Takip Edin
#

Liman & Tershane Proje

Ağır Yüklerinizden KODAMAN’la Kurtulun

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

1990 yılında sektöre adımını atan KODAMAN Project Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği yarım asra yaklaşan tecrübesiyle Türkiye ağır nakliye sektörünün öncü kuruluşlarından biri. Gelişen teknolojik olanakları ve tecrübesini etkin bir şekilde kullanarak her geçen gün makine parkını ve araç filosunu daha da büyüten firmayı Genel Müdür Salih Kodaman’dan dinledik.

Son dönemdeki yatırımlarınızdan bahseder misiniz? Ağır taşıma da ki son projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Bu yıl maruz kaldığımız yüksek kur ve yüksek faize rağmen 2 adet 6×4 çekici yatırımı yaptık. Yılın son çeyreğinde yetiştirebilirsek bir adet 6×4 çekici daha almayı planlıyoruz. Yatırım yaparken araç ve ekipman alımı problem değil ancak bu ekipmanı kullanabilecek sürücü bulmakta zaman zaman zorlanıyoruz. Projelerimizden bahsetmek gerekirse yılın ilk üç çeyreğinde ağırlıklı olarak rüzgar enerjisi santrallerine çalıştık. Hava koşulları müsaade ederse 1-2 ay daha santrallerde çalışma sürer. Bunun akabinde trafo taşımalarımız çok yoğun şekilde devam ediyor. Makine parkımızda uzun, geniş ve yüksek ürünler için birbirinden farklı ekipmanlar bulunuyor. Bu yüzden neredeyse her talebe cevap verebiliyoruz. Örneğin bir aracımız 50 mt. uzunluktaki petrol rafinerisi bacası taşırken, bir diğeri kendi yüksekliği 4.90 mt. olan kazan taşıyor veya bir diğeri 25 mt. motoryat taşıyor. Her gün farklı taşıma talepleri ile karşılaşıyoruz ve bu taleplere kusursuz hizmet sağlamak için gece gündüz çalışıyoruz.

Her geçen gün gelişen ve değişen teknolojik gelişmeleri nasıl değerlendiriyor ve ediyorsunuz?

Taşımalarımızı bir ekipman kullanarak yaptığımız için bu ekipmanlar ile ilgili teknolojiyi anlık takip etmemiz gerekiyor. Yeni teknolojiler ile çekici ve römorklarda birçok şey değişiyor, gelişiyor. Örneğin yeni teknolojideki çekici araçların yakıt sarfiyatı çok düşük olduğundan, eski model çekiciler ile çalışmak size, rakiplerinize karşı fiyat avantajınızı kaybettiriyor. Ya da römorklarınız eski olduğunda birçok ürünü ya taşıyamıyorsunuz veya gereğinden fazla risk alarak taşımanız gerekiyor. Bu yüzden özellikle ağır nakliye sektöründe teknolojiyi çok yakından takip etmek ve sahip olmak bizim açımızdan çok önemli.

Müşteri memnuniyetini artırmak adına yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Müşteri memnuniyeti adına sadece müşterilerimizin bize olan güvenlerini kaybetmemek için çalışıyoruz. Bizim sektördeki çoğu firma maalesef müşteri memnuniyetini sadece ucuz hizmet vererek sağlayabileceğini düşünüyor ancak yanılıyorlar. Fiyatı uygun tutmaya çalışırken de hata yapıp hem kendileri için hem de müşterileri için zaman ve maliyet kaybına neden oluyorlar. Tabii ki maliyet çok önemli ancak en büyük etken güven. Müşteri, her zaman sizden daha düşük fiyat ile hizmet veren firma bulabilir ancak daha güvenilir olanını bulamaz. Bu güveni de, müşterinize verdiğiniz taahhütleri her ne olursa olsun, her şartta yerine getirerek kazanabilirsiniz. Size güvenen müşteri için çoğu zaman fiyat ikinci planda kalır.

Genel anlamda döviz kurunda gerçekleşen hareketliliğe karşı aldığınız önlemler nelerdir?

Kurda ki hareketlilik için alınabilecek en iyi önlem, kazandığınız para biriminde borçlanmak. Başka hiçbir şekilde bu hareketlilik karşısında zarar etmekten korunamazsınız. Biz zaten borçlanma politikası olarak %20-30′ u geçmemeye özen gösteriyoruz. Çünkü dünyada ya da ülkemizde yaşanacak herhangi bir sürpriz gelişmeye hazır olmak gerekiyor.

Sektörünüzün pandemi sonrası şu an ki güncel durumu ve ilerisi için görüşleriniz nelerdir?

Dünya genelinde garip bir şekilde enerjiden gıdaya her şeyin fiyatı artıyor. Bu da ister istemez bizi de etkileyip maliyetlerimizi artırıyor. Genel manada bir güvensizlik söz konusu. Bununla birlikte küresel ısınma ve kuraklık da büyük etkenler arasında. Kimse ne olacağını kestiremiyor. Yapabileceğimiz tek şey, mali yapımızı mümkün olduğunca sağlam hale getirip, yaşanabilecek olumsuzluklardan etkilenmeden ya da en asgari şekilde etkilenerek bu tip dönemleri atlatabilmektir.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Liman & Tershane Proje

POLİPORT’TAN KOCAELİ LİMAN BÖLGESİ’NE 465 MİLYON LİRALIK YATIRIM

Yayınlanma tarihi

-

POLİPORT’TAN KOCAELİ LİMAN BÖLGESİ’NE 465 MİLYON LİRALIK YATIRIM

POLİPORT, KOCAELİ LİMAN BÖLGESİ’NDEKİ 465 MİLYON LİRALIK YATIRIMI İÇİN TEŞVİK BELGESİ ALDI

 

Avrupa’nın en büyük 10 limanı arasında yer alan Kocaeli Körfez Bölgesi’nde faaliyet gösteren Poliport, 465 milyon lira değerindeki yatırım ile kapasitesini artıracak. Yatırım ile 271.000 metreküp olan sıvı yük depolama kapasitesinin, 436.000 metreküpe çıkması bekleniyor. Kapasite artışına ilişkin yatırımlar 2022 yılı itibariyle devreye alınmaya başlanacak. Poliport Genel Müdürü Efe Hatay, 465 milyon lira değerindeki yatırım için vergi, KDV, sigorta primi gibi devlet desteği sağlayacak olan teşvik belgesinin Resmi Gazete’de yayınlandığını söyledi.

 

Polisan Holding’in liman işletmeciliği alanında faaliyet gösteren bağlı ortaklığı Poliport’un Kocaeli Körfez Bölgesi’nde önemli bir görev üstlendiğini ve 50 yıldır birçok ilke imza attığını belirten Genel Müdür Efe Hatay, “Türkiye GSYİH’nın %45’ini üreten bölgede merkez üssü durumunda bulunan Kocaeli bölgesinin lider bağımsız kimyasal depolama terminallerinden biri olarak müşterilerimize tam zamanlı hizmet veriyoruz.  Kapasitede yaşanacak artış bölge ekonomisine de ciddi manada katkıda bulunacak” dedi.

 

Türkiye’nin stratejik olarak en önemli konumda ve elleçlenen yük açısından da lider olan Kocaeli Körfez Bölgesinde, 50 yılı aşkın bir süredir faaliyet yürüten ve bölgenin lider liman işletmelerinden biri olan, Polisan Holding bağlı ortaklığı Poliport, yeni yatırımı ile kapasitesini artıracak.

213,000 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan ve müşterilerine, dökme sıvı depolama hizmeti; kuru yük ve genel kargo tahliye-yükleme hizmetleri ile antrepo hizmetleri de sunan Poliport, rıhtım, iskele ve tank sahasına 465 milyon liralık ek yatırım yapacak.

 

Kocaeli Körfez Bölgesi’ne yatırıma devlet teşviki almaya hak kazandılar

Poliport Genel Müdürü Efe Hatay, söz konusu yatırım için teşvik alındığını söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tebliği ile Resmi Gazetede yayınlanan teşvik belgesi ile sağlanan devlet desteğinin; yüzde 55 vergi indirimi, yüzde 20 yatırıma katkı oranı, sigorta pirimi için 3 yıl boyunca işverene hisse desteği ve KDV istisnasını kapsadığını belirtti.

 

Kapasite artışı karlılığa ve ülke ekonomisine katkıda bulunacak

Poliport’un Kocaeli Körfez Bölgesi’nin kullandığı teknoloji ile en genç ve modern liman terminali olduğunu belirten Efe Hatay, “Yatırımlarımızı, 1990’lardan bu yana dünyanın en büyük üreticilerine kesintisiz olarak verdiğimiz hizmetin kalitesini en yüksek seviyede korumak ve teknolojiyi kullanarak fark yaratma odağı ile yürütüyoruz. 2021 yılında başlattığımız tank sahalarındaki onarımlar ve yenileme hızla devam ediyor. İskele ve geliştirme faaliyetleri süren kapalı depolarımızı 2022 başında devreye alarak, liman operasyonlarımızda karlılığa odaklanacağız. Bunun yanı sıra, liman otomasyon programının 2022 yılında devreye alınması için başlattığımız AION Projesi de devam ediyor. Stratejik yatırımlarımız ile müşterilerimizin ihtiyaçlarına güvenli ve hızlı çözümler sunarken, sürdürülebilir karlılığın yanı sıra bölgemizin ve ülke ekonomisinin büyümesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Devamını oku

Liman & Tershane Proje

Güçlü Lojistik Performans İle Üretimde ve Ticarette Üs Oluruz

Yayınlanma tarihi

-

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, pandemi ile hızlanan Türkiye’nin lojistik üs ve küresel tedarik merkezi olma kabiliyetinin, 2022 yılında üretim gücünü ve lojistik performansı artıracak adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, pandemi ile hızlanan Türkiye’nin lojistik üs ve küresel tedarik merkezi olma kabiliyetinin, 2022 yılında üretim gücünü ve lojistik performansı artıracak adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Öztürk, “Ülkemizin küresel tedarik merkezi konumunu sağlamlaştırması için istikrarlı bir döviz kuruna, rekabetçi üretim ve ihracat gücüne, yüksek lojistik performansına sahip olması gerekiyor. Ürettiğimizi malı en hızlı şekilde ve en düşük maliyetle denizyoluna aktarmalıyız. Ülkemiz lojistiği stratejik sektör olarak değerlendirmeli, milli gemi filomuzu büyütecek, limanlarımızı sanayi merkezlerine bağlayacak adımları atmalıdır” dedi.

LOJİSTİK DARBOĞAZLAR DEVAM EDECEK

Küresel tedarik zincirindeki tıkanıklığın 2021 yılında da yoğun şekilde devam ettiğine dikkat çeken Öztürk, 2020 yılında yüzde 10 civarında daralan küresel mal ticaretinin, bu yıl yüzde 22, gelecek yıl yüzde beş-altı seviyelerinde büyüyeceğinin tahmin edildiğini ifade etti.

Öztürk, “Güçlü talep dünya ticaretini büyütürken, üretim ve taşımacılık bu büyümeyi takip etmekte zorlanıyor. Yüksek hammadde fiyatları ve yüksek enflasyon, ticaret savaşları, kırılgan ekonomiler, parasal sıkılaştırmalar gibi risklere bağlı olarak lojistik darboğazların 2022 yılında da tedarik zincirindeki aksamalara yol açması bekleniyor. Ticaretin normal akışına dönmesi, tüketim hızının yavaşlamasına bağlı olacak. Denizcilik de bu gelişmelere uyum sağlamaya çalışıyor. Deniz taşımacılığı ve lojistik sektöründe kartların yeniden karıldığı dönem geride kaldı, kartların yeniden basıldığı bir döneme girildi. Çin gibi bazı gelişmiş ülkeler, küresel tedarik sorunlarını çözmek için deniz, hava ve kara lojistik firmalarını tek bir merkezde yeniden organize ederken, dev gemi operatörleri yeni satın almalar ile limandan limana yaptıkları taşımacılığı fabrikadan kapıya kadar uzatıyorlar. Biz de bu gelişmeleri yakından takip edip lojistiğimizi yeniden organize etmek zorundayız” diye konuştu.

YENİ DENİZYOLLARI OLUŞTURULMALI

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği verilerine göre Türk limanlarının 2021 yılını yüzde beş büyüme ile kapatacağını dile getiren Öztürk, konteynerde yüzde 6,9, dökme yükte yüzde 2,8, Ro-Ro taşımacılığında yüzde 28,8 artış olmasının beklendiğini, İzmir Limanları’nda elleçlenen konteyner yükünün ise 1 milyon 750 bin TEU’yu geçmesinin öngörüldüğünü söyledi. Öztürk, İzmir Körfezi Rehabilitasyon Projesi, Kuzey Ege Çandarlı Limanı gibi önemli yatırımların İzmir’in denizcilikte kaderini değiştireceğini, bölgenin Kuşak ve Yol Projesi’nde önemli bir kavşak haline geleceğini ifade etti.

Avrupa’da boşalan rafları en hızlı şekilde dolduracak ülke olarak Türkiye’nin öne çıktığını vurgulayan Öztürk, “Ege Bölgesi olarak ihracatımızın yarısından fazlasını yaptığımız Avrupa Birliği pazarına, Çeşme Ulusoy Limanı-Trieste, Alsancak Limanı-Tarragona seferleri ile doğrudan bağlanıyoruz. Bunun yanı sıra yeni Ro-Ro hatları gündeme gelmelidir. İzmir-Selanik Ropax hattı için çalışmalar devam ediyor. Fransa, Kuzey Afrika gibi ülkelere yeni hatlar oluşturularak Akdeniz ticaret ağımız zenginleştirilmelidir. 25 yıl aradan sonra başlayan Libya-İzmir seferlerinin düzenli şekilde devam etmesi de önem taşıyor” şeklinde konuştu.

KRUVAZİYER TURİZMİNDE BEYAZ SAYFA

Deniz turizmi sektöründe pandemi öncesine ulaşılamasa da geçen yılın geride bırakıldığını belirten Öztürk, izole tatil ihtiyacının 2022 yılında tekne ve marina sektörüne olan ilgiyi devam ettireceğini söyledi.

Öztürk, şöyle devam etti: “2022 yılında 45 milyon turist, 35 milyar dolar gelir hedefleniyor. Bu hedefin beşte birinin deniz turizminden elde edilmesi öngörülüyor. İki yıldır yapılamayan Ege kıyılarımız ile Yunan adaları arasında feribot seferlerinin bahar aylarından itibaren başlamasını bekliyoruz. Kruvaziyer sektöründe çok güzel gelişmeler yaşanıyor. Yeni sezonda Kuşadası’na 650, Galataport’a 250, İzmir’e 49, Çeşme’ye 39 gemi rezervasyon yaptırmış durumda. Türkiye 2022’de kruvaziyer turizminde beyaz bir sayfa açacaktır”.

Devamını oku

Liman & Tershane Proje

Türk limancılığı 51 milyon tonu aşan elleçlemeyle globali aşacak

Yayınlanma tarihi

-

2021’de 51 milyon tonu aşan elleçlemeye imza atan Türk limancılık sektörü, yüzde 5 büyüme ile global ortalamayı aşacak. Sektör, 2022’de de 540 milyon tonun üzerinde yük eleçlemeyi hedefliyor.

Küresel ticaretin yüzde 90’ına yakınını oluşturan denizyolu taşımacılığı, ülkelerin dış ticaretinde önemli bir rol oynuyor. Hemen hemen tüm sektörleri olumlu ya da olumsuz etkileyen COVID-19 lojistik sektörünü de derinden etkilerken tedarik zincirinde de büyük çapta kırılmalara yol açtı. Bu dönemde üç tarafı denizlerle çevrili olmasıyla birlikte dünya taşıma koridorlarında yer almasına ilave olarak jeopolitik ve jeostratejik avantajı ile öne çıkan Türk limanları, 2021 yılını küresel büyüme rakamının üstünde, yüzde 5 büyüme ile kapatmaya hazırlanıyor. Küreselde ise sektörün bu yıl yüzde 4.3 büyümesi bekleniyor.

2022’de yük miktarı 540 milyon tonu aşacak

Küresel ekonomik gelişmeler, dünya taşımacılık talebini arttırdığının altını çizen Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Başkanı Aydın Erdemir, “Dünya ticareti büyüyor, rekabet artıyor ve bu rekabete dayalı olarak küresel ticaret savaşları ortaya çıkıyor. Türkiye’nin de konumu itibariyle önemli bir avantajı bulunuyor. 2021 yılı itibarıyla limancılık sektörümüz yeniden genel beklentimiz olan yüzde 5 büyüme hedefine oturmuş olacaktır. 2021 yılı 521 milyon tonun üzerindeki bir elleçleme rakamıyla kapanırken 2022 yılında ise yine yüzde 5 artış ile 540 milyon tonun üzerinde bir yük miktarı bekliyoruz. Ayrıca ihracatta rekorlar kıran Türkiye’nin de elleçlenen yük tonajının artması ile birlikte limanlarında kapasite ihtiyacı da artış gösteriyor. Bugünden 2050 yılının limancılık hedeflerine ve liman yatırımlarına hazırlanmamız gerekiyor. 2050 yılı için hedeflenen 1,2 milyar ton yük hedefinin gerçekleşmesi için mevcut durumda Türkiye’de kurulu olan liman kapasitesinin 2-3 katına çıkması gerekecek. Bu durumda yerli ve yabancı liman yatırımcılarını teşvik etmemiz gerekli. Kısaca Türkiye’nin potansiyeli açısından liman yatırımlarındaki çekiciliğini daha da yukarıya taşımamız lazım” diye konuştu.

Kruvaziyer yolcu sayısında rekor bekleniyor

Mart 2020’den itibaren kapalı olan kruvaziyer limanlarına 2021 Ekim ayından itibaren gemiler gelmeye başladığını belirten Erdemir, sözlerine şöyle devam etti:

“Kuşadası limanımıza 2021 yılında 22 gemi seferi ile 8 bin 673 kruvaziyer yolcu geldi, 2022 yılında 650 gemiyle 750 bin yolcu bekliyoruz. Kasım 2021 ayında ilk gemisini ağırlayan Galataport’a bile 9 gemi geldi, 2022 yılı için ise halihazırda 250 gemi rezervasyon yaptırdı. TCDD İzmir limanına bile 2021 yılında 3 bin turist geldi, 2022’de sefer planları açıklanan 49 gemiyi ağırlamaya hazırlanıyor. Önemli aksilik olmadığı müddetçe gelmiş geçmiş kruvaziyer tarihindeki en yüksek yolcu sayısına 2022 yılında ulaşma imkânımız olabilecek. 2022 yılı sektörümüzün tüm limanları için olumlu görünüyor. Bu iklimi korumak ülke olarak hepimize düşüyor.”

‘Kapasite yatırımlarına bugünden başlanmalı’

Limanların önünün açılması ve gelecekte ihtiyacımız olan liman kapasite yatırımlarına bugünden başlaması için limanlarımızın kullanım sözleşmelerinin ve işlet sürelerinin uzatılması acil olarak bekleyen en önemli konu olduğunu söyleyen Erdemir, “Ülkemizin üretim, ihracat ve rekabet gücünün sürdürülebilirliği için liman yatırımlarının ve yatırım çekiciliğimizin korunması şart. Limanlar aynı zamanda ülkelerin gelişmişlik ve sosyo-ekonomik yapıların ölçümünde de önemli bir kriter” açıklamasını yaptı.

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish