Takip Edin

Sektörel Gündem

İhracatta rekor kıran mobilyada yatırım ‘temkinli’ devam diyor

Türk mobilya sektörü, 6 milyar dolar hedef koyarak Cumhuriyet’in 100’üncü yılını yeni ihracat rekorlarıyla kutlamak istiyor. Sektör, bu yıl yatırım ayağında ise yoluna ‘temkinli’ devam edecek. İstanbul Mobilya Fuarı’nda görüştüğümüz sektör temsilcileri, mobilyanın 2023 fotoğrafını çekti.

Yayınlanma tarihi

-

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

Geçen yıl ihracat atağı yaparak Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olma yolunda ilerleyen mobilya sektörü, bu yıl çıtayı daha da yükseltti. 2023’te 6 milyar dolarlık ihracatı hedef koyan sektör, pazar çeşitliliğini üst seviyeye taşıyarak 10 milyar dolarlara ulaşmayı bekliyor. Hedefe ulaşmada sektörün önündeki en önemli soru ise, ‘flu’ başlayan 2023 ekonomi ortamında maliyetlerin yanı sıra talebe yetişecek altyapı, kapasite artırımı, teknoloji gibi yatırımların nasıl şekilleneceği. Yakalanan bu ivmeyi kaybetmek istemeyen sektör oyuncuları, ‘temkinli’ olmakla birlikte yatırıma ‘devam’ diyor.

2022’de üreticilerin üretim kapasitelerini artıran yeni fabrika yatırımları yaptığına işaret eden sektörün üst örgütü Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güleç, “Her yıl istikrarlı olarak büyüyoruz ve yakaladığımız rakamları daha ileriye taşımak için üretim bantlarımızı durdurmuyoruz. Burada üreticilerimizin ciddi bir gayreti ve enerjisi var. Bir yandan iç piyasanın ihtiyaçlarını karşılıyor, bir yandan da yurt dışında yeni pazarlar arayarak ürünlerimizi dünyanın farklı noktalarına ulaştırmaya çalışıyoruz” dedi. Güleç’e göre, sektör yakaladığı büyüme ivmesini 2023 yılında da sürdürerek ülke ekonomisine katkı sunmayı hedefliyor.

“Pazar odaklı yatırım ölçeklendirmesi”

Ekonomik açıdan flu bir dönem yaşandığını söyleyen Kilim Mobilya Genel Müdürü Cihat Şahin, yatırımlar konusunda biraz daha temkinli gidilmesi gerektiğini düşünüyor. Pazar odaklı olarak yatırım ölçeklendirilmesini öneren Şahin, firelerden ve yüklerden kurtulmak gerekliliğine işaret etti

“Sektörümüzün özsermaye derinliği çok yüksek değil” diyen Şahin’e göre buradaki anormal risk iştahı bazı noktalarda işletmeler için sıkıntı doğurabilir. Dengeli gitmek gerekliliğine vurgu yapan Şahin, Türk mobilya sektörünün uluslararası pazarda güçlü bir konuma ulaştığına da dikkat çekti.

Sektörde altyapının güçlendirilmesi gerek

Pandemi sonrasında artan talep nedeniyle mobilya sektörünün çok fazla güçlenemediğini söyleyen Yataş Grup Mobilya CEO’su Nuri Öztaşkın, sektörde altyapının daha da güçlendirilmesi gerekliliğine vurgu yaptı. Önümüzdeki 3-5 yılda sektörün büyümelere gebe olduğunu ifade eden Öztaşkın, “Dönem çok tasarruf dönemi değil, bu ülkede yatırımlar devam etmeli. Biz sanayiciyiz, pedalları çevirerek devam edeceğiz” dedi. Bu noktada Turquality projesinin uzatılması desteğini isteyen Öztaşkın, “Özellikle uzak pazarlar için Turquality desteği çok önemli. 5 yıl çok kısa bir süre. Sürenin 10 yıla çıkarılmasını ya da süresiz yapılmasını talep ediyoruz” dedi

Talep arttığı için yatırımların da devam edeceğini dile getiren Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) üyesi ve Alpino Mobilya Genel Müdürü Mehmet Said Kocadağ, 2023’ün biraz daha 2022 bandında seyredeceğini ancak 2024’ten itibaren talep artışının hızlanacağını söyledi.

“Üretim merkezi olmak yatırımı zorunlu kılıyor”

Türkiye’nin hızlı bir şekilde üretim merkezine dönüştüğünü belirten Kocadağ, “2025’te şu anki kapasitenin iki katına çıkacağını öngörüyorum” yorumunu yaptı. Armis Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Batallı dış pazarlardan talebe cevap verebilmek için sektörde teknolojiye ve dönüşüme yönelik yatırımların devam edeceğine işaret etti.

Yerel kalkınmaya destek

“Şu anda üreticilerimizin üçte biri ihracat odaklı çalışıyor ve hem ürün kalitesini hem de tasarımlarını sürekli olarak geliştiriyorlar” diyen MOSFED Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güleç, dünyada ürün çeşitliliğiyle her alanda üretim gerçekleştirebilen 4 ülke olduğunu söyledi.

Bunları ABD, Çin, İtalya ve Türkiye olarak sıralayan Güleç, “Çevreyi en az kirleten sektörüz, sıfır karbon salınımı önemsiyoruz. Bununla birlikte işçisini önemseyen, istihdam sağlayan ve gelir dağılımını eşit dağıtan bir yapımız var, bu sayede yerel kalkınmaya da önemli bir destek sunuyoruz” vurgusu yaptı.

3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi bekleniyor

Dünya genelinde 200 ülkeye ulaşan ihracatıyla 10 milyar dolarlık bir hedef belirleyen Türk mobilya sektörünün, en büyük global buluşmalarından biri olan Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı -IIFF 2023 kapılarını açtı.

25 milyar dolarlık üretim kapasitesi ile dünyanın ilk 5 ihracatçısı konumuna yükselmek isteyen mobilya sektörü, 29 Ocak tarihine kadar sürecek fuarda TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi ve İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) toplam 28 salonda binden fazla katılımcı firma ve 3 binin üzerinde markaya ev sahipliği yapıyor. TÜYAP Fuarcılık ve Mos Fuarcılık tarafından MOSFED desteğiyle düzenlenen fuarı 20 bini yabancı olmak üzere yaklaşık 140 bin sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuarda 3 milyar doları aşkın bir ticaret hacmi bekleniyor.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Kentlerin gıda ihtiyacını dikey tarım karşılayacak

İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde hasat başladı. 300 metrekarelik alanda 20 dekara karşılık gelecek üretim yapılıyor. İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. Yüksek teknoloji barındırıyor” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Üzerinden geçip gittiğimiz zeminin metrelerce altında bir grup araştırmacı, laboratuvar ortamında beyaz önlükleriyle dolaşıyor, borularla döşenmiş led ışıklı odalarda bitki üretiyor, ürünlerini çeşitlendirmek, pazara çıkmak için planlar yapıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar bir film karesi olabilecek bu görüntü bugün hayatın bir parçası olmuş durumda. İstanbul gibi bir metropolün tam merkezinde Kağıthane’de yerin 30 metre altında bulunan odalarda fesleğen, marul hatta çilek üretiliyor. İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde artık hasat yapılıyor.

Eksi 8’inci katta üretiliyor

2022 Aralık ayında açılan merkez, Kağıthane Belediyesi’ne ait kapalı otoparkın eksi 8’inci katında faaliyetlerini sürdürüyor. 30 metre derinlikte ve güneşsiz alanda sadece led ışıklarla tarım ürünleri yetiştiriliyor. Merkez, İngiltere’de 33 metre derinlikte hayata geçirilen projenin ardından dünyada kapalı tarım uygulamasının yapıldığı en derin ikinci proje olma özelliği taşıyor.

İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, merkezi “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. İşçilik ihtiyacı çok düşük. Yüksek teknoloji barındırıyor. Minimum gübre kullanılıyor. Zirai ilaca gerek yok. Lojistik maliyeti yok. İklim koşullarından bağımsız” olarak tanımlıyor. Merkezde 12 ay boyunca istenilen her ürünü üretmek mümkün.

Ünal, “Sibirya’da yetişen bir ürünle, ekvatorda yetişen bir ürünü yan yana odalarda üretebilirsiniz. Bir tarlada marulu yılda en iyi 3 kere ekersiniz. Bu sistemde 6-7 hasat elde etmek mümkün” diyor. Merkezde bitkiler raflardaki sıvıların içinde, yine led ışıkları altında büyüyor. İlkay Ünal, “Biz illa bitki topraktan çıksın istiyoruz. Bitki toprağın içinde minerale vitamine ulaşmak için çabalıyor zaten. Onu bulmakta zorlanıyor. Bana şöyle bir soru gelmişti; Artık toprağa ekilmeyecek mi?

Öyle bir şey mümkün değil siz buğdayı, mısırı, şeker pancarını hatta havucu bile burada yetiştirme şansına sahip değilsiniz. Burada yeşil sebzeleri yetiştirin, onları o sahalardan çekin toprağa daha fazla diğer hububat ürünlerini ekin. Yani alanları değiştirelim. Marul için tarlayı kullanmayalım, marulu buraya taşıyalım daha verimli olsun.

Toprak analizi yaparak o toprakta hangi element ihtiyacı varsa onu besleyelim ona göre o toprakta ona göre ekim yapalım” diyor. Ünal, merkezde 300 metrekarede yapılan üretimin dışarıda 20 dekar üretime eşdeğer olduğuna da dikkat çekiyor. Brüt 700, net 330 metrekare bir alanda üretim yapılıyor. Merkezin metrekare maliyeti yaklaşık 17 bin, toplam 5 milyon lira civarında. Bu hesabın içinde inşaat maliyeti yok. Çünkü yeri belediye tahsis etmiş. Sadece kurulum ve mühendislik var.

İnşaat, güneş paneli kurulumu da dahil edildiğinde yatırımın metrekare maliyeti 100 bin lira civarında hesaplanıyor. Dikey tarımın şimdilik tek dezavantajı elektrik maliyeti. Çünkü elektrik ihtiyacını şebekeden karşılıyor. Ancak çatı tipi GES kurulumuyla enerji maliyetini düşürmek mümkün. Öte yandan bu alanda yatırım yapmak isteyen girişimcilerin merkezden bilgi alabilecekleri belirtiliyor.

İGSAŞ tarım şirketi oluyor Projenin çözüm ortağı olan İGSAŞ son yıllarda yaptığı yatırımlarla bir tarım grubu olma yolunda. Şirketin tüketimi yüksek olan üre gübresinin tek üreticisi olduğunu kaydeden Ünal, 2022de hububat ticaretine başlandığını, Samsun’da organomineral gübre tesisi kurmak için çalışıldığını ve yem sektöründe yeni bir yatırım hazırlıkları yapıldığını belirtiyor. Yem yatırımı için bir danışman firmayla anlaşan İGSAŞ, bölge analizlerini bitirmiş. İlk etapta 500 bin tonluk bir kapasiteyle işe başlanması planlanıyor.

Yatırımın tahmini tutarı ise 40-50 milyon dolar civarında. Ünal, Samsun’daki organomineral yatırımı hakkında şu bilgileri veriyor: “Ürün gamında organomineral eksikti. Samsun’a 200 bin tonluk tesisi kuruyoruz. Bu senenin son çeyreğinde deneme üretimi başlayacak. İhracat yapmak gibi bir hedefimiz de var.” Kocaeli’nde üre fabrikası olan şirket aynı yerde ikinci bir üre fabrikası daha kuracak. Bununla ilgili yatırım teşvik belgesi açıklandı. Grup bütün yatırımları tamamladığında 2 milyonluk gübre üretim kapasitesine ulaşacak. Bu, Türkiye’nin üretim kapasitesinin dörtte biri anlamına geliyor.

Su tüketiminde yüzde 95 tasarruf

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi, Kağıthane Belediyesi’nin tahsis ettiği Yeni Kültür Merkezi binasının -8. katında, 700 metrekare büyüklüğündeki otopark alanında -30 metre derinlikte bulunuyor. Bu özelliği ile dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim tesisi. Tesiste toplam 330 metrekare alanda 3 adet bitki üretim ünitesi ve 1 adet tohum çimlendirme ünitesi bulunuyor. Üretim her biri 1 metrekarelik tablalarda gerçekleştiriliyor. 3 üretim ünitesinde toplam 384 adet üretim tablası bulunuyor. Fide yetiştirme ünitesinde ise toplam 26 adet tabla yer alıyor.

Toplam 275 metre kareden oluşan 3 ünitede yapılan bitkisel üretim tarlada yapılan yaklaşık 20 dekar üretime eşdeğer durumda. Bir fide ortalama 20 günde ekime hazır olurken, tesisin fide yetiştirme ünitesi yıllık 540 bin adet kapasiteye sahip. Şu anda fesleğen ve marul olmak üzere iki adet ürün yetiştiriliyor. Tam kapasite üretimde yıllık 24 bin adet marul, 4 ton fesleğen yetiştiriliyor. Fideden hasada ortalama 30 günlük bir süreç geçiyor. Su tüketiminde yüzde 95 oranında tasarruf sağlanıyor. Bir laboratuvar ortamı gibi çalışıldığı için tarımsal zararlılar bulunmuyor. Bu yüzden tarımsal ilaç tüketimi sıfır.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şarj ağı alan ilk perakende şirketi Migros oldu

Migros, elektrikli araçlara şarj hizmeti sunmak ve Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla kurduğu Migen Enerji ile “Şarj Ağı İşletmeci Lisansı” alan ilk perakende şirketi oldu.

Yayınlanma tarihi

-

Migros, elektrikli araçlar için şarj hizmeti sunan istasyonlarını bu ay içinde hizmete açacak. Migros Ticaret Yatırım Geliştirme ve İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Şevki Tuncer, ilk etapta şarj istasyonlarının İstanbul’daki mağazalarda hizmete gireceğini ardından da Türkiye’ye yayacaklarını söyledi. Tuncer, “Yılın ilk yarısına kadar 19 ilde 50’yi aşkın mağazada hizmet vermeye başlayacağız” dedi.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Çırağan Palace Shop’tan özel lezzetler

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Sevgililer Günü’nü romantik dokunuşlarla taçlandırmak isteyenlere özel benzersiz ve leziz hediyelikler sunuyor.

Yayınlanma tarihi

-

Çırağan Palace Shop lezzetleri, Şubat ayında Sevgililer Günü’ne özel romantizm ve aşk temalı el yapımı konsept lezzetleriyle sevgililerin kalbini çalıyor.

Birbirinden leziz kalpli çikolatalar, frambuazlı pembe makaronlar, çeşit çeşit aşk temalı pastalar, kırmızı renkte kalpli ekmekler, Çırağan Sarayı’nın baklava oda sında Gaziantepli baklava şefleri tarafından hazırlanan kalpli mor baklavalar ve çok daha fazla romantik hediye, sevdiğine Saray mutfağından bir lezzet armağan etmek isteyenleri bekliyor. Birbirinden benzersiz lezzetlerle dolu Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan beş çayı konsepti ise romantik sohbetlerin en keyifli eşlikçisi oluyor.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish