Takip Edin
#

Tedarik Zinciri

AKKUYU NGS PROJESİNDE 400’DEN FAZLA ŞİRKET TEDARİK ZİNCİRİNDE YER ALIYOR

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

Akkuyu

AKKUYU NÜKLEER A.Ş GENEL MÜDÜRÜ ANASTASİA ZOTEEVA:

“TÜRK ŞİRKETLER NÜKLEER SEKTÖRÜNDEKİ STANDARTLARA ADAPTASYON YOLUNDA ÖNEMLİ BAŞARILAR ELDE ETTİ”

 

Akkuyu Nükleer Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, Akkuyu Nükleer Güç Santrali(NGS) Projesi’nde çoğunluğu Türk şirketleri olmak üzere 400’den fazla şirketin tedarikçi olarak çalıştığını açıkladı. Bloomberg HT TV’de yayınlanan Finans Merkezi programında Açıl Sezen’in sorularını yanıtlayan Zoteeva, “Bizim tedarik zincirimizde 400’den fazla şirket yer alıyor. Bunların çoğunu yerel şirketler oluşturuyor.  İnşaatın ana yüklenicisi Rus Titan-2 ve Türk IC İçtaş’ın birleşiminden oluşan ortak girişim, bizim çalışma bölgemize alt yüklenicileri çekebiliyor. Çünkü onlar Türk şirketleri ile mükemmel şekilde işbirliği yapabiliyorlar” dedi.

Zoteeva, Akkuyu Projesi’nin hayata geçirilmesinin Türkiye’de nükleer teknolojilerin gelişmesi için olduğu kadar, Türkiye’nin dünyanın önde gelen barışçıl amaçla nükleer enerji kullanan ülkelerinin bulunduğu kulübe katılması için de önemli bir adım olduğunu kaydetti. Zoteeva, Türk Standartları Enstitüsü(TSE) ile birlikte geliştirdikleri yerlileştirme programı çerçevesinde Türk üreticilerinin nükleer şartnamenin yüksek standartlarını karşılayabildiklerini ve bu kriterlere uygun üretim yapabildiklerini de belirtti.

Bu projede yaklaşık 5 milyar dolarlık bir yerlileştirme olacak” diyen Zoteeva, metal çubuklar, metal barlar, kablolar ve borular ve diğer metalürji ekipmanları gibi çok sayıda ihtiyacın Türkiye’de üretildiğini söyledi.  Türk şirketlerinin başarısına dikkat çeken Genel Müdür Zoteeva, “Biz Türk şirketlere nükleer şartnamenin yüksek standartlarını nasıl karşılayabilecekleri konusunda eğitim vermek için çok zaman harcadık. Bunun için çok emek verdik. Onlar da bu konuda çok başarılı oldular ve şimdi yollarında iyi bir şekilde ilerliyorlar” şeklinde konuştu.

PROJE İSTİHDAMI ARTIRDI 

Akkuyu NGS Projesi’nin istihdam açısından da Türkiye’nin en önemli projesi olduğunu vurgulayan Akkuyu Nükleer A.Ş Genel Müdürü Anastasia Zoteeva,  “Şu anda sahada 8 bin kişi çalışıyor. Bunların içinde işçiler, teknik mühendisler ve ofis çalışanları da var. Ve yüzde 80’i Türk vatandaşı. Yani neredeyse bütün çalışanlarımız Türk. Çok fazla insan çalışıyor Akkuyu projemizde. İnşaatın en yoğun döneminde sahada yaklaşık olarak 12 bin kişi çalışıyor olacak. Santrali devreye aldığımızda da yaklaşık 4 bin kişi çalışacak” ifadelerini kullandı.

“HER ŞEY YOLUNDA GİDİYOR”

Türk tarafının da desteği ile 2020 yılı için hem sahada hem de ekipman üretiminde planlanan tüm aşamaları tamamladıklarını ifade eden Zoteeva, ilk ünitenin inşaatının Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümüne kadar tamamlanabilmesi için çalışmaların hızla sürdürüldüğünü kaydetti.   Zoteeva süreci şöyle anlattı: “İlk ünitede kor tutucuyu kurduk, yerleştirdik. 4 katmandan oluşan iç reaktör güvenlik zırhının ikinci katmanını da yerleştirdik. Bu yıl yine ilk ünite için reaktör kabımızı da yerleştireceğiz ve ana sirkülasyon boru hattının lehimini bitireceğiz. Bu çok yüksek teknoloji gerektiren bir operasyon ve yaklaşık yarım yıl sürecek. Bu yılın sonunda biter diye düşünüyoruz. İlk ünite ile ilgili bu işlerin yanı sıra ikinci ünitede de önemli aşamalar kaydedildi. İkinci ünitede de aynı şekilde kor tutucu geçen yıl kuruldu, iç reaktör güvenlik zırhının ilk katmanı kuruldu. Biz aynı zamanda türbin binalarını ve bir nükleer güç santralinin gerektirdiği bütün diğer her şeyi kuruyoruz. Pompalama istasyonu, elektrik sistemi, dağıtım sistemi gibi diğer her şeyi de hayata geçiriyoruz. Dördüncü ünitenin inşaatı için lisansı da bu yaz aylarında almayı umuyoruz. Onun ardından inşaat alanımızda aynı anda 4 ünitede birden çalışıyor olacağız. Nükleer Düzenleme Kurumu’na da teşekkür etmek istiyorum çünkü pandemi döneminde bile işlerimize kesintisiz devam edebildik, Bu zor dönemde Rusya’da ekipmanlarımızın kontrolünü yaptık ve denetimlerini gerçekleştirdik ki; bu çok zor bir şeydi ve bunu birlikte başarabildik. Geçen yıl ilk ünitemizin 4 buhar jeneratörünü teslim ettik ve reaktörümüz de bu yıl kurulacak. Yani her şey yolunda gidiyor. Rusya’daki üreticilerimiz pandemi sürecinde üretimi hiç durdurmadılar. Her şeyi zamanında yapabildiler ve proje takvimine uyabildiler. Aynı şekilde, örneğin türbin adaları için birlikte çalıştığımız üreticiler de şu an Fransa’da üretim yapmaya devam ediyorlar. O tarafta da işler oldukça iyi gidiyor, onları da Ağustos’ta almayı planlıyoruz.”

“YATIRIMCI ARAMA KONUSUNDA DİKKATLİ DAVRANIYORUZ”

Zoteeva, şu ana kadar Rusya tarafından finanse edilen projede yatırımcı arayışının devam edip etmediği şeklindeki bir soruyu ise şöyle cevapladı: “Bu çok hassas ve uzun vadeli süreçtir. Çünkü nükleer enerji santralinde bir ortaktan bahsediyorsanız çok çok yüksek seviyede bir şeyden bahsediyorsunuz. O yüzden çok dikkatli olmanız gerekiyor ve hiçbir şekilde ama hiçbir şekilde aceleci davranmamanız gerekiyor. Tabii ki potansiyel proje yatırımcılarıyla görüşebiliriz. Ancak ilk olarak onu çok dikkatli bir şekilde incelememiz, kontrol etmemiz gerekiyor. İkinci olarak da Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından onaylanması gerekiyor. Çünkü bu Hükümetler arası Anlaşmamızda belirtilen bir şart.”

ALIM GARANTİSİ YATIRIMCI İÇİN ÖNEMLİ

Genel Müdür Zoteeva, projede Türk hükümetinin verdiği alım garantisi kapsamındaki fiyatların yüksek olduğu eleştirilerine yönelik olarak ise, bir yatırımcının parasını geri alabilmesi için bu alım garantisinin öneminin altını çizerek şunları aktardı:

“Alım anlaşmamızdaki fiyat hükümetler arası anlaşmalarda da belirtilmişti. Bu yalnızca ilk 15 yıl için geçerli olabilecek bir şey. Bu fiyatlarda alım garantisi olan oran yüzde 70. Piyasaya satış da yüzde 30 oranında olacak. Ve bu yalnızca ilk 2 ünite için geçerli. 3’üncü ve 4’üncü ünite için de durum tam tersi olacak. Yani bu fiyatlardan alım garantisi yüzde 30 olacak ve yüzde 70 de piyasaya satış olacak. Bu tamamlanan sermaye yatırımlarını iade etmek ve kredi yükümlülüklerini geri ödemek için yapıldı. Akkuyu NGS faaliyete geçtikten 15 yıl sonra ürettiği elektriği Türkiye’de piyasa fiyatları üzerinden satacak.”

TÜRKİYE’DE NÜKLEER ENERJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 

Rusya’da nükleer mühendisliği eğitimi alan 143 öğrencinin mezun olarak Akkuyu Nükleer A.Ş’de  çalışmaya başladığını belirten Zoteeva, “Biz birlikte çalışıyoruz. Bu yıl 65 genç profesyonelin daha gelmesini bekliyoruz. Hiç durmadan, ara vermeden öğrencilerimize eğitim vermeye devam ediyoruz Rusya’da. Ve şimdi Türkiye’de de, Türk kurumlarında nükleer enerji alanında bir master programı oluşturuyoruz Çünkü bu eğitimin yalnızca Rusya’da kalmaması gerekiyor. Türkiye’de de bunun eğitiminin olması gerekiyor. Bizim nükleer güç santralimizin işletme ömrü 60 yıldan fazla olacak. Tabii, çok daha fazla Türk genci hatta şu an çocuk olanlar dahi geleceğin nükleer fizikçileri olacaklar. Bu da elbette, ülkenin entelektüel potansiyelini artırabilecek bir şey. Sanıyorum ki santralde 10-12 yıl içinde Türk personeli çok sayıda bölümde Rus çalışanların yerini alabilecek. Bu hem ekonominin gelişimini sağlayabilecek, hem de küresel nükleer endüstrisinde Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirebilecek bir şey” diye konuştu.

MERSİN’E KATKISI İÇİN NOVOVORONEJ ÖRNEĞİ

Akkuyu NGS’nin bölgeye katkısının yüksek olacağını dile getiren Zotevaa, bunu Novovoronej NGS örneği ile anlattı:

“Santralin bölgeye sağlayacağı katkıyı aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Örneğin, Rusya’da, bir güç santralinin etrafında, alt yapı tarafında yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlayan hizmetler var. Tarımda, restoranlarda, mağazalarda, dükkânlarda, orada gerekli olan her imkân ve yaşayanların konforu için istihdam sağlıyorlar. Novovoronej Nükleer Güç Santralimizden örnek vereyim: Bu santralin ilk güç ünitesi 1964’te inşa edildi ve 1959 yılında sanıyorum ki, ufak çalışma alanları oluşturulmaya başlanmıştı. Çalışanlar inşaat için oraya gelip orada yaşamaya başladılar. Ve şimdi 6 ünite var orada. Ve bu nükleer güç santralinin etrafında büyük bir şehir oluşmuş durumda. 30 binden fazla insan yaşıyor. Bunu hayal edebiliyor musunuz? Bu sebeple nükleer santrali, bölgenizin kalkınmasında büyük etkisi olacak. Bölgenin nasıl geliştiğini nasıl büyüdüğünü görmek,  insanların daha da fazla bu tarz mega projelerle etkileşime geçtiğini görmek benim için bir onurdur. Bu ayrıca, iki ülke arasında işbirliğinin gelişmesine katkı da sağlayacaktır.”

“BENZERSİZ GÜVENLİK KOMBİNASYONU”

Akkuyu’da kullanılan Rus tasarımı 3+ nesil olarak tanımlanan VVER-1200 reaktör teknolojisinin pasif ve aktif güvenlik sistemlerinin benzersiz bir kombinasyonu olduğunu söyleyen Zoteeva, şöyle devam etti: “Bizim nükleer güç santralimiz tsunami altında kalabilir, bir deprem olabilir veya farklı felaketler de meydana gelebilir. Bu teknoloji ile kesinlikle ve kesinlikle nükleer güç santralimizin güvenliğinden emin olabiliyoruz. Rusya bu teknolojiyi bütün Rus nükleer santrallerinde kullanıyor. Bunlar 3+ nesil reaktörler olarak adlandırılıyorlar ve Fukushima’nın ardından güvenlik sistemlerini artırabilmek için özel olarak üretildiler. Mesela kor tutucu… Bu benzersiz Rus know-how’ıdır. Onu biz reaktörümüzün altına yerleştiriyoruz. Acil durumlara karşı güvenlik amacıyla yapıyoruz bunu. Hiçbir şekilde ne toprak ne de su zarar görmüyor. Ve çevreye hiçbir şekilde radyoaktif madde salınımı olmuyor.”

 NGS ÇEVRESİNDEKİLER NÜKLEERİ DAHA ÇOK DESTEKLİYOR

Temel üretimin önemli bir bileşeni olan nükleer enerjinin güç sistemini dengeleyebileceğini belirten Zoteeva, nükleer enerjiyle ilgili kamuoyunda var olan endişelere ilişkin de konuştu. Zoteeva, Rusya’da nükleer enerjiyi destekleyen insanların en fazla olduğu yerlerin nükleer güç santrallerinin olduğu şehirler ya da bunların etrafındaki yerler olduğunu söyledi. O bölgelerde yaşayan insanların nükleer enerjinin güvenliğini ve sağladığı fırsatları yaşayarak deneyimlediğini kaydeden Zoteeva,  nükleer enerjinin solar, rüzgar, hidro ile birlikte ‘yeşil kare’ içinde olduğunu da belirtti. Nükleerin bir baz enerji olarak enerji arzındaki iniş çıkışları dengeleyebildiğini ve bunu yeşil teknolojileri kullanarak yaptığını aktaran Zoteeva nükleer enerji ile ilgili endişelere yönelik ise şunları kaydetti:

“İlk olarak şunu söylemek istiyorum; bu tarz mega projelerle alakalı her zaman endişeler olur. Ama şunu söyleyebilirim ki; dünyanın farklı yerlerinde nükleer kalkınma gelişmeleri görülen kurumlar, nükleer enerjiyi yeşil enerji olarak sınıflandırıyorlar şu an. Mesela Fransa… Elektriklerinin yüzde 70’inden fazlasını nükleer enerjiden elde ediyorlar. Aynı zamanda Fransa dünyanın önde gelen tarım ülkelerinden bir tanesi. Nükleer enerji bize ekolojik açıdan temiz ve stabil bir enerji veriyor. Aynı şekilde fiyatları da tahmin edilebilir, öngörülebilir. Nükleer enerji ekonomiyi kalkındırır, geliştirir ve ekolojiye hiçbir şekilde zarar vermez.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Tedarik Zinciri

Akü Sektörünün İhracat Şampiyonu; Yiğit Akü

Yayınlanma tarihi

-

100’den fazla ülkeye olan ihracatı ve Avrupa, Afrika, Asya, Amerika ve Orta Doğu ülkelerine, seçkin markaları ve geniş ürün yelpazesi ile üstün hizmetler sunan Yiğit Akü, bir dünya markası olmanın gerekliliğiyle başarılarına devam ediyor. Alanında Türkiye’nin ihracat şampiyonu olan firma 2022 yılında da bu alandaki yatırımlarına devam edecek. Yiğit Akü Endüstriyel Aküler Satış Müdürü Mustafa Avcı’yla firmasının projeleri hakkında konuştuk.

2021 yılı satış rakamları bütçelerini yaklaşık %40 oranında aştıklarını dile getiren Avcı, “Bizim açımızdan gayet başarılı bir yıl oldu. Yaptığımız yeni makine yatırımları 2021 yılı sonunda devreye alındı ve 2022 yılı satış rakamlarına olumlu etki yaratacağına inanıyoruz. Dünyada sayılı akü üreticilerinin kullandığı ve en teknolojik tubüler plaka üretim makinalarımız gücümüze güç katacaktır. 2022 yılında asıl büyümeyi ihracattan elde edeceğimize inanıyoruz ve insan kaynaklarımıza bu konuda yatırım yaptık, yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Endüstriyel akü satışında 2021 yılı başına kadar ağırlıklı olarak iç pazarda aktif olduklarını ve hatları doldurduklarını hatırlatan Avcı “Ancak yeni yatırımlar devreye alınınca pazar çeşitliliği açısından ihracata yönelmemiz zaruri hale geldi. 2021 yılında en fazla ciro elde ettiğimiz akü tipleri şöyledir;

–                  Savunma sanayi aküleri (Tamamen yerli üretim olan aküleri sadece Türk ordumuza değil, yurt dışındaki 7 ülke ordusuna da satmaktayız. Pazar lideriyiz.)

–                  Traksiyoner aküler (Tamamen yerli üretim olan aküleri, başta ülkemizin en büyük forklift üretici ve ithalatçı firmalarına vermekteyiz. Özellikle kiralama projelerinde ürün kalitesi öne çıktığı için, kiralama projelerinde akülerimiz daha fazla tercih edilmektedir. Kiralama projelerinde pazar lideriyiz.)

–                  Motive power serisi aküler ( İthal olarak temin ettiğimiz bu aküler ile özellikle temizlik makinası grubunda, engelli araçlarında, AGV araçlarında kullanılmaktadır.)

–                  Front Terminalli aküler (Tamamen yerli üretim olan bu aküleri, ülkemizin en büyük Telekom firmalarında baz istasyonu aküleri olarak kullanılmaktadır. Bu grupta pazar lideriyiz. Yurt dışında ise 2 ülkeye ihracatımız mevcuttur.)

–                  FFP aküler (Tamamen yerli üretim olan aküleri, golf araçları ve kaldırma platformları pazarlarına vermekteyiz. Ayrıca yurt dışında sektörün en bilinen üretici firmaları pandemi şartlarından etkilendikleri için ihracat imkanlarımız açısından öne çıkan ürünümüz olmuştur. Pazar lideriyiz)

–                  Motorsiklet ve E-bike aküler (İthal olarak temin ettiğimiz bu aküler ile özellikle pandemi şartlarında evlere servis hizmeti veren araç sayısı arttığından, akü talebi de artmıştır. Bu pazarda ilk 3 te olan firmayız.)

–                  AGM aküler (İthal olarak temin ettiğimiz bu aküler, özellikle UPS kesintisiz güç kaynaklarında, alarm sistemlerinde, tıbbi cihazlarda kullanılmaktadır.)” şeklinde konuştu.

Son 5 Yıl Üst Üste Akü İhracat Şampiyonu!

Yiğit Akü’nün dünyada 100’ün üzerinde ülkeye akü ihracatı yaptığını kaydeden Avcı, “Toplam ciromuzun  %60 dan fazlasını ihracattan elde etmekteyiz. TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) verilerine göre son 5 yıl üst üste akü ihracat şampiyonuyuz. Ülkemizin en büyük sanayi kuruluşları içinde 240. sıradayız (ISO 500 2020 yılı verilerine göre)” ifadelerini kullandı.

Son olarak imza atacakları yeni projeler hakkında okuyucularımızı bilgilendiren Avcı, “2022 yılı ve sonrası için 4.akü fabrikamızın inşaatı sürmektedir (Starter – Endüstriyel – Lityum akü fabrikalarımız halen üretim yapmaktadırlar). Amacımız yakın gelecekte dünya klasmanında en iyi akü fabrikası olmaktır. Şu anda ülkemizin %100 yerli ve milli olan en büyük akü fabrikasıyız. Bunu tüm paydaşlarımızla birlikte başaracağız” dedi.

 

Devamını oku

Tedarik Zinciri

Akyüzlü, Yeni Tasarım Ürünleriyle Sektöre Yine Yön Verecek

Yayınlanma tarihi

-

Akyüzlü

Sektörün talebi doğrultusunda ihtiyaç duyulan yeni ürünleri AR-GE çalışmaları sonucunda üreterek ülkemiz ekonomisine katkı sağlayan Akyüzlü Dövme ve Kaldırma Ekipmanları San. Tic. Ltd. Şti., sıcak dövme yük kaldırma ekipmanları sektöründe ülkemizin duayen firması. Pazar stratejilerini sürekli takip eden firma, üretim kalitesini de sürekli yenileyerek Avrupa standartlarında bir üretim ve kalite kontrol sistemine sahip. Akyüzlü Dövme ve Kaldırma Ekipmanları San. Tic. Ltd. Şti Sorumlu Mühendis Tuba Gelişken ile firması ve sektör hakkında konuştuk.

Akyüzlü Dövme ve Kaldırma Ekipmanları hakkında kısa bir bilgi verir misiniz? Firmanızın sektöre kazandırdığı katma değerden bahseder misiniz?

Akyüzlü Dövme 2009 yılından itibaren sektöründe yatırım yapmaktadır. Üretim kapasitesi, makine parkuru, müşteri portföyü derken dönüp geriye baktığımız zaman çok yollar aşmış olduğumuzu görüyoruz.  Göstermiş olduğumuz bu özveri, beraberinde başarıyı da getirdi. Yeni tasarımlar ve ürünlerle sektöre yön veren bir firmayız ve yaptıklarımız yoğun bir şekilde takip ediliyor. Birçok Avrupalı üreticinin stratejik ortağıyız, ürünlerimiz genel kabul görmüş kriterlerin üzerinde ve bu nedenle aranan bir firma olmayı başarabiliyoruz.

 Makine parkurunuza kattığınız yeni makinanınız hakkında neler söylemek istersiniz? Sektöre nasıl bir faydası olacak?

Uzun zamandır planladığımız bir yatırım planımız vardı ve gerçekleştirme fırsatı bulduk. Kısaca bu yatırımdan bahsedecek olursak şu an kaldırma ekipmanları sektöründe bu büyüklükte bir makine tek olma özelliği taşıyor 32.000 kg darbe gücü ile bu anlamda üretim kapasitemize ciddi anlamda katkı sağlayacak. Artık kütle olarak daha büyük parçalara kapalı kalıp olarak şekil verebileceğiz. Yatırımımız sadece bu makine ile sınırlı değil, bu makinenin çevresine bir parkur oluşturuyoruz. 1000 kwh indüksiyon, 1.000 tonluk 4 kolonlu bir hidrolik pres ile de hazırda bulunan ön şekil parkurumuzu daha da güçlendiriyoruz. Bu makine ile birlikte ithal edilen birçok kaldırma ekipmanı ürününe de dur demiş olacağız bu da ayrı bir gurur sebebi. Ayrıca belirtmek isterim ki herhangi bir devlet desteği veya teşviki kullanmadan tamamen Akyüzlü’nün finansal gücü ile yapılmış bir yatırımdır. Temennimiz ülkemize hayırlı olması yönünde. Aynı zamanda yeni fabrika binası projemiz mevcut. Yakın zamanda yeni binamıza üretimimizin bir bölümünü taşımayı hedefliyoruz.

2020-2021 yılının bir değerlendirmesini yapar mısınız? Tedarikçileriniz ve sektör açısından nasıl bir yıl oldu? Yurt içi ve yurt dış piyasalarda neler yaptınız? 2022 yılı hedefleriniz nelerdir?

Vinç kancası konusunda 2021 yılı içerisinde sevk etmiş olduğumuz adet 150.000 bandında, diğer zincir aksesuarlarının adetleri de bu seviyede. 2022 yılı içinse koymuş olduğumuz hedef firma olarak kur etkisinden arındırılmış olarak en az %20 büyüme bunu başaracağımıza ekip olarak güvenimiz tam ve 2022 yılı üretim kapasitemizi 2021 yılı kasım ayı içerisinde doldurmuş durumdayız. Daha senenin başındayken bu seneyi kapattık diyebilirim. Hedef piyasamız ise her zaman olduğu gibi yine yurtdışı. Maalesef yurtiçindeki kalite ve emniyet algısı yetersiz, bu nedenle Çin menşeli ürünlere rağbet büyük. Kaliteyi ve güvenliği seçen, sayısı iki elin parmağını geçmeyecek firmalarımız da mevcut fakat bu firmaların da ihtiyaç duyduğu ürünlerin bize yetmesi mümkün değil. Bununla birlikte ihracatın artık farklı bir boyutu var. Ülkemizdeki ekonomik savaşa destek vermenin en dirençli yolu şu an için buradan geçiyor ve ihracat ağı kuvvetli olan firmaları incelediğinizde nakit akışı sorunu yaşamadığı da aşikâr. Kısaca güçlü olabilmek için ihracat şart. Bizim hedeflerimiz bu şekilde ama yaşanılan süreçlerde malum. Dünyanın içinde bulunduğu bu salgın hastalık, herkesi etkilemiş olduğu gibi bizleri de etkiledi bununla beraber gelen ülkelerin içine girmiş olduğu ekonomik sıkıntılar malum ülkemizde de yoğun şekilde hissediliyor. İş potansiyelimiz tam tersi şekilde bir artış içerisinde fakat çalıştığımız ekip arkadaşlarımız ve onların psikolojileri bu süreçten çok etkilendi. Hastalığa yakalanan personelimize elimizden geldiğince maddi ve manevi olarak desteğimizi göstermeye çalıştık ama bu bir kısır döngü ve maalesef tamamen bitene kadar da belirli periyodlarda tekerrür edecekmiş gibi gözükmekte. Tüm sektörlerde İnsanların korkmalarından kaynaklı tedarik zincirinde bazı aksamalar yaşandı ve yaşanmaya devamda edecek. Bu ciddi bir kriz durumu ve bu krizi en iyi yönetenler zararsız ayrılacaklardır. Şu an için elimizden gelen tek şey metanetli olup sağlık çalışanlarının işlerini yapmalarına müsaade etmek. Bu hastalığın psikolojik sonuçlarını sağlık çalışanlarından çıkarmamak gerekiyor ki bu kişiler konunun en masumu. Sizin de vesileniz ile ‘sağlıkta şiddete hayır’ diyerek bitirmek istiyorum.

 

Devamını oku

Haber

ICCI’DEN TÜRKİYE ENERJİSİNE 25 MİLYAR DOLARLIK CİRO

Yayınlanma tarihi

-

Son 15 yılda, 95 milyar dolar yatırım yapılarak büyüme sürecinin ilk etabını büyük oranda tamamlayan Türkiye enerji piyasası, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü-OECD’nin en büyük onuncu enerji piyasası konumuna geldi. Türkiye enerji piyasası, büyüklük bakımından elektrik piyasası dördüncü, doğal gaz piyasası da üçüncü sıraya yükseldi. Bu kapsamda, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın uluslararası en büyük enerji fuarı ICCI – Uluslararası Enerji ve Çevre Fuar ve Konferansı, 16-18 Mart 2022 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuar, yarattığı yıllık yaklaşık 25 milyar dolarlık ciro ile Türkiye’nin enerji sektörüne önemli bir katkı sağlıyor.

 

Dünya enerji piyasasının çok önemli coğrafyasında yer alan Türkiye’nin, kısa vadede bölgesel ticaret olanaklarını arttırması, yeni yatırımlarla enerji endüstrisini büyütmesi ve teknolojik dönüşümü piyasasına entegre etmesi bekleniyor. T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EPDK desteği ile Sektörel Fuarcılık tarafından 26.cısı düzenlenecek fuar, 200’ den fazla yerli ve yabancı katılımcıya ve 45 ülkeden 15 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiye ev sahipliği yapacak.

 

SEKTÖR PROFESYONELLERİNE ULUSLARARASI YATIRIM FIRSATI SUNUYOR

B2B Alım Heyeti Programı kapsamında ihracatçı firmalar, 26 ülkeden gelen 300 kişilik uluslararası satın alma heyetleri ile ikili iş görüşmesi yapma fırsatı bulacak. B2B Alım Heyeti Programı kapsamında, başta Almanya, Danimarka, İspanya, İtalya, Balkan Ülkeleri olmak üzere Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Körfez Ülkeleri’nden heyetler fuarda bir araya gelecek. Fuara, stantlı katılım yapacak yurtdışı ülkeler arasında; İtalya, İngiltere, Almanya, Avusturya, Japonya, Norveç, Danimarka, Fransa, Hindistan, İran ve Çin bulunmakta.

Fuar, uluslararası yeni yatırım ve iş birliklerinin gerçekleştirileceği önemli bir platform olmanın yanı sıra içeriğinde yer alan birçok etkinlik ile de enerji sektörünün gündemine damga vuracak. 

 

ICCI KONFERANSLARI SEKTÖRE KATMA DEĞER YARATIYOR  

Fuarla eş zamanlı olarak düzenlenen ve ana teması Enerji ve İklimlendirme, Verimlilik, Sürdürülebilirlik ve Dönüşüm olarak belirlenen ICCI 2022 Konferansları’nda; 3 gün boyunca 4 paralel salonda, TÜSİAD, MÜSİAD, DEİK, Türkiye Belediyeler Birliği, OSBÜK, İstanbul Sanayi Odası, Digit4Turkey, TÜREB, Kojentürk Derneği başta olmak üzere enerji ile ilgili sektörün önde gelen 21 derneğinin ve EPDK ve ETKB gibi yasa koyucuların düzenledikleri özel oturumlar ve fuara katılan firmaların sunumlarının yer aldığı teknik oturumlar ile toplamda yerli ve yabancı 230 konuşmacının yer aldığı 40 oturum gerçekleşecek. 

Kamu, yatırımcı, sanayici, üretici, tedarikçi ve geliştiriciyi bir araya getirecek olan fuarın odağında geleceğin enerji dönüşümü yer alacak. Bu kapsamda, konvasiyonel elektrik üretim, iletim ve dağıtım kaynaklarının yanı sıra rüzgar, güneş, biyokütle, jeotermal ve hidrojen başta olmak üzere yenilenebilir enerjinin tüm alt başlıkları, akıllı şehirler, çevre teknolojileri, enerji verimliliği, enerji lojistiği, dijitalizasyon, enerji depolama, elektrikli araç ve şarj teknolojileri ve enerjide siber güvenlik konu başlıkları tartışılacak ve katılımcılar yeni ürün ve teknolojilerini sergileyecek.

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish