Takip Edin

Sektörel Gündem

Tartışmalar sürüyor: Site aidatlarında yeni gelişme

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı düzenleme ile apartman ve site aidatlarındaki fiyat artışlarının geri çekilmeye başlandığını söyledi. Ağaoğlu, “Sonuçta aidatlar, kira bedelinin yüzde 20’sini geçmezdi. Şu anda neredeyse kiralarla yarışıyor” ifadesini kullandı.

Yayınlanma tarihi

-

Apartman ve site aidatlarındaki yüksek artışından kaynaklanan tartışmalar sürüyor. Uzmanlar bu konuda bakanlığın düzenlemesinin olumlu bir hava estirdiği görüşünde. Yüksek site aidatları konusunda bakanlık düzenlemesinden umutlu olduklarını dile getiren uzmanlar ve hukukçular, haksız yere yapılan aidat artışlarına karşı kat maliklerinin itiraz hakkı bulunduğunu belirtiyor.

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, apartman ve site aidatlarının geçmişte kira bedelinin yaklaşık yüzde 10’u ile 20’si arasında belirlendiğini söyledi.

Son yıllarda çok sayıda bağımsız bölümü olan binlerce dairelik sitelerin yönetiminin bir kısım çevrelerce rant kapısı olarak görüldüğünü dile getiren Ağaoğlu, “Hatta bazı müteahhit firmalar, kendilerine ait yönetim şirketleri kurarak, yaptıkları projelerdeki sitelere 10 yıllığına kendi sahip oldukları şirketi yönetici olarak atayabiliyorlar. O yönetimin değişmesi ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre, kat maliklerinin yüzde 80’inin onayını gerektiriyor. Bu birlikteliği sağlayabilmek neredeyse imkansız. Çünkü 500, 1000, 2000 bağımsız bölümü, kat maliki bulunan sitelerde toplantılar kırk ile altmış, yetmiş kişi arasında yapılıyor” dedi.

“Bakanlığın duyurusunun ardından sitelerde aidatlar hemen geri çekildi”

Yönetim şirketlerinin denetlenmesiyle ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında “Konut Politikaları ve Tesis Yönetimi Hizmetleri Şube Müdürlüğü” oluşturduğunu anımsatan Ağaoğlu, Bakanlığın bu düzenlemesine ilişkin duyurusunun ardından sitelerde aidatların hemen geri çekildiğini ifade etti.

Kat maliklerinin site aidatlarına yapacakları itirazlar için mahkemeye başvurmaları gerektiğini ancak dava süreci uzun sürdüğü için mağduriyet oluştuğunu anlatan Ağaoğlu, bir tesis yönetim şirketi tarafından yönetilen sitelerde artık, kat maliklerinin şikayetlerini mahkemeye değil de Bakanlığın Konut Politikaları ve Tesis Yönetimi Hizmetleri Şube Müdürlüğüne yapabileceğine dikkati çekti.

Bakanlığın yaptığı düzenleme için “Esen rüzgar yetti” ifadesini kullanan Ağaoğlu, şöyle konuştu:

“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında kurulan bu birim, mahkemeye gitmek yerine Bakanlığa şikayette bulunan kat maliklerinin başvurularını süratle inceleyecek, varsa bir usulsüzlük ve yolsuzluk, bunu tespit edecek. Kat maliklerinin kendi aralarından seçtiği yönetim değil de bir tesis yönetim şirketi tarafından yönetilen sitelerde, Bakanlığa başvurulduğu takdirde Bakanlık süratle incelemesini yapar, durumu aydınlığa kavuşturabilir. Oysa geçmişten bugüne kadar kat malikleri toplantısına katılan malik, orada gördüğü aykırılıkları, fahiş harcamaları itiraz ederek zapta geçirir, tutanağı yazdırır daha sonra da bir ay zarfında mahkemeye başvururdu.

Ne var ki mahkemelerin yargılama, inceleme, bilirkişi tahkikatı, istinaf süreci bir yıldan daha uzun bir zamana yayıldığı için dava konusu yapılan genel kurulun yenisi yapılıyor, ertesi yıl yeni genel kurul yapıldığı için dava da konusuz kalıyordu. Yani dava yoluyla uygulamada sonuç alınması mümkün gözükmüyordu. Şimdi ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yaptığı düzenleme olumlu bir rüzgar estirdi, apartman ve site yöneticileri biraz derlenip toplandılar. Bakanlık bu düzenlemeyle kat maliklerin içinden seçilen yönetimlerin değil, profesyonel şirketler tarafından yönetilen sitelerden, apartmanlardan gelecek başvuruları inceleyecek. Bu ayrıntının da bilinmesi gerekir.”

Ağaoğlu, kat maliklerine şu önerilerde bulundu:

“Kat malikleri mutlaka apartman ve site kat malikleri genel kurul toplantılarına iştirak etmeliler. Orada geçmiş yıl bütçesini incelemeli, gelecek yıl için hazırlanan tahmini harcama kalemleri de ayrıntılı olarak gözden geçirmeli, varsa itirazları bunu divan tutanağına yazdırmalıdırlar. Şayet orayı yöneten bir profesyonel tesis yönetici şirket ise Bakanlığa başvurabilir, değilse Sulh Hukuk Mahkemesine bir ay zarfında dava açabilirler.”

Ağaoğlu, sitelerde gider olarak yöneticiler, denetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı yazılmayacağını, Kat Mülkiyet Kanunu’na göre sadece yöneticinin “genel giderlerden” muaf olabileceğini, bunun dışında yöneticinin herhangi bir ücret alamayacağını da dile getirdi.

“Bina içinden yönetici bulmak çok zorlaştı”

Apartman Site Yöneticileri ve Sakinleri Derneği (ASİYED), Emlak ve Kiracı Sorunları Derneği (EMLAKDER) ve Tüketici Başvuru Merkezi’nin genel başkanlıklarını yapan avukat İbrahim Güllü de konut ve kira artışlarına paralel olarak apartman site aidatlarında da artışlar yaşandığını, neredeyse kiralarla yarışan aidatlar görüldüğünü, bazı bölgelerde asgari ücreti bulan aidatların söz konusu olduğunu söyledi.

Aidatların artması ile binalardaki kiracılar, mülk sahipleri ve yöneticiler arasında gerilim yaşanmaya başlandığını aktaran Güllü, aidatları artan kiracılar ve ev sahiplerinin yöneticilere tepki gösterdiğini, ödeme güçlüğü çeken apartman ve site sakinlerinin toplu eylem ve gösteriler ile yöneticileri protesto etmeye başladığını, zaman zaman şiddet olaylarının da yaşandığını ifade etti.

Yüksek aidatlar nedeniyle birçok kişinin artık bina ve sitelerde yönetici olmayı tercih etmediğini belirten Güllü, “İnsanlarımız sıkıntılarını yöneticiye yönlendirmekteler. Yöneticiler kat malikleri ve kiracılar ile sürekli uğraşmak zorunda kaldıklarından bina içinden yönetici bulmak çok zorlaştı. Esasen kimse komşusunu icraya vermek istemiyor. Bu nedenle sektörde profesyonel yönetim hizmetleri gelişmektedir. Kendi içinde yönetici seçmeyen ya da seçmek istemeyen binalar artık profesyonel yöneticiye yönelmektedir. Tabii ki her hizmetin bir bedeli olması gerekir. Dışarıdan yönetimin aidata etkisi olmakla birlikte iyi bir profesyonel yönetimin getirdiği avantajlar da ortadadır. Düzenli bir site ancak düzenli bir yönetim ile olabilecektir. Bu da o binanın, sitenin ya da toplu yapının hem değerini artıran hem de yaşayan sakinlerin huzurlu olmasını sağlayan bir durumdur.” şeklinde konuştu.

Avukat Güllü, haksız yere yüksek aidatla karşılaşılması durumunda ise yapılması gerekenleri şöyle anlattı:

“Artan maliyetler nedeniyle binalarda en çok şikayet, aidatların yüksekliğinden kaynaklıdır. Aidatların sürekli artış göstermesi, bir önceki aidatla 2-3 kat artışlar kaydedilmesi bina sakinlerini kara kara düşündürmektedir. Bu kadar yüksek artışları kabul etmek mümkün değil. Bu durumda yapılması gerekenler, öncelikle kat malikleri aidatların belirlendiği kat malikleri kurulu toplantısına mutlaka katılmalılar, katılamıyorlarsa temsilci göndermelidirler. Yıllık tahmini bütçeyi iyi inceleyip gereksiz ve lüks olan gider kalemlerinin bütçeden çıkartılmasını sağlamalıdırlar. Alınan kararlarda kabul etmedikleri maddeleri mutlaka tutanağa geçirtip kararda itiraz şerhini koydurmaları gerekir. Çünkü kat malikleri kuruluna katılıp da itiraz şerhi koydurmadığımız zaman mahkemeye başvurulduğunda kararları kabul ettiği, yani itiraz koymadığı için davanın reddedilmesi ihtimali yüksektir. Bu bakımdan itirazlarını belirtip, bir ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine kararın iptali için dava açmalıdırlar.”

“Usulüne uygun seçilmiş bir yönetim yoksa aidat borcu da yok”

Tüketici Konfederasyonu Hukuk Komisyonu Üyesi avukat Yunus Emre Çakıroğlu ise sitelerdeki fahiş artışların temel sebebinin, “site yönetimlerinin siteyi yönetmeyi bir kazanç aracı gibi görmeleri ve birtakım giderleri yüksek göstererek, bu miktarları site sakinlerinden talep etmeleri” olduğunu vurguladı.

Böyle bir durumla karşılaşan site sakinlerinin öncelikle site yönetiminin usulüne uygun seçilip seçilmediğini araştırması uyarısında bulunan Çakıroğlu, “Usulüne uygun seçilmiş bir yönetim yok ise aidat ödeme borçları olmadığını bilmeliler ve mahkemeye başvurarak yeni yönetim seçilene kadar geçici bir yönetim tayini talep etmeliler. Usulüne uygun bir site yönetimi var ise ve aidatlara zam yapılıyor ise bu durumda zammı tebliğ aldıktan sonra, eğer itirazları var ise itirazlarını sunmalı, fahiş artışın karşılığı olmadığı gerekçesiyle mahkemeye yine başvuruda bulunmalılar.” dedi.​​​​​​​

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

MÜHENDİSLİK SİGORTALARI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Yayınlanma tarihi

-

2000 yılından bu yana sektörüne farklı bir bakış açısı getirmiş, profesyonel kadrosu ve bilinçli yaklaşımı ile Türkiye’de lider acenteler arasına girmiş bir kuruluş olan Koçaslanlar Sigorta’nın Genel Müdürü Rasim Güngör, Mühendislik Sigortaları’nın önemi, teminatları ve güvencelerinden bahsetti.

Sigortacılık alanında tüm hizmetleri veren Koçaslanlar Sigorta, kaza branşı başta olmak üzere, Yangın Poliçeleri, Kefalet Sigortaları, Sorumluluk Poliçeleri, Mühendislik Sigortaları, Nakliyat Sigortaları, Bireysel Emeklilik, Sağlık ve Tarım Sigortaları ile kişi veya kurumların yaşam kalitelerini, onlardan gelen talepler dikkate alınarak yükseklere taşımak ve sürekliliğini sağlayacak ürün ve hizmetler sunmaktadır.

GELECEĞİ GÜVENCEYE ALIYOR

Mühendislik Sigortaları’nın işyerleri için öneminden bahseden Koçaslanlar Sigorta Genel Müdürü Rasim Güngör, “Mühendislik sigortaları, sektöre özel oluşturulmuş poliçe türleri arasında yer alan özelleştirilmiş kurumsal sigortalardır. Hayatımızın pek çok alanına etki eden ve sayısız sektörde görev alan mühendislik biçimleri, iş hayatı bağlamında pek çok risk unsuru ve maddi kayıp tehdidi içeriyor. Bu risklerden görülen zararın minimuma indirilmesi ve sermaye sahiplerinin kendisini güvenceye alması için mutlaka bir mühendislik sigortası yaptırması şarttır.” dedi. Mühendislik Sigortaları’nın işletmelerindeki makine ve elektronik cihazları ani ve beklenmedik olaylara karşı güvence altına aldığının altını çizen Güngör, “Elektrik elektronik, bilişim, yazılım, inşaat, endüstri, makine gibi mühendislik türleri, sorun yaşamaya oldukça açık sektörlerdir. Mühendisliğin aktif olarak kullanıldığı sektörlerde, geleceğin garanti altına alınması önem arz etmektedir. Yaşanabilecek kötü olayları düşünmek bile istemememize rağmen, başımıza geldiğinde neler yapacağımızı planlamamız gerekiyor. Tüm bu nedenlerden ötürü bu sektöre yatırım yapan kişiler için büyük avantajlar sunan mühendislik sigortalarını hayati önem taşımaktadır.” diye konuştu.

Mühendislik Sigortası çeşitleri hakkında konuşan Güngör, “Elektronik Cihaz Poliçesi, elektronik cihazların deneme devresinden sonra normal çalışır halde iken veya aynı işyerinde temizleme, bakım, revizyon ve yer değiştirme esnasında veya dururken, önceden bilinmeyen ani ve beklenmedik her türlü nedenlerle uğradığı zararları poliçede belirli koşullara bağlı olarak temin eden sigorta poliçesidir. Makine Kırılması Sigortaları, sigortalı makine ve tesisleri deneme devresinden sonra normal çalışır halde iken veya aynı iş yerinde temizleme, revizyon veya değiştirme esnasında veya dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten uğradığı zararları poliçede belirtilen koşullara bağlı olarak temin eden sigorta poliçesidir. İnşaat All Risk Sigortaları, inşaat öncesi, sırasında ve inşaat sonrası bakım sürecinde, sigorta konusunu teşkil eden değerlerin, poliçede belirtilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple uğrayacağı zararları temin eder. Montaj All Risk Sigortaları ise, işletmede kullanılan makinelerin montajı sırasında, poliçede belirtilen istisnalar dışında kalan, beklenmedik ve ani bir nedenle meydana gelebilecek maddi zararları kapsar.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Devamını oku

Sektörel Gündem

ALIŞAN LOJİSTİK YENİ DEPOSUNU HİZMETE SUNDU

Yayınlanma tarihi

-

2023 yılına yaptığı yatırımlar ile hızlı bir giriş yapan, lojistik sektörünün öncü firmalarından Alışan Lojistik, yeni bir deposunu daha hizmete sundu. Gebze OSB, Plastikçiler OSB ve Güzeller OSB gibi bölgenin en önemli sanayi noktalarına 15 dakika uzaklıkta konumlanan, A sınıfı özellikler ile donatılmış olan Alışan Pelitli depo, 13.750 m2 kapalı alanı ve 15.000 palet kapasitesi ile müşterilerinin kullanımına hazır.

 

Kurulduğu 1985 yılından bu yana başta uluslararası nakliye olmak üzere, depo ve antrepo hizmetleri, likit enerji taşımacılığı, entegre lojistik servis sağlayıcılığı gibi pek çok operasyon yürüten; sektörde “kontrat lojistiği” diye de ifade edilen entegre lojistik hizmetleriyle, müşteri taleplerini A’dan Z’ye kurgulayan, ihtiyaca özel lojistik çözümler geliştiren ve ağırlıklı olarak proje bazlı çalışan Alışan Lojistik, yeni deposunu açtı.

Gebze OSB, Plastikçiler OSB ve Güzeller OSB gibi bölgenin en önemli sanayi noktalarına 15 dakika uzaklıkta konumlanan Alışan Pelitli depo, 13.750 m2 kapalı alanı ve 15.000 palet kapasitesi ile dikkat çekiyor.Yeni depo tavan sprinkler sistemi, endüstriyel zemin ve raflı depolama gibi A sınıfı özellikler ile donatılarak, müşterilerinin deneyimine hazırlandı.

Alışan Lojistik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Damla Alışan, “Bugün 550 adet öz mal araç filosu ve Türkiye genelindeki 50’yi aşkın farklı lokasyondaki bin 600’den fazla çalışanı ile uluslararası nakliye, depo ve antrepo hizmetleri, likit ve enerji taşımacılığı gibi pek çok operasyonu yürüten; sektörde “kontrat lojistiği” diye de ifade edilen entegre lojistik hizmetleri ile müşterilerinin taleplerini A’dan Z’ye kurgulayan, ihtiyaca özel lojistik çözümler geliştiren 38 yıllık bir markayız. Alışan Lojistik olarak yatırımlarımızı her zaman bilgi, deneyim ve uzmanlık alanlarımızın gerektirdiği noktalara yoğunlaştırıyoruz. Söylediğimiz gibi, 2023 yılında da yeni yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Gebze Pelitli’de bulunan bu yeni depomuz Gebze OSB, Plastikçiler OSB ve Güzeller OSB gibi bölgenin en önemli sanayi noktalarına sadece 15 dakika uzaklıkta. 13.750 m2 kapalı alanı ve 15.000 palet kapasitesine sahip depomuzu müşterilerimize en iyi seviyede hizmet sunacak şekilde tasarladık” dedi.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Anadolu Isuzu’ya Kocaeli Sanayi Odası’ndan ‘Sektörel Performans’ Ödülü

Yayınlanma tarihi

-

Anadolu Isuzu Kocaeli Sanayi Odası’nın düzenlediği “15. Sektörel Performans Değerlendirme Ödülleri” kapsamında ‘Büyük Ölçekli Kuruluşlar’ kategorisinde ‘Taşıt Araçları ve Yan Sanayi Sektör Ödülü’nün sahibi oldu.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, yurt içi ve yurt dışındaki başarılarını otomotiv sektörünün öncü kuruluşlarından aldığı ödüllerle taçlandırmaya devam ediyor. Anadolu Isuzu son olarak Kocaeli Sanayi Odası’nın bu yıl 15.’sini düzenlediği “Sektörel Performans Değerlendirme Ödülleri” programı kapsamında anlamlı bir ödüle layık görüldü. Kocaeli Sanayi Odası, Anadolu Isuzu’yu ‘Büyük Ölçekli Kuruluşlar’ kategorisinde sergilediği üstün sektörel performans ile “Taşıt Araçları ve Yan Sanayi Sektör Ödülü”ne layık gördü.

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Türkiye ekonomisinin temel taşlarından olan otomotiv endüstrisi, bugün yıkıcı yeniliklerin etkili olduğu kapsamlı bir değişim süreci içerisinde. Biz Anadolu Isuzu olarak bu sürecin izleyicisi değil, Ar-Ge, tasarım ve üretim dahil tüm aşamalarında söz sahibi bir şirketiz. Sahip olduğumuz güç ve uzmanlıkla Türkiye’de geliştirip ürettiğimiz modern ve çevre dostu ticari araçları dünyanın 45 ülkesine ihraç ediyoruz. Yurt dışında olduğu gibi yurt içinde de pazar payımız her geçen yıl yükseltiyor, sergilediğimiz yüksek performans ile hedeflerimizi her geçen yıl daha da yükseltiyor. İmza attığımız başarılar sadece şirketimiz için değil sektörümüz ve ülkemizin kazanç hanesine de yazılıyor. Bu çalışmalarımızın sektörümüzün değerli kuruluşları tarafından takdir edilerek ödüllendirilmesi bizim için çok anlamlı ve önemli. Anadolu Isuzu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da faaliyetlerimizle sektörümüze öncülük etmeye, sektörümüzün büyümesine, ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişimine çok yönlü katkılarda bulunmaya devam edeceğiz.”

Anadolu Isuzu, yüksek performansı ile sektörünün öncüsü

Anadolu Isuzu, imza attığı başarıları ile bugüne kadar birçok prestijli ödülün sahibi oldu. Otomotiv Sanayii Derneği’nden (OSD) 2021 verilerine göre midibüs segmentinde 18. kez “İhracat Şampiyonu” olan Anadolu Isuzu, OSD tarafından düzenlenen ‘OSD Başarı Ödülleri’ organizasyonunda “2021 yılında ihracatını değer bazında en fazla artıran OSD üyesi” ödülünün sahibi oldu. Anadolu Isuzu’nun başarısını tescilleyen sektörel ödüller arasında 2021 yılında Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nden (OİB) aldığı “Büyük Hedeflerin Üstün Başarısı” ödülü de yer alıyor.

Anadolu Isuzu, Çayırova’daki “akıllı fabrika” özelliklerine sahip modern tesislerinde “terzi işi imalat” modeli ile ürettiği araçları müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarına göre özelleştirerek tam zamanında teslimatını gerçekleştiriyor. Şirket, tamamen elektrikli ve %100 Biogas uyumlu CNG motorlu çevreci araçlar da dahil olmak üzere otobüs ve midibüs segmentinde 12 farklı model ve toplam 47 farklı versiyonun üretimini gerçekleştiriyor.

Anadolu Isuzu Kocaeli Sanayi Odası’nın düzenlediği “15. Sektörel Performans Değerlendirme Ödülleri” kapsamında ‘Büyük Ölçekli Kuruluşlar’ kategorisinde ‘Taşıt Araçları ve Yan Sanayi Sektör Ödülü’nün sahibi oldu.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, yurt içi ve yurt dışındaki başarılarını otomotiv sektörünün öncü kuruluşlarından aldığı ödüllerle taçlandırmaya devam ediyor. Anadolu Isuzu son olarak Kocaeli Sanayi Odası’nın bu yıl 15.’sini düzenlediği “Sektörel Performans Değerlendirme Ödülleri” programı kapsamında anlamlı bir ödüle layık görüldü. Kocaeli Sanayi Odası, Anadolu Isuzu’yu ‘Büyük Ölçekli Kuruluşlar’ kategorisinde sergilediği üstün sektörel performans ile “Taşıt Araçları ve Yan Sanayi Sektör Ödülü”ne layık gördü.

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Türkiye ekonomisinin temel taşlarından olan otomotiv endüstrisi, bugün yıkıcı yeniliklerin etkili olduğu kapsamlı bir değişim süreci içerisinde. Biz Anadolu Isuzu olarak bu sürecin izleyicisi değil, Ar-Ge, tasarım ve üretim dahil tüm aşamalarında söz sahibi bir şirketiz. Sahip olduğumuz güç ve uzmanlıkla Türkiye’de geliştirip ürettiğimiz modern ve çevre dostu ticari araçları dünyanın 45 ülkesine ihraç ediyoruz. Yurt dışında olduğu gibi yurt içinde de pazar payımız her geçen yıl yükseltiyor, sergilediğimiz yüksek performans ile hedeflerimizi her geçen yıl daha da yükseltiyor. İmza attığımız başarılar sadece şirketimiz için değil sektörümüz ve ülkemizin kazanç hanesine de yazılıyor. Bu çalışmalarımızın sektörümüzün değerli kuruluşları tarafından takdir edilerek ödüllendirilmesi bizim için çok anlamlı ve önemli. Anadolu Isuzu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da faaliyetlerimizle sektörümüze öncülük etmeye, sektörümüzün büyümesine, ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişimine çok yönlü katkılarda bulunmaya devam edeceğiz.”

Anadolu Isuzu, yüksek performansı ile sektörünün öncüsü

Anadolu Isuzu, imza attığı başarıları ile bugüne kadar birçok prestijli ödülün sahibi oldu. Otomotiv Sanayii Derneği’nden (OSD) 2021 verilerine göre midibüs segmentinde 18. kez “İhracat Şampiyonu” olan Anadolu Isuzu, OSD tarafından düzenlenen ‘OSD Başarı Ödülleri’ organizasyonunda “2021 yılında ihracatını değer bazında en fazla artıran OSD üyesi” ödülünün sahibi oldu. Anadolu Isuzu’nun başarısını tescilleyen sektörel ödüller arasında 2021 yılında Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nden (OİB) aldığı “Büyük Hedeflerin Üstün Başarısı” ödülü de yer alıyor.

Anadolu Isuzu, Çayırova’daki “akıllı fabrika” özelliklerine sahip modern tesislerinde “terzi işi imalat” modeli ile ürettiği araçları müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarına göre özelleştirerek tam zamanında teslimatını gerçekleştiriyor. Şirket, tamamen elektrikli ve %100 Biogas uyumlu CNG motorlu çevreci araçlar da dahil olmak üzere otobüs ve midibüs segmentinde 12 farklı model ve toplam 47 farklı versiyonun üretimini gerçekleştiriyor.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish