Takip Edin

World News

Metaverse Geleneksel İş Dünyasını Yıkacak

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Gerçek ve sanalın birleştiği ‘dijital dünya’ olarak tanımlanan metaverse, milyonlarca yeni değer üretme potansiyeline sahip fütüristik bir ekosistem vadediyor. Cerebrum Tech Kurucusu Dr. Erdem Erkul, her sektör ve alandan kişi ve şirketi etkileyen metaverse için “Akıllı telefonların ortaya çıkmasıyla takoz telefonlardan akıllı telefonlara doğru yıkıcı inovasyon geçişi yaşanmıştı. Çok yakında da internetten metaverse’e yıkıcı bir inovasyon geçişi yaşanacak. İş, eğitim ve eğlence deneyimlerimiz meta evrene taşınsa da fiziksel dünya baki kalacak. Bu yüzden, her iki dünya için de ürün ve çözümler üreten markalar uzun yıllar hayatta kalacak” dedi

Metaverse kavramı her geçen gün daha fazla hayatımıza giriyor. Finanstan eğitime, oyundan kültür-sanata, sağlıktan perakendeye merkeziyetsiz yeni bir dünya sunan metaverse, yıkıcı değişimlere neden oluyor. Coğrafi ve fiziksel sınırlardan bağımsız, hayal gücü ve yaratıcılığı değere dönüştüren metaverse sektörünün piyasa değerinin 2025’te 800 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu denli bir büyüme yaşanırsa Web 2.0 devrinin kapanıp Web 3.0 devrinin açılmasına şahit olacağız.

Cerebrum Tech Kurucusu Dr. Erdem Erkul, metaverse’ün iş dünyası için sınırsız imkân sunduğunu belirtti. Erkul, “Dijital ekonominin tüm bileşenleri, blok zinciri ve NFT gibi yenilikler de eklendiğinde metaverse için ‘bir sonraki harika iş platformu’ diyebiliriz. Google, Microsoft ve Meta gibi şirketlerin yaptığı büyük yatırımlar ile metaverse’e olan ilgi her geçen gün artıyor. Şüphesiz ki en büyük etki alanlarından biri de iş dünyası olacak. Geçiş dönemi pek hızlı olmasa bile metaverse platformları iş dünyasına sınırsız imkân sunuyor. Bunlardan en barizi sunduğu kapsamlı ve detaylı tecrübe olasılığı. Şirketler basit bir web sitesi üzerinden kitlelere ulaşmaya çalışmaktansa metaverse üzerinden çok daha ilgi çekici ve cazip bir şekilde ürünlerini müşterilere ulaştırabilecek. Bu da kurumların dijital ortama kaymasına neden olacak. Teknik işlerin yanı sıra birçok yeni iş ortaya çıkacak veya mevcut işler değişime uğrayacak. Şirketlerin pazarlama stratejileri ve ticaret yapış biçimleri metaverse ile tekrar yapılanacak. Bunlar dışında iş dünyasında verimlilik de artacak. Görüntülü aramalar yerine metaverse’te gerçekçi bir iş ortamı oluşturularak uzaktan çalışmanın yarattığı konfor korunacak. Ofis ortamı 3 boyutlu avatarlar ile yaşanabilecek” dedi.

Metaverse’ü kullanabilmek için birden fazla teknoloji ve kavramı anlamak ve kullanmak gerektiğini ifade eden Erkul, “Metaverse’e bağlanmak için mobil cihazları da kullanabiliyoruz ancak nispeten yeni ve farklılık yaratabilecek teknolojiler olarak Artırılmış Gerçeklik (AR), Sanal Gerçeklik (VR), Karma Gerçeklik (MR) ve Genişletilmiş Gerçeklik’i (XR) sıralayabiliriz. Küresel AR, VR ve MR pazarının 2024 yılına kadar 300 milyar dolara yaklaşacağı tahmin ediliyor. Bu teknolojilere ilgi çok büyük çünkü metaverse’ün de bu teknolojilerin geliştirilmesiyle oluşabilecek değer üretme potansiyeli çok yüksek” diye konuştu.

 

Yıkıcı Bir İnavasyon Geçişi

“Metaverse dünyasının dinamiklerini iyi anladığımızda; sunduğu potansiyel faydaları kullanarak rekabetin önüne geçebilme şansını yakalamak, doğru iş ortaklıkları yaparak büyümek ve insan kaynağını geliştirmek, ülke bağımsız yetkin ekiplerle çalışabilme fırsatını bulmak mümkün olacak” diyen Erkul, şöyle devam etti: “Akıllı telefonların ortaya çıkmasıyla takoz telefonlardan akıllı telefonlara doğru yıkıcı inovasyon geçişi yaşanmıştı. Çok yakında da internetten metaverse’e yıkıcı bir inovasyon geçişi yaşanacak. İş, eğitim ve eğlence deneyimlerimiz meta evrene taşınsa da fiziksel dünya baki kalacak. Bu yüzden, her iki dünya için de ürün ve çözümler üreten markalar uzun yıllar hayatta kalacak.”

 

Metaverse’ün Etkili Olacağı Sektörler

Metaverse’ün iş dünyasının yanında topluma sağladığı avantajlardan birinin güvenli bir ortam olduğunu belirten Erkul, “Pandemi, doğal afet gibi bütün dünyayı etkileyen olumsuz durumlarda insanlar toplantı yapabilecek, çalışmaya devam edebilecek, eğitim alabilecek. Boeing bir sonraki uçaklarını metaverse üzerinde inşa edeceklerini açıkladı. Bu maddi harcamayı azaltırken doğaya verilen zararı da azaltacak” dedi. “Sosyalleşme de yeni bir boyut kazanacak” diyen Erkul, metaverse’ün eğitim, perakende, sağlık, kültür ve turizm sektörlerinde getireceği değişiklikleri şöyle sıraladı:

  • Eğitim ve bilginin demokratikleşmesi adına metaverse daha özgürlükçü ve eşitlikçi bir alan olacak. Örgün eğitim dışında da her sektör metaverse aracılığıyla çalışanlarına eğitimler verebilecek. Deprem, yangın tatbikatı, iş güvenliği gibi doğası gereği tehlike yaratabilecek eğitimler sanal dünyada verilebilecek, daha verimli olacak.
  • Sağlık hizmetlerinde sanal gerçekliğin 2027 yılına kadar 8 milyar dolar değere yükseleceği öngörülüyor. Tıp öğrencilerinin ve doktorların en büyük problemi olan vaka, kadavra ve ameliyat-operasyon deneyimi eksikliği büyük ölçüde azaltılabilecek. Sağlık çalışanları ‘esnek bir pratik yapma’ olanağı bulacak. Doktorlar fiziksel muayene gerekmeyen hastalara uzaktan teşhis koyup ilaç yazabilecek.
  • Metaverse ile turizm kültürü de değişecek. Turizm turu ayarlamak daha avantajlı olacak, seyahatin en ince ayrıntısı sanal evrende tanıtılabilecek. İnsanlar yalnızca dünyada değil zamanda da yolculuk ederek evlerinin konforundan uzaklaşmadan gezebilecek. Antik Roma veya bir yanardağın içi gibi fiziksel olarak gidilmesi mümkün olmayan yerler tecrübe edilebilecek.

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika

MAHRİ EĞİLMEZ DOLAR-EURO EŞİTLİĞİNİN ÜLKEMİZDEKİ ETKİLERİ HAKKINDA KONUŞTU

Yayınlanma tarihi

-

“Eğer dolar euroyu geçerse o zaman Türkiye bu ilişkide ciddi parite zararı yaşayacak demektir.”

Sonunda beklenen oldu ve 1 USD = 1 Euro paritesi gerçekleşti. Euro ilk kez fiilen dolaşıma girdiği 1 Ocak 2002’de 1,17 USD denkliğiyle başlamıştı. Paritenin en yüksek olduğu tarih 3 Mart 2008’dir (1 Euro = 1,57 USD.) Küresel krizle birlikte düşüşe geçen Euro, ilerleyen dönemde toparlanarak yükseldiyse de hiçbir zaman tarihi zirvesine yaklaşamadı. 2022 yılı başında parite 1,13 idi. 13 Temmuz itibarıyla 1 Euro = 1,0022 USD düzeyine gerilemiş bulunuyor.

Fed’in faiz artırımlarının dolara değer kazandırması yalnızca euro ile sınırlı değil. Dolar endeksindeki gelişim doların bütün paralara karşı değer kazandığını gösteriyor. 2022’ye girerken 95,7 olan Dolar Endeksi (DXY) 13 Temmuz itibarıyla108,3 düzeyinde bulunuyor (son 20 yılın zirvesi.) Dolar endeksinin 108,3 olması doların, endekste bulunan 6 para birimine göre (Euro, Yen, Pound, Kanada Doları, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı) yüzde 8,3 daha değerli olduğunu gösterir.

ABD ekonomisinin başta enflasyon olmak üzere birçok sıkıntıyla karşı karşıya olmasına karşın doların diğer para birimlerine göre değer kazanmasının bazı nedenleri var. Bunların başında ABD merkez bankası Fed’e duyulan güven geliyor. Fed, bazı kararlarında geç kalsa da doğru politikaları uygulama konusunda bekleneni yapıyor ve sürprizlere yer vermiyor. Bu yaklaşımı Fed’in itibarını yükseltiyor ve açıklamalarına güvenilir kılıyor. Böylece ‘açık sözlülük politikasını’ rahatlıkla uygulayarak beklentileri etkilemeyi başarabiliyor. İkincisi Fed, bana göre biraz geç kalmış olsa da, faizleri yükseltmeye başladı. Bu hamlesinin sonucu olarak iki kazanım elde etti: (1) Dolar, diğer paralara göre değer kazanmaya başladı. (2) Fed, fiyat istikrarını siyasete kurban etmeyeceğini göstererek itibarını daha da artırdı.

 

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish