Takip Edin

İş ve İnşaat Makineleri

Teknolojik Traktörler Bursa Tarım Fuarı’nda Sergilenmeye Devam Ediyor

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Geliştirdiği tarım makineleri ve teknoloji odaklı çiftçilik çözümleriyle çiftçilerin her zaman yanında olan Massey Ferguson, Bursa Tarım Fuarı’nda tüm ürün gruplarından örnekler ve yeni tarım makineleriyle yer aldı.

AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has, “AGCO’nun tarım makineleri alanında dünya çapında tanınan markası Massey Ferguson, bu yıl 4-8 Ekim tarihlerinde 19’uncusu düzenlenen “Bursa Uluslararası Tarım, Tohumculuk, Fidancılık ve Süt Endüstrisi Fuarı”nda, 4 yeni ürünü tüketicisiyle buluşturdu. Massey Ferguson, tarım makinelerinin rekabetçi pazarında, ön yükleyici kombinasyonu ile sınıfının en iyisi traktörleri üretmekle tanınıyor. Ar-Ge’ye ayırdığı yıllık yaklaşık 400 milyon dolarlık bütçeyle ürün gamını, tarım sektöründeki üreticilerin gereksinimlerine uygun şekilde sürekli geliştiren Massey Ferguson, Türkiye’de sektöründe bilinirliği en yüksek markaların başında geliyor” dedi.

AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has yaptığı açıklamada, Bursa Tarım Fuarı’nda geliştirdikleri en yeni tarım makinelerinin görücüye çıktığını, fuarı gezen ziyaretçilerin ayrıca Massey Ferguson’un tüm ürün gruplarından tarım makinelerini de inceleme imkanı bulduğunu kaydetti.

Massey Ferguson’un bu yıl 175’inci yılını kutladığını vurgulayan AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has, “MF markasının bu kadar uzun süre var olması, çiftçiye sunduğu güvenilir makinelerden kaynaklanıyor. Pandemi ile önemi herkesçe kabul edilmiş olan tarım, ülkemiz için vazgeçilmez derecede hayati bir unsur. Geleceğimizin şekilleneceği, ülkenin bel kemiği, ayrıca sanayi üretimini de destekleyen bir sektör. Bunun için de yeni tanıtımı yapılan ürünlerimizi dünya ile aynı anda Türkiye’de de pazara sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

“Çiftçilerimiz için sürekli yeni teknolojiler üretiyoruz”
Traktör, biçerdöver, balya makinesi ve yem hasat gibi her alanda geliştirdikleri yeni makinelerin ve dijital hizmetlerin tümünün, çiftçiler için en iyi değeri sağlayan sade ve güvenilir bir deneyim sunduğunu vurgulayan Mete Has, şunları söyledi: “Sürekli yeni teknolojiler geliştirerek çiftçilerimizin üretimlerine ve verimliliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Tüm bu çabalarımızın karşılığını da hem tarım üreticisinin bize güveniyle, hem de uluslararası çapta kazandığımız prestijli ödüllerle alıyoruz. Dünyada gittikçe önemi daha da artacak olan tarımın çok daha verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi için bu çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.”

 

“Türkiye köprü görevi gören stratejik bir ülke”
“Rusya-Ukrayna savaşı ile gıda arzının, güvenliğinin büyük ülkeler arasında kontrol edildiği de görüldü” diyerek sözlerini sürdüren Has, “Türkiye’de burada köprü görevi gören, potansiyeli ile dünya da göz ardı edilemeyecek stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu gösterdi. Bu vesile ile bizim sektörümüzde sadece gıda değil, gıdanın üretiminde kullanılan teknolojinin tarım makinesi ve traktörlerin de üretim merkezi olarak ihracat ve ithalat potansiyeli ile dünyayı besleyen bir ülke konumunda olduğunu hepimiz görmüş olduk. Özellikle traktör ve tarım makineleri özelinde diyorum. Çünkü Avrupa ve dünya ile uyumlu teknolojik ürünleri üretebilen bir ülkeyiz. Bu sene geçen seneden başlayan, güvenlik ve emniyet yönetmeliği değişti. Çiftçilerin iş sağlığı ve güvenliği açısından uzun saatlerde yorulmadan, hata yapmadan, kaza risklerini ortadan kaldıracak şekilde çalışmasını sağlayan yönetmelik traktörlerimizde uygulanmaya başladı. Bunun beraberinde az yakan çok çekiş yapan motorlar üretiliyor. Hem güvenlik, hem motor açısından en son emisyon standartlarını sağlayan traktörlerimizle, tarım makinelerimizle dünyanın her yerinde tercih edilen makinelerimiz olacak. Bu sürece bakıldığında, Türkiye’nin ihracat ve teknoloji transferi olarak önünde büyük potansiyeller, fırsatlar bekliyor” dedi.

Pandemi sürecinde birçok ülke kapılarını kapatarak tedarikçilerini kaybettiğini belirten Mete Has, “Şu anki enerji krizi ile de üretime ara vermelerde söz konusu olduğunu biliyoruz. Burada da büyük bir fırsat görüyorum. Biz firma olarak 140 milyon dolara yakın Türkiye’den alım yapıyoruz. Türkiye’deki tedarikçilerden diğer Avrupa ve Amerika’daki fabrikalarımıza ham madde sağlıyoruz. Ondan dolayı da katlanarak büyüme potansiyeli ile ilgili hedeflerimiz var. Tarıma hizmet veren diğer paydaşlarımız da görmüş olmalı ki, Türkiye’de tarım makineleri ihracatı da her geçen gün katlanarak milyar dolarlar üzerine çıkarak büyük bir ivme yakaladı. Türkiye’nin büyümesine paralel olarak tarım makinelerinde de bir büyüme yaşanıyor. Türkiye’de gerçekten tarımın katma değeri büyüdü, bundan dolayı da çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

 

4 yeni ürününü fuar ziyaretçileriyle buluşturdu
Fuarda tüm ürün gamından 48 hp’den 405 hp’ye kadar geniş bir yelpazede traktörler, balya makineleri ve yem hasat makineleriyle yer alan Massey Ferguson, bu yıl; MF TH.7035 Teleskopik Yükleyici, MF 3.FR105 Uzman Bağ-Bahçe Traktörü, MF 8S Dyna-VT, MF 2600 GE ve FUSE Akıllı Tarım Teknolojilerini de bu yıl ilk kez Türk çiftçisiyle buluşturdu.

Bu ürünlerden “MF 3 UzmanSerisi”; 75 – 120 hp güç seviyesinde “Bağcı”, “Uzman”, “Bahçeci”, “Alçak” ve“Geniş Bahçeci” adı verilen modellerden oluşuyor. 100 hp güçteki MF TH.7035 Teleskopik Yükleyici Serisi 3,5 ton kaldırma kapasitesi ve 7 metre kaldırma yüksekliği ile öne çıkarken, ezber bozan ödüllü tasarımıyla MF 8S Dyna-VT serisi kendini kanıtlamış Dyna kademesiz şanzıman seçeneğiyle, MF 2600 GE serisi, asma ve meyve bahçelerine özel tasarımıyla dikkat çekti.

Fuarda, Massey Ferguson’un en yeni çiftçilik yönetimi çözümlerinden “FUSE Akıllı Tarım Teknolojileri” de tanıtıldı. Dijital tarım ürünleri için önde gelen bir açık platform olan FUSE, çiftçiye kaynak tüketimini azaltmayı ve verimliliği artırmayı sağlayan yazılım araçları ve uygulamalarından oluşuyor.

 

“2022’nin En İyi Ürün Tasarımı” ödülünü kazanan traktörü de fuarda
Fuarda bu yıl, “2022’nin En İyi Ürün Tasarımı” Red Dot Ödülü’nü kazanan MF 5 S serisi de yer aldı.Massey Ferguson’un MF 5S serisi; tasarım, mükemmel görüş için ince yapılı bir kaporta, üstün manevra kabiliyeti için 4 metrelik dar bir dönüş yarıçapı ve ayrıca rakipsiz çok yönlülük özellikleriyle öne çıktı.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Endüstriyel İş Makinaları

PLATFORM GÜNLERİ 25-26 KASIMDA

Yayınlanma tarihi

-

Personel yükseltici platform sektörünün büyük buluşması için geri sayım başladı. Platform  sektörün Türkiye’deki çatı kuruluşu Platformder, tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Platform Günleri etkinliği, 25-26 Kasım 2022 tarihlerinde İstanbul Tuzla’daki Autodrom İstanbul tesislerinde gerçekleştirilecek. İstanbul’un prestijli organizasyonlara ev sahipliği yapan adresi Autodrom İstanbul’da, Hybrid İletişim tarafından organize edilecek olan etkinlik; üretici firmalar, distribütörler, kiralama firmaları, finans kuruluşları, destek ürün ve hizmet sağlayıcıları ve nihai kullanıcıları bir araya getirecek. Autodrom İstanbul, merkezi konumunun yanı sıra geniş açık ve kapalı alanlarıyla organizasyona güçlü bir altyapı sağlayacak.

PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, Platform günleri ile ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında konu ile ilgili şöyle konuştu, Günaydın “Ürün bilinirliğine paralel olarak pazar hacmi de her geçen artan personel yükseltici platform sektörünün tüm paydaşlarını bu etkinlikte bir araya getiriyoruz. Platform Günleri 2022, platform ürün teknolojisi ve kullanımıyla ilgili tüm önemli konular hakkında bilgi alışverişinin yapılacağı bir etkinlik olacaktır. Teknik bilgi alışverişine ek olarak, kiralama şirketleri ve kullanıcılar da dahil olmak üzere sektörün tüm katılımcıları, ekipmanları çalışır durumda görme fırsatını bulacaklardır.  Ziyaretçilerin ürünleri demo alanlarında kullanma fırsatı bulacakları sürdürebilir  etkinliğin  olmasını  istiyoruz” dedi.

Konuşmasına devam eden, Günaydın “Sektöre hizmet veren tüm tedarikçiler, hizmet sağlayıcılar, bu etkinlikte olmalıdır. Üretici ve distribütör firmalarının ’da bir araya gelmesini sağlayacaklarını” dile getirdi.

Yeşil teknoloji ve güvenli kullanım vurgusu

Personel yükseltici platformların, seviye farkı gerektiren tüm çalışma ortamlarında geçici olarak güvenli çalışma ortamı sağlayan güvenlik ekipmanları olduğunu vurgulayan Saruhan Günaydın,

Etkinliğimizde, platform sektöründe son dönemde önemli bir yer teşkil eden, yeşil teknoloji, güvenli kullanım konuları ön planda olmasını sağlayacağız. Etkinliğe katılan ziyaretçilerimize; yeni ürünleri kullanma, deneyimleme, yeni ürün lansmanları, özel kampanyalar, yarışmalar, seminerler, eğitimler, keyif veren aktiviteleri sunacağımız gibi sosyal medya üzerinden canlı yayınlarımız olacaktı,” dedi.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Küresel Enerji Krizi Çimento Üretimini Zora Sokabilir

Yayınlanma tarihi

-

TÜRKÇİMENTO tarafından düzenlenen Anadolu Buluşmaları’nın İzmir durağında bir araya gelen çimento üreticileri, küresel enerji krizinin tetikleyici gücüyle artan enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda çimento üretimini zora sokabileceğine dikkat çekti.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan BATIÇİM Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Üyesi Gülant Candaş, “Çimentoda her zamankinden daha çok Ar-Ge ve inovasyona ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. BATIÇİM olarak döner fırınlarımızda yakılarak bertaraf edilen alternatif yakıtlar sayesinde karbondioksit tasarrufu sağlıyor, üretim sırasında oluşan atık ısıdan enerji üretiyoruz. Daha fazla alternatif yakıt kullanabilmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz” dedi.

TÜRKÇİMENTO tarafından gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları’nın 6. durağı olan İzmir’de düzenlenen panelde konuşan BATIÇİM Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Üyesi Gülant Candaş, küresel enerji kriziyle mücadelede Ar-Ge ve inovasyonu adres gösterdi. Gülant Candaş, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Ege Bölgesi’nin en köklü kuruluşlarından biri olan Batıçim olarak başta çimento olmak üzre faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde Ar-Ge ve inovasyona yönelik önemli adımlar atıyoruz. Çimento üzerinde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla Türkiye’ye ilkleri kazandırıyoruz. Çimentoda düşük karbon salınımına odaklanarak TS EN 197-5 standardı kapsamında Türkiye’nin ilk akredite sertifikalı CEM II/C çimentosu üretimini gerçekleştirdik ve çok düşük karbon salınımlı bu çimentoyu yapısal beton üretimlerinde kullanılmasını sağladık. Döner fırınlarımızda yakılarak bertaraf edilen alternatif yakıtlar sayesinde karbondioksit tasarrufu sağlıyor ve daha fazla alternatif yakıt kullanabilmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz. Ayrıca 2012 yılından bu yana üretim esnasında oluşan atık ısıdan enerji üretilmekte ve üretilen enerji ile elektrik tüketiminin İzmir fabrikamızda %30’u, Söke fabrikamızda %17,5’i geri kazanımla karşılanmakta böylece yaklaşık toplam 300.000 ton karbondioksit emisyonu engellenmektedir.”

 

Gülant Candaş: “Sürdürülebilirlik İlkesinin İzinden Gidiyoruz”

Sürdürülebilirlik ilkesinin izinden giderek sektörde öncü adımlar attıklarını kaydeden Gülant Candaş, “Attığımız her yeni adımda, İzmir, Ege Bölgesi ve asıl olarak da Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Doğal kaynakları bilinçli bir şekilde kullanmaya maksimum düzeyde özen gösteriyor, çevreyle dost üretim modeli ile karbon salınımının azaltılması için önemli adımlar atıyoruz. Oluşan atıkları kaynağında azaltıyor ve mümkün olan her durumda bu atıkları ülke ekonomisine tekrar kazandırıyoruz. Ege Bölgesi’nde üretilen klinkerin üretiminin %45’ine Batıçim imzası atıyoruz. Türkiye ekonomisine sağladığımız katma değer arttıkça, sorumluluklarımızın da arttığının bilincindeyiz. Bu bilinçle hem faaliyet alanlarımızda hem de sosyal sorumluluk projelerimizde, toplumun yaşam kalitesini yükselten, eğitim, kültür, sanat gibi birçok alanda değer yaratan çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi.

 

Gülant Candaş: “Bin Kişiyi Aşan İstihdam Sağlıyoruz”

Konuşmasında üretim faaliyetlerine de değinen Candaş, “1966 yılında, %100 Türk sermayesi ile kurulan grubumuz, çimento alanında İzmir’de Batıçim ve Aydın’ın Söke ilçesinde BATISÖKE olmak üzere iki entegre klinker-çimento üretim tesisinde toplam 4 milyon ton/yıl klinker ve 6 milyon ton/yıl çimento kapasitesine ulaştı. Burdur’daki çimento öğütme tesisimizle bölgenin çimento ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyoruz. Hazır beton alanındaki kuruluşumuz BATIBETON da 17 farklı lokasyondaki hazır beton tesisi ile bölgede en yüksek hazır beton kapasitesi ile faaliyetlerini sürdürüyor. BATILİMAN ile İzmir Aliağa’da 6 milyon ton elleçleme liman, BATIENERJİ ile hidroelektrik santrallerimizde elektrik enerjisi üretimi ve satışı hizmeti veriyoruz. Çimento üretimi, enerji ve liman işletmeciliği alanlarındaki faaliyetlerimizle hem Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor hem de yarattığımız bin kişiyi aşan istihdam ile iş gücünü destekliyoruz” ifadelerinde bulundu.

 

Fatih Yücelik: “Türkiye’de 1 Litre Su 1 Kilo Çimentodan Daha Pahalı”

Anadolu Buluşmalarında düzenlenen panelde çimento sektörünün zor bir yıl geçirdiğine işaret eden TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, “Endüstrimizin en önemli maliyet kalemi olan enerjide, yıllardır görmediğimiz bir kriz döneminden geçiyoruz. Döviz kurlarındaki ve enerji birim maliyetlerindeki bu yükseliş, enerji maliyetlerinin değişken maliyetler içindeki payının hala yaklaşık %85’ler düzeyinde seyretmesine neden olmaktadır. Enerji krizine rağmen, Türkiye piyasasına neredeyse dünyanın en ucuz çimentosunu sunuyoruz. Bugün 1 litre su, binlerce derecede işlenen ve sayısız işlemden geçerek üretilen 1 kilo çimentodan daha pahalıdır. Çimento sektörü önündeki dönemde önemli teknolojik değişikliklere gitmek zorundadır. Yani tüm bu zorluklara rağmen yatırım yapmak zorundayız” dedi.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Rönesans Holding, Dünya İnşaat Sektöründe Adını Duyurmaya Devam Ediyor

Yayınlanma tarihi

-

Rönesans Holding, dünya inşaat sektörüne yönelik en köklü ve saygın değerlendirme olan ENR’nin “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” 2022 yılı listesinde 24’üncü, Avrupa’da ise en büyük 8’inci müteahhitlik şirketi olarak yükselişini sürdürdü. Gelirinin yüzde 78’ini yurt dışındaki projelerden elde eden Rönesans, Türk şirketleri arasındaki liderliğini de korudu. 

105 yıldır yayın hayatını sürdüren uluslararası inşaat sektörünün en prestijli dergisi ENR’nin (Engineering News Record), müteahhitlik firmalarının merkezlerinin bulunduğu ülkeler dışındaki gelirlerini esas alarak hazırladığı ‘Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi’ 2022 yılı listesi açıklandı. Mühendislik projeleri ve yatırımları ile Rönesans Holding, bu yıl dünya sıralamasında dört basamak atlayarak 24’üncülüğe, Avrupa’da ise 8’inciliğe yükseldi. 2015 yılından beri Avrupa’nın en büyük ilk 10 müteahhitlik şirketi arasında yer alan Rönesans Holding, geçen yıl dünya sıralamasında 28’inci, Avrupa’da ise 9’uncu sırada bulunuyordu. Rönesans, listedeki Türk şirketleri arasında da liderliğini korudu.

 

30 Ülkede Faaliyet Gösteriyor

Dünyanın farklı coğrafyalarında parmakla gösterilen örnek projelere imza atan uluslararası bir Türk şirketi olan Rönesans’ın 2021 yılı uluslararası konsolide cirosu 4,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Farklı coğrafyalarda, yaklaşık 30 ülkede faaliyet gösteren Rönesans Holding, gelirinin yüzde 78’ini Türkiye dışında yer alan projelerden ve yatırımlarından elde ediyor.

Rönesans Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Baki “2015 yılından beri bu listede Avrupa’nın en büyük 10 şirketi arasında yer almaktan bir Türk şirketi olarak gurur duyuyoruz. Yurtdışı büyümemizdeki en önemli yetkinliğimiz uluslararası finansman yaratma kabiliyetimizi inşaat becerimizle birleştirip sinerji açığa çıkartmak ve farklı coğrafyalarda değer yaratmak. Faaliyet gösterdiğimiz her coğrafya ve sektörde sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için farklı projeler ile yer almaya ve şirket satın alma işlemleri gerçekleştirmeye devam etmeyi planlıyoruz.” açıklamasını yaptı.

 

Büyümeye Yönelik Çalışmalar Sürüyor

30. yılını kutlamaya hazırlanan Rönesans Holding, bugün Avrupa başta olmak üzere Türkiye, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın da bulunduğu geniş bir coğrafyada inşaat, gayrimenkul, sağlık ve enerji alanlarında faaliyet gösteriyor.

2010’lu yıllardan itibaren hem organik büyüme hem de satın almalar yoluyla inorganik olarak hızla büyüyen Rönesans, özellikle rekabet avantajını artırmak, grubun teknik kapasitesini yükseltmek ve yeni ülkelerde yer almak stratejisiyle büyümeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Rönesans, 2014 yılında Alman Heitkamp’ı, 2016 yılında ise 145 yıllık geçmişi ile Hollanda’nın en büyük 10 inşaat şirketinden biri olan Ballast Nedam’ı bünyesine katarak başta Hollanda, Almanya, İsviçre ve İngiltere’deki faaliyetlerini geliştiriyor. 2016 yılında tamamlanan ve Avrupa’nın en uzun tüneli olma özelliğine sahip Gotthard Base Tüneli, Heitkamp’ın bugüne dek içinde bulunduğu en önemli projelerden biri olarak Rönesans imzası taşıyor. Avrupa’daki son şirket satın alımlarından biri de Ballast Nedam’ın 2021’in sonlarında gerçekleştirdiği Williems satın alması oldu. 

Dünyanın her kıtasında, her iklim koşulunda ve zorlu şartlarda aynı anda yüzlerce projeyi başarıyla yürüten; Türkmenistan’da dünyanın en büyük doğalgazdan benzin üreten tesisini, Avrupa’nın en yüksek binasını, İsviçre’de dünyanın en uzun tren yolu tünelini, Hollanda’nın en uzun kara tünelini, Türkiye’de dünyanın en fazla deprem yalıtım birimine sahip yapısını hayata geçiren Rönesans, özellikle son yıllarda iş ortakları ile Mühendislik-Tedarik-İnşaat-Finansman (EPCF Engineering, Procurement, Construction and Financing) modeli ile gelişmekte olan ülkelerin altyapı ve sosyal donatı projeleri hayata geçirme kapasitelerini arttırmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Bunun yanı sıra enerji ve yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını arttırıyor.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish