Takip Edin

Haber

SAVUNMA SANAYİ MARKALARIMIZ DAMGASINI VURACAK

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin ikinci yüzyılında en stratejik alanlardan birisi savunma sanayii, en önemli projelerinden birisi de yerli ve milli ALTAY tankı olacak.

2023'e damga vuracak! Türkiye gövde gösterisine hazırlanıyor Milli Savunma  Milli Sanayi Baykar

Türkiye’nin tankla ilk tanışması 1928 yılında Fransa’dan satın alınan Renault FT-17 ile oldu. Birkaç yıl sonra Sovyetler Birliği’nden alman tanklarda envantere girince 1934 yılında ilk muharip tank birliği Lüleburgaz’da kuruldu Ardından yabancı ülkelerden satın almalar daha da hızlandı. ABD’den İngiltere ve Fransa’ya kadar tank alımları devam etti. Ancak verilen tank ve malzemelerin önemli bölümü kullanılmış, harp görmüş malzemelerdi.

GÖZ BEBEĞİ ASELSAN DEVREDE

İhracatta başı çeken 14 Türk savunma sanayii şirketi

ASELSAN, ALTAY Seri Üretim Projesi kapsamında üretilecek tanklara; Atış Kontrol Sistemi, ElektrikliTopve KuleTakat Sistemi, Komuta Kontrol Muhabere ve Bilgi Sistemi, Sürücü Görüş Sistemi. Lazer Uyarı Sistemi, Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, Muharebe Sahası Tanıma ve Tanıtma Sistemi, Yakın Mesafe Gözetleme Sistemi, AKKOR Aktif Koruma Sistemi ve gömülü eğitim simülatörü ile bu ürünlere yönelik kullanıcı/bakım eğitimlerinin verilmesine yönelik araçlar sağlıyor.

SİZ BU TANKLARI KULLANAMAZSINIZ

Reklam

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker’in şu sözleri aslında Türkiye’nin tank serüvenini ve milli tank yolculuğunu ateşleyen motivasyonu oldu: “Almanya’da görevliyken Leopar II tanklarını almaya karar verildi. Yine ABD ambargosu var o zamanlar. Ambargo dediğiniz zaman sadece 1974 sonrası falan değil, her zaman var başımızda. Leopar II istedik ve içimde hâlâ bir yaradır; karşımızdaki Alman, “Siz Leopar Il’yi kullanabilecek teknik güce sahip bir ülke değilsiniz ki” dedi. Bilahare yeniden Leopar I’lerin imalatına döndüler. Seri imalat olarak bize de 70 küsur tane sattılar…”

YAZILIMLARI DA MİLLİ

Yerli motor "Yeni ALTAY Tankı"nı yürütmeye hazırlanıyor - Dünya Gazetesi

ASELSAN, dünya üzerinde bir tankı donatabilecek tüm elektronikleri bünyesinde üretebilen tek fiıma konumuna geldi. Tüm ürünlerin mekanik, elektronik, optik ve yazılımları ASELSAN’ın geliştirmesi sayesinde tüm birînler arasındaki haberleşme en etkin şekilde sağlanıyor, ûmeğin Tank Lazer Uyan Sistemi tarafından algılanan bir tehdidin bilşsi aynı anda Atış Kontrol Sistemi, Uzaktan Komutalı Siah Sistemi. Komuta Kontrol Sistemi, Aktif Korama Sistemine iletilebiliyor. Bu sayede kullana ana silah veya uzaktan komutalı silahını teh«ft doğrultusuna yönlendirip tedbir alabiliyor. Kullana, aynı zamanda bu bilgiyi Komuta Kontrol Sistemi araabğıyla diğer destek unsurlarına da iletebiliyor. ASELSAN’ın yazılımları geliştirmesi sayesinde kullanıcıdan gelecek ilave talepler kolaylıkla alt sistemlere uygulanabiliyor.

SADECE İKİ ÜLKEDE VAR

Bunlar, tanka yaklaşan anti taıık roket veya füzeyi tespit ve takip görevini yürüten radar, tespit ve takip bilgilerini tüm sistemi yöneten merkezi yönetim bilgisayarı, imha noktasına karşı tedbir mühimmatını çok yüksek hızla yönlendiren mühimmat atıcısı ve üzerinde yüksek hassasiyette çalışan radar bulunan fiziksel imha mühimmatı gibi ana bileşenlerden oluşuyor. AKKOR Sisteminin geliştirme çalışmalarında binden fazla atış gerçekleştirildi. Bunun sonucunda sistem, yüksek başarım seviyesine getirildi. Son yirmi sene içinde onlarca firma ve ülke Aktif Koruma Sistemini geliştirme çalışmaları başlatırken, Türkiye’nin dışında sadece iki ülke envantere girebilecek bir sistem geliştirdi.

Reklam

Altay tankı: Defense News, Türkiye'nin motor üretimi için Güney Kore ile  anlaştığını iddia etti - BBC News Türkçe

TSK’NIN GÜCÜNE’ GUC KATACAK

Seri üretimden çıkan tankların teslim edilmesiyle ikinci yüzyılımızda Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne güç katacak. Soğuk Savaş doktriniyle üretilmiş hantal tankların yerini hareketve vuruş kabiliyeti yüksek aktifpasif koruma sistemleriyle donatılmış modern bir tanka kavuşacak. Ayrıca daha şimdiden talipleri olan ALTAY’lar Türk savunma sanayinin önemli ihracat kalemlerinden birisine dönüşecek.

ROKETSAN ZIRHLAYACAK

ALTAY’ınreaktifvekompozit zırh sistemleri Roketsan imzasını taşıyor. Roketsan’ın zırh sistemleri konusunda uzun yıllara dayanan bir teoiibesi bulunurken dünyada bu alandaki rakiplerine göre en büyük avantajı, zırhlı aradara karsı füze sistemleri geliştirirken aynı zamanda zıriı sistemleri de geliştirebilmesinden geliyor. Bu sayede hızlı ve etkin çözümler oluşturabilen firma ayn zamanda inovasyona verdiği önemle de ALTAY projesi için yüksek teknolojili malzemelerle daha etkili ve daha hafif zırh sistemleri gefistiımeyi basardı.

PLATFORMDA EĞİTİLECEK

Reklam

Ayrıca ASELSAN’ın geliştirdiği sistemlerde Gömülü Eğitim Yeteneği de yer alıyor. Gömülü eğitim; gerçek sistem üzerinde sistem birimleri kullanılarak alınan eğitimi ifade ediyor. Bu sayede gerçek sistem kullanıcısı, tankın operasyonel olarak kullanılmadığı zamanlarda farklı senaryolar işleterek yetkinliklerini geliştirebiliyor. Gömülü eğitim yeteneği ile milli muharebe tankımız ALTAY’da görev yapan personel, kullandığı platformda eğitilecek.

AKKOR AKTİF KORUMA SİSTEMİ

ALTAY Tankının en ayırt edici özelliklerinden biri, beka kabiliyetini cok önemli seviyede arttıran AKKOR Aktif Korama Sistemine sahip olması, üstelik AKKOR, bu yeteneği, düşük ağırlık maliyetiyle sağlıyor. Bu sayede tankın mobilitesini de maksimize ediliyor. Beka kabiliyetinin en üst seviyeye çıkarmanın yanında tankların durumsal farkındalık yeteneğinde de önemli kazanımlar sağlanıyor. Tehdidi tespit sonrasında bir saniyenin altında sürede etkisiz hale getiren AKKOR Sistemi, dört bileşenden oluşuyor.

SENARYOLARA GORE GUNCELLENECEK

BALTAY Tankı Zırh Sistemi, Roketsan mühendislerince güncel tehditlere karşı geliştirilmiş yeni nesil hibrit bir zırh sistemi olarak öne çıkıyor. Sistem içeriğinde bulunan ileri teknoloji zırh malzemeleri ve gelişmiş alt sistemler sayesinde yüksek seviyede koruma, minimum ağırlık ve hacim ile sağlanıyor. Zırh Sistemi, minimize edilmiş kenar köşe etkileri ve optimize edilmiş yerleşim sayesinde mürettebat bölmesi ve kritik altı sistemler için yüksek başarımda koruma sağlarken, aynı zamanda rakiplerine göre arttırılmış çoklu vuruş dayammına da sahip. Sistemin sahip olduğu açık mimari, yeni gelişebilecek tehdit senaryolarına göre giincellenme olanağma da imkân tanıyor. Türkiye ikinci yüzyıla dev projelerle giriyor. Cumhuriyetin 100 yılını geride bırakan ve ‘Türkiye yüzyılı’ sloganıyla ikinci yüzyıla güçlü adımlarla yelken açan Türkiye, savunma sanayiinde kısa sürede adeta asırlık mesafe kat etti. Türkiye’nin 2. yüzyılına girdiğimiz dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve güvenlik güderi yerli ve milli imkânlarla geliştirilen piyade tüfeğiyle daha da güçlendi.

Reklam

GÜVENİLİR PRATİK

Altay tankı 23 Nisan'da teslim edilecek - Son Dakika Haberleri

Türk mühendis ve isçileri tarafından tasarlanıp üretilen ve “G-3 gibi etkili, kalaşnikof gibi güvenilir, M-16 gibi pratik” olarak tanımlanan Milli Piyade Tüfeği MPT-76’nın seri üretimine 2016 yılında M KEK Kırıkkale Silah Fabrikası’nda başlandı. İlk ağırlığı4,2 kilogram olan silahın ağırlığı yapılan çalışmalarla 3 kilo750grama kadar indirildi. Silahın etkili menzili 600 metre, dakikadaki atım sayısı 700 mermi ve merminin ilk hızı saniyede800 metre. Teleskopikdipciğe sahip silahın, namlu boyu 406 milimetre. 12 kademeli ayarlanabilir dipçik tam acık konumdayken silah bin milimetre uzunluğa çıkabiliyor. Çatal ayağı aynı zamanda el tutamağı vazifesi de görüyor. Üzerindeki pikatini raya, gece görüş dürbünü gibi her türlü cihaz takılabiliyor. Silahın kendisi 200 parçadan meydana gelirken, aksesuarları ile 413 parçadan oluşuyor.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Türksat 6A uydusu haziranda fırlatılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 6A uydusunun Haziran 2024’te Uzay’a fırlatılmasının planlandığını bildirdi.

Yayınlanma tarihi

-

Uraloğlu, Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin (TUSAŞ), Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesinde bulunan Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ni ziyaret etti.

Bakan Uraloğlu, buradaki konuşmasında, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında dünyada söz sahibi olmak için, “uzayda iz sahibi olma” hususunda, çalışmalara kararlılıklara devam ettiklerini söyledi.

Uraloğlu, Türkiye’nin Türksat 1B ile başlayan uydu yayıncılığı serüvenini ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A ile taçlandıracaklarını dile getirerek, Bakanlık ile TÜBİTAK ve Türksat arasında imzalanan protokolle Türksat 6A’nın projesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 15 Aralık 2014’de imzalandığını anımsattı.

’11 ülkeden biri olacağız’

Türksat 6A haberleşme uydusunun Türkiye’yi dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen ilk 11 ülkeden birisi haline getireceğine işaret eden Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

Reklam

“Türksat 6A tamamlandığında, 42 doğu boylamında hizmet verecek. 35 bin 786 kilometre uzaklıkta, yer merkezli bir yörüngede yer alacak. 7,5 kilovat güce sahip olacak yerli ve milli haberleşme uydumuz, 20 aktarıcıya sahip olacak. Türksat 6A uydumuz Ku Bantta hizmet verecek ve daha önceki Türksat uydularıyla kapsanamayan Güney-Doğu Asya gibi yeni coğrafyada da hizmet sunacak.”

Uraloğlu, uydunun görev süresinin 15 yıl olacağını belirterek, uçuş bilgisayarı, güç dağıtım birimi, elektrikli itki motoru, yakıt tankı, güç işleme ve kontrol birimi gibi kritik bileşenlerin yerli imkanlarla üretilmesi, yüksek yerlilik oranıyla uydu ve uzay sektöründe dışa bağımlılığı azaltacağını söyledi.

Türksat 6A’da tamamlanan çalışmalar

Türksat 6A uydusunun montaj, entegrasyon ve testlerinin, Türksat, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve TUSAŞ işbirliğiyle devam ettiğini anlatan Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Şu anda ‘Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli’, ‘Mühendislik Modeli’ ve ‘Uçuş Modeli’ olmak üzere 3 ayrı model üretimi planlanan Türksat 6A uydu projesinde, Isıl Yapısal ve Mühendislik Modelleri’nin üretim, entegrasyon, testleri tamamlanmıştır. ‘Mühendislik Modeli’ entegrasyon faaliyetleri tamamlanmış olup, sistem seviyesi, ilk fonksiyonel testleri, termal vakum testi, titreşim testi ve akustik testi ile elektromanyetik uyumluluk testleri bitmiştir.”

Reklam

Uraloğlu, son test aşaması olan sistem seviyesi kompakt alan anten testi (CATR) hazırlıklarına başlandığını ifade ederek, anten ve güneş panellerinin açılma testlerinin ekimde, fırlatıcı uyum ve piro testleri ile son hizalama testlerinin de kasımda başlayacağını bildirdi.

CATR, kompakt alan anten testi sonrası güneş panelleri entegrasyonu ve kütle özellikleri ölçümünün Şubat 2024’te gerçekleştirileceğini belirten Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Tüm bu testlerin tamamlanmasıyla uydumuz, fırlatma sahasına sevk için hazır hale gelecek. Bugünkü ziyaretimizde bizim bütün çözüm ortaklarımızla beraber yaptığımız değerlendirmelerde Türksat 6A uydumuzun mart ayı içinde yerde teslimini planlıyoruz. Sonrasında bu uydunun fırlatılmak üzere Space X firmasıyla yapılan anlaşma gereği fırlatma alanına gönderilerek muhtemelen haziran ayı içinde gerekli fırlatma işlemlerini yapmayı planlıyoruz. Bulunduğumuz alan gerçekten Türk mühendisliğinin uzay sanayisinde ne seviyeye geldiğini gösteren önemli yapılardan bir tanesidir. Gerçekten burada bir emek, gayret var. Biz de onu gururla, takdirle yerinde görmüş olduk.”

Uraloğlu, projede emeği geçen herkese Türk milleti adına teşekkür ederek, başarılarının daim olmasını diledi.

Reklam
Devamını oku

Haber

Opel’den ‘türünün tek örneği’ Rocks e-Xtreme!

Opel’in elektrikli modeli Rocks, yakın dönemde düzenlenen “Design Hack” yarışmasının birincisi ve türünün tek örneği olarak, Opel Rocks e-Xtreme adıyla üretildi.

Yayınlanma tarihi

-

Opel’in, “kentsel ulaşımda elektrikli mobilite çözümleri” temasıyla düzenlediği yarışmada Lukas Wenzhöfer’in konsepti birinci olmuştu. Model, Rocks e-Xtreme adıyla üretilerek proje hayata geçirildi.

Opel Design Hack jürisi tarafından değerlendirmeye alınan tasarımlar arasında en öne çıkan model, markanın “Sen Tasarla, Biz Üretelim” vaadi kapsamında gerçeğe dönüştü. Opel Rocks Elektrik’in seri üretim versiyonu, sıra dışı tasarımıyla yenilikçi ulaşımı temsil ediyor. Ancak her şeyden önce Rocks Elektrik, kullanıcısına Avrupa’da 15 yaşından itibaren iki kişi için emisyonsuz sürüş keyfi sunuyor.

‘Yeni bir etkileşim yolu’

Endüstriyel tasarım öğrencisi Lukas Wenzhöfer’in bu tasarımı yaparken hayal gücünün sınırlarını zorladığı noktalar sebebiyle aracın adına “Extreme” eklendi.

Opel/Vauxhall Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Rebecca Reinermann, Opel Design Hack ile yeni bir etkileşim ve iletişim yoluna girdiklerini belirterek, Opel’in, bu proje için endüstrinin genelde kapalı olan kapılarını açtığını bildirdi.

Reklam

Reinermann, şunları kaydetti: “Marka, alışılmışın dışına çıkarak, samimi ve şeffaf bir şekilde Opel tutkunlarının bir konsept otomobilin üretiminde yer alarak söz sahibi olmasına izin verdi. Ortaya, Rocks Elektrik ürünümüzün benzersiz, havalı bir versiyonu olan Rocks e-Xtreme çıktı. Bir tasarım yarışmasında ortaya çıkan bu modelin ‘perde arkası’ herkes tarafından yakından takip edildi. Çok başarılı bir işbirliği gerçekleştirdik.”

Arazi becerileri ön planda

Yarışmayı kazanarak hayalindeki aracın üretilmesine şahit olan endüstriyel tasarım öğrencisi Lukas Wenzhöfer ise arazi becerileri sayesinde herhangi bir hedefe kolaylıkla ulaşabilen konsept modelin özünde özgürlük temasını barındırdığını anlattı.

Wenzhöfer, “Rocks e-Xtreme’in sportif ve sıra dışı yapısı, elektrikli ulaşımın bir mobilite çözümünden çok daha fazlasını kullanıcısına vaat ettiğini gösteriyor.” açıklamasında bulundu.

Maceracı karakter

Reklam

Opel Rocks e-Xtreme’in yolda güven veren bir duruş için çıkıntılı tekerlekleri, önde çift salıncaklı süspansiyonları ve parlak sarı rengiyle dikkat çeken takla kafesi bulunuyor. Tüm bu tasarım ayrıntılarıyla konsept modelin maceracı karakterine vurgu yapılıyor.

Araçta Opel Vizör de yeniden yorumlanıyor; LED ön farlar ve turkuaz vurgulu Opel logosu konsept modelde yerini alırken, ağırlığı düşük tutmak ve elektromotorun performansını desteklemek için Opel Vizör ve çamurluklar 3 boyutlu baskı kullanılarak üretildi. Bir diğer önemli unsur ise karbon arka spoyler oldu.

Rocks e-Xtreme, konsept otomobil üretme süreciyle üretildi. Opel Konsept Atölyesi’ndeki uzmanlar, tasarımı adım adım hayata geçirdi. Böylece ilk ve türünün tek örneği olan Opel Rocks e-Xtreme gerçek oldu..

Devamını oku

Haber

Toyota, yeni nesil tam elektrikli araçlarını 2026’da satışa sunmayı planlıyor

Toyota, yeni nesil tam elektrikli araçlarını ilk olarak 2026’da satışa sunmayı planlıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Toyota, yeni nesil elektrikli araçların üretimine 2026’dan itibaren başlamaya hazırlanıyor.

Yayınlanma tarihi

-

Toyota, yeni nesil tam elektrikli araçlarını ilk olarak 2026’da satışa sunmayı planlıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Toyota, yeni nesil elektrikli araçların üretimine 2026’dan itibaren başlamaya hazırlanıyor.

Yeni nesil elektrikli araçlarıyla ileri sürüş deneyimi sunan otomobiller geliştiren Toyota, müşterilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini aşacak yeni batarya çalışmaları da gerçekleştiriyor.

Toyota özel olarak elektrikli araç üretecek

“Otomobillerin Geleceğini Değiştirelim” temalı bir çalıştayda gelişmiş batarya yol haritasını açıklayan şirket, yeni nesil elektrikli araçlarla çığır açmaya hazırlanıyor. Yeni batarya teknolojisi planlarını gösteren Toyota, özel olarak elektrikli araç üretecek fabrikasıyla da fark yaratacak.

Toyota’nın planlamasına göre yeni nesil tam elektrikli araç ilk olarak 2026’da satışa sunulacak. Bununla birlikte 2030’da satılacak 3,5 milyon Toyota tam elektrikli aracın 1,7 milyonunu bu yeni nesil elektrikli modeller temsil edecek.

Reklam

Toyota, içten yanmalı motorlarda ihtiyaç duyulan farklı teknolojiler gibi tam elektriklilerde de ihtiyaca ve beklentilere göre bataryalar geliştiriyor. Bu kapsamda 4 yeni nesil batarya tanıtan Toyota, likit ve katı elektrolitlerle batarya teknolojisinde de öncü rol oynayacak.

Yeni nesil elektrikli araçlarda 2026’da kullanılması planlanan performans lityum-iyon bataryalar, mevcut bZ4X modelindeki bataryalara göre yüzde 20 daha düşük maliyetle üretilebilecek. Bununla birlikte hızlı şarj süresi 20 dakika veya daha kısa olacak. Bu bataryalar 800 kilometreden daha fazla menzil sunacak.

Elektrikli araçların daha ulaşılabilir olarak yaygınlaşmasını hedefleyen Lityum Demir Fosfat bataryalar, mevcut bZ4X modelindeki bataryalara göre yüzde 40 daha az maliyete ve yüzde 20 daha fazla menzile sahip olacak. 30 dakikadan daha kısa sürede şarj edilebilecek bataryaların, 2026-2027 yıllarında üretilmesi planlanıyor.

Toyota ayrıca bipolar mimariyi lityum-iyon batarya kimyasıyla bir araya getirerek yüksek performanslı batarya da geliştiriyor. Araçlarda sunacağı daha iyi aerodinami ve daha düşük ağırlık sayesinde 1000 kilometreden daha fazla menzil sunulabilecek. Performans bataryalarına göre yüzde 10 daha düşük maliyete sahip olacak yüksek performanslı bataryalar, 20 dakikadan daha kısa sürede şarj olabilecek ve 2027-2028 yıllarında kullanılmaya başlanacak.

Elektrikli araçlarda büyük bir potansiyeli olduğu düşünülen katı-hal bataryalar için de çalışmalar yapan Toyota, hızlı şarja uygun, uzun ömürlü ve daha kompakt ürünler geliştiriyor. 2027-2028 yıllarında ticari olarak kullanıma hazır olması planlanan katı-hal bataryalar, ilk gelişim fazında 1000 kilometreden fazla; ikinci gelişim fazında 1200 kilometreden daha fazla menzil sunacak. Bununla birlikte 10 dakikadan daha kısa sürede şarj edilebilecek.

Reklam
Devamını oku
Reklam hba.com.tr
Reklam hba.com.tr
Bumerang - Yazarkafe

Trend olan