Takip Edin

Tedarik Zinciri

Goodyear’ın Sürdürebilirlik Gerçeği Anketi

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

2019 Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında ulaşım sektörünün sera gazı emisyon oranının1990 yılına göre %90 azaltılması ve VECTO tarafından ölçülen yeni ağır vasıtaların karbon emisyonlarının 2025’te %15, 2030 yılına kadar ise %30 oranında azaltılması hedefleniyor. 

Goodyear, ulaşım alanındaki çözüm ortaklarının karbon ayak izini azaltmak için neler yaptığını ve hangi hedeflere ulaşmayı planladıklarını analiz etmek adına 2021 Sürdürülebilirlik Gerçeği Anketi düzenlendi. Katılımcıların verdiği yanıtlar, sürdürülebilirliğin ulaşım sektörü şirketleri açısından büyük öneme sahip olduğunu ortaya koydu.

Sürdürülebilir ulaşım gündemin üst sırasında

Katılımcıların dörtte üçü, sürdürülebilirliği önemli veya çok önemli bir konu olarak gördüğünü ifade ediyor. 100 ve üzerinde araca sahip filoların yarısından fazlası, sürdürülebilirliğin şirket değerlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtiyor.

Goodyear Ticari İş Birimi Avrupa Pazarlama Direktörü Maciej Szymanski, konu hakkında şunları söyledi: “2021 Goodyear Sürdürülebilirlik Gerçekliği Anketi’ne verilen yanıtlar cesaret verici. Bu yanıtlar çevresel sürdürülebilirliğin sektörün gündeminin üst sıralarında yer aldığını açıkça ortaya koyuyor. Emisyonların azaltılmasına daha fazla önem verilmesinin yanında, filo yöneticilerinin net bir biçimde harekete geçtiğini görüyoruz. Filolar, karbon azaltılması hedeflerine ulaşmak için iklim sorunlarına karşı önlemler alıyor ve iklim nötr bir geleceğe geçişi destekliyorlar.”

2022’ye kadar her 5 filodan 4’ünün açık sürdürülebilirlik hedefleri olacak

500 araçlık filolar çevre odaklı bir kültürü gündelik operasyonlarının bir parçası haline getirerek bu çalışmalara öncülük ederken, daha büyük filoların %70’i daha net bir şekilde çevreci hedefler belirlediklerini ifade ediyor. Ankete katılan 5 filodan 4’ü 2022 sonbaharına kadar sürdürülebilirlik hedeflerinin olacağını belirtiyor. Bu oran, 2021 yılına oranla %38 artış anlamına geliyor.

Sektörün daha çevreci bir geleceğe doğru ilerlediğini kaydeden Szymanski, şunları söyledi: “Avrupa genelinde ulaşım ve lojistik sağlayıcılarının zaman ve maliyet baskılarına ek olarak operasyonlarındaki artan karmaşıklık ve zorluk seviyesi , talepteki dalgalanmalar nedeniyle, sektörün şu anda kritik bir noktada olduğunu söyleyebiliriz. Hem sürdürülebilirlik hem de verimlilik hedeflerini karşılayan doğrudan çözümlere ihtiyaç duyulduğunu açıkça görüyoruz. Bu hareketin hızlandırılmasında sürdürülebilirliğin standart bir hale getirilmesi büyük önem arz ediyor.”

En yaygın önlemler ve teşviklerin önemi

En çok alınan önlemlerden biri araç filolarının yenilenmesi olurken, filo operatörlerinin %68’i araçlarını yenilemeyi tercih ediyor.  500 araçtan büyük filoların %43’ünün elektrikli, hibrit veya LNG yakıtlı araçlara geçmiş bulunuyor.

Filoların yaklaşık yüzde altmışı halihazırda daha fazla yakıt verimliliği sağlayan lastikler kullanıyor. Bu bağlamda Goodyear, daha çevreci bir geleceğe geçişte kamyon üreticilerini ve ulaşım şirketlerini destekliyor. Bir süre önce pazara sunulan Goodyear FUELMAX ENDURANCE, filolara gündelik operasyonlarını karmaşıklaştırmadan sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları konusunda yardımcı olan, düşük yuvarlanma direnci ve yüksek dayanıklılık özelliklerine sahip bir lastik.

Karbon ayak izini daha da azaltmak için filolar lastikleri yeniden kaplatmayı tercih ediyor (%42). Lastik karkasının yeniden kullanılması ve üretim sürecinde daha az hammadde, atık ve enerji tüketimiyle, bu uygulama filolara karbon ayak izlerini azaltma konusunda doğrudan bir çözüm sunuyor. Yeniden kaplanan lastiklerde yeni lastikleriyle aynı kalitede malzeme kullanan Goodyear, böylece yeniden kaplanan lastiklerin yenileriyle benzer performans sağlamasına olanak tanıyor.

Filoların çevresel sürdürülebilirliğini artırmaya yönelik ek önlemler arasında, çevreci sürüş teknikleri gibi, sürüş davranışlarının optimize edilmesine yönelik uygulamalar yer alıyor. Operatörlerin %55’i halihazırda bu uygulamaları kullanıyor ve yakın zamanda yakıt tüketimi önlemlerini de uygulamaya geçirmeyi hedefliyor.

Ankete katılan filoların %45’i, çevre teşvikleri ve vergi paketleri gibi, ulaşım sektöründe uygulanacak çevresel düzenlemelerin yanı sıra daha sıkı düzenlemeler konusunda da bilgi sahibi olduğunu ifade ediyor.

Vergi muafiyeti gibi mali teşvikler ise ankete katılan filoların %70’i için önemli teşvik edici uygulamalar olarak öne çıkıyor. Ankete katılan şirketlerin üçte biri, sürdürülebilirliği işletme giderlerini düşürmenin bir yolu olarak görüyor.

Çevre dostu mobiliteyi yavaşlatan etkenler maliyet ve karmaşıklık

Sürdürülebilirlik önlemlerinin daha da artırılmasının önündeki ana engel maliyet olurken, katılımcıların %60’ından fazlası çözümlerin çok maliyetli olduğunu ifade ediyor. 500 araçtan büyük filoların %76’sı, mali teşviklerin sunulması durumunda daha büyük iyileştirmeler sağlayabileceklerini vurguluyor.

Şirketlerin %45’i sürdürülebilir çözümlerin gündelik faaliyetlerinin bir parçası haline gelmek için fazla karmaşık olduğunu dile getiriyor. Operatörlerin %54’ü yakıt verimliliğini artırmak ve emisyonları azaltmak için telematik çözümler kullanıyor.

Goodyear’ın lastik ve filo yönetim çözümleri, filo operasyonlarına kolaylıkla uygulanabiliyor. Goodyear’ın Drive-Over-Reader ve DrivePoint uygulamaları, araç parka her girdiğinde saniyeler içinde otomatik lastik analizi sağlıyor. Goodyear TPMS, operatörlere gerçek zamanlı veriler sunuyor ve ZF’in web tabanlı bir idari hizmet çözümü (TX CONNECT) ile teknik performans ve tır parkının durumu hakkında veri sağlayan bir portal (TX TRAILERFIT) içeren ve Transics tarafından geliştirilmiş FMS (Filo Yönetim Çözümleri) portföyüne erişim sağlıyor.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tedarik Zinciri

Kesim Tezgahları Hamme Makine’nin İşi

Yayınlanma tarihi

-

Her biri kendi alanında deneyimli tasarım ve kalite mühendisleriyle, Ar-Ge çalışmaları sayesinde alışılagelmişin dışında ve kaliteli bir ürün yelpazesi oluşturan Hamme Makine şerit testere tezgâhları, boru bükme makineleri ve hızlı kesim elmas uçlu daire testere tezgâhlarının seri üretimleriyle sektörün en büyük çözüm ortaklarından biri. Hamme Makine Satış Müdürü Selçuk Kepir’le firması hakkında konuştuk.

Hamme Makine’nin bir Seçkinler Group firması olduğunu belirten Kepir, “Seçkinler Group’un  4 ana faaliyet alanı bulunmakta. Bunları makine grubu, boru profil, çelik ürünler ve sac çeşitleri oluşturmakta. Hamme Makina, makina grubunda kesici teknolojilerde müşterilerine hizmet sunmaktadır. Ana ürünlerimiz şerit testere tezgâhlarıdır. Bu tezgâhlar, imalatın olduğu her alanda hizmet vermektedir; torna atölyelerinden üst yapı üreticilerine kadar. Bir başka ürün grubumuz CNC testereler dediğimiz hızlı kesim daire testere tezgâhları. Bu daire testereler çok kısa sürede makinaları kusursuz bir şekilde kesen teknolojik ürünler” şeklinde konuştu.

 

“Türkiye’nin Her Yerine Hizmet Sunuyoruz”

Firmasının 22bin m2’lik bir üretim üssünde 80 personel istihdam etmekte olduğunu ifade eden Kepir, “Aylık 50 makine üretme kapasitemiz bulunmakta. Edirne’den Kars’a kadar Türkiye’nin her yerine hizmet sunabiliyoruz. Yerli pazarda bölgesel bayilerle (Marmara, Çukurova, İç Anadolu ) yürüyoruz. Bu bayiler bizim adımıza ürünlerimizi satıyor. Gezici servislerimiz bulunmakta. Yine satış ekibimiz belli bölgelere dağılarak  müşterilerimizle yüz yüze iletişim haline geçmekteler” dedi.

 

“Bu Yılın Ortalarında Sektörde Hareketlilik Yaşanacak”

Sektörümüzde pandemi döneminde ciddi bir duraklama yaşandı. Buna rağmen bu yılın ortalarında ciddi bir hareketlilik beklemekteyiz. Çin’den yayılan virüs yüzünden Türkiye’ye olan talepte yoğun bir artış oluşturmakta. Bunun yanı sıra otomotiv sektörü ve üst yapı sektöründeki hareketlenmeler piyasayı olumlu yönde etkilemekte.

20 ülkeye ihracat yaptıklarının bilgisini veren Kepir, “Firmamızın bir sloganı bulunmakta; ilk makineyi firma satar, ikinci makinayı ise satış sonrası verilen kaliteli hizmetler. Biz bu ilkeyle yola çıktık. Gerçekten de işinde uzman, dinamik ve tecrübeli bir kadromuz bulunmakta. Alanımızla ilgili üretemeyeceğimiz bir ürün yok. Butik ürünlerden standart ürünlere kadar her türlü makineyi üretebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Devamını oku

Tedarik Zinciri

FMS Akü’yle Aküleriniz Hep İlk Günkü Gibi

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’da 2019 yılında kurulduktan sonra en son teknolojik sistemleri bünyesine katıp, eski ve reaktif olmuş aküleri tekrar ekonomiye kazandıran FMS Akü, sektöre ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamakta. FMS Akü Genel Müdürü Süleyman Şimşek’le firması hakkında konuştuk.

FMS Akü’nün dünyadaki son teknolojileri takip edip bu teknolojiler üstüne yatırım yapan yeni bir firma olduğuna işaret eden Şimşek, “Yurtdışında akülerin teorik yaşam döngülerini gerekli şekilde sağlamadığı tespit edilmiş ve bu sorunun giderilmesi adına cihazlar geliştirilmiştir. Bu cihazlara rejenaratör denmekte. İşte biz de bu teknolojiyi Türkiye’ye getirdik. Daha çok, büyük, endüstriyel aküler konusunda hizmet vermekteyiz. Çünkü bu cihazımız yüksek frekanslı pals sistemiyle çalışıyor. Akülerdeki sülfat birikimlerini darbeli pals sistemiyle parçalayıp, reaktif olmuş ürünü yeniden aktif hale getirerek akünün performansını artırıyor. Bir benzetme yapacak olursak bu cihazımızı diyaliz makinasına benzetebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Kendi Rejenaratörümüzü Üreteceğiz”

Dünyada 4-5 tane üst düzey nitelikli rejenaratör markası bulunduğunu kaydeden Şimşek, “Bunun yanı sıra Çin, Hindistan gibi ülkelerde pek çok no-name marka da bu işi yaptığını iddia etmekte. Bu arada biz de TÜBİTAK’a konuyla ilgili bir AR-GE projesi sunduk. Umut ediyorum ki bu projemizle 1 yıl içerisinde ülkemizde kendi rejenaratörümüzü üretebileceğiz” dedi.

Açıklamalarında hizmet ve fabrikaları hakkında da bilgi veren Şimşek şunları dile getirdi: “Başta traksiyoner, starter ve stasyoner aküler olmak üzere akü satışlarımız da mevcut. Ankara İvedik Melih Gökçek Bulvarı üstünde bir showroom mağazamız bulunmakta. Bu mağazamızı bir akü market olarak düşünün. Burada en küçük pilden en büyük aküye kadar her türlü ihtiyacı karşılama potansiyeline sahibiz.”

 

“Rakip Firmalardan Daha da Ayrıcalıklı Bir Yerdeyiz”

Uzun yıllar ünlü bir markanın fabrikasında kalite müdürlüğü yaptığım için akünün imalat aşamalarını, laboratuvar aşamalarına oldukça hakimim. Bunun yanı sıra  rejenaratörle teknolojik bir iş yatığımdan dolayı akünün içindeki kimyasal reaksiyonlarda daha da detaya girerek akünün bütün parçacık ve aşamalarını iyi bilmekteyim. Bu durum bizi rakip firmalardan daha da ayrıcalıklı bir yere konumlandırmakta.

Son olarak sektörün ülke ekonomisiyle olan ilişkisi hakkında örnek sunan Şimşek, “2018 yılı verilerini incelediğimiz de 600milyon dolar akü ithalatımız 400milyon dolar da ihracatımız var. Üstelik ithal ettiğimiz aküler traksiyoner ve stasyoner olarak katma değerleri yüksek olan ürünler. İhraç ettiğimiz aküler ise starter olup katma değeri sıfıra yakın. Bu da yetmezmiş gibi ihraç ürünlerimiz %70’i ithal girdi.”

 

Devamını oku

Tedarik Zinciri

Satış Sonrası Servislerin Lider Firması

Yayınlanma tarihi

-

Haulotte Group (Fransa), Omme Lift (Danimarka), Teupen (Almanya),  Ruthmann (Almanya) ve Unic Cranes (İngiltere) gibi dünyaca ünlü markaların Türkiye ve Türkiye Cumhuriyetler distribütörlüğünü yürüten Acarlar Makine özellikle satış sonrası servis hizmetlerindeki başarılarıyla piyasanın çok önemli bir oyuncusu. Acarlar Mak. SSH Müdürü Emrah Güngör’le firmasının satış sonrası verdiği hizmetleri hakkında konuştuk.

Satış sonrası hizmet servisleriniz hakkında okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?

Acarlar Makine SSH (Satış Sonrası Hizmetler) departmanı olarak önceliğimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarına en kısa sürede çözüm bulmak ve onlara her daim yanlarında olduğumuzu hissettirmektir. Bu bağlamda müşterilerimiz makinelerini ilk teslim aldıklarında ihtiyaç duymaları halinde kendilerine kapsamlı bir şekilde kullanım eğitimi verilmektedir. Bu eğitim sırasında ayrıca makine üzerinde olası basit arıza kodlarının anlamları, bunların basit çözümleri kendilerine anlatılmaktadır. Aynı şekilde eski müşterilerimize ulaşıp, dönemsel olarak makinelerinin bakıma ihtiyacı olup olmadığı sorulmakta ve talep etmeleri durumunda programa alınarak makinelerin sağlıklı bir şekilde çalışması sağlanmaktadır.  Makinelerin sürekli çalışması istenen veya arıza durumunda bulunduğu noktadan acilen alınması gereken durumlarda ise yapılacak özel bakım anlaşmaları ile 7/24 müşteriye hizmet verilmektedir. Buna en güzel örnek THY ile yaptığımız anlaşmadır.

 

Sektörde son dönem yaşanan kazaların nedenleri hakkında neler söylersiniz?

Son dönemde karşılaştığımız kazaların iki ana başlık altında toplayabiliriz:

1-Eğitimsiz kullanıcılar

2-Bakımsız Makineler

Eğitimsiz Kullanıcılar:

Kullanıcıların hiç eğitim almaması veya dönemsel olarak bilgilerinin güncellenmemesi, makineleri yeterince tanımaması sonucunu doğurmaktadır. Kullanıcı makineni kurulacağı yerden, erişim yapabileceği mesafelere ayrıca kendi güvenliğine kadar her türlü bilgiye ve eğitime sahip olması gerekmektedir.  Son dönem yaşanan kazalardan birisinde, kullanıcı makinenin üzerinde bulunan ve yönleri belirten ok işaretlerini bilmediği için yanlış yönde hareket ettirmiş, bunun sonucunda kendisini sepet ile çelik konstrüksiyon arasında sıkıştırmıştır. Bakıldığında çok basit görünen ok işareti eğitim alınmadığı zaman ölümcül kaza ile sonuçlanabilir.

Bakımsız Makineler:

Bildiğiniz üzere bu makineler çoğunlukla ağır şartlarda çalıştırılmaktadır. Kaynak noktalarında oluşabilecek çatlaklar, bağlantı noktalarındaki cıvataların eksik olması ya da kopması, hidrolik sızıntılar sonucunda olası kazaların görülmesi mümkündür. Bunun için özellikle mekanik ve hidrolik aksamlarının dönemsel olarak gözden geçirilmesi gerekmektedir. Operatör tarafından günlük, haftalık olarak yapılacak göz ile muayene, oluşabilecek birçok kazanın önüne geçilmesine yardımcı olacaktır.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish