Takip Edin

Sektörel Gündem

Türk savunma sanayisi kuantum teknolojilerine ilk adımı atıyor

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir: “Kuantum alanında bir süredir devam eden çalışmalarımızı artık projelendirip, adımlarını atmak üzere harekete geçtiğimizi bildirmek istiyorum. Kuantum teknolojileri artık bir konuşma mevzusu olmaktan çıkarıp somut projelerin başlangıcını yapmış oluyoruz. Ülkemizin ilk Kuantum Araştırma Merkezi faaliyetini yakında başlatmayı düşünüyoruz.”

Yayınlanma tarihi

-

Türk savunma sanayisine kuantum dahil bir dizi yeni teknoloji kazandırılacak.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından 2022 yılında başlatılan 8 AR-GE projesi için Başkanlıkta imza töreni düzenlendi.

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, törende yaptığı konuşmada, AR-GE odak teknoloji yol haritaları çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet güçlerinin kısa ve uzun dönem ihtiyaçlarını karşılamak için 2012 yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararı ile AR-GE çalışmalarının çok daha hızlı ve dinamik şekilde yürütülebileceği yeni bir yapı oluşturulduğunu söyledi.

İlkini 2016 yılında gerçekleştirdikleri toplam 8 AR-GE paneli yaptıklarını anımsatan Demir, panellerde alınan kararlar neticesinde 49 projenin başlatılmasına, 20 alanda da geniş alan çağrısı (SAGA) yapılmasına karar verdiklerini belirtti.

Bu paneller vesilesi ile TSK’nın mevcut ya da planlı sistem ve platformlarının ihtiyacı olan konularda veya geleceğe yönelik yeni teknoloji alanlarında yurt dışı bağımlılığın giderilmesi hedefiyle proje başlangıç kararları aldıklarını anlatan Demir, şöyle konuştu:

“Teknoloji öngörüleri doğrultusunda belirlenen teknoloji alanlarındaki teknik ve taktik ihtiyaçların karşılanabilmesi amacıyla son ürün teslimatı içermeyen, analiz veya prototiplerde doğrulanan, teknik gösterimler içeren proje önerilerinin firma/kurum/kuruluşlardan alındığı geniş alan çağrılarına çıkıyoruz.

Bu çağrılarla ihtiyaç duyulan yeni teknolojilere daha hızlı ve dünya ile eş zamanlı erişim sağlamayı amaçlıyor, akademisyenlerimizin bilgi birikimi ve tecrübelerinin kritik teknolojilere yönelmesini ve aynı konuda farklı teknolojiler kullanılarak birden fazla proje yapılmasına imkan sağlanmasını hedefliyoruz.

Çok yüksek bütçeli olmayan geniş alan çağrıları kapsamındaki projelerden, küçük ölçekli prototipler, teorik ve deneysel sonuçlar gibi ispatlanmış çıktılar bekliyoruz.Yaklaşık bir yıl süren seri toplantıları içeren, yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen OTAĞ faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan her bir alt teknoloji konusu için başta kritiklik, dünyadaki durum, insan kaynağı, altyapı, çift kullanım (askeri ve sivil alanda) ve Başkanlığımız tarafından yürütülen tedarik projelerine uygulama kriterleri başta olmak üzere belirli önceliklendirme analizleri yapıyoruz.”

Üst düzey işbirliği

Demir, yapılan analizler ile alt teknoloji konularının önceliklendirildiğini ve gerçekleştirilen faaliyetlerin ilgili OTAĞ raporu ile kayıt altına alındığını, AR-GE Teknoloji Yol Haritası kapsamında takip edildiğini söyledi.

Gelişen teknolojilerin takibiyle ihtiyaçların gözden geçirildiğini ve teknoloji yol haritalarının belirli periyotlarla güncellendiğini dile getiren Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“AR-GE Teknoloji Yol Haritası ile belirlenen temel teknoloji ve geleceğin harp konseptini şekillendirme vizyonu doğrultusunda ülkemizi öncü yapacak ileri teknoloji projeleri desteklenmektedir. AR-GE projelerimizde platform üretici firmalardan KOBİ’lere, araştırma merkezlerinden üniversitelere kadar geniş bir yetenek havuzundan faydalanılmaktadır. Söz konusu paydaşların işbirliği içinde oluşturulacak modeller özellikle teşvik edilmektedir. Bu şekilde sektördeki büyük ölçekli firmalara sistem entegrasyonu, KOBİ’lere alt sistem ve bileşen geliştirme faaliyetleri, araştırma kurumları ve üniversitelere ise temel ve uygulamalı araştırma faaliyetleri verilerek ihtiyaç duyulan teknolojilerin geliştirilmesi sağlanmaktadır. Bu sayede oluşan işbirliği ve sinerji ile sektörün sürdürülebilir büyümesinin sağlanması ve rekabet gücünün artırılması hedeflenmektedir.”

Savunma sanayisinde AR-GE faaliyeti yürüten kamu kurumları arasında üst düzey işbirliğinin oluşturulmasını teminen Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Başkanlığın üst düzey yöneticilerinin katılımıyla Savunma Sanayii Teknolojileri AR-GE İcra Kurulu toplantıları düzenlendiğini ifade eden Demir, bu toplantılarda ortak AR-GE ihtiyaçlarının belirlenmesi, kaynakların etkin kullanımı, mükerrerliklerin önlenmesine yönelik bilgi paylaşımları gerçekleştirildiğini kaydetti.

Kuantum teknolojilerine ilk adım

Sözleşme aşamasına gelen 8 AR-GE projesinin imza töreni için bir araya geldiklerini belirten Demir, bu projeler vasıtasıyla üniversite ve araştırma merkezlerinde üretilen teknolojik bilginin hızlı bir şekilde sanayileştirilip ticarileşmesi için mekanizmalar oluşturmasına öncelik verdiklerini vurguladı. Demir, “Bu yöntemle üretilecek yüksek teknoloji ürünleri ile bilginin hem ekonomik hem de rekabet gücüne dönüşmesini sağlayacağımıza inanıyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ortaya koyduğumuz hedeflerde ve kritik teknolojilerde yüzde 100 milli savunma sanayii vizyonuna ulaşma yolunda AR-GE ve teknolojinin büyük bir öneme sahip olduğunun bilincindeyiz. Şüphesiz ki savunma sektörü olarak ülkemizin teknoloji seviyesinin yükseltilmesinde bizlere önemli görevler düşüyor.” diye konuştu.

Kuantum teknolojilerinin dünyanın gündeminde olan, son zamanlarda çokça konuşulan konular arasında olduğuna değinen Demir, başlatılan projelere ilişkin şu bilgileri verdi:

“Kuantum alanında bir süredir devam eden çalışmalarımızı artık projelendirip, adımlarını atmak üzere harekete geçtiğimizi bildirmek istiyorum. Kuantum teknolojileri artık bir konuşma mevzusu olmaktan çıkarıp somut projelerin başlangıcını yapmış oluyoruz.

Lidar ve Kudar projelerimiz kuantum teknoloji ile görünmez hedefleri ifşa eden, körleştirilemeyen, aldatılamayan sahada oyun değiştirici projeler olacaktır. Klasik radarlar tarafından tespit edilemeyen hedeflerin tespiti ülke savunması için kritik öneme sahiptir. Her zaman söylüyoruz: “Görülmeden görmek, vurulmadan vurmak.” diye. İşte bu projeler bu anlamda bize katkı sağlayacak. Lidar ve Kudar projeleri ile kritik bir teknoloji alanına doğru adım atmış, kritik bir eşiği dünyanın birçok ülkesinden önce aşmış olacağız. Ülkemizin ilk Kuantum Araştırma Merkezi faaliyetini yakında başlatmayı düşünüyoruz. Bu faaliyet başladığında burada önemli adımlar atılacaktır. Kuantum teknolojilerinde nihai hedefimiz ise kuantum bilgisayarlardır.

Tek çekirdekli mikro işlemci geliştirilmesine dayanan Çakıl projemizi başarıyla tamamladık. Yonca projesi ile birlikte bunu daha da geliştirerek çift çekirdekli çip için araştırmalarımızı başlatıyoruz.”

Yeni AR-GE projeleri

Başkanlık tarafından 2022 yılında Proton Değişim Membran PEM Yakıt Hücresi Teknolojisinin geliştirilmesi için Çağın projesi, çığır açıcı kuantum teknoloji ile varlığı tespit edilemeyen, görünmez hedefleri ifşa eden, körleştirilemeyen, aldatılamayan, sahada oyun değiştirici Lidar geliştirilmesi için Kuantum Lidar, ülke güvenliği için klasik radarlar tarafından tespit edilemeyen hedefleri tespit edebilen radar geliştirilmesi için Kuantum Radar Projesi başlatıldı.

Geçen yıl ayrıca orta ve uzun kızılötesi dalga boyunda çalışan keşif gözetleme sistemlerine yönelik yarı iletken katmanların ardışık olarak kullanıldığı Süperörgü Kızılötesi Dedektör Takımları’nın milli olarak geliştirilmesi için Süperörgü Projesi, hassas navigasyon sistemi ihtiyacı olan deniz platformlarında kullanılmak üzere ataletsel sensörlerin milli olduğu Ataletsel Navigasyon Sistemi geliştirilmesi için Mira Projesi hayata geçirildi.

Özgün çekirdek ile milli işlemci tasarımı, çevresel arayüzlerin yerlileştirilmesi ve bu alanda ekosistemin büyütülmesi amacıyla çok çekirdekli mikro işlemci geliştirilmesi için Yonca Projesi, sivil ve askeri araçlara V2X haberleşme altyapısının kazandırılması amacıyla Karınca Projesi, ultra geniş bant haberleşme ile sürü sistemleri için göreli konumlandırmanın sağlanması ve sürü formasyonunun oluşturulması için Göksu Projesi çalışmalarına başlandı.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Kentlerin gıda ihtiyacını dikey tarım karşılayacak

İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde hasat başladı. 300 metrekarelik alanda 20 dekara karşılık gelecek üretim yapılıyor. İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. Yüksek teknoloji barındırıyor” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Üzerinden geçip gittiğimiz zeminin metrelerce altında bir grup araştırmacı, laboratuvar ortamında beyaz önlükleriyle dolaşıyor, borularla döşenmiş led ışıklı odalarda bitki üretiyor, ürünlerini çeşitlendirmek, pazara çıkmak için planlar yapıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar bir film karesi olabilecek bu görüntü bugün hayatın bir parçası olmuş durumda. İstanbul gibi bir metropolün tam merkezinde Kağıthane’de yerin 30 metre altında bulunan odalarda fesleğen, marul hatta çilek üretiliyor. İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde artık hasat yapılıyor.

Eksi 8’inci katta üretiliyor

2022 Aralık ayında açılan merkez, Kağıthane Belediyesi’ne ait kapalı otoparkın eksi 8’inci katında faaliyetlerini sürdürüyor. 30 metre derinlikte ve güneşsiz alanda sadece led ışıklarla tarım ürünleri yetiştiriliyor. Merkez, İngiltere’de 33 metre derinlikte hayata geçirilen projenin ardından dünyada kapalı tarım uygulamasının yapıldığı en derin ikinci proje olma özelliği taşıyor.

İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, merkezi “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. İşçilik ihtiyacı çok düşük. Yüksek teknoloji barındırıyor. Minimum gübre kullanılıyor. Zirai ilaca gerek yok. Lojistik maliyeti yok. İklim koşullarından bağımsız” olarak tanımlıyor. Merkezde 12 ay boyunca istenilen her ürünü üretmek mümkün.

Ünal, “Sibirya’da yetişen bir ürünle, ekvatorda yetişen bir ürünü yan yana odalarda üretebilirsiniz. Bir tarlada marulu yılda en iyi 3 kere ekersiniz. Bu sistemde 6-7 hasat elde etmek mümkün” diyor. Merkezde bitkiler raflardaki sıvıların içinde, yine led ışıkları altında büyüyor. İlkay Ünal, “Biz illa bitki topraktan çıksın istiyoruz. Bitki toprağın içinde minerale vitamine ulaşmak için çabalıyor zaten. Onu bulmakta zorlanıyor. Bana şöyle bir soru gelmişti; Artık toprağa ekilmeyecek mi?

Öyle bir şey mümkün değil siz buğdayı, mısırı, şeker pancarını hatta havucu bile burada yetiştirme şansına sahip değilsiniz. Burada yeşil sebzeleri yetiştirin, onları o sahalardan çekin toprağa daha fazla diğer hububat ürünlerini ekin. Yani alanları değiştirelim. Marul için tarlayı kullanmayalım, marulu buraya taşıyalım daha verimli olsun.

Toprak analizi yaparak o toprakta hangi element ihtiyacı varsa onu besleyelim ona göre o toprakta ona göre ekim yapalım” diyor. Ünal, merkezde 300 metrekarede yapılan üretimin dışarıda 20 dekar üretime eşdeğer olduğuna da dikkat çekiyor. Brüt 700, net 330 metrekare bir alanda üretim yapılıyor. Merkezin metrekare maliyeti yaklaşık 17 bin, toplam 5 milyon lira civarında. Bu hesabın içinde inşaat maliyeti yok. Çünkü yeri belediye tahsis etmiş. Sadece kurulum ve mühendislik var.

İnşaat, güneş paneli kurulumu da dahil edildiğinde yatırımın metrekare maliyeti 100 bin lira civarında hesaplanıyor. Dikey tarımın şimdilik tek dezavantajı elektrik maliyeti. Çünkü elektrik ihtiyacını şebekeden karşılıyor. Ancak çatı tipi GES kurulumuyla enerji maliyetini düşürmek mümkün. Öte yandan bu alanda yatırım yapmak isteyen girişimcilerin merkezden bilgi alabilecekleri belirtiliyor.

İGSAŞ tarım şirketi oluyor Projenin çözüm ortağı olan İGSAŞ son yıllarda yaptığı yatırımlarla bir tarım grubu olma yolunda. Şirketin tüketimi yüksek olan üre gübresinin tek üreticisi olduğunu kaydeden Ünal, 2022de hububat ticaretine başlandığını, Samsun’da organomineral gübre tesisi kurmak için çalışıldığını ve yem sektöründe yeni bir yatırım hazırlıkları yapıldığını belirtiyor. Yem yatırımı için bir danışman firmayla anlaşan İGSAŞ, bölge analizlerini bitirmiş. İlk etapta 500 bin tonluk bir kapasiteyle işe başlanması planlanıyor.

Yatırımın tahmini tutarı ise 40-50 milyon dolar civarında. Ünal, Samsun’daki organomineral yatırımı hakkında şu bilgileri veriyor: “Ürün gamında organomineral eksikti. Samsun’a 200 bin tonluk tesisi kuruyoruz. Bu senenin son çeyreğinde deneme üretimi başlayacak. İhracat yapmak gibi bir hedefimiz de var.” Kocaeli’nde üre fabrikası olan şirket aynı yerde ikinci bir üre fabrikası daha kuracak. Bununla ilgili yatırım teşvik belgesi açıklandı. Grup bütün yatırımları tamamladığında 2 milyonluk gübre üretim kapasitesine ulaşacak. Bu, Türkiye’nin üretim kapasitesinin dörtte biri anlamına geliyor.

Su tüketiminde yüzde 95 tasarruf

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi, Kağıthane Belediyesi’nin tahsis ettiği Yeni Kültür Merkezi binasının -8. katında, 700 metrekare büyüklüğündeki otopark alanında -30 metre derinlikte bulunuyor. Bu özelliği ile dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim tesisi. Tesiste toplam 330 metrekare alanda 3 adet bitki üretim ünitesi ve 1 adet tohum çimlendirme ünitesi bulunuyor. Üretim her biri 1 metrekarelik tablalarda gerçekleştiriliyor. 3 üretim ünitesinde toplam 384 adet üretim tablası bulunuyor. Fide yetiştirme ünitesinde ise toplam 26 adet tabla yer alıyor.

Toplam 275 metre kareden oluşan 3 ünitede yapılan bitkisel üretim tarlada yapılan yaklaşık 20 dekar üretime eşdeğer durumda. Bir fide ortalama 20 günde ekime hazır olurken, tesisin fide yetiştirme ünitesi yıllık 540 bin adet kapasiteye sahip. Şu anda fesleğen ve marul olmak üzere iki adet ürün yetiştiriliyor. Tam kapasite üretimde yıllık 24 bin adet marul, 4 ton fesleğen yetiştiriliyor. Fideden hasada ortalama 30 günlük bir süreç geçiyor. Su tüketiminde yüzde 95 oranında tasarruf sağlanıyor. Bir laboratuvar ortamı gibi çalışıldığı için tarımsal zararlılar bulunmuyor. Bu yüzden tarımsal ilaç tüketimi sıfır.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şarj ağı alan ilk perakende şirketi Migros oldu

Migros, elektrikli araçlara şarj hizmeti sunmak ve Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla kurduğu Migen Enerji ile “Şarj Ağı İşletmeci Lisansı” alan ilk perakende şirketi oldu.

Yayınlanma tarihi

-

Migros, elektrikli araçlar için şarj hizmeti sunan istasyonlarını bu ay içinde hizmete açacak. Migros Ticaret Yatırım Geliştirme ve İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Şevki Tuncer, ilk etapta şarj istasyonlarının İstanbul’daki mağazalarda hizmete gireceğini ardından da Türkiye’ye yayacaklarını söyledi. Tuncer, “Yılın ilk yarısına kadar 19 ilde 50’yi aşkın mağazada hizmet vermeye başlayacağız” dedi.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Çırağan Palace Shop’tan özel lezzetler

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Sevgililer Günü’nü romantik dokunuşlarla taçlandırmak isteyenlere özel benzersiz ve leziz hediyelikler sunuyor.

Yayınlanma tarihi

-

Çırağan Palace Shop lezzetleri, Şubat ayında Sevgililer Günü’ne özel romantizm ve aşk temalı el yapımı konsept lezzetleriyle sevgililerin kalbini çalıyor.

Birbirinden leziz kalpli çikolatalar, frambuazlı pembe makaronlar, çeşit çeşit aşk temalı pastalar, kırmızı renkte kalpli ekmekler, Çırağan Sarayı’nın baklava oda sında Gaziantepli baklava şefleri tarafından hazırlanan kalpli mor baklavalar ve çok daha fazla romantik hediye, sevdiğine Saray mutfağından bir lezzet armağan etmek isteyenleri bekliyor. Birbirinden benzersiz lezzetlerle dolu Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan beş çayı konsepti ise romantik sohbetlerin en keyifli eşlikçisi oluyor.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish