Takip Edin

Haber

TÜRKİYE, YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINI KULLANMAMIZ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ

Yayınlanma tarihi

-

Dünya Bankası Kıdemli Enerji Sektör Yöneticisi Yeşim Akçollu, “Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmamız açısından çok önemli. Rüzgar gülü, bu noktada en önemli konuların başında geliyor. Ayrıca Türkiye’nin iklim değişikliğinden en çok etkilenecek olan ülkelerden biri olmasından da bahsedersek rüzgarın önemi bir kat daha artıyor” diyor.

Enerji açığı ülkelerin en önemli sorunlarından biri konumunda. Konuyu Dünya Bankası Kıdemli Enerji Sektör Yöneticisi Yeşim Akçollu ile değerlendirdik.

Dünya Bankası gözüyle bakarsanız, 2019 yılında Türkiye’ye özellikle enerji piyasalarında pazar olanakları açısından yeni kaynaklar gelecek  mi?

Son 9 aydaki enerji ithalatı 32 milyar dolar ve cari açık içerisinde son 1 seneye baktığımızda cari açığın yüzde 82’sini enerji oluşturuyor. Bu yüzden bizim için Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmamız açısından çok önemli. Rüzgar gülü, bu noktada en önemli konuların başında geliyor. Ayrıca Türkiye’nin iklim değişikliğinden en çok etkilenecek olan ülkelerden biri olmasından da bahsedersek rüzgarın önemi bir kat daha artıyor. Bu toplantıların en başından beri konuşulduğu 48 gigawaltlık bir potansiyel, ki biz bunun sadece %15 ini kullanıyoruz. Ne güzel olurdu bu potansiyeli iyi bir şekilde daha da verimli kullanabilsek.

YATIRIMLARIMIZ

Şimdi finansman kısmına geçelim biz ne yaptık rüzgar piyasalarında ve bundan sonra ne yapmaya devam edeceğiz? Kredilerimiz vardı bunlar TKB ve TSK diye 2 kalkınma bankası üzerinden piyasaya ve özel sektöre sunduğumuz kredilerdi. Toplamda 1.1 milyar dolara ulaştı. Ve 11 tane rüzgar santrali finanse ettik. Bunların da kapasitesi 233 megawatdır. Ayrıca şu anda yatırım projemiz var TEAŞ’ta. 5. yatırım projemiz buarada. 6.’sı için talep geldi. Onun hazırlıklarına başlıyoruz. O da benzer bir şekilde rüzgar gülü yatırımlarını içericek. Reform süreçlerinde dünya bankası hükümetlere sürekli destek veriyor. Şu an  yürümekte olan bayağı bir teknik destek var. EPİAŞ için VATEİAŞ için var… Bunlar içinde üretim planlarının optimizasyonu var. Akıllı şebekelerle ilgili yatırımlar var. Belki TEİAŞ’ın kapasitelerinin çeşitli açılardan güçlendirilmesi için çalışmalar olabilir.  Biraz olgunluk aşamasında olduğu için çok açmak istemiyorum. Ayrıca Avrupa Birliği’nin IPA altında sunduğu fonları Dünya Bankası yönetiyor. Türkiye’deki enerji sektöründekilerin çoğuna toplam 26 milyon dolarlık teknik yardım veriyoruz. Bunların  içerisinde yenilenebilir enerji piyasasının değerlendirilmesi de var.

GELECEK TALEPLERE AÇIĞIZ

Türkiye’de rüzgar enerjisine ilişkin daha fazla ne yapabiliriz?

Yatırım açısından hükümetten talep gelmesi halinde  biz, onu değerlendirip katma değerimizin olduğu piyasalara her zaman gidiyoruz.  Reformu desteklemek açısından her zaman için hükümetle işbilirliği yaptık. Teknik yardım olarak da yine rüzgar haritaları kaynak değerlendirmesi,  ihaledeki garantiler, geçiş sürecindeki destek, yeni teknollojilerde ve pilot alanlarda çalışmalar konularında ve yine gelecek taleplere açığız. Teknik destek verebiliriz. Zaten dünyanın çeşitli ülkelerinde bunu yapıyoruz. Buna ek olarak yatırımlarımız devam edecek. Bizim tecrübelerimizden çıkardığımız birkaç ders var;  yatırımların tek başına finansmanını desteklemektense yatırıma dair kapasitenin güçlendirilmesi her zaman içinprojelerde daha etkili sonuçlar veriyor. Yoksa yatırım finansmanını bir kere yapıyorsunuz. Ondan sonra o kapasite gelişmediyse devamı gelmiyor. Ayrıca hazırlık sürecinde tüm paydaşlar ile görüşülmesi onların görüşlerinin alınması için yeterli vaktin ayrılması da önem arzediyor. Çünkü aceleye getirilmiş her uygulama sonrasında sıkıntıya giriyor.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Petrol Ofisi CMO’su Türkseven, Türkiye’nin En Beğenilen 50 CMO’sundan Biri Oldu

Yayınlanma tarihi

-

Petrol Ofisi CMO’su Sinan Seha Türkseven, Altın Lider Ödülleri 2022’de çalışanların ve sektörün oyları ile Türkiye’nin en beğenilen 50 CMO’sundan biri oldu.

Bu yıl tüm Türkiye’den 46 binden fazla oyun kullanıldığı Altın Lider Ödülleri’nde, enerji altyapı şirketi Petrol Ofisi’nin CMO’su Sinan Seha Türkseven, ‘Altın Lider’ ödülünü kazandı.

Petrol Ofisi Grubu’nun iletişim dilindeki dönüşümünün altını çizen Türkseven, ”Şirket olarak, markanın iletişim çalışmalarını sıcak ve samimi bir dille anlattığımız kampanyamızı 360 derece çalışan bir ekosistemde tüketiciyle buluşturmaya özen gösteriyoruz. Tüketicilerimizle kurduğumuz güven ve duygu bağını 2022 yılında daha dinamik, daha “bizden” bir iletişim dili ile kurguladık ve bunu “Bugünden Yarına Hazır” kampanyamızla pekiştirdik. 2023 yılında da içgörü ve veri analitiğine dayandırdığımız pazarlama stratejimizle fark oluşturmaya devam edeceğiz. Başarılı ve özverili çalışmalarıyla bu yolculuğa değer katan tüm ekip arkadaşlarıma ve birlikte çalıştığımız ajanslarımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Son Dakika

Donanımlı ve Memnun Öğrenciler İçin ‘Öğrenci Dekanlığı’

Yayınlanma tarihi

-

Özellikle farklı kültürlerdeki öğrencilerin birbirlerine ve ülkeye adapte olmalarını kolaylaştırmak için farklı programlar uyguladıklarını söyleyen Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, bu amaçla hayata geçirdikleri “Öğrenci Dekanlığı” ile mutlu öğrenciler ve donanımlı mezunlar yetiştirmeyi hedefledikleri belirtti.

Üniversite dönemi, öğrencilerin hayatında ergenlikten yetişkinliğe geçiş süresindeki en kritik dönem. Sadece eğitim sürecinde yeni bir aşamaya geçmek değil sosyal, kültürel ve kişisel zenginleşme sürecine geçişi de ifade ediyor. Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, bu dönemin aday tanıtım döneminden öğrencinin mezuniyetine kadar uzanan, yol arkadaşı olmayı gerektiren bir süreç olduğunu ifade etti. Öğrenci sayılarının yarısının uluslararası öğrenci olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, özellikle farklı kültürlerdeki öğrencilerin birbirlerine ve ülkeye adapte olmalarını kolaylaştırmak için farklı programlar uyguladıklarını söyledi. Bu amaçla, bu akademik yılın başında Öğrenci Dekanlığını hayata geçirdiklerini söyledi. Bütün öğrencilerin sanattan spora, teknolojiden bilime entelektüel bir bakış açısına sahip olmasını istediklerini anlattı. Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, “Bu amaçla bir keşfetme ve farkındalık dersi olan OpenMind’ı, Edpuzzle ve Uzem (Uzaktan Eğitim Merkezi) entegresyonuyla öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Ana hedefimiz ise yeni çevrelerine kolay alışmış, mutlu öğrenciler ve donanımlı mezunlar yetiştirmek” diye konuştu.

 

Festival Tadında
Bu yıl, üniversite oryantasyonunu akran koçlarının geri bildirimleri doğrultusunda öğrencileriyle birlikte planladıklarını belirten Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, “Biz biraz kenarda durmayı tercih ettik, öğrencinin merkezde olduğu bir program olsun istedik. Oryantasyon sürecinin alışılagelmiş yapısı yerine yeni öğrencilerimiz akran koçlarının ev sahipliğinde yerleşkelerimizi, sistemimizi tanıyacak, onların deneyim aktarımıyla adaptasyonları kolaylaşacak. Oryantasyonun ilk gününde öğrenme ve eğlence bir arada, festival tadında olacak.” diye açıkladı.

 

 

“Dünya İnsanı” Olmak
Nihai hedeflerinin, öğrencilerini “dünya insanı” olarak mezun etmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen öğrencilerinin farklı kültürlerinden beslendiklerini anlattı. Farklı kültürlerin iç içe geçtiği bir ortamda yaşamanın, tüm öğrencilerin hassasiyetlerine değer verildiğini hissetmelerinin önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Karacabey, “Her öğrencimizi 2 saatlik atölyeler ile farklılıklardan beslenmeyi keşfe davet ediyoruz. 1. sınıf öğrencilerimiz, bu atölye çalışmasına katılarak AU101’in sertifikalarını alabilecekler ve mezuniyetin ilk şartını yerine getirecekler.” dedi.

 

Farklı Dünyalarla Tanışacakları Bir Ortam
Tam anlamıyla uluslararasılaşmış ve kültürel zenginliklere sahip bir yapı olduklarından bahseden Prof. Dr. Karacabey, Uyum Programı AU101’e üniversiteye gelen her yeni öğrencinin katılımını zorunlu tuttuklarını vurguladı. Prof. Dr. Karacabey, “Uyum programının en önemli parçasını oluşturan Farklılıklara Adaptasyon (Adoptation to Differences) atölyesi Uluslararası öğrencilerin ülkemize adaptasyonunu desteklerken kampüs içinde birbirinin hassasiyetlerini bilen, saygı duyan bir öğrenci kültürü oluşmasını da sağlıyor. Atölye içinde yer alan farklı kültürel kodların tartışıldığı, iletişim temelli grup çalışmalarının yer aldığı modüllerle öğrencilerin birbiriyle kaynaşması destekleniyor. Böylece öğrenciler için farklıları ötekileştirmek yerine bunlardan beslenerek farklı dünyalarla tanışacakları bir ortam oluşturuluyor” dedi. Karacabey ayrıca atölye öncesi birbiriyle konuşmaya çekinen öğrencileri atölye sonrasında kantinde, kulüp etkinliklerinde, sosyal ortamlarda bir arada görmenin atölyenin en büyük katkılarından biri olduğunu iletti. Üniversitenin bu atölye çalışmalarını daha verimli kılabilmek adına Türk Kültür Vakfıyla birlikte çalıştığına ekledi.

 

Adaptation to Differences Atölyesi Hakkında
Atölyenin içeriği Türk Kültür Vakfının psikolog eğitmenleri tarafından Öğrenci Dekanlığı koordinasyonunda hazırlandı.

Atölye içeriği hazırlanırken öğrencilerin, akademisyenlerin ve idari birimlerin önceki yıllarda Rektörlüğe ilettiği ihtiyaç ve geri bildirimler göz önünde bulunduruldu.

Atölye tüm 1. sınıf öğrencileri için katılımın zorunlu olduğu 30 farklı oturum olarak planlandı.

Aynı zamanda öğrenciyle iletişimde bulunan tüm idari birimler için de atölye çalışması hazırlandı.

Atölyenin temel hedefi uluslararası öğrenciler için farklı bir ülkeye uyum sürecini kolaylaştırırken Türk ve Uluslararası öğrenciyi farklılıklarla zenginleşen ortak bir üniversite kültüründe buluşturmak olarak belirlendi.

Devamını oku

Haber

Afrikalı Gençlere, İş Dünyasının Problemleri ile Başa Çıkabilmeleri İçin Girişimcilik Eğitimi Veridli

Yayınlanma tarihi

-

Afrikalı gençlere ekonomik hayata aktif katılımları için kişisel gelişimden dijitalleşmeye kadar birçok konuda 40 saatlik temel girişimcilik eğitimi verdi.

İş dünyasında karşılaştıkları problemlerle başa çıkabilmesi adına TADD (Tüm Afrika’nın Dostları Derneği) bünyesindeki Afrikalı gençlere, eğitim ve danışmanlık hizmeti veren MOV BRANDING bünyesindeki uzman akademisyenler ve profesyoneller vasıtasıyla 6 hafta boyunca 40 saatlik temel girişimcilik eğitimi verildi. Dijitalleşmeden kişisel gelişime kadar birçok alana dair verilen eğitimlerle birlikte gençlerin bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması hedeflendi.

Eğitim sonunda görüşleri alınan katılımcılar memnuniyetlerini şu şekilde dile getirdi: “Eğitim boyunca öğrendiğimiz bilgilerden ve edindiğimiz deneyimlerden dolayı çok memnun kaldık. Gelecekte gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz için çok faydalı eğitimlerden geçtik. Bu anlamda her eğitimciye ayrı ayrı teşekkür ederiz.”

Eğitimlere aktif şekilde katılım gösteren TADD Başkanı Dr. Bilgehan Güntekin de eğitimden çok verim aldıklarını ve Afrikalı gençlerin, gelecekte başaracaklarına inandığı hedeflerine giden yolda iyi bir deneyim ve bilgi kazandığını dile getirdi. Kendilerine böyle bir eğitim programı hazırladıkları ve en doğru eğitimciler ile buluşturdukları için MOV BRANDING ailesine de teşekkürlerini sundu.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr
Reklam hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish