Takip Edin

Haber

“Savunmadaki başarıyı sivil alana gençlerimiz taşıyacak”

TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli bir atılım gerçekleştirdiğini belirterek, “Savunma sanayisinde ülkemiz önemli bir atılım başardı ama tüm diğer sivil alanlarda da bunu başarması gerekiyor. Onları da genç kardeşlerimiz başaracak” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST’in dünyanın en büyük teknoloji etkinliği haline geldiğini söyledi. Bayraktar, “Savunma sanayisinde ülkemiz önemli bir atılım başardı ama tüm diğer sivil alanlarda da bunu başarması gerekiyor, onları da genç kardeşlerimiz başaracak” dedi.

TEKNOFEST’i kurgularken “Acaba teknolojinin festivali olur mu?” diye düşündüklerini ifade eden Bayraktar, “Acaba sorusu yüzyıllardır geçerli. Medeniyetimizin bilim ve teknolojiyle olan bağı koptuğundan beri böyleydi ve hep ‘Acaba başarır mıyız? Sadece Avrupa yapar, Batı yapar’ düşüncesiyle büyüdük.

TEKNOFEST’i de ilk kurguladığımızda ‘Acaba milletimiz teveccüh eder mi?’ soru işareti vardı. TEKNOFEST, Tuz Gölü’nün ortasında, neredeyse hiçliğin ortasında diyebileceğimiz yerde nasıl roketler fırlıyorsa, gençler hayallerimizi yeşertiyorsa, umutlarımızı çoğaltıyorsa aynen o şekilde ilk yılıyla başladı ve büyük bir volkan patlaması gibi bugünlere geldi” dedi.

TEKNOFEST’in ilk yıl 500 bin ziyaretçi ağırladığını, 2023’te rekorlar kırarak dünyanın açık ara en büyük teknoloji etkinliği olduğunu vurgulayan Bayraktar, teknoloji yarışmalarına 1 milyondan fazla öğrencinin başvurduğunu söyledi. Bayraktar, TEKNOFEST’e en yakın benzer yarışma etkinliğinin 20’de, 30’da biri olduğuna işaret ederek, “Bu anlamda TEKNOFEST adeta bir volkan patlaması gibi büyüyen, çığ gibi büyüyen ve her geldiğinde bizleri coşkuyla dolduran bir mevsim.

Bizler için bir tutku haline dönüştü. 7’nci TEKNOFEST’i düzenliyoruz. Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılında 3 büyük TEKNOFEST düzenlemeye karar vermiştik. İlki İstanbul’da gerçekleşti, ikincisini de 30 Ağustos’ta Ankara’da kutlayacağız. Üçüncüsü de İzmir’de olacak ve TEKNOFEST coşkusuyla devam edecek” ifadesini kullandı.

Reklam

“Kardeşlerimiz başaracak”

“100 yıl sonra TEKNOFEST gençliğinin ortaya nasıl bir resim çıkaracağına” ilişkin soruya Bayraktar, şu yanıtı verdi: “Bugünleri hayal etmemiz nasıl zor olduysa onu şimdiden hayal etmek çok zor. Biz aslında bir kıvılcım yaktık ama bu kıvılcım milletimizin duasıyla, inancıyla, iyi niyetiyle tutuştu, öğrencilerimizin gayretiyle bugünlere geldi.

Daha yürüyecek çok yolumuz var. Evet, savunma sanayisinde ülkemiz önemli bir atılım başardı, bütün dünyada adından söz edilen milli ve özgün eserler geliştirdi. İnsansız hava araçlarımız öyle, milli akıllı mühimmatlarımız aynı şekilde. Bu eserleri tasarlayıp, geliştirip, üretmeyi başardı ama tüm diğer sivil alanlarda da bunu başarması gerekiyor. Onları da genç kardeşlerimiz başaracak.”

“Kızılelma 2024 yılında üretim için hazır olacak”

Gündeminde bulunan projelere ilişkin de bilgi veren Selçuk Bayraktar, Bayraktar TB3’ün ilk uçuşu için gün saydığını söyledi. Bayraktar, “TB3, dünyada kısa pistli gemilere konuşlu ilk silahlı insansız hava aracı olacak. Biz projeyi duyurduktan hemen kısa süre sonra Amerika Birleşik Devletleri’nden ve İsrail’den benzer alanda çalışan kurumlardan ‘İlk biz olacağız’ diye açıklamalar geldi.

Reklam

Yarış halen daha devam ediyor. Tabii ilk uçuşla bitmiyor, ondan sonra gemiye, TCG ANADOLU’ya inipkalkması gerekiyor. O yüzden Bayraktar TB3’ü azami gayretle ilk uçuşa ve sonraki aşamalarına hazırlıyoruz. Bayraktar KIZILELMA’nın da geliştirme faaliyetleri devam ediyor. İnşallah 2024’te üretime hazır hale gelmiş olacak ve üretime başlayacağız.” dedi. Selçuk Bayraktar, Baykar’ın gündemindeki seyir füzelerine ilişkin geliştirme faaliyetlerinin de sürdüğünü kaydetti.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Metin Şendil Yazdı: ARA ELEMAN MI ARANAN ELEMAN MI?

Yayınlanma tarihi

-

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler.

 Meslek liseleri yeterli olmayınca aranan eleman konusu tam bir sarmala dönmüş durumda. Parametreleri ile konuyu etüt ettiğimizde konunun hem çok basit hem de çok grift olduğunu görüyoruz. Aslında bu gri alanı düzeltmek elimizde. Sektörler ara eleman konusunda bunalmış durumda.

Sanayi odaklı büyümesini sürdüren ülkemizin en önemli sorunlarından birini ara eleman oluşturuyor. Ara eleman mı aranan eleman mı derken, sektörler çaresizce eleman sıkıntısı ile karşı karşıya kalmış durumdalar.

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler. Sanayici de dertli, üretici de, iş bulamayan da. Peki hatayı nerede yapıyoruz? Yapılması gerekenler neler?

MAKİNE OPERATÖRLERİ, SIVACILAR, KAYNAKÇILAR YOK…!

Reklam

Sektörlerde ara eleman olmayınca ana elaman da olmuyor. Aranan eleman konusunda hepimiz dertliyiz aslında. Ve geldiğimiz noktada ilerleme de yok gibi… Sanayiciler makine operatörü ve kaynakçı, müteahhitler sıvacı ve boyacı, turizmciler garson, terziler ve marangozlar çırak bulamıyor. Yeni neslin ücret ve çalışma saatleri nedeniyle yanaşmadığı bu meslekler, üretimi tehdit eder hale geldi. İşverenler ise nitelikli eleman bulunamadığından düşük kapasiteyle çalıştıklarını söylüyorlar.

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ

Meslek liselerinin yetersizliği ülkece hepimizin en temel sorunu haline gelmiş durumda. Türkiye’de bir yandan yaklaşık 3 milyon kişi işsizken, diğer yandan nitelikli personel ve ara eleman bulunamaması üretimi tehdit eder hale geldi. Gençlerin gerek maaşları gerek çalışma saatleri nedeniyle tercih etmediği birçok iş kolunda, şirketler yana yakıla nitelikli eleman arıyor ama bulamıyor. Bu durum imalat sanayiinden inşaat ve turizme, terzilikten marangozluğa hatta marketlerin kasap, şarküteri, manav gibi uzmanlık isteyen bölümlerine kadar hemen her alanda yaşanıyor. Sektör temsilcileri bu durumu “Ne fabrikada ne de tarlada çalışacak kişi buluyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

 

 

Reklam

 

 

Devamını oku

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan