Takip Edin

Sektörel Gündem

Dünyanın ilk tıbbi ve aromatik OSB’si kuruluyor

Kınık Tarıma Dayalı İhtisas OSB’de yatırım hazırlıkları başladı. 1 milyon 250 bin metrekare alanda kurulacak OSB’de ilk etapta Türkiye’deki bitkilerin yaklaşık 150 çeşidi yetiştirilmeye başlanacak.

Yayınlanma tarihi

-

Özlem SARSIN

Dünyanın ve Türkiye’nin ilk ve tek tıbbi ve aromatik bitki üretimi merkezi olan Kınık Tarıma Dayalı İhtisas OSB, tüm yasal süreçleri tamamlayarak yatırımlara başlamaya hazırlanıyor.

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Bergama Ticaret Odası, Kınık Belediyesi ve İzmir Valiliği’nin katılımının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de katılımcılar arasında yerini aldığını söyleyen Kınık TDİ OSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, 3 yıl önce tüzel kişilik kazandıklarını, bölge imar planlarının İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de onay vermesinin ardından tamamlanacağını söyleyerek, yatırımlara başlayacak olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.

Kınık TDİ OSB’nin 1 milyon 250 bin metrekare alanda kurulacağını ve bölgede Türkiye’deki endemik, tıbbi ve aromatik bitkilerin şimdilik yaklaşık 150 çeşidinin yetiştirileceğini belirten Olgunsoy, “Kınık TDİ OSB Türkiye’de ve dünyada bir benzeri olmayan, tıbbi ve aromatik bitki üretiminde örnek bir kümelenme alanı olacak. 1/1000, 1/5000, 1/100000 ve nihayet 1/25000 planlarımızı tamamlayıp işe koyuluyoruz.

Alt yapı çalışmalarına başlıyoruz. Ülkemizin tohum, fide, tıbbi ve aromatik bitki ihtiyacını karşılayacak şekilde yatırım ortamı oluşturarak, tüm ülkeden ve dünyadan bölgeye getirilecek bitkilerden tıbbi ve aromatik ürünler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bölgemizde seralar olacak, endemik bitkilerimizin tohumu, fidesi, kendisi yetiştirilecek. Seraların yanında elleçleme amaçlı binalar ve tarıma dayalı sanayiye dönük yapılar yapılacak.

Reklam

Üretilen bitkilerden uçucu olan olmayan yağlar gibi pek çok tıbbi amaçlı bitkisel ürünler elde edilecek dedi. Sertifikalı tohum üreticileri ile tohum bankalarını geliştirerek iç piyasa ve ihracata katkı sağlayacaklarını söyleyen Olgunsoy, “İzmir’i tıbbi ve aromatik bitkilere yönelik öncü bir kent haline getirerek tüm dünyada bilinen bir merkez haline getirmeyi amaçlıyoruz.

Bölgemizde bu alanda faaliyet gösteren firmalara ve yetiştiricilere kıymetli bir yatırım ortamı oluşturmak istiyoruz. Bölgemize de kapasitemizin iki katı yatırım talebi aldık. Gönül ister ki her talebi değerlendirebilelim ancak kapasitemiz şimdilik talebi karşılamaya müsait değil ancak OSB çevresi genişleme sahası açısından uygun. Bölgemiz tamamlanıp üretime geçtiğinde tıbbi ve aromatik bitki pazarının dünyadaki en önemli bölgesi olacak” dedi.

Türkiye’nin endemik bitkiler yönünden çok zengin bir kaynağa sahip olduğuna dikkat çeken Olgunsoy, “Maalesef endemik bitkilerimizi, tıbbi ve aromatik bitkilerimizi yeterince değerlendiremiyoruz. Bitkilerimizin sadece yüzde 10’luk kısmını değerlendirebiliyoruz. Bu bizim en büyük zenginliğimiz. İşte bu zenginliğimizi OSB’miz sayesinde tüm dünyaya duyurup, dünya pazarlarına açılmayı hedefliyoruz.

Tıbbi aromatik ürünlere son yıllarda inanılmaz bir talep var” dedi. 50 yılı aşkın süredir eczacı olan ve Türkiye’deki aromatik bitkilerin florasını yakından bilen ve inceleyen Olgunsoy, “Türkiye’deki bu floranın çok iyi olduğunu gördüm. Derin araştırmalar yaptım bu konuda. 3 büyük kıtanın birleşiminde olan Türkiye, aromatik bitki açısından zengin bir kaynağa sahip. Türkiye’nin coğrafi konumu bize çok enteresan bir mikro klima sağlıyor. Bu mikro klima dünyanın hiçbir yerinde yok” dedi.

“Vahşi hasada son verilmeli”

Reklam

Enver Olgunsoy Türkiye’de yıllardır uygulanan vahşi hasat nedeniyle endemik bitkilerin yok olduğunu belirtti. Olgunsoy sözlerini şu şekilde noktaladı: “Vahşi hasadı tamamen bitirip kültür yetiştiriciliğine geçmemiz ve dünyaya bitkilerimizden elde edilen ilaç hammaddelerini satmamız lazım. Kınık TDİ OSB, tıbbi ve aromatik bitki çıktılarının standardizasyonu ve spesifikasyonunu yapacak bir Ar-Ge merkezi olacak. Aslında bu konuda bir borsamızın da olması gerekiyor. Ticaret borsamızla birlikte tıbbi aromatik ürünlerin borsasını oluşturarak OSB’mizde çiftçilerin ne üretebileceğini, kaça satabileceğini belirlemede rol oynamayı amaçlıyoruz.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Erhan Küçük: LGMG Telehander Tasarım Yenilikler Bakımından Önemli Bir Marka

Yayınlanma tarihi

-

Quaodro Makine LGMG marka personel yükseltici ürünlerinin Türkiye’deki önemli yüzü.Tüm operasyon yönetimini yürütüyor. Müşterilerine, satılan makinalarını uzman ekipleri tarafından oluşan kadrosu ile teslimat süreci içinde eğitim, yedek parça, bakım, servis hizmeti konularında müşteri odaklı bir iş modeli geliştiren dinamik ekibi ile katma değerli hizmetler sunuyor.

Quaodro Makine Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Küçük, Quaodro makine olarak LGMG’nin Türkiye’deki bütün operasyonlarını firma olarak yürüttüklerini belirterek,Tuzla   Orhanlı’da  bulunan sohwroom alanında   LGMG Telehander  ürün  lansmanında TKU Magazin Dijital Yayın grubu Genel Yayın Yönetmeni Metin Şendil’e LGMG yeni telehanderları hakkında şu bilgileri verdi.

 

MERMER FİRMALARI BUNU ÇOK KULLANIYOR

Küçük “LGMG’nin ürettiği 18 metre büyüklüğünde ve 4 ton ağırlığını kaldırabilen makinaları getirdik. Makinanın üzerinde perkins motor var. 75 kilowat, 100 beygir güç üretebiliyor. Şanzıman grubu İtalyan Farrero marka. Gaz vermeden makine, tek düğme ile sağa sola yatabiliyor. Yine gaz vermeden bomları kaldırabiliyor. Radyant lastik kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, tarım sektöründe uzun mesafe yürütmek istediğiniz zaman bizim makine uzun yürüyüş yapabiliyor. Mermer firmaları bunu çok kullanıyor. İnşaat firmaları bunu kullanabiliyor. Telehander, çok fazla aparatı olan makine ekipmanlarından biridir. LGMG nin özellikleri içinde Kabini geniş, soğutma, radyo yeri var. Kabinin perdeleri olduğunu” söyledi.

Reklam

Operatör rahatlığı düşünülmüş olan LGMG telehander seri, hızlı makine olduğunu belirten Küçük, konuşmasına şöyle devam etti “ Telehander sektördeki  firmaların en çok tercihi ettiği markalardan biridir. LGMG Telehander markası, Tasarım ve yenilik anlamında çok önemli bir yerde bulunuyor. Seneye 22 metre rotasyonlu versiyonunu getirmeyi düşünüyoruz. O, daha da efektif bir makinedir. Durduğu yerde kulesi dönmektedir.  Kocaeli’nde en çok kullanılan markadır. Kocaeli’nden gelenlerden tam not aldık.” dedi.

Devamını oku

Haber

MESUT YAZICI: KALİFİYE İNSAN KAYNAĞI VE TEKNOLOJİK GELİŞMELER SEKTÖRÜN BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Mesut Yazıcı Metalurji ve Malzeme Mühendisi Yük Mühendisliği Operasyonları Yöneticisi Ağır Taşıma YÜK Mühendisi Operasyonları Sorumlusu ile sektördeki teknolojik gelişmeleri ve nitelikli insan kaynağını değerlendirdik.

“İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra, kendini taşımak yerine, bulunduğu bölgelere gerekli şeyleri taşıma ihtiyacı içine girdi. Taşımacılık işi, insanlığın kendini taşıyarak ve daha sonrasında da ihtiyacı olan şeyleri taşımasıyla gelişti” diyen Yazıcı şunları söyledi: Mısır pramitlerinin bile gizemi hala çözülemedi. O maddeler nasıl taşındı? Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, nasıl yürüttü? Mimar Sinan bile bir köprü yapacağı zaman sorulan ilk soru, köprü envanterleri nasıl taşınacak sorusu oluyordu. İşte yük mühendisliği tam olarak budur. Elimizde yük diye tanımladığınız bir yükü a noktasından b noktasına götürmek ve yerine yerleştirmektir. Ülkemiz açısından yeni bir kavramdır. İşin ekonomik boyutu, ne zaman, nasıl taşınacağı gibi bütün matematiksel hesaplar yapılarak cevaplanan kısım yük mühendisliğidir.

TEKNOLOJİ HER GÜN İLERLİYOR

Sanayi Devrimi ile buhar tekniği, hidrolik tekniği, IT altyapısı, yazılım gibi teknolojik birikimler devasa boyuttaki araçları ve işleri ortaya çıkarıyor. Sektörümüzde yapay zeka sürekli gelişiyor. Yapay zeka özellikle yeni neslin tercih ettiği bir süreç. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Teknolojiyi bir anda öğrenme imkanınız yok. Dolayısıyla ekipte tüm kesimi, eski-yeni, deneyimli-deneyimsiz, alaylı-mektepli herkesi bulundurmanız gerekiyor. Doğru kaynak yönetimini yerine getirdiğiniz zaman başarı kaçınılmaz oluyor.

TEKNOLOJİ KADAR KALİFİYE İNSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMALI!

Reklam

İlk çağlarda insanın gücü kalifiye elemanı belki en iyi anlatan kısımdı. O dönemlerde çünkü güçle her şey yapılırdı. Daha sonra motor teknolojisi çıktı ve güç yerine başka şeyler kalifiye eleman tanımını yeniden tanımlandırdı. Günümüzde kalifiye eleman; güvenilecek, verdiğiniz işi yapacak, deneyimli, sorumluluk sahibi, eğitimli, mesleğine önem veren kişiler için kullanılmaktadır. Kalifiye personel, üretimden tutun da pazarlamaya kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir kısmı oluşturmaktadır. Sermaye bulunabilir, makine parkuru bulunabilir ama kalifiye personeli bulmanız o kadar kolay değildir. Kalifiye personeli bazen kendinizin de yetiştirmesi gerekebilir. Ülkemizde özellikle de sektörümüzde makine parkuruna çok ciddi yatırımlar yapılıyor ama ne yazık ki kalifiye elemana o denli yatırım yapılmıyor. Ekipmanı kullanacak, verimli hale getirecek olan insandır. Burada da kalifiye insan kaynağı devreye giriyor. Yük mühendisliği açısından bütün bu süreçler çok önemlidir. İşverenler öngörülebilir, ekonomik ve ne yaptığını bilen işler görmek istiyorlar.”

 

 

 

Reklam
Devamını oku

Haber

İHSAN ARSLAN: SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Yayınlanma tarihi

-

Arslan Vinç Sahibi ve eski Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı  İhsan Arslan, sektörde olumlu gelişmeler yaşanacağını söyledi.

Arslan Vinç her tonajda kırmalı, kırmasız ve sıfır teknoloji çeşitli bom uzunluklarında vinç, kurtarmacılık, nakliyat ve araç çekmede uzman kadro personeli ile hizmet veriyor. Firmanın amacı Türkiye’nin sayılı kuruluşları arasına girebilmek.

PANDEMİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI ÇOK ARTTI

Arslan Vinç Sahibi ve Bursa Vinç İşletmecileri Derneği Başkanı İhsan Arslan,2023 yılında vinç yatırımı yaptık. 6 civarında vincimiz vardı, şimdi 9 oldu. Pandemiden sonra 70-80 bin euro olan makineler, 150-200 binlere yükseldi. Zaten euro TL kurunda bir artış var. Kısacası fiyatlara akıl sır erdirmek mümkün değil. Fiyatlarda üstte bir köpük var. Fiyatların yerine oturacağını düşünüyoruz. 10-15 tane platform aldık. Son dönemlerde sektörün içinde olan olmayan herkes platform aldı. Bu biraz da işin ciddiyetini kaybetmesine neden oldu. Sektörümüzdeki yetkili firmaların burada oyun kurması ve bu işleri yapması gerekiyor. Yetkin olan insanların bu işi yapması gerekiyor. Burada belirli kriterlerin olması gerekiyor. Kamyoncular için K Belgesi var. Vinççiler ve platformcular için de böyle bir belge olması gerekiyor. Başkanımız Ahmet Bey bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor” dedi.

ARA ELEMAN KONUSUNDA DEVLETİN DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

Reklam

Satış sonrasında Arslan, “Satış sonrası servis ve bakım konusunda ELS firması ile çalışıyoruz. Ben, bu konuda biraz milliyetçi davranıyorum. Milli ve yerli firmalarımızın desteklenmesi gerekiyor. Yerli olan markaları sektör olarak desteklemeliyiz. Türkiye’de eğitim sisteminin çok uzun olduğunu düşünüyorum. 25 yaşında çocuklar okullarda mezun oluyor ve iş hayatına başlıyorlar. 25 yaş, bu konuda çok geç kalınmış bir yaş diye düşünüyorum. Sistemin değişmesi lazım. Kendimiz ara eleman olarak 3 kişiyi yetiştiriyoruz. Devletin burada bize eleman desteği olarak yardımcı olması lazım. Bütün arkadaşların kendi bünyesinde eleman yetiştirmesi lazım. Piyasada bir durgunluk var. İş arayan arkadaşlar var. Değişik bölgelerde araçlarımız var. Bursa’da, Hatay’da çalışmalarımız var. Kentsel dönüşüm çalışmaları Bursa’da önemli şekilde ilerliyor. Kentsel dönüşümün toplumumuzun geleceği için mutlaka uygulanması şart. Sektörümüzün önümün açık olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda verimli işler olacağını düşünüyorum. Dolar ve euronun stabil kalması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Devamını oku

Trend olan