Takip Edin

Haber

Yapay zekâ ile enerjiyi kontrol altında tutuyor

“Enerji Yeni Bir Para Birimi Oldu” sloganı ile enerjiyi 360o bir çözümle izleyen, optimize eden ve tahminde bulunan bir yazılım geliştiren Apollo IoT Dijital İzleme Platformu, yapay zekâ desteği ile enerjiyi kontrolünde tutuyor.

Yayınlanma tarihi

-

Özlem SARSIN

Apollo IoT kurucusu Ezgi Eylül Hasvatan Gavas, yapay zekâ destekli, elektrik faturaları kontrol, optimizasyon ve tahminleme platformu olduklarını belirterek, “Türkiye’de daha önce elektrik faturalarını bire bir tutturan veya kontrol eden bir yazılım yoktu.

Biz bu alanda ilk olduğumuz için hızlı bir büyüme ivmesi yakaladık. 2,5 yıldır üzerinde çalıştığımız projemizi yazılım mühendisi olan eşim ile birlikte tamamlayıp haziran 2022 yılında şirketleşerek yola çıktık. Bugün ise çoğunluğu mühendislerden oluşan 25 kişilik ekibimiz ile yazılımlar üretiyoruz” dedi.

”Hızlı gelişim süreci yaşadık”

Genç bir kuruluş olmalarına rağmen Türkiye’nin önde gelen markalarından müşterileri olduğunu, hızlı bir gelişim süreci yaşadıklarını söyleyen Gavas, “Mesela sağlık sektöründe Amerikan Hastanesi, Koç Hastanesi, Medicana gibi sektörün önde gelen kuruluşları, sanayide Arçelik gibi firmalarla çalışmaya başladık. Önümüze hedef olarak koyduğumuz çıtaları 1 yıl içinde bir bir hızlı bir şekilde aştık. 2024 yılı hedeflerimize bile şimdiden ulaştık” diye konuştu.

Reklam

Oluşturdukları enerji kontrol platformu ve arkasında yer alan yazılımlar hakkında bilgi veren Gavas, şunları söyledi: “Enerjiyi yönetmenin ilk adımı biliyoruz ki onu kontrol etmektir. Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz. Biz enerjiyi kontrol altında tutup, optimize edip, tahminde bulunuyoruz.

Kullanıcılarımızın enerji maliyetlerini minimize ediyoruz. Örneğin Türkiye’de 26 Şubat’ta elektrik fiyatı sabah 8 ile akşam 5 arası bedava idi ve bunu bilen kullanıcı sayısı çok azken biz bu optimizasyonu kullanıcılarımıza sağladık.”

Yüzde 30’a varan maliyet tasarrufu

Komünikasyon sektöründe konuşmaya uygun avantajlı paketlerin olduğunu ve aynı şeyin elektrik tüketim karakteristiği için de söz konusu olduğunu belirten Gavas, tüketimi azaltmadan, yüzde 30’a varan, yapay zekâ sayesinde enerjide maliyet tasarrufu sağlayabildiklerini vetahminleme kısmında ise bu süreçlerin hepsinde geleceğe yönelik yapay zekâyla beraber iyileştirme süreci olduğunu söyledi.

Her saat diliminin farklı bir fiyatı olduğunu ve bir gün öncesinden bunu bildirdiklerini anlatan Gavas, sözlerine şöyle devam etti: ”Fakat bu bir gün öncesini büyük sanayi kuruluşlarının opere etmesi çok zor. Bu yüzden biz 31 gün için saatlik tahminler veriyoruz. Dolayısıyla kuruluşlar bütün tahmin planlarını yaparak operasyonunda verimlilik sağlayabiliyor. Hem tüketim hem fiyat tahmini yapabiliyor hale geliyor kullanıcılarımız.

Reklam

Fabrikalar, oteller, hastaneler, çamaşırhaneler gibi elektriği yoğun kullananlara ciddi bir optimizasyon sunulmuş oluyor. Aynı zamanda elektrik tüketim tahmini de yapıyoruz. Bu sizin bütçe yapmanızı sağlıyor. Normalde elektrik aboneleri haziran ayı faturasını temmuzun ilk haftası görebiliyor, yani 40 gün boyunca bilmediğiniz bir gider kaleminiz oluyor. Biz bunun önüne geçerek, sunduğumuz tahminlerle bütçe yapmanızı da sağlamış oluyoruz.”

21 bölgede elektrik dağıtımı

B2B SaaS platformu olduklarını ve bunların hepsini hiçbir yatırım maliyeti olmadan yaptıklarını ifade eden gavas, ”Normalde enerji izlemek istediğinizde bir modem, bir analizör, işçilik gibi ihtiyaçlarınız olur. Türkiye’de 21 bölgede elektrik dağıtımı var ve biz bu 21 elektrik dağıtım bölgesine entegreyiz.

Dolayısıyla hiçbir ürün takmadan anında sisteme entegre olabiliyoruz. Bu da operasyon sürecinin sıfıra inmesi ve yatırım maliyetinin sıfır olması anlamına geliyor. Otomatik sayaç okuma sistemi sayesinde aslında saniyeler içinde sistemi müşterilerimize açabiliyoruz, dolayısı ile şu an B2B SaaS modeli olarak ilerliyoruz yani sadece işletmelere hizmet veriyoruz. 2025 sonuna kadar da B2C’ye geçişimiz de olacak, evlerdeki elektrik kullanımlarına da ulaşacağız. ”

“Start-up’ların büyüme hedefleri agresif oluyor”

Reklam

Başlangıçta küçük bir miktar sermaye ile yola çıktıklarını söyleyen Gavas, bugün geldikleri noktada 13,5 milyon dolarlık bir değerlemeye ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle son verdi, “Start-up firmaların büyüme hedefleri çok agresif oluyor ve hızlı bir şekilde büyüyebiliyor. Bizim birinci yılımızın sonunda değerlememiz 13,5 milyon dolara çıktı ve yüzde 5’imizi de bir yatırımcıya vermiş durumdayız.

Birinci yılın sonunda da 60 milyon dolar gibi bir değerlemeyle ikinci turumuza çıkmak istiyoruz. Yeni yatırımcı görüşmelerimiz var. Yani geçtiğimiz bir yıl 100 bin TL ile başlayan ve 13,5 milyon dolar değerlemeye giden bir yolculuk oldu bizim için. Gördük ki, eğer projeniz iyiyse yatırımcılar sizi buluyor. Sonrasında yatırımcılarla sıkı bir ilişkiniz oluyor.”

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Metin Şendil Yazdı: ARA ELEMAN MI ARANAN ELEMAN MI?

Yayınlanma tarihi

-

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler.

 Meslek liseleri yeterli olmayınca aranan eleman konusu tam bir sarmala dönmüş durumda. Parametreleri ile konuyu etüt ettiğimizde konunun hem çok basit hem de çok grift olduğunu görüyoruz. Aslında bu gri alanı düzeltmek elimizde. Sektörler ara eleman konusunda bunalmış durumda.

Sanayi odaklı büyümesini sürdüren ülkemizin en önemli sorunlarından birini ara eleman oluşturuyor. Ara eleman mı aranan eleman mı derken, sektörler çaresizce eleman sıkıntısı ile karşı karşıya kalmış durumdalar.

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler. Sanayici de dertli, üretici de, iş bulamayan da. Peki hatayı nerede yapıyoruz? Yapılması gerekenler neler?

MAKİNE OPERATÖRLERİ, SIVACILAR, KAYNAKÇILAR YOK…!

Reklam

Sektörlerde ara eleman olmayınca ana elaman da olmuyor. Aranan eleman konusunda hepimiz dertliyiz aslında. Ve geldiğimiz noktada ilerleme de yok gibi… Sanayiciler makine operatörü ve kaynakçı, müteahhitler sıvacı ve boyacı, turizmciler garson, terziler ve marangozlar çırak bulamıyor. Yeni neslin ücret ve çalışma saatleri nedeniyle yanaşmadığı bu meslekler, üretimi tehdit eder hale geldi. İşverenler ise nitelikli eleman bulunamadığından düşük kapasiteyle çalıştıklarını söylüyorlar.

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ

Meslek liselerinin yetersizliği ülkece hepimizin en temel sorunu haline gelmiş durumda. Türkiye’de bir yandan yaklaşık 3 milyon kişi işsizken, diğer yandan nitelikli personel ve ara eleman bulunamaması üretimi tehdit eder hale geldi. Gençlerin gerek maaşları gerek çalışma saatleri nedeniyle tercih etmediği birçok iş kolunda, şirketler yana yakıla nitelikli eleman arıyor ama bulamıyor. Bu durum imalat sanayiinden inşaat ve turizme, terzilikten marangozluğa hatta marketlerin kasap, şarküteri, manav gibi uzmanlık isteyen bölümlerine kadar hemen her alanda yaşanıyor. Sektör temsilcileri bu durumu “Ne fabrikada ne de tarlada çalışacak kişi buluyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

 

 

Reklam

 

 

Devamını oku

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Trend olan