Takip Edin

Sektörel Gündem

DAP Gayrimenkul, 5 yeni projeye start verecek

DAP Gayrimenkul, 5 yeni projesine start vermeye hazırlanıyor. Yeni yılda yatırımlara hız vereceklerini ifade eden DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, “Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılına yakışır yatırımların arifesindeyiz’’ dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Önümüzdeki yıl Yeni Levent projesinde ikinci etabın inşaatını hızlandıracaklarını kaydeden DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz ‘Diğer yandan da Pendik, Ataşehir, Beykoz, Çeşme ve Maşukiye olmak üzere beş yeni projenin çalışmalarına başlıyoruz” dedi. Ataşehir’in üst segment olacağını belirten Yılmaz, Pendik’teki projenin 2 binden fazla konutu kapsayacağını, Maşukiye’de de ‘lüks köy’ kuracaklarını aktardı.

DAP markasıyla, Türk turizminin en önemli destinasyonlarından biri olan Çeşme’de hayata geçecek yeni projeleriyle ilgili bilgiler de veren Ziya Yılmaz, “Çeşme projemiz denize sıfır, Çeşme’nin merkezinde, özel koyu olan, marinaya yürüme mesafesinde bir proje. Akdeniz çanağının en özgün projelerinden birini hayata geçireceğimizi şimdiden söyleyebilirim” diye konuştu.

Nişantaşı’nda teslimler bu yıl yapılacak

Türkiye’nin 2022 yılı genelinde, gerek büyüme gerekse yatırımlar anlamında başarılı bir performans gösterdiğinin söyleyen Ziya Yılmaz, “2022 yılı; başta DAP Yapı ve DAP Gayrimenkul Geliştirme olmak üzere, tüm DAP markaları açısından da başarılı sonuçların alındığı, yeni yatırımların hayata geçirildiği bir yıl oldu” dedi. 2022’de taahhüt edilen teslim süresi 36 ay olan Ormanköy projesini 24 ay gibi bir sürede teslim ettiklerini belirten Yılmaz, “Artık bir DAP geleneği haline gelen ‘erken teslim geleneğini’ pandemi sürecinin tüm zorluklarına rağmen devam ettirdik. Ayrıca hem Türkiye’de hem de Avrupa’da tescilli hale gelen ‘Sağlıklı Evler’ konseptinin ikinci örneğini Nişantaşı Koru projemizde hayata geçirdik. 2023 yılında Nişantaşı Koru projemizin teslimlerini yapacağız” diye konuştu.

Yeni Levent’e de hızlı başladıklarını söyleyen Yılmaz, burada da süresinden önce teslim etmeyi planladıklarını kaydetti. Yılmaz, şunları söyledi: “DAP Gayrimenkul Geliştirme tarafından geliştirilen Yeni Levent projesinin, İstanbul’un iş, yaşam ve finans merkezinin kalbinde yer alan Levent bölgesinde 103 bin 500 metrekare toplam alan içinde; 53 bin 500 metrekaresi konut ve 50 bin metrekaresi, içerisinde okul da bulunan koru alanıyla dikkat çekiyor. Yeni Levent projesiyle; şehrin dışında görmeye alışık olduğumuz country hayat tarzını ‘Sağlıklı Ev’ konseptiyle birleştirerek İstanbul’un merkezine getiriyoruz.” Yılmaz, hedeflerinin Yeni Levent projesini 2024’te tamamlamak olduğunu açıkladı.

“Kuşakları birleştiren proje”

Yeni Levent’in, İstanbul’un altın üçgeni olarak adlandırılan Beşiktaş-Levent-Maslak arasında çok özel bir proje olduğunu söyleyen Yılmaz, “Kurulduğumuz ilk günden bu yana; 40-50 yıl sonra bile değerine değer katacak sembol projeler geliştiriyoruz. Yeni Levent de yarınlarımıza miras olarak bırakılacak, ‘yapılmayanı yapma’ vizyonumuzun ürünü bir proje oluyor. Yeni Levent projesi, iş merkezlerinden kültür-sanata, eğitimden sağlığa ve eğlenceye kadar, şehrin tüm zenginliklerine aynı anda erişim imkanı sağlıyor. Bu özelliğiyle de her nesle ve her kuşağa hitap eden; kuşakları birleştiren bir yaşam sunuyor” dedi.

Konut almak için en doğru zaman bugün

Emtia fiyatlarındaki küresel artış nedeniyle inşaat maliyetlerinin de arttığını dile getiren Ziya Yılmaz, “İki yılda bazı kalemlerde 6, bazı kalemlerde 10 kata varan artışlar oldu. Bu dönemde konut üretmek oldukça güç ve ince matematik gerektiriyor. En kısa zamanda biten konut projeleri bile 24 aydan önce bitmiyor. O yüzden markalı konut üreticileri olarak bizler, günlük maliyetlere bakamayız. Gayrimenkul sektöründe maliyetler, ‘emtia fiyatları yıllık bazda ne kadar arttı?’ diyerek hesaplanmıyor. 24 ay sonrasının maliyetini bugünden öngörmek gerekiyor. Konut üreticisinin bu matematiği yapıyor olması, konut alıcısının ise bu fiyatların ‘fırsat fiyatlar’ olduğunu görüyor olması lazım. Yıllardır şunu söylüyorum; ‘Konut almak için dün bitti, yarın çok geç. En doğru zaman bu zaman!” diye konuştu.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Kentlerin gıda ihtiyacını dikey tarım karşılayacak

İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde hasat başladı. 300 metrekarelik alanda 20 dekara karşılık gelecek üretim yapılıyor. İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. Yüksek teknoloji barındırıyor” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Üzerinden geçip gittiğimiz zeminin metrelerce altında bir grup araştırmacı, laboratuvar ortamında beyaz önlükleriyle dolaşıyor, borularla döşenmiş led ışıklı odalarda bitki üretiyor, ürünlerini çeşitlendirmek, pazara çıkmak için planlar yapıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar bir film karesi olabilecek bu görüntü bugün hayatın bir parçası olmuş durumda. İstanbul gibi bir metropolün tam merkezinde Kağıthane’de yerin 30 metre altında bulunan odalarda fesleğen, marul hatta çilek üretiliyor. İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde artık hasat yapılıyor.

Eksi 8’inci katta üretiliyor

2022 Aralık ayında açılan merkez, Kağıthane Belediyesi’ne ait kapalı otoparkın eksi 8’inci katında faaliyetlerini sürdürüyor. 30 metre derinlikte ve güneşsiz alanda sadece led ışıklarla tarım ürünleri yetiştiriliyor. Merkez, İngiltere’de 33 metre derinlikte hayata geçirilen projenin ardından dünyada kapalı tarım uygulamasının yapıldığı en derin ikinci proje olma özelliği taşıyor.

İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, merkezi “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. İşçilik ihtiyacı çok düşük. Yüksek teknoloji barındırıyor. Minimum gübre kullanılıyor. Zirai ilaca gerek yok. Lojistik maliyeti yok. İklim koşullarından bağımsız” olarak tanımlıyor. Merkezde 12 ay boyunca istenilen her ürünü üretmek mümkün.

Ünal, “Sibirya’da yetişen bir ürünle, ekvatorda yetişen bir ürünü yan yana odalarda üretebilirsiniz. Bir tarlada marulu yılda en iyi 3 kere ekersiniz. Bu sistemde 6-7 hasat elde etmek mümkün” diyor. Merkezde bitkiler raflardaki sıvıların içinde, yine led ışıkları altında büyüyor. İlkay Ünal, “Biz illa bitki topraktan çıksın istiyoruz. Bitki toprağın içinde minerale vitamine ulaşmak için çabalıyor zaten. Onu bulmakta zorlanıyor. Bana şöyle bir soru gelmişti; Artık toprağa ekilmeyecek mi?

Öyle bir şey mümkün değil siz buğdayı, mısırı, şeker pancarını hatta havucu bile burada yetiştirme şansına sahip değilsiniz. Burada yeşil sebzeleri yetiştirin, onları o sahalardan çekin toprağa daha fazla diğer hububat ürünlerini ekin. Yani alanları değiştirelim. Marul için tarlayı kullanmayalım, marulu buraya taşıyalım daha verimli olsun.

Toprak analizi yaparak o toprakta hangi element ihtiyacı varsa onu besleyelim ona göre o toprakta ona göre ekim yapalım” diyor. Ünal, merkezde 300 metrekarede yapılan üretimin dışarıda 20 dekar üretime eşdeğer olduğuna da dikkat çekiyor. Brüt 700, net 330 metrekare bir alanda üretim yapılıyor. Merkezin metrekare maliyeti yaklaşık 17 bin, toplam 5 milyon lira civarında. Bu hesabın içinde inşaat maliyeti yok. Çünkü yeri belediye tahsis etmiş. Sadece kurulum ve mühendislik var.

İnşaat, güneş paneli kurulumu da dahil edildiğinde yatırımın metrekare maliyeti 100 bin lira civarında hesaplanıyor. Dikey tarımın şimdilik tek dezavantajı elektrik maliyeti. Çünkü elektrik ihtiyacını şebekeden karşılıyor. Ancak çatı tipi GES kurulumuyla enerji maliyetini düşürmek mümkün. Öte yandan bu alanda yatırım yapmak isteyen girişimcilerin merkezden bilgi alabilecekleri belirtiliyor.

İGSAŞ tarım şirketi oluyor Projenin çözüm ortağı olan İGSAŞ son yıllarda yaptığı yatırımlarla bir tarım grubu olma yolunda. Şirketin tüketimi yüksek olan üre gübresinin tek üreticisi olduğunu kaydeden Ünal, 2022de hububat ticaretine başlandığını, Samsun’da organomineral gübre tesisi kurmak için çalışıldığını ve yem sektöründe yeni bir yatırım hazırlıkları yapıldığını belirtiyor. Yem yatırımı için bir danışman firmayla anlaşan İGSAŞ, bölge analizlerini bitirmiş. İlk etapta 500 bin tonluk bir kapasiteyle işe başlanması planlanıyor.

Yatırımın tahmini tutarı ise 40-50 milyon dolar civarında. Ünal, Samsun’daki organomineral yatırımı hakkında şu bilgileri veriyor: “Ürün gamında organomineral eksikti. Samsun’a 200 bin tonluk tesisi kuruyoruz. Bu senenin son çeyreğinde deneme üretimi başlayacak. İhracat yapmak gibi bir hedefimiz de var.” Kocaeli’nde üre fabrikası olan şirket aynı yerde ikinci bir üre fabrikası daha kuracak. Bununla ilgili yatırım teşvik belgesi açıklandı. Grup bütün yatırımları tamamladığında 2 milyonluk gübre üretim kapasitesine ulaşacak. Bu, Türkiye’nin üretim kapasitesinin dörtte biri anlamına geliyor.

Su tüketiminde yüzde 95 tasarruf

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi, Kağıthane Belediyesi’nin tahsis ettiği Yeni Kültür Merkezi binasının -8. katında, 700 metrekare büyüklüğündeki otopark alanında -30 metre derinlikte bulunuyor. Bu özelliği ile dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim tesisi. Tesiste toplam 330 metrekare alanda 3 adet bitki üretim ünitesi ve 1 adet tohum çimlendirme ünitesi bulunuyor. Üretim her biri 1 metrekarelik tablalarda gerçekleştiriliyor. 3 üretim ünitesinde toplam 384 adet üretim tablası bulunuyor. Fide yetiştirme ünitesinde ise toplam 26 adet tabla yer alıyor.

Toplam 275 metre kareden oluşan 3 ünitede yapılan bitkisel üretim tarlada yapılan yaklaşık 20 dekar üretime eşdeğer durumda. Bir fide ortalama 20 günde ekime hazır olurken, tesisin fide yetiştirme ünitesi yıllık 540 bin adet kapasiteye sahip. Şu anda fesleğen ve marul olmak üzere iki adet ürün yetiştiriliyor. Tam kapasite üretimde yıllık 24 bin adet marul, 4 ton fesleğen yetiştiriliyor. Fideden hasada ortalama 30 günlük bir süreç geçiyor. Su tüketiminde yüzde 95 oranında tasarruf sağlanıyor. Bir laboratuvar ortamı gibi çalışıldığı için tarımsal zararlılar bulunmuyor. Bu yüzden tarımsal ilaç tüketimi sıfır.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şarj ağı alan ilk perakende şirketi Migros oldu

Migros, elektrikli araçlara şarj hizmeti sunmak ve Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla kurduğu Migen Enerji ile “Şarj Ağı İşletmeci Lisansı” alan ilk perakende şirketi oldu.

Yayınlanma tarihi

-

Migros, elektrikli araçlar için şarj hizmeti sunan istasyonlarını bu ay içinde hizmete açacak. Migros Ticaret Yatırım Geliştirme ve İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Şevki Tuncer, ilk etapta şarj istasyonlarının İstanbul’daki mağazalarda hizmete gireceğini ardından da Türkiye’ye yayacaklarını söyledi. Tuncer, “Yılın ilk yarısına kadar 19 ilde 50’yi aşkın mağazada hizmet vermeye başlayacağız” dedi.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Çırağan Palace Shop’tan özel lezzetler

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Sevgililer Günü’nü romantik dokunuşlarla taçlandırmak isteyenlere özel benzersiz ve leziz hediyelikler sunuyor.

Yayınlanma tarihi

-

Çırağan Palace Shop lezzetleri, Şubat ayında Sevgililer Günü’ne özel romantizm ve aşk temalı el yapımı konsept lezzetleriyle sevgililerin kalbini çalıyor.

Birbirinden leziz kalpli çikolatalar, frambuazlı pembe makaronlar, çeşit çeşit aşk temalı pastalar, kırmızı renkte kalpli ekmekler, Çırağan Sarayı’nın baklava oda sında Gaziantepli baklava şefleri tarafından hazırlanan kalpli mor baklavalar ve çok daha fazla romantik hediye, sevdiğine Saray mutfağından bir lezzet armağan etmek isteyenleri bekliyor. Birbirinden benzersiz lezzetlerle dolu Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan beş çayı konsepti ise romantik sohbetlerin en keyifli eşlikçisi oluyor.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish