Takip Edin

Haber

AKT’DEN SİGORTA VE İŞ GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU

Yayınlanma tarihi

-

Ağır Yük Kaldırma ve Taşımacılar Derneği (AKT) tarafından gerçekleştirilen Sigorta ve İş Güvenliği Derneği Sempozyumu yoğun ilgi gördü. 27 Nisan 2019 tarihinde İstanbul’da yapılan etkinlikte ‘İş Güvenliği, Riskler/Sorunlar ve Çözümleri – Sigorta / Risk/Sorunlar ve Çözümleri – İş Kazaları/ Hukuki Sorunlar ve Çözümleri’ gibi başlıklar tartışılıp sunumlar gerçekleştirildi. Sempozyumun sonunda ise LIEBHERR LTM 1500  maket vinç hediye çekilişi yapıldı.

Sigorta ve İş Güvenliği Sempozyum’unda ilk sözü alan AKT Başkanı Ahmet Altunkumaçılış konuşmasında şunları söyledi: “Başta bu sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen Değerli konuşmacılarımıza, sempozyum ana sponsorumuz Corpus Sigorta’ya, Derneğimiz sigorta danışmanı Fidancılar Sigorta’ya, 2019 yılı derneğimizin ana sponsoru olan Liebherr’e, diğer sponsorlarımız Hidrokon’a ve Faymonville’e Ağır Yük Kaldırma ve Taşımacılar Derneği adına teşekkür ederiz. Üye firmalarımız lojistik sektörünün en riskli ve standart dışı işlerini yapmaktadır. Yapılan işlerin temeli mühendislik çözümlerine dayanır. Sektörümüzün temsilcileri petrokimya, petrol gaz, nükleer enerji, yenilenebilir enerji, inşaat-altyapı, liman ve tersaneler gibi endüstriyel tesislerin desteklenmesi veya kurulumunda çalışmaktadır. Bu da göstermektedir ki yaptığımız işte “0” hata ve “0” İş kazası  prensibi ile çalışmak en önemli misyonumuz olmalıdır. Ülke ekonomisinin güçlü olması sektörel birliktelik ve gelişmelere bağlıdır. Derneğimiz, ülkemizdeki tüm sektör temsilcilerinin tek bir çatı altında toplanabilmesi için diğer paydaş dernekler ile görüşmelere devam etmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği’nin yönetilmesinde de kilit nokta işbirliğidir. Organizasyon içindeki bireyler, departmanlar, gruplar arasında ve dışarıda müşteriler, tedarikçiler, yükleniciler arasında istişareler yapılmalıdır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği etkili yönetim sürekli eğitim ve iletişim ile sağlanabilir.  Olası risklerimizin firmalarımıza, çalışanlarımıza ve müşterilerimize verebileceği zararları minimize edebilmek için sigortası ve iş güvenliğinin önemi ortaya çıkmaktadır. Zira bir iş kazası sadece kazayı yaşayanı değil, çalışanın bakmakla yükümlü olduğu bireyleri, firmada çalışan diğer kişileri, firmanın kendi finansal yapısını ve piyasa itibarını, yani sanılandan çok daha büyük bir kesimi maddi zarar ve manevi çöküntü altında bırakmaktadır. Bu riskleri Sigorta şirketi ile birlikte yönetmenin önemi artmaktadır.  Bu nedenden dolayı AKT olarak düzenlemiş olduğumuz bu sempozyumun amacı; sektörümüzün İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği açısından bilgilendirme ve olası risklerimizin Sigortalanması konusundadır. Bu konuda Akademisyenler, Kamu Çalışanları ve Sigorta Şirketleri tarafından önemli konulara açıklık getirilecektir. Umuyorum ki sizlere maksimum fayda sağlayacaktır.”

CORPUS Sigorta Genel Müdürü Sertem Demir’in yaptığı ve firmasının bilgilerinin paylaşıldığı sunumdan sonra söz alan Fidancılar Sigorta’dan Orhan Fidancı şunları dile getirdi: “10 yıl önce sektörün en büyük sorunlarından biri sigorta konusuydu. Sigorta şirketleri sektörün birkaç büyük firmalarının dışında sektörün geneline poliçe yapmıyorlardı yapanlarda hasar sonrası tazminatlarını alamıyorlardı. Biz işte tam bu sırada sektöre girdik, sektörle tanıştık. Neler yapabiliriz diye toplantılar yaparken ilk önce sektörü tanımamızın gerektiğini gördük; vinç işletmecileri ve operatörler ile çalışmaya başladık. Makinaları bom, radüs, göbek, bar, kanca halat  nedir?  Bunları öğrendik. Kayseri, Konya, Ankara, Bursa, Mersin, İzmir  ve İstanbul’da toplantılar yaptık . Sorunları dinledik, neler istediklerini  öğrendik. Bu çalışma tam 2 yıl sürdü. Yani sektörü tanımak 2 yılımızı almıştı.Bu çalışmanın sonrasında artık bizim bir yol haritamız var.

  • Sektörün ihtiyacı olan poliçeyi oluşturmak ve bu poliçeyi sigorta şirketlerine yaptırmak.
  • Bu poliçeyi  prim olarak alınabilir hale getirmek
  • Ve bu poliçenin devamlılığını sağlamak.

Sektörün ihtiyacı olan poliçeyi oluşturmuştuk. Fakat hala poliçeyi yaptırabileceğimiz bir sigorta şirketi bulamamıştık, gittiğimiz sigorta şirketleri sektöre girmek istemiyorlardı. Bir süre çok düşük teminatlar ile poliçeyi yapmaya başladık fakat hala istediğimiz noktaya gelemiyorduk. Bunun üzerine yurtdışına çıktık ve ihtiyacımızı % 80 karşılayan  poliçe yapmaya başladık fakat Euro bazında teminat veriliyor primler ise Euro bazında alınmaktaydı. Bir süre dövizin kurunun ani yükselişi poliçeyi alınır halden  çıkarmış oldu. Bunun üzerine daha önce bir süre beraber çalıştığımız, sektörü iyi bilen Corpus Sigorta Genel Müdürü Sayın Sertem Demir ile  beraber  anlaşma  yaparak poliçelerimizi Corpus Sigorta üzerinde yenilikler yaparak yeni klozlar ilave ederek düzenlemeye  başladık.” 

ORION Ekspertiz Genel Müdürü Haşmet Öz ise sempozyum’da yaptığı sunumda şu başlıklara değindi:

 “ Hasar Sonrasında Yapılması Gerekenler

İşe Başlarken

  1. Araç Bakımları
  1. Araç Ruhsatı, Periyodik Muayenesi, Servis Bakımları
  2. Teçhizat (Vinç) Periyodik Muayenesi, Servis Bakımları
  1. Ekipman Bakımları
  1. Tüm Ekipmanların (sapan, zincir vs.) Sertifikaları,
  2. Tüm Ekipmanların (sapan, zincir vs.) Faturaları,
  1. Personel
  1. Personel Yeterlilikleri, Sürücü Belgesi, Vinç Operatörü Belgesi,
  2. Personelin SGK‘nın yapılmış olması,
  3. Personelin İSG Eğitim ve Yeterlilik Belgeleri
  1. Sorumluluk Sigortası Poliçesi
  1. Yapmakta Olduğunuz İşe Uygun Sorumluluk Poliçesinin Alınması,
  2. Poliçenin Kapsamının, Teminat Limitinin, Muafiyet Bedelinin Bilinmesi,

Çalışmaya Başlamadan Önce

Bir İşe / Çalışmaya Başlanmadan Önce Kontrol Edilmesi Gerekenler

  1. Kullanılacak Olan Araç İşe Uygun mu?
  2. Araç Periyodik Bakımları Tamam mı?
  3. Kullanılacak Ekipmanlar Tamam mı / Yeterli mi?
  4. Personel Yapılacak İş için Ehil mİ?
  5. Kaldırılacak / İndirilecek malzeme Hakkında Bilgi Alındı mı? Ağırlık Merkezi, Sapan Bağlama Yerleri vs.
  6. Operasyonun Yapılacağı Alan Yeterli mİ? Zemin Sağlam mı? Yükseklik Yeterli mi?
  7. Çalışma Alanında Gerekli Güvenlik Önlemleri Alınmış mı?
  8. Kaldırılacak / indirilecek Malzeme Bedeli Mevcut Poliçe Teminatı İçinde mi? Aşıyor İse Ek Teminat Alındı mı?

Hasar Sonrasında Yapılacaklar

  1. Kazanın / Hasarın Ne Olduğuna / Nasıl Olduğuna Bağlı Olarak, Kaza / Hasar Sonrasında Öncelikle Can Ve Mal Güvenliği Sağlanmalıdır,
  2. Vinç, Yük Veya Başkaca Bir Emtianın Kayma, Devrilme İhtimali Var İse Gerekli Tedbirler Alınmalıdır,
  3. Kazazede / Yaralılar Olay Yerinden Uzaklaştırılmalıdır,
  4. Mümkünse Olay Yeri Bozulmadan Bol Bol Fotoğraf Çekilmelidir,
  5. Mevcut Durumdan Taraflara (Yük Sahibine, Alıcısına, Satıcısına, 3. Şahıs Mallarına Zarar Geldi ise İlgililerine) Haber Verilmelidir,
  6. Sorumluluk Sigortacısına, (Acentesine, Acil İletişim Numarasına) Haber Verilmelidir,
  7. Olayın Nerede, Nasıl, Ne Zaman Meydana Geldiğini, Neyin Hasarlandığını İçerir Vinç Operatörünün ve Yük Tarafının (ISG Uzmanı, Güvenlik vs.) da İmzası Bulunan Tutanağın Düzenlenmesi Gerekmektedir,
  8. Kamera Kayıtlarının Alınması Gerekmektedir,
  9. Yük Sahibinden Temin Edilmesi Gereken Belgeler,
  1. Yükün Faturası,
  2. Sevk İrsaliyesi,
  1. Sizler Tarafından Temin Edilmesi Gereken Belgeler,
  1. Ruhsat,
  2. Son Periyodik Bakım Kaydı,
  3. Vinç Operatörü Belgesi,
  4. Vinç Operatörü SGK Bildirgesi,
  5. İş Sözleşmesi,
  1. 3. Şahıs Mallarına Zarar Geldi ise 3. Şahıs Tarafından Temin Edilmesi Gereken Belgeler,
  1. Hasar Gören Emtianın Faturası,
  2. Hasar Gören Emtianın Sahiplik Belgesi, (Ruhsat, Tapu vs.)
  1. Kişiler Yaralandı veya Vefat Etti ise,
  1. Yaralanan Kişinin Kimliği,
  2. Yaralanan Kişinin SGK bildirgesi,
  3. Hastane Raporu,
  4. Ölen Kişinin Kimliği,
  5. Hastane Raporu,
  6. Vefat Raporu,
  1. Tazminat Talepleri İçin,
  1. Servis Onarım Raporları,
  2. Servis Onarım Faturaları,
  3. Tam Zayi Durumunda Muadil / 2. El Örnek Bedelleri,
  4. Hasarlı Emtianın Sovtaj Bedeli Belirlenmesi,
  5. Yaralanmalarda hastane faturaları,
  6. Sakatlanmalarda Hastane Faturaları, SGK Rücu Yazısı,
  7. Ölümlerde, Hastane Faturaları, SGK Rücu Yazısı,

Unutmayın, sigorta bir dostluk sözleşmesidir, ta ki hasar gerçekleşene kadar, dostluk gider, sözleşme kalır… Unutmayın”

Son olarak Pamuk Hukuk Bürosu’ndan ve AKT hukuk danışmanlarından Av. Zafer Pamuk ise kazaların hukuksal boyutunu irdelediği sunumunda şunları söyledi: “

Hukukumuzda İş Kazaları

İş Kazalarının Tanımı

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi iş kazasının tanımını yapmış ve iş kazası sayılabilmenin şartlarını düzenlemiştir. Madde metni
  • a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,
  • c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • d) Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

İş kazasının tanımı 4857 sayılı İş kanununda tanımlanmamıştır.

 İş yasasının 77’nci maddesi 6331 sayılı yasaya atıf yapmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Yasası’nın 3 maddesinin g bendinde “İş kazası: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” olarak tamamlanmıştır.

İş Kazasının Unsurları

1-Sigortalı olma(5510 sayılı SGK Kanunu açısından) –İşveren tarafından iş akdi ile işe başlatılan işçinin sigorta kaydı yapılmasa dahi sigortalı sayılır.

         2-5510-13. madde gereğince bir kazanın olması- madde metni daha önce açıklandı.

         3-Uygun illiyet bağının olması gerekir. Bu illiyet bağı hem görülen iş ile kaza arasında hem de kaza ile zarar arasında olmalıdır.

         Buna göre bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için, kazaya uğrayanın sigortalı olması, olayın 5510 sayılı kanunun 13. maddesinde belirtilen hallerden birinde meydana gelmesi, sigortalının kaza nedeniyle hemen veya sonrasında zarara uğramış olması, zarar ile kaza arasında illiyet bağı olması gerekmektedir.

İş Kazası Örnekleri:

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, 

         örneğin;

  •  Avluda koşarken düşmesi sonucu bedence sakatlanması,
  •  Yemekhanede kavga etmesi sonucu yaralanması,
  • Dinlenme yerinde, herhangi bir şahıs tarafından tabanca ile vurulması,
  •  İşyerinde intihar etmesi,
  • İşyeri sınırları içerisinde bulunan havuz gibi yerlerde boğulma sebebiyle ölüm halleri de iş kazası sayılmaktadır.

         Sigortalının hangi nedenle olursa olsun, işyerinde bulunduğu sırada uğradığı her kaza, diğer unsurlar da birlikte ise iş kazası olarak kabul edilecektir.

          Sonuç olarak, bir işçi işyerine veya eklentilerine ayağını bastığı andan, işyerini ayrıldığı ana kadar, çalışır durumda olsun olmasın, işverenin otoritesi altında olsun veya olmasın meydana gelen olay iş kazasıdır.

İş Kazası Sonrasında Ne Yapılması Gerekiyor?

  • İşveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirilmesi zorunludur.
  • Ancak, bu süre iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
  • Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir. Bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, kurumca işverenden tahsil edilir.
  • Ayrıca, iş kazası SGK’ya eksik ya da yanlış bildirilmişse, bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, işverenden ve illiyeti bulunanlardan yasal faizi ile birlikte tahsil edilir.”

 

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Petrol Ofisi CMO’su Türkseven, Türkiye’nin En Beğenilen 50 CMO’sundan Biri Oldu

Yayınlanma tarihi

-

Petrol Ofisi CMO’su Sinan Seha Türkseven, Altın Lider Ödülleri 2022’de çalışanların ve sektörün oyları ile Türkiye’nin en beğenilen 50 CMO’sundan biri oldu.

Bu yıl tüm Türkiye’den 46 binden fazla oyun kullanıldığı Altın Lider Ödülleri’nde, enerji altyapı şirketi Petrol Ofisi’nin CMO’su Sinan Seha Türkseven, ‘Altın Lider’ ödülünü kazandı.

Petrol Ofisi Grubu’nun iletişim dilindeki dönüşümünün altını çizen Türkseven, ”Şirket olarak, markanın iletişim çalışmalarını sıcak ve samimi bir dille anlattığımız kampanyamızı 360 derece çalışan bir ekosistemde tüketiciyle buluşturmaya özen gösteriyoruz. Tüketicilerimizle kurduğumuz güven ve duygu bağını 2022 yılında daha dinamik, daha “bizden” bir iletişim dili ile kurguladık ve bunu “Bugünden Yarına Hazır” kampanyamızla pekiştirdik. 2023 yılında da içgörü ve veri analitiğine dayandırdığımız pazarlama stratejimizle fark oluşturmaya devam edeceğiz. Başarılı ve özverili çalışmalarıyla bu yolculuğa değer katan tüm ekip arkadaşlarıma ve birlikte çalıştığımız ajanslarımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Son Dakika

Donanımlı ve Memnun Öğrenciler İçin ‘Öğrenci Dekanlığı’

Yayınlanma tarihi

-

Özellikle farklı kültürlerdeki öğrencilerin birbirlerine ve ülkeye adapte olmalarını kolaylaştırmak için farklı programlar uyguladıklarını söyleyen Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, bu amaçla hayata geçirdikleri “Öğrenci Dekanlığı” ile mutlu öğrenciler ve donanımlı mezunlar yetiştirmeyi hedefledikleri belirtti.

Üniversite dönemi, öğrencilerin hayatında ergenlikten yetişkinliğe geçiş süresindeki en kritik dönem. Sadece eğitim sürecinde yeni bir aşamaya geçmek değil sosyal, kültürel ve kişisel zenginleşme sürecine geçişi de ifade ediyor. Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, bu dönemin aday tanıtım döneminden öğrencinin mezuniyetine kadar uzanan, yol arkadaşı olmayı gerektiren bir süreç olduğunu ifade etti. Öğrenci sayılarının yarısının uluslararası öğrenci olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, özellikle farklı kültürlerdeki öğrencilerin birbirlerine ve ülkeye adapte olmalarını kolaylaştırmak için farklı programlar uyguladıklarını söyledi. Bu amaçla, bu akademik yılın başında Öğrenci Dekanlığını hayata geçirdiklerini söyledi. Bütün öğrencilerin sanattan spora, teknolojiden bilime entelektüel bir bakış açısına sahip olmasını istediklerini anlattı. Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, “Bu amaçla bir keşfetme ve farkındalık dersi olan OpenMind’ı, Edpuzzle ve Uzem (Uzaktan Eğitim Merkezi) entegresyonuyla öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Ana hedefimiz ise yeni çevrelerine kolay alışmış, mutlu öğrenciler ve donanımlı mezunlar yetiştirmek” diye konuştu.

 

Festival Tadında
Bu yıl, üniversite oryantasyonunu akran koçlarının geri bildirimleri doğrultusunda öğrencileriyle birlikte planladıklarını belirten Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, “Biz biraz kenarda durmayı tercih ettik, öğrencinin merkezde olduğu bir program olsun istedik. Oryantasyon sürecinin alışılagelmiş yapısı yerine yeni öğrencilerimiz akran koçlarının ev sahipliğinde yerleşkelerimizi, sistemimizi tanıyacak, onların deneyim aktarımıyla adaptasyonları kolaylaşacak. Oryantasyonun ilk gününde öğrenme ve eğlence bir arada, festival tadında olacak.” diye açıkladı.

 

 

“Dünya İnsanı” Olmak
Nihai hedeflerinin, öğrencilerini “dünya insanı” olarak mezun etmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen öğrencilerinin farklı kültürlerinden beslendiklerini anlattı. Farklı kültürlerin iç içe geçtiği bir ortamda yaşamanın, tüm öğrencilerin hassasiyetlerine değer verildiğini hissetmelerinin önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Karacabey, “Her öğrencimizi 2 saatlik atölyeler ile farklılıklardan beslenmeyi keşfe davet ediyoruz. 1. sınıf öğrencilerimiz, bu atölye çalışmasına katılarak AU101’in sertifikalarını alabilecekler ve mezuniyetin ilk şartını yerine getirecekler.” dedi.

 

Farklı Dünyalarla Tanışacakları Bir Ortam
Tam anlamıyla uluslararasılaşmış ve kültürel zenginliklere sahip bir yapı olduklarından bahseden Prof. Dr. Karacabey, Uyum Programı AU101’e üniversiteye gelen her yeni öğrencinin katılımını zorunlu tuttuklarını vurguladı. Prof. Dr. Karacabey, “Uyum programının en önemli parçasını oluşturan Farklılıklara Adaptasyon (Adoptation to Differences) atölyesi Uluslararası öğrencilerin ülkemize adaptasyonunu desteklerken kampüs içinde birbirinin hassasiyetlerini bilen, saygı duyan bir öğrenci kültürü oluşmasını da sağlıyor. Atölye içinde yer alan farklı kültürel kodların tartışıldığı, iletişim temelli grup çalışmalarının yer aldığı modüllerle öğrencilerin birbiriyle kaynaşması destekleniyor. Böylece öğrenciler için farklıları ötekileştirmek yerine bunlardan beslenerek farklı dünyalarla tanışacakları bir ortam oluşturuluyor” dedi. Karacabey ayrıca atölye öncesi birbiriyle konuşmaya çekinen öğrencileri atölye sonrasında kantinde, kulüp etkinliklerinde, sosyal ortamlarda bir arada görmenin atölyenin en büyük katkılarından biri olduğunu iletti. Üniversitenin bu atölye çalışmalarını daha verimli kılabilmek adına Türk Kültür Vakfıyla birlikte çalıştığına ekledi.

 

Adaptation to Differences Atölyesi Hakkında
Atölyenin içeriği Türk Kültür Vakfının psikolog eğitmenleri tarafından Öğrenci Dekanlığı koordinasyonunda hazırlandı.

Atölye içeriği hazırlanırken öğrencilerin, akademisyenlerin ve idari birimlerin önceki yıllarda Rektörlüğe ilettiği ihtiyaç ve geri bildirimler göz önünde bulunduruldu.

Atölye tüm 1. sınıf öğrencileri için katılımın zorunlu olduğu 30 farklı oturum olarak planlandı.

Aynı zamanda öğrenciyle iletişimde bulunan tüm idari birimler için de atölye çalışması hazırlandı.

Atölyenin temel hedefi uluslararası öğrenciler için farklı bir ülkeye uyum sürecini kolaylaştırırken Türk ve Uluslararası öğrenciyi farklılıklarla zenginleşen ortak bir üniversite kültüründe buluşturmak olarak belirlendi.

Devamını oku

Haber

Afrikalı Gençlere, İş Dünyasının Problemleri ile Başa Çıkabilmeleri İçin Girişimcilik Eğitimi Veridli

Yayınlanma tarihi

-

Afrikalı gençlere ekonomik hayata aktif katılımları için kişisel gelişimden dijitalleşmeye kadar birçok konuda 40 saatlik temel girişimcilik eğitimi verdi.

İş dünyasında karşılaştıkları problemlerle başa çıkabilmesi adına TADD (Tüm Afrika’nın Dostları Derneği) bünyesindeki Afrikalı gençlere, eğitim ve danışmanlık hizmeti veren MOV BRANDING bünyesindeki uzman akademisyenler ve profesyoneller vasıtasıyla 6 hafta boyunca 40 saatlik temel girişimcilik eğitimi verildi. Dijitalleşmeden kişisel gelişime kadar birçok alana dair verilen eğitimlerle birlikte gençlerin bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması hedeflendi.

Eğitim sonunda görüşleri alınan katılımcılar memnuniyetlerini şu şekilde dile getirdi: “Eğitim boyunca öğrendiğimiz bilgilerden ve edindiğimiz deneyimlerden dolayı çok memnun kaldık. Gelecekte gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz için çok faydalı eğitimlerden geçtik. Bu anlamda her eğitimciye ayrı ayrı teşekkür ederiz.”

Eğitimlere aktif şekilde katılım gösteren TADD Başkanı Dr. Bilgehan Güntekin de eğitimden çok verim aldıklarını ve Afrikalı gençlerin, gelecekte başaracaklarına inandığı hedeflerine giden yolda iyi bir deneyim ve bilgi kazandığını dile getirdi. Kendilerine böyle bir eğitim programı hazırladıkları ve en doğru eğitimciler ile buluşturdukları için MOV BRANDING ailesine de teşekkürlerini sundu.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish