Takip Edin
#

Enerji Projeleri

Yenilenebilir enerjide maliyet düşüşü sürecek

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı, emtia fiyatlarındaki artışların yenilenebilir enerji maliyetlerini kısa vadede yükseltse de orta ve uzun vadede yenilenebilir enerji kaynaklarındaki fiyatların düşme ve verimlilikte artış trendinin devam edeceğini söyledi.

Yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretim yatırımlarında Türkiye’nin önde gelen oyuncularından Borusan EnBW, üretim portföyünü büyütmeyi hedefliyor. Şirket, işletmedeki rüzgar santrallerini ilve güneş santralleri ile hibrit tesise dönüştürecek proje hazırlıkları içinde. Genel Müdür Enis Amasyalı, enerji sektöründeki gelişmeler, Türkiye’ye yansımaları ve Borusan EnBW Enerji’nin faaliyetleri hakkındaki sorularımızı cevapladı.

Petrol, kömür ve doğalgaz fiyatlarındaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son derece dinamik günler yaşıyoruz. Avrupa’da günbegün değişen bir fiyat skalası görüyoruz. 2020 yılında varili 18 dolardan satılan brent petrol, 80 doları aştı. Doğalgaz fiyatları da çok hızlı yükseldi. Kömür fiyatları da 2020 yılında ton başına 40 dolarken, 230 dolar seviyesinin üzerinde seyrediyor.

Neden böyle oldu?

Pandemiden çıkışla birlikte artan talep hikayenin önemli bir parçası ama tek neden o değil. Avrupa geçen yıl uzun bir kış geçirdi. Ardından Avrupa’ya arzı da etkileyecek şekilde Asya’da oldukça sıcak bir yaz geçti. Diğer yandan Avrupa’ya gaz sağlayan Rusya ile ilgili boru hatlarına da baktığımızda Sibirya’daki tesiste çıkan yangının yol açtığı arz sıkıntısı, Kuzey Akım 2 projesiyle ilgili gelişmeler, spekülasyonlar… Sonuçta bütün bunlarla birlikte doğalgazda bir arz sıkıntısı baş gösterdi. Doğalgaz depolarındaki kapasitelerin de yüzde 25’lere kadar düştüğü söyleniyor. Tüm bunların üzerine, Avrupa’daki çoğu coğrafyada rüzgâr dan da beklenen elektrik üretimi sağlanamıyor. Ayrıca belli bölgelerde de kuraklık yaşandı.

Peki kömürde neler oldu?

Gaz tarafındaki artışa istinaden kömür tarafına bir yöneliş var. Ancak kömür tarafında da Çin’de ciddi talep artışı var. Bir yandan da, karbon fiyatlamasıyla birlikte kömürden elektrik üretimi daha da sıkıntılı günler yaşıyor. Sonuç itibariyle enerji piyasalarında bugünkü fiyatlara gelindi.

Avrupa dışında durum nedir?

Çin’de de belli bölgelerde elektrik kesintileri başladı. Merkezi hükümet kömür santrallerine ne pahasına olursa olsun üretim için talimatlar verdi. Bu sıkıntı çeşitli sanayi kollarına da yansımaya başladı. Gelen kısıtlamalar, elektrik kesintileri çerçevesinde, örneğin yenilenebilir enerji ile ilgili bir alanda, polisilikon fiyatları son günlerde %9 mertebesinde arttı.

Bunun yenilenebilir enerjiyle ilgisini biraz açar mısınız?

Silikon fiyatlarındaki gelişmelerin fotovoltaik modüllerde yüzde 2’lik bir fiyat artışına yol açabileceği görünüyor. Zaten geçtiğimiz dönemlerde de diğer emtia fiyatlarındaki artışla birlikte bu ürünlerde yüzde 25’lik bir artış yaşanmıştı. Ana emtialardaki darboğazların tetiklemesiyle oluşan kısıtlamalar sonucunda diğer sanayi kollarında da dalgalanmalar devam ediyor.

Güneş ve rüzgâr yatırımlarını sarsabilecek bir durum var mı?

Benim yorumum, kısa vadeli bir etkilenme söz konusu. Gelişmeler, birim maliyetlerde bir miktar yükselmeye işaret ediyor. Bunları kısa vadeli görüyoruz. Orta ve uzun vadede yenilenebilir enerji kaynaklarındaki fiyatların düşme trendinin, diğer yandan verimlilikteki artış trendinin devam edeceğini düşünüyoruz. Ancak kısa vadede bu emtialarda yaşanan sıkıntıları sektör olarak yaşıyoruz, bir süre daha da yaşayacağız.

Türkiye’nin elektrik üretimindeki kaynak dağılımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

2020 yıl sonu değerlerine bakarsak, yenilenebilir kaynakların, toplam kurulu güçteki oranı yüzde 50’lerin üzerine çıktı. Üretim tarafında da yenilenebilir kaynakların payı yüzde 40’ların üzerine yükseldi Son dönemde kuraklığa bağlı olarak hidroelektrik üretimindeki düşüş, haliyle doğalgazın payındaki artışa rağmen, yenilenebilir enerjinin payının artacağı orta-uzun vadeli bir perspektif geçerliliğini koruyor.

Kuraklık yüzünden HES’lerin yaşadığı sıkıntılar da mı geçici sizce?

Hidroelektrik santrallerin geleceği ile ilgili birçok projeksiyon söz konusu. İklim değişikliğinin de etkisi olacağı muhakkak. Özellikle Akdeniz havzasında, güney enlemlerde birtakım öngörüler netleşmeye başladı. Bilim insanları, daha kuzey enlemlerde etkisinin daha düşük olacağını öngörüyor. Bunun muhakkak etkisi olacak. İklim değişikliğinin hidroelektrik santrallere etkisi, rüzgâr kuraklığı ile ilintisi, sektörde tartışılan başka bir konu.

Yenilenebilirde sağlıklı üretim tahminleri yapmak ne ölçüde mümkün?

Rüzgârın tahmin edilebilirliği oldukça düşük. Güneşi ayrı bir yere koyuyorum. Güneşten üretim nispeten net. Ama rüzgâr dediğimizde son derece oynak bir enerji kaynağından bahsediyoruz. Hidroelektrik özelinde iklim değişikliğinin etkileri muhakkak söz konusu olacaktır.

Hidrolojik kuraklık geleceği nasıl etkiler?

Hepimiz, tüm piyasa oyuncuları, bir takım öngörülerle önümüzdeki yılın bütçelerini yapıyoruz. Tahminler yapıyoruz ama bugünden çok köşeli bir şey söylemek güç. İklim değişikliği gerçek ama bunun etkileri var. Süreci bir kaç aya indirgeyip tahmin yapamayız.

Borusan EnBW Enerji’nin Türkiye elektrik piyasasındaki konumu ve rolü nedir?

Şirketimizde Borusan Grubu ile Almanya’nın üçüncü büyük firması EnBW’nin yüzde 50’şer hissesi var. Kurulu güç olarak 720 MW’a ulaştık. Bunun 661 MW’ını rüzgâr santralleri oluşturuyor. Türkiye’nin en büyük rüzgâr enerjisi firmasıyız. Bir RES sahamızın geliştirme çalışmaları devam ediyor.

Hibrit santral yatırımı planınız var mı?

Büyük bir hibrit tesis yatırımımın eşiğindeyiz. Şu an için öngördüğümüz 94 MW’lik bir yatırım. Çok büyük bir sahamızda, çok büyük bir GES olacak. Bu proje, bir sahanın içinde dağınık şekilde yer alacak. İlave GES’i kuracağımız rüzgâr santrali de 138 MW kurulu gücünde. Bu GES projesi, geliştirme aşamasında. Mevcut portföyümüz ağırlıklı olarak YEKDEM portföyü. Kademe kademe YEKDEM’den çıkacak sahalarla bu alanda daha aktif hale geleceğiz.

“Teknoloji YEK santrallerini baz yük tesislerine çevirecek”

Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı, teknolojik gelişmeler ve hibrit projeleri sayesinde mevcut yenilenebilir enerji santrallerinin baz yük elektrik üretim tesislerine dönüşeceği yolundaki beklentilerin hatırlatılması üzerine “Hibrit yatırımlarıyla birlikte üretimdeki RES’lerin baz yüke dönüşeceği öngörüsü doğru. Tabii zincirin bir eksik halkasını da ekleyerek bunu söylüyoruz, ki o da depolama. Depolamanın da eklenmesiyle fotoğraf daha netleşmiş olacak” dedi.

“Nükleer, enerji sepetimizde bulunmalı”

Nükleer santrallerin, küresel enerji ajandasında üst sıralara tırmandığına dikkat çeken Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı, “Türkiye özelinde nükleer enerji, sepetimizde bulunması gereken bir kaynak” diye konuştu. 2023 yılından itibaren Türkiye’de ilk nükleer santralin, 1200 MW’lik ilk ünitesinin devreye girmesinin planlandığını hatırlatan Amasyalı “İzleyen yıllarda diğer ünitelerin de devreye girmesiyle 4800 MW’lik bir baz yük santralinin üretime alınması söz konusu” dedi. Enis Amasyalı “Nükleer ayrıca, yeşil dönüşüm kapsamında da dikkat çeken bir konu. Üretimde çeşitlilik konusunda da nükleerin önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Enerji Projeleri

RESMEN YÜRÜLÜĞE GİRDİ! ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİ İLGİLENDİREN PROJELERE 20 MİLYON TL’LİK DEVLET DESTEĞİ

Yayınlanma tarihi

-

Son satış verilerinde de göze çarpan elektrikli otomobillerdeki artış talebinin TOGG ile ilerleyen süreçte zirveye çıkması bekleniyor. 3 bin 500 elektrikli araç şarj istasyonuna sahip olan ülkemiz, artan bu talebi karşılamada yeterli sayıya ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Resmi gazetede yayımlanan yönetmelik ile dolum istasyonlarına yönelik projelerdeki harcamaların yüzde 75’ine geri ödemesiz destek sağlanacağı ifade ediliyor. Dolum noktalarını yeterli seviyeye çıkarmada satış ve servis hizmet verecek olan Üçay Grup ise bir yeniliğe daha imza attı. Mart ayında 1 milyon doları aşan bir yatırımla araç filolarını %100 elektrikli araçlara dönüştürmeye başladığını duyuran Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, “Bu yatırımı devam ettirerek araç filomuzun tamamını elektrikli şarj istasyonlarından oluşacak şekilde değiştirmeyi ve karbon izimizi sıfırlamayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

 Dünya genelinde elektrikli araç satışları her geçen gün katlanarak artmaya devam ediyor. Ülkemizde de kur hareketleri ve uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle akaryakıt fiyatlarında oluşan yukarı yönlü seyrediş tüketicilerin satın alma tercihlerinin elektrikli araçlara yöneltmesine neden oluyor. Dünyaca ünlü çok sayıda otomotiv markası tarafından yapılan açıklamalarda da 2030 yılına kadar tamamen elektrikli otomobil üretimine geçileceği ifade edildi. Bu ihtiyaç ve gelecek vizyonuyla yola çıkılarak, Türkiye’nin Otomotiv Girişimi Grubu (TOGG) tarafından tasarlanan ve 2023 yılında yerli ve milli olarak yollarda olması hedeflenen elektrikli araçlar ise tüketiciler tarafından merakla bekleniyor. Ülkemizde milli elektrikli araç projesi kadar önem arz eden bir diğer önemli konu olan elektrikli şarj istasyonlarının kurulumu hususunda da çalışmalarını sürdüren ve alanında lider olma hedefinde olan Üçay Grup’tan ise dikkat çeken bir inovasyon hamlesi geldi.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYAN SİSTEMLERİ TÜRKİYE’YE GETİRECEKLER

Ülkemizde elektrikli araçlara rağbetin hızla artmasına rağmen şarj istasyonlarının yeterliliği konusu kullanıcıların en merak ettiği soruların arasında yer alıyor. Bu soruna çözüm amaçlı olarak harekete geçen Üçay Grup, geçtiğimiz Ekim ayında güç yönetim firması EATON ile partnerlik anlaşmasına imza attı. Anlaşmaya göre elektrikli araçlar için hayati değer taşıyan AC ve DC şarj istasyonları, yük dengeleme üniteleri, network şarj yönetim yazılımı (CNM) ve RFID ödeme sistemleri gibi çözümleri Türkiye’ye getirerek, satış ve satış sonrası temsilciliğini de üstlenecek olan Üçay Grup, araç filolarının tamamını elektrikli araç şarj istasyonu oluşacak şekilde yenilemeyi amaçladıklarını duyurdu.

ELEKTRİKLİ ARAÇ ŞARJ İSTASYONLARINDA DESTEK VE TEŞVİKLER BAŞLIYOR

Benzinli ve dizel otomobillerden kaçışın sürdüğü Türkiye’de, yatırımların odağında elektrikli araçların gerek duyduğu altyapı sistemleri yer aldı. Resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle, birden çok sektörde gelişimi hızlandırma potansiyeline sahip mobilite alanında hızlı şarj istasyonlarına yönelik yatırımların desteklenmesi kararlaştırıldı.

Projelerdeki harcamaların yüzde 75’ine geri ödemesiz destek sağlanacağı belirtilirken, söz konusu yardımların tutarının ise 20 milyon TL ile sınırlandırılacağı açıklandı. Hali hazırda 3 bin 500 dolum istasyonun bulunduğu ülkemiz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bu programıyla geleceğe yönelik adımlarını hızlandırdı.

“TOGG’UN ÇIKIŞIYLA PAZARDAKİ TALEP DAHA DA ARTACAK”

Türkiye ve dünyada elektrikli araç pazarı ile ilgili çok önemli gelişmelerin yaşandığını aktaran Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, yaptığı değerlendirmede, elektrikli araçların önümüzdeki süreçte tüketicilerin tercihlerinde önemli bir yer alacağını vurguladı. Şakacı, yerli ve milli araç projesi TOGG’un da yollara çıkışıyla birlikte elektrikli araç pazarındaki talebin daha da artacağına inandığını belirtti.

YAKLAŞIK 15 MİLYON TL’LİK YATIRIM

Yenilenebilir enerji kaynaklarına verdikleri önemin bu süreçte daha da önem kazandığını belirten ve araç filolarını tamamen elektrikli araçlardan oluşacak şekilde güncelleyeceklerini açıklayan Şakacı, “Üçay Mühendislik olarak karbon izimizi sıfırlamanın yanı sıra sürekli artan yakıt maliyetleri karşısında da yenilenebilir enerji kaynaklarına verdiğimiz önem daha da artıyor. Bu kapsamda araç filomuzun tamamını elektrikli otomobillerden oluşacak şekilde yenileyeceğiz. Aldığımız karar doğrultusunda, 1 milyon doları aşan bir yatırımla, 25 adet yüzde 100 elektrikli otomobili araç filomuza kattık. Kısa ve orta vadede bu yatırımı devam ettirerek ve önce filomuzun yüzde 50’sini, daha sonra ise tamamını elektrikli otomobillerden oluşacak şekilde değiştirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARI KATLANDI

Ülkemizdeki elektrikli araçlara olan ilgi satış rakamlarındaki artışla da dikkat çekiyor. Türkiye’de Ocak ayı verilerine göre elektrikli otomobil satışları geçen yıla oranla 237,2 artışla 2 bin 846’ya yükselirken, hibrid otomobil satışları ise yüzde 105,1 artışla 49 bin 493’e ulaştı. Elektrikli otomobillerin toplam satıştaki payı bir önceki yıla göre yüzde 0,1’den yüzde 0,5’e; hibrid otomobillerin payı ise yüzde 4’ten yüzde 8,8’e çıktı. Dünya genelinde artık üretimi yavaş yavaş azaltılan dizel motorlu araç satışlarında ise geçen yıl yüzde 39,5 olan oran yüzde 19,7’ye kadar geriledi. Veriler elektrikli araç satışlarındaki artış trendinin ve pazardan alınan payın ilerleyen dönemlerde otomotiv sektöründeki gelecek planlaması doğrultusunda daha da artacağı tahmin ediliyor.

2030 YILINA KADAR ÇOK SAYIDA MARKA TAMAMEN ELEKTRİKLİ ARAÇ ÜRETİMİNE GEÇECEK

Küresel ısınma ile mücadele kapsamında sektörün önde gelen çok sayıda otomotiv markası gelecek planlamalarının temelini elektrikli modellere geçiş doğrultusunda oluşturuyor. Dünyaca ünlü çok sayıda marka 2030 yılına kadar tamamen elektrikli araç üretimine geçeceklerini duyururken bu plan çerçevesinde milyarlarca dolarlık yatırımlar gerçekleştiriyor.

TKUMAGAZİN

Devamını oku

Haber

ÜÇAY MÜHENDİSLİK UYARIYOR: DOĞALGAZDA İLK KURULUMUN UZMAN MÜHENDİS KADROLARLA YAPILMASI GEREKİYOR

Yayınlanma tarihi

-

Ülkemizdeki bireysel doğalgaz dönüşümü artarak devam ediyor. Doğalgazın güvenilir, temiz ve çevreci olması bu dönüşümdeki belirleyici etkenlerin başında geliyor. Türkiye’nin öncü firması Üçay Mühendislik, doğalgaz konusunda kesintisiz hizmet sunarak farkını ortaya koyuyor.

İLK KURULUM UZMAN PERSONEL VE MÜHENDİS KADROLARCA YAPILMALI

 Türkiye çapındaki 65 şube ile yaygın hizmet ağına sahip olduklarını ve bu şubelerin tamamının mühendislik hizmeti veren yapılar olduğunu söyleyen Üçay Mühendislik Genel Koordinatörü Özgür Şahin, “Doğalgaz kullanımı kolay ve aynı zamanda kurallara uygun kurgulanıp işletildiğine oldukça güvenlidir. Bu sebep ile ilk kurulumun uzman personel ve mühendis kadroları ile yapılması gerekmektedir. Türkiye geneli şubelerimizde doğalgazı olmayan konutlarda ana kolon doğalgaz tesisatı, daire içi gaz tesisatı, kombi montajı, radyatör montajı ve kalorifer tesisatı uygulamalarını gerçekleştirmekteyiz” dedi.

TASARRUF VE VERİMLİLİĞİN MAKSİMUM OLMASI İÇİN ÇALIŞMAKTAYIZ

 Üçay Mühendislik olarak tüketicilere bireysel doğalgaz dönüşümü konusunda önemli avantaj sağladıklarını belirten Şahin, “Yaptığımız işin ve kullandığımız her ekipmanın kalitesine güveniyoruz bu güveni müşterilerimize verdiğimiz 6 yıl tesisat ve işçilik garantisi ile de sunuyoruz. Aynı zamanda müşterilerimize 1 günde iş teslimi ve 7/24 çağrı merkezi desteği ile avantaj sunmaktayız. Tabii ki asıl bilinmesi gereken kısa vadede ölçülmesi güç olan faydalardır. Doğru mühendislik yaklaşımı ile kurgulanmış olan bir sistem yıllar içerisinde sağladığı tasarruf ve verimlilik ile müşterilerimize asıl faydayı sağlamaktadır. Biz Üçay mühendislik ile yaptığımız en ufak sistemde bile tasarruf ve verimliliğin maksimum olması için çalışmaktayız” ifadesini kullandı.

HEDEFİMİZ TÜRKİYE’DE DOĞALGAZIN ULAŞTIĞI HER NOKTADA HİZMET VEREBİLMEK

Doğalgaz sistemlerinin katı yakıtlı (kömür, odun vb) veya sıvı yakıtlı (fuel-oil,mazot vb) sistemlerine göre oldukça düşük karbon emisyonuna sahip sistemler olduğunu bu sebeple daha çevreci bir yakıt türü olarak ortaya çıktığını ifade eden Şahin son olarak şu bilgileri verdi:

“Şubelerimiz ile müşterilerimize yaptığımız sözlü veya yazılı tanıtımlarda bunu detaylı olarak anlatmaktayız. Doğalgazın ulaştığı her noktada hızlı dönüşümü hedefliyor, yaptığımız dijital reklam çalışmalarında bu konuları anlatmaya çalışıyoruz.

Üçay Mühendislik olarak hedefimiz Türkiye’de doğalgazın ulaştığı her noktada hizmet verebilmektir. Tabi bunun yapılabilmesi işinde uzman mühendis kadrolara sahip olmayı gerektirmektedir. Üçay Mühendislik her şubesi bir okul gibi teknik personel yetiştirmekte ve bu personeller hem şubelere hem de sektöre deneyimleri ile hizmet vermektedirler. Aynı zamanda tüm platformlarda müşterilerimize dönüşüm noktasında bilgilendirmeler yaparak çevreci bir yapı oluşturma hedefindeyiz.”

TKUMAGAZİN

Devamını oku

Enerji Projeleri

Nükleer Santraller Fuarı ve zirvesi İstanbul’da gerçekleşti

4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi İstanbul’da bin 950 ziyaretçiyi buluşturdu. Türk sanayicilerinin nükleer …

Yayınlanma tarihi

-

4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi İstanbul’da bin 950 ziyaretçiyi buluşturdu. Türk sanayicilerinin nükleer endüstrisinin parçası olmasını sağlayacak iş birliği anlaşmaları ve 168 ticari eşleştirme görüşmesi yapıldı. Zirve’de nükleer enerjinin inovatif teknolojisi SMR’ler masaya yatırıldı

Nükleer enerjinin sürdürülebilir ekonomik büyüme ve sıfır karbon hedeflerine ulaşmadaki rolünün tartışıldığı 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES), bin 950 ziyaretçiyi ve 149 firmayı ağırladı. İspanya, Hindistan, Çin, Rusya, Güney Kore, İtalya, Danimarka, Bulgaristan, Almanya, Slovakya, Hırvatistan, Fransa, Kongo, Çek Cumhuriyeti’nden nükleer enerjinin önemli oyuncuları NPPES’e katıldı. Nükleer enerji sektöründe tedarikçi ve alt yüklenici olmak isteyen firmalar NPPES kapsamında 168 ticari eşleştirme görüşmesi gerçekleştirdi.

Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi, 8-9 Haziran 2022 tarihlerinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Türk sanayicileri artık nükleer endüstrinin bir oyuncusu

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, “Nükleer Santraller Fuarı ve Zirvesi, yerli sanayicilerimizin nükleer endüstrinin önemli oyuncularıyla buluşmasına ve katma değerli bu sektörden pay almalarını sağlayacak ticari eşleştirme görüşmeleri yapmalarına aracılık eden önemli bir platform. Bir nükleer santralin yapımında yaklaşık 550 bin parça kullanılıyor ve inşaat, elektrik-elektronik ve makine sanayi başta olmak üzere birçok sektöre iş imkanı sunuluyor. Türk sanayicilerimizin bu alanda oldukça gelişmiş yetkinlikleri bulunuyor, ASO olarak biz de sanayicilerimizin nükleer endüstrisinin aradığı şartlara uygun üretim yapması konusunda destekliyoruz. Nükleer enerjide tedarikçi olmaya başlayan firmalarımızın sayısı da bu doğrultuda artmaya devam ediyor. Bu yıl NPPES’e ASO NÜKSAK – Nükleer Sanayi Kümelenmesi Projesi’nden birçok firmamız da katılarak hem Akkuyu NGS hem de yurt dışında inşaatı devam eden 53 nükleer santral projesindeki fırsatlarla tanışma imkanı buldu” diye konuştu.

SMR’ler yenilenebilir enerji ile nükleer enerjinin kesişim kümesini oluşturacak

Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi ise şu değerlendirmelerde bulundu: “NPPES’te bu yıl hem enerji arz güvenliği hem de sıfır karbonlu ekonomik büyüme modeli için nükleer enerji kapasitesinin önümüzdeki günlerde sürekli arz sağlayacak şekilde artırılması ve sürdürülebilirliğe destek olması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda geleceğin enerji kaynakları kabul edilen yenilenebilir enerji ile nükleer enerjiyi hibrit modellerle buluşturabilecek küçük modüler reaktörler (SMR) ile mikro modüler reaktörlerin (MMR)  nükleer enerji yatırımlarındaki payının artmasının beklendiği Zirve’de tartışıldı. Şu an dünyada 70’ten fazla SMR ve MMR geliştiriliyor. Nükleer endüstrinin inovatif teknolojisi kabul edilen SMR ve MMR yatırımlarına ilginin ekonomik, esnek ve gelişmiş güvenlik altyapısı nedeniyle artacağını öngörüyoruz. NPPES, nükleer endüstrinin gündemindeki konular ve fırsatlarla sanayicilerimizi buluşturmaya devam edecek.”

NPPES’te 5 önemli iş birliği anlaşması yapıldı

Nükleer endüstrisinin gelişmesinde kilit rol oynayan ticari iş birlikleri için NPPES’te bu yıl 5 önemli anlaşma gerçekleşti. Ankara Sanayi Odası, Rosatom Teknik Akademisi, Rusya Teknik Karar Grubu ve FİGES ile nükleer sanayinin gelişmesine aracılık edecek 3 önemli iş birliği anlaşması imzaladı. Nükleer Sanayi Derneği Rusya’nın Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği (ACCNI) ile karşılıklı diyalog ve iş fırsatlarını geliştirmek amacıyla önemli bir anlaşmaya imza attı. Rusya Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği ile Kongo Küresel İş Birliği Derneği arasında da 2 milyar dolarlık projelerde birlikte çalışma amacıyla NPPES’te önemli iş birliği anlaşması imzalandı.

Zirve’de nükleer endüstrinin gündemindeki konular tartışıldı

İki gün boyunca NPPES’te 6 özel konusu ve 7 oturumda nükleer enerji alanında hem Türkiye hem de dünyadaki önemli gelişmeler paylaşıldı. Ayrıca Novovoronezh NGS sanal turu gerçekleştirildi. NPPES’teki oturum konuları şunlar oldu: Nükleer Güç Santrallerinin İnşasında Modern Trendler ve Deneyimler, Nükleer Altyapı Geliştirme ve Düzenleyici Rejim, Akkuyu NGS’deki İnşaat Süreci, Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği (ACCNI) Özel Oturumu, Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Nükleer Pazarlarda SMR ve MMR Geliştirme Faaliyetleri, Akkuyu NGS Projesi’ndeki Satın Alma Süreçleri, Akkuyu NGS Projesinin Ana Yüklenicisinin Faaliyetleri, İspanya Nükleer Uzmanlık Oturumu.

Açılışta önemli mesajlar verildi

NPPES’in açılışında, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Afşin Burak Bostancı, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, ASO Başkanı Nurettin Özdebir, NSD Başkanı Alikaan Çiftçi, Dünya Nükleer Derneği Genel Direktörü Sama Bilbao y Leon ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi, Akkuyu NGS Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko ve Dünya Nükleer Derneği Sanayi İş Birliği Başkanı Serge Gorlin önemli konuşmalar yaptı. 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler www.nuclearpowerplantsexpo.com adresini ziyaret edebilir.

Hibya Haber Ajansı

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish