Takip Edin

Haber

Volvo Trucks, DSV Lojistik’e Bugüne Kadarki En Büyük Elektrikli Kamyon Filo Teslimatını Gerçekleştirdi

Yayınlanma tarihi

-

Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğünde temsil edilen Volvo Trucks’ın “2024 Uluslararası Yılın Kamyonu” ödüllü Volvo FH Electric modelinden oluşan filo teslimatı DSV Lojistik firmasına gerçekleştirildi. Teslimat töreni, Türkiye’nin en büyük ölçekli ve Dünya’nın sayılı laboratuvarları arasında yer alan İTÜ Fuat Külünk Yüksek Gerilim Laboratuvarı’nda gerçekleştirildi. Bu vesileyle, İTÜ Fuat Külünk Yüksek Gerilim Laboratuvarı, ilk defa bir elektrikli kamyon filo teslimatına ev sahipliği yaptı.

Taşımacılık Sektöründe Bir İlk!

Teslimat töreninin ilk konuşmacısı olan Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Genel Müdürü Eşref Zeka, DSV Lojistik ile kurulan iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, “Bugünkü teslimatımız sektörde bir ilk ve büyümenin bir parçası ama onun ötesinde sürdürülebilirlik hedeflerimize doğru atılan çok değerli bir adım. Teslimatımızın tüm lojistik sektörüne farkındalık anlamında, özellikle elektromobilitenin gelecek için vazgeçilmez olduğunu hatırlatmasını diliyorum” sözleriyle gelecek hedeflerinden bahsetti. Eşref Zeka konuşmasında, bunun uzun bir yolculuk olduğunu ve tüm ekosistemin, tüm paydaşların birlikte ortak anlayış ile hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Bu ortak anlayışın Marubeni, Volvo Trucks ve DSV Lojistik ile hayata geçmiş olduğunu vurgulayan Zeka, Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğündeki Volvo Trucks markasına duydukları güven için DSV Lojistik firmasına teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

İklim Hedeflerimize Ulaşmak İçin İş Birliği Yapmak Kritik Öneme Sahip!

Törende söz alan DSV Lojistik CEO’su Ozan Önder, DSV’nin kısa ve uzun vadeli hedeflerinden bahsederek, “Operasyonlarımızda çevre üzerindeki etkimizi azaltmaya kararlıyız. Önde gelen bir küresel lojistik şirketi olarak, iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almak ve lojistik sektöründe karbondan arınmayı sağlamak için sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Karbon emisyonlarımızı azaltmak, DSV’nin gelecek hedefinin merkezinde yer almaktadır. Sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmaya çalışırken bizi destekleyecek yeni girişimler ve teknolojileri uygulamak için departmanlarımız ve ülkeler genelinde sektör ortaklarımızla birlikte çalışmaktayız. Marubeni Dağıtım ve Servis distribütörlüğündeki Volvo Trucks markasıyla yapılan bu anlaşma, doğru ticari ve çevre koşulları sağlandığında elektrikli filo değişiminin önemli bir örneğidir. İklim hedeflerimize ulaşmak için enerji tedarikçileriyle ve Marubeni Dağıtım ve Servis, Volvo Trucks gibi büyük şirketlerle iş birliği yapmanın kritik önem taşıdığına inanıyoruz” diyerek sözlerine devam etti ve bu iş birliğinin ülkemiz ve lojistik sektörü için dönüşümün sembolü olacağı inancını dile getirerek konuşmasını tamamladı.

Reklam

2030 Yılına Kadar Kamyon Satışlarının %50’si Elektrikli Olacak!

Törene katılan Volvo Trucks Uluslararası Kıdemli Başkan Yardımcısı Per-Erik Lindström de söz alarak kalite, güvenlik ve çevre duyarlılığı ile yaklaşık 130 ülkede faaliyet gösterdiklerini belirtti.

Lindström konuşmasına; “Hedefimiz, 2030 yılına kadar küresel olarak sattığımız tüm kamyonların %50’sinin elektrikli olmasıdır. Elektrikli kamyonlarımız, farklı uygulamalar ve segmentler için çoklu dingil konfigürasyonları, değişken pil konfigürasyonları ve toplam enerji depolama kapasitesine sahip ve şu anda tek bir şarjla yaklaşık 300 km gidilebilmektedir ve bu menzil daha da artacaktır” sözleriyle devam etti.

2024 Uluslararası Yılın Kamyonu Ödülünü Kazanan İlk Elektrikli Kamyon Volvo FH Electric

Törende konuşan Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Ticari Araçlar COO’su Kıvanç Kızılkaya; “Volvo Trucks olarak hepinizin bildiği gibi, özellikle güvenlik donanımlarına verdiğimiz değerle bilinen bir markayız. Son yarım asırda bu değerli vizyona çevreyi de dâhil ederek; hem iklim hem doğal kaynaklar hem de insanlık için sürdürülebilir teknolojiler geliştirmeye odaklandık. Gelişim çabamız karşılıksız kalmadı ve Volvo FH Electric bu yıl 2024 Uluslararası Yılın Kamyonu ödülünü kazandı. Ödül, 24 kişilik jüri tarafından son 12 ay içerisinde pazara sunulan kamyonların arasından karayoluyla yük taşımacılığı verimliliğine en çok katkıyı sağlayan kamyona veriliyor. Kökleri 1977 yılına dayanan Uluslararası Yılın Kamyonu ödülü, tarihinde ilk kez seri üretimdeki bir elektrikli kamyona verildi ve Volvo Trucks bir ilke daha imza attı’’ sözleriyle markalarının uluslararası başarısını katılımcılarla paylaştı.

Reklam

Volvo Electric

Volvo Trucks’ın Türkiye pazarında satışa sunulan beş farklı elektrikli modeli bulunuyor. Elektrikli Volvo FH, ulusal ve uluslararası taşımacılık için geliştirilen sessiz ve sıfır emisyona sahip bir ağır yük kamyonu olarak öne çıkıyor. Elektrikli Volvo FH, 35. yaşını kutlayan Volvo FH modelinin gelecekteki temsilcisi olarak görülüyor. Elektrikli Volvo FM, işlevselliği, geniş görüş açısı ve manevra kabiliyeti ile bölgesel taşımacılık ve şehir içi taşımacılık için çevreci, sessiz ve ekonomik bir çözüm sunuyor. Elektrikli Volvo FMX, kentsel inşaat projeleri, maden vb. projeler için sıfır emisyona sahip, sessiz, güçlü ve güvenli bir iş kamyonu olarak hizmet veriyor. Elektrikli Volvo FL/FE modelleri ise esneklik, güvenlik ve manevra kabiliyeti gerektiren şehir içi taşımacılık ihtiyaçlarına güvenli ve çevreci çözümler sunuyor.

 

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Türksat 6A uydusu haziranda fırlatılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 6A uydusunun Haziran 2024’te Uzay’a fırlatılmasının planlandığını bildirdi.

Yayınlanma tarihi

-

Uraloğlu, Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin (TUSAŞ), Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesinde bulunan Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ni ziyaret etti.

Bakan Uraloğlu, buradaki konuşmasında, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında dünyada söz sahibi olmak için, “uzayda iz sahibi olma” hususunda, çalışmalara kararlılıklara devam ettiklerini söyledi.

Uraloğlu, Türkiye’nin Türksat 1B ile başlayan uydu yayıncılığı serüvenini ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A ile taçlandıracaklarını dile getirerek, Bakanlık ile TÜBİTAK ve Türksat arasında imzalanan protokolle Türksat 6A’nın projesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 15 Aralık 2014’de imzalandığını anımsattı.

’11 ülkeden biri olacağız’

Türksat 6A haberleşme uydusunun Türkiye’yi dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen ilk 11 ülkeden birisi haline getireceğine işaret eden Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

Reklam

“Türksat 6A tamamlandığında, 42 doğu boylamında hizmet verecek. 35 bin 786 kilometre uzaklıkta, yer merkezli bir yörüngede yer alacak. 7,5 kilovat güce sahip olacak yerli ve milli haberleşme uydumuz, 20 aktarıcıya sahip olacak. Türksat 6A uydumuz Ku Bantta hizmet verecek ve daha önceki Türksat uydularıyla kapsanamayan Güney-Doğu Asya gibi yeni coğrafyada da hizmet sunacak.”

Uraloğlu, uydunun görev süresinin 15 yıl olacağını belirterek, uçuş bilgisayarı, güç dağıtım birimi, elektrikli itki motoru, yakıt tankı, güç işleme ve kontrol birimi gibi kritik bileşenlerin yerli imkanlarla üretilmesi, yüksek yerlilik oranıyla uydu ve uzay sektöründe dışa bağımlılığı azaltacağını söyledi.

Türksat 6A’da tamamlanan çalışmalar

Türksat 6A uydusunun montaj, entegrasyon ve testlerinin, Türksat, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve TUSAŞ işbirliğiyle devam ettiğini anlatan Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Şu anda ‘Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli’, ‘Mühendislik Modeli’ ve ‘Uçuş Modeli’ olmak üzere 3 ayrı model üretimi planlanan Türksat 6A uydu projesinde, Isıl Yapısal ve Mühendislik Modelleri’nin üretim, entegrasyon, testleri tamamlanmıştır. ‘Mühendislik Modeli’ entegrasyon faaliyetleri tamamlanmış olup, sistem seviyesi, ilk fonksiyonel testleri, termal vakum testi, titreşim testi ve akustik testi ile elektromanyetik uyumluluk testleri bitmiştir.”

Reklam

Uraloğlu, son test aşaması olan sistem seviyesi kompakt alan anten testi (CATR) hazırlıklarına başlandığını ifade ederek, anten ve güneş panellerinin açılma testlerinin ekimde, fırlatıcı uyum ve piro testleri ile son hizalama testlerinin de kasımda başlayacağını bildirdi.

CATR, kompakt alan anten testi sonrası güneş panelleri entegrasyonu ve kütle özellikleri ölçümünün Şubat 2024’te gerçekleştirileceğini belirten Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Tüm bu testlerin tamamlanmasıyla uydumuz, fırlatma sahasına sevk için hazır hale gelecek. Bugünkü ziyaretimizde bizim bütün çözüm ortaklarımızla beraber yaptığımız değerlendirmelerde Türksat 6A uydumuzun mart ayı içinde yerde teslimini planlıyoruz. Sonrasında bu uydunun fırlatılmak üzere Space X firmasıyla yapılan anlaşma gereği fırlatma alanına gönderilerek muhtemelen haziran ayı içinde gerekli fırlatma işlemlerini yapmayı planlıyoruz. Bulunduğumuz alan gerçekten Türk mühendisliğinin uzay sanayisinde ne seviyeye geldiğini gösteren önemli yapılardan bir tanesidir. Gerçekten burada bir emek, gayret var. Biz de onu gururla, takdirle yerinde görmüş olduk.”

Uraloğlu, projede emeği geçen herkese Türk milleti adına teşekkür ederek, başarılarının daim olmasını diledi.

Reklam
Devamını oku

Haber

Opel’den ‘türünün tek örneği’ Rocks e-Xtreme!

Opel’in elektrikli modeli Rocks, yakın dönemde düzenlenen “Design Hack” yarışmasının birincisi ve türünün tek örneği olarak, Opel Rocks e-Xtreme adıyla üretildi.

Yayınlanma tarihi

-

Opel’in, “kentsel ulaşımda elektrikli mobilite çözümleri” temasıyla düzenlediği yarışmada Lukas Wenzhöfer’in konsepti birinci olmuştu. Model, Rocks e-Xtreme adıyla üretilerek proje hayata geçirildi.

Opel Design Hack jürisi tarafından değerlendirmeye alınan tasarımlar arasında en öne çıkan model, markanın “Sen Tasarla, Biz Üretelim” vaadi kapsamında gerçeğe dönüştü. Opel Rocks Elektrik’in seri üretim versiyonu, sıra dışı tasarımıyla yenilikçi ulaşımı temsil ediyor. Ancak her şeyden önce Rocks Elektrik, kullanıcısına Avrupa’da 15 yaşından itibaren iki kişi için emisyonsuz sürüş keyfi sunuyor.

‘Yeni bir etkileşim yolu’

Endüstriyel tasarım öğrencisi Lukas Wenzhöfer’in bu tasarımı yaparken hayal gücünün sınırlarını zorladığı noktalar sebebiyle aracın adına “Extreme” eklendi.

Opel/Vauxhall Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Rebecca Reinermann, Opel Design Hack ile yeni bir etkileşim ve iletişim yoluna girdiklerini belirterek, Opel’in, bu proje için endüstrinin genelde kapalı olan kapılarını açtığını bildirdi.

Reklam

Reinermann, şunları kaydetti: “Marka, alışılmışın dışına çıkarak, samimi ve şeffaf bir şekilde Opel tutkunlarının bir konsept otomobilin üretiminde yer alarak söz sahibi olmasına izin verdi. Ortaya, Rocks Elektrik ürünümüzün benzersiz, havalı bir versiyonu olan Rocks e-Xtreme çıktı. Bir tasarım yarışmasında ortaya çıkan bu modelin ‘perde arkası’ herkes tarafından yakından takip edildi. Çok başarılı bir işbirliği gerçekleştirdik.”

Arazi becerileri ön planda

Yarışmayı kazanarak hayalindeki aracın üretilmesine şahit olan endüstriyel tasarım öğrencisi Lukas Wenzhöfer ise arazi becerileri sayesinde herhangi bir hedefe kolaylıkla ulaşabilen konsept modelin özünde özgürlük temasını barındırdığını anlattı.

Wenzhöfer, “Rocks e-Xtreme’in sportif ve sıra dışı yapısı, elektrikli ulaşımın bir mobilite çözümünden çok daha fazlasını kullanıcısına vaat ettiğini gösteriyor.” açıklamasında bulundu.

Maceracı karakter

Reklam

Opel Rocks e-Xtreme’in yolda güven veren bir duruş için çıkıntılı tekerlekleri, önde çift salıncaklı süspansiyonları ve parlak sarı rengiyle dikkat çeken takla kafesi bulunuyor. Tüm bu tasarım ayrıntılarıyla konsept modelin maceracı karakterine vurgu yapılıyor.

Araçta Opel Vizör de yeniden yorumlanıyor; LED ön farlar ve turkuaz vurgulu Opel logosu konsept modelde yerini alırken, ağırlığı düşük tutmak ve elektromotorun performansını desteklemek için Opel Vizör ve çamurluklar 3 boyutlu baskı kullanılarak üretildi. Bir diğer önemli unsur ise karbon arka spoyler oldu.

Rocks e-Xtreme, konsept otomobil üretme süreciyle üretildi. Opel Konsept Atölyesi’ndeki uzmanlar, tasarımı adım adım hayata geçirdi. Böylece ilk ve türünün tek örneği olan Opel Rocks e-Xtreme gerçek oldu..

Devamını oku

Haber

Toyota, yeni nesil tam elektrikli araçlarını 2026’da satışa sunmayı planlıyor

Toyota, yeni nesil tam elektrikli araçlarını ilk olarak 2026’da satışa sunmayı planlıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Toyota, yeni nesil elektrikli araçların üretimine 2026’dan itibaren başlamaya hazırlanıyor.

Yayınlanma tarihi

-

Toyota, yeni nesil tam elektrikli araçlarını ilk olarak 2026’da satışa sunmayı planlıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Toyota, yeni nesil elektrikli araçların üretimine 2026’dan itibaren başlamaya hazırlanıyor.

Yeni nesil elektrikli araçlarıyla ileri sürüş deneyimi sunan otomobiller geliştiren Toyota, müşterilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini aşacak yeni batarya çalışmaları da gerçekleştiriyor.

Toyota özel olarak elektrikli araç üretecek

“Otomobillerin Geleceğini Değiştirelim” temalı bir çalıştayda gelişmiş batarya yol haritasını açıklayan şirket, yeni nesil elektrikli araçlarla çığır açmaya hazırlanıyor. Yeni batarya teknolojisi planlarını gösteren Toyota, özel olarak elektrikli araç üretecek fabrikasıyla da fark yaratacak.

Toyota’nın planlamasına göre yeni nesil tam elektrikli araç ilk olarak 2026’da satışa sunulacak. Bununla birlikte 2030’da satılacak 3,5 milyon Toyota tam elektrikli aracın 1,7 milyonunu bu yeni nesil elektrikli modeller temsil edecek.

Reklam

Toyota, içten yanmalı motorlarda ihtiyaç duyulan farklı teknolojiler gibi tam elektriklilerde de ihtiyaca ve beklentilere göre bataryalar geliştiriyor. Bu kapsamda 4 yeni nesil batarya tanıtan Toyota, likit ve katı elektrolitlerle batarya teknolojisinde de öncü rol oynayacak.

Yeni nesil elektrikli araçlarda 2026’da kullanılması planlanan performans lityum-iyon bataryalar, mevcut bZ4X modelindeki bataryalara göre yüzde 20 daha düşük maliyetle üretilebilecek. Bununla birlikte hızlı şarj süresi 20 dakika veya daha kısa olacak. Bu bataryalar 800 kilometreden daha fazla menzil sunacak.

Elektrikli araçların daha ulaşılabilir olarak yaygınlaşmasını hedefleyen Lityum Demir Fosfat bataryalar, mevcut bZ4X modelindeki bataryalara göre yüzde 40 daha az maliyete ve yüzde 20 daha fazla menzile sahip olacak. 30 dakikadan daha kısa sürede şarj edilebilecek bataryaların, 2026-2027 yıllarında üretilmesi planlanıyor.

Toyota ayrıca bipolar mimariyi lityum-iyon batarya kimyasıyla bir araya getirerek yüksek performanslı batarya da geliştiriyor. Araçlarda sunacağı daha iyi aerodinami ve daha düşük ağırlık sayesinde 1000 kilometreden daha fazla menzil sunulabilecek. Performans bataryalarına göre yüzde 10 daha düşük maliyete sahip olacak yüksek performanslı bataryalar, 20 dakikadan daha kısa sürede şarj olabilecek ve 2027-2028 yıllarında kullanılmaya başlanacak.

Elektrikli araçlarda büyük bir potansiyeli olduğu düşünülen katı-hal bataryalar için de çalışmalar yapan Toyota, hızlı şarja uygun, uzun ömürlü ve daha kompakt ürünler geliştiriyor. 2027-2028 yıllarında ticari olarak kullanıma hazır olması planlanan katı-hal bataryalar, ilk gelişim fazında 1000 kilometreden fazla; ikinci gelişim fazında 1200 kilometreden daha fazla menzil sunacak. Bununla birlikte 10 dakikadan daha kısa sürede şarj edilebilecek.

Reklam
Devamını oku
Reklam hba.com.tr
Reklam hba.com.tr
Bumerang - Yazarkafe

Trend olan