Takip Edin

Enerji Projeleri

Türkiye’de RES ve GES kurulum maliyetleri geriledi

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’de rüzgar enerjisi santrali (RES) kurulumu maliyeti 5 yıl öncesine göre yüzde 32, güneş enerjisi santrali (GES) kurulumu maliyeti ise yüzde 50 geriledi. Rüzgar ve güneş enerjisindeki bu eğilimin gelecek yıllarda da sürmesi bekleniyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember tarafından hazırlanan analize göre, küresel ölçekte geçen yıl daha rekabetçi hale gelen güneş ve rüzgar enerjisinde maliyetler Türkiye’de de düşüş gösterdi.

Türkiye’de rüzgar enerjisi santrali kurulumu maliyeti 5 yıl öncesine göre yüzde 32, güneş enerjisi santrali kurulumu maliyeti ise yüzde 50 geriledi.

Rüzgar ve güneş enerjisindeki bu eğilimin gelecek yıllarda da devam etmesi beklenirken, dünyada kömür fiyatları büyük çapta artış gösterdi.

Türkiye’deki mevcut kömürlü termik santrallerin yüzde 45’inin (yaklaşık 9 bin megavat) ithal kömürle çalışması nedeniyle kömür fiyatlarındaki artış elektrik üretim maliyetine de yansıyor. Kömür fiyatlarındaki artışla ithal kömürle çalışan mevcut termik santraller için ortalama maliyet megavatsaat başına 73 dolara ulaştı.

Türkiye’de yeni kurulacak bir rüzgar santralinde elektrik üretim maliyeti megavatsaat başına 40,8 dolar, güneş santralinde ise megavatsaat başına 51,9 dolar olarak hesaplandı.

Böylece, karbon fiyatlandırması olmadan dahi yeni kurulacak rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinde megavatsaat başına elektrik üretim maliyetleri, mevcut ithal kömür santrallerinin elektrik üretim maliyetlerinden daha ucuz hale geldi.

Rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı yüzde 13

Türkiye’de mayıs sonu itibarıyla güneş enerjisi kurulu gücünün yüzde 91’ini lisanssız küçük ölçekli projeler oluşturdu.

Türkiye’nin son yıllarda temiz enerji dönüşümünü hızlandırmasıyla güneş ve rüzgar enerjisinin elektrik üretimindeki payı yüzde 13’e ulaştı ancak Türkiye’nin özellikle güneş enerjisindeki potansiyelini gerçekleştirebilmesi için daha fazla büyük ölçekli güneş enerjisi santralinin devreye alınmasına ihtiyaç duyuluyor.

Öte yandan, ithal kömür santrallerinin ise geçen yıl elektrik üretimindeki payı yüzde 21 olarak hesaplandı. Mevcut kömür fiyatları dikkate alındığında, ithal kömür santrallerinin yüksek kapasitede çalışmaya devam etmesi halinde kömür ithalatının bu yıl 5 milyar dolara ulaşabileceği, bunun 3 milyar dolarlık kısmının elektrik üretimi için harcanacağı tahmin ediliyor.

“Dönüşüm, karbon vergisini de azaltacak”

Ember Elektrik ve İklim Veri Analisti Ufuk Alparslan, analize ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin elektrik üretiminde ithal fosil yakıtlardan yerli alternatiflere geçmesinin çok yönlü faydaları olacağını belirterek, şunları kaydetti: “Böyle bir dönüşüm sadece ithalatımızı azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda elektrik üretiminin karbon yoğunluğunu ve dolayısıyla maruz kalacağımız potansiyel sınırda karbon vergisini de azaltacak. Yenilenebilir enerji teşviklerinin enerji dönüşümünü hızlandırdığı bir gerçek ancak şimdi Türkiye yeni bir döneme giriyor. Bu yeni dönemin kaderi, Türkiye’nin ithalat faturasını azaltma konusundaki kararlılığına da bağlı olacak.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Projeleri

Zorlu Enerji, Wren House Infrastructure LP (WH) ile Ortaklık Kurarak Global Büyüyor

Yayınlanma tarihi

-

Global ortak arayışını tamamlayan Zorlu Enerji, Wren House Infrastructure LP (WH) ile ortaklık kurarak uluslararası varlığını genişletmeyi amaçlıyor.

Zorlu Enerji, Kuwait Investment Authority (KIA)’nın doğrudan bağlı ortaklığı Wren House Infrastructure LP (WH) ile uzun soluklu iş birliğini ortaklığa dönüştürüyor. Enerji şirketinin yeni finansal kaynak oluşturma ve uzun vadeli borçlanma stratejisi kapsamında şirket; WH ve KIA ile çeşitli anlaşmalar yaparak yabancı sermayesini güçlendirmeyi ve yatırımlarını genişletmeyi amaçlıyor.

Anlaşmalar kapsamında; enerji şirketinin şu ana kadar gerçekleştirdiği ve gelecekteki elektrikli araç şarj istasyonu ve enerji verimliliği yatırımları yurtdışında kurulacak yeni şirket altında yönetilecek. ZES ve electrip markaları ile devam eden büyüme ve globalleşme sürecini desteklemek için WH, yeni şirketin çoğunluk payına (yüzde 50+1) sahip olacaktır. Zorlu Enerji’nin CEO’su Sinan Ak ve CFO’su Elif Yener yeni kurulacak şirkette de aynı görevleri üstlenecek. Şirket kurulumunu takiben, şirketin Avrupa’da büyümesini desteklemek amacı ile Yönetim Kuruluna Nicola De Sanctis Yönetim Kurulu Başkanı, Gab Barbaro ise Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak.

Ayrıca Zorlu Holding’in elinde bulunan Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ (Zorlu Enerji) hisselerinin satışı sonucunda WH, yüzde 12,34’lük pay ile azınlık hissedarı olacak.

Enerji şirketinin bilanço ve finansal pozisyonunu güçlendirmek amacı ile gerçekleştirilen anlaşmalarla, Şirketin döviz cinsinden borç riskinin azaltılması ve geri ödeme vadesinin uzatılması hedefleniyor. Bu kapsamda, kredi sözleşmesinden kalan bakiye de 2028 yılına kadar vadelendirilmiş olacak.

Şirketin finansal altyapısını güçlendirme amacıyla imzalanan anlaşmalarla ilgili Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak şu açıklamada bulundu: ”Elektrikli araç şarj istasyonu yatırımlarımıza 2018 yılında başladık. Bugün geldiğimiz noktada kendi yazılımcıları ile geliştirdiği çok dilli platforma sahip olan ve bunu ticari olarak pazarlayabilen, müşteri hizmetleri ve satış sonrası destek hizmeti sunabilen, Türkiye’de lider konumda bir şirketiz. Burada edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi yurtdışına yayma amacı ile bir yolculuğa çıktık. Doğu ve Batı Avrupa’da şirketlerimizi kurduk. Avrupa genelinde ve Amerika’da yatırım yapmaya devam edeceğiz. Bu amaçla ekiplerimizi oluşturmaya başladık. Stratejik olarak yurtdışında yeni markamız ‘electrip’, Türkiye’de ise ‘ZES’ markamız ile yolumuza devam edeceğiz. Sadece şarj istasyonu işinde değil, aynı zamanda enerji verimliliği kulvarında da büyüyen bir şirket olmak istiyoruz. Bu yolculuğa, yatırım desteği sağlayacak global ortağımız WH ile çıkmaktan son derece memnunuz. Atılan bu adımla, Türkiye’de olduğu gibi küresel arenada da sözü geçen bir şirket olmayı hedefliyoruz.”

Devamını oku

Enerji Projeleri

Enerjisa Enerji Üç Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

Yayınlanma tarihi

-

Enerjisa Enerji’nin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Sabancı Üniversitesi desteği ile yürütülen ‘SENTRUM’ ve yine şirketin Sabancı Cumhuriyet Seferberliği kapsamında uygulamaya koyduğu ‘KOZALAK’ projeleri Communitas Awards’ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinden toplam 3 ödüle layık görüldü.

İş stratejisinin temelinde sürdürülebilirlik olan Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinden biri olan Enerjisa Enerji, sosyal sorumlulukta topluma en duyarlı projelerin rekabet ettiği uluslararası Communitas Awards’ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinin Etik ve Çevresel Sorumluluk dalında toplam 3 ödüle layık görülerek Türkiye’den en çok ödül alan şirket oldu.

Enerji şirketi, UNDP ve Sabancı Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM ) sosyal sorumluluk alanında uluslararası ilgi görmeye devam ediyor. SENTRUM ile Enerjisa Enerji Communitas Awards’ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinin Etik ve Çevresel Sorumluluk dalının Lider ve Yeşil Girişim projesi olarak seçildi ve 2 ödüle layık görüldü.

Communitas Awards’ın enerji şirketini ödüllendirdiği bir diğer proje ise ‘KOZALAK’ oldu. Enerjisa Enerji’ nin Sabancı Cumhuriyet Seferberliği kapsamında hayata geçirdiği projelerden biri olan KOZALAK ise Communitas Awards’ ın ‘Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Mükemmellik’ kategorisinin Etik ve Çevresel Sorumluluk dalının Sürdürülebilirlik alanında en iyisi olarak seçildi.

Uluslararası Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği’nin (AMCP), 12 yıldır aralıksız düzenlediği Communitas Awards ödül programı Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk dünyasının küresel bazda en saygın ödül organizasyonları arasında yer alıyor.

 

“Odaklandığımız temel amaç değer ve pozitif etki oluşturmak”
Enerji şirketinin sürdürülebilirlik stratejisini çok yakın bir tarihte gözden geçirdiklerini ve daha kapsamlı ve bütüncül bir yapıya dönüştürdüklerini aktaran Enerjisa Enerji Kurumsal Yetkinlikler ve Sürdürülebilir Bölüm Başkanı Ebru Taşçıoğlu, “Sürdürülebilirlik, günden güne kendini yenileyen, bu sebeple de çok sıkı takip gerektiren bir saha. Biz de şirket olarak, Türkiye’de enerji gibi stratejik öneme sahip bir sektörde hizmet veriyor olmanın bilinciyle, stratejilerimizi sürekli gözden geçiriyoruz. Ayrıca bu sorumluluğun bilincinde, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı merkezi ve bütünsel bir bakış açısı ile değer oluşturacak bir rehber olarak görüyoruz. Bu doğrultuda odaklandığımız üç temel etki alanımız var: Gezegen için Etki, Toplum için Etki ve Etki Odaklı İş Modeli. Bu doğrultuda odaklandığımız temel amaç değer ve pozitif etki oluşturmak.

Tam bu noktada Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk dünyasının küresel bazda en saygın ödül organizasyonları arasında yer alan Communitas Awards’dan 3 ödül ile dönmüş olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşarken, hayata geçirdiğimiz SENTRUM ve KOZALAK ile etki odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ne kadar doğru yolda ilerlediğini görmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Projelerin hayata geçirilmesi esnasında gerek fikir aşamasında gerek sahada emek veren çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Enerji Projeleri

Türkiye Rusya’dan Gaz İndirimi Aldı

Yayınlanma tarihi

-

Enerji kulislerinde konuşulan bir iddiaya göre Türkiye’nin, bir süredir Rusya ile doğalgazda fiyat revizyonu konusunda yürüttüğü görüşmeler sonuçlandı ve ilke düzeyinde anlaşma sağlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Özbekistan’da yarın görüşecek. Görüşmede, öne çıkacak konu başlıklarında biri de enerji olacak.

Gazete Durum’dan İlknur Yağumli’nin haberine göre, Erdoğan’ın, Türkiye’nin Rusya’dan ithal ettiği doğalgazın fiyatında indirim talep etmesi bekleniyordu. Enerji kulislerine göre Türkiye’nin, bir süredir Rusya ile doğalgazda fiyat revizyonu konusunda yürüttüğü görüşmeler sonuçlandı ve ilke düzeyinde anlaşma sağlandı.

TürkAkım ve Mavi Akım’da, fiyat formülünün yüzde 70 TTF, yüzde 30 Brent petrole bağlanması sonrasında Rusya’dan ithal edilen gazın bin metreküp fiyatı, eski fiyatına göre birkaç kat artmıştı. Uzmanlara göre fiyat, 1000-1500 dolara yükselmişti. Bu tutarın, tarafların karşılıklı anlaşması sonucunda 600-800 avro bandına dek indirilebileceği iddia edildi.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish