Takip Edin

Haber

ALCEN GRUP BAŞARIYA KİTLENDİ

Yayınlanma tarihi

-

İş makinaları, sağlıklı yaşam, elektrik-elektronik gibi sektörlerde şirketler kurulması veya bunlara iştirak edilmesi, iştirak edilen veya yeni kurulan şirketlerin yönetilmesi, bu şirketlere teknik, mali, bilgi işlem ve insan kaynakları yönetimi ile diğer konularda danışmanlık hizmeti sağlanması, kurduğu veya iştirak ettiği şirketlerin teknik, idari ve mali organizasyonlarında destek sağlanması ve bu şirketlere sınai veya ticari yatırımlar yapılması faaliyetlerini yürüten Alcen Grup 2019 yılının Ocak ayında kurulmasına rağmen bir çok başarılı işe imza attı. Kurumsal olarak alanında ilk firma özelliğini de taşıyan Alcen Grup’un kurucu ortakları olan Nejdet Bayraktar ve Yusuf Korkut firmaları hakkında özel açıklamalarda bulundular.

Yüksek Matematikçi olduğunun bilgisini veren  Nejdet Bayraktar “Sektörümüzde yaklaşık 25 yıldır bulunmaktayım. Bunun yanı sıra organik ürün sektöründe de iyi bir araştırmacıyım” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’yi karış karış dolaştık”

Alcen Grup’un bu yılın Ocak ayında kurulduğunu yineleyen Bayraktar “Bilindiği üzere iş makinaları sektöründe büyük bir kriz yaşanmakta. Biz de bu krizin etkilerini bir nebze de olsa rahatlatmak adına iş makinaları, elektronik ve sağlıklı yaşam gibi birbirinden bağımsız sektörleri harmanlayarak bir grup şirketi kurmaya karar verdik. Firmamız 2 ortaklı bir şirkettir. İlk ana faaliyetlerimiz iş makinaları. Bu alanda firmaların, hem sıfır hem de şu an oldukça rağbet gören 2.el makinaların kiralama, alım-satım işlemlerini yürütmekteyiz.  Kurumsal olarak bu işi yapan ilk firmayız. Yaklaşık 6000 noktayla temas ederek neredeyse tüm Türkiye’yi karış karış dolaştık. Bunu yaparken de tabi ki ilişkide olduğumuz birçok firmanın referansını kullandık. Bu anlamıyla çok geniş ve üst düzey bir ilişki ağımız mevcut. Bütün personelimizle günde 20 saate yakın çok yoğun bir çalışma süreci içerisindeyiz. Piyasanın bu kötü durumu bir şekilde aşacağını umuyoruz” dedi.

Ekonomik süreçle ilgili sıkışan firmaların 2.el ürünlerini değerinin çok altında sattığına işaret eden Bayraktar “Bu çok üzücü bir durum. Krizi fırsata çevirmemek lazım. Her zaman buna karşı olduk. Sektör olarak hepimizin el ele verip bu süreci aşacağı umudunu taşımaktayım. Ülkemizde kaliteli üretim yapan platform imalat firmalarını tenzih ederek söylüyorum ki Avrupa standartlarının çok altında bir üretim söz konusu. Bu da direkt olarak 2.el kaliteli ürünlerin satışını çok olumsuz yönden etkilemekte. Bu anlamıyla ileriki süreçlerde gerçekleştirilecek bazı projelerimiz bulunmakta. Bu projelerimizden biri de Avrupa standartlarında sepetli platformlar imal edebilmek” şeklinde konuştu.

Alcen grup olarak yurt dışına da açılmak istediklerini kaydeden Bayraktar konu hakkında şu ifadeleri kullandı: “Bu anlamıyla Katar, Romanya, Arnavutluk, Bulgaristan gibi Balkan ülkeleri firmalarıyla çok iyi ilişkiler kurduk.”

Elektrik-elektronik konusunda 33 yıllık bir tecrübeye sahip olduğunu belirten Bayraktar “Dolayısıyla bu tecrübelerimi Alcen Grup’ta pratiğe dökebilmenin avantajı içerisindeyiz. Uluslar arası standartlarda çok güzel kartlar üretmekteyiz. Bu kartların işlemcilerini de Türkiye’de oluşturmaktayız. Yazılımlarının tümü tamamen Türk patentli ve ürünlerimiz millidir” şeklinde düşüncelerini ifade etti.

Firmalarının bir diğer faaliyet konusu olan sağlıklı yaşama dair de konuşan Bayraktar şunları söyledi: “Ülkemizde maalesef sağlık konusu gerektiği önemi görmemekte. Özellikle organik ürünlerin üretimine dair çok önemli bir açık bulunmakta. Biz de bu sektöre yönelik faaliyetler gerçekleştirmek adına İzmir- Bergama’da 10dönümlük bir arazide solucan gübresi üretim tesisi kurduk. Bu tesislerden tüm Türkiye’ye hitap etmekteyiz.”

Son olarak, Alcen Grup’a birkaç kategori daha ekleyeceklerini dile getiren Bayraktar “Bu anlamıyla önemi bir istihdam sayısına ulaşmak gibi bir hedef koyduk önümüze. Bunda tecrübenin çok önemli bir rolü oynamakta. Tecrübe parayla satın alınabilecek bir şey değildir. Biz piyasada edindiğimiz bu köklü tecrübelerimizi Alcen Grup vasıtasıyla sektörümüze de kazandırmak istiyoruz. Bu kriz ortamına rağmen, kiralama, sıfır ve ikinci el makinaların alım-satımında oldukça iyi konumlarda işler yapmaktayız. Her markayı satabilecek güçteyiz” dedi.

“Sektörün içine girdiği dar boğaza rağmen hatırı sayılır boyutlarda, başarılı işler gerçekleştirebiliyoruz”

Alcen Grup Genel Müdürü Yusuf Korkut ise yaptığı açıklamada “Şahsım olarak sektörümüze 2007 yılında adım attım. Alcen Grup olarak vinç piyasasının durağanlığına rağmen Nejdet Bayraktar’la önemli bir girişimde bulunduk.  Umarım hem firmamız hem de sektörümüz için düşüncelerimizi başarılı bir şekilde pratiğe dökebiliriz. İş potansiyelinin düşük olduğu bu süreçte çevremizi de kullanarak bir potansiyel yaratmaya çalışıyoruz. Firmaların vinçlerinin kiraya verilmesinin yanı sıra yine firmaların iş planlarının yapılıp pazarlamalarını gerçekleştireceğiz” dedi.

 Sektörün içine girdiği dar boğaza rağmen hatırı sayılır boyutlarda, başarılı işler gerçekleştirdiklerini kaydeden Korkut, “Fakat dediğim gibi piyasanın durgunluğundan dolayı henüz potansiyelimizin tamamını kullanamamaktayız. İçinde bulunduğumuz süreçte potansiyelimizin %40’ına yakın bir oranını kullanabiliyoruz. Bu aralar piyasada genellikle hiap ve sepetli ürünlere talep oluyor. Mobil vinçlere rağbet oldukça azaldı.  Bunun nedenleri ise çalışmaların durması ve bazı Devlet ihalelerinde duraksamaların yaşanması.” Şeklinde konuştu.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Vodafone, Müşteri Deneyimi Haftası’nı Kutluyor

Yayınlanma tarihi

-

Dünya Müşteri Deneyimi Haftası’nı çalışanlarıyla birlikte kutlayan Vodafone, kullanıcılarına GB hediye edecek.

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine iyi bir deneyim sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Her yıl tüm dünyada ekimin ilk haftasında kutlanan Müşteri Deneyimi Haftası’nı şirket içinde çalışanlarıyla birlikte kutlayan Vodafone, müşterileri için de özel bir kampanya düzenledi. Buna göre, tüm Vodafone müşterileri dijital asistan TOBi üzerinden bu haftaya özel 3 gün geçerli 1 GB interneti kazanacak.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin şunları söyledi: “Müşterilerimizle tüm etkileşimlerimizde içten, çözüm odaklı ve destekleyici bir yaklaşımla, onların güvenilir yol arkadaşları olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizin severek kullandığı bir marka olmak için uğraşıyor; ihtiyaçlarını güzel deneyimler yaşatarak karşılamak, hayatlarını kolaylaştırmak ve güvenlerini kazanmak, birlikte güzel bir geleceği mümkün kılmak için çalışıyoruz. Mutlu müşterilerimiz olduğunda, güzel iş sonuçları, mutlu bir çalışma ortamı, mutlu çalışan ve ekosistem de beraberinde doğal sonucu olarak geliyor. Müşteri odaklılık konusunda üst yönetimden ürün tasarlayana, satışı yapandan çağrı merkezi yetkilisine kadar tüm çalışanların aynı müşteri deneyimi stratejisi etrafında toplanması büyük bir fark oluşturuyor.

Daha iyi bir müşteri deneyimini sağlamak birlikte mümkün. Biz bu stratejimizi ‘sahiplenmek, empati kurmak ve yetkilendirmek’ olarak 3 başlıkta toparladık. Müşteri deneyiminin A’dan Z’ye tüm ekipler tarafından sahiplenilmesine önem veriyoruz. Müşterilerimizi yakından dinleyerek onlarla empati kurmaya odaklanıyoruz. Daha iyi bir deneyimi mümkün kılmak için elimizde yeterli yetkinliklerin olmasına ve böylece değişimin öncüsü olmaya özen gösteriyoruz. Özetle, en mutlu müşterilere sahip olmak ve bu yolda gereken neyse hep birlikte başarmak için çalışıyoruz.”

Devamını oku

Haber

Meta ve Xtopia İş Birliğiyle Meta İnovasyon Buluşması Gerçekleşti

Yayınlanma tarihi

-

Meta ve xtopia iş birliğiyle hayata geçirilen Meta İnovasyon Buluşması, iş dünyasından önde gelen isimlerin, politika yapıcıların, içerik üreticilerinin ve medyanın katılımıyla gerçekleştirildi.

Meta vetopia iş birliğiyle hayata geçirilen Meta İnovasyon Buluşması, Türkiye’de ilk kez düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliği kapsamında hayata geçirilen etkinlik, metaverse’ün Türkiye’deki geleceği, sunduğu potansiyeller ve gelecekte temel sektörlere etkisini ele alan birçok panele ev sahipliği yaptı.

Etkinlikte paylaşılan verilere göre metaverse başarılı bir şekilde geliştirilirse, 2035 yılına kadar Türkiye ekonomisine 37,5 milyar dolar katkı sağlayabilecek. Paylaşılan diğer bilgilere göre ise yaygın olarak kullanılan ve önemli ölçüde fark oluşturabilen bir metaverse oluşturmak için bilgi ve iletişim teknolojilerine ciddi miktarda yatırım yapılması gerekiyor. Ayrıca etkinlikte, Türkiye’deki işletmelerin dijital becerilerinin daha da fazla gelişebileceği ve politika yapıcılar ve düzenleyicilerin, rekabetçi bir metaverse ekosisteminin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayabileceği vurgulandı. Türkiye’de metaverse fırsatlarından faydalanması muhtemel kilit sektörler ise perakende ve e-ticaret, eğitim, kültür ve turizm, oyun ve e-spor olarak öne çıkıyor.

 

“Metaverse’ün daha da büyük ve heyecan verici kullanım alanlarını göreceğiz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan açılış konuşmasında, “Teknoloji büyük bir hızla değişiyor, bunun insan hayatına etkilerini görüyoruz. İnternet bu değişimi hızlandırırken, metaverse bu değişimin ulaştığı son nokta. Ancak bu değişim burada kalmayacak 2035 ve ötesinde metaverse’ün daha da büyük ve heyecan verici kullanım alanlarını göreceğiz. Metaverse, sosyalleşmeden ticarete, eğitimden sanata birçok noktada sonsuz imkan sağlayacak. Dijital Ofisimiz önderliğinde de bu konularda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu olanaklar hem yeni işletmelerin oluşmasına hem de mevcut işletmelerde değişimine olasılık sağlayacak; başta oyun, e-ticaret, bankacılık ve perakende olmak üzere tüm sektörleri kapsayacak. Bu aşamada şunu önemle ifade etmeliyim ki; metaverse birlikte geliştirilmeli ve sorumlu bir şekilde inşa edilmelidir. Eminim ki; metaverse ekonomisi gelecekte Türkiye’nin itici güçlerinden birisi olacak. Ülkemiz dijital oyunlar sektöründeki tecrübesini, eğitimli insan kaynağını, azmini metaverse teknolojileri alanında da kullanacak ve dijital oyunlar alanında gösterdiği başarıyı ve yakaladığı ivmeyi tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde metaverse teknolojileri alanında da gösterecektir” şeklinde konuştu.

 

“Teknolojinin sadece tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olmayı hedefliyoruz”

Türkiye için Gelecek Vizyonu Panelinde görüşlerini paylaşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Teknolojik gelişmeler insanın sınırlarının ötesine geçme arayışıyla ortaya çıkıyor, metaverse de bunun bir yansıması. Değişimin bizzat içinde olmak bir yandan adaptasyon gerektirse de bir yandan hayatı daha keyifli ve coşkulu yaşamak için bir fırsat sunuyor. Türkiye’de son dönemde bu alanda temel bir politika güdüyoruz; teknolojinin sadece tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olmayı hedefliyoruz. Genç nüfusu göz önünde bulundurduğumuzda bu yeni alanlar için Türkiye çok büyük bir pazar olmak birlikte, sektörün büyük bir üreticisi olma potansiyeline sahip. Bu da Türkiye ekonomisi için önemli sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.

 

“Metaverse 10 yıl içerisinde 1 milyar kişiye ulaşacak”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Meta Türkiye Ülke Direktörü İlke Toptaş, metaverse’ün 10 yıl içerisinde 1 milyar kişiye ulaşacağını belirterek şöyle konuştu: “Türkiye yüksek ve genç nüfusa sahip, büyüyen ve gelişmekte olan bir pazar. Veriler, Türkiye’deki küçük işletmelerin yüzde 77’si 2021 yılında işletmelerini kurarken Facebook’tan faydalandığını gösteriyor. Dünya genelinde ise 210 milyondan fazla insan Facebook üzerinden Türkiye’deki bir işletmeyle bağlantı kuruyor. Bugün burada ülkemiz için yeni istihdam alanları ve iş fırsatları oluşturma potansiyeli sunacak metaverse kavramını derinlemesine konuşabildiğimiz bir alan oluşturduğumuz için çok mutluyuz. Önümüzdeki on yıl içinde küresel olarak 3 trilyon dolardan ve Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye’de 360 milyar dolardan fazla değere sahip olabilecek bir potansiyelden bahsediyoruz. Biz de Meta olarak, Türkiye’nin metaverse’ü hızlıca benimsemesi ve bu alanda üretkenlik göstermesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.

xtopia kurucusu Lalin Akalan ise; “Metaverse bir anda gündemde olan bir kavram haline geldi. İlk defa gerçek zamanlı ve kolektif bir şekilde küresel bir ürün geliştirme sürecindeyiz. Metaverse bir ekosistem işi. Bu, insanlık tarihinin en büyük kolektif emeklerinden biri olabilir. Yeni kamusal alan olarak tanımlayabileceğimiz metaverse insanların karşılaştığı alan, bir etkileşim merkezi, ortaklaşa ekonominin öğesi ve sosyal yönüyle ortak bir dünyanın arabulucusu. Bu dünyayı sürdürülebilir ve erişilebilir kılabilmek adına özellikle üretici sektörler odaklı beceri geliştirme ve eğitim programları, Ar-Ge fonları ve fırsatlar oluşturmamız gerektiğine inanıyorum” açıklamasında bulundu.

Program kapsamında düzenlenecek ikinci etkinlik Ancient Futures Sergisi ise 14 Ekim Cuma günütopia, Meta ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliği ile Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Üretici ekosistemden davetlilere özel etkinlikten öne çıkan çalışmalar arasında projection mapping, ışık performansı ve müzenin dış yüzeyini kaplayacak bir şiir enstalasyonu bulunuyor.

Devamını oku

Haber

İTO Stratejik Araştırma Merkezi (İTOSAM) Kuruldu

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Ticaret Odası (İTO), reel sektöre yönelik veriye dayalı stratejik raporlar hazırlayacak İTO Stratejik Araştırma Merkezi (İTOSAM) kurdu.

İTO’dan yapılan açıklamaya göre, merkez, Eminönü’nde restore edilen tarihi Liman Han’da faaliyetlerine başladı. İTOSAM, ‘İstanbul’da Reel Sektörün Yeşil Dönüşümü: Mevcut Durum ve Beklentiler’ konulu ilk araştırma raporunu yayınladı.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, merkezin İstanbul özelinde iktisadi ve ticari hayatın dinamikleri üzerine çalışmalar yapacağını söyledi. Avdagiç, “İTO Stratejik Araştırma Merkezi’nde reel sektörün nabzını ölçen araştırmalar yapacağız. Çalışmalarımızı, özellikle KOBİ’lerin mevcut durumunu ve beklentilerini yansıtan veriler ile sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, İTOSAM’ın bu çalışmalardan elde edilen yol gösterici nitelikteki bulguları reel sektör ve politika yapıcıların istifadesine sunmayı amaçladığını belirtti. Avdagiç, “İTOSAM kapsamında yapılacak çalışmaların bir ayağı bilimsel yöntemlerin, diğer ayağı ise reel sektörün pratik işleyişinin üzerinde duracak. Bu sayede teori ile pratik gerçekler, İstanbul ve Türkiye’nin ekonomik gelişimine hizmet edecek biçimde bir araya getirilecek” dedi.

İTO açıklamasında, İTOSAM’ın anket, çalıştay, odak grup toplantısı ve mülakat gibi saha çalışmaları da gerçekleştireceği kaydedildi. Merkez elde edeceği verileri ve uzman görüşlerini kamuoyuna açık veri ve kaynaklarla harmanlayarak, farklı konular üzerine analizler yapacak. Böylece İTOSAM bünyesinde İstanbul’un iktisadi ve ticari hayatına yönelik çalışmalar için kullanılabilecek büyük veri havuzu oluşturulacak. Bu veri havuzu da İstanbul ekonomisi üzerine akademik çalışmalar yapmak isteyen öğrenciler ve akademisyenlerin istifadesine sunulacak.

 

“Tüketim kalıp ve tercihlerinin değişmesi hayati öneme sahip”

‘İstanbul’da Reel Sektörün Yeşil Dönüşümü: Mevcut Durum ve Beklentiler’ başlıklı araştırma raporunda, şirketlerin yeşil dönüşümle ilgili bugüne kadar attıkları adımlar, çevre dostu aksiyonların en çok hangi motivasyonlarla gerçekleştiği, bu süreçte karşılaştıkları zorluklar ve yeşil dönüşüm sürecinin hızlandırılması için politika yapıcılardan neler bekledikleri ele alınıyor.

İTO Başkanı Avdagiç, rapora ilişkin değerlendirmesinde, şunları söyledi: “Biz araştırmada şunu gördük ki, şirketlerin birçoğu çevre dostu faaliyetler yürütme eğiliminde olsalar da bunu kurumsallaştırma ve sürdürülebilir kılma noktasında kat etmeleri gereken oldukça mesafe mevcut. Bu nedenle yeşil dönüşüme dair yasal altyapıdaki mevcut eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. Kamu, reel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişim ve etkileşimin artmasına ihtiyaç var. Tüketim kalıp ve tercihlerinin değişmesi hayati öneme sahip. Ve elbette bilgilendirme çalışmaları ile teşvikler ülkemizde yeşil dönüşümün kaderini çizecek temel unsurlar.”

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish