Takip Edin

Sektörel Gündem

İhracatçıya 1 milyar $’lık ‘reçete’ paketi

Türkiye İhracatçılar Meclisi ile toplam 11 banka arasında yeni bir kredi paketi devreye alındı. Pakette ihracatçı firmalar azami 5 milyon dolar veya 100 milyon TL’ye kadar uygun maliyetli ihracat kredisinden yararlanabilecek. Dolar cinsi kredilerde yıllık faiz yüzde 7,99, Euro cinsinden yıllık yüzde 6,99, TL cinsi kredilerde ise TLREF artı 4 puan şeklinde uygulanacak.

Yayınlanma tarihi

-

Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halkbank, İş Bankası, Garanti BBVA, Akbank, Yapı Kredi Bankası, QNB Finansbank, Denizbank, TEB ve Odeabank arasında imzalanan anlaşmayla, ihracatçılara yönelik yeni bir kredi paketi devreye alındı.

Yeni paket kapsamında, ihracatçı firmalar azami 5 milyon dolar veya 100 milyon TL’ye kadar uygun maliyetli ihracat kredisinden yararlanabilecek. 1 milyar dolarlık büyüklüğündeki paketin, son dönemde ihracatçıların sıklıkla dile getirdiği finansmana erişimi kolaylaştıracağı ve rekabet gücünü artırması bekleniyor.

Kredi vadeleri 36 aya kadar uzayabilecek

Birlik üyesi firmaların, azami kredi tutarı kadar ihracat bedellerini anlaşmalı bankalara yönlendirmeleri durumunda, kredi vadeleri de belirli sürelere kadar uzayabilecek. Firmalar, tercihleri doğrultusunda rotatif veya taksitli kredi seçeneklerinden birini tercih edebilecekler.

Reklam

Rotatif kredi seçeneğiyle, 12 aylık bir süre ile başlayan kredi vadesi, firmaların azami kredi tutarı kadar ihracat alacaklarını anlaşmalı bankalara yönlendirmeleri durumunda maksimum 36 aya kadar çıkabilecek. Bu şekilde, tek seferlik kredi yerine sürekli bir finansman akışı sağlanarak ihracatçılara kesintisiz kaynak desteği verilmesi hedefleniyor.

Faizler dolarda yıllık %7,99, TL’de TLREF+4

Merkez Bankası limitlerine takılmayan ihracatçılara yönelik olan kredi paketi ile tek seferlik kredi yerine sürekli bir finansman akışı sağlanarak ihracatçılara kesintisiz kaynak desteği verilmesi hedefleniyor. Taksitli kredi seçeneğinde ise vade süresi azami 24 ay olarak uygulanacak.

Tüm kredi türlerinde, yasal gereklilikler nedeniyle ihracat taahhütlerinin kapanma süresi ise 24 ay olacak. Toplantıda veriler bilgilere göre, dolar cinsi kredilerde yıllık faiz yüzde 7,99, Euro cinsinden yıllık yüzde 6,99, TL cinsi kredilerde ise TLREF artı 4 puan şeklinde uygulanacak. 1 milyar dolarlık hacim tamamlandığı takdirde ise yeniden limit açılması da gündemde olacak.

KOBİ’lere 1 milyon dolara kadar kullandırılacak

Reklam

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, cari açığı düşürmek için ihracatın mutlaka desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Dünyanın en büyük ekonomileri aynı zamanda en çok ihracat yapan ülkelerden oluşuyor. Dünya ihracat pazarından yüzde 1 civarında pay alıyoruz” dedi.

Kredi paketinde 6 ay geri ödemesiz dönem öngördüklerini belirten Çakar, “Açıkladığımız bu paket, KOBİ’ler için 1 milyon dolar, KOBİ dışı müşteriler için ise 5 milyon dolarlık 36 ay üst vadeli kredileri kapsıyor. TL cinsi krediler de KOBİ ve KOBİ dışında 20 milyon TL ya da 100 milyon TL” dedi. Çakar şunları söyledi: “11 Bankanın katılımı ile 1 milyar dolar tutarına ulaşacak bu kredi paketiyle ülkemiz ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden biri olan ihracatçılarımızın, finansmana erişimlerini kolaylaştıracağız.

Dünya ticaretinde rekabet edebilecek bir üretim kapasitesine ulaşabilmek için, özellikle teknolojiye dayalı ihracat ürünlerinin ve üretim kompozisyonun artırılması rekabet gücümüz yanında finansman gücümüze de olumlu katkılar sağlayacaktır.

Bankalarımızla birlikte ihracatçılarımıza, doğru zamanda doğru finansman modelleri sunarak rekabet güçlerinin artırılmasını planlıyoruz.

İhracatçılar için yeni pencere açıldı

Reklam

TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise 61 ihracatçı birliğinin, 27 sektörün ve 115 bin mal ve hizmet ihracatçısının ortak sorunu olan finansmana erişimin çözümü için 11 banka ile bir araya geldiklerini söyledi.

Cumhuriyetin 100. yılında 265 milyar dolar mal ve 120 milyar dolar hizmet ihracatı hedefine emin adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Gültepe, şunları söyledi: “2028 yılı için 400 milyar doları mal ve 200 milyar doları hizmet ihracatı olmak üzere 600 milyar dolarlık hedefi koyduk. İhracat rakamları büyüdükçe finansman ihtiyacı da aynı oranda artıyor.

Büyük hedeflere ulaşmanın kilidi ise finansman. Bankalarımız her zaman ihracatın en büyük destekçisi konumunda oldular. Küresel ölçekte yaşanan yüksek enflasyon ve finansal dar boğaz sürecinde, yine bankalarımızla beraber yol alacağız. Bankalar ve ihracatçılar olarak ortak ülkümüz, ortak bir derdimiz var: Türkiye’nin refahını artırmak ve ekonomisini büyütmek.

Bu ortak vizyonun bir sonucu olarak ihracatçılarımızın finansmana erişiminde yeni bir pencere açıyoruz. Bu iş birliği sonucunda 1 milyar dolar hacminde yeni bir ürün çıktı. Bugün açıkladığımız Vade(SİZ) İhracat Kredi Paketi ihracatçılarımız için kritik önem taşıyor. Bu dönem için ilaç olacaktır diye düşünüyoruz.”

Yeşil dönüşüme yeni paket yolda

Reklam

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, sürdürülebilir yeşil dönüşümün finansman ihtiyacı için de bankalarla görüştüklerini ve önümüzdeki günlerde yeni bir paket açıklayacaklarını söyledi. Gültepe, finansman mekanizmasının teknik detaylarının oluşturulduğu bilgisini verdi.

İhracatçılar: Paket olumlu ama limitler artmalı

İHBİR Başkanı Kazım Taycı: 2022 yılında Türkiye olarak 254 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam düşünüldüğünde 1 milyar dolarlık anlaşmanın az olduğunu düşünüyoruz. Ancak ilerleyen süreçte bu rakamın daha üst seviyeleri geleceğinin de bilgisini aldık. İhracatçılar olarak bu yaklaşımı oldukça olumlu bakıyoruz. İlerleyen süreçte özellikle üretici ihracatçının yatırım yapabilmesi ve ihracat yapılan pazarları genişletebilmesi için bu tip anlaşmalar büyük önem taşıyor.

İDMİB Başkanı Güven Karaca: Ülkemizin ihracatına yön veren firmalar son dönemlerde finansmana erişim noktasında sıkıntılar yaşıyordu. Yükselen maliyetler ve mevcut ekonomik durum ihracatçıları zorluyordu. Açıklanan son kredi paketi ihracatçıları bir nebze olsun rahatlatacaktır. Ancak ihracat hammaddeden başlıyor. Dolayısıyla tüm tedarik zincirinin finansmana ulaşması büyük önem taşıyor. İhracatçılar olarak ülkemize daha fazla katkı sağlamak için rekabette ön plana çıkmamız gerekiyor.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz: Uzun süredir ihracatçılar olarak finansmana erişim noktasında problem yaşıyorduk. İmzalanan 1 milyar dolarlık vadesiz ihracat kredi paketi protokolünü memnuniyetle karşıladık. Açıklanan bu karar ihracatçılarımıza önemli bir katkı sağlayacaktır. Dünyanın en büyük 5. tekstil ihracatçısı olarak hedeflerimize ulaşmak için çalışan Türk tekstil sektörü adına bu paket oldukça kritik öneme sahip.

Reklam

İMİB Başkanı Rüstem Çetinkaya: Her banka kendi limitleri oranında bu programa katılıyor. Ancak bunun üzerine çıkılması gerektiğini düşünüyoruz. Bankalar Birliği başkanımızın da söylediği gibi ihracat üzerinden kalkınma, ihracat üzerinden büyüme olacağı bilinci de, finans kurumları tarafından farkına varılmış durumda. Dolayısıyla ihracat bizim en önemli lokomotifimiz olacak. Bu anlamda beklentimiz de daha büyük. İhracatçıya verilecek desteğin artarak devam etmesini diliyoruz.

EVSİD Başkanı Talha Özger: İhracatçılar olarak Türkiye ekonomisine katkımızı kesintisiz olarak devam ettirmek en büyük hedefimiz. Türkiye’nin itici gücü ihracat. Bunun da sürdürülebilir şekilde artarak devam etmesi gerekiyor. Bu tip anlaşmaların sayıları artıkça ihracatçılar olarak bizler de finansman noktasında oldukça rahatlayacağız.

TDKD Başkanı Fatih Dursun: Kurun uzun süre sabit kalması ve yaşanan maliyet artışları sonrası üreticilerimiz fiyat belirleme noktasında ciddi sorunlar yaşadı. Mevcut pazarlarımızda rekabet gücümüzü kaybetmemek adına kur seviyesinin geldiği noktada sektör olarak bir nebze nefes alabildik. İhracatçı yüksek kur bekliyor algısı çok yanlış. İhracatçılar olarak yüksek kur değil enflasyona paralel kur talebimiz var. Bankalar ile imzalanan bu protokol ile üretici, ihracatçı yatırımlarına devam edecektir. Finansmana erişimin kolaylığı, bizi 2028’de hedeflenen 400 milyar dolar ihracat hedefine daha kolay taşıyacaktır.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

STILL ARSER ÜST YÖNETİMİNDE GÖREV DEĞİŞİMİ

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’de sektörünün öncü ve en güvenilir markalarından biri olan STILL ARSER’in yönetiminde yeni bir dönem başladı. 2017’den beri Genel Müdürlük görevini sürdüren Mustafa Çiper bu görevi Turgut Kırış’a devrederken, 2019’dan bu yana sürdürdüğü yönetim kurulu üyeliği görevine ise devam edecek.

İç lojistik sektörünün global markası STILL ARSER’in üst düzey yönetiminde Mayıs 2024 itibarıyla görev değişimi yaşandı. Sektöründe Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 2’nci olan KION Group ile Arkas Holding ortaklığı olan STILL ARSER iç lojistik alanında faaliyetlerini sürdürüyor.

STILL ARSER’de 2019 yılından bu yana Satış ve Pazarlama Direktörlüğü’nü yürüten Turgut Kırış, Mayıs 2024 itibarıyla Genel Müdür olarak göreve başladı. Mustafa Çiper ise Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevine devam edecek. Mustafa Çiper, 2017 yılından bu yana STILL ARSER genel müdürlük görevini yürütüyordu.

Mayıs 2024 itibarıyla Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam eden Mustafa Çiper,

“STILL ARSER olarak 11 yıldır Türkiye’de iç lojistik sektörünün global markası olarak, satış ve satış sonrası hizmetler, ikinci el satış ve kiralama, otomasyon çözümleri ve iş güvenliği alanlarında müşterilerimize hizmet sunuyoruz. Lojistik, beyaz eşya, tekstil, gıda, kimya, perakende, cam sanayi, otomotiv ve otomotiv yan sanayi gibi sektörlerinin en büyük firmaları ile uzun süredir güvene dayalı iş birliğimiz devam etmekte. Bu iş birliklerinin verdiği güçle, sektörün en önemli oyuncularından biri ve lokomotif markası olmaya devam edeceğiz’’ değerlendirmesini yaptı.

Reklam

STILL ARSER Genel Müdürlüğü’nü Mayıs 2024 itibarıyla üstlenen Turgut Kırış da görev değişimine ilişkin yaptığı değerlendirmede; ” Yetkin çalışanlarımız ile müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutarak büyüme hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. İstanbul, İzmir, Gölcük ve Çerkezköy ofislerimiz ve Türkiye’nin her yerindeki güçlü bayi ağımızla kesintisiz hizmet veriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini profesyonel bir yaklaşım ile belirliyor, onların çözüm ortağı oluyoruz. Bu yaklaşımımızla, müşterilerimizin işlerini daha verimli bir şekilde yürütmelerine yardımcıoluyor ve uzun vadeli iş birlikleri kurarak karşılıklı başarıyı hedefliyoruz. Amacımız birlikte daha da büyümek’’ dedi.

STILL ARSER’İN YENİ GENEL MÜDÜRÜ TURGUT KIRIŞ

Lisans derecesini İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde tamamlayan Turgut Kırış, Uludağ Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı yaptı. Kariyerine 2002 yılında Atlas Copco’da başlayan Kırış, sonrasında Munters ve Konecranes’te çalıştı. 2019-2024 yılları arasında ise STILL ARSER Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görev aldı.

 

Reklam
Devamını oku

Haber

KARE LOJİSTİK GENEL MÜDÜRÜ BERK YALÇINKAYA: YYS, İZİNLİ GÖNDERİCİ ve ETGB BELGELERİMİZLE BEKLEMEYE SON VERİYOR, MÜŞTERİLERİMİZE ZAMAN KAZANDIRIYORUZ

Yayınlanma tarihi

-

Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü ve İzinli Gönderici Belgeleri Türkiye’de 59 güncel lojistik firmasında bulunuyor. Bunlardan birinin de KRE Kare Lojistik olduğunu ifade eden firmanın genel müdürü Berk Yalçınkaya, “Etkili lojistik hizmeti, hız ve sürat demektir. Sahip olduğumuz YYS, İzinli Gönderici ve ETGB belgelerimiz ile hızlı ve kesintisiz hizmet sunuyoruz” dedi.

Kısa adı YYS olan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü, Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği’nde yer alan koşulları taşıyan, gümrük mevzuatı uyarınca serbest bölgeler dâhil Türkiye Gümrük Bölgesi’nde yerleşik sayılan kişilere gümrük ve dış ticaret mevzuatında öngörülen birtakım kolaylıklardan yararlanmak üzere verilen bir belgedir.

YYS’nin Türkiye’de güncel olarak 59 tane lojistik firmasında bulunduğunu belirten KRE Kare Lojistik Genel Müdürü Berk Yalçınkaya, “YYS, ihracatın ve ithalatın ülkemiz adına daha da hızlanması için belirli statüde bulunan firmalara verilen yetki belgeleridir. Şu anda Türkiye’de güncel olarak 59 tane lojistik firmasında mevcut olan YYS’ye sahip lojistik firmalarından biri de biziz” dedi.

İÇ GÜMRÜKLERE ARAÇLARIMIZ GİRMİYOR, TESİSLERİMİZDE TÜM GÜMRÜK İŞLEMLERİNİ YAPABİLİYORUZ

YYS’ye sahip lojistik firmalarının çok önemli avantajlar elde ettiğini belirten Yalçınkaya, “Bu belgelere sahip olunca iç gümrüklere araçlarımız girmeyip, kendi tesisimizde tüm gümrük işlemleri A’dan Z’ye bitirebiliyor ve araç çıkışını sağlayabiliyoruz. İç gümrüklerin yoğunluklarından dolayı bir araba 1 gün kaybederken bunun yerine biz, hızlı bir şekilde kendi tesisimizde işlemleri bitirip aracın çıkışını daha da hızlı sağlayabiliyoruz. Balkan ülkelerine çalıştığımız için iç gümrüklere gidişteki kaybedilen süre bile bizim için çok önemli. Yakın mesafede zaman ile yarıştığımız için hızlı teslimat yapmaya çalışıyoruz. Oradaki kaybedilecek 1 gün veya 6-8 saat bile bizim için çok kıymetli olduğu için YYS, bu avantajı sağlıyor. Bazen 1 saatlik bir kayıp, sınır kapısında 1 günlük hatta 2 günlük bir zaman kaybına neden olabiliyor. Aracın 1 saat geç çıkması sınır kapısında bizlere çok ciddi zaman kaybettirebiliyor. Sınır kapısına bir gidiyorsunuz, mesai saatine denk geliyorsunuz, sizden önce gidenler oluyor, kuyruklar oluyor vs. YYS ve İzinli Gönderici, bunun önüne geçen en önemli belgemizdir” dedi.

Reklam

YYS’Yİ ALMANIN ZORLUKLARI VAR, HERKESE VERİLMEMELİ!

“YYS’yi almanın ön koşulları zordur ve bana göre zor da olmalıdır. Herkese verilmemelidir. Özel güvenliğinden 7/24 güvenliğe, kamera kayıtlarına, sistemin Ticaret Bakanlığı’na bağlı olmasına, Ticaret Bakanlığı’na verilen teminatlardan yüklerin takibine, yüklerin içeriğine kadar tüm sorumluluğun firmada olduğu bir belgedir. YYS ve izinli göndericiye sahip olmak zordur. YYS almak için uzun süre belirli denetimlerden geçilir. Belirli denetimlerde tesisinizin A’dan Z’ye takibinden kamerasına, kamerasından arşivlenmesine, tüm dökümantasyonların bulut sisteminde, aynı zamanda serverde tutulmasına vb. birçok teknolojik altyapıyı içeren bir belgedir aslında” diyen Yalçınkaya, YYS’nin müşteriye sevkiyatların erken teslim edilmesini sağladığını belirtti ve müşterinin YYS sayesinde hızlı bir hizmet aldığını vurguladı.

RESMİ TATİLLER KABUSUMUZDU, YYS İLE RAHAT BİR NEFES ALDIK

Etkili lojistik hizmeti demenin biraz da hız ve sürat demek olduğunun altını çizen KRE Kare Lojistik Genel Müdürü Berk Yalçınkaya, “Parsiyel yükleme yoğunluklu çalışan bir firma olduğumuz için eskiden araçlarımız depomuzdan yüklendikten sonra Muratbey Gümrüğü’nde sıraya girerdi. Muratbey Gümrüğü’nde sıra zaten çok olurdu. Resmi tatiller öncesi 30 km uzunluğunda kuyruklar oluşurdu. İçeri girdiğinde de işlemlerin yoğunluğundan dolayı uzun süre kaybımız oluyordu. Resmi tatil günlerinde arabanın 2 günde gümrükten çıkamadığı oluyordu. Biz, buradan Balkan ülkelerine 2 günde teslimat yaparken 1.5 ya da 2 gün iç gümrükte kaybetmemiz hem bize, hem müşteriye, hem ithalatçıya hem de ihracatçıya kayıp demektir. YYS olunca depo yükleme yaparken gümrük işlemleri neredeyse tamamlanmış oluyor. Depo yüklemeyi bitirdiğinde gümrük işlemlerini de bitirip aynı hızla aracın çıkışını sağlayabiliyoruz” dedi.

YYS, İZİNLİ GÖNDERİCİ ve ETGB BELGELERİMİZLE İŞLERİMİZİ EN HIZLI ŞEKİLDE YAPIYORUZ

Reklam

Şu anda tüm yetki belgelerinin tam olduğunu söyleyen Yalçınkaya, yeni çıkabilecek belgeleri almak için de hazır bir altyapılarının olduğunu söyledi. “Hem YYS hem de izinli gönderici yetki belgesinin ikisinin aynı anda olması gerekmektedir. Bunlar 2 ayrı yetki belgelerdir. Sadece YYS’nin olması demek, işin bir tık daha hızlanması demek; ama kendi tesisinden işlemleri bitirememesi demektir. Bizim bu yüzden hem YYS, hem de İzinli Gönderici Yetki Belgemiz bulunmaktadır. Ek olarak da yeni aldığımız ETGB (Elektronik Gümrük Ticaret Belgesi) iznimiz mevcuttur” diyen Yalçınkaya sözlerini şöyle tamamladı: “ETGB izni, e-ihracat lojistiği ile alakalıdır. Bizim hem YYS, hem izinli gönderici yetki belgelerimiz olduğu için ETGB ile iç gümrük işlemlerini kendi araçlarımıza yükleyip, kendi iç bünyemizde bitirebiliyoruz. ETGB, mikro ihracat sağlamaktadır. Mikro ihracatın avantajı şudur: Bir ihracatçının maksimim 300 kg. ve maksimim 15 bin euro sınırına kadar mikro ihracat yani ETGB beyannamesi açabiliyor. Bu, beyannamede de müşterinin maliyetini aşağı indirip aynı zamanda KDV iadesine kadar tüm normal ihracat beyannamesi avantajlarını kendi sağlayabilmektedir. Biz, bu çıkışı da gümrüğe girmeden, kendi tesisimizde, kendi depomuzda, kendi bünyemizde sağlayabiliyoruz.”

Devamını oku

Haber

ASİL TRANSPORT CO. BAŞKANI ARMAĞAN ŞAHİN: TİCARET ÇİFT TARAFLIDIR, VERİLMEYEN HER VİZE TÜRKİYE KADAR AB’YE DE KAYBETTİRİYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Ticaretin çift taraflı bir işlem olduğunu aktaran Asil Transport Co. Yönetim Kurulu Başkanı Armağan Şahin, “Alınamayan her vize, Türkiye kadar AB ülkelerine de zarar vermektedir. Demode vize uygulamasının kalkması, yeni dünya ekonomik düzeni içerisinde bunun yerine hızlı bir vize sisteminin hayata geçirilmesi gerekmektedir” dedi.

 İhracat odaklı büyümeyi hedef edinen Türkiye’de sanayicinin en önemli paydaşı konumunda bulunan lojistik sektörünün en büyük sorunlarından birini vize konusu oluşturuyor. TIR sürücülerinin vize konusunda yaşadığı problemler, son yıllarda zirve yapmış durumda.

Vize konusunda şoförlerin randevu almak için bile uzun süreler beklemek zorunda bırakıldığını kaydeden Asil Transport Co. Yönetim Kurulu Başkanı Armağan Şahin, “Sektörde sürücülerimize yönelik kısa süreli vize veriliyor. Uzun süreli vizeler verilmemesini anlayabiliyorum. Kısa süreli verilen vizeler için hızlı vize almayı sağlayabilecek bir sistem oluşturulmalıdır. Hızlı vize alabilmemiz durumunda sektör olarak birçok sıkıntımızın önüne geçeceğiz. Çünkü şu anda vize alabilmek konusunda en az 1-2 aylık randevularla uğraşmak zorunda kalıyoruz” dedi.

ALINAMAYAN HER VİZE, ÜLKEMİZE EKONOMİK OLARAK KAYBETTİRİYOR

TIR sürücülerinin Avrupa Birliği (AB) bölgesine girebilmeleri için öncelikli olarak vize alabilmeleri gerektiğini aktaran Şahin, Schengen randevusunda sorunlar olduğunu, yeni sürücülerin vize başvurularının reddedildiğini, deneyimli sürücülere ise kısa süreli vize verildiğini belirtti. Vize konusundaki bu kaotik durum nedeniyle AB’nin Türkiye’den talep ettiği ürünlerin Türk lojistik firmaları ve Türk vatandaşı profesyonel TIR sürücülerince teslim edilemediğinin altını özenle çizen Şahin, bu durumda sadece Türkiye’nin değil, küresel yatırımcıların, üreticilerin, ticari işletmelerin ve tüketicilerin kısacası uluslararası ticaretin yara aldığını vurguladı.

Reklam

Alınamayan her vizenin ülkemize ekonomik açıdan kaybettirdiğine işaret eden Şahin, “Şoförlerimizin vize alamaması araçlarımızın işleyememesi demektir. Şoföre bağlı olarak kullanılamayan ve atıl durumda bekleyen TIRlarımız ülkemiz ekonomisine eksi yazılmasına neden olmaktadır. Yollarda Türk TIRlarının serbestçe dolaşması, vize engeline takılmadan kilometrelerce yol kat etmesi gerekmektedir. Dünya ticaretini vizelerle, kotalarla, geçiş engellemeleri ile zora sokan sistemin artık değişmesi gerekmektedir. Yeni dünya ekonomik düzeni içerisinde daha hızlı bir vize sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini öngörüyoruz. Vize konusunda AB’nin kolaylık tanıması gerektiğini düşünüyoruz” dedi. Turizm vizeleri ile ticari vizelerin birbirinden ayrı işlemlere tabi tutulması gerektiğini aktaran Şahin, özellikle tatil dönemlerinde kimseyi yormayacak şekilde yeni bir vize sistemini talep ettiklerini belirtti.

VİZE UYGULAMASI İLE EN ÇOK ZARARI AB ÜLKELERİ GÖRÜYOR!

Türkiye’de çok önemli AB sermayeli şirketlerin olduğunu belirten Şahin, bu demode vize uygulaması ile en çok zararı gören taraflardan birinin AB ülkeleri olduğunu belirtti. Türkiye-AB arasında çok ciddi bir ticaret yaşandığını kaydeden Şahin, AB’ye alınmayan Türkiye’nin aslında dolaylı olarak AB ülkesi olduğunu, çünkü Türkiye’de çok sayıda AB ülkesi yatırımcının fabrikası ve ürünleri ile ticarette başı çektiğini söyledi. Büyük potansiyeli olan AB-Türkiye ticaretindeki büyümeye engel olan vize probleminin faturasını Türkiye kadar AB’nin de ödediğini aktaran Şahin, ticaretin çok yönlü bir süreç olduğunu ve bu sürecin tıkanmaması gerektiğini son olarak özenle vurguladı.

Devamını oku

Trend olan