Takip Edin

İş ve İnşaat Makineleri

Kordsa 3. Defa Türkiye’nin En İyi Ar-Ge Merkezi

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Kompozit teknolojileri alanlarında sektöre yön veren, yaşamı kolaylaştıran, daha verimli ve çevreci teknolojiler üreten Kordsa, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 8. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Ar-Ge Merkezleri Zirvesi’nde birincilik ödülü aldı. Lastik ve inşaat güçlendirme ile kompozit teknolojileri alanında 5 ülkede 12 üretim tesisi ile hizmet veren Kordsa, 76-250 arası Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge Merkezlerinin değerlendirildiği kategoride Türkiye’nin en iyi Ar-Ge Merkezi seçildi.

 Sabancı Holding iştiraklerinden Kordsa, 4.500’ü aşkın çalışanı ile Türkiye, Brezilya, Endonezya, Tayland ve ABD olmak üzere 5 ülkede 12 üretim tesisi ile hizmet veriyor. “Tutkumuz, yaşamı güçlendirmek” vizyonuyla faaliyet gösterdiği toplumlara katma değeri yüksek yenilikçi güçlendirme çözümleri sunarak sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla sürdürülebilir bir geleceği gözeterek yenilikçi ürünler ve teknolojiler geliştiriyor.

12 Kasım’da Kocaeli Bilişim Vadisi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın da katılımıyla düzenlenen 8. Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesi’nde, Ar-Ge ve tasarım merkezleri için 10 kategoride 30, teknoparklar için de 4 kategoride 12 olmak üzere toplamda 42 ödül sahiplerini buldu. Kordsa, 76-250 arası Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge Merkezlerinin değerlendirildiği kategoride büyük ödüle layık görüldü. Değerlendirme Ar-Ge personeli istihdamı, Ar-Ge harcama yoğunluğu, proje kapasitesi, iş birliği ve etkileşim, ticarileşme ve fikri mülkiyet yetkinliği gibi kriterlere göre yapıldı.

Ali Çalışkan “Sürdürülebilir ve yenilikçi ürünler ve teknolojiler geliştirmenin ödülünü almış olmaktan mutluyuz”

Törende ödülü Bakan Varank’tan alan Kordsa CEO’su Ali Çalışkan, yatırımlar ve inovasyonlarla geniş bir yelpazede yüksek teknolojili malzemeler geliştirip ürettiklerini belirterek şunları söyledi: “Ülkemiz için çok kıymetli çalışmalar gerçekleştiren Ar-Ge merkezleri içinde, 76-250 arası Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge Merkezlerinin değerlendirildiği kategoride birinci seçilmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Ar-Ge bizim için sadece yatırım yaptığımız bir alan değil, şirket kültürümüzün bir parçası. Ulusal ve uluslararası nitelikte 875 patent başvurumuz bulunuyor. Faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda, yatırımlarımız ve iş birliklerimizle yenilikçi ürünler ve teknolojiler geliştirmeye, tüm paydaşlarımıza değer katmaya, yaşamı güçlendirirken sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu ödülü şirketimize kazandıran Ar-Ge çalışmalarında emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”

Cevdet Alemdar “Teknolojik yenilikleri Türkiye’de geliştirip üreterek dünyaya sunmaktan gururluyuz”

Kordsa Ar-Ge Merkezi’nin verimli çalışmalarının Sabancı Topluluğu tarafından büyük destek gördüğünü belirten Sabancı Holding Sanayi Grup Başkanı Cevdet Alemdar “Bu alanda başarılı olmaktan ve ödüle layık görülmekten dolayı çok mutluyuz. Kordsa’nın kendi kategorisinde tüm sektörler arasında birincilik ödülünü alması, istikrarlı ve kararlı çalışmalarımızın bir göstergesi. Ar-Ge çalışmalarımızın büyük çoğunluğu, endüstriye yeni teknoloji ve yetkinlikler kazandırmayı amaçlıyor. NASA’nın uzay aracı Orion için güçlendirme malzemeleri üretecek yetkinliğe erişen Kordsa’nın teknoloji üreten, geliştiren ve bunları dünyaya sunan Ar-Ge ve inovasyon odaklı bir marka olmasından gurur duyuyoruz. Havacılık, otomotiv ve denizcilik sektörlerinde kullanılan kompozit ürünleri, Türkiye’de geliştirip üreterek dünyaya sunmaya devam edeceğiz,” dedi.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Endüstriyel İş Makinaları

PLATFORM GÜNLERİ 25-26 KASIMDA

Yayınlanma tarihi

-

Personel yükseltici platform sektörünün büyük buluşması için geri sayım başladı. Platform  sektörün Türkiye’deki çatı kuruluşu Platformder, tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Platform Günleri etkinliği, 25-26 Kasım 2022 tarihlerinde İstanbul Tuzla’daki Autodrom İstanbul tesislerinde gerçekleştirilecek. İstanbul’un prestijli organizasyonlara ev sahipliği yapan adresi Autodrom İstanbul’da, Hybrid İletişim tarafından organize edilecek olan etkinlik; üretici firmalar, distribütörler, kiralama firmaları, finans kuruluşları, destek ürün ve hizmet sağlayıcıları ve nihai kullanıcıları bir araya getirecek. Autodrom İstanbul, merkezi konumunun yanı sıra geniş açık ve kapalı alanlarıyla organizasyona güçlü bir altyapı sağlayacak.

PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, Platform günleri ile ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında konu ile ilgili şöyle konuştu, Günaydın “Ürün bilinirliğine paralel olarak pazar hacmi de her geçen artan personel yükseltici platform sektörünün tüm paydaşlarını bu etkinlikte bir araya getiriyoruz. Platform Günleri 2022, platform ürün teknolojisi ve kullanımıyla ilgili tüm önemli konular hakkında bilgi alışverişinin yapılacağı bir etkinlik olacaktır. Teknik bilgi alışverişine ek olarak, kiralama şirketleri ve kullanıcılar da dahil olmak üzere sektörün tüm katılımcıları, ekipmanları çalışır durumda görme fırsatını bulacaklardır.  Ziyaretçilerin ürünleri demo alanlarında kullanma fırsatı bulacakları sürdürebilir  etkinliğin  olmasını  istiyoruz” dedi.

Konuşmasına devam eden, Günaydın “Sektöre hizmet veren tüm tedarikçiler, hizmet sağlayıcılar, bu etkinlikte olmalıdır. Üretici ve distribütör firmalarının ’da bir araya gelmesini sağlayacaklarını” dile getirdi.

Yeşil teknoloji ve güvenli kullanım vurgusu

Personel yükseltici platformların, seviye farkı gerektiren tüm çalışma ortamlarında geçici olarak güvenli çalışma ortamı sağlayan güvenlik ekipmanları olduğunu vurgulayan Saruhan Günaydın,

Etkinliğimizde, platform sektöründe son dönemde önemli bir yer teşkil eden, yeşil teknoloji, güvenli kullanım konuları ön planda olmasını sağlayacağız. Etkinliğe katılan ziyaretçilerimize; yeni ürünleri kullanma, deneyimleme, yeni ürün lansmanları, özel kampanyalar, yarışmalar, seminerler, eğitimler, keyif veren aktiviteleri sunacağımız gibi sosyal medya üzerinden canlı yayınlarımız olacaktı,” dedi.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Teknolojik Traktörler Bursa Tarım Fuarı’nda Sergilenmeye Devam Ediyor

Yayınlanma tarihi

-

Geliştirdiği tarım makineleri ve teknoloji odaklı çiftçilik çözümleriyle çiftçilerin her zaman yanında olan Massey Ferguson, Bursa Tarım Fuarı’nda tüm ürün gruplarından örnekler ve yeni tarım makineleriyle yer aldı.

AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has, “AGCO’nun tarım makineleri alanında dünya çapında tanınan markası Massey Ferguson, bu yıl 4-8 Ekim tarihlerinde 19’uncusu düzenlenen “Bursa Uluslararası Tarım, Tohumculuk, Fidancılık ve Süt Endüstrisi Fuarı”nda, 4 yeni ürünü tüketicisiyle buluşturdu. Massey Ferguson, tarım makinelerinin rekabetçi pazarında, ön yükleyici kombinasyonu ile sınıfının en iyisi traktörleri üretmekle tanınıyor. Ar-Ge’ye ayırdığı yıllık yaklaşık 400 milyon dolarlık bütçeyle ürün gamını, tarım sektöründeki üreticilerin gereksinimlerine uygun şekilde sürekli geliştiren Massey Ferguson, Türkiye’de sektöründe bilinirliği en yüksek markaların başında geliyor” dedi.

AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has yaptığı açıklamada, Bursa Tarım Fuarı’nda geliştirdikleri en yeni tarım makinelerinin görücüye çıktığını, fuarı gezen ziyaretçilerin ayrıca Massey Ferguson’un tüm ürün gruplarından tarım makinelerini de inceleme imkanı bulduğunu kaydetti.

Massey Ferguson’un bu yıl 175’inci yılını kutladığını vurgulayan AGCO Türkiye Genel Müdürü Mete Has, “MF markasının bu kadar uzun süre var olması, çiftçiye sunduğu güvenilir makinelerden kaynaklanıyor. Pandemi ile önemi herkesçe kabul edilmiş olan tarım, ülkemiz için vazgeçilmez derecede hayati bir unsur. Geleceğimizin şekilleneceği, ülkenin bel kemiği, ayrıca sanayi üretimini de destekleyen bir sektör. Bunun için de yeni tanıtımı yapılan ürünlerimizi dünya ile aynı anda Türkiye’de de pazara sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

“Çiftçilerimiz için sürekli yeni teknolojiler üretiyoruz”
Traktör, biçerdöver, balya makinesi ve yem hasat gibi her alanda geliştirdikleri yeni makinelerin ve dijital hizmetlerin tümünün, çiftçiler için en iyi değeri sağlayan sade ve güvenilir bir deneyim sunduğunu vurgulayan Mete Has, şunları söyledi: “Sürekli yeni teknolojiler geliştirerek çiftçilerimizin üretimlerine ve verimliliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Tüm bu çabalarımızın karşılığını da hem tarım üreticisinin bize güveniyle, hem de uluslararası çapta kazandığımız prestijli ödüllerle alıyoruz. Dünyada gittikçe önemi daha da artacak olan tarımın çok daha verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi için bu çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.”

 

“Türkiye köprü görevi gören stratejik bir ülke”
“Rusya-Ukrayna savaşı ile gıda arzının, güvenliğinin büyük ülkeler arasında kontrol edildiği de görüldü” diyerek sözlerini sürdüren Has, “Türkiye’de burada köprü görevi gören, potansiyeli ile dünya da göz ardı edilemeyecek stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu gösterdi. Bu vesile ile bizim sektörümüzde sadece gıda değil, gıdanın üretiminde kullanılan teknolojinin tarım makinesi ve traktörlerin de üretim merkezi olarak ihracat ve ithalat potansiyeli ile dünyayı besleyen bir ülke konumunda olduğunu hepimiz görmüş olduk. Özellikle traktör ve tarım makineleri özelinde diyorum. Çünkü Avrupa ve dünya ile uyumlu teknolojik ürünleri üretebilen bir ülkeyiz. Bu sene geçen seneden başlayan, güvenlik ve emniyet yönetmeliği değişti. Çiftçilerin iş sağlığı ve güvenliği açısından uzun saatlerde yorulmadan, hata yapmadan, kaza risklerini ortadan kaldıracak şekilde çalışmasını sağlayan yönetmelik traktörlerimizde uygulanmaya başladı. Bunun beraberinde az yakan çok çekiş yapan motorlar üretiliyor. Hem güvenlik, hem motor açısından en son emisyon standartlarını sağlayan traktörlerimizle, tarım makinelerimizle dünyanın her yerinde tercih edilen makinelerimiz olacak. Bu sürece bakıldığında, Türkiye’nin ihracat ve teknoloji transferi olarak önünde büyük potansiyeller, fırsatlar bekliyor” dedi.

Pandemi sürecinde birçok ülke kapılarını kapatarak tedarikçilerini kaybettiğini belirten Mete Has, “Şu anki enerji krizi ile de üretime ara vermelerde söz konusu olduğunu biliyoruz. Burada da büyük bir fırsat görüyorum. Biz firma olarak 140 milyon dolara yakın Türkiye’den alım yapıyoruz. Türkiye’deki tedarikçilerden diğer Avrupa ve Amerika’daki fabrikalarımıza ham madde sağlıyoruz. Ondan dolayı da katlanarak büyüme potansiyeli ile ilgili hedeflerimiz var. Tarıma hizmet veren diğer paydaşlarımız da görmüş olmalı ki, Türkiye’de tarım makineleri ihracatı da her geçen gün katlanarak milyar dolarlar üzerine çıkarak büyük bir ivme yakaladı. Türkiye’nin büyümesine paralel olarak tarım makinelerinde de bir büyüme yaşanıyor. Türkiye’de gerçekten tarımın katma değeri büyüdü, bundan dolayı da çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

 

4 yeni ürününü fuar ziyaretçileriyle buluşturdu
Fuarda tüm ürün gamından 48 hp’den 405 hp’ye kadar geniş bir yelpazede traktörler, balya makineleri ve yem hasat makineleriyle yer alan Massey Ferguson, bu yıl; MF TH.7035 Teleskopik Yükleyici, MF 3.FR105 Uzman Bağ-Bahçe Traktörü, MF 8S Dyna-VT, MF 2600 GE ve FUSE Akıllı Tarım Teknolojilerini de bu yıl ilk kez Türk çiftçisiyle buluşturdu.

Bu ürünlerden “MF 3 UzmanSerisi”; 75 – 120 hp güç seviyesinde “Bağcı”, “Uzman”, “Bahçeci”, “Alçak” ve“Geniş Bahçeci” adı verilen modellerden oluşuyor. 100 hp güçteki MF TH.7035 Teleskopik Yükleyici Serisi 3,5 ton kaldırma kapasitesi ve 7 metre kaldırma yüksekliği ile öne çıkarken, ezber bozan ödüllü tasarımıyla MF 8S Dyna-VT serisi kendini kanıtlamış Dyna kademesiz şanzıman seçeneğiyle, MF 2600 GE serisi, asma ve meyve bahçelerine özel tasarımıyla dikkat çekti.

Fuarda, Massey Ferguson’un en yeni çiftçilik yönetimi çözümlerinden “FUSE Akıllı Tarım Teknolojileri” de tanıtıldı. Dijital tarım ürünleri için önde gelen bir açık platform olan FUSE, çiftçiye kaynak tüketimini azaltmayı ve verimliliği artırmayı sağlayan yazılım araçları ve uygulamalarından oluşuyor.

 

“2022’nin En İyi Ürün Tasarımı” ödülünü kazanan traktörü de fuarda
Fuarda bu yıl, “2022’nin En İyi Ürün Tasarımı” Red Dot Ödülü’nü kazanan MF 5 S serisi de yer aldı.Massey Ferguson’un MF 5S serisi; tasarım, mükemmel görüş için ince yapılı bir kaporta, üstün manevra kabiliyeti için 4 metrelik dar bir dönüş yarıçapı ve ayrıca rakipsiz çok yönlülük özellikleriyle öne çıktı.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Küresel Enerji Krizi Çimento Üretimini Zora Sokabilir

Yayınlanma tarihi

-

TÜRKÇİMENTO tarafından düzenlenen Anadolu Buluşmaları’nın İzmir durağında bir araya gelen çimento üreticileri, küresel enerji krizinin tetikleyici gücüyle artan enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda çimento üretimini zora sokabileceğine dikkat çekti.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan BATIÇİM Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Üyesi Gülant Candaş, “Çimentoda her zamankinden daha çok Ar-Ge ve inovasyona ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. BATIÇİM olarak döner fırınlarımızda yakılarak bertaraf edilen alternatif yakıtlar sayesinde karbondioksit tasarrufu sağlıyor, üretim sırasında oluşan atık ısıdan enerji üretiyoruz. Daha fazla alternatif yakıt kullanabilmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz” dedi.

TÜRKÇİMENTO tarafından gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları’nın 6. durağı olan İzmir’de düzenlenen panelde konuşan BATIÇİM Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Üyesi Gülant Candaş, küresel enerji kriziyle mücadelede Ar-Ge ve inovasyonu adres gösterdi. Gülant Candaş, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Ege Bölgesi’nin en köklü kuruluşlarından biri olan Batıçim olarak başta çimento olmak üzre faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde Ar-Ge ve inovasyona yönelik önemli adımlar atıyoruz. Çimento üzerinde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla Türkiye’ye ilkleri kazandırıyoruz. Çimentoda düşük karbon salınımına odaklanarak TS EN 197-5 standardı kapsamında Türkiye’nin ilk akredite sertifikalı CEM II/C çimentosu üretimini gerçekleştirdik ve çok düşük karbon salınımlı bu çimentoyu yapısal beton üretimlerinde kullanılmasını sağladık. Döner fırınlarımızda yakılarak bertaraf edilen alternatif yakıtlar sayesinde karbondioksit tasarrufu sağlıyor ve daha fazla alternatif yakıt kullanabilmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz. Ayrıca 2012 yılından bu yana üretim esnasında oluşan atık ısıdan enerji üretilmekte ve üretilen enerji ile elektrik tüketiminin İzmir fabrikamızda %30’u, Söke fabrikamızda %17,5’i geri kazanımla karşılanmakta böylece yaklaşık toplam 300.000 ton karbondioksit emisyonu engellenmektedir.”

 

Gülant Candaş: “Sürdürülebilirlik İlkesinin İzinden Gidiyoruz”

Sürdürülebilirlik ilkesinin izinden giderek sektörde öncü adımlar attıklarını kaydeden Gülant Candaş, “Attığımız her yeni adımda, İzmir, Ege Bölgesi ve asıl olarak da Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Doğal kaynakları bilinçli bir şekilde kullanmaya maksimum düzeyde özen gösteriyor, çevreyle dost üretim modeli ile karbon salınımının azaltılması için önemli adımlar atıyoruz. Oluşan atıkları kaynağında azaltıyor ve mümkün olan her durumda bu atıkları ülke ekonomisine tekrar kazandırıyoruz. Ege Bölgesi’nde üretilen klinkerin üretiminin %45’ine Batıçim imzası atıyoruz. Türkiye ekonomisine sağladığımız katma değer arttıkça, sorumluluklarımızın da arttığının bilincindeyiz. Bu bilinçle hem faaliyet alanlarımızda hem de sosyal sorumluluk projelerimizde, toplumun yaşam kalitesini yükselten, eğitim, kültür, sanat gibi birçok alanda değer yaratan çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi.

 

Gülant Candaş: “Bin Kişiyi Aşan İstihdam Sağlıyoruz”

Konuşmasında üretim faaliyetlerine de değinen Candaş, “1966 yılında, %100 Türk sermayesi ile kurulan grubumuz, çimento alanında İzmir’de Batıçim ve Aydın’ın Söke ilçesinde BATISÖKE olmak üzere iki entegre klinker-çimento üretim tesisinde toplam 4 milyon ton/yıl klinker ve 6 milyon ton/yıl çimento kapasitesine ulaştı. Burdur’daki çimento öğütme tesisimizle bölgenin çimento ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyoruz. Hazır beton alanındaki kuruluşumuz BATIBETON da 17 farklı lokasyondaki hazır beton tesisi ile bölgede en yüksek hazır beton kapasitesi ile faaliyetlerini sürdürüyor. BATILİMAN ile İzmir Aliağa’da 6 milyon ton elleçleme liman, BATIENERJİ ile hidroelektrik santrallerimizde elektrik enerjisi üretimi ve satışı hizmeti veriyoruz. Çimento üretimi, enerji ve liman işletmeciliği alanlarındaki faaliyetlerimizle hem Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor hem de yarattığımız bin kişiyi aşan istihdam ile iş gücünü destekliyoruz” ifadelerinde bulundu.

 

Fatih Yücelik: “Türkiye’de 1 Litre Su 1 Kilo Çimentodan Daha Pahalı”

Anadolu Buluşmalarında düzenlenen panelde çimento sektörünün zor bir yıl geçirdiğine işaret eden TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, “Endüstrimizin en önemli maliyet kalemi olan enerjide, yıllardır görmediğimiz bir kriz döneminden geçiyoruz. Döviz kurlarındaki ve enerji birim maliyetlerindeki bu yükseliş, enerji maliyetlerinin değişken maliyetler içindeki payının hala yaklaşık %85’ler düzeyinde seyretmesine neden olmaktadır. Enerji krizine rağmen, Türkiye piyasasına neredeyse dünyanın en ucuz çimentosunu sunuyoruz. Bugün 1 litre su, binlerce derecede işlenen ve sayısız işlemden geçerek üretilen 1 kilo çimentodan daha pahalıdır. Çimento sektörü önündeki dönemde önemli teknolojik değişikliklere gitmek zorundadır. Yani tüm bu zorluklara rağmen yatırım yapmak zorundayız” dedi.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish