Takip Edin

1 Konu 1 Konuk

Bu sayımızda ‘1Konu 1Konuk köşemizin sayfalarını  Doç. Dr. Ömer Faruk Görçün’ün okuyucularımız için kaleme aldığı ‘Ağır taşımacılık, kaldırma ve proje lojistiği endüstrisinin güncel problemleri ve geleceği’ adlı makalesine açtık.

Yayınlanma tarihi

-

tku magazin

Ağır taşımacılık, kaldırma ve proje lojistiği endüstrisinin güncel problemleri ve geleceği

Ağır taşımacılık bilindiği gibi tüm ülkelerin yanı sıra, Türkiye’nin en kilit endüstrilerinden birisidir. Özellikle inşaat başta olmak üzere altyapı ve üstyapı yatırımlarının performansı verimliliği ve başarısı büyük ölçüde ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisinin performansına büyük ölçüde bağımlıdır. Bununla birlikte söz konusu sektör son derece spesifik ve ciddi uzmanlık gerektiren mühendislik tabanlı lojistik uygulama ve operasyonlardan oluşmaktadır. Bu yönüyle klasik lojistik uygulamalardan farklıdır. Dolayısıyla operasyon süreçlerinin verimli etkin ve yüksek performansla yürütülmesinin yanı sıra mevcut risklerin ortadan kaldırılması ya da en azından minimize edilmesi sadece operasyonları yürüten işletmeler değil aynı zamanda kamu ve yerel otoriteler, inşaat ve altyapı endüstrileri, ile bireyleri doğrudan ve dolaylı bir biçimde etkilemektedir. Dolayısıyla, proje lojistiği uygulamaları çok sayıda paydaşı önemli ölçüde etkilemektedir. Buna karşılık, iyi niyetli ve yoğun çabalara rağmen hem bu riskleri azaltacak hem de endüstrinin verimliliğini ve etkinliğini artıracak, ek olarak sektöre büyük ölçüde düzen sağlayacak bir yasal düzenleme boşluğu henüz tümüyle giderilememiştir.

Mevcut durumda kamu otoritelerinin son derece olumlu ve iyi niyetli yaklaşımlarına ek olarak endüstrinin ve akademik çevrelerin yoğun çaba ve desteğine rağmen endüstride yeterli düzeyde ve tatmin edici bir ilerleme sağlanamamıştır. Buna neden olan ya da en azından etki eden birçok faktörün yanı sıra, ilgili yasal düzenlemenin kamu otoritesinde bir komisyon ya da komite yerine bir yönetici tarafından üstlenilmesinin de etkisi vardır. Özellikle yoğun iş yüküne ek olarak bu tür bir yükümlülüğün de bir kişinin üzerinde olması iyi niyetli girişimlere rağmen henüz sonuca ulaşılamamasına neden olmaktadır. Bunun için bir komisyon olarak ve kesin bir takvim belirlenerek çalışılması sonuca ulaşmakta etkili olabilir

Yasal düzenleme boşluğunun yanı sıra ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisi geçtiğimiz dönemde tüm insanlığı büyük ölçüde etkileyen küresel pandeminin etkileri ile başa çıkmaya çalışmış ve perakende ve diğer endüstriler kadar olmasa da belirli ölçüde etkilenmiştir. Buna karşılık küresel pandeminin etkileri daha çok operasyonların belirli ölçüde yavaşlaması şeklinde ortaya çıkmış ancak kapanma vb önlemlerden perakende kadar etkilenmemiştir. Bununla birlikte, pandeminin en önemli etkilerinden birisi küresel düzeyde enflasyon ve enerji fiyatlarının artması olmuştur. Bunun kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede endüstri etkilemesi kaçınılmaz olabilir. Özellikle küresel düzeyde enerji maliyetlerinin artması ağır kaldırma ve taşımacılık endüstrisini büyük ölçüde zorlayabilir.

Buna ek olarak, enerji fiyatlarının artmasının yanı sıra, son dönemde ortaya çıkan Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisini daha yüksek düzeyde etkileyebilir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi endüstrinin en yüksek düzeyde iş yaptığı ülkelerin başında bu iki ülkenin gelmesi olabilir. Savaş sürdükçe bu ülkede altyapı, üstyapı ve inşaat yatırımları askıya alınabilir ve bu nedenle endüstri bir süreliğine sıkıntıya girebilir. Buna karşılık, savaşın sonunda bu ülkelerin yeniden yapılanma süreçlerinde artması söz konusu olan altyapı ve üstyapı yatırımları Türk ağır taşımacılık ve kaldırma endüstrisi için yeni fırsatlar yaratabilir. Dolayısıyla bu süreçte mali, teknik ve operasyonel güçlerine bağlı olarak ayakta kalabilecek işletmeler gelecek için yeni fırsatlarla karşılaşabilir.

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Konu 1 Konuk

Mustafa Çetin’den Kritik Uyarılar: İş Makinesi Operatörleri İçin Eğitimde Yeni Dönem

Yayınlanma tarihi

-

Her geçen gün çoğalan riskler, ağır sanayi ve iş makineleri sektöründe operatör eğitimlerinin ne kadar kritik olduğunu gözler önüne seriyor. Bu alanda yılların tecrübesine sahip, Çetinler İş Makineleri Sürücü Kursu ve Operatör Dayanışma Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çetin operatör belgelendirmesinden sahadaki güvenlik açığına kadar birçok başlıkta çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 

“Eğitim, eğitim, eğitim…”, diyen Çetin, iş makinesi operatörlerinin tanımlanması ve belgelendirilmesi sürecindeki mevzuat karmaşasının altını çizdi. Çetin, operatör eğitimlerinin Millî Eğitim Bakanlığı ve yetkilendiren kurumlar tarafından verilmesi gerektiğini, bu süreçte emniyet kemeri ve baret kullanımının kesinlikle zorunlu olduğunu belirtti.

Ayrıca, sektörün gelişimi ve kaza risklerinin azaltılması için eğitim standartlarının düşmemesi gerektiğini vurgulayan Çetin, şöyle konuştu:

“Üniversitelerin nüfus kâğıdı fotokopisiyle belge düzenlemesi, sigorta dünyasında geçersiz sayılıyor…”

Sektörde yaşanan mevzuat karmaşasının iş güvenliği açısından kabul edilemez boyutlara ulaştığını belirten Çetin, kamu kurumları ve yasa yapıcılarla iş birliği çağrısında bulundu. İş makinelerinin günlük kontrolleri, periyodik bakımları ve raporlama süreçlerine de değinen Çetin, operatör ve işverenlerin güvenli çalışma prensiplerine uyması gerektiğini vurguladı.

 

“Eğitim alınmadan belge vermek asla kabul edilemez…”

Operatör eğitimlerinin kritik önemi, program onay süreçleri ve belgelendirmedeki usulsüzlükler detaylandırılırken, resmî kurumlar arasındaki belgelendirme uyuşmazlıklarına da dikkat çekti. Çetin, şu ifadesiyle mevzuatın netleştirilmesi gerekliliğini dile getirdi:

“İş güvenliğini sağlamak, insan hayatını korumak demektir…”

Eğitim kurumları, sektörel dernekler ve resmi makamlara, iş makinelerinin doğru belgelendirilmesinde yaşanan mevzuat çelişkilerinin giderilmesi yönünde uyarıda bulunuyor. Mustafa Çetin, konuyla ilgili olarak şunları ekledi:

“Tek bir belgeyle tüm sistemin güvenliği sağlanamaz; eğitim ve sınav süreci titizlikle işletilmelidir.”

Bu açıklamalar, iş makinesi operatörlerinin eğitim ve belgelendirme süreçlerine dair kamuoyunun dikkatini çekerken, mevzuatın netleştirilmesi ve standartların yükseltilmesi için atılacak adımların sektörün geleceğini belirleyeceğini ortaya koyuyor. İş güvenliği ve insan hayatının korunması adına, Mustafa Çetin’in vurguladığı bu prensipler, tüm paydaşların ortak akıl ve iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

Türkiye İçin Trump’ın Gümrük Vergileri Avantaj Mı?

Yayınlanma tarihi

-

Trump’ın ek gümrük tarifelerinin e-ticarette küresel tedarik zincirine nasıl yansıyacağı merak konusu. Sektör paydaşlarının gündeminde, Türkiye’deki e-ticaret oyuncuları için nasıl riskler doğurur ve e-ticaret firmaları için mali yük oluşturur mu?  Gibi sorular var.

Trump döneminde devreye giren ek gümrük tarifelerinin, küresel tedarik zincirinde dalgalanmalara yol açtığını ve bu dalgaların elbette Türkiye’deki e-ticaret oyuncularını da etkileyebileceğini ifade eden Ticimax CSO’su Ceyhun Turan;

“Özellikle ithalata dayalı çalışan firmalar, ürün maliyetlerindeki artış ve tedarik sürelerindeki uzama nedeniyle karlılık konusunda zorlanabilir. Lojistik maliyetlerinin yükselmesi ve alternatif tedarikçilerle çalışma ihtiyacı da operasyonel yükü artırabilir. Ancak bu tabloyu bir risk kadar fırsat olarak da görmek mümkün. Türkiye’deki e-ticaret firmaları, bu gelişmeleri yerli üreticilerle daha yakın çalışmak, tedarik zincirini çeşitlendirmek ve dijital ihracat stratejilerini güncellemek için bir fırsata çevirebilir. Doğru adımlar atıldığında, bu süreç daha sürdürülebilir ve esnek bir büyüme modeli oluşturmak için bir dönüm noktası olabilir” dedi.

Türk Üretici, Çin’in Boşalttığı Alanı Doldurabilir 

Turan, , “Trump yönetiminin, 2 Mayıs’tan itibaren Çin’den gelecek küçük paketlere uygulanan vergiyi yüzde 120’ye çıkarmasının da Çin menşeili ürünlerin ABD pazarında dezavantajlı hale gelmesine neden olması bekleniyor.

Bu durumun Türkiye menşeili ürünlere ilgiyi artırabileceğine işaret eden Turan, “Çünkü bu durum Çin menşeli ürünlerin ABD pazarında rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflatıyor. Dolayısı ile tedarikçiler ve e-ticaret satıcıları için alternatif kaynak ülkeler arayışını hızlandırabilir. Türkiye, bu noktada stratejik bir avantaja sahip olabilir. Çünkü Türkiye, hem üretim kapasitesi hem de coğrafi konumu ile AB ve ABD’ye görece hızlı erişim sağlayabilen, gümrük avantajları açısından Çin’e kıyasla daha uygun maliyetli olabilecek bir alternatif olarak öne çıkıyor. Özellikle tekstil, ev ürünleri, takı, doğal kozmetik gibi kategorilerde Türkiye menşeili ürünlerin ABD’li satıcılar ve tüketiciler nezdinde daha cazip hale gelmesi mümkün. Eğer Türkiye’deki üreticiler ve e-ihraca. doğru stratejilerle yönetildiğinde, küresel oyuncularla rekabette Türkiye lehine bir avantaja dönüşebilir” ifade etti.

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

Nükleer Güçte İlerleme: Akkuyu NGS ‘nin 2. Güç Ünitesinde Paletli Vinçle Montaj

Yayınlanma tarihi

-

Santralin 2.Güç Ünitesi’nin reaktör bölümünde ana sirkülasyon pompalarının montajı tamamlandı. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) önemli bir aşama daha aşıldı. Akkuyu NGS 2.Güç Ünitesi, reaktör tesisinin ana ekipmanının tüm bileşenleriyle donatıldı.

Pompanın küre şeklindeki 4 gövdesinden sonuncusu, paletli vinç kullanılarak tasarım konumuna yerleştirildi. Ekipman, reaktör binasının üstü açık kısmından kurulum alanına ulaştırılarak “open top” adı verilen yöntemle yerleştirildi. Uzmanlar, tasarım konumuna yerleştirilmeden önce güç ünitesi binasının yanındaki özel alana taşınan ekipmanı, süspansiyon elemanı olan alt ara parçaya ve biyolojik koruma halkasına bağladı.

“Birinci Sınıf Güvenlik Ürünleri Olma Özelliğini Taşıyor.”

Ana sirkülasyon pompası ünitelerinin basınç kapları, birinci sınıf güvenlik ürünleri olma özelliğini taşıyor. Ana sirkülasyon pompası ünitesi, nükleer güç santralinde 300 Santigrat derece sıcaklıkta ve yaklaşık 160 atmosfer basıncı altındaki soğutucunun (arıtılmış suyun) sirkülasyonunu sağlıyor. VVER-1200 tipi reaktörlere sahip nükleer güç santrallerinin tek bir güç ünitesi, dört ana sirkülasyon pompası ünitesiyle donatılıyor.

AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili açıklama yaptı:

“Ana sirkülasyon pompalarının montajını yaparak, 2’nci Güç Ünitesi’nin reaktör tesisindeki ana ekipmanlarının montajını tamamlamış olduk. Reaktör basınç kabı, buhar jeneratörleri ve güvenlik sistemi kapları hâlihazırda yerlerine yerleştirildi ve yakında tüm bileşenleri birbirine bağlamak için ana sirkülasyon boru hattının kaynağına başlayacağız.” ifadelerini kullandı.

 

Devamını oku

Trend olan