Takip Edin

Haber

CAMELOT MARITIME, KADIN İSTİHDAMIYLA DENİZCİLİKTE EZBER BOZUYOR

Yayınlanma tarihi

-

Yabancı sahipli kruvaziyer gemisi işleten ilk Türk firması olan Camelot Maritime Kurucu Genel Müdürü Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Dünya yüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.’’ sözlerini hatırlatarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde denizcilik ve gemi işletmeciliği sektöründe kadın istihdamının artmasına öncülük edeceklerini vurguladı. Çavuşoğlu, ‘’Camelot Maritime, denizci Türk kadınlarını desteklemektedir. Denizcilik sektöründeki hizmet kalitemizin artmasının ön koşulunu kadın istihdamı olarak görüyoruz. Cam tavanı olmayan bir firmayız. Çalışanlarımızın % 40’ını kadınlar oluşturuyor’’ ifadelerini kullandı.

Pek çok sektör gibi denizcilik sektörü de cinsiyet ayrımcılığı ve önyargıların izini taşıyor. Türkiye’de kadınlar, 1980’li yılların ardından denizcilik sektörünün çeşitli kollarında var olmaya başladı. Ticari gemilerde istihdam ve denizcilik okullarına kadınların kabulü ise 1991 yılından sonra gerçekleşti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın (UAB) geçen yılki kayıtlarına göre, halen Türkiye’de 135.354 aktif gemi insanı bulunuyor. Zabitan sınıfında 921 kadın çalışan, 44.094 erkek çalışan, tayfa sınıfında ise 3.996 kadın çalışan, 86.343 erkek çalışan yer alıyor. Sektörde çalışan kadınlar için denizciliği zorlaştıran en önemli unsur ne ağır sorumluluklar ne de aylarca açık denizde bulunmak…   Denizci kadınların en büyük sorunu ‘cinsiyet ayrımcılığı.’ Türkiye’de yabancı sahipli Kruvaziyer gemisini işleten ilk firma unvanına sahip Camelot Maritime, kadınlara yönelik geliştirdiği “eşitlikçi” uygulamaları ile farkını ortaya koyuyor.

 

ÇALIŞAN KADINLAR GELECEĞİMİZİN ŞEKİLLENMESİNDE ROL OYNUYOR

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili düşüncelerini paylaşan Camelot Maritime’ın Kurucu Genel Müdürü Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, ‘’Huzurlu, mutlu ve başarılı bir toplumun temel taşları olan, varlıklarıyla hayatın her alanında fedakarlığın, duyarlılığın ve cesaretin temsilcisi olan kadınlarımız, sınır tanımayan sevgi ve hoşgörü ile yetiştirdikleri nesil ve nesillerle geleceğimizin şekillendirilmesinde önemli rol oynamaktadır.’’ dedi.

 

EN ALT KADEMEDEN EN ÜST SEVİYEYE KADAR KADIN ÇALIŞANIMIZ BULUNUYOR

 

Kadının iş gücüne katılımının, ekonomik ve sosyal yaşamın sürdürülebilirliği açısından gereklilik olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, ‘’Ofisimizde ve gemilerimizde en alt kademeden, en yüksek seviyeye kadar her türlü pozisyon ve hizmette kadın çalışanlarımız mevcuttur. Firma bünyemizde çalışan kadın ekip arkadaşlarımızın cesur, katılımcı, birlikte öğrenmeye açık ve duyarlı olmaları şirketimizin büyüme ivmesine destek veriyor.’’ İfadesini kullandı.

 

CAM TAVANI OLMAYAN BİR FİRMAYIZ, ÇALIŞANLARIMIZIN %40’I KADINLARDAN OLUŞUYOR

Camelot Maritime olarak cinsiyetçi yaklaşımdan uzak bir istihdam politikasına sahip olduklarını vurgulayan Çavuşoğlu, ‘’ Vizyon olarak kadın adaylara pozitif kredisi olan bir yaklaşıma sahibiz.  Turizm sektörünün %33’ü kadın çalışanlardan oluşmaktadır. Bu sektöründe içinde bir işletme olarak ofis kadromuzun çalışanlarının %40’ı kadınlardan oluşmaktadır. Biz Camelot Maritime olarak kadın ekip arkadaşlarımıza mümkün olduğunca pozitif ayrımcılık yaparak daha fazla istihdam imkanı oluşturmaya çalışıyoruz. Cam tavanı olmayan bir firmayız.’’ dedi.

TKÜMAGAZİN

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

UĞUR, “SEKTÖR BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK”

Yayınlanma tarihi

-

Satış ve satış sonrası maksimum müşteri memnuniyetini en önemli misyonu edinerek, DAF markasının satış ve satış sonrası hizmetlerini veren Bursa Ağır Vasıta’nın Genel Müdürü Ahmet Uğur, lojistik sektörünün pandemi sırasında ve pandemi sonrasındaki durumunu değerlendirerek Bursa Ağır Vasıta ve DAF’ın sektördeki rollerinden bahsetti.

Pandeminin, başta lojistik sektörü olmak üzere neredeyse tüm sektörleri oldukça etkilediğini ve global dengelerin değiştiğini vurgulayan Bursa Ağır Vasıta Genel Müdürü Ahmet Uğur, “Lojistik sektörü, Pandemi sürecinin, ilk başta tüm sektörlerde yaşatmış olduğu şaşkınlığı en erken üzerinden atan ve en erken bu sürece uyum sağlayan sektörlerin başında geldi. Her şeyden önce, tedarik zincirinin en önemli halkalarından birinin lojistik hizmet olduğu tescillendi. Tüketimin, dolayısıyla üretimin lojistik olmadan hiçbir öneminin olmadığı bilinen bir gerçekti fakat bu kadar fark edilmiyordu. Bu durum artık değişti.  Bu sürecin büyümeye de olumlu etkisi oldu. Depolama, taşıma, dağıtım ekseninin önem artışına bağlı, gerek ekipman gerek kalifiye çalışan sayılarında önemli artışlar yaşanmaya devam ediyor. Ülkemizin en önemli taşıyıcı gücü olan kara nakliyesi özelinde, şirketlerimiz büyümeye, araç ve ekipman sayısını artırmaya devam edecektir.” dedi.

“DAF, ÜLKEMİZDE SIKÇA GÖRÜLECEK”

DAF markasının, pandemi dönemi ve sonrasında doğru stratejiler ve yatırımlar ile sektördeki imajını artırdığının altını çizen Uğur, “DAF ülkemizde uzunca zamandır faaliyet gösteren ve 2000 yılı öncesinde pazar liderliğini defalarca yaşayan bir markadır. Nakliyecilerimiz DAF markasını tanır ve sağlamlık, imaj noktaları başta olmak üzere satın almayı her zaman isterler. Özellikle yeni nesil araçlar olarak ürettiği NGD serisi ile 2022 yılın kamyonu ödülünü alarak, Avrupa da ki sayısız ödülüne bir yenisini de eklemiş ve sektördeki gücünü göstermiş oldu. DAF kendi yapılanması ile 2016 yılından bugüne ülkemizde faaliyet göstermekte. Dolayısıyla müşterilerimiz, o yıldan bu yana DAF markasına çok daha hızlı ulaşabiliyor. Sadece son yıllarda, 2016 dan bu güne  ülkemizde yaşanan siyasi, ekonomik gelişmeler ve pandemi etkisi, ürün tedariğine olumsuz yansımış; pandemi nedeniyle araç arzının azalması, ürünlerin çok hızlı tükenmesi ve stoklu çalışmanın yerini önden satışlara bırakmış ve toplam satılan ağır vasıta sayısı üretime bağlı olarak düşmüştür. Ancak önümüzdeki süreçte, bir yıl öncesine göre daha fazla araç tedariği ile bu açığı kapatma arzusundayız. Güvenlik, verimlilik başta olmak üzere, DAF’ın yeni araçlarının da yılın ikinci yarısından itibaren ülkemiz karayollarında sıkça görüleceğini söyleyebiliriz.” diye konuştu.

“TEMEL ALDIĞIMIZ HUSUSLAR HİÇ DEĞİŞMEDİ”

Bursa Ağır Vasıta’nın pandemi döneminde maksimum müşteri memnuniyetini temel aldığı çizgisinden vazgeçmeyerek hizmetlerine devam ettiğini ifade eden Uğur, “Bursa Ağır Vasıta ailesi olarak, müşterilerimizin memnuniyetini sağlamak adına hizmete ilk adım attığımız günden beri temel aldığımız hususlar değişmemiş, hatta üstüne koyarak ilerlemiştir. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını belirlemek, bu ihtiyaçlarına doğru çözümler sunmak, onların sürekli yanında olarak onlarla birlikte gelişmeleri takip etmek, ilişkilerimizi sürdürülebilir kılmak ve müşterimizi memnun, mutlu, güvende hissettirmek temel hedeflerimizi oluşturmaktadır. Pandemi öncesinde, sırasında ve sonrasında bu durum hiç değişmedi ve değişmeyecek.” şeklinde konuştu.

TKÜMAGAZİN

Devamını oku

Haber

Arkas, 38.5 Milyon Euro’luk Lokomotif Yatırımı Yaptı

Yayınlanma tarihi

-

Arkas, Türk lojistik  sektörüne bir yenilik getirerek lokomotif alıyor. 38,5 milyon Euro’luk yatırımla beş Euro Dual model lokomotif siparişi veren şirket, ilk etapta 2025 yılında lokomotiflerin üç tanesini teslim alacak. Çevreci lokomotiflerle Türkiye’nin önde gelen sanayi şehirlerinden yine Türkiye’nin en büyük limanlarına ithalat-ihracat konteynerlerini tarifeli seferler ile taşıyacak. Anadolu şehirlerinin demiryoluyla limanlara bağlanmasının yerinde üretimi teşvik edeceğine inançla hareket eden ve 20 yıldan fazla süredir yatırımlarını bu doğrultuda yapan Arkas, “Lojistiğin Arkasındaki Güç” mottosu ile lojistik sektörünü geliştiren öncü yatırımlar yapan Arkas Lojistik çatısı altında kurduğu Arkas Rail ile ‘Arkas Anadolu Projesi’ kapsamında Cumhuriyet’in 100. yılında Anadolu’yu demiryolunun avantajını da kullanarak uygun maliyetlerle limanlara ve dünyaya bağlamak üzere ilkleri gerçekleştirmeye devam ediyor.

Arkas Rail, 38,5 milyon Euro yatırımla Stadler Rail Valencia S.A.U. firmasından beş adet Euro Dual model, dizel ve elektrik ile çalışan lokomotif siparişi verirken 100’e yakın vagon alımı için de planlama yapıyor. Şirket, böylece müşterilerine daha düşük maliyet avantajlı, daha hızlı ve daha güvenli bir taşıma hizmeti sunmayı hedefliyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Arkas Lojistik CEO’su Onur Göçmez, “Demiryolunda tarifeli seferlerle taşıma yapabilmek için lokomotif alınması çok önemliydi. Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleşmesi Kanunu ile  özel sektöre  lokomotif yatırımı yapma imkanı verildi. Uzun yıllardır demiryoluna hem ekipman hem de kara terminali konusunda yatırım yapan bir şirket olarak sektörde bir ilki gerçekleştirerek, Arkas Rail şirketimizin çatısı altında üç tanesini 2025 yılında teslim almak üzere beş lokomotif yatırımıyla tüm sektöre hizmet vermeyi planlıyoruz. Bunun yanı sıra 700 adet öz mal vagonumuza ek olarak 100 adet daha vagon alımı için çalışmalar yapıyoruz. Böylece Arkas Rail halihazırda demiryolu ile taşımalarını gerçekleştirdiği Kayseri, Konya, Ankara, Gaziantep, Eskişehir gibi Türkiye’nin önde gelen sanayi şehirlerinden yine Türkiye’nin en büyük limanlarına ithalat-ihracat konteynerlerini tarifeli seferler ile taşıyacak. Diğer yandan Türkiye ile Avrupa arasında özellikle Almanya, Polonya gibi ülkeler ile artarak devam eden demiryolu konteyner taşımalarında karşılıklı blok tren seferleri ile hizmet verecek. Türk lojistik sektörüne yeni bir hizmet olarak sunacağımız bu yatırım liman lojistiği yani konteyner trafiğe odaklı, Kuzey’de Kartepe’de Railport ve Güney’de Mersin Yenice’de kara limanlarını destekleyecek bir faaliyet” diye konuştu.

 

Çevreci Lokomotifler

Lokomotiflerin en önemli özelliği ise çevreci olmaları. Sıfır karbon salınımı yapan elektrikli lokomotiflerin dizel motorunun da olması sayesinde elektrik bulunmayan demiryolu hatlarında veya elektrik hatlarında bir arıza oluşması halinde elektrik motorundan dizel motora geçerek taşımalarına kesintisiz olarak devam edebilecek.

Rota tarifeli seferlerle Avrupa ve demir İpek yolu

Son yıllarda önemi daha da artan komple lojistik uygulamalarının en iyi örneklerinden biri olarak gösterilen,  Arkas’ın  Avrupa’nın en büyük intermodal lojistik terminali işletmecisi duisport ortaklığı ile  Kartepe’de kurduğu  kara terminali Railport’un 2024’te faaliyete geçmesi planlanıyor.  Railport, Avrupa’dan gelen ve Avrupa’ya gidecek trenlerdeki yükün tahliye edilip tekrardan elleçlenebileceği bir aktarma terminali olurken Arkas da Avrupa taşımalarını kendi lokomotifleri ile Kapıkule’ye kadar buradan gerçekleştirecek. Diğer yandan 2017 yılında BTK (Bakü-Tiflis-Kars) demiryolu hattında ilk demiryolu taşımasını başlatan Arkas Lojistik, geçtiğimiz yıl çatısı altında kurduğu şirketi Arkas Rail ile Çin-Türkiye Demir İpek Yolu’nda Marmaray bağlantısı ile transit olarak Avrupa’ya yük taşıyor. Yeni açılan bu taşımacılık koridorları Türkiye’nin ihracat yüklerini demiryolu ile başka yeni ülkelere taşıma imkânı sunarken, Türkiye’nin coğrafi konumu itibariyle Avrupa ve Asya arasındaki transit yüklerin de Türkiye üzerinden taşınmasına, Türkiye’de demiryolu taşımalarına taleplerin artmasına, dolayısıyla yeni nesil lokomotif ve vagon yatırımlarının hızlanmasına olanak sağlıyor.

TKÜMAGAZİN

Devamını oku

Haber

UTİKAD’DAN DEPREMZEDELERLE ANLAMLI BULUŞMA

Yayınlanma tarihi

-

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve üye firmaların temsilcileri, Büyükçekmece Belediyesi’nin 8 Mart etkinliği kapsamında 500 depremzede kadınla Kaya İstanbul Fair & Convention Oteli’nde düzenlenen yemekte bir araya geldi. UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy, depremzede ailelere umut aşılayan kısa bir konuşma yaptı.

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında on bir ilde meydana gelen büyük yıkım birçok aileyi evsiz bıraktı. Bölgeden tahliye edilen aileler büyük şehirlere ya da çevre illere nakledilerek misafir ediliyor. Bu belediyelerden biri de Büyükçekmece Belediyesi…

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve üye firmaların temsilcileri, deprem bölgesinden İstanbul’a gelen ve Büyükçekmece Belediyesi’nin misafirhanelerinde konaklayan 500 kadın ve çocukları için Büyükçekmece Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlediği yemekli organizasyon programında depremzede ailelerle bir araya gelerek acılarına ortak oldu.

Yemeğin ardından kürsüye çıkan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, depremzede aileleri İstanbul’da ağırlamanın hem insani hem de kurumsal olarak görevleri olduğunu dile getirirken destek veren kuruluşlara teşekkür etti. Buluşma sonrasında yaptığı kısa konuşmada duygularını ifade eden Ayşem Ulusoy; “İnancımız, geleneklerimiz ve milletçe sahip olduğumuz dayanışma duygusu zor günlerde omuz omuza durabilmeyi, acıların paylaşıldıkça azalacağını öğretti bizlere. Bugün Büyükçekmece Belediyesi’nin siz değerli misafirleriyle böylesine anlamlı bir organizasyonda bir araya gelmekten, tüm üyelerimizin dayanışma duygularını ve selamlarını sizlere iletmekten çok memnunuz. Yalnız olmadığınızı sizlere hissettirebilmek adına buradayız, yanınızdayız, yasınızdayız…” dedi.

UTİKAD Yönetim Kurulu Eski Başkanı ve FIATA Kıdemli Başkan Yardımcısı Turgut Erkeskin de WCA (World Cargo Alliance) Vakfı’nı temsilen Büyükçekmece Belediyesi’nin düzenlediği etkinliğe katıldı. WCA’nın destek mektubunu Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’e sundu. Erkeskin, Büyükçekmece Belediyesi’nin depremzede kadınlar için gerçekleştirdiği bu anlamlı organizasyona katılmaktan memnuniyet duyduğunu, gelecek günlerde de depremzedelere destek vermeye devam edeceklerini ifade etti.

TKÜ MAGAZİN

Devamını oku

Trend olan