Takip Edin

Sektörel Gündem

Kuraklık, Kara Orman’daki ölümleri 7 kat artırdı

İklim değişikliğinin etkileri Kara Orman’daki ağaçların büyümesine engel oldu. Ağaç ölümlerinde zirve yaşandı. Yapılan incelemelere göre ağaçların 2019’daki ölüm oranı, 1953 yılından 2017 yılına kadar olan dönemdeki ortalama ölüm oranının yedi katını aştı.

Yayınlanma tarihi

-

Başak Nur GÖKÇAM

Dünya kurak ve bir o kadar da sıcak günlerle mücadelesine devam ediyor. Küresel ısınma sebebiyle küresel çapta yaşanan kuraklık, dünyanın akciğerlerine de ciddi zararlar veriyor. Yapılan analizler, Almanya’daki Kara Orman’da bulunan ağaçların iklim değişikliği etkileri sebebiyle artık büyüyemediğini gösterdi.

Bunun nedeni de az yağış sebebiyle ortaya çıkan mevcut su dengesizlikleri. Freigburg Üniversitesi’de orman büyümesi profesörleri olan Prof. Dr. Hans-Peter Kahle ve Prof. Dr. Heinrich Spiecker, iklim ve iklim değişikliğinin Kara Orman’daki ağaçlar üzerindeki etkisine ilişkin Freuzun vadeli bir çalışma gerçekleştirdi.

Çalışmadan elde edilen bulguya göre ağaçların ölümü, iklim değişikliklerinin etkileri sebebiyle katlanarak arttı. Global Change Biology adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmada, 1953-2020 yılları arasındaki 68 yıllık süreci kapsayan bir zaman aralığı ele alınarak, Karaorman’daki kamu ormanlarının yaklaşık 250 bin hektarlık alanındaki tüm ağaçların yıllık ölümleri araştırıldı.

Eldeki veriler, mayıs ayından eylül ayına kadar iklimsel su dengesine ilişkin ikinci bir veri serisiyle karşılaştırarak analiz edildi. Çalışmada ayrıca böcek veya mantar istilası, atmosferik birikim, don veya kuraklık ve diğer nedenlerden dolayı ölen ağaçlarda da inceleme yapıldı.

Reklam

Ağaç ölümleri 2019’da zirveye ulaştı

Yapılan kapsamlı araştırma sonucunda 68 yıllık değerlendirmelerden yola çıkılarak, 2019 yılındaki ağaç ölümlerinin, 1953-2017 yılları arasındaki ölümlerden 7 kat fazla olduğu ortaya çıktı.

Kara Orman’daki ağaç büyümesi ve ölüm oranlarına ilişkin yapılan incelemenin incelenen zaman aralığı açısından benzeri olmadığını belirten Prof. Dr. Hans-Peter Kahle, “İncelenen zaman aralığı, ısı ile kuraklığın etkilerinin niceliksel analizine olanak sağlar” dedi.

İklimsel su dengesine ilişkin 1881-2020 yıllarını kapsayan 140 yıllık zaman serisinin gösterdiği sürekli olan düşüş eğilimine ilişkin konuşan Prof. Dr. Heinrich Spiecker, “Bu analize aynı zamanda geçen yüzyılın sonunda ‘Orman Ölümü I’ olarak bilinen ağaç ölümleri de yansıyor.

Kara Orman’da bunun boyutu yalnızca hava koşulları ve buna bağlı ağaç kabuğu böceği istilasıyla açıklanabilir. Ancak o dönemde, sürdürülebilir yıllık büyümenin maksimum yüzde 12’si yok oldu, ancak son yıllarda aşırı kurak geçen yazlardan sonraki ölüm oranı, sürdürülebilir yıllık büyümenin yüzde 40’ına yükseldi” diye konuştu.

Reklam

Sürdürülebilir büyüme nedir?

Sürdürülebilir büyüme, izin verilen yıllık sürdürülebilir kereste hasadının hesaplanmasında temel olarak kullanılan odunun yıllık ortalama büyümesinin toplamıdır. 2019’da ölüm oranı, 1953’ten 2017’ye kadar olan dönemdeki ortalama ölüm oranının yedi katını aşarak, zirveye ulaştı. Buna ilişkin konuşan Prof. Kahle, “Ayrıca dikkat çekici olan şey, tekrarlanan serin-nemli ve sıcak-kuru dönemlerin belirli bir düzenliliğidir. Geçmişte yaklaşık her on dört yılda bir. Ancak serin-nemli dönemlerin zayıfladığını, sıcak-kurak dönemlerin ise daha şiddetli hale geldiğini gözlemledik” dedi.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan