Takip Edin

Sektörel Gündem

Mısırda “alım fiyatı” beklentilerin altında kaldı, üretici revize bekliyor

TMO, geçen yıl tonu 5.700 liradan aldığı mısır fiyatına, bu yıl yalnızca 300 lira artış yapacağını açıklayınca çiftçi temsilcileri tepki gösterdi.

Yayınlanma tarihi

-

Ziya İPEK

Nişasta ve yem sektörünün önemli ham maddesi mısır için Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), ton başına 6 bin lira alım fiyatı açıkladı. TMO’nun geçen sene ton başına verdiği 5 bin 700 lira tutarındaki fiyata, 300 lira tutarında artış yaparak “alım fiyatı” açıklamasına çiftçi temsilcileri tepki gösterdi, alım fiyatının revize edilmesini veya ton başına prim desteği verilmesi istedi.

Mısırın en önemli üretim merkezinin başında Adana’nın geldiğini kaydeden Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, TMO’nun açıkladığı mısır alım fiyatının büyük hayal kırıklığı yaşattığını söyledi. Bütün girdilerin yüzde 100’ün üzerinde arttığı bir ortamda yüzde 5’lik bir artışın mantıklı olmadığına dikkat çeken Bilgiç, TMO’nun buğday ve arpaya verdiği gibi 1.000-1.500 liralık bir destekle bunu revize ederek piyasayı rahatlatmasını istedi. Bilgiç, “Ancak bu destekle üretici rahatlar, yoksa önümüzdeki dönem bölgede üretim azalır.

Buğdayın üretimi 20 milyon ton ve buna 1.000 lira prim desteği veriyorsunuz ancak bu yıl en fazla 8 milyon tonu bulan mısırda hiçbir şey vermiyorsunuz, bu durum adaletli de değil. Gelecek yıl mısırı 8 milyon ton değil, 5 milyon ton üretirsiniz, 3-4 milyon tonu yurt dışından getirirsiniz, dışarıdaki çiftçiyi mutlu ve zengin edersiniz, bu yanlış bir politika” dedi.

Bölgenin en büyük borsa başkanı olarak mısır alım fiyatının bir an önce revize edilmesi gerektiğine vurgu yapan Bilgiç, TMO’nun buğday ve arpada olduğu gibi ton başına en az 1.000 lira destek vermesini ve piyasadaki panik havasını ortadan kaldırması gerektiğini bildirdi. Bilgiç, ayrıca Adana’da bu hasat dönemi için mısırda randevu sisteminin buğdayda olduğu gibi kaldırılması tavsiyesinde bulundu.

Reklam

“TMO’nun alım fiyatı çiftçinin maliyeti değil”

Mısır alım fiyatının geçen seneye göre, bu yıl yalnızca kilogramda 30 kuruş artırılmasını skandal olarak nitelendiren Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, enflasyonun yüzde 100’lerin üzerine, her ürün fiyatının 4-5 katına, mazot, tarımsal ilaçlar ve tohum fiyatlarının 2-3’e katlandığı bir ülkede böyle bir artışın düşünülemeyeceğini söyledi.

Korkut, mısır fiyatlarının küresel ölçekte yüksek seyrettiğini, Amerikan Borsası’nda mısırın tonunun 470 dolardan işlem gördüğünü bildirdi. Üreticiye prim desteği verilmesini ancak öncesinde fiyatın düzgün açıklanması gerektiğine vurgu yapan Korkut, “Şu anda verilen rakam, maliyet fiyatı değil.

Çiftçinin sürdürülebilirliğinin devam etmesi ve yeniden mısır ekmesi için para kazanması lazım ki biz onun için alım fiyatını 9,4 lira olarak açıkladık” dedi. Korkut, TMO’nun alım fiyatını yeniden gözden geçirmesini, prim desteği de vermesini ancak öncelikle fiyatı yukarılara çekip çiftçinin eline en az kilogramda 9 lira geçmesi sağlayacak bir sistem oluşturması gerektiğini bildirdi.

“Yüzde 5,3’lük artış çiftçiyi hayal kırıklığına uğrattı”

Reklam

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru da Toprak Mahsulleri Ofisi’nin mısır alım fiyatını ton başına 6.000 olarak açıklamasına tepki gösterdi. Doğru, açıklanan mısır fiyatının üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, çiftçinin üretime devamı için kiloda 1.30 lira tutarında prim açıklanmasını istedi. Doğru, “Yoksa çiftçi, nişasta ve yem sektörünün insafına terk edilir. Üretim maliyetinin ne kadar arttığı belliyken, yüzde 5.3’lük artış çiftçiyi üzmüştür” açıklamasını yaptı.

“Çiftçi nasıl para kazansın?”

Mısır fiyatı için açıklanan rakamı kabul etmelerinin mümkün olmadığını kaydeden Seyhan Ziraat Odası Başkanı Yaşar Özkan da “Geçen yıl ton başına 5 bin 700 lira açıklanmıştı. Yüzde 5,3’lük bir artışla elimize para geçmez, şaka gibi. Türkiye’de girdi maliyetleri yüzde 100’ün üzerinde artarken, bu şartlarda çiftçi nasıl para kazansın? Mısırın üreticiye maliyeti kilogramda 7,2 lirayı buluyor, fiyatlar açıklandı ancak bunun yanı sıra prim desteği olursa belki…” ifadelerini kullandı.

“Senin ürününü alamayacağım, depolarım dolu”

TMO’nun çiftçiyi başından atmak için böyle bir yola başvurduğunu ifade eden Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Hangi ürünün fiyatı geçen seneden bu seneye yüzde 5 arttı. Yüzde 5’lik bir artış olur mu? Lisanslı depolarla görüşü yorum; yüzde 90’ı dolu. Depolardaki ürünlerin bir kısmını TMO satmış. Alan kişi ürünü kaldırmıyor.

Reklam

Yer yok, sıkışmış. Kibarca kime verirsen ver ürünü diyorlar. Çiftçi şu an çok perişan, çok sıkıntılı” diye konuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi, CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise, “Açıklanan mısır fiyatı çiftçinin ölüm fermanıdır. Mazottan tohuma tüm maliyetler katlanırken mısır fiyatı niye yerinde sayıyor? Mısırda alım fiyatı en az 9 lira olarak hemen revize edilsin” dedi.

Hasat öncesi alım fiyatı için ne demişlerdi?

Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, mısır üreticilerinin zarar etmemesi, ayakta kalabilmesi ve yeniden üretebilmesi için 2023 yılı hasat edilecek mısır fiyatının ton başına 7 bin liranın üzerinde olmasını istemişti. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru ise mısır hasadı öncesinde maliyet hesaplamasında mısırın çiftçiye 5,21 liraya mal olduğunu, üreticinin beklentisinin 7.30 lira olduğunu duyurmuştu. Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Feyzullah Korkut, bölgede tarımsal faaliyetlerde önemli bir yer tutan mısır fiyatının yaptıkları maliyet hesabına göre, kilogramda 9,4 liranın altında olmaması gerektiğini açıklamıştı. Mısır, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nda (TÜRİB) ise en son kilogramı 5,9 liradan işlem gördü.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan