Takip Edin

Haber

Uçuşların karbon emisyonu yapay zekâ ile azalacak

Dünya devleri, uçakların bıraktığı karbon emisyonu azaltımı yolunda güçlerini birleştirdi. Bu kapsamda Google, American Airlines ve Breakthrough Energy, uçuşların iklime olan etkisini azaltmak amacıyla yapay zekâdan faydalandı.

Yayınlanma tarihi

-

Başak Nur GÖKÇAM

Uçaklar, sebep olduğu hava kirliliği nedeniyle iklim değişikliğini olumsuz yönde etkiliyor. Bunun nedeni, uçak motorlarının yaymış olduğu karbondioksit, nitrojen oksit ve su buharı gibi kirleticiler. Uçuş esnasında geride bırakılan ince, beyaz çizgiler olarak görülen ve havacılık kontraillerinin sayısının azaltılması ise sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilme aşamasında kilit role sahip. Bu sorun üzerine güçlerini birleştiren Google Research, American Airlines ve Breakthroug Energy, yapay zekâyı kullanarak uçuşların iklime olan olumsuz etkisini için önemli bir çalışmaya imza attı.

Yüzde 54’lük azaltım sağlandı

Güç birliği kapsamında yapılan şey ise işletmelerin, veri toplama ve yapay zekâ aracılığıyla, pilotlar için alternatif rotaları belirlemek oldu. Böylece 6 ay boyunca toplanan verilerle kontralar için tahmin haritaları geliştirilerek, iz oluşturması muhtemel irtifalardan uçmaktan kaçınıldı.

Tüm bu süreçte uçuş verileri American Airlines’taki 70 test uçuşundan elde edilirken, iz oluşturması muhtemel irtifalardan uçmaktan kaçınmak için de Google’ın Breakthrough Energy’deki açık kaynaklı iz modelleri ile çapraz referanslı yapay zekâ tabanlı tahminleri kullanıldı.

Reklam

Sonucunda ise uçuş izlerinde yüzde 54 oranında bir azaltım sağlandı. Havacılık sektörü için büyük bir ilerleme olarak kayıtlara geçen çalışma sürecinde dikkatleri çeken diğer bir şey ise uçakların yüzde 2 daha fazla yakıt yaktığı yönünde oldu. Fakat bu yüksek nemli alanlardan kaçınmak için yalnızca belirli sayıda uçuşun yeniden yönlendirilmesi gerektiğini gösterdi.

Bunu yaparken de bir havayolunun uçuşlarında toplam yakıt etkisinin yüzde 0,3 kadar da düşük olabileceği görüldü. Yani kontra oluşumu için yapay zekânın kullanılmasının çevresel etkisini azaltmak için uygun bir maliyet seçeneğinin de mevcut olduğu kanıtlanmış oldu. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Google Sürdürülebilirlik Direktörü Kate Brandt, “Google’da, yapay zekânın bireylerin ve iş ortaklarının daha sürdürülebilir bir şekilde yaşamalarına ve iklim üzerindeki etkilerini azaltmalarına yardımcı olabileceği yollar aramaya devam edeceğiz” dedi.

Fransa, yıllık 300 milyon euro yatırım yapmıştı

Sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma hususunda havacılık sektörünün rolünün ne denli büyük olduğunu kabul ederek harekete geçen ülkeler de bu alanda yapmış olduğu çalışmalar ve yatırımlarla ses getirdi. Sürdürülebilirliğe yönelik yapmış olduğu çalışmalar ile ön planda yer alan ülkelerden biri olan Fransa, haziran ayında daha fazla yakıt verimliliğine sahip yeni bir motor geliştirilmesi için yıllık 300 milyon euro değerinde bir yatırım yaptığını duyurmuştu. Bu adım, havacılık sektörü açısından önemli ve örnek bir adım olarak yankılanmıştı.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu yatırımın, daha hafif uçak tasarımını teşvik edeceğini söylemişti.

2050’de net sıfıra ulaşma taahhüdü

Reklam

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) üyesi havayolu şirketleri ise 2021 yılında, 2050 yılına kadar karbon emisyonlarında net sıfıra ulaşma taahhüdünde bulunmuşlardı. IATA’ya göre söz konusu taahhüt, hava taşımacılığını Paris Anlaşması’nın küresel ısınmayı 2 santigrat derecenin altında tutma hedefine de uygun bir hale getirecekti.

NASA ve Boeing emisyonu %30 azaltacak

ABD’nin uzay projelerinden sorumlu kurumu NASA ve havacılık devi Boeing de, uçakların ürettiği emisyonu azaltmak için havacılık alanındaki tecrübelerini birleştirdiğini 2023 yılının ocak ayında duyurmuştu.

Ortaklığın odak noktası, daha verimli uçak tasarımları üretmek ve uçuşların iklim değişikliği üzerindeki etkisini en aza indirmek olarak açıklanmıştı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Boeing, “NASA, Kiriş Destekli Transonik Kanat (TTBW) tasarımına sahip tam ölçekli test uçağının geliştirilmesi ve uçuş testlerinin gerçekleştirilmesi için Boeing’i seçti.

Sürdürülebilir Uçuş Test Aracı (SFD) programının bir parçası olarak gösterilen ve test edilen teknolojiler, geleceğin tasarımlarını şekillendirmenin yanı sıra aerodinamik ve yakıt verimliliğinde önemli ilerlemeleri beraberinde getirecek” demişti. Ayrıca tek koridorlu uçağın,günümüzün en verimli tek koridorlu uçaklarına kıyasla ve görevine bağlı olarak, yakıt tüketimini ve emisyonu yüzde 30’a kadar azaltabildiği bilgisi verilmişti.

Reklam

Kontrail neden zararlı?

Uçakların, nemli bölgelerden geçişi esnasında beyaz bulut şeklinde oluşan kontraillere ilişkin yapılan bir araştırmaya göre bu izler havacılık sektörünün, küresel ısınma etkisinin yaklaşık yüzde 35’ini oluşturduğunu ortaya koydu. Bu oran, dünyadaki jet yakıtının etkisinin yarısından fazlasına eş değer olarak belirtildi ve 2022 IPCC raporunda yayımlandı.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Metin Şendil Yazdı: ARA ELEMAN MI ARANAN ELEMAN MI?

Yayınlanma tarihi

-

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler.

 Meslek liseleri yeterli olmayınca aranan eleman konusu tam bir sarmala dönmüş durumda. Parametreleri ile konuyu etüt ettiğimizde konunun hem çok basit hem de çok grift olduğunu görüyoruz. Aslında bu gri alanı düzeltmek elimizde. Sektörler ara eleman konusunda bunalmış durumda.

Sanayi odaklı büyümesini sürdüren ülkemizin en önemli sorunlarından birini ara eleman oluşturuyor. Ara eleman mı aranan eleman mı derken, sektörler çaresizce eleman sıkıntısı ile karşı karşıya kalmış durumdalar.

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler. Sanayici de dertli, üretici de, iş bulamayan da. Peki hatayı nerede yapıyoruz? Yapılması gerekenler neler?

MAKİNE OPERATÖRLERİ, SIVACILAR, KAYNAKÇILAR YOK…!

Reklam

Sektörlerde ara eleman olmayınca ana elaman da olmuyor. Aranan eleman konusunda hepimiz dertliyiz aslında. Ve geldiğimiz noktada ilerleme de yok gibi… Sanayiciler makine operatörü ve kaynakçı, müteahhitler sıvacı ve boyacı, turizmciler garson, terziler ve marangozlar çırak bulamıyor. Yeni neslin ücret ve çalışma saatleri nedeniyle yanaşmadığı bu meslekler, üretimi tehdit eder hale geldi. İşverenler ise nitelikli eleman bulunamadığından düşük kapasiteyle çalıştıklarını söylüyorlar.

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ

Meslek liselerinin yetersizliği ülkece hepimizin en temel sorunu haline gelmiş durumda. Türkiye’de bir yandan yaklaşık 3 milyon kişi işsizken, diğer yandan nitelikli personel ve ara eleman bulunamaması üretimi tehdit eder hale geldi. Gençlerin gerek maaşları gerek çalışma saatleri nedeniyle tercih etmediği birçok iş kolunda, şirketler yana yakıla nitelikli eleman arıyor ama bulamıyor. Bu durum imalat sanayiinden inşaat ve turizme, terzilikten marangozluğa hatta marketlerin kasap, şarküteri, manav gibi uzmanlık isteyen bölümlerine kadar hemen her alanda yaşanıyor. Sektör temsilcileri bu durumu “Ne fabrikada ne de tarlada çalışacak kişi buluyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

 

 

Reklam

 

 

Devamını oku

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan