Takip Edin

Sektörel Gündem

Asmira Group Avrupa marinalarına yöneliyor

1977 yılında Ege’de kurulan ve ‘Tüm Avrupa Kıyılarında Yerel Marka Olmak’ vizyonuyla ilerleyen Asmira Group, Avrupa marinaları için çalışmalarını yürütürken, gıda lojistiğinde de büyümeyi hedefliyor.

Yayınlanma tarihi

-

Özlem SARSIN

Gemilere yakıt ikmali yapma amacı ile kurulan ve bu alanda sektörün öncü bir kuruluşu olan Asmira Group, orta ve uzun vadede yönünü endüstriyel denizcilik, yatçılık ve lojistik alanlarına da çevirmiş durumda. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, ana faaliyet alanları akaryakıt ikmali iken, bunun etrafında çeşitlenen denizcilik faaliyetlerine de giriş yaptıklarını aynı zamanda Ege’deki marinaların yanı sıra Avrupa’da da faaliyetlere başladıklarını söyledi.

Türkiye’de gerek yat kiralama gerekse yakıt ikmali konusunda gösterdikleri üstün performans neticesinde, yurtdışından teklifler aldıklarını ifade eden Aslan, “2018 yılında Karadağ’da Portonovi Marina ile sözleşme imzaladık, oranın yakıt terminalini biz işletiyoruz.

Geçen ay da Hırvatistan D-Marine ile el sıkıştık. Adriyatik Denizi’nin en büyük marinası olan, bin 500 tekne kapasiteli Zadar Marina’nın akaryakıt operasyonlarını üstlendik. Bu sezon akaryakıt faaliyetlerimiz başlayacak olup, seneye tekne kiralama faaliyetleri de devreye girecektir.

Hırvatistan’da takriben 1 milyon euroluk yatırım yaptık. Hırvatistan tekne kiralama işinde en büyük merkezlerden biri, içine girdiğimiz marinada bin 500 teknenin 500’ü kiralık. Ülke sularında binlerce tekne var. Sektörün bu kadar gelişmiş olması yatçılığı ve ilgili olduğu tüm yan alanları burada daha önemli bir konuma getirdi. Yatçılığın devlet politikası içinde önemli bir yeri var. Yatçılık orada bizden daha ileride” dedi.

Reklam

Vizyon, Avrupa kıyılarında yerel marka olmak

“Tüm Avrupa Kıyılarında Yerel Bir Marka Olmak” vizyonu ile hareket ettiklerini bu kapsamda İtalya, İspanya, Fransa marinalarına da girmeyi planladıklarını söyleyen Aslan, “2017 yılında yeni bir yapılanmaya girdiğimizde üst yönetim olarak oturduk ve vizyonumuzu oluşturduk.

Hızlıca hedefimize doğru koşmaya başladık ve Adriyatik’teki marinalarda başlattığımız operasyonlar vizyonumuzun ilk meyveleridir. Bunlar yatçılık tarafından filiz veren yatırımlar oldu.

Ana hedefimiz Avrupa kıyı şeridinde olmak. Avrupa’nın entelektüel sermayesine önem veriyoruz. Yüzümüzün Avrupa’ya dönük olmasının kıymetli olduğunu düşünüyoruz. AB ülkelerini kendimize referans alıyoruz. İşletmemizi, batının dinamiklerini kendi öz değerlerimizle ve köklerimizle harmanlayarak geliştirmeye çalışıyoruz” dedi.

“Fosil yakıtlar yerini temiz enerjiye bırakacak’’

Reklam

Denizcilik ve yatçılık sektörünün önü açık bir sektör olduğunun altını çizen Aslan, sektörün pek çok fırsatı içinde barındırdığını vurgulayarak, “Türkiye’de 22 liman ve marinasında hizmet veriyoruz.

Sektörde farklı alanlarda iş geliştirmek adına oldukça hevesliyiz. O yüzden akaryakıt ikmalinin yanında diğer denizcilik faaliyetlerinde büyümek konusunda iddialıyız. Sürdürülebilirlik olmazsa olmazımız, bu nedenle gerek alt yapımız gerekse insan kaynakları açısından çağa ayak uyduruyoruz, teknolojiye önem veriyoruz. Yakıt ikmali konusunda rüştünü ispat etmiş bir firmayız. Ancak fosil yakıtlar gelecekte yerini temiz enerji kaynaklarına bırakacak. Bu nedenle yakıt dışı işleri geliştirmeye çalışıyoruz.

Karada elektrikli araçlar hızla yayılıyorken yatlarda da bu trend gelişiyor. Gemi tarafında biraz daha zaman bu var alanlarda gelişime. Teknoloji geliştikçe ve ileri teknolojilerin kullanımı yayıldıkça elbette o günler de gelecek. Ama yat sahipleri çevreci teknelere daha yatkın ve yatlarda temiz enerjiye hızlı bir geçiş bekliyoruz. Yat sahipleri bu konuda oldukça duyarlı ve hevesli davranıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Pandemi yatçılığı sanıldığı gibi etkilemedi”

Asmira Group olarak 2017 yılındaki cirolarını vizyonel yatırımlara yönelme neticesinde 2022 yılı sonu itibari ile döviz bazında 14 kat artırdıklarını söyleyen Aslan, 2021 yılında 25 milyon dolar, 2022 yılında ise 80 milyon dolar ciro elde ettiklerini söyledi.

Reklam

Pandemi döneminde petrol fiyatlarındaki ciddi artışın 2022 cirosu üzerinde etkisi olduğunu söyleyen Aslan öte yandan miktarsal olarak da artış yaşadıklarını, geçen sene 70 milyon litre olan satışlarının 2023 yılında 90 milyon litreyi bulacağını belirtti. Cironun yüzde 90’ının akaryakıt faaliyetlerinden geldiğini, 2023 yılında 100 milyon doları geçmeyi hedeflediklerini ifade eden Aslan “Pandemide yatçılık tarafında zannedildiği gibi talep yüksek olmadı. Pahalı bir zevk, o hevesin talebe dönüşmediğini söyleyebiliriz.

Diğer taraftan Yunanistan ile Türkiye arasındaki sınır kapılarının 2 sene kapalı kalması yatlar tarafındaki bütün deniz trafiğini olumsuz etkiledi. Rusya Ukrayna Savaşı ise tam tersi bir etki yarattı. Türk turizmi Rusya için çok kıymetli bir pazar. İlk savaş başladığında beklenti çok olumsuzdu turizme yönelik. Ama beklenmeyen bir ilgi oluştu savaşla birlikte. Bu da bizleri olumlu yönde etkiledi” dedi.

“Gıda lojistiğine adım atıyoruz”

Kendi akaryakıtlarını taşımak için kurdukları lojistik yapılanmasını bir adım daha ilerleterek akaryakıt taşımacılığı dışına da çıkmaya hazırlandıklarını belirten Aslan, “Akaryakıt taşımacılığında genç bir filomuz var. Tacklog adında yeni bir lojistik markası oluşturduk. Yakıt dışı lojistik faaliyetleri geliştireceğimiz yeni bir alan oluşturuyoruz. Gıda lojistiği öncelikli hedefimiz, içinde bulunduğumuz Ege Bölgesi tarımsal alanda zengin bir kaynak. Bu bizim hayallerimizden biri idi” dedi.

Reklam
Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku

Trend olan