Takip Edin

Enerji Projeleri

KPMG ve Enerji IQ’nun Türkiye’nin 2021 enerji piyasası karnesini yansıtan raporu yayımlandı

Abone Ol 

Denetim, vergi, kurumsal finansman ve danışmanlık alanında teknoloji temelli hizmetler sunan KPMG ve enerji piyasasına yönelik bilgi ve …

Yayınlanma tarihi

-

Denetim, vergi, kurumsal finansman ve danışmanlık alanında teknoloji temelli hizmetler sunan KPMG ve enerji piyasasına yönelik bilgi ve danışmanlık hizmetleri veren Enerji IQ tarafından ortak hazırlanan, Türkiye’deki enerji sektörünün 2021 yılı görünümünü ortaya koyan “Enerji Sektörel Bakış” raporu yayımlandı. Global ve yerel ekonomik görünümün yanı sıra son küresel gelişmeler ışığında hazırlanan raporda, Türkiye’nin elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının görünümüne dair önemli bilgilere yer veriliyor.

Raporla ilgili değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Petrol ve Doğal Gaz Lideri Hakan Demirelli, “Enerji sektörünün küresel trendleri ve yerel gündeme ilişkin yorumların yanı sıra Türkiye elektrik, doğal gaz ve akaryakıt piyasalarının geçmiş dönemlerle karşılaştırmalı 2021 yılı analizlerini içeren raporumuz, enerji piyasalarına ilgi duyan herkese bu konularda tek başına yeterli bir kaynak olma özelliği taşıyor” dedi.

KPMG Türkiye Elektrik ve Altyapı Lideri Erman Durmaz ise raporu, “Enerji sektöründeki dijital yenilik, piyasalardaki değişkenlik ve dekarbonizasyon için artan talep ve diğer faktörlerin yönlendirdiği dönüşümü ele alan 2021 yılı enerji sektörü raporumuzun sektördeki tüm oyuncalar için işlerini nasıl ayarlayacaklarını, değişen müşteri taleplerini nasıl karşılayacaklarını ve yeni fırsatlardan nasıl yararlanacaklarını araştırırken yararlanabilecekleri iyi bir kaynak olacağını inanıyorum” şeklinde değerlendirdi.

Enerji piyasasında doğru bilgiye ve güvenilir analize hızlı ulaşmanın artan önemine dikkat çeken Enerji IQ Bilgi Servisleri Genel Müdürü Emre Ertürk de “Enerji piyasasında veriye erişimin önündeki engeller büyük oranda kalktı. Ancak, güvenilir bilgiye ve öngörüye dayanan analizlere duyulan ihtiyaç sürekli artıyor. KPMG ile birlikte hazırladığımız raporun, bu gereksinimi karşılamasını umuyoruz” dedi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki aylık payı ilk defa 50’ye ulaştı

Rapora göre 2021 yılında Türkiye’nin elektrik üretimi %9 artışla 329 TWh’e ulaştı. Rüzgâr ve güneş santrallerinin elektrik üretiminde payı toplamda %13’e çıkarken, düşük su seviyelerinden dolayı hidroelektrik santrallerin yıllık elektrik üretiminde %29 azalma kaydedildi. Elektrik enerjisi üretiminde hidroelektrik santrallerinin payındaki bu düşüş, doğal gaz santrallerindeki artan üretim ile karşılandı. Güneşe dayalı kurulu güç yıl sonunda 7,9 GW’a ulaşırken, toplam 117 TWh olarak gerçekleşen yenilenebilir üretimin %64’ü Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında faaliyet gösteren santrallerden geldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki aylık payı ilk defa Nisan 2021’de %50’ye ulaştı.

Toplam elektrik tüketiminde %9’luk yıllık büyüme yaşandı

Elektrik tüketimindeki yıldan yıla değişim, Türkiye’nin GSYH büyüme oranıyla uyumlu bir şekilde ilerledi. Öte yandan, her yıl artmaya devam eden kişi başı elektrik tüketimi son 10 yıldır kişi başına düşen GSYH’den tamamen ayrışmış göründü. Türkiye’nin toplam elektrik tüketimi, 2021 sonu itibarıyla %9’luk yıllık büyümeyle 327 TWh’e ulaştı. Elektrik tüketiminde sanayi %44 ile başı çekerken, bunu %24’lük eşit pay ile mesken ve ticarethaneler izledi. Aydınlatma ve tarımsal sulama, sırasıyla %2 ve %5 ile elektriğin diğer tüketim alanlarını oluşturdu.

Meskenlerde yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 3.000 kWh oldu

Yıl sonu itibarıyla mesken abone sayısı 39 milyona yaklaştı, ticarethane abone sayısı ise 7 milyonu geçti. 2020’nin ikinci yarısındaki azalmaya karşın 2021 yılı abone sayısındaki en yüksek artış hızı %8 ile sanayide oldu ve 87 bini geçti. Ülke genelinde mesken abonesi başına ortalama yıllık elektrik enerjisi tüketimi yaklaşık 3.000 kWh olarak hesaplandı. Güncel serbest tüketici limiti ise yıllık 1.100 kWh olarak belirlendi.

Elektrik üretiminde son beş yılın en yüksek artışı

Elektrik üretimi son beş yılın en yüksek artışı olan yıllık %9’luk büyüme ile 329 TWh olarak gerçekleşti. Elektrik üretiminde doğal gazın payı geçen iki yıla kıyasla arttı ve %33 olarak gerçekleşti. Doğal gaz santrallerini sırasıyla toplam %30 ile ithal kömür ve linyit santralleri ve toplam %17 ile akarsu ve barajlı hidroelektrik santraller izledi. 2021 yılında hidroelektrik santrallerin üretimindeki düşüş, doğal gazdaki artış ile karşılandı.

Enerji üretiminde rüzgâr ve güneş rekor kırdı

Yenilenebilir enerji ile ilgili verilerin de yer aldığı rapora göre, 2021 yılında enerji üretiminde hem rüzgâr hem de güneş rekor kırdı ve üretimde payları sırasıyla %9 ve %4 oldu. Hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve güneş santrallerinden gelen toplam yenilenebilir elektrik üretimi 117 TWh ile yıllık üretimin %35’ini sağladı. Yenilenebilir üretimin %64’üne karşılık gelen 74 TWh YEKDEM kapsamında gerçekleşti. YEKDEM katılımında rüzgâr santralleri 25 TWh ile ilk sırada, hidroelektrik santraller ise 22 TWh ile ikinci sırada yer aldı.

Enerji fiyatlarında çok ciddi artışlar görüldü

2021 yılının özellikle son çeyreğinde elektrik piyasa fiyatlarında çok ciddi artışlar yaşandı. Artışın nedenleri arasında kısıtlamaların sona ermesi ile artan talep, kuraklıktan dolayı hidroelektrik santrallerin düşük doluluk oranları, mevsim normalleri üstündeki yaz sıcaklıkları, rekor düzeylere çıkan ithal kömür ve doğal gaz fiyatları ve doğal gaz ithalatında artan spot LNG’nin payı sayılabilir.

Türkiye’de doğal gaz talebinin %99’undan fazlası ithalat yoluyla karşılanıyor

2021 yılı, Türkiye doğal gaz piyasası için de kolay kolay hafızalardan silinmeyecek gelişmelere sahne oldu. Rapora göre Türkiye’nin ortalama yıllık tüketiminin %26’sına karşılık gelen 15,9 milyar m3 miktarlı uzun dönemli doğal gaz kontratlarının geçen yıl içerisinde sona ermeye başlaması, ülkenin doğal gaz arz tercihlerini yeniden belirlemesi gerekliliğini ortaya çıkardı. Yıllık doğal gaz talebi 60 milyar m3 seviyesine ulaşan Türkiye; Almanya ve İtalya ile birlikte Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak Türkiye’nin doğal gaz üretiminin 2011 – 2021 döneminde ulaştığı 476,82 milyon m3 ortalama miktar, talebin %99’undan fazlasının ithalat yoluyla karşılanmasına neden oluyor. Türkiye Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olmayı sürdürse de sınırlı doğal gaz üretimi, talebin neredeyse tamamının ithalat yoluyla karşılanmasına neden oluyor.

Türkiye’nin en fazla doğal gaz ithal ettiği ülke Rusya

Türkiye, 2021 yılı içerisinde ithal ettiği 58,70 milyar m3 doğal gazın %44,87’sine karşılık gelen 26,34 milyar m3’ü Rusya Federasyonu’ndan ithal etti. Boru hatları ile gaz ithal edilen İran’ın payı 9,43 milyar m3 ile %16,07 olurken, Azerbaycan’ın payı ise Nisan 2021 döneminde süresi biten 6,6 milyar m3/yıl kontrat nedeniyle 8,82 milyar m3 ile %15,03 oranına geriledi. Azerbaycan’dan ithal edilen doğal gaz miktarı, bu nedenle bir önceki seneye göre 2,73 milyar m3 azaldı.

Türkiye’nin ham petrol stoku, net ithalatı 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde

Doğal gaza benzer şekilde ülkemizin ham petrol ihtiyacının %90’ı da ithalat yoluyla karşılanıyor. Türkiye 2021 yılında 3,4 milyon ton ham petrol üretti. Bu toplam 34,8 milyon ton olan arzın %10’unu oluşturdu. Derlenen aylık bildirimlere göre Türkiye’nin rafinerilerinde tutulan toplam ham petrol stoku, 2021 yılı sonu itibarıyla ülkenin net ithalatını 100 gün karşılamaya yetecek düzeyde.

Türkiye, günlük ham petrol üretimini 2023 yılına kadar %75 oranında artırmayı hedefliyor

Artan ham petrol talebi ve arzda %90 oranında dışa bağımlılık karşısında son yıllarda yeni petrol sahaları için arama çalışmalarını hızlandı. Mevcut kuyuların çoğunun üretim verimi, sahaların ilerleyen yaşı nedeniyle düşüyor. Ancak TPAO, günlük ham petrol üretiminin 2023 yılına kadar %75 oranında artmasını hedefliyor. Bu doğrultuda yeni konvansiyonel olmayan arama faaliyetlerine ek olarak, son yıllarda kamu envanterine katılan iki sismik araştırma ve üç sondaj gemisinden oluşan filoyla Karadeniz ve Akdeniz’de arama faaliyetlerine başlandı. Sakarya sahasındaki derin deniz sondajları sonucunda 2020 yılında Tuna-1 kuyusunda ve 2021 yılında Amasra-1 kuyusunda bulunan doğal gaz rezervleri, açıklanan ilk keşifler oldu.

Akaryakıtta en fazla talep motorinde

Türkiye’de yılda toplam 40 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip beş adet rafineri bulunuyor. Bu rafinerilerin 2021 yılında ürettikleri toplam 26,2 milyon ton akaryakıt, Türkiye’nin 37,4 milyon ton akaryakıt arzının %70’ini oluşturdu. Kalan 11,2 milyon ton ise %81’i motorin olmak üzere ithal edildi. Öte yandan 2021 yılında oluşan toplam talebin %78’i tüketime, %22’i ise ihracata yönelik oldu. Kısıtlamaların kalkmasıyla artan ulaşım faaliyetlerinin de etkisiyle akaryakıt talebi Mart 2021’den itibaren yükseldi. Motorin, 28,8 milyon ton ile toplam yıllık talebin %74’ünü oluşturdu. Bunu 4,7 milyon ton ile benzin ve 3,5 milyon ton ile havacılık yakıtları izledi. Denizcilik yakıtı talebi 1,3 milyon ton iken fuel oil talebi 0,5 milyon ton oldu.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Projeleri

Zorlu Enerji, Wren House Infrastructure LP (WH) ile Ortaklık Kurarak Global Büyüyor

Yayınlanma tarihi

-

Global ortak arayışını tamamlayan Zorlu Enerji, Wren House Infrastructure LP (WH) ile ortaklık kurarak uluslararası varlığını genişletmeyi amaçlıyor.

Zorlu Enerji, Kuwait Investment Authority (KIA)’nın doğrudan bağlı ortaklığı Wren House Infrastructure LP (WH) ile uzun soluklu iş birliğini ortaklığa dönüştürüyor. Enerji şirketinin yeni finansal kaynak oluşturma ve uzun vadeli borçlanma stratejisi kapsamında şirket; WH ve KIA ile çeşitli anlaşmalar yaparak yabancı sermayesini güçlendirmeyi ve yatırımlarını genişletmeyi amaçlıyor.

Anlaşmalar kapsamında; enerji şirketinin şu ana kadar gerçekleştirdiği ve gelecekteki elektrikli araç şarj istasyonu ve enerji verimliliği yatırımları yurtdışında kurulacak yeni şirket altında yönetilecek. ZES ve electrip markaları ile devam eden büyüme ve globalleşme sürecini desteklemek için WH, yeni şirketin çoğunluk payına (yüzde 50+1) sahip olacaktır. Zorlu Enerji’nin CEO’su Sinan Ak ve CFO’su Elif Yener yeni kurulacak şirkette de aynı görevleri üstlenecek. Şirket kurulumunu takiben, şirketin Avrupa’da büyümesini desteklemek amacı ile Yönetim Kuruluna Nicola De Sanctis Yönetim Kurulu Başkanı, Gab Barbaro ise Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak.

Ayrıca Zorlu Holding’in elinde bulunan Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ (Zorlu Enerji) hisselerinin satışı sonucunda WH, yüzde 12,34’lük pay ile azınlık hissedarı olacak.

Enerji şirketinin bilanço ve finansal pozisyonunu güçlendirmek amacı ile gerçekleştirilen anlaşmalarla, Şirketin döviz cinsinden borç riskinin azaltılması ve geri ödeme vadesinin uzatılması hedefleniyor. Bu kapsamda, kredi sözleşmesinden kalan bakiye de 2028 yılına kadar vadelendirilmiş olacak.

Şirketin finansal altyapısını güçlendirme amacıyla imzalanan anlaşmalarla ilgili Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak şu açıklamada bulundu: ”Elektrikli araç şarj istasyonu yatırımlarımıza 2018 yılında başladık. Bugün geldiğimiz noktada kendi yazılımcıları ile geliştirdiği çok dilli platforma sahip olan ve bunu ticari olarak pazarlayabilen, müşteri hizmetleri ve satış sonrası destek hizmeti sunabilen, Türkiye’de lider konumda bir şirketiz. Burada edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi yurtdışına yayma amacı ile bir yolculuğa çıktık. Doğu ve Batı Avrupa’da şirketlerimizi kurduk. Avrupa genelinde ve Amerika’da yatırım yapmaya devam edeceğiz. Bu amaçla ekiplerimizi oluşturmaya başladık. Stratejik olarak yurtdışında yeni markamız ‘electrip’, Türkiye’de ise ‘ZES’ markamız ile yolumuza devam edeceğiz. Sadece şarj istasyonu işinde değil, aynı zamanda enerji verimliliği kulvarında da büyüyen bir şirket olmak istiyoruz. Bu yolculuğa, yatırım desteği sağlayacak global ortağımız WH ile çıkmaktan son derece memnunuz. Atılan bu adımla, Türkiye’de olduğu gibi küresel arenada da sözü geçen bir şirket olmayı hedefliyoruz.”

Devamını oku

Enerji Projeleri

Enerjisa Enerji Üç Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

Yayınlanma tarihi

-

Enerjisa Enerji’nin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Sabancı Üniversitesi desteği ile yürütülen ‘SENTRUM’ ve yine şirketin Sabancı Cumhuriyet Seferberliği kapsamında uygulamaya koyduğu ‘KOZALAK’ projeleri Communitas Awards’ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinden toplam 3 ödüle layık görüldü.

İş stratejisinin temelinde sürdürülebilirlik olan Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinden biri olan Enerjisa Enerji, sosyal sorumlulukta topluma en duyarlı projelerin rekabet ettiği uluslararası Communitas Awards’ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinin Etik ve Çevresel Sorumluluk dalında toplam 3 ödüle layık görülerek Türkiye’den en çok ödül alan şirket oldu.

Enerji şirketi, UNDP ve Sabancı Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM ) sosyal sorumluluk alanında uluslararası ilgi görmeye devam ediyor. SENTRUM ile Enerjisa Enerji Communitas Awards’ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinin Etik ve Çevresel Sorumluluk dalının Lider ve Yeşil Girişim projesi olarak seçildi ve 2 ödüle layık görüldü.

Communitas Awards’ın enerji şirketini ödüllendirdiği bir diğer proje ise ‘KOZALAK’ oldu. Enerjisa Enerji’ nin Sabancı Cumhuriyet Seferberliği kapsamında hayata geçirdiği projelerden biri olan KOZALAK ise Communitas Awards’ ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinin Etik ve Çevresel Sorumluluk dalının Sürdürülebilirlik alanında en iyisi olarak seçildi.

Uluslararası Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği’nin (AMCP), 12 yıldır aralıksız düzenlediği Communitas Awards ödül programı Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk dünyasının küresel bazda en saygın ödül organizasyonları arasında yer alıyor.

 

“Odaklandığımız temel amaç değer ve pozitif etki oluşturmak”
Enerji şirketinin sürdürülebilirlik stratejisini çok yakın bir tarihte gözden geçirdiklerini ve daha kapsamlı ve bütüncül bir yapıya dönüştürdüklerini aktaran Enerjisa Enerji Kurumsal Yetkinlikler ve Sürdürülebilir Bölüm Başkanı Ebru Taşçıoğlu, “Sürdürülebilirlik, günden güne kendini yenileyen, bu sebeple de çok sıkı takip gerektiren bir saha. Biz de şirket olarak, Türkiye’de enerji gibi stratejik öneme sahip bir sektörde hizmet veriyor olmanın bilinciyle, stratejilerimizi sürekli gözden geçiriyoruz. Ayrıca bu sorumluluğun bilincinde, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı merkezi ve bütünsel bir bakış açısı ile değer oluşturacak bir rehber olarak görüyoruz. Bu doğrultuda odaklandığımız üç temel etki alanımız var: Gezegen için Etki, Toplum için Etki ve Etki Odaklı İş Modeli. Bu doğrultuda odaklandığımız temel amaç değer ve pozitif etki oluşturmak.

Tam bu noktada Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk dünyasının küresel bazda en saygın ödül organizasyonları arasında yer alan Communitas Awards’dan 3 ödül ile dönmüş olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşarken, hayata geçirdiğimiz SENTRUM ve KOZALAK ile etki odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ne kadar doğru yolda ilerlediğini görmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Projelerin hayata geçirilmesi esnasında gerek fikir aşamasında gerek sahada emek veren çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Enerji Projeleri

Türkiye Rusya’dan Gaz İndirimi Aldı

Yayınlanma tarihi

-

Enerji kulislerinde konuşulan bir iddiaya göre Türkiye’nin, bir süredir Rusya ile doğalgazda fiyat revizyonu konusunda yürüttüğü görüşmeler sonuçlandı ve ilke düzeyinde anlaşma sağlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Özbekistan’da yarın görüşecek. Görüşmede, öne çıkacak konu başlıklarında biri de enerji olacak.

Gazete Durum’dan İlknur Yağumli’nin haberine göre, Erdoğan’ın, Türkiye’nin Rusya’dan ithal ettiği doğalgazın fiyatında indirim talep etmesi bekleniyordu. Enerji kulislerine göre Türkiye’nin, bir süredir Rusya ile doğalgazda fiyat revizyonu konusunda yürüttüğü görüşmeler sonuçlandı ve ilke düzeyinde anlaşma sağlandı.

TürkAkım ve Mavi Akım’da, fiyat formülünün yüzde 70 TTF, yüzde 30 Brent petrole bağlanması sonrasında Rusya’dan ithal edilen gazın bin metreküp fiyatı, eski fiyatına göre birkaç kat artmıştı. Uzmanlara göre fiyat, 1000-1500 dolara yükselmişti. Bu tutarın, tarafların karşılıklı anlaşması sonucunda 600-800 avro bandına dek indirilebileceği iddia edildi.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish