Takip Edin

Tedarik Zinciri

Borçelik, Türkiye’nin en büyük ve en yüksek kaliteli çelik üreticisi

Yayınlanma tarihi

-

Ar-Ge alanında yeni bir ödülün sahibi oldu. Ar-Ge’ye son 4 senede 40 milyon TL’nin üzerinde yatırım gerçekleştiren şirket, 8. Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesi’nde, Ar-Ge Merkezleri Performans Endeksi sıralamasında B kategorisinde birinci sırada yer aldı.

 Borusan Grup şirketlerinden Borçelik, Ar-Ge alanında yaptığı başarılı çalışmalarla öne çıkıyor. Yüksek katma değerli malzemeleri üreterek global arenada vazgeçilmez bir oyuncu olmayı amaçlayan Borçelik, stratejisini de de bu hedef doğrultusunda yönlendiriyor. Ürünlerde farklılaşmaya yönelik yatırımlar gerçekleştiren kurum, 2017’de hayata geçirdiği Borçelik Ar-Ge Merkezi’nde yürüttüğü çalışmalarla yeni ürün, üretim ve yazılım teknolojileri geliştirmeye devam ediyor.  

Ar-Ge’ye 40 milyon TL’lik yatırım 

Yurt içi ve yurt dışı üniversiteler, araştırma merkezleri ve TÜBİTAK gibi bilim kuruluşlarının yanı sıra kendi sektörlerinin önde gelen liderleri olan müşterileri ile iş birliği gerçekleştirerek, Türkiye Arge – inovasyon ekosistemine katkı sunmayı hedefleyen Borçelik Ar-Ge Merkezi’nin çalışmaları Malzeme Geliştirme, Teknoloji Geliştirme ve Proses Geliştirme olmak üzere üç ana eksende ilerliyor. Diğer bir odak nokta ise malzeme tedariğinin ötesine geçerek müşterileriyle beraber, müşterilerinin ürünlerinde değer yaratacak yenilikler, ortak çözümler üretmek ve her alanda destek sağlamak. 

Şirket içinde maliyet azaltma, verimlilik, sağlık ve güvenlik, şirket dışında ise yeni ürünler, endüstri 4.0 teşvikleri ve güçlendirilmiş müşteri hizmetleri odağında olmak üzere Ar-Ge, inovasyon ve dijitalleşme girişimlerine devam eden Borçelik’in geçtiğimiz yıl inovasyon alanında ticarileşmiş 8 projesi bulunuyor. Şirketin bu sene tescil edilmiş uluslararası patent sayısı 2 olurken, tescil edilmiş ulusal patenti 5, tescil edilmiş faydalı model sayısı ise 2 oldu. 2021 yılında 13 milyon TL’lik bir bütçeyi Ar-Ge çalışmalarına ayıran şirket, bugüne kadar 40 milyon TL’nin üzerinde kaynağı Ar-Ge çalışmalarına aktardı. 

Ar-Ge çalışmaları ödüllendirildi

 Yaptığı bu çalışmaların ve yatırımların karşılığını alan Borçelik, 8. Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesi’nde Ar-Ge Merkezleri Performans Endeksi sıralamasında B kategorisinde birinci sırada yer aldı. 

Borçelik Ar-Ge Direktörü Celal Seyalıoğlu, Arge-inovasyon ve dijital dönüşüm sayesinde rekabet avantajını korumak ve artırmak doğrultusunda çalışmalarını kesintisiz olarak sürdüreceklerini belirtirken: “Ar-Ge merkezimizi, geleceğin yeni nesil ürünlerini geliştirmek ve Endüstri 4.0 dönüşümü kapsamında gerçekleştirdiğimiz çalışmaları tek çatı altında yürütmek üzere hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada gerek ortaya çıkardığımız projeler gerek üzerinde çalıştıklarımızla Arge-inovasyon ekosistemine katkıda bulunmayı, şirketimizi sektörümüzü ve ülkemizi ileriye taşımayı hedefliyoruz” dedi.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tedarik Zinciri

Kesim Tezgahları Hamme Makine’nin İşi

Yayınlanma tarihi

-

Her biri kendi alanında deneyimli tasarım ve kalite mühendisleriyle, Ar-Ge çalışmaları sayesinde alışılagelmişin dışında ve kaliteli bir ürün yelpazesi oluşturan Hamme Makine şerit testere tezgâhları, boru bükme makineleri ve hızlı kesim elmas uçlu daire testere tezgâhlarının seri üretimleriyle sektörün en büyük çözüm ortaklarından biri. Hamme Makine Satış Müdürü Selçuk Kepir’le firması hakkında konuştuk.

Hamme Makine’nin bir Seçkinler Group firması olduğunu belirten Kepir, “Seçkinler Group’un  4 ana faaliyet alanı bulunmakta. Bunları makine grubu, boru profil, çelik ürünler ve sac çeşitleri oluşturmakta. Hamme Makina, makina grubunda kesici teknolojilerde müşterilerine hizmet sunmaktadır. Ana ürünlerimiz şerit testere tezgâhlarıdır. Bu tezgâhlar, imalatın olduğu her alanda hizmet vermektedir; torna atölyelerinden üst yapı üreticilerine kadar. Bir başka ürün grubumuz CNC testereler dediğimiz hızlı kesim daire testere tezgâhları. Bu daire testereler çok kısa sürede makinaları kusursuz bir şekilde kesen teknolojik ürünler” şeklinde konuştu.

 

“Türkiye’nin Her Yerine Hizmet Sunuyoruz”

Firmasının 22bin m2’lik bir üretim üssünde 80 personel istihdam etmekte olduğunu ifade eden Kepir, “Aylık 50 makine üretme kapasitemiz bulunmakta. Edirne’den Kars’a kadar Türkiye’nin her yerine hizmet sunabiliyoruz. Yerli pazarda bölgesel bayilerle (Marmara, Çukurova, İç Anadolu ) yürüyoruz. Bu bayiler bizim adımıza ürünlerimizi satıyor. Gezici servislerimiz bulunmakta. Yine satış ekibimiz belli bölgelere dağılarak  müşterilerimizle yüz yüze iletişim haline geçmekteler” dedi.

 

“Bu Yılın Ortalarında Sektörde Hareketlilik Yaşanacak”

Sektörümüzde pandemi döneminde ciddi bir duraklama yaşandı. Buna rağmen bu yılın ortalarında ciddi bir hareketlilik beklemekteyiz. Çin’den yayılan virüs yüzünden Türkiye’ye olan talepte yoğun bir artış oluşturmakta. Bunun yanı sıra otomotiv sektörü ve üst yapı sektöründeki hareketlenmeler piyasayı olumlu yönde etkilemekte.

20 ülkeye ihracat yaptıklarının bilgisini veren Kepir, “Firmamızın bir sloganı bulunmakta; ilk makineyi firma satar, ikinci makinayı ise satış sonrası verilen kaliteli hizmetler. Biz bu ilkeyle yola çıktık. Gerçekten de işinde uzman, dinamik ve tecrübeli bir kadromuz bulunmakta. Alanımızla ilgili üretemeyeceğimiz bir ürün yok. Butik ürünlerden standart ürünlere kadar her türlü makineyi üretebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Devamını oku

Tedarik Zinciri

FMS Akü’yle Aküleriniz Hep İlk Günkü Gibi

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’da 2019 yılında kurulduktan sonra en son teknolojik sistemleri bünyesine katıp, eski ve reaktif olmuş aküleri tekrar ekonomiye kazandıran FMS Akü, sektöre ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamakta. FMS Akü Genel Müdürü Süleyman Şimşek’le firması hakkında konuştuk.

FMS Akü’nün dünyadaki son teknolojileri takip edip bu teknolojiler üstüne yatırım yapan yeni bir firma olduğuna işaret eden Şimşek, “Yurtdışında akülerin teorik yaşam döngülerini gerekli şekilde sağlamadığı tespit edilmiş ve bu sorunun giderilmesi adına cihazlar geliştirilmiştir. Bu cihazlara rejenaratör denmekte. İşte biz de bu teknolojiyi Türkiye’ye getirdik. Daha çok, büyük, endüstriyel aküler konusunda hizmet vermekteyiz. Çünkü bu cihazımız yüksek frekanslı pals sistemiyle çalışıyor. Akülerdeki sülfat birikimlerini darbeli pals sistemiyle parçalayıp, reaktif olmuş ürünü yeniden aktif hale getirerek akünün performansını artırıyor. Bir benzetme yapacak olursak bu cihazımızı diyaliz makinasına benzetebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Kendi Rejenaratörümüzü Üreteceğiz”

Dünyada 4-5 tane üst düzey nitelikli rejenaratör markası bulunduğunu kaydeden Şimşek, “Bunun yanı sıra Çin, Hindistan gibi ülkelerde pek çok no-name marka da bu işi yaptığını iddia etmekte. Bu arada biz de TÜBİTAK’a konuyla ilgili bir AR-GE projesi sunduk. Umut ediyorum ki bu projemizle 1 yıl içerisinde ülkemizde kendi rejenaratörümüzü üretebileceğiz” dedi.

Açıklamalarında hizmet ve fabrikaları hakkında da bilgi veren Şimşek şunları dile getirdi: “Başta traksiyoner, starter ve stasyoner aküler olmak üzere akü satışlarımız da mevcut. Ankara İvedik Melih Gökçek Bulvarı üstünde bir showroom mağazamız bulunmakta. Bu mağazamızı bir akü market olarak düşünün. Burada en küçük pilden en büyük aküye kadar her türlü ihtiyacı karşılama potansiyeline sahibiz.”

 

“Rakip Firmalardan Daha da Ayrıcalıklı Bir Yerdeyiz”

Uzun yıllar ünlü bir markanın fabrikasında kalite müdürlüğü yaptığım için akünün imalat aşamalarını, laboratuvar aşamalarına oldukça hakimim. Bunun yanı sıra  rejenaratörle teknolojik bir iş yatığımdan dolayı akünün içindeki kimyasal reaksiyonlarda daha da detaya girerek akünün bütün parçacık ve aşamalarını iyi bilmekteyim. Bu durum bizi rakip firmalardan daha da ayrıcalıklı bir yere konumlandırmakta.

Son olarak sektörün ülke ekonomisiyle olan ilişkisi hakkında örnek sunan Şimşek, “2018 yılı verilerini incelediğimiz de 600milyon dolar akü ithalatımız 400milyon dolar da ihracatımız var. Üstelik ithal ettiğimiz aküler traksiyoner ve stasyoner olarak katma değerleri yüksek olan ürünler. İhraç ettiğimiz aküler ise starter olup katma değeri sıfıra yakın. Bu da yetmezmiş gibi ihraç ürünlerimiz %70’i ithal girdi.”

 

Devamını oku

Tedarik Zinciri

Satış Sonrası Servislerin Lider Firması

Yayınlanma tarihi

-

Haulotte Group (Fransa), Omme Lift (Danimarka), Teupen (Almanya),  Ruthmann (Almanya) ve Unic Cranes (İngiltere) gibi dünyaca ünlü markaların Türkiye ve Türkiye Cumhuriyetler distribütörlüğünü yürüten Acarlar Makine özellikle satış sonrası servis hizmetlerindeki başarılarıyla piyasanın çok önemli bir oyuncusu. Acarlar Mak. SSH Müdürü Emrah Güngör’le firmasının satış sonrası verdiği hizmetleri hakkında konuştuk.

Satış sonrası hizmet servisleriniz hakkında okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?

Acarlar Makine SSH (Satış Sonrası Hizmetler) departmanı olarak önceliğimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarına en kısa sürede çözüm bulmak ve onlara her daim yanlarında olduğumuzu hissettirmektir. Bu bağlamda müşterilerimiz makinelerini ilk teslim aldıklarında ihtiyaç duymaları halinde kendilerine kapsamlı bir şekilde kullanım eğitimi verilmektedir. Bu eğitim sırasında ayrıca makine üzerinde olası basit arıza kodlarının anlamları, bunların basit çözümleri kendilerine anlatılmaktadır. Aynı şekilde eski müşterilerimize ulaşıp, dönemsel olarak makinelerinin bakıma ihtiyacı olup olmadığı sorulmakta ve talep etmeleri durumunda programa alınarak makinelerin sağlıklı bir şekilde çalışması sağlanmaktadır.  Makinelerin sürekli çalışması istenen veya arıza durumunda bulunduğu noktadan acilen alınması gereken durumlarda ise yapılacak özel bakım anlaşmaları ile 7/24 müşteriye hizmet verilmektedir. Buna en güzel örnek THY ile yaptığımız anlaşmadır.

 

Sektörde son dönem yaşanan kazaların nedenleri hakkında neler söylersiniz?

Son dönemde karşılaştığımız kazaların iki ana başlık altında toplayabiliriz:

1-Eğitimsiz kullanıcılar

2-Bakımsız Makineler

Eğitimsiz Kullanıcılar:

Kullanıcıların hiç eğitim almaması veya dönemsel olarak bilgilerinin güncellenmemesi, makineleri yeterince tanımaması sonucunu doğurmaktadır. Kullanıcı makineni kurulacağı yerden, erişim yapabileceği mesafelere ayrıca kendi güvenliğine kadar her türlü bilgiye ve eğitime sahip olması gerekmektedir.  Son dönem yaşanan kazalardan birisinde, kullanıcı makinenin üzerinde bulunan ve yönleri belirten ok işaretlerini bilmediği için yanlış yönde hareket ettirmiş, bunun sonucunda kendisini sepet ile çelik konstrüksiyon arasında sıkıştırmıştır. Bakıldığında çok basit görünen ok işareti eğitim alınmadığı zaman ölümcül kaza ile sonuçlanabilir.

Bakımsız Makineler:

Bildiğiniz üzere bu makineler çoğunlukla ağır şartlarda çalıştırılmaktadır. Kaynak noktalarında oluşabilecek çatlaklar, bağlantı noktalarındaki cıvataların eksik olması ya da kopması, hidrolik sızıntılar sonucunda olası kazaların görülmesi mümkündür. Bunun için özellikle mekanik ve hidrolik aksamlarının dönemsel olarak gözden geçirilmesi gerekmektedir. Operatör tarafından günlük, haftalık olarak yapılacak göz ile muayene, oluşabilecek birçok kazanın önüne geçilmesine yardımcı olacaktır.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish