Takip Edin
#

Sektörel Gündem

Sanayicinin faturasına yansıtılan YEKDEM bedelinde yüzde 67’ye varan indirimin yatırım, üretim ve istihdama olumlu yansıyacağını belirten PAGEV Başkanı Eroğlu, alım garantilerinin dolardan, TL’ye çevrilmesinin maliyetleri düşüreceğini söyledi. 

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Cep yakan elektrik faturalarıyla boğuşan sanayicinin Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) bedeliyle ilgili tepkisi olumlu yanıt buldu. Yenilenebilir enerji yatırımları daha önce dolar bazlı desteklenirken artık Türk Lirasına bağlanacak. Ayrıca düzenlemeyle bugünkü kurlarla kilovatsaat başına 97 kuruş destek alan güneş santrallerine uygulanan destekleme fiyatları yüzde 67 azalışla 32 kuruşa geriledi. Halen 53 kuruş ödenen rüzgar santrallerine verilen destek yüzde 40 düşüşle 32 kuruşa çekilirken, hidroelektrik santrallerine verilen 53 kuruşluk destekleme fiyatı yüzde 25 azaltılarak 40 kuruş seviyesine düşürüldü. Yenilenebilir enerjiye verilen destek fiyatının düşürülmesi sanayicinin faturasına yansıyan rakamların düşmesi anlamına geliyor.

YEKDEM bedelinin, sanayici üzerinde ciddi baskı oluşturduğuna dikkat çeken PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, aylardan beri TOBB, Sanayi Odaları ve Sivil Toplum Örgütleriyle iş birliği halinde YEKDEM’de değişikliğe gidilmesi gerektiğini savunduklarını anımsatarak, yeni düzenlemenin sanayicinin taleplerine uygun şekilde yürürlüğe girecek olmasından memnun olduklarını söyleyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sanayici olarak temiz enerjiden yanayız fakat yenilenebilir enerji yatırımlarının, sanayicinin sırtına yüklenmesinin artık sürdürülebilir olmadığını savunduk. Pandemi döneminde yavaşlayan çarklara bağlı düşen elektrik tüketimine rağmen yüzde 100 artan YEKDEM bedeli nedeniyle sanayicimizin faturaları yine yüksek geliyordu. Bizler de YEKDEM bedelinden kaynaklanan bu artışlara kalıcı çözüm önerimizi aylardır kamuoyuyla paylaşıyorduk. Ülkemizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının bir noktaya geldiğini ve bu yatırım maliyetlerinin artık sanayicinin sırtına yüklenmemesi gerektiğini ifade ediyorduk. Devletin, yenilenebilir enerji yatırımlarına sağladığı desteğin dolar yerine, TL bazlı olmasına dönük talebimizin yeni düzenlemede yer almasını memnuniyetle karşıladık. Öte yandan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim yatırımlarına verilen kilovatsaat (kWh) başına fiyat alım garantisi tutarlarının yüzde 67’ye varan oranlarda düşürülmesini de sanayicinin, faturasına eklenen YEKDEM bedeline düşüş olarak yansıyacağından olumlu karşılıyoruz.”

 YEKDEM’DEKİ DÜŞÜŞ FİNANSMAN MALİYETLERİNİ AZALTACAK

Üretimdeki en önemli maliyet kalemlerinden birinin enerji harcamaları olduğunu belirten Eroğlu, “İçinden geçtiğimiz bu zor süreçte firmalar bir yandan yetersiz işletme sermayeleri, tahsilat güçlükleri, talep yetersizliği ve bankalardan krediye ulaşma güçlüğü yaşarken diğer yandan da ödemek zorunda kaldıkları yüksek faiz oranlarının baskısı altında eziliyor. Ürettikleri ürünleri ancak 6 aya varan uzun vadelerle satabiliyor. Buna karşın elektrik bedellerini aylık ödüyor ve zaten sınırlı olan işletme sermayesi daha da zora giriyor. Dolayısıyla YEKDEM bedellerinin düşürülmesiyle azalacak -enerji faturalarının, sanayicimizin finansman maliyetlerine orta vadede olumlu yansımasını bekliyoruz” dedi.

ELEKTRİKTEKİ YÜZDE 1 DÜŞÜŞ YÜZDE 0,3 EKSTRA İSTİHDAM DEMEK

Eroğlu, elektrik fiyatları ile yatırım ve istihdam arasında doğrudan ilişki olduğunu dile getirerek şu rakamları verdi: “Belçika’da 2018 yılında Leuven Üniversitesinin yaptığı “Elektrik Fiyatlarının İmalat Sanayine Etkileri” raporunda, elektrik fiyatları ile yatırımlar ve istihdam arasında bir ekonomik model oluşturulmuştur. Bu modele göre elektrik fiyatlarındaki yüzde 1’lik bir düşüş (diğer tüm koşullar aynı kalmak şartıyla) yüzde 0.30 ekstra istihdam yaratırken yüzde 0.55 ekstra imalat yatırımına sebep oluyor. Sanayide 5,4 milyon kişi istihdam edildiği düşünülürse döviz bazında yüzde 10’luk bir artış, yüzde 3’lük bir istihdam kaybı ve yüzde 5,5’lik bir yatırım kaybı anlamına geliyor. Bu veriler de gösteriyor ki sanayi elektriği fiyatlandırılırken ülkeler arası enerji fiyatlarının takibi, kişi başı GSMH ile elektrik fiyatları korelasyonu hesaba katılmalıdır. Özellikle enerjiyi yoğun kullanan demir, çelik ve kimya gibi sanayilerle ilgili enerji fiyatları belirlenirken etki ve rekabet analizleri yapılmadan dramatik artışlara gidilmemesi gerekiyor. Çok düşük marjlarla çalışan sanayi kuruluşları, YEKDEM’deki yüzde 67’ye varan düşüşlerden pozitif yönde etkilenecektir.”

YEKDEM DÜZENLEMESİ ENERJİ YATIRIMLARINI VERİMLİ HALE GETİRECEK 

YEKDEM’le ilgili yeni düzenlemenin, yenilenebilir enerji yatırımlarını disipline ederek daha verimli hale getireceğini de savunan Eroğlu, “desteklemenin ilk başladığı yıllarda döviz bazlı, alım garantili şekilde başlamıştı ancak şimdi verilen destek yüzde 67’ye varan oranlarda düşürüldü ve TL’ye bağlandı. Dolayısıyla artık yatırımlar çok daha fazla fizibil düşünülerek yapılmalı. Dolayısıyla artık santralleri güneşin, rüzgarın en fazla olduğu doğru noktalara yatırımlar kanalize edilmeli. Bütün bunlar bize yenilenebilir enerji yatırımlarında daha verimli bir politika izleme zorunluluğu getiriyor ve bu durum ülke kaynaklarının çok daha verimli kullanılması anlamında oldukça doğru bir strateji olacaktır” dedi.

ELEKTRİĞİ KONUTTAN PAHALI KULLANAN SANAYİCİ REKABET EDEMEZ

YEKDEM ile ilgili taleplerine kulak veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yeni düzenlemeden dolayı teşekkür eden Eroğlu, bu düzenlemenin devamı olarak yeni adımlar da beklediklerini ifade ederek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye’de elektrik fiyatları belirlenirken sanayi elektriği konutlardaki elektrik bedelinden daha yüksek tutulmuş. Bu akla yatkın bir politika değil. Sanayi elektriğinin konuttan ucuz olması lazım ki sanayimiz rekabetçi olsun, sürdürülebilir istihdam yaratsın ve böylece hane halkı da işsiz kalıp elektrik parasını dahi ödeyemez hale gelmesin. Sanayici elektriğe daha uygun fiyatla ulaştığında bu durum üretim ve ihracata olumlu yansıyacak, yerli üretimi güçlendirirken ithalatın da azalmasını sağlayacaktır. Daha fazla istihdam, daha çok kazanç, daha çok harcama ile birlikte ekonominin çarkları da hızlanacaktır. Aksi durumda ise ülkemiz enerji maliyetlerinin üretime pozitif yansıdığı ülkelerden ithalat yapmak durumunda kalır. Bunun sonucunda da sanayici dünyadaki diğer firmalarla rekabet edemez, ihracat azalır, birçok sanayi tesisi kapanır, işsizlik rakamları artar ve bu da ekonomik olarak ciddi bir çıkmaza girmemize yol açar” dedi. 

YENİ DÜZENLEME NE ZAMAN HAYATA GEÇECEK?

Faturalara yansıtılan YEKDEM bedelinin azalmasını sağlayacak yeni düzenleme kapsamında; rüzgar, güneş, su, jeotermal ve biyokütleye dayalı yeni kurulacak elektrik üretim santrallerine yönelik fiyat alım garantisi, mevcut uygulamanın sona ereceği 30 Haziran 2021 tarihinden itibaren de 5 yıl boyunca devam edecek. Dolayısıyla her yıl daha da sanayicinin artan yekdem yükü, 2021 ortasından itibaren azalmaya başlayacak.

FİYATLAR NE ORANDA DÜŞTÜ

YEKDEM kapsamında en yüksek destekleme alım fiyatı, kilovatsaat başına 54 kuruş ile jeotermal kaynaklara dayalı santraller ile biyometanizasyon bazlı biyokütle santralleri için belirlendi. En düşük destekleme fiyatı ise 32 kuruş ile rüzgar ve güneş enerjisine dayalı yatırımlar için verilecek. Çöp gazı ve atık lastik bertarafının yan ürünlerine dayalı BES’ler de kilovatsaat başına 32 kuruş ile en düşük YEK desteği sağlanacak santral türleri arasında yer aldı. Belediye atıkları, bitkisel yağ atıkları, gıda ve yem değeri olmayan tarımsal atıklar, endüstriyel odun dışı orman ürünleri, sanayi atık çamurları ile arıtma çamurlarının termal bertarafına dayalı biyokütle santrallerine sağlanacak destek tutarı ise kWh başına 50 kuruş.

 

SANTRAL TİPİ VE KAYNAK TÜRÜNE GÖRE ESKİ VE YENİ YEKDEM TUTARLARI

Hidroelektrik santraller:

Eski fiyat: 7,3 cent/kWh (Bugünkü kurla 53,363 kuruş) Yeni fiyat: 40 kuruş/kWh Değişim (%): – 25

Rüzgar santralleri:

Eski fiyat: 7,3 cent/kWh (Bugünkü kurla 53,363 kuruş) Yeni fiyat: 32 kuruş/kWh Değişim (%): – 40

Jeotermal santraller:

Eski fiyat: 10,5 cent/kWh (Bugünkü kurla 76,755 kuruş) Yeni fiyat: 54 kuruş/kWh Değişim (%): – 30

Güneş enerjisi santralleri:

Eski fiyat: 13,3 cent/kWh (Bugünkü kurla 97,223 kuruş) Yeni fiyat: 32 kuruş/kWh Değişim (%): – 67

Biyokütle santralleri (Çöp gazı / Atık lastik):

Eski fiyat: 13,3 cent/kWh (Bugünkü kurla 97,223 kuruş) Yeni fiyat: 32 kuruş/kWh Değişim (%): – 67

Biyokütle santralleri (Biyometanizasyon):

Eski fiyat: 13,3 cent/kWh (Bugünkü kurla 97,223 kuruş) Yeni fiyat: 54 kuruş/kWh Değişim (%): – 44

Biyokütle santralleri (Termal bertaraf):

Eski fiyat: 13,3 cent/kWh (Bugünkü kurla 97,223 kuruş) Yeni fiyat: 50 kuruş/kWh Değişim (%): – 49

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sektörel Gündem

YÜKSEKTE ÇALIŞMA SEMİNERİ OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Yayınlanma tarihi

-

ARÜSDER, İŞİM KÜMELENMESİ ve PLATFORMDER bir araya gelerek sektör paydaşları ile güncel bilgiler ışığında, yüksekte güvenli çalışma için bilgi alışverişinde bulunmak, yaşanan problemler ve çözüm önerilerini müzakere etmek adına 08 Haziran 2022 Çarşamba günü Ostim Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde ve TÜV AUSTRIA TURK firmasının sponsorluğunda Yüksekte Çalışma Seminerini gerçekleştirdiler.

Platformder adına açılış konuşma yapan Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, derneğin kurulmasının üzerinden kısa bir dönem geçmesine rağmen önemli çalışmalara imza atarak sektördeki temsil gücünü arttırdığını belirtti.  Yüksekte çalışmanın sadece inşaat sektörü ile anılması, platformların kullanım alanlarının yeterince bilinmemesinden kaynaklandığını ifade eden Günaydın; bizler Kiralama Firmaları olarak, yüksekte çalışma gerektiren işlerde, güvenle çalışılmasını sağlayan ekipmanlar ile hizmet vermekteyiz. Verdiğimiz hizmet alanları sadece inşaat ile sınırlı değildir.  Bizler bu işleri yaparken, hizmet öncesi riskleri ne kadar aza indirgersek, ISG Uzmanları ve hizmet verdiğimiz sektörler bir o kadar rahat edeceklerdir.

Yüksekte Çalışma kavramı, ülkemizde, maalesef sadece inşaat sektörü ile çoğunlukla anılmaktadır. Personel Yükseltici Platformlar, erişimin sağlanamadığı tüm ortamlarda güvenli erişim sağlamaktadır. Bu erişim işin durumuna göre yukarı, aşağı ve yatay olmaktadır. Burada yeri gelmiş iken bir rapor sonucunu sizler ile paylaşmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Kırsal kesimde yapılan bir araştırmada, 2013-2016 yıllarına ait rastgele seçilmiş 112 ölümlü yüksekten düşme incelenmiştir. İncelenen 112 ölümlü yüksekten düşme olayında ağaçtan düşmeler, olayların baş aktörü ve ölümlerin beşte birinden fazlasının (%22) nedeni olduğu görülmüştür. Kırsal kesimde ölümle sonuçlanan düşmelerin önemli bir kısmı tarımsal faaliyetler esnasında gerçekleşmektedir. Yüksekten düşme türü kazaları önlemede temel yaklaşım işgücünün bilinçlendirilmesi ve eğitilmesidir. Özellikle tarım sektöründe ağaçta meyve toplama gibi aslında çok tehlikeli bir iş olan yüksekte çalışma işi yapan kişiler yeterli sağlık koşullarına ve yüksekte çalışabilme yeterliliklerine sahip olmalıdır. Yüksekten düşme risklerini etkili olarak minimize etmek için önleme programları, emniyetli çalışma davranışlarını teşvik etmeli, diğer sektörlerde zorunlu olan fakat tarım çalışanları için zorunlu olarak aranmayan gerekli güvenlik cihaz ve donanımlarının kullanımını sağlamalıdır.

Ülkemizde devam eden yatırımlar ve bu yatırımların bitmesi için belirlenen tarihlere yetişmesi veya daha öncesinde bitirilmesinde, personel yükseltici platformlar çok önemli roller üstlenmişlerdir.  Bu duruma en iyi örneği yeni havalimanı projesinden verebiliriz. İşlerin yoğun olduğu dönemde 3.000 adete yakın platform çalışmıştır. Aynı durumu Pandemi sürecinde de sektör olarak yaşadık. Birçok sektör Pandemi döneminde neredeyse durma noktasına gelmişken, personel yükseltici platform kiralama sektörü durmamıştır.

Özellikle devam eden yatırımlarda ve Pandemi hastanelerinin kısa sürede bitirilmesinde yine önemli işleri üstlenmişlerdir. Netice itibariyle, 2013 yılında yapılan yasal mevzuat ile hızlı bir büyüme trendine giren personel yükseltici platform sektörü, 2021 yılı sonu itibariyle %500 lük bir büyüme göstermiştir. Bu bilgilendirmeden sonra, ülkemizin Personel Yükseltici Platform pazar potansiyelini değerlendirmek istiyorum. Bu değerlendirmede ülkelerin nüfusları önemli bir kriterdir.  Ülkeleri kıyaslamak açısından 100.000 kişiye düşen platform adetleri tüm dünyada baz alınmaktadır. ABD ve Avrupa’ya göre kıyaslandığında, Türkiye’de nüfusa göre platform adedi olması gerekenin çok altındadır. Avrupa’daki ilk 10 ülkenin 100.000 kişiye düşen platform adedi ortalaması 64’tür.

Ülkemizin bu adede ulaşabilmesi için 50.000’in üzerinde platform bulunması gerekmektedir. Çünkü bu rakam bizde 15 adet civarındadır. Halihazırdaki platform makine parkı sayısı 16.000 civarındadır. Bu durumda gösteriyor ki; sektörün 3 katından fazla büyümesi mümkündür. Bu büyüme ile birlikte önemli bir konunun da altını çizmek istiyorum. Personel yükseltici platformlara artan talep, bu ekipmanları kullanacak kişilerde MEB onaylı Operatörlük Belgesi zorunluluğunu getirmiştir. 2015 yılında MEB tarafından yayımlanan yönerge ile, platformların kullanımı için belge verilmeye başlanmıştır. İSG Uzmanları da bu konuda tabiri caizse göz açtırmamaktadırlar. Ancak Personel Yükseltici Platform Operatörlüğü diye bir meslek yoktur. Çünkü bu ekipmanı ihtiyacı olan herkes kullanmaktadır.  Yeri gelir bir mekanikçi, yeri gelir bir elektrikçi, yeri gelir bir tesisatçı kullanır. Bunu çoğaltmak mümkün. Tarımı işin içine katmıyorum bile. İfadelerini kullandı. Konuşmasının son kısmında ise; Bugün bu etkinlik ile aslında çok güzel bir çalışmaya örnek teşkil edecek hareket sergiledik. Egodan uzak, “Rabbena Hep Bana” düşüncesinden kendini soyutlamış üç sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek faaliyet yapabiliyormuş’u göstermiş oldu. Bu sebeple sizlere çok teşekkür ediyorum. Seminerimizin yapılmasında emeği geçen tüm herkese, Bakanlıklarımıza, tüm resmi kurum ve kuruluşlara, üniversitemize, sivil toplum kuruluşlarımıza, sponsorlara ve vakit ayırarak seminerimize katılan herkese şahsım ve yönetim kurulu adına teşekkürlerimizi sunarım. Diyerek sözlerini tamamladı.

Açılış konuşmasında söz alan Arüsder Yönetim Kurulu Başkanı Musa Ertunç; Çok önemli olduğuna inandığımız bir konuda gerçekleştirmekte olduğumuz seminerimizin hayırlı olmasını ve güzel sonuçlara ulaşmasını diliyorum. Başta proje ortaklarımız İşim Kümelenmesi ve Platformder olmak üzere hepinize katkı ve destekleriniz için teşekkürlerimi sunuyorum. 1999 dan bu yana faaliyetlerini sürdüren ARÜSDER olarak sivil toplum dayanışmasını ve iş birlikteliklerini önemsiyor ve her fırsatta destek vermeye özen gösteriyoruz. Nitekim şubat ayında TAİD ve TREDER ile birlikte gerçekleştirdiğimiz 4.Ağır Vasıta, Treyler ve Üstyapı Zirvemiz, bugün de burada İşim Kümelenmesi ve Platformder ile yaptığımız seminer sektörümüze örnek teşkil edecek paydaşlıklardır. Son yıllarda ciddi bir artış gösteren personel yükseltici platform sektöründe bilhassa yerli imalat konusunda gidecek daha çok yolumuz bulunuyor. Biliyoruz ki sektörde ihtiyaç çok üst seviyede. Bu nedenle eminim destekler artacak, teşviklerle sektör gelişimini sürdürecektir. Ancak sadece üretim-kullanım adetleri değil maalesef    artan kazalar ve can kayıpları dikkat çeken ana başlıktır. Ne yazık ki; bu konuda yeterli yasal ve mevzuatsal düzenlemeler yok. Doğal olarak da yeterli denetimler yapılamıyor. Yüksekte çalışma ile ilgili bir an evvel düzenlemeler yapılması gerekiyor. İmalatta, kiralamada, çalışma yerlerinde ve şartlarında genel bir çalışma şart. Çerçevesi belirlenen bir kiralama sektörü çok daha etkili çalışacak hem can güvenliği hem de verimlilik artışı sağlanabilecektir. Bu hususa dikkat çekmek için konuyla ilgili tüm tarafların katılımını sağlayarak bu semineri düzenlemenin gerekliliğine inandık. İnanıyorum ki; bugün buradan bir sonuç bildirgesi çıkacak ve bir yerlerden başlamamıza vesile olacaktır.

Bugün konuşacağımız konular başta olmak üzere, sektörümüzü milletimizi ilgilendiren konularda her zaman iş birliği yapmaya, katma değer yaratmaya, ülkemiz adına yapılacak her türlü çalışmaya destek vermeye özen gösteriyoruz. Bilhassa ihracat rekorları kıran ülkemizden dünya markaları çıkartmaya, uluslararası pazarlarda Türk Malı imajını kalıcı ve hak ettiği yerlere taşımak adına bu güç birlikteliklerini önemsiyoruz. Her şeyi devletten beklemenin doğru olmadığının bilincinde olarak yüksek teknolojiye yönelerek gerekli Ar-Ge çalışmaları ve yatırımları ile rekabet gücümüzü genişletiyoruz. Sadece maddi değil, mevzuatlar, düzenlemeler, eğitim kısacası zihnen, bedenen yapılması gerekenleri de yerine getirmek için sorumluluk alıyoruz. Bu nedenle bir sivil toplum kuruluşu olarak paydaşlıklar yolu ile kalıcı çözümler üretmeye gayret ediyoruz. İnanıyoruz ki bu çalışmalar yerine ulaşacaktır. Nitekim bugün burada üniversitemizin ev sahipliğinde konunun taraflarının bir araya gelmiş olması bu anlamda da çok değerlidir. Seminerimize teşrif eden, desteklerini esirgemeyen başta yetkililerimiz olmak üzere hepinize bir kez daha teşekkür ediyor, başarılı bir seminer diliyorum. Dedi.

Daha sonra söz alan İşim Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Saraçoğlu konuşmasında; toplumlar arası sosyalleşmeyi sağlayan iletişim ve haberleşmenin temelini medeniyetler ve milletlerarası ziyaretler oluşturur. Tarihsel süreçte oluşan şehir medeniyetleri, biri birini ziyaret eden farklı kavim ve milletlerin ticari ve kültürel zenginliklerini takas yöntemiyle değiştirmeleri sonucu bugüne gelinmiş ve paranın icadıyla da bugünkü ekonomik ve ticari sistem ortaya çıkmıştır. Vadiler arasında inşa edilen ulaşım yollarının açılması, barajların, tünellerin yapılması için yapılan çalışma süreçlerinde, erozyon, toprak kayması, çığ, sel gibi risklerle karşı karşıya kalınmıştır. Günümüz teknolojisi bu risklerin önlenmesi için, pek çok inşaat, maden ve mimari projelerde yüksekte çalışmayı zorunlu kılmakta; arsa bulunmasında yaşanan güçlükler nedeniyle de giderek dikine büyüyen şehirlerde yüksekte çalışılması zorunlu hale gelmektedir.

Kaya sabitleme, blon çakma, hasır germe, püskürtme beton atma gibi işlemler ile riskler azaltılmaya çalışılmaktadır. Tüm bu faaliyetler içinde, mutlaka yüksekte çalışma gerekmektedir. Şehir yapılaşmalarında artan dikine mimari, binaların gitgide daha yüksek inşa edilmesi, çalışmaların yüksekte yapılmasını zorunlu kılmakta ve yüksekte çalışma süreleri de giderek uzamaktadır. Sadece yüksek binaların temizlenmesi bile yüksekte çalışma teknolojisinin dikkatle üzerinde durulmasını gerektirmektedir. Yapı işlerinde gerçekleşen iş kaza sayılarının diğer sektörlere göre yüksek olması “uygulamada standartlara uyulmamasından ya da teknolojinin yeterince uygulanmamasından mı?” kaynaklanıyor sorusunu akıllara getirmektedir. Bu nedenle bu panelin düzenlenmesi farkındalık yaratacak ve konuların tartışılması oldukça kıymetli sonuçlar çıkartacaktır kanısındayım. Programı organize eden Platformder ve Arüsder derneklerine, toplantının gerçekleşmesi için yer imkânı sunan Ostim Teknik üniversitesine, tüm konuşmacı ve katılımcı misafirlere teşekkür ederim. Toplantının verimli geçmesini diler, hepinize kümem adına saygılar sunarım. Dedi.

Programa ev sahipliği yapan Ostim Teknik Üniversitesi adına söz alan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Müldür; Yüksekte Çalışma Seminerinde Ostim Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Müldür, açılış konuşmasında; bugün burada önemli bir konuda yapılan seminere ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Kıymetli başkanlarımızın da açılış konuşmalarında bahsettikleri gibi yüksekte çalışma hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle yapılacak her türlü çalışma gerek yüksekte çalışmada kazaların önüne geçecek, gerekse bu alanda faaliyet gösteren sektörlerin gelişmesine vesile olacaktır. Bu seminere genç mühendisleri de davet ederek ÜNİVERSİTE – STK – SANAYİ iş birliğine güzel bir örnek çalışma olmuştur. Bu seminerde emeği geçen herkese teşekkür ederim. İfadelerini kullandı ve üniversitede öğrencilerin de katılacağı böyle bir seminerin tekrarlanması için talepte bulundu.

Protokol konuşmalarının ardından, seminerde sunumlara geçildi. Platformder Genel Sekreteri Abdullah Tuncer tarafından Personel Yükseltici Platform Sektörüne Bakış, TÜV AUSTRIA TURK Ürün Belgelendirme Operasyon Müdürü Sayın Mutlu Demir tarafından 2006/42/AT Makine Emniyet Yönetmeliği Kapsamında Uygunluk Değerlendirme Piyasa Arz ve Hizmet Sunma İşlemleri, T.C. Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı Ve   Güvenliği Genel Müdürlüğü Çalışma Uzman Yardımcısı Sayın Fatih Kurtkara tarafından İnşaat Sektöründe Yüksekte Güvenli Çalışma, T.C. Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı Çalışma Uzmanı Sayın Yusuf Ziya Bolat tarafından İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliğindeki Yenilikler, T.C. Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı Metroloji Ve Sanayi Ürünleri Güvenliği Genel Müdürlüğü Sanayi Ve Teknoloji Uzmanı Sayın Fırat Kasacı tarafından Personel ve Yük Kaldırma Ekipmanlarında PGD Çalışmaları, Türk Standartları Enstitüsü İstanbul Ulaşım Sistemleri Müdürlüğü TSE Uzmanı Sayın Ahmet Yağız Tuncel tarafından Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik Kapsamında Havada Çalışma Platformları, başlıklarında sunumlara geçildi.

Seminerin son kısmında ise Arüsder Genel Sekreteri tarafından seminerin sonuç bildirgesi aşağıdaki başlıklarda katılımcılar ile paylaşıldı.

  1. Yüksekte çalışma için ayrı bir yönetmelik hazırlanmalıdır. Bu konuda önümüzde güzel bir örnek olan İnşaat sektörüne yönelik çalışmalar emsal kabul edilebilir.
  2. Tüm sektörler için yüksekte çalışma düzenlemesi yapılmalıdır.
  3. Personel Yükseltici Platformların yüksekte çalışma gerektiren tüm işlerde zorunlu olarak kullanılması sağlanmalıdır.
  4. Üretici ve distribütör firmaların denetimleri yapılarak standart dışı üretimlerin önüne geçilmelidir.
  5. Üretici firmaların 3.taraf bir onaylanmış kuruluş ile çalışmaları zorunlu hale getirilmelidir. Onay almamış ürünlerin (özellikle Araçüstü) piyasaya arzı yapılmamalıdır.
  6. Kiralama firmalarının denetimleri yapılarak standart dışı ürünler ve güvenlik sistemleri devre dışı bırakılmış ekipmanlar ile hizmet verilmesinin önüne geçilmelidir.
  7. Yük kaldırmak için tasarlanmış ürünler ile insan kaldırma faaliyetlerinin önüne geçilmelidir.
  8. Sektörde hizmet verecek ve / veya veren kiralama firmaları için usul ve esasların belirlenmesi gerekmektedir.
  9. Kiralama yapan firmalara yönelik mesleki yeterlilik standartlarının getirilmesi sağlanmalıdır.
  10. Personel Yükseltici Platformların güvenli kullanımı için İSG uzmanlarının eğitilmesi gerekmektedir.
  11. Personel Yükseltici Platform kullanım alanlarına yönelik eğitimler verilmesi sağlanmalıdır.
  12. Kiralama firmalarının verdiği eğitimler resmi olarak kabul edilmelidir.

 

Seminer, katılımcılara plaket verilmesi ve ardından toplu fotoğraf çekilmesi ile tamamlandı.

 

 

 

Devamını oku

Sektörel Gündem

Bursa Ağır Vasıta’nın DAF Yetkili Satış ve Servis Merkezi, Bursa Gemlik’te Açıldı.

Yayınlanma tarihi

-

Bursa’da ve tüm Türkiye geneline taşıma ve lojistik sektörün ’de önemli bir sayfa açan, Ahmet Koçaslan tarafından, 1974 yılında Bursa’da Toros Garajı atölyesin ’de faaliyetlerine başladı. Başarı öyküsü serüveni sağlıklı büyüme öngörüsü ve 2.kuşağın bilgi ve birikimi, gelişen şartlara uygunluk gösterilerek başlayan katmedeğerli yatırımları ile devam ediyor. Bursa Ağır Vasıta, Satıș, satıș sonrası, yedek parça, ikinci el satış ve sigorta hizmetleri olarak oluşturduğu marka bilinci öngörüsü ile , Bursa Bölgesinde Otomobilden hafif ticari, orta ve ağır ticari kamyonlar, çekici ve treylere üst yapı ürünleri yan ekipmanları birlikte karayolun ’da hareket eden tüm segmentlere hitap edebilen ürün yelpazesi ile taşıma ve lojistik sektörüne ivme yaratıyor.

Yılın Bayisi Bursa Ağır Vasıta’dan Büyük Açılış!
16 yıllık tecrübesi ile ağır vasıta sektörünün köklü kuruluşlarından biri olan Bursa Ağır Vasıta’nın Gemlik’teki yeni DAF Yetkili Satış ve Servis Merkezi, düzenlenen törenle hizmete girdi.
DAF markasının satış, servis, yedek parça ve 2. el hizmetleri veren Bursa Ağır Vasıta, toplamda 11.200 metrekare alanda hizmetini vermeye başladı.16 yıldır DAF bayiliğini başarıyla gerçekleştiren Bursa Ağır Vasıta, maksimum müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışıyla, taşımacılık ve lojistik sektörüne katma değer yaratan Bursa Gemlik’te aralıksız olarak yüksek öngörü anlayışı ile hizmetlerine devam ediyor.

Tesisin 11 Haziran 2022 Cumartesi günü gerçekleştirilen açılışına 500 kişi katılım sağladı.
Açılış töreninde, Bursa Ağır Vasıta Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan ve Yakup Koçaslan, Koçaslanlar Holding İcra Kurulu Başkanı Yakup Sağlık, DAF Türkiye Genel Müdürü Gregor Van Der Mark ve üst yönetimi, Bursa Ağır Vasıta Genel Müdürü Ahmet Uğur ile şirket yöneticilerinin ev sahipliğinde düzenlendi. Açılış konuşmaları ile başlayan tören canlı klasik müzik dinletisi ve kurdele kesme töreni ile devam etti. Yemek ve ardından canlı müzik performansı ile keyifli anlar yaşayan davetlilere Gemlik’in sembolü olan “Zeytin” fidanı hediye edildi.


Muhsin Koçaslan, “DAF ile 2006 yılında başlayan birlikteliğimizin 16. Yılının heyecan ve gururunu sizlerle birlikte yaşıyoruz”
Konuşmasında Bursa Ağır Vasıta ile DAF grubunun yıllardır süregelen dostane ticari ilişkilerine değinen Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, “DAF ile 2006 yılında başlayan birlikteliğimizin 16. Yılının heyecan ve gururunu sizlerle birlikte yaşıyoruz. Bursa Gemlik’te bulunan tesisimiz 4.200 metrekare kapalı, 7000 m2 açık alanı ile aynı anda 30 araca hizmet verebilme kapasitesindedir. İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin tam ortasında bulunan, Gemlik Serbest Bölge’ye, Gemlik Limanı’na ve önemli yol güzergahlarına çok yakın konumda olan tesisimizin iç dizaynı; yedek parça bölümünden, ofislerinden, atölye bölümlerine kadar, tamamen DAF kurumsal kimlik kuralları baz alınarak, özenle yapılmıştır. Aynı anda 42 araca hizmet verebilecek kapasitede olan tesisimizde satış, araç kabul, arıza teşhis, mekanik, elektrik ve kaporta bölümleri ile hizmet tesisimizde alanında uzman 40 personelimiz çalışmaktadır ve bu sayısı kısa süre içerisinde 60’a çıkacaktır. Kalitesi, ürün çeşitliliği, ülkemizdeki yatırımları, satış ve satış sonrası hizmetlerindeki başarısı, ikinci el organizasyonları ile ticari araç segmentinin en önemli oyuncularından olan DAF ile birlikte başladığımız bu ticaret yolculuğumuzun, uzun yıllar devam edeceğine olan inancım tamdır. DAF Gemlik tesisimizin ülkemiz müşterilerine hayırlı olmasını diliyorum.’’ dedi.

DAF Türkiye Genel Müdürü Gregor Van Der Mark; 16 yıl önce başlayan iş birliklerinde yeni tesisin tüm hedeflerin bugüne kadar başarıyla yerine getirildiğinin altını çizdi.
Bursa Ağır Vasıta’nın açılışı gerçekleştirilen yeni tesisinin DAF Türkiye’nin önemli mihenk taşlarından biri olduğuna vurgu yapan DAF Türkiye Genel Müdürü Gregor Van Der Mark, Bursa Ağır Vasıta ailesi ile 16 yıl önce başlayan iş birliklerinde yeni tesisin açılışı da dahil olmak üzere tüm hedeflerin bugüne kadar başarıyla yerine getirildiğinin altını çizdi. Gregor Van Der Mark, konuşmasına şöyle devam etti; “Türkiye, Avrupa dışındaki en hızlı büyüyen ticari araç pazarlarından biri durumunda. DAF Türkiye olarak önceliğimiz DAF ulusal bayi ağını yeniden yapılandırmak, genişletmek ve Türkiye’deki mevcut müşterilerimiz için birinci sınıf hizmeti garantilemektir. Bursa Ağır Vasıta, 16 yıldır süren ilişkimizde bu hedefimizde bizlere büyük bir katkıda bulunmuştur. Tüm bu katkılar sayesinde Bursa Ağır Vasıta, bizler için çok değerli bir iş ortağı konumundadır. Müşteri memnuniyeti alanında Türkiye’de DAF, tüm dünyadaki en yüksek müşteri memnuniyeti oranlarına sahip markalardan biri konumundadır. Bu yeni tesisimiz ile de bu başarıyı sürdüreceğimize, hatta çok daha üst noktalara taşıyacağımıza olan inancım tam. Bu vesileyle, tesisi camiamıza katan ve yarınlara daha güvenli bakmamızı sağlayan değerli Bursa Ağır Vasıta ailesine teşekkür ediyor, bol kazançlar diliyorum.”

 

Devamını oku

Sektörel Gündem

“Lexus: Yarının Kıvılcımları” sergisi açıldı

Premium otomobil üreticisi Lexus, 2022 Milano Tasarım Haftası’nda markanın tasarım felsefesini ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığının altını …

Yayınlanma tarihi

-

Premium otomobil üreticisi Lexus, 2022 Milano Tasarım Haftası’nda markanın tasarım felsefesini ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığının altını çizdi. “Lexus: Yarının Kıvılcımları” temasıyla açılan sergide, Lexus’un insan merkezli ve gelecek odaklı eserleri sergilendi.

Eserler arasında ödüllü mimar ve tasarımcı Germane Barnes’in aydınlatma stüdyosu Aqua Creations ile birlikte yaptığı etkileyici Lexus araç tasarımı, Lexus Tasarım Ödülleri 2022 finalistlerinin yeni prototipleri ve daha sürdürülebilir bir gelecek için Londra Kraliyet Sanat Koleji’ndeki öğrenciler tarafından yapılan geleceğin premium ulaşım çözümü yer aldı.

Lexus’un karbon nötr geleceğe doğru giden adımlarını ve yeni nesil tasarımlarının altını çizen çalışmalar; aynı zamanda markanın teknolojisini, üst düzey işçiliğini ve yenilikçi yanını vurguluyor.

Lexus ve Germane Barnes iş birliğiyle yapılan interaktif ON/ sergisinde, stant üzerinde tam elektrikli Lexus RZ’nin silueti modellendi. Zeminin hemen üzerinde asılı duran bir tel çerçeve içinde işlenen aracın yorumu, Lexus’un elektrifikasyon ve teknoloji anlayışını daha sürdürülebilir bir gelecek vizyonu ile somutlaştırdı. Bu tasarım Aqua Creations’ın Code 130° ismi verilen ipek renkli sarkıt lamba koleksiyonuyla aydınlatıldı.

Ziyaretçiler aynı zamanda, Lexus Tasarım Ödülleri 2022’ye ait gelecek vaat eden altı finalistin çalışmalarını de görme şansı buldu. Finalistler, “İhtiyaçları Önceden Bilmek,” “Yenilikçilik” ve “Cazibe” olmak üzere Lexus markasının üç ana prensibiyle prototiplerini yaptılar. İlk fikirlerini geliştirmek adına üç ay boyunca dünyaca ünlü isimlerden mentörlük alarak prototipleri oluşturdular.

Lexus, Milano’da Londra Kraliyet Sanat Koleji öğrencilerinin yaptığı 2040: Premium’un Gelecek Ruhu temalı projeyle yeni radikal lüks ulaşımı da sergiledi. Öğrenciler projede değişen Avrupalı yaşam tarzını ve Lexus’un rolünü yeniden hayal ederek yeni araç mimarileri tasarladılar. Burada günlük olarak insanlara premium hisler sunan sıfır emisyonlu ve hidrojenle çalışan araç tasarımları ortaya konuldu.

Hibya Haber Ajansı

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish