Takip Edin

Haber

AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ

Yayınlanma tarihi

-

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin Çanakkale’deki Üçpınar RES Projesi Enerji Üretmeye Başladı

2020 yılına kadar Türkiye’de sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan oluşan 1000 MW’lık enerji üretim santrali kapasitesine ulaşmayı hedefleyen Akfen Yenilenebilir Enerji, Çanakkale’de 143 milyon dolarlık yatırıma sahip 112 MW’lık Üçpınar Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesinin 51 MW’lık ilk fazını devreye aldı. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını ekonomiye kazandırmak üzere yatırımlarını aralıksız sürdüren Akfen Yenilenebilir Enerji, 143 milyon dolarlık yatırım değeri bulunan Çanakkale Üçpınar Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesinde elektrik üretimine geçti.

Üçpınar RES’in, 51 MW güç kapasitesine sahip 15 türbini için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan geçici kabul alan Akfen Yenilenebilir Enerji, projenin ilk fazını tamamlamış oldu. Santralin geçici kabulü yapılan ilk kısmının yıllık 156 GWs elektrik üretmesi bekleniyor. Tam kapasiteye ulaştığında 33 türbin ve 112 MW kurulu güce ulaşacak projenin 2019 yılı içinde tamamlanması hedefleniyor. Üçpınar RES tam kapasiteye ulaştığında 450 bin kişinin yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak. Üçpınar RES projesinin kısmi olarak devreye girmesiyle Akfen Yenilenebilir Enerji 406 MW kurulu güç kapasitesine ve yıllık toplam 1.295 GWs elektrik üretim kapasitesine ulaştı.

Rüzgarda Atağa Kalktı

Akfen Yenilenebilir Enerji, geçen Mart ayında yine Çanakkale’de bulunan 30,6 MW kurulu gücündeki Kocalar RES projesini tamamlayarak devreye aldı. Kocalar RES projesinde üretilen enerjiyi ulusal elektrik ağı üzerinden tüm Türkiye’ye ulaştırarak 120 bin kişinin yıllık enerji ihtiyacını rüzgardan tek başına karşılayan Akfen Yenilenebilir Enerji, Kocalar ve Üçpınar RES’in yanı sıra 2019 yılı içerisinde Çanakkale’deki 58 MW’lık Hasanoba RES ve Denizli’deki 75 MW’lık Denizli RES projelerinin tamamlanıp elektrik üretimine geçirmeyi hedefliyor. Böylelikle şirketin 4 rüzgâr elektrik santrali projesindeki kurulu gücü 2019 yılı sonunda 275 MW’a ulaşacak. Şirketin toplam gücü ise 632 MW’a çıkacak.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Petrol Ofisi CMO’su Türkseven, Türkiye’nin En Beğenilen 50 CMO’sundan Biri Oldu

Yayınlanma tarihi

-

Petrol Ofisi CMO’su Sinan Seha Türkseven, Altın Lider Ödülleri 2022’de çalışanların ve sektörün oyları ile Türkiye’nin en beğenilen 50 CMO’sundan biri oldu.

Bu yıl tüm Türkiye’den 46 binden fazla oyun kullanıldığı Altın Lider Ödülleri’nde, enerji altyapı şirketi Petrol Ofisi’nin CMO’su Sinan Seha Türkseven, ‘Altın Lider’ ödülünü kazandı.

Petrol Ofisi Grubu’nun iletişim dilindeki dönüşümünün altını çizen Türkseven, ”Şirket olarak, markanın iletişim çalışmalarını sıcak ve samimi bir dille anlattığımız kampanyamızı 360 derece çalışan bir ekosistemde tüketiciyle buluşturmaya özen gösteriyoruz. Tüketicilerimizle kurduğumuz güven ve duygu bağını 2022 yılında daha dinamik, daha “bizden” bir iletişim dili ile kurguladık ve bunu “Bugünden Yarına Hazır” kampanyamızla pekiştirdik. 2023 yılında da içgörü ve veri analitiğine dayandırdığımız pazarlama stratejimizle fark oluşturmaya devam edeceğiz. Başarılı ve özverili çalışmalarıyla bu yolculuğa değer katan tüm ekip arkadaşlarıma ve birlikte çalıştığımız ajanslarımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Son Dakika

Donanımlı ve Memnun Öğrenciler İçin ‘Öğrenci Dekanlığı’

Yayınlanma tarihi

-

Özellikle farklı kültürlerdeki öğrencilerin birbirlerine ve ülkeye adapte olmalarını kolaylaştırmak için farklı programlar uyguladıklarını söyleyen Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, bu amaçla hayata geçirdikleri “Öğrenci Dekanlığı” ile mutlu öğrenciler ve donanımlı mezunlar yetiştirmeyi hedefledikleri belirtti.

Üniversite dönemi, öğrencilerin hayatında ergenlikten yetişkinliğe geçiş süresindeki en kritik dönem. Sadece eğitim sürecinde yeni bir aşamaya geçmek değil sosyal, kültürel ve kişisel zenginleşme sürecine geçişi de ifade ediyor. Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, bu dönemin aday tanıtım döneminden öğrencinin mezuniyetine kadar uzanan, yol arkadaşı olmayı gerektiren bir süreç olduğunu ifade etti. Öğrenci sayılarının yarısının uluslararası öğrenci olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, özellikle farklı kültürlerdeki öğrencilerin birbirlerine ve ülkeye adapte olmalarını kolaylaştırmak için farklı programlar uyguladıklarını söyledi. Bu amaçla, bu akademik yılın başında Öğrenci Dekanlığını hayata geçirdiklerini söyledi. Bütün öğrencilerin sanattan spora, teknolojiden bilime entelektüel bir bakış açısına sahip olmasını istediklerini anlattı. Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, “Bu amaçla bir keşfetme ve farkındalık dersi olan OpenMind’ı, Edpuzzle ve Uzem (Uzaktan Eğitim Merkezi) entegresyonuyla öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Ana hedefimiz ise yeni çevrelerine kolay alışmış, mutlu öğrenciler ve donanımlı mezunlar yetiştirmek” diye konuştu.

 

Festival Tadında
Bu yıl, üniversite oryantasyonunu akran koçlarının geri bildirimleri doğrultusunda öğrencileriyle birlikte planladıklarını belirten Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, “Biz biraz kenarda durmayı tercih ettik, öğrencinin merkezde olduğu bir program olsun istedik. Oryantasyon sürecinin alışılagelmiş yapısı yerine yeni öğrencilerimiz akran koçlarının ev sahipliğinde yerleşkelerimizi, sistemimizi tanıyacak, onların deneyim aktarımıyla adaptasyonları kolaylaşacak. Oryantasyonun ilk gününde öğrenme ve eğlence bir arada, festival tadında olacak.” diye açıkladı.

 

 

“Dünya İnsanı” Olmak
Nihai hedeflerinin, öğrencilerini “dünya insanı” olarak mezun etmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen öğrencilerinin farklı kültürlerinden beslendiklerini anlattı. Farklı kültürlerin iç içe geçtiği bir ortamda yaşamanın, tüm öğrencilerin hassasiyetlerine değer verildiğini hissetmelerinin önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Karacabey, “Her öğrencimizi 2 saatlik atölyeler ile farklılıklardan beslenmeyi keşfe davet ediyoruz. 1. sınıf öğrencilerimiz, bu atölye çalışmasına katılarak AU101’in sertifikalarını alabilecekler ve mezuniyetin ilk şartını yerine getirecekler.” dedi.

 

Farklı Dünyalarla Tanışacakları Bir Ortam
Tam anlamıyla uluslararasılaşmış ve kültürel zenginliklere sahip bir yapı olduklarından bahseden Prof. Dr. Karacabey, Uyum Programı AU101’e üniversiteye gelen her yeni öğrencinin katılımını zorunlu tuttuklarını vurguladı. Prof. Dr. Karacabey, “Uyum programının en önemli parçasını oluşturan Farklılıklara Adaptasyon (Adoptation to Differences) atölyesi Uluslararası öğrencilerin ülkemize adaptasyonunu desteklerken kampüs içinde birbirinin hassasiyetlerini bilen, saygı duyan bir öğrenci kültürü oluşmasını da sağlıyor. Atölye içinde yer alan farklı kültürel kodların tartışıldığı, iletişim temelli grup çalışmalarının yer aldığı modüllerle öğrencilerin birbiriyle kaynaşması destekleniyor. Böylece öğrenciler için farklıları ötekileştirmek yerine bunlardan beslenerek farklı dünyalarla tanışacakları bir ortam oluşturuluyor” dedi. Karacabey ayrıca atölye öncesi birbiriyle konuşmaya çekinen öğrencileri atölye sonrasında kantinde, kulüp etkinliklerinde, sosyal ortamlarda bir arada görmenin atölyenin en büyük katkılarından biri olduğunu iletti. Üniversitenin bu atölye çalışmalarını daha verimli kılabilmek adına Türk Kültür Vakfıyla birlikte çalıştığına ekledi.

 

Adaptation to Differences Atölyesi Hakkında
Atölyenin içeriği Türk Kültür Vakfının psikolog eğitmenleri tarafından Öğrenci Dekanlığı koordinasyonunda hazırlandı.

Atölye içeriği hazırlanırken öğrencilerin, akademisyenlerin ve idari birimlerin önceki yıllarda Rektörlüğe ilettiği ihtiyaç ve geri bildirimler göz önünde bulunduruldu.

Atölye tüm 1. sınıf öğrencileri için katılımın zorunlu olduğu 30 farklı oturum olarak planlandı.

Aynı zamanda öğrenciyle iletişimde bulunan tüm idari birimler için de atölye çalışması hazırlandı.

Atölyenin temel hedefi uluslararası öğrenciler için farklı bir ülkeye uyum sürecini kolaylaştırırken Türk ve Uluslararası öğrenciyi farklılıklarla zenginleşen ortak bir üniversite kültüründe buluşturmak olarak belirlendi.

Devamını oku

Haber

Afrikalı Gençlere, İş Dünyasının Problemleri ile Başa Çıkabilmeleri İçin Girişimcilik Eğitimi Veridli

Yayınlanma tarihi

-

Afrikalı gençlere ekonomik hayata aktif katılımları için kişisel gelişimden dijitalleşmeye kadar birçok konuda 40 saatlik temel girişimcilik eğitimi verdi.

İş dünyasında karşılaştıkları problemlerle başa çıkabilmesi adına TADD (Tüm Afrika’nın Dostları Derneği) bünyesindeki Afrikalı gençlere, eğitim ve danışmanlık hizmeti veren MOV BRANDING bünyesindeki uzman akademisyenler ve profesyoneller vasıtasıyla 6 hafta boyunca 40 saatlik temel girişimcilik eğitimi verildi. Dijitalleşmeden kişisel gelişime kadar birçok alana dair verilen eğitimlerle birlikte gençlerin bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması hedeflendi.

Eğitim sonunda görüşleri alınan katılımcılar memnuniyetlerini şu şekilde dile getirdi: “Eğitim boyunca öğrendiğimiz bilgilerden ve edindiğimiz deneyimlerden dolayı çok memnun kaldık. Gelecekte gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz için çok faydalı eğitimlerden geçtik. Bu anlamda her eğitimciye ayrı ayrı teşekkür ederiz.”

Eğitimlere aktif şekilde katılım gösteren TADD Başkanı Dr. Bilgehan Güntekin de eğitimden çok verim aldıklarını ve Afrikalı gençlerin, gelecekte başaracaklarına inandığı hedeflerine giden yolda iyi bir deneyim ve bilgi kazandığını dile getirdi. Kendilerine böyle bir eğitim programı hazırladıkları ve en doğru eğitimciler ile buluşturdukları için MOV BRANDING ailesine de teşekkürlerini sundu.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish