Takip Edin

Sektörel Gündem

Ayakkabıda ithalat vergisi iki katına çıktı, sıra yan sanayide

Ayakkabı sektöründe, ithal ürünlere karşı koruma tedbiri artırıldı. 5 Eylül itibariyle getirilen yeni uygulamayla ithal ayakkabılara ürün fiyatının iki katı vergi ödenecek. Ticari kredi almakta zorlanan yan sanayici de koruma tedbirleri istiyor.

Yayınlanma tarihi

-

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

İthal ürünlerin yüzde 60’ları aştığı ayakkabıda sektörden yükselen ‘ithalata karşı koruma talebi’ sesleri, karşılık buldu. 5 Eylül’de yürürlüğe giren yeni düzenleme ile bitmiş ürün ithalatında vergi, emsal bedelin iki katına çıkarıldı.

Böylece söz konusu tarihten itibaren Türkiye’ye getirilecek ithal ayakkabılarda ödenecek vergi ürün fiyatının iki katı olacak. Uygulama sadece bitmiş ürünleri kapsarken ayakkabı yan sanayi ürünleri ithalatı için geçerli olmayacak. Yıllık 550 milyon çift üretim kapasitesiyle dünyanın altıncı büyük üreticisi olan Türkiye ayakkabı sanayi, iç pazarda payı yüzde 60’ı aşan ithal ürünlere karşı mücadele ediyordu.

Artan hammadde, navlun gibi maliyetlerle ‘karsızlığa rağmen’ hem içerde hem de dışarda pazarını korumaya çalışan sektör, haziran ayından itibaren dış ticaret açığı vermeye başladı. Kapasite kullanım oranlarının yüzde 40’lara kadar düştüğü sektörde, düzenlemeyle birlikte ibrenin pozitife dönmesi bekleniyor.

Yan sanayide de ithalat artıyor

Reklam

Yeni gümrük vergisi uygulamasını DÜNYA’ya değerlendiren Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Başkanı Sait Salıcı, bitmiş ürün ithalatında verginin emsal bedelin iki katına çıkarılmasının sektörü rahatlatacağını belirtti. Sektör olarak uzun zamandır bunu talep ettiklerini dile getiren Salıcı, “Öncesinde ayakkabının emsal bedeli 10 dolarsa ödenen vergi de 10 dolardı. Ama artık fiyat 10 dolarsa 20 dolar vergi ödenecek.

Yani emsal bedelin iki katı oldu. Artık 6 Eylül’de ürün gelecekse emsal bedelin iki katını ödeyecek” dedi. İlk 6 ayda ithalatın yüzde 130 oranında arttığını kaydeden Salıcı, bu nedenle de sektörün dış ticaret açığı vermeye başladığını söyledi. Salıcı, uygulamanın yeni sezonda olumlu yansımalarını beklediklerini aktardı.

Şu anda taban, deri gibi yan sanayi malzemelerinde de ithalatın artmaya başladığına işaret eden Başkan Salıcı, “Ancak orada 3 yıllık ortalamalara bakıldığında çok fazla müdahale edilecek bir tablo görülmedi. Bakanlık biraz beklememizi istedi. Temennimiz yan sanayi ürünlerinin de yurt dışından gelmemesi. Onu engellemeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“Sektörler sihirli değnek bekliyor”

Öte yandan ticari kredilere erişim ve sektörlerin ekonomik görünümünü de yorumlayan AYSAD Başkanı Sait Salıcı’ya göre, hemen her sektör sihirli bir değnek bekliyor. İç piyasada yaşanan enflasyon, yurtdışı pazarlardaki daralma gibi çıktılar karşısında açılması beklenen kredilerin de yeterli olmayacağı yorumunu yapan Salıcı, “İşletmelere açılacak kredi belki biraz rahatlatacak ama yetmeyecek.

Reklam

Belki sadece pansuman tedavi olacak. Evet finans birinci sorunumuz ama kasanızda para olsa bile satacak pazar yok, tutturacak fiyatımız yok” dedi. Ayakkabı sektöründe şu anda en temel sorunun enflasyon ve fiyat tutturamama olduğuna işaret eden Salıcı, üretim şartlarının çok ağırlaştığına vurgu yaptı.

İşletmelerde ana sorunun finans olduğunu ama ana çözümün kredi olmadığını ifade eden Salıcı, “Verilen kaynaklarla sanayici bugün ancak kiraları öder, işçi ücretlerini öder. Sanayiciye yine bir şey kalmaz. Bu asla kesin çözüm olmaz. Borcu borçla kapatmak başka krizler getirir. Bunu milli mesele yapıp devletin çözüm üretmesi gerekiyor. Belki bir yıl herkes dişini sıkacak ama sonrasında oluşabilecek felaketlerin önü alınacak” yorumunu yaptı.

İşyeri kiralarına da yüzde 25 sınırı gelsin

Bugün sanayicinin en büyük sıkıntılarından birini de kiralar olarak gösteren Sait Salıcı, “Mal sahibi bugün 50 bin TL kira ödeyenden 250 bin TL istiyor. İşletmelerde kira yükleri inanılmaz boyuta ulaştı. Bu ülke hepimizin, 100 bin TL’lik yere 500 bin TL ödeyince iş yapamıyorsunuz. Herkesin dişini sıkıp fırsatçılığı bırakması lazım. Konutlara getirilen yüzde 25 zam sınırı işyerlerinde de uygulanmalı” çağrısını yaptı.

Ayakkabı Moda Fuarı’na 53 ülkeden 7 bin alıcı katıldı

Reklam

AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı için 53 ülkeden yaklaşık 7 bin alıcı İstanbul’a geldi. Türkiye Ayakkabı Sanyicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, Türkiye’nin yıllık 550 milyon çiftle dünyanın altıncı, Avrupa’nın en büyük ayakkabı üretim kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Ayakkabı sanayinin 350 bine yakın istihdamı ve yıllık 1,2 milyar dolarlık ihracatı ile Türkiye ekonomisine önemli katkı sunduğunu vurgulayan İçten, “Avrupa’da talebin yavaşlaması, işçilik başta olmak üzere yüksek maliyet artışları, enflasyona rağmen döviz kurunun uzun bir süre yatay seyretmesi ihracatımızı ve rekabetçiliğimizi olumsuz etkiledi” dedi.

Ayakkabı sanayinin güncel sorunlarını da değerlendiren İçten, yurt içindeki yüksek maliyet artışının ihracatçının işini zorlaştırmasının yanı sıra ithalatta da olağanüstü bir artışa neden olduğunun altını çizdi. 500 milyon dolar cari fazlası olan sektörün yeniden cari açık vermeye başladığına dikkat çeken İçten, “İthalattaki hızlı artış ve finansmana erişim konusunda yaşanan sıkıntılar hem üretimimizi hem de istihdamımızı tehdit ediyor. Dolayısıyla gidişata bir an önce ‘dur’ dememiz gerekiyor” diye konuştu.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku

Trend olan