Takip Edin

Sektörel Gündem

Konutta fiyatlar ‘yeni pazar yeri’ ile dengelenecek

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği, hayata geçireceği projelerle hem satılık hem de kiralık konut fiyatlarında ‘makul seviye’ hedefliyor. Yeni pazar yeri projesinde sıfır konutlarda fiyat manipülasyonunun önüne geçilecek. KÖİ projesi kira fiyatlarını düşürecek.

Yayınlanma tarihi

-

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER), uygulamaya koyacakları ‘yeni pazar yeri’ uygulamasıyla konuttaki fiyat manipülasyonlarının ve fırsatçılığın önüne geçecek. Teknoloji, tasarım, tabiat ve toplum olarak yeni vizyonunu 4T üzerine kuran GYODER, bu yıl hayata geçireceği online pazar yeri uygulamasıyla gayrimenkulde güvenilir alım satım platformu oluşturacak. Proje ile aynı zamanda yıllık 724 milyar liraya ulaşan sıfır konut pazarının genişletilmesi amaçlanıyor.

Dernek olarak 2023 vizyonlarının tanıtıldığı toplantıda konuşan GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kalyoncu, hem akıllı, hem de vicdanlı şehirlere ihtiyaç olduğunu vurguladı. GYODER’in yeni hedefinin 4T vizyonundan beslenen bir kentsel kalkınma olduğunu ifade eden Kalyoncu, “Önce kar değil insan odaklı bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Önceliğimiz barınma, yatay mimari, ithal malzeme yerine yerli malzeme kullanmak. Sahip olduğumuz uzmanlık, tecrübe ve birikimle, sektörü geleceğe taşımayı ve değişen trendlerle değişime hazır bir Türkiye’ye katkı sağlamayı hedefliyoruz. Toplumsal sorumluluklarımızın farkındayız, ekonomik büyüme ve geleceğin inşası için sektörümüzün önemini biliyoruz” dedi. Dünya Bankası’nın raporuna göre 2050’ye kadar 1 milyar yeni konut yapılacağını söyleyen Kalyoncu, “Kentleşme süreci hiç olmadığı kadar hızlı, 2011’de yüzde 50 olan kentleşme oranının 2050’de yüzde 70 olacağı öngörülüyor. Bu ihtiyaca karşılık vermek zorundayız ancak bunu nasıl yapacağımız çok önemli. Çünkü 2050’de kentleşme oranının yüzde 70 olması demek, biyoçeşitliliği olan milyonlarca kilometrekarelik alanın kentsel alana dönüşmesi demek” diye konuştu.

Sadece yap-sat değil yapkirala da olsun

Yapıların “salt ticari” değil hem ticari hem vizyoner olmasını hedeflediklerini kaydeden Kalyoncu, şunları söyledi: “Güncel tasarım ve üretim metotlarıyla geleceğin evlerini üretmek için ilham olmayı hedefliyoruz. İthal malzeme kullanımını azaltarak yerli malzemeyi olabildiğince sektörümüzde artırırken, yatay mimari odaklı kentsel stratejiyi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Konut-AVM ve ofis üçlemesini, lojistik-sanayi ve veri merkezi ile güçlendiriyoruz. Bizi geleceğe taşımayacak yap-sat modelinin yanı sıra yap-kirala modelini öneriyor, bu modelin kurumsal kiraya veren işletmeler üreterek kira bedellerinde bir manipülasyon olmasının önüne geçeceğine inanıyoruz.” Kalyoncu, en tanıdık gayrimenkul kalıplarından biri olan kentsel dönüşüm yerine kentsel kalkınma’yı kapsayıcı hale getireceklerini de kaydetti.

“Fiyatlar 2022 kadar sert olmaz”

Türkiye’deki konut ticaretinin yıllık 2.3 trilyon liraya ulaştığını açıklayan GYODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Neşecan Çekici, “Yıllık hacimde tüm Avrupa kıtası ile yarışacak seviyede, ortalama konut fiyatı endeksi verilerine göre 1 milyon 797 bin lira. Buna karşın sıfır konut projelerinin tüm detayları ile incelenebileceği, fiyatlar konusunda şeffaflık sağlayan, belediye kayıtları, tapu kayıtları ve diğer yasal durum bilgileri ile ilgili detaylar içeren, herkesin güvenle sıfır konut alabilecekleri bir platform ne yazık ki bulunmuyor. Yeni pazar platformu ile bu alan düzenlenecek” dedi. Çekici, bu yıl fiyatlarda çok sert yükseliş beklemediğini iletti.

Sermaye piyasalarında gayrimenkul ürünlerinin değeri hakkında bilgi veren GYODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sertac Karaağaoğlu, “Ürünlerin piyasa değeri GYO’larda 230 milyar lira, GYF’lerde 40 milyar lira olmak üzere, toplamda 270 milyar liraya ulaştı” dedi.

KÖİ ile kiralar düşecek

GYODER’in gündeminde yer alan projelerden biri de kamu-özel işbirliği (KÖİ). Yeni konut modeli olarak sunulan projeye göre, kamu arsaları özel sektöre tahsis edilecek, mülkiyet hakkı kamuda kalacak. Bu arsalarda konut projesi geliştiren gayrimenkul firmaları, ya uzun vadeli kredisi ya da gayrimenkul sertifikası yöntemiyle fon yaratacak. Burada kira tutarlarını devlet belirleyeceği için fiyatlar makul seviyede kalacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin yapıldığını açıklayan GYODER Başkanı Mehmet Kalyoncu, “Hem devletçi hem de halkçı bir yaklaşım olan bu projenin kısa zamanda hayata geçeceğine inanıyoruz” dedi.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Kentlerin gıda ihtiyacını dikey tarım karşılayacak

İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde hasat başladı. 300 metrekarelik alanda 20 dekara karşılık gelecek üretim yapılıyor. İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. Yüksek teknoloji barındırıyor” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Üzerinden geçip gittiğimiz zeminin metrelerce altında bir grup araştırmacı, laboratuvar ortamında beyaz önlükleriyle dolaşıyor, borularla döşenmiş led ışıklı odalarda bitki üretiyor, ürünlerini çeşitlendirmek, pazara çıkmak için planlar yapıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar bir film karesi olabilecek bu görüntü bugün hayatın bir parçası olmuş durumda. İstanbul gibi bir metropolün tam merkezinde Kağıthane’de yerin 30 metre altında bulunan odalarda fesleğen, marul hatta çilek üretiliyor. İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde artık hasat yapılıyor.

Eksi 8’inci katta üretiliyor

2022 Aralık ayında açılan merkez, Kağıthane Belediyesi’ne ait kapalı otoparkın eksi 8’inci katında faaliyetlerini sürdürüyor. 30 metre derinlikte ve güneşsiz alanda sadece led ışıklarla tarım ürünleri yetiştiriliyor. Merkez, İngiltere’de 33 metre derinlikte hayata geçirilen projenin ardından dünyada kapalı tarım uygulamasının yapıldığı en derin ikinci proje olma özelliği taşıyor.

İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, merkezi “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. İşçilik ihtiyacı çok düşük. Yüksek teknoloji barındırıyor. Minimum gübre kullanılıyor. Zirai ilaca gerek yok. Lojistik maliyeti yok. İklim koşullarından bağımsız” olarak tanımlıyor. Merkezde 12 ay boyunca istenilen her ürünü üretmek mümkün.

Ünal, “Sibirya’da yetişen bir ürünle, ekvatorda yetişen bir ürünü yan yana odalarda üretebilirsiniz. Bir tarlada marulu yılda en iyi 3 kere ekersiniz. Bu sistemde 6-7 hasat elde etmek mümkün” diyor. Merkezde bitkiler raflardaki sıvıların içinde, yine led ışıkları altında büyüyor. İlkay Ünal, “Biz illa bitki topraktan çıksın istiyoruz. Bitki toprağın içinde minerale vitamine ulaşmak için çabalıyor zaten. Onu bulmakta zorlanıyor. Bana şöyle bir soru gelmişti; Artık toprağa ekilmeyecek mi?

Öyle bir şey mümkün değil siz buğdayı, mısırı, şeker pancarını hatta havucu bile burada yetiştirme şansına sahip değilsiniz. Burada yeşil sebzeleri yetiştirin, onları o sahalardan çekin toprağa daha fazla diğer hububat ürünlerini ekin. Yani alanları değiştirelim. Marul için tarlayı kullanmayalım, marulu buraya taşıyalım daha verimli olsun.

Toprak analizi yaparak o toprakta hangi element ihtiyacı varsa onu besleyelim ona göre o toprakta ona göre ekim yapalım” diyor. Ünal, merkezde 300 metrekarede yapılan üretimin dışarıda 20 dekar üretime eşdeğer olduğuna da dikkat çekiyor. Brüt 700, net 330 metrekare bir alanda üretim yapılıyor. Merkezin metrekare maliyeti yaklaşık 17 bin, toplam 5 milyon lira civarında. Bu hesabın içinde inşaat maliyeti yok. Çünkü yeri belediye tahsis etmiş. Sadece kurulum ve mühendislik var.

İnşaat, güneş paneli kurulumu da dahil edildiğinde yatırımın metrekare maliyeti 100 bin lira civarında hesaplanıyor. Dikey tarımın şimdilik tek dezavantajı elektrik maliyeti. Çünkü elektrik ihtiyacını şebekeden karşılıyor. Ancak çatı tipi GES kurulumuyla enerji maliyetini düşürmek mümkün. Öte yandan bu alanda yatırım yapmak isteyen girişimcilerin merkezden bilgi alabilecekleri belirtiliyor.

İGSAŞ tarım şirketi oluyor Projenin çözüm ortağı olan İGSAŞ son yıllarda yaptığı yatırımlarla bir tarım grubu olma yolunda. Şirketin tüketimi yüksek olan üre gübresinin tek üreticisi olduğunu kaydeden Ünal, 2022de hububat ticaretine başlandığını, Samsun’da organomineral gübre tesisi kurmak için çalışıldığını ve yem sektöründe yeni bir yatırım hazırlıkları yapıldığını belirtiyor. Yem yatırımı için bir danışman firmayla anlaşan İGSAŞ, bölge analizlerini bitirmiş. İlk etapta 500 bin tonluk bir kapasiteyle işe başlanması planlanıyor.

Yatırımın tahmini tutarı ise 40-50 milyon dolar civarında. Ünal, Samsun’daki organomineral yatırımı hakkında şu bilgileri veriyor: “Ürün gamında organomineral eksikti. Samsun’a 200 bin tonluk tesisi kuruyoruz. Bu senenin son çeyreğinde deneme üretimi başlayacak. İhracat yapmak gibi bir hedefimiz de var.” Kocaeli’nde üre fabrikası olan şirket aynı yerde ikinci bir üre fabrikası daha kuracak. Bununla ilgili yatırım teşvik belgesi açıklandı. Grup bütün yatırımları tamamladığında 2 milyonluk gübre üretim kapasitesine ulaşacak. Bu, Türkiye’nin üretim kapasitesinin dörtte biri anlamına geliyor.

Su tüketiminde yüzde 95 tasarruf

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi, Kağıthane Belediyesi’nin tahsis ettiği Yeni Kültür Merkezi binasının -8. katında, 700 metrekare büyüklüğündeki otopark alanında -30 metre derinlikte bulunuyor. Bu özelliği ile dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim tesisi. Tesiste toplam 330 metrekare alanda 3 adet bitki üretim ünitesi ve 1 adet tohum çimlendirme ünitesi bulunuyor. Üretim her biri 1 metrekarelik tablalarda gerçekleştiriliyor. 3 üretim ünitesinde toplam 384 adet üretim tablası bulunuyor. Fide yetiştirme ünitesinde ise toplam 26 adet tabla yer alıyor.

Toplam 275 metre kareden oluşan 3 ünitede yapılan bitkisel üretim tarlada yapılan yaklaşık 20 dekar üretime eşdeğer durumda. Bir fide ortalama 20 günde ekime hazır olurken, tesisin fide yetiştirme ünitesi yıllık 540 bin adet kapasiteye sahip. Şu anda fesleğen ve marul olmak üzere iki adet ürün yetiştiriliyor. Tam kapasite üretimde yıllık 24 bin adet marul, 4 ton fesleğen yetiştiriliyor. Fideden hasada ortalama 30 günlük bir süreç geçiyor. Su tüketiminde yüzde 95 oranında tasarruf sağlanıyor. Bir laboratuvar ortamı gibi çalışıldığı için tarımsal zararlılar bulunmuyor. Bu yüzden tarımsal ilaç tüketimi sıfır.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şarj ağı alan ilk perakende şirketi Migros oldu

Migros, elektrikli araçlara şarj hizmeti sunmak ve Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla kurduğu Migen Enerji ile “Şarj Ağı İşletmeci Lisansı” alan ilk perakende şirketi oldu.

Yayınlanma tarihi

-

Migros, elektrikli araçlar için şarj hizmeti sunan istasyonlarını bu ay içinde hizmete açacak. Migros Ticaret Yatırım Geliştirme ve İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Şevki Tuncer, ilk etapta şarj istasyonlarının İstanbul’daki mağazalarda hizmete gireceğini ardından da Türkiye’ye yayacaklarını söyledi. Tuncer, “Yılın ilk yarısına kadar 19 ilde 50’yi aşkın mağazada hizmet vermeye başlayacağız” dedi.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Çırağan Palace Shop’tan özel lezzetler

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Sevgililer Günü’nü romantik dokunuşlarla taçlandırmak isteyenlere özel benzersiz ve leziz hediyelikler sunuyor.

Yayınlanma tarihi

-

Çırağan Palace Shop lezzetleri, Şubat ayında Sevgililer Günü’ne özel romantizm ve aşk temalı el yapımı konsept lezzetleriyle sevgililerin kalbini çalıyor.

Birbirinden leziz kalpli çikolatalar, frambuazlı pembe makaronlar, çeşit çeşit aşk temalı pastalar, kırmızı renkte kalpli ekmekler, Çırağan Sarayı’nın baklava oda sında Gaziantepli baklava şefleri tarafından hazırlanan kalpli mor baklavalar ve çok daha fazla romantik hediye, sevdiğine Saray mutfağından bir lezzet armağan etmek isteyenleri bekliyor. Birbirinden benzersiz lezzetlerle dolu Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan beş çayı konsepti ise romantik sohbetlerin en keyifli eşlikçisi oluyor.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish