Takip Edin

Haber

Rusya ile ticaret engeli yeni formüllerle aşılıyor

Abone Ol 

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, yaklaşık 1,5 aydır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı …

Yayınlanma tarihi

-

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, yaklaşık 1,5 aydır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı süresince Türkiye ile Rusya arasında yaşanan ticari gelişmeleri ve beklentilerini paylaştı.

Dünya’nın haberine göre; Batılı firmaların çıktığı Rusya pazarında Türkiye için büyük fırsatların yer aldığını söyleyen Ekmekçibaşı, Çin’in KOBİ’leri ile çok hızlı bir şekilde pazardaki boşluğu doldurmak için harekete geçtiğini, İran’ın Hazar üzerinden pazara mal satmaya başladığını, bu nedenle Türk firmalarının elini çabuk tutması gerektiğini dile getirdi.

Bu konuda DEİK olarak karşılıklı sektörel toplantılar gerçekleştirdiklerini kaydeden Ekmekçibaşı, “Fırsatı fırsatçılık yapmadan değerlendirecek, ilkeli çalışacak firmaların Rusya pazarına girmesi gerekiyor. Ruslar Türk malı varken ne Çin ne Hindistan ne de İran ürünlerini beğeniyorlar. Bu avantajı iyi kullanmalıyız. DEİK olarak Rusya’da rafları, Türkiye’nin nasıl doldurabileceği üzerine temaslarda bulunuyoruz” dedi.

Birleşmiş Markalar Derneği ile Rusya’daki AVM ve toptan pazarların birliklerinin görüşmeler gerçekleştirdiğini aktaran Ekmekçibaşı, geçen yıl Rusya’ya gerçekleştirilen yaklaşık 6 milyar dolarlık ihracatın bu yıl da yakalanabileceğini, hatta üzerine çıkması için de fırsatlar olduğunu kaydetti.

OTO YAN SANAYİİNDE FIRSAT BÜYÜK

Rusya pazarında başta otomotiv yan sanayii olmak üzere gıda ve hazır giyim sektörleri için fırsatlar olduğuna dikkat çeken Ekmekçibaşı, şöyle devam etti: “DEİK olarak bu sektörleri saptadık ve çalışmalara başladık. Rusya’da otomotiv yan sanayiine kısa süre içinde büyük bir talep olacak. Bunu öngörerek, önümüzdeki hafta webinar düzenleyeceğiz. Özellikle Konya, Bursa ve Kayseri’den sektör katılımcıları olacak. Ayrıca Rusya tarafından alıcılar da yer alacak. Hemen ardından gıda ile ilgili bir online toplantımız olacak. Hazır giyim ile ilgili çalışmalarımız da devam edecek. Şu an orada batılı markaların bazıları tamamen çıktı, bazıları da mağazalarını kapattılar ama çalışanlarına maaş ödemeye devam ediyorlar. Putin, batılı markaların bu blöfüne, ‘Mayısa kadar gelin açın. Yoksa bir daha pazara giremezsiniz’ şeklinde karşılık verdi. Bunun üzerine bazı hareketlenmeler başladı. Hatta Volkswagen haziran ayında üretime başlayacağını söyledi. Özellikle İtalyan ve Almanlar pazara dönecek gibi görünüyor. Ancak bugün itibariyle oradaki mağazaları kapalı. Kış sezonu bitti ama mağazalardaki ürünler kış sezonu ürünleri. Yani yeni sezonda satılmayacağı belli. İlkbahar yaz ürünlerinin artık reyonlarda olması lazım. Mağazalarını kapatanlar geri gelmeden bizim elimizi çabuk tutup oraya girmemiz gerekiyor.”

Rusya ile şu anda ticarette halihazırda olan sorunlara değinen Ekmekçibaşı, bu sorunların aşılması noktasında atılan birtakım adımları paylaştı.

Karayolu taşımacılığında bekleme sürelerinin çok uzun olduğunu ifade eden Ekmekçibaşı, Ro-Ro seferlerinin artırılacağını, yeni hatların açılmasının da gündemde olduğunu söyledi. Finans sistemi üzerindeki sorunlara da değinen Ekmekçibaşı, henüz BM’nin kararı çıkmadığı için yaptırım listesinde olmayan bankalar üzerinde her türlü döviz transferinin yapılabildiğine değinerek, “Rusya’daki ithalatçılar kısa süre önce alınan kararla Merkez Bankası’nın döviz alış kuru üzerine 2 ruble ilave ederek dolar bulabiliyor. 10 gün öncesine göre döviz alım-satım arasındaki makas yüzde 30 idi. Bu kur farkı da ithalatçılara yüklü geliyordu. Ancak şimdi maliyeti düştüğü için Rus ithalatçılar dolar bulup ödemelerini yapabiliyorlar” dedi.

RUSYA’YLA TİCARETTE BARTER SEÇENEĞİ DE MASADA

Rusya ile ticarette barter ve yerel paralar ile ticaretin gündemde olduğunu söyleyen DEİK TürkiyeiRusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, “Rusya ile yerel para birimleriyle ticaret zaten yapılıyordu, ama oran çok düşüktü. Burada hacmin büyümesi için iki ülkenin karşılıklı olarak kontrgarantiyi artırması lazım. Bu konuda iki ülkenin de çalışmaları var. Eğer karşılıklı 5 milyar dolarlık kontrgaranti verilirse, o zaman biz 5 milyar dolarlık malı TL ile ihraç edebilecek durumda olacağız” dedi. Barter konusuna da değinen Ekmekçibaşı, Türkiye’nin 80’li yılların sonunda barter usulü ticaret yaptığını ve başarılı uygulamalar olduğunu söyleyerek, bu seçenek üzerinde de çalışmalar yapıldığını dile getirdi.

UÇUŞLARA RAĞMEN RUS TURİST BEKLENTİSİ KARŞILANMAZ

Havayolu ve deniz yolu taşımacılığında en önemli sorunlardan birinin sigorta olduğunu aktaran Ekmekçibaşı, “Borcu ve taahhütleri olan bazı havayolu şirketleri sigortasız uçuş yapmak istemiyor. Türkiye’den uçuşlar yapılıyor, tabii eskisi kadar değil. Uçak bilet fiyatları da çok arttı, 400-500 dolar olan biletler 1000 dolarlara çıktı” dedi. Rusların sigorta sorununu Rus malı uçaklarla aşmaya başladığını kaydeden Ekmekçibaşı, “SS100 denilen tamamen Rus üretimi uçaklar var. Bu uçaklardan satın alan Azimuth Havayolları, 4-5 destinasyondan İstanbul ve Antalya’ya uçuş başlattı. Haftada 21 sefer yapılıyor. Yine Aeroflot da yerli uçaklarla Soçi ve Moskova’dan İstanbul ve Antalya’ya sefer düzenleyecek” dedi. Bu yeni gelişmenin Türkiye turizm sektörü için oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Ekmekçibaşı, “Bu uçuşlara turizmde hareketlilik olacak. Yaz sezonu geliyor. Ruslar da gelebilecek. Ancak mevcut koşullarda durumu daha iyi olanlar gelecektir. Geçen yıl 4,7 milyon Rus turist gelmişti, bu yıl 7 milyonu bulabilirdi. Ancak bu yıl 3 milyon civarında Rus turist ağırlarız” ifadelerini kullandı.

PORT KAVKAZ’A RO-RO SEFERLERİ ARTIYOR, NOVOROSSİSK HATTI İZİN BEKLİYOR

Türkiye ile Rusya arasında yeni bir Ro-Ro seferlerinin başlayacağı müjdesini veren DEİK Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, taşımaların Lider Denizcilik tarafından yapılacağını söyledi.

Lider Denizcilik Genel Müdürü Bircan Bulut, yeni seferlerin ayrıntılarını verirken, Novorossisk Limanı’ndaki bürokratik engellerin aşılması halinde bu limana da TIR taşımayı planladıklarını açıkladı.

Lider Denizcilik, yaklaşık 20 yıldır Türkiye ile Rusya arasında deniz taşımacılığı yapan bir şirket. Ancak bu gemilerde sadece dorse taşınıyordu. Şirket, Rusya-Ukrayna savaşının ardından yaklaşık bir ay önce Samsun Limanı ile Port Kavkaz (Rusya) arasında TIR’ı komple taşıyan Ropax gemilerle hizmet vermeye başladı.

Lider Denizcilik Genel Müdürü Bircan Bulut, Rusya’nın transit TIR taşımacılığına şu anda sadece Port Kavkaz Limanın’nda izin verdiğini belirterek, “Yaklaşık bir aydır Port Kavkaz’a 5 günde bir olmak üzere transit TIR taşımacılığı hizmeti veriyorduk. Şimdi bunu iki günde bir olarak yapacağız” dedi. Mevcut gemi ile tek seferde 53 TIR taşınıyor. Yeni gelecek bir gemi ile sefer sayısı artırılacak. Haftada 160’dan fazla TIR taşınacak. Bulut, ay sonunda bir geminin daha filoya eklenebileceğini bu sayede haftada 5 sefer yapılabileceğini söyledi. Bu da haftada 250’nin üzerinde TIR taşınması anlamına geliyor. Bulut, nakliyeciler tarafından hem konumu hem de kapasitesi ile daha çok tercih edilen Novorossisk Limanı’na da sefer yapmak istediklerini belirterek, “Şu anda Novorossisk Limanı, transit TIR taşımacılığına kapalı. Bu izinlerin alınması noktasında çeşitli girişimlerimiz var. İzinleri alabilirsek o limana da daha büyük gemilerle taşıma yapabileceğiz” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna savaşı, Türkiye’den bölgeye yapılan taşımaları da büyük sekteye uğrattı. Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracat taşımalarının yüzde 50’den fazlası karayolu ile yapılıyor. Savaştan önce bu taşımaların da yüzde 60’a yakını Ukrayna üzerinden gerçekleştiriliyordu.

Ukrayna’ya ise Ro-Ro ile taşıma yapılıyordu. Bu taşımaları Cenk Ro-Ro şirketi gerçekleştiriyordu. Cenk Ro-Ro, Ukrayna’ya haftada 6 gemi seferi sunuyordu ve yıllık yaklaşık 14 bin TIR taşıyordu. Ukrayna limanları kapalı olduğu için Cenk Ro-Ro’nun bu ülkeye yönelik tüm seferleri durdu. Savaş nedeniyle Ukrayna hattı kapanınca hacmin neredeyse tamamı alternatif bir güzergâh olan Gürcistan hattına yöneldi. Sadece Rusya değil Orta Asya’ya taşıma yapanların da bu güzergahı kullanıyor. Ayrıca armatörlerin çeşitli sebeplerle bölgeye gitmek istememesi nedeniyle denizden karaya kayan yükler var.

Ancak bu güzergâhtaki sınır kapılarının kapasitesi yetersiz olduğu için Gürcistan-Rusya sınırında oluşan TIR kuyruğu 30 km’yi aşmış durumda. Öte yandan, Gürcistan’ın Rusya ile sınır kapısı, yüksek rakımlı bir mevkide bulunuyor. Bu lokasyondaki kar yağışı sebebiyle Verhniy Lars (Rusya) – Kazbegi’nin (Gürcistan) tarafında sürekli olarak yol kapanıyor. Bölgede olan iki binin üzerindeki Türk plakalı araçta bulunan şoförler haftalardır Rusya sınırında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Özellikle dönüş yolunda olan Rusya’da bekletilen TIR sürücüleri çok zor günler geçiriyor.

“SEKTÖRDE CAN SUYU OLACAK”

Sektör yetkilileri, Rusya’ya ve Rusya üzerinden Orta Asya’ya yapılan karayolu taşımalarında yaşanan sıkıntıların aşılması için bir süredir direkt bir Ro-Ro hattı kurulmasının aciliyetine vurgu yapıyordu. İki ülke arasında direkt bir Ro-Ro hattı kurulmasının kısa vadede en hızlı ve kalıcı çözüm olacağı belirtiliyordu. Lider Denizcilik’in yeni Ro-Ro gemilerini devreye almasını ve sefer sayısını artıracak olmasını memnuniyetle karşılayan Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Alper Özel, “Haftalık 200’ün üzerinde TIR’ın Ro-Ro ile Rusya’ya ulaşacak olması, nakliyecilere nefes aldıracak. Maalesef 40 gündür Rusya sınırında bekleyen araçlarımız var. Lider Denizcilik’in sefer sayısını artırması Gürcistan hattındaki yoğunluğun azalmasına büyük katkı sağlayacak” dedi. Nakliyeciler, sefer sayısının artması ile 4 bin dolar olan Ro-Ro navlunun da düşmesini umut ediyor.

CENK RO-RO’NUN GEMİLERİ UKRAYNA’DAN ÇIKAMIYOR

Rusya-Ukrayna arasında bir hat Türkiye’nin önde gelen Ro-Ro şirketlerinden biri olan Cenk Ro-Ro’nun da gündeminde. Ancak bu yatırım planının önünde bir engel var.

Savaş öncesi Türkiye-Ukrayna arasında Ro-Ro seferleri gerçekleştiriyordu. Ancak, Cenk Ro-Ro’nun iki gemisi Ukrayna’da mahsur kaldı. DÜNYA’ya konuşan Cenk Group Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Yiğit Yener, “Gemilerimiz Ukrayna’da kaldığı için yeni hatlar açamıyoruz” dedi.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Vodafone, Müşteri Deneyimi Haftası’nı Kutluyor

Yayınlanma tarihi

-

Dünya Müşteri Deneyimi Haftası’nı çalışanlarıyla birlikte kutlayan Vodafone, kullanıcılarına GB hediye edecek.

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine iyi bir deneyim sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Her yıl tüm dünyada ekimin ilk haftasında kutlanan Müşteri Deneyimi Haftası’nı şirket içinde çalışanlarıyla birlikte kutlayan Vodafone, müşterileri için de özel bir kampanya düzenledi. Buna göre, tüm Vodafone müşterileri dijital asistan TOBi üzerinden bu haftaya özel 3 gün geçerli 1 GB interneti kazanacak.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin şunları söyledi: “Müşterilerimizle tüm etkileşimlerimizde içten, çözüm odaklı ve destekleyici bir yaklaşımla, onların güvenilir yol arkadaşları olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizin severek kullandığı bir marka olmak için uğraşıyor; ihtiyaçlarını güzel deneyimler yaşatarak karşılamak, hayatlarını kolaylaştırmak ve güvenlerini kazanmak, birlikte güzel bir geleceği mümkün kılmak için çalışıyoruz. Mutlu müşterilerimiz olduğunda, güzel iş sonuçları, mutlu bir çalışma ortamı, mutlu çalışan ve ekosistem de beraberinde doğal sonucu olarak geliyor. Müşteri odaklılık konusunda üst yönetimden ürün tasarlayana, satışı yapandan çağrı merkezi yetkilisine kadar tüm çalışanların aynı müşteri deneyimi stratejisi etrafında toplanması büyük bir fark oluşturuyor.

Daha iyi bir müşteri deneyimini sağlamak birlikte mümkün. Biz bu stratejimizi ‘sahiplenmek, empati kurmak ve yetkilendirmek’ olarak 3 başlıkta toparladık. Müşteri deneyiminin A’dan Z’ye tüm ekipler tarafından sahiplenilmesine önem veriyoruz. Müşterilerimizi yakından dinleyerek onlarla empati kurmaya odaklanıyoruz. Daha iyi bir deneyimi mümkün kılmak için elimizde yeterli yetkinliklerin olmasına ve böylece değişimin öncüsü olmaya özen gösteriyoruz. Özetle, en mutlu müşterilere sahip olmak ve bu yolda gereken neyse hep birlikte başarmak için çalışıyoruz.”

Devamını oku

Haber

Meta ve Xtopia İş Birliğiyle Meta İnovasyon Buluşması Gerçekleşti

Yayınlanma tarihi

-

Meta ve xtopia iş birliğiyle hayata geçirilen Meta İnovasyon Buluşması, iş dünyasından önde gelen isimlerin, politika yapıcıların, içerik üreticilerinin ve medyanın katılımıyla gerçekleştirildi.

Meta vetopia iş birliğiyle hayata geçirilen Meta İnovasyon Buluşması, Türkiye’de ilk kez düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliği kapsamında hayata geçirilen etkinlik, metaverse’ün Türkiye’deki geleceği, sunduğu potansiyeller ve gelecekte temel sektörlere etkisini ele alan birçok panele ev sahipliği yaptı.

Etkinlikte paylaşılan verilere göre metaverse başarılı bir şekilde geliştirilirse, 2035 yılına kadar Türkiye ekonomisine 37,5 milyar dolar katkı sağlayabilecek. Paylaşılan diğer bilgilere göre ise yaygın olarak kullanılan ve önemli ölçüde fark oluşturabilen bir metaverse oluşturmak için bilgi ve iletişim teknolojilerine ciddi miktarda yatırım yapılması gerekiyor. Ayrıca etkinlikte, Türkiye’deki işletmelerin dijital becerilerinin daha da fazla gelişebileceği ve politika yapıcılar ve düzenleyicilerin, rekabetçi bir metaverse ekosisteminin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayabileceği vurgulandı. Türkiye’de metaverse fırsatlarından faydalanması muhtemel kilit sektörler ise perakende ve e-ticaret, eğitim, kültür ve turizm, oyun ve e-spor olarak öne çıkıyor.

 

“Metaverse’ün daha da büyük ve heyecan verici kullanım alanlarını göreceğiz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan açılış konuşmasında, “Teknoloji büyük bir hızla değişiyor, bunun insan hayatına etkilerini görüyoruz. İnternet bu değişimi hızlandırırken, metaverse bu değişimin ulaştığı son nokta. Ancak bu değişim burada kalmayacak 2035 ve ötesinde metaverse’ün daha da büyük ve heyecan verici kullanım alanlarını göreceğiz. Metaverse, sosyalleşmeden ticarete, eğitimden sanata birçok noktada sonsuz imkan sağlayacak. Dijital Ofisimiz önderliğinde de bu konularda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu olanaklar hem yeni işletmelerin oluşmasına hem de mevcut işletmelerde değişimine olasılık sağlayacak; başta oyun, e-ticaret, bankacılık ve perakende olmak üzere tüm sektörleri kapsayacak. Bu aşamada şunu önemle ifade etmeliyim ki; metaverse birlikte geliştirilmeli ve sorumlu bir şekilde inşa edilmelidir. Eminim ki; metaverse ekonomisi gelecekte Türkiye’nin itici güçlerinden birisi olacak. Ülkemiz dijital oyunlar sektöründeki tecrübesini, eğitimli insan kaynağını, azmini metaverse teknolojileri alanında da kullanacak ve dijital oyunlar alanında gösterdiği başarıyı ve yakaladığı ivmeyi tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde metaverse teknolojileri alanında da gösterecektir” şeklinde konuştu.

 

“Teknolojinin sadece tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olmayı hedefliyoruz”

Türkiye için Gelecek Vizyonu Panelinde görüşlerini paylaşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Teknolojik gelişmeler insanın sınırlarının ötesine geçme arayışıyla ortaya çıkıyor, metaverse de bunun bir yansıması. Değişimin bizzat içinde olmak bir yandan adaptasyon gerektirse de bir yandan hayatı daha keyifli ve coşkulu yaşamak için bir fırsat sunuyor. Türkiye’de son dönemde bu alanda temel bir politika güdüyoruz; teknolojinin sadece tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olmayı hedefliyoruz. Genç nüfusu göz önünde bulundurduğumuzda bu yeni alanlar için Türkiye çok büyük bir pazar olmak birlikte, sektörün büyük bir üreticisi olma potansiyeline sahip. Bu da Türkiye ekonomisi için önemli sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.

 

“Metaverse 10 yıl içerisinde 1 milyar kişiye ulaşacak”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Meta Türkiye Ülke Direktörü İlke Toptaş, metaverse’ün 10 yıl içerisinde 1 milyar kişiye ulaşacağını belirterek şöyle konuştu: “Türkiye yüksek ve genç nüfusa sahip, büyüyen ve gelişmekte olan bir pazar. Veriler, Türkiye’deki küçük işletmelerin yüzde 77’si 2021 yılında işletmelerini kurarken Facebook’tan faydalandığını gösteriyor. Dünya genelinde ise 210 milyondan fazla insan Facebook üzerinden Türkiye’deki bir işletmeyle bağlantı kuruyor. Bugün burada ülkemiz için yeni istihdam alanları ve iş fırsatları oluşturma potansiyeli sunacak metaverse kavramını derinlemesine konuşabildiğimiz bir alan oluşturduğumuz için çok mutluyuz. Önümüzdeki on yıl içinde küresel olarak 3 trilyon dolardan ve Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye’de 360 milyar dolardan fazla değere sahip olabilecek bir potansiyelden bahsediyoruz. Biz de Meta olarak, Türkiye’nin metaverse’ü hızlıca benimsemesi ve bu alanda üretkenlik göstermesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.

xtopia kurucusu Lalin Akalan ise; “Metaverse bir anda gündemde olan bir kavram haline geldi. İlk defa gerçek zamanlı ve kolektif bir şekilde küresel bir ürün geliştirme sürecindeyiz. Metaverse bir ekosistem işi. Bu, insanlık tarihinin en büyük kolektif emeklerinden biri olabilir. Yeni kamusal alan olarak tanımlayabileceğimiz metaverse insanların karşılaştığı alan, bir etkileşim merkezi, ortaklaşa ekonominin öğesi ve sosyal yönüyle ortak bir dünyanın arabulucusu. Bu dünyayı sürdürülebilir ve erişilebilir kılabilmek adına özellikle üretici sektörler odaklı beceri geliştirme ve eğitim programları, Ar-Ge fonları ve fırsatlar oluşturmamız gerektiğine inanıyorum” açıklamasında bulundu.

Program kapsamında düzenlenecek ikinci etkinlik Ancient Futures Sergisi ise 14 Ekim Cuma günütopia, Meta ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliği ile Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Üretici ekosistemden davetlilere özel etkinlikten öne çıkan çalışmalar arasında projection mapping, ışık performansı ve müzenin dış yüzeyini kaplayacak bir şiir enstalasyonu bulunuyor.

Devamını oku

Haber

İTO Stratejik Araştırma Merkezi (İTOSAM) Kuruldu

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Ticaret Odası (İTO), reel sektöre yönelik veriye dayalı stratejik raporlar hazırlayacak İTO Stratejik Araştırma Merkezi (İTOSAM) kurdu.

İTO’dan yapılan açıklamaya göre, merkez, Eminönü’nde restore edilen tarihi Liman Han’da faaliyetlerine başladı. İTOSAM, ‘İstanbul’da Reel Sektörün Yeşil Dönüşümü: Mevcut Durum ve Beklentiler’ konulu ilk araştırma raporunu yayınladı.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, merkezin İstanbul özelinde iktisadi ve ticari hayatın dinamikleri üzerine çalışmalar yapacağını söyledi. Avdagiç, “İTO Stratejik Araştırma Merkezi’nde reel sektörün nabzını ölçen araştırmalar yapacağız. Çalışmalarımızı, özellikle KOBİ’lerin mevcut durumunu ve beklentilerini yansıtan veriler ile sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, İTOSAM’ın bu çalışmalardan elde edilen yol gösterici nitelikteki bulguları reel sektör ve politika yapıcıların istifadesine sunmayı amaçladığını belirtti. Avdagiç, “İTOSAM kapsamında yapılacak çalışmaların bir ayağı bilimsel yöntemlerin, diğer ayağı ise reel sektörün pratik işleyişinin üzerinde duracak. Bu sayede teori ile pratik gerçekler, İstanbul ve Türkiye’nin ekonomik gelişimine hizmet edecek biçimde bir araya getirilecek” dedi.

İTO açıklamasında, İTOSAM’ın anket, çalıştay, odak grup toplantısı ve mülakat gibi saha çalışmaları da gerçekleştireceği kaydedildi. Merkez elde edeceği verileri ve uzman görüşlerini kamuoyuna açık veri ve kaynaklarla harmanlayarak, farklı konular üzerine analizler yapacak. Böylece İTOSAM bünyesinde İstanbul’un iktisadi ve ticari hayatına yönelik çalışmalar için kullanılabilecek büyük veri havuzu oluşturulacak. Bu veri havuzu da İstanbul ekonomisi üzerine akademik çalışmalar yapmak isteyen öğrenciler ve akademisyenlerin istifadesine sunulacak.

 

“Tüketim kalıp ve tercihlerinin değişmesi hayati öneme sahip”

‘İstanbul’da Reel Sektörün Yeşil Dönüşümü: Mevcut Durum ve Beklentiler’ başlıklı araştırma raporunda, şirketlerin yeşil dönüşümle ilgili bugüne kadar attıkları adımlar, çevre dostu aksiyonların en çok hangi motivasyonlarla gerçekleştiği, bu süreçte karşılaştıkları zorluklar ve yeşil dönüşüm sürecinin hızlandırılması için politika yapıcılardan neler bekledikleri ele alınıyor.

İTO Başkanı Avdagiç, rapora ilişkin değerlendirmesinde, şunları söyledi: “Biz araştırmada şunu gördük ki, şirketlerin birçoğu çevre dostu faaliyetler yürütme eğiliminde olsalar da bunu kurumsallaştırma ve sürdürülebilir kılma noktasında kat etmeleri gereken oldukça mesafe mevcut. Bu nedenle yeşil dönüşüme dair yasal altyapıdaki mevcut eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. Kamu, reel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişim ve etkileşimin artmasına ihtiyaç var. Tüketim kalıp ve tercihlerinin değişmesi hayati öneme sahip. Ve elbette bilgilendirme çalışmaları ile teşvikler ülkemizde yeşil dönüşümün kaderini çizecek temel unsurlar.”

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish