Dünya genelinde zeytinyağı üretici ülkeler arasında dökme zeytinyağına ihracat yasağı getiren başka bir ülke yok.” dedi.

Davut Er, “Dört yıldır görevdeyiz. Bu süreçte sektörümüzün konu ve sorunlarını ilgili makamlara, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Ticaret Bakanlığı’na ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne aktararak çözüm üretmeye çalıştık. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün sorunları hakkında bilgi edinmek ve fikir alışverişinde bulunmak amacıyla Birliğimiz üyeleri ve üretim bölgelerimizde tüm sektör paydaşlarımız ile bir araya gelerek gerçekleştirdiğimiz ortak akıl toplantılarına da geçici bir süre ara verdik. Umuyoruz ki ilerleyen dönemde bu toplantılara kaldığımız yerden devam edeceğiz.” diye konuştu.

Er, ilkini pandemi öncesince 2019’da gerçekleştirdikleri sektörel çalıştayın ikincisini, 2021 Aralık ayında İzmir’de, “Sürdürülebilir Tarım ve İklim Değişikliği” temasıyla gerçekleştirdiklerini vurguladı.

“Alanında uzman akademisyenler ile kamu ve özel sektör temsilcilerinin konuşmacı olarak yer aldığı, tüm üyelerimizin davetli olduğu etkinliğimizi bu sene ve önümüzdeki senelerde de, farklı konu başlıklarıyla gerçekleştirmeye devam edeceğiz. EZZİB olarak, üyelerimizin ürünlerini yurt dışı pazarlarda tanıtmaları, ihraç pazarlarını genişletmeleri ve yeni alıcılar bulabilmeleri adına önemli bir fırsat olarak değerlendirdiğimiz, sektörün önde gelen zeytinyağı yarışmalarına katılmak isteyen üyelerimizin numune nakliyeleri, pandemi şartlarına rağmen geçmiş olduğumuz senelerde olduğu gibi yine Birliğimiz desteği ile gerçekleştirmeye devam ediyoruz.”

90 milyon olan zeytin ağacı varlığımız 190 milyona çıktı

Davut Er, “Zorlu bir dönemden geçiyoruz, sektör olarak bir yandan ihracat kısıtlamalarıyla mücadele ederken, diğer yandan da pandemiyle birlikte başlayan sorunlarımızın en önemlilerinden biri olan ve dünya genelinde yaşanan konteyner sıkıntısı ve navlun fiyatlarındaki artışlar hepimizin malumu. Tüm bu olumsuzluklara rağmen ihracatımızdaki artış bizlere sektörümüzün geleceğine daha umutla bakmamızı sağlıyor. Olumlu olan diğer bir faktör, Türkiye 2002 sonrasında zeytincilik sektörüne büyük yatırım yaptı. Devlet destekleriyle 90 milyon olan zeytin ağacı varlığımız 190 milyona çıktı. Bu ağaçlar önümüzdeki yıllarda, iklim şartları elverdiği takdirde inşallah verimli bir şekilde ürün verecek.” dedi.

Tarım Bakanlığı ihracatı kısıtlamaya değil, ağaç başına verimliliği artırmaya odaklanmalı

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hesaplamalarına göre Türkiye’nin 650 bin ton zeytinyağı, 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin üretebilecek potansiyele ulaşması söz konusu olabileceğinin altını çizen Er, bu rekoltenin yarısına bile ulaşıldığında bu ürünü değerlendirecek bir planın bugünden yapılıyor olması gerektiğinin taraftarı.

“Tarım Bakanlığının asıl odaklanması gereken nokta ihracatı kısıtlamak değil, ağaç başına verimliliği artırmak olmalıdır. Ben size bazı çarpıcı rakamlarla ağaç başına verimlilikteki durumumuzu aktarmak istiyorum.Yönetim Kurulumuz ile ihracatımızın artması, ihracatçılarımızın ve üreticilerimizin daha fazla kazanmaları için yoğun çaba harcıyoruz.  Bu çerçevede, son dönemde özellikle dökme ve varilli ihracatta yaşanan sıkıntıların farkındayız. Bu konu ile ilgili olarak Ticaret, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımız ile yakın temas halindeyiz. İhracatımızın önünün açılabilmesini teminen görüşmelerimiz devam etmekte, ortak bir paydada buluşarak, tıpkı geçtiğimiz sene olduğu gibi kısa bir sürede bu sıkıntının da çözüleceğine inanıyoruz.”

ÜLKELER   SOFRALIK ZEYTİN    ZEYTİNYAĞI                    AĞAÇ SAYISI (MİLYON)*

                           (1000 TON)                     (1000 TON)       

            

İSPANYA                               462                  1.403                                       330

TÜRKİYE                              506                   235                                         193

İTALYA                                  59                     371                                         160

YUNANİSTAN                      200                   230                                          107

FAS                                          130                   158                                        103

TUNUS                                     25                    240                                          76

PORTEKİZ                             21                    120                                          69

MISIR                                       500                   20                                           22

 

Davut Er kimdir?

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut ER, 1965 yılında Aydın’da dünyaya geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ER, İş hayatına 1988 yılında zeytin, zeytinyağı ve kuru incir ticareti yaparak başladı.

Aydın Ticaret Borsası’nda uzun yıllar Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Davut ER, 1999-2001 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı, 2004-2005 yılları arasında ise Meclis Başkanlığı görevlerini yürüttü.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyeliğine 2006 yılında seçilen Davut ER, 2014 Nisan ayında yapılan Genel Kurul Toplantısı sonrasında EZZİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. ER, 11 Mayıs 2016 tarihinde ise; Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. 2017 yılı Şubat ayında kapanan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’nde de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. 19 Nisan 2018 tarihinde Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanlığı’na tekrar seçilmişti. Aynı zamanda Davut Er, 30 Haziran 2018 tarihinde yapılan Türkiye İhracatçılar Meclisi Olağan Genel Kurulu’nda TİM Yönetim Kurulu Üyesi seçildi. İngilizce biliyor, evli ve üç çocuk babası.

EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

EROĞLU YERLİ ÜR.GI.HY.TUR.İNŞ. SAR.NAK.İH.İT.SA.VE TİC.LTD.Ş. – DAVUT ER

EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ YÖNETİM KURULU LİSTESİ

EKER GIDA NAK.İNŞ.SAN.TİC.LTD. ŞTİ.- AYKUT EKER

GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKSTİL NAK. İTH. İHRACAT SAN. VE TİC. LİMİTED ŞİRKETİ-

M. KADRİ GÜNDEŞ

MARBIL YAG SAN.VE TIC. A.S.-            LEVENT BİLGİNOĞULLARI

BALSARI YAĞ SAN.VE TİC.LTD.Ş. – RAHMİ BALSARI

SAVOLA GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- AYSUN ARAS

S.S.TARİŞ Z.VE Z.YAĞI T.SA.KO. BR.KISA ADI.TARİŞ ZEY.Z.YAĞ B.-  S. GÜNGÖR ŞARMAN

UYGUN RAFİNE YAĞ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- M. EMRE UYGUN

YENİÇAĞ GIDA SAN.VE TİC.A.Ş.- AYHAN BAKAN

ZER YAĞ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- İSMAİL SELÇUK

ZEYKO TARIM GIDA SANAYİ İTHALAT İHRACAT PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ-

M. ŞAFİ TUNÇ

DENETİM KURULU LİSTESİ

MESNEVİ GIDA İNŞAAT HAY. TEKSTİL MOB. MATB. SAN. VE TİC. LTD ŞTİ.- YUSUF DEVİM

YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞAAT TUR. NAK. SAN. VE DIŞ TİC. LTD ŞTİ.- MEHMET EKİN FIRINCIOĞULLARI

CAN ZEYTİNLERİ GIDA TARIM KOM. İTH.İHR.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.- ENVER CAN

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Vodafone, Müşteri Deneyimi Haftası’nı Kutluyor

Yayınlanma tarihi

-

Dünya Müşteri Deneyimi Haftası’nı çalışanlarıyla birlikte kutlayan Vodafone, kullanıcılarına GB hediye edecek.

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine iyi bir deneyim sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Her yıl tüm dünyada ekimin ilk haftasında kutlanan Müşteri Deneyimi Haftası’nı şirket içinde çalışanlarıyla birlikte kutlayan Vodafone, müşterileri için de özel bir kampanya düzenledi. Buna göre, tüm Vodafone müşterileri dijital asistan TOBi üzerinden bu haftaya özel 3 gün geçerli 1 GB interneti kazanacak.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin şunları söyledi: “Müşterilerimizle tüm etkileşimlerimizde içten, çözüm odaklı ve destekleyici bir yaklaşımla, onların güvenilir yol arkadaşları olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizin severek kullandığı bir marka olmak için uğraşıyor; ihtiyaçlarını güzel deneyimler yaşatarak karşılamak, hayatlarını kolaylaştırmak ve güvenlerini kazanmak, birlikte güzel bir geleceği mümkün kılmak için çalışıyoruz. Mutlu müşterilerimiz olduğunda, güzel iş sonuçları, mutlu bir çalışma ortamı, mutlu çalışan ve ekosistem de beraberinde doğal sonucu olarak geliyor. Müşteri odaklılık konusunda üst yönetimden ürün tasarlayana, satışı yapandan çağrı merkezi yetkilisine kadar tüm çalışanların aynı müşteri deneyimi stratejisi etrafında toplanması büyük bir fark oluşturuyor.

Daha iyi bir müşteri deneyimini sağlamak birlikte mümkün. Biz bu stratejimizi ‘sahiplenmek, empati kurmak ve yetkilendirmek’ olarak 3 başlıkta toparladık. Müşteri deneyiminin A’dan Z’ye tüm ekipler tarafından sahiplenilmesine önem veriyoruz. Müşterilerimizi yakından dinleyerek onlarla empati kurmaya odaklanıyoruz. Daha iyi bir deneyimi mümkün kılmak için elimizde yeterli yetkinliklerin olmasına ve böylece değişimin öncüsü olmaya özen gösteriyoruz. Özetle, en mutlu müşterilere sahip olmak ve bu yolda gereken neyse hep birlikte başarmak için çalışıyoruz.”

Devamını oku

Haber

Meta ve Xtopia İş Birliğiyle Meta İnovasyon Buluşması Gerçekleşti

Yayınlanma tarihi

-

Meta ve xtopia iş birliğiyle hayata geçirilen Meta İnovasyon Buluşması, iş dünyasından önde gelen isimlerin, politika yapıcıların, içerik üreticilerinin ve medyanın katılımıyla gerçekleştirildi.

Meta vetopia iş birliğiyle hayata geçirilen Meta İnovasyon Buluşması, Türkiye’de ilk kez düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliği kapsamında hayata geçirilen etkinlik, metaverse’ün Türkiye’deki geleceği, sunduğu potansiyeller ve gelecekte temel sektörlere etkisini ele alan birçok panele ev sahipliği yaptı.

Etkinlikte paylaşılan verilere göre metaverse başarılı bir şekilde geliştirilirse, 2035 yılına kadar Türkiye ekonomisine 37,5 milyar dolar katkı sağlayabilecek. Paylaşılan diğer bilgilere göre ise yaygın olarak kullanılan ve önemli ölçüde fark oluşturabilen bir metaverse oluşturmak için bilgi ve iletişim teknolojilerine ciddi miktarda yatırım yapılması gerekiyor. Ayrıca etkinlikte, Türkiye’deki işletmelerin dijital becerilerinin daha da fazla gelişebileceği ve politika yapıcılar ve düzenleyicilerin, rekabetçi bir metaverse ekosisteminin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayabileceği vurgulandı. Türkiye’de metaverse fırsatlarından faydalanması muhtemel kilit sektörler ise perakende ve e-ticaret, eğitim, kültür ve turizm, oyun ve e-spor olarak öne çıkıyor.

 

“Metaverse’ün daha da büyük ve heyecan verici kullanım alanlarını göreceğiz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan açılış konuşmasında, “Teknoloji büyük bir hızla değişiyor, bunun insan hayatına etkilerini görüyoruz. İnternet bu değişimi hızlandırırken, metaverse bu değişimin ulaştığı son nokta. Ancak bu değişim burada kalmayacak 2035 ve ötesinde metaverse’ün daha da büyük ve heyecan verici kullanım alanlarını göreceğiz. Metaverse, sosyalleşmeden ticarete, eğitimden sanata birçok noktada sonsuz imkan sağlayacak. Dijital Ofisimiz önderliğinde de bu konularda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu olanaklar hem yeni işletmelerin oluşmasına hem de mevcut işletmelerde değişimine olasılık sağlayacak; başta oyun, e-ticaret, bankacılık ve perakende olmak üzere tüm sektörleri kapsayacak. Bu aşamada şunu önemle ifade etmeliyim ki; metaverse birlikte geliştirilmeli ve sorumlu bir şekilde inşa edilmelidir. Eminim ki; metaverse ekonomisi gelecekte Türkiye’nin itici güçlerinden birisi olacak. Ülkemiz dijital oyunlar sektöründeki tecrübesini, eğitimli insan kaynağını, azmini metaverse teknolojileri alanında da kullanacak ve dijital oyunlar alanında gösterdiği başarıyı ve yakaladığı ivmeyi tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde metaverse teknolojileri alanında da gösterecektir” şeklinde konuştu.

 

“Teknolojinin sadece tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olmayı hedefliyoruz”

Türkiye için Gelecek Vizyonu Panelinde görüşlerini paylaşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Teknolojik gelişmeler insanın sınırlarının ötesine geçme arayışıyla ortaya çıkıyor, metaverse de bunun bir yansıması. Değişimin bizzat içinde olmak bir yandan adaptasyon gerektirse de bir yandan hayatı daha keyifli ve coşkulu yaşamak için bir fırsat sunuyor. Türkiye’de son dönemde bu alanda temel bir politika güdüyoruz; teknolojinin sadece tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olmayı hedefliyoruz. Genç nüfusu göz önünde bulundurduğumuzda bu yeni alanlar için Türkiye çok büyük bir pazar olmak birlikte, sektörün büyük bir üreticisi olma potansiyeline sahip. Bu da Türkiye ekonomisi için önemli sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.

 

“Metaverse 10 yıl içerisinde 1 milyar kişiye ulaşacak”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Meta Türkiye Ülke Direktörü İlke Toptaş, metaverse’ün 10 yıl içerisinde 1 milyar kişiye ulaşacağını belirterek şöyle konuştu: “Türkiye yüksek ve genç nüfusa sahip, büyüyen ve gelişmekte olan bir pazar. Veriler, Türkiye’deki küçük işletmelerin yüzde 77’si 2021 yılında işletmelerini kurarken Facebook’tan faydalandığını gösteriyor. Dünya genelinde ise 210 milyondan fazla insan Facebook üzerinden Türkiye’deki bir işletmeyle bağlantı kuruyor. Bugün burada ülkemiz için yeni istihdam alanları ve iş fırsatları oluşturma potansiyeli sunacak metaverse kavramını derinlemesine konuşabildiğimiz bir alan oluşturduğumuz için çok mutluyuz. Önümüzdeki on yıl içinde küresel olarak 3 trilyon dolardan ve Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye’de 360 milyar dolardan fazla değere sahip olabilecek bir potansiyelden bahsediyoruz. Biz de Meta olarak, Türkiye’nin metaverse’ü hızlıca benimsemesi ve bu alanda üretkenlik göstermesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.

xtopia kurucusu Lalin Akalan ise; “Metaverse bir anda gündemde olan bir kavram haline geldi. İlk defa gerçek zamanlı ve kolektif bir şekilde küresel bir ürün geliştirme sürecindeyiz. Metaverse bir ekosistem işi. Bu, insanlık tarihinin en büyük kolektif emeklerinden biri olabilir. Yeni kamusal alan olarak tanımlayabileceğimiz metaverse insanların karşılaştığı alan, bir etkileşim merkezi, ortaklaşa ekonominin öğesi ve sosyal yönüyle ortak bir dünyanın arabulucusu. Bu dünyayı sürdürülebilir ve erişilebilir kılabilmek adına özellikle üretici sektörler odaklı beceri geliştirme ve eğitim programları, Ar-Ge fonları ve fırsatlar oluşturmamız gerektiğine inanıyorum” açıklamasında bulundu.

Program kapsamında düzenlenecek ikinci etkinlik Ancient Futures Sergisi ise 14 Ekim Cuma günütopia, Meta ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliği ile Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Üretici ekosistemden davetlilere özel etkinlikten öne çıkan çalışmalar arasında projection mapping, ışık performansı ve müzenin dış yüzeyini kaplayacak bir şiir enstalasyonu bulunuyor.

Devamını oku

Haber

İTO Stratejik Araştırma Merkezi (İTOSAM) Kuruldu

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Ticaret Odası (İTO), reel sektöre yönelik veriye dayalı stratejik raporlar hazırlayacak İTO Stratejik Araştırma Merkezi (İTOSAM) kurdu.

İTO’dan yapılan açıklamaya göre, merkez, Eminönü’nde restore edilen tarihi Liman Han’da faaliyetlerine başladı. İTOSAM, ‘İstanbul’da Reel Sektörün Yeşil Dönüşümü: Mevcut Durum ve Beklentiler’ konulu ilk araştırma raporunu yayınladı.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, merkezin İstanbul özelinde iktisadi ve ticari hayatın dinamikleri üzerine çalışmalar yapacağını söyledi. Avdagiç, “İTO Stratejik Araştırma Merkezi’nde reel sektörün nabzını ölçen araştırmalar yapacağız. Çalışmalarımızı, özellikle KOBİ’lerin mevcut durumunu ve beklentilerini yansıtan veriler ile sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, İTOSAM’ın bu çalışmalardan elde edilen yol gösterici nitelikteki bulguları reel sektör ve politika yapıcıların istifadesine sunmayı amaçladığını belirtti. Avdagiç, “İTOSAM kapsamında yapılacak çalışmaların bir ayağı bilimsel yöntemlerin, diğer ayağı ise reel sektörün pratik işleyişinin üzerinde duracak. Bu sayede teori ile pratik gerçekler, İstanbul ve Türkiye’nin ekonomik gelişimine hizmet edecek biçimde bir araya getirilecek” dedi.

İTO açıklamasında, İTOSAM’ın anket, çalıştay, odak grup toplantısı ve mülakat gibi saha çalışmaları da gerçekleştireceği kaydedildi. Merkez elde edeceği verileri ve uzman görüşlerini kamuoyuna açık veri ve kaynaklarla harmanlayarak, farklı konular üzerine analizler yapacak. Böylece İTOSAM bünyesinde İstanbul’un iktisadi ve ticari hayatına yönelik çalışmalar için kullanılabilecek büyük veri havuzu oluşturulacak. Bu veri havuzu da İstanbul ekonomisi üzerine akademik çalışmalar yapmak isteyen öğrenciler ve akademisyenlerin istifadesine sunulacak.

 

“Tüketim kalıp ve tercihlerinin değişmesi hayati öneme sahip”

‘İstanbul’da Reel Sektörün Yeşil Dönüşümü: Mevcut Durum ve Beklentiler’ başlıklı araştırma raporunda, şirketlerin yeşil dönüşümle ilgili bugüne kadar attıkları adımlar, çevre dostu aksiyonların en çok hangi motivasyonlarla gerçekleştiği, bu süreçte karşılaştıkları zorluklar ve yeşil dönüşüm sürecinin hızlandırılması için politika yapıcılardan neler bekledikleri ele alınıyor.

İTO Başkanı Avdagiç, rapora ilişkin değerlendirmesinde, şunları söyledi: “Biz araştırmada şunu gördük ki, şirketlerin birçoğu çevre dostu faaliyetler yürütme eğiliminde olsalar da bunu kurumsallaştırma ve sürdürülebilir kılma noktasında kat etmeleri gereken oldukça mesafe mevcut. Bu nedenle yeşil dönüşüme dair yasal altyapıdaki mevcut eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. Kamu, reel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişim ve etkileşimin artmasına ihtiyaç var. Tüketim kalıp ve tercihlerinin değişmesi hayati öneme sahip. Ve elbette bilgilendirme çalışmaları ile teşvikler ülkemizde yeşil dönüşümün kaderini çizecek temel unsurlar.”

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish