Takip Edin

Haber

‘Okullu’ olmak istemeyen Z Kuşağı için ‘alaylı’ dönemi

Z Kuşağı’nın “Teknoloji sektöründe çalışmak için üniversiteye gitmeme gerek yok” görüşü, küresel bir sorun haline döndü. Genç çalışan bulmakta zorlanan teknoloji devleri, çareyi 3.5 yıla varan staj programları başlatmakta buldu. Yine de bazı şirketler, lisans eğiminde ısrarlı: “Bitirmesen de bir üniversiteye kaydol.”

Yayınlanma tarihi

-

Emre ERGÜL

Pandemi sonrası dünyadaki birçok sektör, Z Kuşağı’na göre yenileniyor. Bunların başında da teknoloji sektörü geliyor. Çünkü Z Kuşağı’na göre, bu sektörde çalışmak ya da iyi bir yazılımcı olabilmek için “üniversiteye gitmeye gerek yok. Bu, sadece vakit kaybı.”

Türkiye’de de gençler arasında bir süredir dillenen bu görüş, küresel bir soruna dönmüş olacak ki, İngiliz BBC Televizyonu geniş bir Z Kuşağı dosyası hazırladı. “Teknoloji çalışanı olmak için üniversite diploması şart mı?” diye soran BBC, gençlerin haklı olup olmadıklarını tartışmaya açtı. Travis Williams böyle düşünen bir İngiliz genci… “Üniversitenin tek yol olduğunu söyleyen birçok insan vardı etrafımda” diyen Williams, BBC röportajında şunları söylüyor: “Ancak benim kendi öğrenme stilim var.

Teknolojiyle çalışmak, daha iyi anlamamı sağlıyor.” Teknoloji devleri de Williams gibi düşünenler için yeni bir dönemi başlatmış durumda: Artık “okullu” olmak istemeyen gençlere “alaylı” olma fırsatı veriliyor. Örneğin Williams, Virgin O2 şirketinin İngiltere genelindeki ofislerinde görev alan 740 bin 400 stajyerden biri. Bir üniversiteye girdikten kısa süre sonra Virgin O2’ye giren Williams, 1.5 yıldır şirketi “siber saldırılara karşı koruyor.” Williams’a göre, o da çalıştığı şirket de mutlu.

Çünkü yöneticileri de kendisinden “tüm cevapları bilmesini değil, mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye ilgili ve istekli olmasını istiyor.” Havacılık ve savunma sanayi şirketi BAE Systems de bin 400 gence 3.5 yıl süren bir stajyerlik programı sunuyor. 2019’dan bu yana şirkete ait bir denizaltı üretim merkezinde “stajyerlik yapan” Hollie Keenan “Üniversiteye gitmeyi hiç düşünmedim” diyor.

Reklam

BBC, dünyanın en büyük bilişim şirketlerinden biri olan IBM’in de “daha çeşitli bir işgücünü işe almak için diploması olmayan kişileri işe almaya başladığı”na dikkat çekti. Şirketin insan kaynakları programlarını yöneten Jenny Taylor’a göre, “her yerde parlak insanlar var, ancak fırsat herkes için aynı değil.” BBC’nin görüş aldığı bir diğer üst yönetici de Harvey Nash adlı teknoloji firmasından Robin MacDonald: “Sistem değişecek. Birinin işi yapması için diplomaya ihtiyacı yok.

Biz insanları aylar içinde eğitebiliriz.” Dijital pazarlama ajansı Fifty.io’nun teknoloji müdürü Vesko Trakiyski de “diplomasız gençler”e önem verenlerden… Çünkü kendisi de 15 yaşında okulu bırakıp kendi kendine kodlamayı öğrenmiş. O da iddialı konuşuyor: “Teknoloji, iş bulmak ve kariyer sahibi olmak için gerçekten bir üniversite derecesine ihtiyacınız olmayan sektörlerden biri.” Bazı şirketler yine de stajyerlik programı için lisans eğitimini şart koşuyor. Gençlerden bitirmeseler de bir üniversiteye girmelerini istiyorlar.

Ocak ayından bu yana sosyal medyada dolaşan 1 dakikalık video ise tartışmanın diğer yüzü… Tulsa King dizisinden alıntılanan videoda ünlü aktör Slyvester Stallone, üniversiteye gitmek istemeyen gence şunları söylüyor: “Üniversiteye gitmedeki tüm olay şudur: Müstakbel işverenine ‘Ben bir yere düzenli şekilde 4 yıl boyunca gittim ve bana verilen görevleri zamanında teslim ettim’ mesajı verirsin. O da seni işe alırsa, senin her gün işe geleceğini ve onun işini mahvetmeyeceğini bilir.”

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Metin Şendil Yazdı: ARA ELEMAN MI ARANAN ELEMAN MI?

Yayınlanma tarihi

-

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler.

 Meslek liseleri yeterli olmayınca aranan eleman konusu tam bir sarmala dönmüş durumda. Parametreleri ile konuyu etüt ettiğimizde konunun hem çok basit hem de çok grift olduğunu görüyoruz. Aslında bu gri alanı düzeltmek elimizde. Sektörler ara eleman konusunda bunalmış durumda.

Sanayi odaklı büyümesini sürdüren ülkemizin en önemli sorunlarından birini ara eleman oluşturuyor. Ara eleman mı aranan eleman mı derken, sektörler çaresizce eleman sıkıntısı ile karşı karşıya kalmış durumdalar.

Bir yandan iş bulamayan milyonlar, bir yandan işçi bulamayan işverenler. Sanayici de dertli, üretici de, iş bulamayan da. Peki hatayı nerede yapıyoruz? Yapılması gerekenler neler?

MAKİNE OPERATÖRLERİ, SIVACILAR, KAYNAKÇILAR YOK…!

Reklam

Sektörlerde ara eleman olmayınca ana elaman da olmuyor. Aranan eleman konusunda hepimiz dertliyiz aslında. Ve geldiğimiz noktada ilerleme de yok gibi… Sanayiciler makine operatörü ve kaynakçı, müteahhitler sıvacı ve boyacı, turizmciler garson, terziler ve marangozlar çırak bulamıyor. Yeni neslin ücret ve çalışma saatleri nedeniyle yanaşmadığı bu meslekler, üretimi tehdit eder hale geldi. İşverenler ise nitelikli eleman bulunamadığından düşük kapasiteyle çalıştıklarını söylüyorlar.

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ

Meslek liselerinin yetersizliği ülkece hepimizin en temel sorunu haline gelmiş durumda. Türkiye’de bir yandan yaklaşık 3 milyon kişi işsizken, diğer yandan nitelikli personel ve ara eleman bulunamaması üretimi tehdit eder hale geldi. Gençlerin gerek maaşları gerek çalışma saatleri nedeniyle tercih etmediği birçok iş kolunda, şirketler yana yakıla nitelikli eleman arıyor ama bulamıyor. Bu durum imalat sanayiinden inşaat ve turizme, terzilikten marangozluğa hatta marketlerin kasap, şarküteri, manav gibi uzmanlık isteyen bölümlerine kadar hemen her alanda yaşanıyor. Sektör temsilcileri bu durumu “Ne fabrikada ne de tarlada çalışacak kişi buluyoruz” sözleriyle ifade ediyor.

 

 

Reklam

 

 

Devamını oku

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan