Takip Edin

Sektörel Gündem

Depremzede sanayici artık ‘acil ve kalıcı’ çözüm istiyor

Şubat ayında yaşanan depremler 11 kentin ekonomisinde kapanması güç yaralar açtı. Bugüne dek verilen desteklerle toparlanma sürecine giren bölgede, sanayiciler yatırım ve istihdamı artıracak adımların kesilmeden devam etmesi gerektiğini söylüyor.

Yayınlanma tarihi

-

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN -Ziya İPEK

Türkiye’yi yasa boğan ve Kahramanmaraş merkezli depremlerinin üzerinden 6 ay geçti. 15 milyondan fazla insanın hayatını direkt etkileyen depremlerin ardından bölgede yaşam mücadelesi devam ediyor. Kamu tarafından bölgeye yönelik destekler sağlansa da bölgede yaşamın normale dönebilmesi için hala sosyal ve ekonomik anlamda atılması gereken çok adım bulunuyor. Bölge insanı ve sanayiciler çözümlerin kalıcı hale getirilmesini istiyor.

“İşletmeler borç ödeyecek duruma gelmedi”

Depremin en ağır hasarı bıraktığı illerden biri olan Adıyaman’da 6 ayın sonunda ekonomik ve sosyal hayat hala normale dönmüş değil. Tekstil sektörünün üretim merkezlerinden Adıyaman’da 201 fabrikanın bulunduğu Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 fabrika yıkılmış, 30’a yakını ağır hasar almıştı.

Bugün depremzede iş insanları için en büyük sorunlardan birini kredi ve kredi kartı borçlarının ertelenmemesi olarak gösteren Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, Adıyaman’da halen işletmelerin borç ödeyecek duruma gelemediğini vurguladı.

Reklam

6. bölge teşviklerinden faydalanan ve depremden hasar görmeyen illerin büyük potansiyelli sanayi şehri olma yolunda ilerlediğini söyleyen Torunoğlu, Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep ile Nurdağı ve İslahiye ilçelerini kapsayan “Süper Teşvik” bölgesi şeklinde geçici bir paket oluşturulabileceğini dile getirdi.

Acil beklenti ‘kalıcı imar planı’

Depremle birlikte Adıyaman’da esnafın yüzde 65’inin iş yerlerinin yıkıldığını belirten Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanı Ziya Duranay, 9 noktada kurayla 335 iş yerini teslim ettiklerini kaydetti.

Bu rakamın da toplam içinde ancak yüzde 15’e geldiğini söyleyen Duranay, ortak akılla kentin bir an önce yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Kentte yaşamın hala ağırlıklı konteyner kentlerde devam ettiğini söyleyen Duranay, “Esnafın çoğu hala geçici iş yerlerinde iş yapmaya çalışıyor. Yıkılan ya da hasar alan iş yerlerindeki malzemeler ya zarar gördü ya da kullanma tarihi geçti. Esnaf iş yerini açıp nefes almak istiyor” dedi.

En acil beklentilerini kalıcı imar planlarının açıklanması olarak ileten Duranay, “Adıyaman’ın hemen her bölgesi depremden zarar gördü. Bu nedenle ilimizde yaşamın normale dönmesi için kalıcı işyerlerinin kurulması, kalıcı barınma sorununun çözülmesi gerekiyor. Bir an önce çarşılar, evler yapılmalı” dedi.

Reklam

“Kahramanmaraş’ı terk etmeye niyetimiz yok”

Üretim gücünü yeniden ayağa kaldırmak ve ekonomik toparlanmayı hızlı sağlamak istediklerini kaydeden Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, depremden önce de yaşadıkları finansmana erişimin deprem bölgeleri için ciddi sorun teşkil ettiğini bildirdi.

Bu süreçte, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’nin Kahramanmaraş’ta savunma sanayi yatırımıyla alakalı ciddi bir hamle başlattığını kaydeden Buluntu, şehirde üretim yapma yönünde çalışmalar yürütüldüğünü ve bunun şehir için çok ciddi bir fırsat olduğunu anlattı.

Buluntu ayrıca, Aksu, Erkenez ve Türkoğlu 2 Islah Organize Sanayi Bölgesi’nin birleşmesi için sürdürülen çalışmalarda da son aşamaya geldiklerini aktardı. Kahramanmaraş’ın depremin ardından diğer illere nispetle daha hızlı toparlandığını aktaran Buluntu, “Bu şehre ve insanımıza çok şey borçluyuz, Kahramanmaraş’ı terk etmeye niyetimiz yok” dedi.

“Taleplerimizin birçoğu karşılık buldu”

Reklam

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ise 6 Şubat depremlerinden en fazla etkilenen 4 ilden birinin kentleri olduğunu hatırlattı. Deprem sonrasında iş dünyasının beklentilerini sürekli dile getirdiklerine işaret eden Sadıkoğlu, özellikle ticaret ve sanayi odaları gibi meslek kuruluşlarında toplanan talepler doğrultusunda devletin, firmaları ve esnafı desteklediğini bildirdi.

Sadıkoğlu, iş dünyasının faizsiz kredi, çek sürelerinin uzatılması, vergi ve prim borçları ile bankalara olan borçların ertelenmesi ve yapılandırılması gibi taleplerinin birçoğunun karşılık bulduğunu da sözlerine ekledi.

“Kente karadan, havadan ulaşım hâlâ çok zor”

6 Şubat depremlerinde ‘en ağır’ hasarı alan bölgelerden biri de Antakya-Hatay oldu. Neredeyse kentin tamamı yıkılırken kentte bugün hala kaldırılmamış enkazlar bulunuyor. Kente ulaşımın hala ciddi bir sorun olduğunu söyleyen Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, “Moral ve psikolojik olarak 6 Şubat’ın gerisindeyiz.

Bugün en acil sorunumuz Belen Geçidi. İl merkezine giriş-çıkış noktası Belen Geçidi, hala onarılmadı. Geçitte, depremden bu yana 37 kişinin öldüğü kaza yaşandı. Havaalanımız kapandı. Zaten depremden bu yana çalışmıyordu. Bir kent düşünün; ne karayolu ne havayolundan giriş yok” dedi. Depremzede esnafın kredi borcunun 6 ay daha ertelenmesine atıfta bulunan Hikmet Çinçin, şunları söyledi: “Adımlar atılıyor ama çok yetersiz. Borç 6 ay erteleniyor, 6 ay sonra ‘ödeyin’ dense kim ödeyebilecek? Onun için alternatif tedbirler gerekiyor. 6 ay, krizi çözmek değil ertelemek.

Reklam

Bunun için KGF paketlerinin hazırlanması lazım.” Ayrıca Antakya’nın ‘özel statülü afet bölgesi ilan edilmesini isteyen Çinçin, “Ülkemizin her karış toprağı çok kıymetli ama Antakya yüzde 80’i yıkılmış bir kent. Yüzde 10 hasar alan bir kent ile aynı tedbir paketlerinin kapsamında olmak vicdanen de kabul edilemez, adil de değil” diye konuştu.

“Borçların tamamen silinmesini talep ettik”

Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası (OTSO) Başkanı Devrim Murat Aksoy da deprem nedeniyle kentin ticaretinde büyük ölçüde azalma yaşandığını belirterek, “Sanayi açısından deprem nedeniyle üretimler belli bir süre sekteye uğramış ancak bölgemizdeki organize sanayi bölgesinde (OSB) zarar fazla olmadığı için sanayide ekonomik olarak çok fazla kayıp yaşanmamıştır. İhracat rakamları da geçen yılın aynı dönemleriyle kıyaslandığında, söz konusu rakamlarda artış sağlandığı gözlenmiştir” dedi.

Depremden sonraki yeniden yapılanma sürecinde, işverenlerin SGK prim ve vergi borçlarının ertelenmesi, yeniden yapılandırılması, kredilerin ertelenmesi, çarşıda iş yeri yıkılanlar için konteyner iş yerleri açılması gibi önemli desteklerin ve rildiğini belirten Aksoy, şu değerlendirmede bulundu: “Bu destekler sayesinde işverenler yeniden toparlanmaya ve işlerini yürütmeye çalışıyor. Biz de Oda olarak iş yeri yıkılan ve ağır hasarlı olanlar için firmaların vergi ve prim borçlarının iş yerlerini yeniden açana kadar tamamen silinmesi yönündeki talebimizi ilgili mercilerine aktarmış bulunmaktayız..”

Deprem bölgesine Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan finansman desteği

Reklam

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında daha çok firmanın finansmana erişimini kolaylaştırmak ve depremin ülke genelinde ekonomik faaliyetler ve ticari işletmeler üzerindeki negatif etkilerini azaltmak amacıyla 250 milyar lira olarak ilan edilen Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi 150 milyar lira artışla 400 milyar liraya çıkarıldı.

Depremin ardından ilk etapta kamu kurumlarının kullanımına 100 milyar lira aktarılırken, ihtiyaç duyulan tüm alanlara kaynak aktarımına devam edildi. Kredi Garanti Fonu Teminatlı Kadın Girişimci Destek Kredisi de hayata geçirilirken, kadın kooperatiflerine yönelik Can Suyu Kredi Destek Paketi oluşturuldu.

Depremden zarar gören her aileye 10 bin lira, taşınanlara 15 bin lira yardım için bütçe ayrılırken, deprem bölgesindeki illere kendi araçlarıyla giden vatandaşların yakıt masrafları karşılandı. Konteyner kentler dışında barınanlara aylık 3 – 5 bin lira arası kira yardımı için ödenek sağlandı. Depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına acil ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacıyla da 100 bin lira nakdi yardımda bulunuldu.

Üretimi geliştirmeye yönelik çalışmalar devam ediyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen sanayici, yatırımcı ve işletmecilere verdiği destek ve teşviklerle bölge sanayisini hızla ayağa kaldırmayı hedefliyor. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, bölgedeki yatırımlara teşvikler sağlanırken, Cazibe Merkezleri Programı (CMP) ve üretimi geliştirmeye yönelik çalışmalarla da destekler devam ediyor.

Reklam

Teşvik uygulamaları kapsamda Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa ile Sivas’ın Gürün ilçesindeki yatırımlar için düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin süresi herhangi bir talep alınmaksızın 3 yıl uzatıldı.

Depremlerin ağır yıkıma yol açtığı ilçeler CMP’ye dahil edildi. Böylece bölgeye yapılacak tüm yatırımlar, en üst seviye teşvikler olan 6. Bölge teşviklerinden faydalandırıldı. 61,3 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip ve 25 bin kişiyi aşkın istihdam sağlayacak 479 yatırım teşvik belgesi düzenlendi. CMP dönüşümü yapılan 70 yatırım teşvik belgesi için 41,7 milyon lira faiz desteği ödemesi yapıldı.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku

Trend olan