Takip Edin
#

Haber

TÜREK, SEKTÖRÜN BÜYÜMESİ VE İHTİYAÇLARIN ARTMASIYLA OLUŞTU

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

TÜREK’i 7 yıldır gerçekleştirmeye çalıştıklarını ifade eden TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa  Serdar Ataseven, “Sektörün büyümesi bizi böyle bir kongre yapma konusunda harekete geçirdi” diyor.

Kısa adı TÜREK olan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi, Ankara’da gerçekleştirildi. Kongre ile ilgili konuları TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa  Serdar Ataseven ile değerlendirdik.

KONGREYİ 7 YILDIR GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ

TÜREK 2018 kongreniz nasıl geçti, kongre amacına ulaştı mı ?

Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi, (TÜREK) rüzgâr sektörünün büyümesi ve ihtiyaçlarının artması ile oluştu. TÜREB olarak böyle bir kongre düzenlemeden önce, rüzgârla ilgili konular enerji kongrelerinde bir oturumda konuşuluyordu. Fakat sektörün büyümesiyle birlikte o kadar çok konuşulması ve çözüme kavuşturulması gereken konu vardı ki, bu durum bizi harekete geçirdi ve konusu sadece rüzgâr olan ilk ve tek rüzgâr kongresini 2012 yılında hayata geçirdik. Sürecin ilerlemesinde diyalogların önemini bildiğimizden,  hem kamuyu hem özel sektörü bir araya getiren, işbirliklerine zemin oluşturan, sorunlara ortak çözümler üretebilen bu kongreyi yedi yıldır gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Aldığımız geri bildirimlere baktığımızda başarılı sonuçlara ulaştığımızı söyleyebiliriz.

TÜREB olarak yaptığınız bu kongrelerin sektörlere ve TÜREB’e katma değeri nedir?

TÜREB’in kuruluş amacında kamu ve özel sektör arasında köprü olma görevi de var. Bu kongre ve sektör toplantıları ile bu köprünün sağlamlaşmasını ve dialogların iyileştirilmesini sağlamış oluyoruz. Her kongre, hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde bilgi alışverişi sağlıyor. Türkiye’deki ve Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip etme fırsatı doğuruyor. Kongre boyunca yüzlerce firma birbirlerinin çalışmalarına ve uzmanlıklarına rahatça ulaşım sağlıyor. Etkinlik sonrasında hazırlanan raporlar ilgili kurum kuruluşlara iletiliyor, online platformlardan kongre vidoaları hem Türkçe hem İngilizce olarak paylaşılıyor. Böylece Türkiye’de rüzgâr sektöründe olan gelişmeler küresel piyasalardan rahatça takip edilebiliyor.

Bununla birlikte sektörün gelişmesi ile istihdama ve yerli sanayinin gelişmesine de büyük oranda katkı sağlanmış oluyor. Bu da enerji kaleminin oluşturduğu cari açığın kapatılmasında büyük katma değer yaratıyor.

ÇOĞU PROJENİN 2020 SÜRECİNİ YAKALAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ

Türkiye’de rüzgar sektöründe 2019 beklentileriniz ve gelişmelerinizi aktarırı mısınız, kamudan beklentileriniz bu anlamda ne yöndedir?

Biliyorsunuz 2020 yılı sonuna kadar işletmeye girecek tesisler, işletmeye girdikten sonra on yıl boyunca YEKDEM’den faydalanabilecek. Bundan dolayı projelerini bu sürece yetiştirmeye çalışan firmalar, 2019 yılını epeyce yoğun geçirecek. Tabii 2018’de yaşanan ekonomik çalkantılar, Türkiye’deki finans maliyetlerini arttırdığından, bazı projeler zorlanabilir. Yine de çoğu projenin 2020 sürecini yakalayacağını düşünüyoruz. TÜREK 2018’de (Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi) Bakan Yardımcımız Sayın Abdullah Tancan kapasite artışlarının önünü piyasa takas fiyatı üzerinden yapılması koşuluyla açacaklarını ifade etmişti. Sektörün heyecanla beklediği kapasite artışları ile ilgili karar, bu yılın ilk üç ayı içinde açıklanırsa, 2019 yılının sonunda kurulu gücümüz 8 GW’ı aşabilir. Yani 2019 ve 2020 yıllarının rüzgâr sektörü açısından daha yoğun olacağını ve performansının yüksek olacağını söyleyebiliriz. Ayrıca, yine Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi’nde, Mart 2019 içinde YEKA 2 alanları için başvuruların alınacağı ve bu sene dört yarışmanın yapılacağı bildirildi. Çanakkale, Balıkesir, Muğla ve Aydın’da 4×250 MW şeklinde gerçekleştirilecek yarışmaları bir firma da alabilir, dört farklı firma da. Şimdiden sektöre hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

UYGUN MALİYETLERLE FİNANS

Biliyorsunuz rüzgârdaki hedef her yıl 1GW kurulu güç olarak açıklandı. Hedefe ulaşmayı kolaylaştırabilmek için, 2020 yılı sonrası düzenlemelerin nasıl olacağının netleştirilmesi, ekosistemin tek bir hedefe kitlenmesi, ihale takviminin net olması gerekiyor. Son yaşanan ekonomik gelişmelerle birlikte artan finans maliyetlerini azaltacak özel fonların sağlanması ve uygun maliyetlerle finans temininin mümkün kılınması lazım. Can suyu niteliğindeki kapasite artış taleplerinin önünün açılması, inşaat izinleri ile ilgili süreçlerin standart hale getirilmesi, kısaltılması ve basitleştirilmesi gerekiyor.

DÜNYA LİDERİ: ÇİN

Dünyadaki  RES çalışmaları ile Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirir misiniz?

Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi’nin (GWEC) 2017 yılı sonunda açıkladığı verilere göre, Dünyada 540 GW rüzgâr kurulu gücü var. Dünya lideri olma konumunu koruyan Çin’in rüzgâr kurulu gücü 188 GW ile küresel pazarın yüzde 35’ini oluşturuyor. Amerika 89 GW ile ikinci sırada bulunuyor. Avrupa’nın rüzgâr lideri Almanya, 56 GW ile dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Hindistan 32 GW ile dördüncü, İspanya 23 GW ile beşinci sırada yer alıyor. Dünyada açık deniz üstü (offshore) çalışmalar da hız kazanmış durumda. İngiltere, Almanya ve Çin offshore’da ilk üçte olan ülkeler. Dünyadaki offshore kurulu gücü 19 GW.

TÜRKİYE, YÜKSELİŞTE

Türkiye’de ise 2018 Temmuz ortalarında rüzgâr kurulu gücü 7 GW’ı aştı. Geçtiğimiz yıl ilk altı ayda 140 MW’lık bir santrali işletmeye alabildik. Son altı ayda da (daha veriler netleşmedi) 300 MW civarında olacağını tahmin ediyoruz. Yani 2018 sonu itibariyle toplamda 7.300 MW – 7.400 MW civarında kurulu güce ulaşmış olacağız.

ORTAK BİR ŞARTNAME İLE KISA SÜREDE YENİDEN GÜNDEME GELECEK

2017 yılında yapılan yarışmalarda ihale alan yatırımcılar projelerin ön lisans ve inşaat izin süreçlerini tamamlamaya çalışıyorlar. YEKA 1 projesinin nihai alanları 29 Eylül’de resmen ilan edildi. Gelinen noktada 406 MW Kırklarelinde, 294 MW Edirne’de, 160 MW ve 90 MW olarak iki ayrı alanda Sivas’ta ve 50 MW Eskişehir’de proje sahaları netleştirildi. Ön lisans ocak sonuna doğru verilir diye düşünüyoruz. Sonrasında 24 ay içinde izinler alınacak ve lisanslama sürecine geçilecek. Her bir projenin 36 aylık süre içinde işletmeye alınması bekleniliyor. Diğer yandan, Türkiye’deki offshore adımları atılmaya başlandı. Geçtiğimiz Ekim ayında gerek piyasanın dalgalanmasından gerek yatırımcıların önünü görememesinden kaynaklı olarak offshore yarışmasına başvuru olmadı. Hem kamunun hem yatırımcının hem de tüketicinin memnun olacağı ortak bir şartname ile kısa sürede yeniden gündeme geleceğini düşünüyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haber

PLAT’TA KONUŞAN PROF.DR. ÖZGÜR DEMİRTAŞ KÜSEREL ENFLASYON RAKAMLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Yayınlanma tarihi

-

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan verilere göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 73,50 ile 1998 yılı ekim ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Üretici enflasyonu ise yüzde 132,16 ile 1995’ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Son veriler sonrasında piyasalarda yaşanacak gelişmeleri ve ekonomik verileri ele almak amacıyla PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği, Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş ile birlikte PLAT Talks etkinliği kapsamında buluşma düzenledi.

8 Haziran Çarşamba günü İstanbul-Kurtköy’de bulunan Crowne Plaza’da düzenlenen PLAT Talks etkinliğine dernek üyeleri ve sektörün çok sayıda önde gelen ismi katıldı. Ekonomi gündeminin nabzını tutmak ve katılımcılar arasında yeni ilişkiler geliştirme imkânı sunmak amacıyla düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan PLAT Derneği Başkanı M. İmer Özer, alanında uzman ekonomistlerle buluşmalar organize etmeye devam edeceklerini, güncel piyasanın analizini yapmanın geleceğe yön vermek adına herkese faydalı olacağını belirtti. 

“KÜRESEL ÇAPTA ENFLASYON YÜKSELMEYE DEVAM EDERSE HAM MADDE FİYATLARI DAHA DA ARTACAK”

Etkinliğin ilk konuşmacısı olma ayrıcalığı Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın oldu. Küresel ekonomiye dair tüm merak edilenleri PLAT Üyeleri ile paylaşan Prof. Dr. Özgür Demirtaş, küresel çapta enflasyon oranın yükselmeye devam etmesi durumunda mevcut durumdaki ham madde ve enerji fiyatlarının da artacağını söyledi.

ABD ve Avrupa başta olmak üzere küresel olarak enflasyonda artış yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Demirtaş,  “Dünyada yaşanan gelişmeler, Rusya-Ukrayna Savaşı ve daha birçok etmen ham madde fiyatlarında artışa neden oldu. Üreticiler, pazar araştırmasını, üretimi doğru yapsa, ham maddeyi etkin şekilde doğru kullansa dahi bu durum üreticilerin girdi maliyetlerini etkiledi. Dolayısıyla ürün fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

“ÖZEL MARKALI ÜRÜNLER TÜM GELİR GRUPLARI TARAFINDAN TERCİH EDİLİYOR”

Enflasyon oranının yükselmesiyle private label ürünlere ilgilinin daha da artacağını belirten Prof. Dr. Özgür Demirtaş, “Ürün fiyatlarındaki bu yukarı yönlü hareket, tüm gelir gruplarından tüketicilerin tercihini özel markalı ürünlerine yönelik sergilemesiyle sonuçlandı. İlerleyen süreçte bu ürünlere yönelik ilginin daha da artacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Özgür Demirtaş’a konuşmasından dolayı teşekkür eden PLAT Derneği Başkanı M. İmer ÖZER, günün anısına yönelik olarak tüm katılımcıları sahneye davet etti, program aile fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.

TKUMAGAZİN

Devamını oku

Enerji Projeleri

RESMEN YÜRÜLÜĞE GİRDİ! ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİ İLGİLENDİREN PROJELERE 20 MİLYON TL’LİK DEVLET DESTEĞİ

Yayınlanma tarihi

-

Son satış verilerinde de göze çarpan elektrikli otomobillerdeki artış talebinin TOGG ile ilerleyen süreçte zirveye çıkması bekleniyor. 3 bin 500 elektrikli araç şarj istasyonuna sahip olan ülkemiz, artan bu talebi karşılamada yeterli sayıya ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Resmi gazetede yayımlanan yönetmelik ile dolum istasyonlarına yönelik projelerdeki harcamaların yüzde 75’ine geri ödemesiz destek sağlanacağı ifade ediliyor. Dolum noktalarını yeterli seviyeye çıkarmada satış ve servis hizmet verecek olan Üçay Grup ise bir yeniliğe daha imza attı. Mart ayında 1 milyon doları aşan bir yatırımla araç filolarını %100 elektrikli araçlara dönüştürmeye başladığını duyuran Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, “Bu yatırımı devam ettirerek araç filomuzun tamamını elektrikli şarj istasyonlarından oluşacak şekilde değiştirmeyi ve karbon izimizi sıfırlamayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

 Dünya genelinde elektrikli araç satışları her geçen gün katlanarak artmaya devam ediyor. Ülkemizde de kur hareketleri ve uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle akaryakıt fiyatlarında oluşan yukarı yönlü seyrediş tüketicilerin satın alma tercihlerinin elektrikli araçlara yöneltmesine neden oluyor. Dünyaca ünlü çok sayıda otomotiv markası tarafından yapılan açıklamalarda da 2030 yılına kadar tamamen elektrikli otomobil üretimine geçileceği ifade edildi. Bu ihtiyaç ve gelecek vizyonuyla yola çıkılarak, Türkiye’nin Otomotiv Girişimi Grubu (TOGG) tarafından tasarlanan ve 2023 yılında yerli ve milli olarak yollarda olması hedeflenen elektrikli araçlar ise tüketiciler tarafından merakla bekleniyor. Ülkemizde milli elektrikli araç projesi kadar önem arz eden bir diğer önemli konu olan elektrikli şarj istasyonlarının kurulumu hususunda da çalışmalarını sürdüren ve alanında lider olma hedefinde olan Üçay Grup’tan ise dikkat çeken bir inovasyon hamlesi geldi.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYAN SİSTEMLERİ TÜRKİYE’YE GETİRECEKLER

Ülkemizde elektrikli araçlara rağbetin hızla artmasına rağmen şarj istasyonlarının yeterliliği konusu kullanıcıların en merak ettiği soruların arasında yer alıyor. Bu soruna çözüm amaçlı olarak harekete geçen Üçay Grup, geçtiğimiz Ekim ayında güç yönetim firması EATON ile partnerlik anlaşmasına imza attı. Anlaşmaya göre elektrikli araçlar için hayati değer taşıyan AC ve DC şarj istasyonları, yük dengeleme üniteleri, network şarj yönetim yazılımı (CNM) ve RFID ödeme sistemleri gibi çözümleri Türkiye’ye getirerek, satış ve satış sonrası temsilciliğini de üstlenecek olan Üçay Grup, araç filolarının tamamını elektrikli araç şarj istasyonu oluşacak şekilde yenilemeyi amaçladıklarını duyurdu.

ELEKTRİKLİ ARAÇ ŞARJ İSTASYONLARINDA DESTEK VE TEŞVİKLER BAŞLIYOR

Benzinli ve dizel otomobillerden kaçışın sürdüğü Türkiye’de, yatırımların odağında elektrikli araçların gerek duyduğu altyapı sistemleri yer aldı. Resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle, birden çok sektörde gelişimi hızlandırma potansiyeline sahip mobilite alanında hızlı şarj istasyonlarına yönelik yatırımların desteklenmesi kararlaştırıldı.

Projelerdeki harcamaların yüzde 75’ine geri ödemesiz destek sağlanacağı belirtilirken, söz konusu yardımların tutarının ise 20 milyon TL ile sınırlandırılacağı açıklandı. Hali hazırda 3 bin 500 dolum istasyonun bulunduğu ülkemiz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bu programıyla geleceğe yönelik adımlarını hızlandırdı.

“TOGG’UN ÇIKIŞIYLA PAZARDAKİ TALEP DAHA DA ARTACAK”

Türkiye ve dünyada elektrikli araç pazarı ile ilgili çok önemli gelişmelerin yaşandığını aktaran Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, yaptığı değerlendirmede, elektrikli araçların önümüzdeki süreçte tüketicilerin tercihlerinde önemli bir yer alacağını vurguladı. Şakacı, yerli ve milli araç projesi TOGG’un da yollara çıkışıyla birlikte elektrikli araç pazarındaki talebin daha da artacağına inandığını belirtti.

YAKLAŞIK 15 MİLYON TL’LİK YATIRIM

Yenilenebilir enerji kaynaklarına verdikleri önemin bu süreçte daha da önem kazandığını belirten ve araç filolarını tamamen elektrikli araçlardan oluşacak şekilde güncelleyeceklerini açıklayan Şakacı, “Üçay Mühendislik olarak karbon izimizi sıfırlamanın yanı sıra sürekli artan yakıt maliyetleri karşısında da yenilenebilir enerji kaynaklarına verdiğimiz önem daha da artıyor. Bu kapsamda araç filomuzun tamamını elektrikli otomobillerden oluşacak şekilde yenileyeceğiz. Aldığımız karar doğrultusunda, 1 milyon doları aşan bir yatırımla, 25 adet yüzde 100 elektrikli otomobili araç filomuza kattık. Kısa ve orta vadede bu yatırımı devam ettirerek ve önce filomuzun yüzde 50’sini, daha sonra ise tamamını elektrikli otomobillerden oluşacak şekilde değiştirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARI KATLANDI

Ülkemizdeki elektrikli araçlara olan ilgi satış rakamlarındaki artışla da dikkat çekiyor. Türkiye’de Ocak ayı verilerine göre elektrikli otomobil satışları geçen yıla oranla 237,2 artışla 2 bin 846’ya yükselirken, hibrid otomobil satışları ise yüzde 105,1 artışla 49 bin 493’e ulaştı. Elektrikli otomobillerin toplam satıştaki payı bir önceki yıla göre yüzde 0,1’den yüzde 0,5’e; hibrid otomobillerin payı ise yüzde 4’ten yüzde 8,8’e çıktı. Dünya genelinde artık üretimi yavaş yavaş azaltılan dizel motorlu araç satışlarında ise geçen yıl yüzde 39,5 olan oran yüzde 19,7’ye kadar geriledi. Veriler elektrikli araç satışlarındaki artış trendinin ve pazardan alınan payın ilerleyen dönemlerde otomotiv sektöründeki gelecek planlaması doğrultusunda daha da artacağı tahmin ediliyor.

2030 YILINA KADAR ÇOK SAYIDA MARKA TAMAMEN ELEKTRİKLİ ARAÇ ÜRETİMİNE GEÇECEK

Küresel ısınma ile mücadele kapsamında sektörün önde gelen çok sayıda otomotiv markası gelecek planlamalarının temelini elektrikli modellere geçiş doğrultusunda oluşturuyor. Dünyaca ünlü çok sayıda marka 2030 yılına kadar tamamen elektrikli araç üretimine geçeceklerini duyururken bu plan çerçevesinde milyarlarca dolarlık yatırımlar gerçekleştiriyor.

TKUMAGAZİN

Devamını oku

Haber

ÜÇAY MÜHENDİSLİK UYARIYOR: DOĞALGAZDA İLK KURULUMUN UZMAN MÜHENDİS KADROLARLA YAPILMASI GEREKİYOR

Yayınlanma tarihi

-

Ülkemizdeki bireysel doğalgaz dönüşümü artarak devam ediyor. Doğalgazın güvenilir, temiz ve çevreci olması bu dönüşümdeki belirleyici etkenlerin başında geliyor. Türkiye’nin öncü firması Üçay Mühendislik, doğalgaz konusunda kesintisiz hizmet sunarak farkını ortaya koyuyor.

İLK KURULUM UZMAN PERSONEL VE MÜHENDİS KADROLARCA YAPILMALI

 Türkiye çapındaki 65 şube ile yaygın hizmet ağına sahip olduklarını ve bu şubelerin tamamının mühendislik hizmeti veren yapılar olduğunu söyleyen Üçay Mühendislik Genel Koordinatörü Özgür Şahin, “Doğalgaz kullanımı kolay ve aynı zamanda kurallara uygun kurgulanıp işletildiğine oldukça güvenlidir. Bu sebep ile ilk kurulumun uzman personel ve mühendis kadroları ile yapılması gerekmektedir. Türkiye geneli şubelerimizde doğalgazı olmayan konutlarda ana kolon doğalgaz tesisatı, daire içi gaz tesisatı, kombi montajı, radyatör montajı ve kalorifer tesisatı uygulamalarını gerçekleştirmekteyiz” dedi.

TASARRUF VE VERİMLİLİĞİN MAKSİMUM OLMASI İÇİN ÇALIŞMAKTAYIZ

 Üçay Mühendislik olarak tüketicilere bireysel doğalgaz dönüşümü konusunda önemli avantaj sağladıklarını belirten Şahin, “Yaptığımız işin ve kullandığımız her ekipmanın kalitesine güveniyoruz bu güveni müşterilerimize verdiğimiz 6 yıl tesisat ve işçilik garantisi ile de sunuyoruz. Aynı zamanda müşterilerimize 1 günde iş teslimi ve 7/24 çağrı merkezi desteği ile avantaj sunmaktayız. Tabii ki asıl bilinmesi gereken kısa vadede ölçülmesi güç olan faydalardır. Doğru mühendislik yaklaşımı ile kurgulanmış olan bir sistem yıllar içerisinde sağladığı tasarruf ve verimlilik ile müşterilerimize asıl faydayı sağlamaktadır. Biz Üçay mühendislik ile yaptığımız en ufak sistemde bile tasarruf ve verimliliğin maksimum olması için çalışmaktayız” ifadesini kullandı.

HEDEFİMİZ TÜRKİYE’DE DOĞALGAZIN ULAŞTIĞI HER NOKTADA HİZMET VEREBİLMEK

Doğalgaz sistemlerinin katı yakıtlı (kömür, odun vb) veya sıvı yakıtlı (fuel-oil,mazot vb) sistemlerine göre oldukça düşük karbon emisyonuna sahip sistemler olduğunu bu sebeple daha çevreci bir yakıt türü olarak ortaya çıktığını ifade eden Şahin son olarak şu bilgileri verdi:

“Şubelerimiz ile müşterilerimize yaptığımız sözlü veya yazılı tanıtımlarda bunu detaylı olarak anlatmaktayız. Doğalgazın ulaştığı her noktada hızlı dönüşümü hedefliyor, yaptığımız dijital reklam çalışmalarında bu konuları anlatmaya çalışıyoruz.

Üçay Mühendislik olarak hedefimiz Türkiye’de doğalgazın ulaştığı her noktada hizmet verebilmektir. Tabi bunun yapılabilmesi işinde uzman mühendis kadrolara sahip olmayı gerektirmektedir. Üçay Mühendislik her şubesi bir okul gibi teknik personel yetiştirmekte ve bu personeller hem şubelere hem de sektöre deneyimleri ile hizmet vermektedirler. Aynı zamanda tüm platformlarda müşterilerimize dönüşüm noktasında bilgilendirmeler yaparak çevreci bir yapı oluşturma hedefindeyiz.”

TKUMAGAZİN

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish