Takip Edin

İş ve İnşaat Makineleri

Türkiye’nin mermer ocaklarında 4.000’den fazla Volvo çalışıyor

Yayınlanma tarihi

-

Volvo İş Makinaları’nın Türkiye distribütörü Ascendum Makina, ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayan mermer ve doğaltaş sektörüne yönelik düzenlenen online bir etkinlikle, sektör temsilcileri ve basın mensupları ile bir araya geldi.

1 Eylül 2021 tarihinde, “Ascendum Mermer Zirvesi” adıyla gerçekleştirilen etkinliğe; Ascendum Makina Türkiye COO’su Tolga Polat ve Ascendum Makina Satış Müdürü Serhan Özkan’nın yanı sıra Türkiye Madenciler Birliği Başkanı Ali Emiroğlu ve İstanbul Maden İhracatçılar Birliği Başkanı Aydın Dinçer de videolu mesajlarıyla katıldılar. Mermer sektörünün ihracattaki önemine vurgu yapılan etkinlikte özellikle büyük iş makineleri ile üretimin artırılarak ihracattan elde edilen payın da yükseltilebileceği vurgulandı.

“Mermer ocakları için en ideal makine”

2020 yılında 1,73 milyar dolar değerinde ihracat gerçekleştiren mermer ve doğaltaş sektörü için özel stratejiler gerçekleştirdiklerini belirten Ascendum Makina Türkiye COO’su Tolga Polat; Volvo İş Makinaları ile ürün geliştirmeden hizmet sunmaya kadar her aşamada mermer sektörü için özel planlar yaptıklarını söyledi. Bu anlayış sayesinde Volvo’nun mermer ocakları için en ideal makineyi geliştirdiğine dikkat çeken Polat, “Mermer ocakları günümüzde üretim alanında iş makinelerinin çalışabileceği en ağır çalışma koşullarını sahip. Doğayla mücadele gerektiren zorlu arazi şartlarında çalışacak makinelerin dayanıklı, seri, güvenilir, uzun ömürlü ve düşük yakıt sarfiyatına sahip olması en önemli kriterlerdir” ifadelerini kullandı.

Volvo’nun tüm bu özellikleri bünyesinde barındıran makineler ürettiğini vurgulayan Polat, mermer ocaklarında çalışan 4 binin üzerindeki Volvo iş makinesinin bunun en somut göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

Daha fazla ihracat için daha büyük makine

Türkiye’de mermer ve doğaltaş ocaklarının makine tercihlerinde bir değişim yaşandığına değinen Polat, özellikle ihracat pazarından daha fazla pay elde etmek isteyen mermer ocaklarının daha büyük iş makineleri ile çalışmayı tercih ettiğini vurguladı.

İhracata dayalı bu değişim sonucunda Volvo L350H lastikli yükleyici ve Volvo EC750E paletli ekskavatör modellerinin ocaklarda daha sık görev almaya başladığına dikkat çeken Polat şunları söyledi: “Volvo L350H dar alanlardaki yüksek manevra kabiliyeti, yüksek güç ve düşük yakıt tüketimli yeni nesil 16 litrelik Volvo motor ile ocaklardaki üretkenliği üst seviyeye çıkarıyor. EC750E’de yine 16 litrelik Volvo motoru ve sınıfının en güçlü makinesi olması ile mermer ocaklarında büyük yıkımları kolay hale getiriyor.”

“2022’de büyük makinelere talep artacak”

Türkiye’nin bir mermer ve doğaltaş ülkesi olduğuna değinen Tolga Polat, pandemi döneminde ülkelerin kendi kaynaklarını kullanarak ekonomilerini güçlendirmelerinin önemini daha iyi anladıklarını madenlerin bu anlamda en önemli kaynaklar olduğunu söyledi.

Pandemi çıkış döneminde Türkiye’nin mermer ve doğaltaş sektöründeki ihracatında ciddi bir artış yaşanmasını beklediklerini ifade eden Polat, “2022 yılında da pandemenin seyrinin belirsizliğine rağmen mermer ve doğaltaş sektöründeki talebin artacağına inanıyoruz” dedi. Buna bağlı olarak iş makineleri pazarında da özellikle büyük tonajlı makinelere olan ilginin artmasını beklediklerini belirten Polat, 2022’nin artan makine ihtiyacının yanında kesintisiz üretim yapan ocaklar için hızlı servis ve yedek parça temini konularının sıkça konuşulacağı bir yıl olmasını beklediklerini sözlerine ekledi.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Endüstriyel İş Makinaları

PLATFORM GÜNLERİ 25-26 KASIMDA

Yayınlanma tarihi

-

Personel yükseltici platform sektörünün büyük buluşması için geri sayım başladı. Platform  sektörün Türkiye’deki çatı kuruluşu Platformder, tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Platform Günleri etkinliği, 25-26 Kasım 2022 tarihlerinde İstanbul Tuzla’daki Autodrom İstanbul tesislerinde gerçekleştirilecek. İstanbul’un prestijli organizasyonlara ev sahipliği yapan adresi Autodrom İstanbul’da, Hybrid İletişim tarafından organize edilecek olan etkinlik; üretici firmalar, distribütörler, kiralama firmaları, finans kuruluşları, destek ürün ve hizmet sağlayıcıları ve nihai kullanıcıları bir araya getirecek. Autodrom İstanbul, merkezi konumunun yanı sıra geniş açık ve kapalı alanlarıyla organizasyona güçlü bir altyapı sağlayacak.

PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, Platform günleri ile ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında konu ile ilgili şöyle konuştu, Günaydın “Ürün bilinirliğine paralel olarak pazar hacmi de her geçen artan personel yükseltici platform sektörünün tüm paydaşlarını bu etkinlikte bir araya getiriyoruz. Platform Günleri 2022, platform ürün teknolojisi ve kullanımıyla ilgili tüm önemli konular hakkında bilgi alışverişinin yapılacağı bir etkinlik olacaktır. Teknik bilgi alışverişine ek olarak, kiralama şirketleri ve kullanıcılar da dahil olmak üzere sektörün tüm katılımcıları, ekipmanları çalışır durumda görme fırsatını bulacaklardır.  Ziyaretçilerin ürünleri demo alanlarında kullanma fırsatı bulacakları sürdürebilir  etkinliğin  olmasını  istiyoruz” dedi.

Konuşmasına devam eden, Günaydın “Sektöre hizmet veren tüm tedarikçiler, hizmet sağlayıcılar, bu etkinlikte olmalıdır. Üretici ve distribütör firmalarının ’da bir araya gelmesini sağlayacaklarını” dile getirdi.

Yeşil teknoloji ve güvenli kullanım vurgusu

Personel yükseltici platformların, seviye farkı gerektiren tüm çalışma ortamlarında geçici olarak güvenli çalışma ortamı sağlayan güvenlik ekipmanları olduğunu vurgulayan Saruhan Günaydın,

Etkinliğimizde, platform sektöründe son dönemde önemli bir yer teşkil eden, yeşil teknoloji, güvenli kullanım konuları ön planda olmasını sağlayacağız. Etkinliğe katılan ziyaretçilerimize; yeni ürünleri kullanma, deneyimleme, yeni ürün lansmanları, özel kampanyalar, yarışmalar, seminerler, eğitimler, keyif veren aktiviteleri sunacağımız gibi sosyal medya üzerinden canlı yayınlarımız olacaktı,” dedi.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Teknolojik Traktörler Bursa Tarım Fuarı’nda Sergilenmeye Devam Ediyor

Yayınlanma tarihi

-

Geliştirdiği tarım makineleri ve teknoloji odaklı çiftçilik çözümleriyle çiftçilerin her zaman yanında olan Massey Ferguson, Bursa Tarım Fuarı’nda tüm ürün gruplarından örnekler ve yeni tarım makineleriyle yer aldı.

AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has, “AGCO’nun tarım makineleri alanında dünya çapında tanınan markası Massey Ferguson, bu yıl 4-8 Ekim tarihlerinde 19’uncusu düzenlenen “Bursa Uluslararası Tarım, Tohumculuk, Fidancılık ve Süt Endüstrisi Fuarı”nda, 4 yeni ürünü tüketicisiyle buluşturdu. Massey Ferguson, tarım makinelerinin rekabetçi pazarında, ön yükleyici kombinasyonu ile sınıfının en iyisi traktörleri üretmekle tanınıyor. Ar-Ge’ye ayırdığı yıllık yaklaşık 400 milyon dolarlık bütçeyle ürün gamını, tarım sektöründeki üreticilerin gereksinimlerine uygun şekilde sürekli geliştiren Massey Ferguson, Türkiye’de sektöründe bilinirliği en yüksek markaların başında geliyor” dedi.

AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has yaptığı açıklamada, Bursa Tarım Fuarı’nda geliştirdikleri en yeni tarım makinelerinin görücüye çıktığını, fuarı gezen ziyaretçilerin ayrıca Massey Ferguson’un tüm ürün gruplarından tarım makinelerini de inceleme imkanı bulduğunu kaydetti.

Massey Ferguson’un bu yıl 175’inci yılını kutladığını vurgulayan AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has, “MF markasının bu kadar uzun süre var olması, çiftçiye sunduğu güvenilir makinelerden kaynaklanıyor. Pandemi ile önemi herkesçe kabul edilmiş olan tarım, ülkemiz için vazgeçilmez derecede hayati bir unsur. Geleceğimizin şekilleneceği, ülkenin bel kemiği, ayrıca sanayi üretimini de destekleyen bir sektör. Bunun için de yeni tanıtımı yapılan ürünlerimizi dünya ile aynı anda Türkiye’de de pazara sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

“Çiftçilerimiz için sürekli yeni teknolojiler üretiyoruz”
Traktör, biçerdöver, balya makinesi ve yem hasat gibi her alanda geliştirdikleri yeni makinelerin ve dijital hizmetlerin tümünün, çiftçiler için en iyi değeri sağlayan sade ve güvenilir bir deneyim sunduğunu vurgulayan Mete Has, şunları söyledi: “Sürekli yeni teknolojiler geliştirerek çiftçilerimizin üretimlerine ve verimliliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Tüm bu çabalarımızın karşılığını da hem tarım üreticisinin bize güveniyle, hem de uluslararası çapta kazandığımız prestijli ödüllerle alıyoruz. Dünyada gittikçe önemi daha da artacak olan tarımın çok daha verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi için bu çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.”

 

“Türkiye köprü görevi gören stratejik bir ülke”
“Rusya-Ukrayna savaşı ile gıda arzının, güvenliğinin büyük ülkeler arasında kontrol edildiği de görüldü” diyerek sözlerini sürdüren Has, “Türkiye’de burada köprü görevi gören, potansiyeli ile dünya da göz ardı edilemeyecek stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu gösterdi. Bu vesile ile bizim sektörümüzde sadece gıda değil, gıdanın üretiminde kullanılan teknolojinin tarım makinesi ve traktörlerin de üretim merkezi olarak ihracat ve ithalat potansiyeli ile dünyayı besleyen bir ülke konumunda olduğunu hepimiz görmüş olduk. Özellikle traktör ve tarım makineleri özelinde diyorum. Çünkü Avrupa ve dünya ile uyumlu teknolojik ürünleri üretebilen bir ülkeyiz. Bu sene geçen seneden başlayan, güvenlik ve emniyet yönetmeliği değişti. Çiftçilerin iş sağlığı ve güvenliği açısından uzun saatlerde yorulmadan, hata yapmadan, kaza risklerini ortadan kaldıracak şekilde çalışmasını sağlayan yönetmelik traktörlerimizde uygulanmaya başladı. Bunun beraberinde az yakan çok çekiş yapan motorlar üretiliyor. Hem güvenlik, hem motor açısından en son emisyon standartlarını sağlayan traktörlerimizle, tarım makinelerimizle dünyanın her yerinde tercih edilen makinelerimiz olacak. Bu sürece bakıldığında, Türkiye’nin ihracat ve teknoloji transferi olarak önünde büyük potansiyeller, fırsatlar bekliyor” dedi.

Pandemi sürecinde birçok ülke kapılarını kapatarak tedarikçilerini kaybettiğini belirten Mete Has, “Şu anki enerji krizi ile de üretime ara vermelerde söz konusu olduğunu biliyoruz. Burada da büyük bir fırsat görüyorum. Biz firma olarak 140 milyon dolara yakın Türkiye’den alım yapıyoruz. Türkiye’deki tedarikçilerden diğer Avrupa ve Amerika’daki fabrikalarımıza ham madde sağlıyoruz. Ondan dolayı da katlanarak büyüme potansiyeli ile ilgili hedeflerimiz var. Tarıma hizmet veren diğer paydaşlarımız da görmüş olmalı ki, Türkiye’de tarım makineleri ihracatı da her geçen gün katlanarak milyar dolarlar üzerine çıkarak büyük bir ivme yakaladı. Türkiye’nin büyümesine paralel olarak tarım makinelerinde de bir büyüme yaşanıyor. Türkiye’de gerçekten tarımın katma değeri büyüdü, bundan dolayı da çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

 

4 yeni ürününü fuar ziyaretçileriyle buluşturdu
Fuarda tüm ürün gamından 48 hp’den 405 hp’ye kadar geniş bir yelpazede traktörler, balya makineleri ve yem hasat makineleriyle yer alan Massey Ferguson, bu yıl; MF TH.7035 Teleskopik Yükleyici, MF 3.FR105 Uzman Bağ-Bahçe Traktörü, MF 8S Dyna-VT, MF 2600 GE ve FUSE Akıllı Tarım Teknolojilerini de bu yıl ilk kez Türk çiftçisiyle buluşturdu.

Bu ürünlerden “MF 3 UzmanSerisi”; 75 – 120 hp güç seviyesinde “Bağcı”, “Uzman”, “Bahçeci”, “Alçak” ve“Geniş Bahçeci” adı verilen modellerden oluşuyor. 100 hp güçteki MF TH.7035 Teleskopik Yükleyici Serisi 3,5 ton kaldırma kapasitesi ve 7 metre kaldırma yüksekliği ile öne çıkarken, ezber bozan ödüllü tasarımıyla MF 8S Dyna-VT serisi kendini kanıtlamış Dyna kademesiz şanzıman seçeneğiyle, MF 2600 GE serisi, asma ve meyve bahçelerine özel tasarımıyla dikkat çekti.

Fuarda, Massey Ferguson’un en yeni çiftçilik yönetimi çözümlerinden “FUSE Akıllı Tarım Teknolojileri” de tanıtıldı. Dijital tarım ürünleri için önde gelen bir açık platform olan FUSE, çiftçiye kaynak tüketimini azaltmayı ve verimliliği artırmayı sağlayan yazılım araçları ve uygulamalarından oluşuyor.

 

“2022’nin En İyi Ürün Tasarımı” ödülünü kazanan traktörü de fuarda
Fuarda bu yıl, “2022’nin En İyi Ürün Tasarımı” Red Dot Ödülü’nü kazanan MF 5 S serisi de yer aldı.Massey Ferguson’un MF 5S serisi; tasarım, mükemmel görüş için ince yapılı bir kaporta, üstün manevra kabiliyeti için 4 metrelik dar bir dönüş yarıçapı ve ayrıca rakipsiz çok yönlülük özellikleriyle öne çıktı.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Küresel Enerji Krizi Çimento Üretimini Zora Sokabilir

Yayınlanma tarihi

-

TÜRKÇİMENTO tarafından düzenlenen Anadolu Buluşmaları’nın İzmir durağında bir araya gelen çimento üreticileri, küresel enerji krizinin tetikleyici gücüyle artan enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda çimento üretimini zora sokabileceğine dikkat çekti.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan BATIÇİM Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Üyesi Gülant Candaş, “Çimentoda her zamankinden daha çok Ar-Ge ve inovasyona ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. BATIÇİM olarak döner fırınlarımızda yakılarak bertaraf edilen alternatif yakıtlar sayesinde karbondioksit tasarrufu sağlıyor, üretim sırasında oluşan atık ısıdan enerji üretiyoruz. Daha fazla alternatif yakıt kullanabilmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz” dedi.

TÜRKÇİMENTO tarafından gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları’nın 6. durağı olan İzmir’de düzenlenen panelde konuşan BATIÇİM Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Üyesi Gülant Candaş, küresel enerji kriziyle mücadelede Ar-Ge ve inovasyonu adres gösterdi. Gülant Candaş, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Ege Bölgesi’nin en köklü kuruluşlarından biri olan Batıçim olarak başta çimento olmak üzre faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde Ar-Ge ve inovasyona yönelik önemli adımlar atıyoruz. Çimento üzerinde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla Türkiye’ye ilkleri kazandırıyoruz. Çimentoda düşük karbon salınımına odaklanarak TS EN 197-5 standardı kapsamında Türkiye’nin ilk akredite sertifikalı CEM II/C çimentosu üretimini gerçekleştirdik ve çok düşük karbon salınımlı bu çimentoyu yapısal beton üretimlerinde kullanılmasını sağladık. Döner fırınlarımızda yakılarak bertaraf edilen alternatif yakıtlar sayesinde karbondioksit tasarrufu sağlıyor ve daha fazla alternatif yakıt kullanabilmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz. Ayrıca 2012 yılından bu yana üretim esnasında oluşan atık ısıdan enerji üretilmekte ve üretilen enerji ile elektrik tüketiminin İzmir fabrikamızda %30’u, Söke fabrikamızda %17,5’i geri kazanımla karşılanmakta böylece yaklaşık toplam 300.000 ton karbondioksit emisyonu engellenmektedir.”

 

Gülant Candaş: “Sürdürülebilirlik İlkesinin İzinden Gidiyoruz”

Sürdürülebilirlik ilkesinin izinden giderek sektörde öncü adımlar attıklarını kaydeden Gülant Candaş, “Attığımız her yeni adımda, İzmir, Ege Bölgesi ve asıl olarak da Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Doğal kaynakları bilinçli bir şekilde kullanmaya maksimum düzeyde özen gösteriyor, çevreyle dost üretim modeli ile karbon salınımının azaltılması için önemli adımlar atıyoruz. Oluşan atıkları kaynağında azaltıyor ve mümkün olan her durumda bu atıkları ülke ekonomisine tekrar kazandırıyoruz. Ege Bölgesi’nde üretilen klinkerin üretiminin %45’ine Batıçim imzası atıyoruz. Türkiye ekonomisine sağladığımız katma değer arttıkça, sorumluluklarımızın da arttığının bilincindeyiz. Bu bilinçle hem faaliyet alanlarımızda hem de sosyal sorumluluk projelerimizde, toplumun yaşam kalitesini yükselten, eğitim, kültür, sanat gibi birçok alanda değer yaratan çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi.

 

Gülant Candaş: “Bin Kişiyi Aşan İstihdam Sağlıyoruz”

Konuşmasında üretim faaliyetlerine de değinen Candaş, “1966 yılında, %100 Türk sermayesi ile kurulan grubumuz, çimento alanında İzmir’de Batıçim ve Aydın’ın Söke ilçesinde BATISÖKE olmak üzere iki entegre klinker-çimento üretim tesisinde toplam 4 milyon ton/yıl klinker ve 6 milyon ton/yıl çimento kapasitesine ulaştı. Burdur’daki çimento öğütme tesisimizle bölgenin çimento ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyoruz. Hazır beton alanındaki kuruluşumuz BATIBETON da 17 farklı lokasyondaki hazır beton tesisi ile bölgede en yüksek hazır beton kapasitesi ile faaliyetlerini sürdürüyor. BATILİMAN ile İzmir Aliağa’da 6 milyon ton elleçleme liman, BATIENERJİ ile hidroelektrik santrallerimizde elektrik enerjisi üretimi ve satışı hizmeti veriyoruz. Çimento üretimi, enerji ve liman işletmeciliği alanlarındaki faaliyetlerimizle hem Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor hem de yarattığımız bin kişiyi aşan istihdam ile iş gücünü destekliyoruz” ifadelerinde bulundu.

 

Fatih Yücelik: “Türkiye’de 1 Litre Su 1 Kilo Çimentodan Daha Pahalı”

Anadolu Buluşmalarında düzenlenen panelde çimento sektörünün zor bir yıl geçirdiğine işaret eden TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, “Endüstrimizin en önemli maliyet kalemi olan enerjide, yıllardır görmediğimiz bir kriz döneminden geçiyoruz. Döviz kurlarındaki ve enerji birim maliyetlerindeki bu yükseliş, enerji maliyetlerinin değişken maliyetler içindeki payının hala yaklaşık %85’ler düzeyinde seyretmesine neden olmaktadır. Enerji krizine rağmen, Türkiye piyasasına neredeyse dünyanın en ucuz çimentosunu sunuyoruz. Bugün 1 litre su, binlerce derecede işlenen ve sayısız işlemden geçerek üretilen 1 kilo çimentodan daha pahalıdır. Çimento sektörü önündeki dönemde önemli teknolojik değişikliklere gitmek zorundadır. Yani tüm bu zorluklara rağmen yatırım yapmak zorundayız” dedi.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr
Reklam hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish