Takip Edin
#

Haber

AKT’DEN SİGORTA VE İŞ GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Ağır Yük Kaldırma ve Taşımacılar Derneği (AKT) tarafından gerçekleştirilen Sigorta ve İş Güvenliği Derneği Sempozyumu yoğun ilgi gördü. 27 Nisan 2019 tarihinde İstanbul’da yapılan etkinlikte ‘İş Güvenliği, Riskler/Sorunlar ve Çözümleri – Sigorta / Risk/Sorunlar ve Çözümleri – İş Kazaları/ Hukuki Sorunlar ve Çözümleri’ gibi başlıklar tartışılıp sunumlar gerçekleştirildi. Sempozyumun sonunda ise LIEBHERR LTM 1500  maket vinç hediye çekilişi yapıldı.

Sigorta ve İş Güvenliği Sempozyum’unda ilk sözü alan AKT Başkanı Ahmet Altunkumaçılış konuşmasında şunları söyledi: “Başta bu sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen Değerli konuşmacılarımıza, sempozyum ana sponsorumuz Corpus Sigorta’ya, Derneğimiz sigorta danışmanı Fidancılar Sigorta’ya, 2019 yılı derneğimizin ana sponsoru olan Liebherr’e, diğer sponsorlarımız Hidrokon’a ve Faymonville’e Ağır Yük Kaldırma ve Taşımacılar Derneği adına teşekkür ederiz. Üye firmalarımız lojistik sektörünün en riskli ve standart dışı işlerini yapmaktadır. Yapılan işlerin temeli mühendislik çözümlerine dayanır. Sektörümüzün temsilcileri petrokimya, petrol gaz, nükleer enerji, yenilenebilir enerji, inşaat-altyapı, liman ve tersaneler gibi endüstriyel tesislerin desteklenmesi veya kurulumunda çalışmaktadır. Bu da göstermektedir ki yaptığımız işte “0” hata ve “0” İş kazası  prensibi ile çalışmak en önemli misyonumuz olmalıdır. Ülke ekonomisinin güçlü olması sektörel birliktelik ve gelişmelere bağlıdır. Derneğimiz, ülkemizdeki tüm sektör temsilcilerinin tek bir çatı altında toplanabilmesi için diğer paydaş dernekler ile görüşmelere devam etmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği’nin yönetilmesinde de kilit nokta işbirliğidir. Organizasyon içindeki bireyler, departmanlar, gruplar arasında ve dışarıda müşteriler, tedarikçiler, yükleniciler arasında istişareler yapılmalıdır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği etkili yönetim sürekli eğitim ve iletişim ile sağlanabilir.  Olası risklerimizin firmalarımıza, çalışanlarımıza ve müşterilerimize verebileceği zararları minimize edebilmek için sigortası ve iş güvenliğinin önemi ortaya çıkmaktadır. Zira bir iş kazası sadece kazayı yaşayanı değil, çalışanın bakmakla yükümlü olduğu bireyleri, firmada çalışan diğer kişileri, firmanın kendi finansal yapısını ve piyasa itibarını, yani sanılandan çok daha büyük bir kesimi maddi zarar ve manevi çöküntü altında bırakmaktadır. Bu riskleri Sigorta şirketi ile birlikte yönetmenin önemi artmaktadır.  Bu nedenden dolayı AKT olarak düzenlemiş olduğumuz bu sempozyumun amacı; sektörümüzün İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği açısından bilgilendirme ve olası risklerimizin Sigortalanması konusundadır. Bu konuda Akademisyenler, Kamu Çalışanları ve Sigorta Şirketleri tarafından önemli konulara açıklık getirilecektir. Umuyorum ki sizlere maksimum fayda sağlayacaktır.”

CORPUS Sigorta Genel Müdürü Sertem Demir’in yaptığı ve firmasının bilgilerinin paylaşıldığı sunumdan sonra söz alan Fidancılar Sigorta’dan Orhan Fidancı şunları dile getirdi: “10 yıl önce sektörün en büyük sorunlarından biri sigorta konusuydu. Sigorta şirketleri sektörün birkaç büyük firmalarının dışında sektörün geneline poliçe yapmıyorlardı yapanlarda hasar sonrası tazminatlarını alamıyorlardı. Biz işte tam bu sırada sektöre girdik, sektörle tanıştık. Neler yapabiliriz diye toplantılar yaparken ilk önce sektörü tanımamızın gerektiğini gördük; vinç işletmecileri ve operatörler ile çalışmaya başladık. Makinaları bom, radüs, göbek, bar, kanca halat  nedir?  Bunları öğrendik. Kayseri, Konya, Ankara, Bursa, Mersin, İzmir  ve İstanbul’da toplantılar yaptık . Sorunları dinledik, neler istediklerini  öğrendik. Bu çalışma tam 2 yıl sürdü. Yani sektörü tanımak 2 yılımızı almıştı.Bu çalışmanın sonrasında artık bizim bir yol haritamız var.

  • Sektörün ihtiyacı olan poliçeyi oluşturmak ve bu poliçeyi sigorta şirketlerine yaptırmak.
  • Bu poliçeyi  prim olarak alınabilir hale getirmek
  • Ve bu poliçenin devamlılığını sağlamak.

Sektörün ihtiyacı olan poliçeyi oluşturmuştuk. Fakat hala poliçeyi yaptırabileceğimiz bir sigorta şirketi bulamamıştık, gittiğimiz sigorta şirketleri sektöre girmek istemiyorlardı. Bir süre çok düşük teminatlar ile poliçeyi yapmaya başladık fakat hala istediğimiz noktaya gelemiyorduk. Bunun üzerine yurtdışına çıktık ve ihtiyacımızı % 80 karşılayan  poliçe yapmaya başladık fakat Euro bazında teminat veriliyor primler ise Euro bazında alınmaktaydı. Bir süre dövizin kurunun ani yükselişi poliçeyi alınır halden  çıkarmış oldu. Bunun üzerine daha önce bir süre beraber çalıştığımız, sektörü iyi bilen Corpus Sigorta Genel Müdürü Sayın Sertem Demir ile  beraber  anlaşma  yaparak poliçelerimizi Corpus Sigorta üzerinde yenilikler yaparak yeni klozlar ilave ederek düzenlemeye  başladık.” 

ORION Ekspertiz Genel Müdürü Haşmet Öz ise sempozyum’da yaptığı sunumda şu başlıklara değindi:

 “ Hasar Sonrasında Yapılması Gerekenler

İşe Başlarken

  1. Araç Bakımları
  1. Araç Ruhsatı, Periyodik Muayenesi, Servis Bakımları
  2. Teçhizat (Vinç) Periyodik Muayenesi, Servis Bakımları
  1. Ekipman Bakımları
  1. Tüm Ekipmanların (sapan, zincir vs.) Sertifikaları,
  2. Tüm Ekipmanların (sapan, zincir vs.) Faturaları,
  1. Personel
  1. Personel Yeterlilikleri, Sürücü Belgesi, Vinç Operatörü Belgesi,
  2. Personelin SGK‘nın yapılmış olması,
  3. Personelin İSG Eğitim ve Yeterlilik Belgeleri
  1. Sorumluluk Sigortası Poliçesi
  1. Yapmakta Olduğunuz İşe Uygun Sorumluluk Poliçesinin Alınması,
  2. Poliçenin Kapsamının, Teminat Limitinin, Muafiyet Bedelinin Bilinmesi,

Çalışmaya Başlamadan Önce

Bir İşe / Çalışmaya Başlanmadan Önce Kontrol Edilmesi Gerekenler

  1. Kullanılacak Olan Araç İşe Uygun mu?
  2. Araç Periyodik Bakımları Tamam mı?
  3. Kullanılacak Ekipmanlar Tamam mı / Yeterli mi?
  4. Personel Yapılacak İş için Ehil mİ?
  5. Kaldırılacak / İndirilecek malzeme Hakkında Bilgi Alındı mı? Ağırlık Merkezi, Sapan Bağlama Yerleri vs.
  6. Operasyonun Yapılacağı Alan Yeterli mİ? Zemin Sağlam mı? Yükseklik Yeterli mi?
  7. Çalışma Alanında Gerekli Güvenlik Önlemleri Alınmış mı?
  8. Kaldırılacak / indirilecek Malzeme Bedeli Mevcut Poliçe Teminatı İçinde mi? Aşıyor İse Ek Teminat Alındı mı?

Hasar Sonrasında Yapılacaklar

  1. Kazanın / Hasarın Ne Olduğuna / Nasıl Olduğuna Bağlı Olarak, Kaza / Hasar Sonrasında Öncelikle Can Ve Mal Güvenliği Sağlanmalıdır,
  2. Vinç, Yük Veya Başkaca Bir Emtianın Kayma, Devrilme İhtimali Var İse Gerekli Tedbirler Alınmalıdır,
  3. Kazazede / Yaralılar Olay Yerinden Uzaklaştırılmalıdır,
  4. Mümkünse Olay Yeri Bozulmadan Bol Bol Fotoğraf Çekilmelidir,
  5. Mevcut Durumdan Taraflara (Yük Sahibine, Alıcısına, Satıcısına, 3. Şahıs Mallarına Zarar Geldi ise İlgililerine) Haber Verilmelidir,
  6. Sorumluluk Sigortacısına, (Acentesine, Acil İletişim Numarasına) Haber Verilmelidir,
  7. Olayın Nerede, Nasıl, Ne Zaman Meydana Geldiğini, Neyin Hasarlandığını İçerir Vinç Operatörünün ve Yük Tarafının (ISG Uzmanı, Güvenlik vs.) da İmzası Bulunan Tutanağın Düzenlenmesi Gerekmektedir,
  8. Kamera Kayıtlarının Alınması Gerekmektedir,
  9. Yük Sahibinden Temin Edilmesi Gereken Belgeler,
  1. Yükün Faturası,
  2. Sevk İrsaliyesi,
  1. Sizler Tarafından Temin Edilmesi Gereken Belgeler,
  1. Ruhsat,
  2. Son Periyodik Bakım Kaydı,
  3. Vinç Operatörü Belgesi,
  4. Vinç Operatörü SGK Bildirgesi,
  5. İş Sözleşmesi,
  1. 3. Şahıs Mallarına Zarar Geldi ise 3. Şahıs Tarafından Temin Edilmesi Gereken Belgeler,
  1. Hasar Gören Emtianın Faturası,
  2. Hasar Gören Emtianın Sahiplik Belgesi, (Ruhsat, Tapu vs.)
  1. Kişiler Yaralandı veya Vefat Etti ise,
  1. Yaralanan Kişinin Kimliği,
  2. Yaralanan Kişinin SGK bildirgesi,
  3. Hastane Raporu,
  4. Ölen Kişinin Kimliği,
  5. Hastane Raporu,
  6. Vefat Raporu,
  1. Tazminat Talepleri İçin,
  1. Servis Onarım Raporları,
  2. Servis Onarım Faturaları,
  3. Tam Zayi Durumunda Muadil / 2. El Örnek Bedelleri,
  4. Hasarlı Emtianın Sovtaj Bedeli Belirlenmesi,
  5. Yaralanmalarda hastane faturaları,
  6. Sakatlanmalarda Hastane Faturaları, SGK Rücu Yazısı,
  7. Ölümlerde, Hastane Faturaları, SGK Rücu Yazısı,

Unutmayın, sigorta bir dostluk sözleşmesidir, ta ki hasar gerçekleşene kadar, dostluk gider, sözleşme kalır… Unutmayın”

Son olarak Pamuk Hukuk Bürosu’ndan ve AKT hukuk danışmanlarından Av. Zafer Pamuk ise kazaların hukuksal boyutunu irdelediği sunumunda şunları söyledi: “

Hukukumuzda İş Kazaları

İş Kazalarının Tanımı

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi iş kazasının tanımını yapmış ve iş kazası sayılabilmenin şartlarını düzenlemiştir. Madde metni
  • a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,
  • c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • d) Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

İş kazasının tanımı 4857 sayılı İş kanununda tanımlanmamıştır.

 İş yasasının 77’nci maddesi 6331 sayılı yasaya atıf yapmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Yasası’nın 3 maddesinin g bendinde “İş kazası: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” olarak tamamlanmıştır.

İş Kazasının Unsurları

1-Sigortalı olma(5510 sayılı SGK Kanunu açısından) –İşveren tarafından iş akdi ile işe başlatılan işçinin sigorta kaydı yapılmasa dahi sigortalı sayılır.

         2-5510-13. madde gereğince bir kazanın olması- madde metni daha önce açıklandı.

         3-Uygun illiyet bağının olması gerekir. Bu illiyet bağı hem görülen iş ile kaza arasında hem de kaza ile zarar arasında olmalıdır.

         Buna göre bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için, kazaya uğrayanın sigortalı olması, olayın 5510 sayılı kanunun 13. maddesinde belirtilen hallerden birinde meydana gelmesi, sigortalının kaza nedeniyle hemen veya sonrasında zarara uğramış olması, zarar ile kaza arasında illiyet bağı olması gerekmektedir.

İş Kazası Örnekleri:

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, 

         örneğin;

  •  Avluda koşarken düşmesi sonucu bedence sakatlanması,
  •  Yemekhanede kavga etmesi sonucu yaralanması,
  • Dinlenme yerinde, herhangi bir şahıs tarafından tabanca ile vurulması,
  •  İşyerinde intihar etmesi,
  • İşyeri sınırları içerisinde bulunan havuz gibi yerlerde boğulma sebebiyle ölüm halleri de iş kazası sayılmaktadır.

         Sigortalının hangi nedenle olursa olsun, işyerinde bulunduğu sırada uğradığı her kaza, diğer unsurlar da birlikte ise iş kazası olarak kabul edilecektir.

          Sonuç olarak, bir işçi işyerine veya eklentilerine ayağını bastığı andan, işyerini ayrıldığı ana kadar, çalışır durumda olsun olmasın, işverenin otoritesi altında olsun veya olmasın meydana gelen olay iş kazasıdır.

İş Kazası Sonrasında Ne Yapılması Gerekiyor?

  • İşveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirilmesi zorunludur.
  • Ancak, bu süre iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
  • Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir. Bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, kurumca işverenden tahsil edilir.
  • Ayrıca, iş kazası SGK’ya eksik ya da yanlış bildirilmişse, bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, işverenden ve illiyeti bulunanlardan yasal faizi ile birlikte tahsil edilir.”

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haber

PLAT’TA KONUŞAN PROF.DR. ÖZGÜR DEMİRTAŞ KÜSEREL ENFLASYON RAKAMLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Yayınlanma tarihi

-

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan verilere göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 73,50 ile 1998 yılı ekim ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Üretici enflasyonu ise yüzde 132,16 ile 1995’ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Son veriler sonrasında piyasalarda yaşanacak gelişmeleri ve ekonomik verileri ele almak amacıyla PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği, Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş ile birlikte PLAT Talks etkinliği kapsamında buluşma düzenledi.

8 Haziran Çarşamba günü İstanbul-Kurtköy’de bulunan Crowne Plaza’da düzenlenen PLAT Talks etkinliğine dernek üyeleri ve sektörün çok sayıda önde gelen ismi katıldı. Ekonomi gündeminin nabzını tutmak ve katılımcılar arasında yeni ilişkiler geliştirme imkânı sunmak amacıyla düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan PLAT Derneği Başkanı M. İmer Özer, alanında uzman ekonomistlerle buluşmalar organize etmeye devam edeceklerini, güncel piyasanın analizini yapmanın geleceğe yön vermek adına herkese faydalı olacağını belirtti. 

“KÜRESEL ÇAPTA ENFLASYON YÜKSELMEYE DEVAM EDERSE HAM MADDE FİYATLARI DAHA DA ARTACAK”

Etkinliğin ilk konuşmacısı olma ayrıcalığı Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın oldu. Küresel ekonomiye dair tüm merak edilenleri PLAT Üyeleri ile paylaşan Prof. Dr. Özgür Demirtaş, küresel çapta enflasyon oranın yükselmeye devam etmesi durumunda mevcut durumdaki ham madde ve enerji fiyatlarının da artacağını söyledi.

ABD ve Avrupa başta olmak üzere küresel olarak enflasyonda artış yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Demirtaş,  “Dünyada yaşanan gelişmeler, Rusya-Ukrayna Savaşı ve daha birçok etmen ham madde fiyatlarında artışa neden oldu. Üreticiler, pazar araştırmasını, üretimi doğru yapsa, ham maddeyi etkin şekilde doğru kullansa dahi bu durum üreticilerin girdi maliyetlerini etkiledi. Dolayısıyla ürün fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

“ÖZEL MARKALI ÜRÜNLER TÜM GELİR GRUPLARI TARAFINDAN TERCİH EDİLİYOR”

Enflasyon oranının yükselmesiyle private label ürünlere ilgilinin daha da artacağını belirten Prof. Dr. Özgür Demirtaş, “Ürün fiyatlarındaki bu yukarı yönlü hareket, tüm gelir gruplarından tüketicilerin tercihini özel markalı ürünlerine yönelik sergilemesiyle sonuçlandı. İlerleyen süreçte bu ürünlere yönelik ilginin daha da artacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Özgür Demirtaş’a konuşmasından dolayı teşekkür eden PLAT Derneği Başkanı M. İmer ÖZER, günün anısına yönelik olarak tüm katılımcıları sahneye davet etti, program aile fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.

TKUMAGAZİN

Devamını oku

Enerji Projeleri

RESMEN YÜRÜLÜĞE GİRDİ! ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİ İLGİLENDİREN PROJELERE 20 MİLYON TL’LİK DEVLET DESTEĞİ

Yayınlanma tarihi

-

Son satış verilerinde de göze çarpan elektrikli otomobillerdeki artış talebinin TOGG ile ilerleyen süreçte zirveye çıkması bekleniyor. 3 bin 500 elektrikli araç şarj istasyonuna sahip olan ülkemiz, artan bu talebi karşılamada yeterli sayıya ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Resmi gazetede yayımlanan yönetmelik ile dolum istasyonlarına yönelik projelerdeki harcamaların yüzde 75’ine geri ödemesiz destek sağlanacağı ifade ediliyor. Dolum noktalarını yeterli seviyeye çıkarmada satış ve servis hizmet verecek olan Üçay Grup ise bir yeniliğe daha imza attı. Mart ayında 1 milyon doları aşan bir yatırımla araç filolarını %100 elektrikli araçlara dönüştürmeye başladığını duyuran Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, “Bu yatırımı devam ettirerek araç filomuzun tamamını elektrikli şarj istasyonlarından oluşacak şekilde değiştirmeyi ve karbon izimizi sıfırlamayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

 Dünya genelinde elektrikli araç satışları her geçen gün katlanarak artmaya devam ediyor. Ülkemizde de kur hareketleri ve uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle akaryakıt fiyatlarında oluşan yukarı yönlü seyrediş tüketicilerin satın alma tercihlerinin elektrikli araçlara yöneltmesine neden oluyor. Dünyaca ünlü çok sayıda otomotiv markası tarafından yapılan açıklamalarda da 2030 yılına kadar tamamen elektrikli otomobil üretimine geçileceği ifade edildi. Bu ihtiyaç ve gelecek vizyonuyla yola çıkılarak, Türkiye’nin Otomotiv Girişimi Grubu (TOGG) tarafından tasarlanan ve 2023 yılında yerli ve milli olarak yollarda olması hedeflenen elektrikli araçlar ise tüketiciler tarafından merakla bekleniyor. Ülkemizde milli elektrikli araç projesi kadar önem arz eden bir diğer önemli konu olan elektrikli şarj istasyonlarının kurulumu hususunda da çalışmalarını sürdüren ve alanında lider olma hedefinde olan Üçay Grup’tan ise dikkat çeken bir inovasyon hamlesi geldi.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYAN SİSTEMLERİ TÜRKİYE’YE GETİRECEKLER

Ülkemizde elektrikli araçlara rağbetin hızla artmasına rağmen şarj istasyonlarının yeterliliği konusu kullanıcıların en merak ettiği soruların arasında yer alıyor. Bu soruna çözüm amaçlı olarak harekete geçen Üçay Grup, geçtiğimiz Ekim ayında güç yönetim firması EATON ile partnerlik anlaşmasına imza attı. Anlaşmaya göre elektrikli araçlar için hayati değer taşıyan AC ve DC şarj istasyonları, yük dengeleme üniteleri, network şarj yönetim yazılımı (CNM) ve RFID ödeme sistemleri gibi çözümleri Türkiye’ye getirerek, satış ve satış sonrası temsilciliğini de üstlenecek olan Üçay Grup, araç filolarının tamamını elektrikli araç şarj istasyonu oluşacak şekilde yenilemeyi amaçladıklarını duyurdu.

ELEKTRİKLİ ARAÇ ŞARJ İSTASYONLARINDA DESTEK VE TEŞVİKLER BAŞLIYOR

Benzinli ve dizel otomobillerden kaçışın sürdüğü Türkiye’de, yatırımların odağında elektrikli araçların gerek duyduğu altyapı sistemleri yer aldı. Resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle, birden çok sektörde gelişimi hızlandırma potansiyeline sahip mobilite alanında hızlı şarj istasyonlarına yönelik yatırımların desteklenmesi kararlaştırıldı.

Projelerdeki harcamaların yüzde 75’ine geri ödemesiz destek sağlanacağı belirtilirken, söz konusu yardımların tutarının ise 20 milyon TL ile sınırlandırılacağı açıklandı. Hali hazırda 3 bin 500 dolum istasyonun bulunduğu ülkemiz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bu programıyla geleceğe yönelik adımlarını hızlandırdı.

“TOGG’UN ÇIKIŞIYLA PAZARDAKİ TALEP DAHA DA ARTACAK”

Türkiye ve dünyada elektrikli araç pazarı ile ilgili çok önemli gelişmelerin yaşandığını aktaran Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, yaptığı değerlendirmede, elektrikli araçların önümüzdeki süreçte tüketicilerin tercihlerinde önemli bir yer alacağını vurguladı. Şakacı, yerli ve milli araç projesi TOGG’un da yollara çıkışıyla birlikte elektrikli araç pazarındaki talebin daha da artacağına inandığını belirtti.

YAKLAŞIK 15 MİLYON TL’LİK YATIRIM

Yenilenebilir enerji kaynaklarına verdikleri önemin bu süreçte daha da önem kazandığını belirten ve araç filolarını tamamen elektrikli araçlardan oluşacak şekilde güncelleyeceklerini açıklayan Şakacı, “Üçay Mühendislik olarak karbon izimizi sıfırlamanın yanı sıra sürekli artan yakıt maliyetleri karşısında da yenilenebilir enerji kaynaklarına verdiğimiz önem daha da artıyor. Bu kapsamda araç filomuzun tamamını elektrikli otomobillerden oluşacak şekilde yenileyeceğiz. Aldığımız karar doğrultusunda, 1 milyon doları aşan bir yatırımla, 25 adet yüzde 100 elektrikli otomobili araç filomuza kattık. Kısa ve orta vadede bu yatırımı devam ettirerek ve önce filomuzun yüzde 50’sini, daha sonra ise tamamını elektrikli otomobillerden oluşacak şekilde değiştirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARI KATLANDI

Ülkemizdeki elektrikli araçlara olan ilgi satış rakamlarındaki artışla da dikkat çekiyor. Türkiye’de Ocak ayı verilerine göre elektrikli otomobil satışları geçen yıla oranla 237,2 artışla 2 bin 846’ya yükselirken, hibrid otomobil satışları ise yüzde 105,1 artışla 49 bin 493’e ulaştı. Elektrikli otomobillerin toplam satıştaki payı bir önceki yıla göre yüzde 0,1’den yüzde 0,5’e; hibrid otomobillerin payı ise yüzde 4’ten yüzde 8,8’e çıktı. Dünya genelinde artık üretimi yavaş yavaş azaltılan dizel motorlu araç satışlarında ise geçen yıl yüzde 39,5 olan oran yüzde 19,7’ye kadar geriledi. Veriler elektrikli araç satışlarındaki artış trendinin ve pazardan alınan payın ilerleyen dönemlerde otomotiv sektöründeki gelecek planlaması doğrultusunda daha da artacağı tahmin ediliyor.

2030 YILINA KADAR ÇOK SAYIDA MARKA TAMAMEN ELEKTRİKLİ ARAÇ ÜRETİMİNE GEÇECEK

Küresel ısınma ile mücadele kapsamında sektörün önde gelen çok sayıda otomotiv markası gelecek planlamalarının temelini elektrikli modellere geçiş doğrultusunda oluşturuyor. Dünyaca ünlü çok sayıda marka 2030 yılına kadar tamamen elektrikli araç üretimine geçeceklerini duyururken bu plan çerçevesinde milyarlarca dolarlık yatırımlar gerçekleştiriyor.

TKUMAGAZİN

Devamını oku

Haber

ÜÇAY MÜHENDİSLİK UYARIYOR: DOĞALGAZDA İLK KURULUMUN UZMAN MÜHENDİS KADROLARLA YAPILMASI GEREKİYOR

Yayınlanma tarihi

-

Ülkemizdeki bireysel doğalgaz dönüşümü artarak devam ediyor. Doğalgazın güvenilir, temiz ve çevreci olması bu dönüşümdeki belirleyici etkenlerin başında geliyor. Türkiye’nin öncü firması Üçay Mühendislik, doğalgaz konusunda kesintisiz hizmet sunarak farkını ortaya koyuyor.

İLK KURULUM UZMAN PERSONEL VE MÜHENDİS KADROLARCA YAPILMALI

 Türkiye çapındaki 65 şube ile yaygın hizmet ağına sahip olduklarını ve bu şubelerin tamamının mühendislik hizmeti veren yapılar olduğunu söyleyen Üçay Mühendislik Genel Koordinatörü Özgür Şahin, “Doğalgaz kullanımı kolay ve aynı zamanda kurallara uygun kurgulanıp işletildiğine oldukça güvenlidir. Bu sebep ile ilk kurulumun uzman personel ve mühendis kadroları ile yapılması gerekmektedir. Türkiye geneli şubelerimizde doğalgazı olmayan konutlarda ana kolon doğalgaz tesisatı, daire içi gaz tesisatı, kombi montajı, radyatör montajı ve kalorifer tesisatı uygulamalarını gerçekleştirmekteyiz” dedi.

TASARRUF VE VERİMLİLİĞİN MAKSİMUM OLMASI İÇİN ÇALIŞMAKTAYIZ

 Üçay Mühendislik olarak tüketicilere bireysel doğalgaz dönüşümü konusunda önemli avantaj sağladıklarını belirten Şahin, “Yaptığımız işin ve kullandığımız her ekipmanın kalitesine güveniyoruz bu güveni müşterilerimize verdiğimiz 6 yıl tesisat ve işçilik garantisi ile de sunuyoruz. Aynı zamanda müşterilerimize 1 günde iş teslimi ve 7/24 çağrı merkezi desteği ile avantaj sunmaktayız. Tabii ki asıl bilinmesi gereken kısa vadede ölçülmesi güç olan faydalardır. Doğru mühendislik yaklaşımı ile kurgulanmış olan bir sistem yıllar içerisinde sağladığı tasarruf ve verimlilik ile müşterilerimize asıl faydayı sağlamaktadır. Biz Üçay mühendislik ile yaptığımız en ufak sistemde bile tasarruf ve verimliliğin maksimum olması için çalışmaktayız” ifadesini kullandı.

HEDEFİMİZ TÜRKİYE’DE DOĞALGAZIN ULAŞTIĞI HER NOKTADA HİZMET VEREBİLMEK

Doğalgaz sistemlerinin katı yakıtlı (kömür, odun vb) veya sıvı yakıtlı (fuel-oil,mazot vb) sistemlerine göre oldukça düşük karbon emisyonuna sahip sistemler olduğunu bu sebeple daha çevreci bir yakıt türü olarak ortaya çıktığını ifade eden Şahin son olarak şu bilgileri verdi:

“Şubelerimiz ile müşterilerimize yaptığımız sözlü veya yazılı tanıtımlarda bunu detaylı olarak anlatmaktayız. Doğalgazın ulaştığı her noktada hızlı dönüşümü hedefliyor, yaptığımız dijital reklam çalışmalarında bu konuları anlatmaya çalışıyoruz.

Üçay Mühendislik olarak hedefimiz Türkiye’de doğalgazın ulaştığı her noktada hizmet verebilmektir. Tabi bunun yapılabilmesi işinde uzman mühendis kadrolara sahip olmayı gerektirmektedir. Üçay Mühendislik her şubesi bir okul gibi teknik personel yetiştirmekte ve bu personeller hem şubelere hem de sektöre deneyimleri ile hizmet vermektedirler. Aynı zamanda tüm platformlarda müşterilerimize dönüşüm noktasında bilgilendirmeler yaparak çevreci bir yapı oluşturma hedefindeyiz.”

TKUMAGAZİN

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish