Takip Edin
#

Özel Haber

Avrupa’dan Türkiye’ye Uzanan Köprü; DFDS Denizcilik ve Taşımacılık

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Avrupa genelinde 20 ülkede toplam 8.000’e ulaşan çalışanıyla bir dünya devi olan DFDS Denizcilik ve Taşımacılık, Türkiye’ye yaptığı seferler ve İstanbul Pendik, Yalova, Ambarlı, Mersin ve İzmir limanlarındaki operasyonlarıyla bir nevi ülkemizin Avrupa’ya önemli bir iş köprüsü pozisyonunda.DFDS Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş. Satış ve İş Geliştirme Direktörü Önder Ulaş Başboğa ile firması hakkında konuştuk.

Firmanızın tarihçesi ve faaliyet alanlarıyla ilgili okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?

DFDS, Danimarkalı bir uluslararası denizcilik ve lojistik şirketidir. Şirketin adı, DetForenedeDampskibs-Selskab’ın (kelimenin tam anlamıyla “Birleşik Buharlı Gemi” kısaltmasıdır. DFDS, 1866 yılında C.F. Tietgen, o günün en büyük üç Danimarkalı buharlı gemi şirketini birleştirmiştir. Avrupa genelinde 20 ülkede toplam 8.000’e ulaşan çalışanımızla sektöre hizmet veriyoruz. DFDS genel olarak Kuzey Denizi ve Baltık Denizi’ndeki yük ve yolcu trafiğine odaklanmış olsa da, geçmişte ABD, Güney Amerika ve Akdeniz’e de yük taşımacılığı yapmıştır. 1980’lerden beri, DFDS’nin nakliye için odak noktası kuzey Avrupa olmuştur. Bugün DFDS, DFDS Seaways adı altında Kuzey Denizi, Baltık Denizi, Manş Denizi ve Akdeniz İş Birimi olarak bizi de kapsayan Akdeniz’de oluşan bir denizcilik ağını yönetmektedir. DFDS Akdeniz İş Birimi olarak Türkiye ile Avrupa arasında 1994 yılından bugüne haftalık düzenli ro-ro seferleri gerçekleştirmekteyiz. Bugün Akdeniz iş birimi olarak 18 gemi ile aşağıdaki limanlar arasında haftalık 19 karşılıklı sefer ile müşterilerimiz olan ulusulararası karayolu taşımacılık firmalarına hizmet sunmaktayız.

Yaptığınız yatırımlar ve Türkiye’deki projeleriniz nelerdir?

Türkiye ve Avrupa arasında nakliye müşterilerimize sunduğumuz Ro-Ro ve İtalya çıkışlı tren bağlantıları ile kurduğumuz intermodal altyapısı ile hizmet veriyoruz. Türkiye’deki operasyonlarımızı İstanbul Pendik, Yalova, Ambarlı, Mersin ve İzmir limanlarından gerçekleştiriyoruz. Avrupa’ da ise Fransa’da Sete, Marsilya , İspanya’da Tarragona, İtalya’da Trieste ve Bari ve Yunanistan’da Patras limanlarından hizmet veriyoruz. Sürdürülebilir bir taşımacılık ağı sağlamak için intermodal yatırımlarına devam ediyoruz. Mevcut rotalarımız ve lojistik hizmetlerimizle birlikte; Avrupa’ daki varış limanlarımız sonrasında sunduğumuz tren taşımacılığına yönelik artan bir talep görüyoruz. Müşterilerimize daha çevreci, sürdürülebilir bir hizmet sunmak adına tren hatlarımızı geliştirmek için Köln’ de bulunan PrimeRail ile işbirliği yaptık ve bu alandaki yatırımlara devam etmeyi planlıyoruz.PrimeRail ile bu ortaklığımız müşterilerimize ilave intermodal çözümleri sunmamızı sağlıyor. Müşteriler, ünitelerini Türkiye’deki terminallerimize bırakabiliyor ve Avrupa’da son varış noktalarına çok yakın bir şekilde teslim alabiliyor. Mersin’de Ekim 2021’de 3. gemimizi müşterilerimizin hizmetine sunduk. Böylece yüksek frekanslı seferler, güvenilir hizmet ile müşterilerimizin (ülke ihracatımızın) Avrupa pazarına daha hızlı ve ekonomik, sürdürülebilir iş modeli ile ulaşmalarını sağlayacağız.

 Hizmet verdiğiniz ağır nakliye firmaları, ağır yük taşıma araçları, proje taşımacılığı ve enerji sanayi gibi sektörlere denizyolu taşımacılığı ile sağladığınız avantajlar nelerdir? Müşterilerinizin firmanızı tercih etme sebepleri nelerdir?

Bildiğiniz gibi ağır nakliye ve proje taşımacılığında daha çok gabari dışı taşımacılık yapılmaktadır. Türkiye-Avrupa arasında gabari dışı taşımacılık yapan araçların çok sayıda ülke geçmeden, uzun karayolu mesafelerini ve bu süre içindeki risklerini minimize ederek Avrupa’ ya ulaşmasını sağlıyoruz.Ayrıca İstanbul’ da Anadolu yakasındaki  Pendik limanımız ile Avrupa yakasında bulunan Ambarlı limanları arasında Pazartesi günleri hariç her gün karşılıklı 2 feribot seferi yapmaktayız. Uluslararası karayolu taşımacılığı, proje taşımacılığı yapan müşterilerimiz hizmetten faydalanmaktadır. Burada şunu özellikle belirtmek isterim ki, İstanbul’un Anadolu-Avrupa yakası arasında proje taşımacılığı yapan bütün ulusal firmalarımız da bu hizmetimizden faydalanabilirler. İstanbul trafiğinde uzun zaman geçirmek, yüksek maliyetlere katlanmak yerine sunduğumuz bu alternatif servisten faydalanabilirler.

Sektörünüzün pandemi sonrası güncel ve gelecekteki durumu ile ilgili görüşleriniz nelerdir?

Pandemi sürecinde lojistik faaliyetlerin insan hayatını tehdit eden bir olgu ile mücadelede stratejik önemi ortaya çıktı. Bu dönemde alınan ilk tedbir sınır geçişlerinin kapatılması olduğu için karayolu taşımacılığı bu durumdan olumsuz şekilde etkilenmiştir. Sürücülere getirilen sağlık taramaları ve karantinakısıtlamaları nedeniyle karayolu yük taşımacılığında gecikmeler, kopmalar yaşandı.DFDS Akdeniz İş Birimi olarak özellikle pandemi sürecinde minimum insan temasıyla ön plana çıkan intermodal alt yapımız, tedark zincirindeki yüklerin ve insani ihtiyaçların ulaştırılması ve ticaretin devamlılığına büyük ölçüde yardımcı oldu. Sağlamış olduğumuz denizyolu-demiryolu (intermodal) servislerimiz ile bu sıkıntılı dönemde sürdürülebilir, güvenilir, ekonomik hizmet sunduk. Pandemi döneminde (2020) intermodal kullanım oranı %45 seviyesine çıkmıştır.Her geçen gün yatırım yaptığımız intermodal çözümlerimiz müşterilerimzin;

  • AETR konvansiyonu gereği olan takograf sınırlaması,
  • Geçiş belgesi sınırlaması
  • Vize problemleri
  • Daha az finansman: bu yapı ile Türkiye uluslararası karayolu taşımacılığının daha az finansman ile daha fazla taşıma yapmasına ve mevcut sürücü kaynağı ile daha fazla yükleme yapabilmesini sağlıyoruz.

Ayrıca sürdürülebilir bir yaşam için çevreye duyarlı taşımacılık modellerinin ilerleyen yıllarda daha fazla kullanılacağını öngörmekteyiz. DFDS olarak önemli hedeflerimizden biri de 2030 yılına kadar karbon emisyonunun %45 azaltılması ve 2023 yılı itibariyle kadın çalışan oranımızın %30 seviyesine çıkarılmasıdır. Buna yönelik olarak çalışmalarımız devam etmektedir.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Özel Haber

UTİKAD’dan Rusya ve Ukrayna Arasındaki Savaşa Dair

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin dış ticaretinde hacim olarak önemli yer tutan Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş ortamı, Türk lojistik sektöründe de yankı buldu. Çok sayıda TIR şoförünün araçlarıyla birlikte bölgede mahsur kaldığını dile getiren UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın lojistik sektörüne etkilerini değerlendirdi.

 

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş ortamı, tüm sektörlerde olduğu gibi Türk lojistik sektöründe de endişe yaratmaya devam ediyor. UTİKAD olarak öncelikle bölgedeki Türk vatandaşlarımızın güvenli bir şeklide Türkiye’ye dönmesini ve bu savaş ortamının geride kalmasını umuyoruz. Lojistik sektörü açısından ise Türk TIR şoförlerimizin güvenliği ile yakından ilgileniyoruz. Kendi bünyemizde bir kriz masası oluşturmasakta UND ve T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın çalışmalarını yakından takip ediyor ve gerekli noktalarda destek veriyoruz.  Elimizdeki son bilgilere göre 250’den fazla Türk TIR’ı Ukrayna sınırından çıkış yapabildi. Sınırda olan bütün ülkeler Türk şoförlerine vizesiz direkt transit geçiş hakkı tanıyor. Savaş başladığında karayolu tarafına uzak olan araçlar için ise tehlike devam ediyor. Şu anda en güncel olarak Varna’dan Port Kafkas’a Ro-Ro hattı oluşturulması için görüşülüyor.

Avrupa’da SWİFT bazı bankalara kapatıldı ancak bazıları açık durumda. Bu durum ticaretin devam edeceğini gösteriyor ancak bununla birlikte Rusya transit ülke ve nihai varış ülkesi olma durumunu kaybetti. Avrupa ürettiği ya da hali hazırda sattığı malı teknik olarak satabiliyor ancak gidecek yolu yok. Bu noktada Türkiye çok ciddi bir görev alabilir. Ancak Avrupa Birliği ülkelerinin kullandığı Ukrayna üzerinden geçen rota savaş nedeniyle artık bir alternatif değil. Bu nedenle Türkiye ön plana çıkıyor. Avrupa Birliği’nden çıkan yük Orta Asya ve oradan da Rusya’ya ulaşacak. Şu an bu hattı kullanan tüm üreticiler lojistikçilerden alternatif rotalar talep ediyor.Ukrayna’dan ihraç malı yüklemiş araçlar normal seyrinde geçiş yapabildi ancak Rusya’dan yükleme yapmış araçların, an itibariyle Ukrayna’dan çıkışlarına müsaade edilmiyor. T.C Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ukrayna, Rusya ve çevre ülkelerin yetkilileri ile iletişim halinde. Türk Bayraklı gemilerden, Türk TIR’larına kadar tüm vatandaşlarımızın ve yük taşıyan araçlarımızın bölgeden güvenli bir şekilde çıkması amaçlanıyor. Ukrayna hattı kapandı bilgisi geldiğinden bu yana, hacmin neredeyse tamamı Verhniy Lars kapısına yöneldi. (Gürcü– Rus) Sınır kapısında şu anda 20 kilometreden fazla kuyruk mevcut ve asıl uzayan kuyrukları bu hafta göreceğiz.120 km’leri bulabilecek kuyruklar oluşması bekleniyor. Bunlara ek olarak devreye alınsa iş yapabilecek Türkiye – Gürcistan – Rusya hattında blok tren taşımaları olabilir. Ancak yine Rusya’nın olumlu yaklaşması ve problem çözen bir tavır ile ilerlemesi durumunda bu mod faal olabilir. Uygulanan yaptırımlar neticesinde Avrupa üzerinden Rusya giriş şu an için mümkün görünmüyor. RO-RO için bölgeye yoğun çalışan firmalar ortak bir fikir ile bir hat oluşturulması yönünde T.C Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına talepte bulundular ancak henüz olumlu bir gelişme yok. Burada en önemli husus, Rusya’nın RO-RO için uygun bir liman göstermesi ve liman lokal masraflar hususunda yapıcı olmasıdır. Mevcut girişimlere cevaben olumlu bir dönüş alınamamıştır.

Bazı konteyner hatları Rusya limanlarına çalışmaya devam ediyor. Arkas ile görüştüm Ukrayna çalışmıyorlar ancak Rusya seferlerine devam ediyorlar. Türkiye limanlarında dolumu yapılmış ve Ukrayna limanları için gemiye yükleme bekleyen konteynerlar içindeki yük sahiplerine bildirimler yapılarak yüklerinin boşaltılarak geri alınması isteniyor. Çünkü dolu şekilde ihracı bekleyen konteynerların ne zaman Ukrayna’ya gidebileceği belirsiz olduğundan; oluşabilecek liman ardiye, armatör demurage masrafları nedeniyle böyle bir uyarı ve talepte bulunuyorlar. Dünyanın en büyük konteyner nakliye şirketi Maersk, Ukrayna’yı işgal ettiği için Moskova’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle Rusya’ya ve bu ülkeden yapılan teslimatları geçici olarak askıya alacağını bildirdi.Merkezi Danimarka’da bulunan şirketten yapılan açıklamada, konteyner nakliyesini askıya almanın tüm Rus limanlarını kapsayacağı, ancak gıda maddeleri, tıbbi ve insani yardım malzemelerinin bunun dışında kalacağı belirtildi.

Açıklamada, “Faaliyetlerimizin istikrarı ve güvenliği, halihazırda yaptırımlardan doğrudan ve dolaylı olarak etkilendiği için, gıda maddeleri, tıbbi ve insani yardım malzemeleri hariç olmak üzere Rusya’ya ve Rusya’dan yapılan yeni Maersk rezervasyonları geçici olarak askıya alınacaktır.” denildi.

İngiltere ise Rusya ile bağlantılı tüm gemilerin kendi limanlarına girmesini yasaklayan bir yasa geçirdi.

Tüm bunlara ek olarak Ukrayna hava sahası ve limanları kapalı. Havayolu ile ilgili Ukrayna çıkış ve varışlı hiçbir operasyon yapılmıyor. Uçuş rotaları Ukrayna hava sahasından geçmeyecek şekilde değiştirildi. AB Rus uçaklarına yasak koydu. Türkiye bu konuda henüz herhangi bir yeni düzenleme yapmadı. LH Uzakdoğu uçuşlarında Rus hava sahasını kullanmayacağını bildirdi. Türkiye ile Rusya arasındaki havayolu yük ve yolcu taşımacılığı devam ediyor.

Bölgede uçuş rotalarının değişmesi / uzaması, Rus ticari uçak filosunun AB pazarına hizmet verememesi, savaştan dolayı petrol fiyatlarının artması gibi sebeplerle havayolu navlunlarındaki artış trendinin devam etmesi bekleniyor.

 

Devamını oku

Özel Haber

Sarılar Group Türkiye’nin En Büyük Kapasiteli Vincini Parkına Kattı

Yayınlanma tarihi

-

Yurt içinde olduğu gibi yurtdışında da gerçekleştirmiş olduğu projelerle yurt dışı pazarların aranan firması Sarılar Group, Zoomlion’ın 2000 ton kapasiteli modelini parkuruna katarak bu segmentteki en büyük ürüne sahip oldu.  Sarılar Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hanifi Gürbüz’le konu hakkında konuştuk.

Öncelikle içinde bulunan bu zor zamanlarda herkese kolaylık, sağlık ve refah dileyen Gürbüz, “Son olarak aldığımız vincimiz Türkiye’de bir ilk. Şu an Türkiye’nin en büyük kapasiteli vinci. Bundan önce yine Türkiye’nin en büyük kapasiteli vinçleri 1250ton ile bizdeydi. Önceden de görüştüğümüz gibi Zoomlion’ın 1250 ton kapasiteli modelini de alarak bu tonajdaki makine sayımızı 2’ye çıkarmıştık. Memnuniyetimizden dolayı da 1250 tonluk ürünlerden sonra Zoomlion’ın 2000 tonluk vincini de almayı uygun bulduk” ifadelerini kullandı.

Parkurlarına kattığı Zoomlion’ın 2000 tonluk vinci hakkında bilgi vermeye devam eden Gürbüz, “Vincimiz 2021 model ve fabrikadan sıfır olarak alındı. Ürün Türkiye’ye özel CE sertifikasıyla üretildi. Üzerinde kullanılan bütün malzemeler ve ataçmanlar, Avrupa’da üretilen firmalardan alınarak üretildi. Kısacası “Çin Malı” tabirini ortadan kaldırmak için Zoomlion markası elinden gelen her şeyi bizler için yaptılar. Zoomlion  yetkilileri, üretim aşamasında bizlerin de birkaç talebine olumlu cevap vermeleri vincin bizler için daha da avantajlı hale gelmesini sağladı. Bu vincimizin endüstriyel, petrokimya, nükleer gibi birçok alanda kullanımı mümkün. Yurtiçi ve yurtdışı, birtakım görüşmeler yapmaktayız. Hayırlısıyla, Sarılar Group bayrağı altında vincimizi kısa zaman içerisinde çalışırken görmek istiyoruz. Ayrıca vincimiz merkez ofisimiz Gebze garajımızda bir spreader beam testi için toplamda 650 ton yüke, arka ağırlığı olmadan, kapasitesinin %10 üzerinde kaldırma operasyonu gerçekleştirmiş ve yine Zoomlion markasının ne kadar kaliteli bir iş çıkardığını ortaya koymuştur” şeklinde konuştu.

 

Devamını oku

Özel Haber

ÖZİSMAK Makine’den ÖZİSMAK Şirketler Grubu’na

Yayınlanma tarihi

-

ÖZİSMAK Makine

Yaptığı ürünleri bugün dünyanın birçok ülkesine ihraç eden SMZ markasıyla müşterilerinin üst seviyede memnuniyetini sağlayan ÖZİSMAK Makine San ve Tic. A.Ş, değişik iş gruplarındaki başarısı neticesiyle yakın bir gelecekte ÖZİSMAK Şirketler Grubu olarak hizmet verecek. ÖZİSMAK Makine San ve Tic. A.Ş yönetim Kurulu Başkanı Sönmez Yazıcı’yla konuya dair konuştuk.

 

Özismak Makine olarak farklı iş gruplarında hizmet verdiklerini belirten Yazıcı, “Bu grupları ve çalışmaları şöyle özetleyebilirim; Heli forkliftlerin yaklaşık 20 yıldır Türkiye genel distribütörlüğü. Özel elektrikli 1 tondan 20 tona kadar forklift,   istif makinesi. Transpalet ve çekici üretimi. 1 tondan 50 tona kadar hidrolik makaslı ve dikey yük platformları. Tamamı ihraç olan otomatik otopark üretimi. Tekstil makineleri üretimi. Karavan üretimi. Savunma sanayi ve diğer sektörlere ait özel projeler. Bursa da devam eden nostaljik elektrikli tramvay ve elektrikli kargo aracı (pikap) ve binek araç projesi” şeklinde konuştu.

ÖZİSMAK Makine

Açıklamalarında ÖZİSMAK Makine’nin yeni hizmete soktuğu üretim üslerinden de bahseden Yazıcı şunları dile getirdi: “Demin belirttiğim iş gruplarındaki çalışmalarımızı, 3000 m2’lik İkitelli, 16000 m2’lik Çorlu 2500m2’lik ve  Bursa’da bulunan 3 ayrı fabrika olmak üzere toplam 21.500m2 kapalı alanda 120 personel 20 mühendisle gerçekleştirmekteyiz. Şimdiye kadar tek işletme çatısı altında bölüm müdürlerinin sorumluluğunda ve tek hesap altında yürüyen işletmemiz 2022 yılının yarısından itibaren ÖZİSMAK Şirketler Grubu ve ona bağlı 5 ayrı firma şeklinde devam edecektir. Bunun için çalışmalarımızı yılın ilk yarısında tamamlayacağımızı umuyorum. O zaman firmalarımız daha özgün daha etkili ve daha hesapları kontrol edilir halde olacağından yıllık büyüme de daha hızlı gerçekleşecektir. Çorlu da 2. ve 3. fabrikamız yeni devreye girdi bu oluşumlarla birlikte bu yıl içerisine ilave 40-50 kişilik yeni bir istihdam da yaratacağız.

ÖZİSMAK’ın SMZ markası ile Türkiye’nin tamamında, Avrupa’da ve Ortadoğu’da bilinen bir marka olduğuna işaret eden Yazıcı, “Yaklaşık irili ufaklı 20’den fazla ülkeye ihracat yapmaktayız. ihracata konu ürünlerin başında otomatik otopark sistemleri sonra sırasıyla yük platformları, elektrikli endüstriyel ve elektrikli eğlence araçları, tekstil makineleri şeklinde devam etmektedir. Birçok projede Türkiye de ilk ve tek üretici olmak bizlere, ekibimize heyecan veriyor ve gururlandırıyor” dedi.

“Pandemiye rağmen 2021 yılı firmamız açısından çok iyi geçti!”

2021 yılı pandemi olmasına rağmen oldukça bereketli ve verimli geçti. Birçok firmaya filo şeklinde forklift teslimatlarımız oldu. 2021 yılına kadar elektrikli çekicilerde 10 tonu geçmezken 2021 de çıtayı 35 tonluk çekicilerin imalatına kadar yükselttik. Yeni 2 fabrika inşaatını tamamladık ihracatımızı %25, ciromuzu ise %40 oranında artırmayı başarabildik.  2022 yılının daha verimli, daha başarılı olacağını bekliyorum. Çin’de navlun fiyatlarının artması, döviz kurunun yükselmesi ve etraf ülkelerinin hiç birinin imalatçı olmaması Türkiye’yi bu alanda giderek ön plana çıkarıyor. İnşallah uzun yıllar da böyle devam eder.

 

 

 

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish