Takip Edin

Sektörel Gündem

Bilişim sektörü 2022’de gelirlerini yüzde 74 artırdı

“Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması-Bilişim 500”ün ilk verilerine göre, 2022 yılında sıralamaya giren şirketlerin toplam geliri, 2021 yılına göre yüzde 74 artarak 372 milyar TL oldu.

Yayınlanma tarihi

-

M2S Araştırma Şirketi tarafından bu yıl “Yeni Yüzyılımızda Daha da İleri – Further” mottosu ile gerçekleştirilen “Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması-Bilişim 500”de son aşamaya gelinirken, ilk veriler de açıklandı.

Bilişim dünyasının 2022 performansına projeksiyon tutmaya hazırlanan araştırmaya göre, 2022 yılında sıralamaya giren şirketlerin toplam geliri, 2021 yılına göre yüzde 74 artarak 372 milyar TL oldu. Sıralamaya giren şirketlerin 187’si yüzde 100’ün üzerinde büyüme gösterdi. 2022 yılında ilk 500’ün içinde 89 yeni şirket yer aldı. En yüksek büyüme, yüzde 501 ile bir yazılım şirketine ait oldu.

Türkiye merkezli yazılım üreticileri yüzde 84 büyüdü

‘Türkiye Merkezli Üretici Yazılım’ kategorisindeki büyüme yüzde 84 olarak gerçekleşti. Aynı zamanda sıralamada yer alan şirketlerin de ortalama büyümesine yakın olan bu oran, Türk bilişim sektöründe itici gücün yazılım olduğunu bir kez daha gösterdi.

Dolar bazında yüzde 10 büyüme

Reklam

Araştırmadan elde edilen ilk verileri değerlendiren M2S Araştırma Şirketi Genel Müdürü Özlem Unan, 2022’de Bilişim 500 sıralamasında yer alan şirket gelirlerinin 22 milyar dolar olduğunu belirterek, “Gelirler 10 yıl önceye göre dolar bazında yüzde 41 azalmış durumda. Ancak bu tespite rağmen 2022 yılı sıralamasında yer alan şirketlerin dolar bazında ortalama yüzde 10 büyüdüğünü görüyoruz. Sıralamada yer alan 165 şirket dolar bazında bu ortalamanın da üzerinde büyüme performansı sergiledi” dedi.

2022’de iş süreçlerinde verimlilik için yapay zeka ve nesnelerin interneti yatırımlarının arttığını ve bu yatırımların daha da yükseleceğini vurgulayan Özlem Unan, “24 yıldır sürdürdüğümüz araştırma ile bilişim sektörünün neredeyse çeyrek yüzyıldır geçtiği çok önemli kilometre taşlarını ortaya çıkarıyoruz.

Bugünün yeni dünya düzeninde operasyonları kolaylaştırmak için sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümün önemi herkes tarafından kabul edilmiş durumda. Küresel salgının hızlandırdığı dijital dönüşüm süreciyle sektörün geleceğinin nesnelerin interneti, bulut, yapay zeka ve buna bağlı olarak veri yönetimine ve güvenliğine yönelik yatırımlarla inşa edildiğini görüyoruz.

Artık operasyonları bulut gibi istediğimiz zaman büyütebildi ğimiz ve en güncel teknolojileri kullandığımız bir yapıya taşıdık. Bulut teknolojileri büyümeye devam ederken, regülasyonlara uyumlu olacak şekilde sektörel özelleştirilmiş bulut çözümleri konuşuyoruz. Tüm bu teknolojilerin ve verilerin güvenliği en önemli başlık olarak listede yer alıyor.

Bu durumun sonucu olarak siber güvenlik çözümleri ve siber güvenlik hizmetleri de önümüzdeki yıllarda hızla büyümeye devam edecek” dedi. Bu yıl, tören sponsorluğunu KoçSistem’in üstlendiği “Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması-Bilişim 500”ün sonuçları, 9 Ağustos tarihinde İstanbul, Fişekhane’de düzenlenecek ödül töreniyle açıklanacak. Törende bu yıl da sektörde 35 yılını geride bırakan profesyoneller de onurlandırılacak.

Reklam
Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Çağan: AB’nin sınırda karbon düzenlemesine odaklanmalıyız

Türk kimya sektörünün Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na odaklanması gerektiğini söyleyen AKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Saadettin Çağan, bu düzenlemenin ihracatçıya maliyetinin yıllık 1,8 milyar eurodan fazla olduğunu söyledi.

Yayınlanma tarihi

-

Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Saadettin Çağan, üretim yelpazesinde ağırlıklı olarak petrokimya, sabun, deterjan, gübre, ilaç, boya, vernik, sentetik elyaf ve soda gibi kimyasal hammadde ve tüketim ürünleri bulunan Türk kimya sektörünün, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve yeşil dönüşüme uyum kapsamında 1 Ekim 2023 itibarıyla geçiş dönemi başlayacak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) odaklanması gerektiğini söyledi.

Düzenlemenin geçiş döneminde Avrupa Birliği’nin (AB) tedarikçilerini herhangi bir mali yükümlülük altına sokmayacağını ve sadece SKDM’ye tabi ürünlerde gömülü emisyonların raporlanacağını belirten Saadettin Çağan, 1 Ocak 2026’dan itibaren tam olarak yürürlüğe girecek mekanizmanın Türk ihracatçılar için yıllık maliyetinin 1,8 milyar euroyu aşmasının öngörüldüğünü kaydetti.

Çağan, “Avrupa Yeşil Mutabakatında kimya sektörü özelinde yeşil ve dijital dönüşüm temelli sürdürülebilir kimyasal üretimi, tüketici ürünlerinde bulunan zararlı kimyasal maddelerin yasaklanması, riskleri değerlendirirken kimyasalların kokteyl etkisinin hesabı, üretim sürecindeki risk değerlendirmesinin daha şeffaf yapılması, erfloroalkil ve polifloroalkil maddelerinin kademeli şekilde kaldırılması, geri dönüştürülmüş plastiği teşvik için ambalajla ilgili yeni kurallar konulması, tüketici ürünlerinde mikroplastiklerin kullanımının kısıtlanması ve biyolojik bazlı, biyoçözünür plastiklere düzenleme getirilmesi konuları öne çıkıyor.

Dolayısıyla geçen yıl Türk kimya sektörünün 33,5 milyar dolarlık ihracatının 13,9 milyar dolarlık bölümünü oluşturan AB pazarında büyük emeklerle elde ettiği kazanımları koruyabilmesi için ev ödevlerini eksiksiz yerine getirmesi gerekiyor” diye konuştu.

”Yeşil dönüşüm için acil projelere ihtiyaç var”

Reklam

Yeşil Dönüşüm açısından finansmana erişimin en önemli konu olarak önlerinde durduğunu ifade eden Başkan Çağan, bu süreçte ihracatçıların yeşil finansman olanaklarından azami ölçüde faydalanmalarını sağlamak amacıyla fon kaynaklarına erişimi kolaylaştıracak projelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

319,1 milyon dolar ihracat

AKMİB’in ihracat performansını değerlendiren Saadettin Çağan, söz konusu dönemde 319,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. İhracatı ürün gruplarına göre ele alan Çağan, “Temmuz ayında Birliğimiz mineral yakıtlar ve mineral yağlarda 212,2 milyon dolar, plastikler ve mamullerinde 42,3 milyon dolar, anorganik kimyasallarda 25,1 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu üç ürün grubu ihracatımızın yüzde 88,1’ini oluşturdu.” diye konuştu.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Gelir düşerken, ‘dip göründü mü’ tartışması başladı

Havayolları özellikle yolcu talebindeki artışı gelire dönüştürmek için uluslararası uçuşlara hız verirken, hava kargo gelirleri düşmeye devam ediyor. Hava kargoda olumluya dönüş beklentisi 2023’ün ikinci yarısına ertelenmiş durumda.

Yayınlanma tarihi

-

Havacılık uzmanları şubat 2022’den bu yana olumsuz bir tablo sergileyen hava kargonun Haziran 2023’te dibi gördüğünü ve bundan sonrası için iyimser senaryoların yazılabileceği yönünde görüş açıklamaya başladılar. ABD’nin en büyük üç hava yolu şirketinin ilk yarıda kargo gelirleri geçen yılın aynı döneminde yüzde 40’a varan düşüş gösterdi.

Dünya çapındaki hava kargo oranlarını izleyen Baltık Hava Taşımacılığı Endeksi, bir yıl öncesine göre yüzde 47 düştü. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği-IATA Kargo ton-kilometre (CTK) cinsinden ölçülen küresel talebin 2023 ilk yarıda 2022’nin Ocak-Haziran dönemine kıyasla yüzde 8,1 düştüğünü, uluslararası operasyonlarda bu düşüşün yüzde 8,7 olduğunu açıkladı. 2023’ün ilk yarısında, Delta’nın kargo işi, 2022’nin ilk yarısındaki 561 milyon dolardan 381 milyon dolara indi.

ABD hava kargo piyasasında en büyük paya sahip olan United’ın kargo geliri, taşıyıcının yılbaşından bugüne kadarki 25,6 milyar dolarlık geliri içinde yüzde 3’ünden daha az bir orana düştü. Küresel taşımacılık şirketi UPS’in ikinci çeyrekte konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 10 azalışla 22.1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Yüzde 40’dan yüzde 18’e düştü

Dünyanın ve Avrupa bölgesinin taşımacılık devi DHL Group da ilk yarıda hava kargo hacimlerinin yüzde 13 azaldığını ve kargo gelirlerinin de yüzde 46.8 düşüşle 1 .48 milyar euro olarak gerçekleştiğini açıkladı. Lufthansa Group ise kargo cephesinde pazar payı aldığını ve ikinci çeyrekte kapasitenin yüzde 8.8 arttığını duyurdu.

Reklam

Gelir tarafında ise Lufthansa Cargo’nun toplm gelirleri geçen yıl 1.3 milyar euro iken bu yıl ikinci çeyrekte bu rakam yüzde 43 azalarak 712 milyon euroya düştü. Havacılık sektörü kargoda 2021 yılında 210 milyar doların üzerinde gelir üreterek rekor kırmıştı. Hava kargonun toplam sektör gelirindeki payı, 2021’deki yüzde 40’lık yüksek seviyeden 2023’te yüzde 18’e kadar geriledi. Bu azalışa karşın hava kargonun payı pandemi öncesi dönem ortalamasının hâlâ yaklaşık yaklaşık yüzde 10-12 üzerinde bulunuyor.

Devamını oku

Sektörel Gündem

“Süt üretiminin düşmesinin nedeni ineklerin kesilmesi ve maliyetler”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2023 haziran ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi ile ilgili açıkladığı verilere göre; haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre içme sütü üretiminde yüzde 11,2 azalış kaydedildi.

Yayınlanma tarihi

-

Müjde Demir

TÜİK verilerini değerlendiren Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Torun, sütteki azalmanın nedeninin mevsimsel ve geçici olduğunu, süt ve süt ürünleri üretiminde görülen artış ve azalışların tüketimden kaynaklandığını ve alım gücünün süt ürünleri haricindeki diğer proteinlere kaymasından dolayı olduğunu söyledi.

Torun, “Üretim tüketime göre belirlendiği için ne kadar tüketiliyorsa o oranda üretim yapılıyor. Süt ve süt ürünleri depolarda stoklanamadığı için tüketildiği kadar üretim yapılmaktadır” dedi. Mersin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Nuri Demirbaş ise süt ve süt ürünlerinde yaşanan düşüşün Mersin’de daha fazla görüldüğüne dikkat çekerek, damızlık ineklerin kesilmesi sebebiyle üretimde düşüş yaşandığını kaydetti.

Süt üretiminde girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini, mazota gelen zamların nakliyeyi de etkilediğine değinen Demirbaş, “Hammadde üretimi, lojistik ve enerji konusunda üreticiye uygun şartlarda destek verilmesi gerekiyor” diye belirtti. Süt ve süt ürünleri üretiminde yaklaşık yüzde 35 oranında bir düşüş yaşandığını belirten Atilla Hayvancılık Sahibi Yılmaz Atilla da bu düşüşlerin sebebinin piyasada sütün değerinin altında alınmasından kaynaklandığını söyledi.

Atilla, “Yetkili Bakanlık bu yönde doğru bir uygulama kararı alarak ürünün değerinde alım gerçekleştirirse işletme zarar etmez. İnsanlar üretime ağırlık verebilir. Fakat üretici maliyetin altında ürününü sattığı zaman anaç ve damızlık hayvanlarını kesime göndermek zorunda kalıyor” dedi.

Reklam
Devamını oku
Reklam hba.com.tr
Reklam hba.com.tr
Bumerang - Yazarkafe

Trend olan