Takip Edin

Sektörel Gündem

“Durum buğdayı yerine makarna irmik, bulgur ihraç edelim”

Türkiye’nin bu yıl buğday rekoltesinde bir miktar artış olduğunu kaydeden Makarna Sanayicileri Derneği Başkanı Aykut Göymen, makarnalık kaliteli durum buğdayı ihraç etmek yerine katma değerli ürün ihraç edilmesi gerektiğini söyledi.

Yayınlanma tarihi

-

Güneş DOĞDU SOYLU

Türkiye’nin gıda sektöründe kendine yetebilecek bir tarım ülkesi olduğunu söyleyen Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Başkanı Aykut Göymen, DÜNYA’ya yaptığı özel açıklamada uzun yıllar sonra makarnalık durum buğdayında bu yıl ülke ihtiyacının üzerinde bir rekolte gerçekleştiğini belirtti.

Makarna ihracatında dünyada ikinci sırada yer alan Türkiye’nin son 4-5 yıldır buğday rekoltesinin yetersiz kaldığını söyleyen Göymen, bu nedenle makarna üretimi yapmak isteyen üreticilerin ithalata yöneldiği vurgusunu yaptı. Bu yıl ise rekoltede bir miktar artış olduğunu belirten Göymen, durum buğdayının ihracata gönderilmesi yerine kaliteli buğdayların işlenerek katma değerli ürün olan makarna, irmik, bulgur olarak ihraç edilmesinin daha doğru olduğunu belirtti.

Geçen yıl 1.3 milyon ton makarnanın 160’ın üzerinde ülkeye yaklaşık 1 milyar dolarlık tutarda ihraç edildiği bilgisini veren Göymen, “Türkiye sadece kendine yetebilecek tarım ürünleri üreten bir ülke. Ülkemizde toplam tüketim durum buğdayında 3.5 milyon ton civarında. Makarna, bulgur ve irmik sektörü kullanıyor bu buğdayı.

Bu yıl beklenen rekolte 4 milyon ton civarı. 500 bin ton bir fazlalık var. Makarna sektörü olarak daha önce ithalat ile çalıştığımız için stoklarımız dolu durumdaydı. Mahsul geldiğinde Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO) çiftçiyi tatmin eden bir fiyat verdi. Fakat sektör olarak bizler bu buğdayı gidip piyasadan alamadık, çünkü dediğim gibi stoklarımız doluydu. Ürünün tamamı TMO’ya gitti. TMO’da tabii randevulu sistem uzak dönemlere randevu vermeye başladı” diye konuştu.

Reklam

Sektör olarak makarnalık durum buğdayı ihracatının yerine bu buğdayı katma değere dönüştürerek makarna, irmik ve bulgur olarak ihraç etmenin daha doğru olduğunu söyleyen Aykut Göymen, “Türk buğdayı özellikle Mezopotamya Ovası’nda yetişen ve İç Anadolu’da yetişen buğday gerçekten tüm ülkelere göre kaliteli, iyi bir buğday. Bizler hammadde ihracatı yapmayalım istiyoruz. Katma değeri yüksek başta makarna, irmik ve bulgur olarak ihraç edelim diyoruz.

Dünya makarna ihracatında ikinci sıradayız. Yurt dışında bu yıl İtalya’da da özellikle biraz kuraklık var. Yani Türkiye’nin tersi bir durum var. Dolayısıyla önemli bir avantaja sahibiz. Tarım Bakanlığı ile gerekli irtibatlar sağlandı ama ihracat şu an serbest. Bu dönem ürün çiftçinin yüzünü güldürdü, fiyatlar yüzde 20 civarında arttı. İthalatçılarının da iştahı kabarık olduğu için iyi fiyattan ürün aldılar. Biz istiyoruz ki çiftçi ürünü iyi bir değerle satsın, kazandığı ile yeniden ekim yapsın. Biz de alıp katma değer yaratıp ihraç edelim” dedi.

“Buğdayımız stoklarımızda kalsın”

Dünyanın kuraklığı gündemine aldığı, Tahıl Koridoru Anlaşması’nın askıda olduğu bu dönemlerde daha dikkatli olunmasının önemine değinen Başkan Göymen, “Ekim ayında çiftçi ne üretecek bilemiyoruz, çiftçi bu yıl memnun kaldı ekti diyelim, bizim çoğu toprağımız kurak, yağmur yağmadı diyelim, ne olacak? Zaten son yıllarda üretimimizi ithalatla yapıyorduk. İthal edip işleyip ihraç edebiliyorduk. Bu nedenle buğdayımızın değil mamul maddelerimizin ihracata gitmesini istiyoruz. Örneğin bulgur milli ürün, durum buğdayı ile üretilecek. Ürünün kalitesine önem veren ülkeler Türk buğdayı istiyor. Tahıl Koridoru Anlaşması askıda. Dolayısıyla tahılımızın elimizde kalması büyük bir avantaj olacaktır” diye konuştu.

Reklam
Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku

Trend olan