Takip Edin
#

Liman & Tershane Proje

Ağır Nakliye Sektöründe Ağırlığını Koyan Firma; Deka Proje Taşımacılığı

Abone Ol 

Yayınlanma tarihi

-

70 yıla yakın geçmişiyle ağır nakliye proje taşımacılığı sektörüne ağırlığını koyan sektörün deneyimli, tecrübeli firması Deka Proje Taşımacılığı sahibi Ünal Karaaslan ile ve TKU Magazin Dergisi Kurumsal İletişim Müdürü Hakan Akın sizler için görüştü…

Firmanızın kuruluş süreciyle ilgili bilgi verir misiniz?

Bizim 1950 yılında kurulan bir aile şirketimiz vardı Karaaslan Uluslararası Taşımacılık adında. Bundan 3 sene önce ben ayrılarak kendi firmamı kurdum. Zaten biz bu sektörün içinde doğduk. Çocukluğumuzdan beri arabaların, tırların içinde büyüdük. 3 sene önce ayrılarak kendi şirketimi kurdum. O günden beride kendim devam etmekteyim.

Genel anlamda verdiğiniz hizmetler nelerdir?

Ağır nakliye, proje taşımacılığı, demir-çelik makinelerinin mühendislik fabrikalarına hizmet vermekteyiz. Zaten Karabük merkezde olduğumuz için demir-çelik sektörünün merkezinden geliyoruz. Ayrıca demir-çelik ürünlerinin taşıması, sevkiyatını ve pazarlamasını da yapıyoruz.

Araç filonuz hakkında bilgi verir misiniz?

Araç filomuzda şu anda ck kayıtlı 4 adet uzatmalı megalı Jumbo lovbetlerimiz var. Bütün araçlarımız yük sigortalıdır, teminatlıdır. Bir ay önce kadar İzmir şubemizi açtık. Şu an için Karabük ve İzmir olarak iki yerde ilerlemeyi düşünüyoruz.

Taşımacılıkla ilgili sektörün şu anki durumuna nasıl görüyorsunuz ve gelecekle alakalı var mı bir takım görüşleriniz?

Şu anda bütün nakliye firmaları çok güzel çalışıyor, iş var. Türkiye’de şu anda bütün araçlar, bütün firmalar dolu dolu çalışıyor. Bu son 10 yılda bu şekilde oluyor. Ben bunu eski şirketimden de biliyorum bir tepeye çıkıyor ondan sonra iniyor sonra tekrar tepeye çıkıyor. Bence bir 5-10 sene daha yükselecek yani. Şu anda bence Türkiye’deki işçi maliyetleri çok uygun olduğu için çoğu yurtdışı firmaları bütün malzemelerini Türkiye’de yaptırıyor. Türkiye’de imalatını yaptırıp dışarıya yani başka ülkelere gönderdiği için Türkiye’de lojistik bir şekilde hızlı ilerliyor.

Pandemi dönemini nasıl atlattınız?

Biz pandemi döneminde hiç çalışmadığımız kadar çok çalıştık. Ve ayrıca biz kabori tipi malzemeler taşıdığımız için yasaklardan dolayı yolları çok rahat kullandık. Rahat rahat çalışabildik. Boş yollarda taşıma yaptığımızdan dolayı bizim için aslında çok olumu geçti pandemi. Pandemiden bizim sektör hiç etkilenmedi diyebilirim. Bu dönemde nakliyecilik para kazandı.

Kur politikasından nasıl etkileniyorsunuz, müşteriye yansıtabiliyor musunuz?

Müşteriye ne mazotu ne kuru kolay kolay yansıtamıyoruz. İster istemez belirli bir şekilde yansıtmaya çalışıyoruz ama istediğimiz oranları alamıyoruz.

İş planınızı nasıl yönetiyorsunuz?

Benim bütün şoförlerim 20-30 yıllık deneyimi olan insanlardır. Zaten babamda var başımızda. O yıllarca yurtdışına gidip gelmiş. Ekibimizde zaten hiç yeni insan yok.

Müşterilerin çoğunun bizi tercih etmesinin sebebi bizim onların aralarındaki farkı kapatmalarına yardımcı oluyoruz. 10 günde yapılan sevkiyatları 5 güne düşürebiliyoruz. Daha erken yapabiliyoruz. Çoğu müşterilerimiz bizi zaten bu yüzden seviyor. Bu yüzden bizi tercih ediyor. Özellikle yaptıkları ihracatlarındaki müşterilerine yetişemiyorlar bazen 5-6 gün gecikmeleri olabiliyor. Böyle olunca onlar da bize yükleniyorlar doğal olarak. Bizde firma olarak gece gündüz çalışıp o açığı kapatmaya çalışıyoruz.

Biz şu anda ağırlıklı olarak, Irak, İran, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Ermenistan, Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelere çalışıyoruz. Son dönemde Avrupa’yla Balkanlara çok girmiyoruz. Şu zamanlarda Irak biraz daha ağırlıklı. Türkiye’ye içine de hizmet vermeye devam ediyoruz.Batı Karadeniz, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, İskenderun bölgelerinde sürekli araçlarımız dolanıyor.

Araçlarımızın tümü 3 milyon liraya kadar sigortalıdır. Her yüklemede yaptığımız, aldığımız önlemleri ve güvenlik bağlantılarını müşterilerimizin onayına sunuyoruz. Onay aldıktan sonra da araçlarımızı yola çıkartıyoruz. Yolda da çoğu zaman arabalarımızın başında oluyoruz. Sürekli takipteyiz, sürekli sahadayız. Ofiste 10 gün duruyorsak dışarıda 20 gün duruyoruz. Ofiste arkamızı toplayan insanlar var o yüzden dediğim gibi biz sürekli sahadayız. Babamın ismi Semih Karaaslan ama bu şirketi kuran dedem Ünal Karaaslan’dır. Yani bu sektörün asıl duayeni bizim dedemizdir.

Kardemir A.Ş. ile ilgili yaptığınız çalışmalar nelerdir?

Kardemir A.Ş. tarafından üretilen demir çelik ve yan ürünlerin satış ve pazarlanması tarafımızca yapılmaktadır.Ayrıca Karabük dışından Kardemir a.ş. den malzeme alan firmaların bir nevi buradaki şubesi olarak stok takibi, sipariş kesimi, ordino evraklarının yapımı gibi sevkiyatı hazır hale getirilecek işlemlerin takibi deneyimli ekibimiz tarafından eksiksiz olarak gerçekleştirilmektedir. Bunların haricin de, bizim yurtdışında çalıştığımız partnerlerimiz var. Onlarında buraya araçları geliyor. Biz onlar içineskort hizmetleri de veriyoruz. Belgelerini hazırlıyoruz.

Limanlarla ilgili çalışmalarınız nelerdir?

Şimdi biz sürekli olarak bir limanda faaliyet gösteriyoruz diyemem ama düzenli olarak ihracat yaptığımız için her limanda çalışabiliyoruz. Biz kooperatif gibi limanların kapısında duran bir firma değiliz. Bunun haricinde buralarla ilgili ihalelere katılıp o işleri de aldığımız oluyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Dediğim gibi biz bu işin içinde doğduk, 1950 yılında dedemizin başlattığı bir şeyi biz devam ettiriyoruz. Nakliyecilik gerçekten, gecesi gündüzü olmayan zor bir meslek. Ama biz işimizi severek yapıyoruz. Zaten bu işi sevmeyen insan yapamaz. Çünkü yeri geliyor 10-15 gün ailenizden, çoluğunuzdan, çocuğunuzdan ayrı kalıyorsunuz. Ne kadar patronda olsanız sıkıntılı bir malzeme taşındığında mecbur başına gidiyorsun. Yani o yüzden gerçekten sevmeyen insan bu işi yapamaz. İşini seven insan da işini dört dörtlük yapıyordur. Ben bizimde işimizi dört dörtlük yaptığımıza inanıyorum. Allah’a şükür bu zamana kadar da en ufak bir sıkıntı, kaza v.s başımıza gelmedi. İnşallah bundan sonra da gelmez.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Liman & Tershane Proje

POLİPORT’TAN KOCAELİ LİMAN BÖLGESİ’NE 465 MİLYON LİRALIK YATIRIM

Yayınlanma tarihi

-

POLİPORT’TAN KOCAELİ LİMAN BÖLGESİ’NE 465 MİLYON LİRALIK YATIRIM

POLİPORT, KOCAELİ LİMAN BÖLGESİ’NDEKİ 465 MİLYON LİRALIK YATIRIMI İÇİN TEŞVİK BELGESİ ALDI

 

Avrupa’nın en büyük 10 limanı arasında yer alan Kocaeli Körfez Bölgesi’nde faaliyet gösteren Poliport, 465 milyon lira değerindeki yatırım ile kapasitesini artıracak. Yatırım ile 271.000 metreküp olan sıvı yük depolama kapasitesinin, 436.000 metreküpe çıkması bekleniyor. Kapasite artışına ilişkin yatırımlar 2022 yılı itibariyle devreye alınmaya başlanacak. Poliport Genel Müdürü Efe Hatay, 465 milyon lira değerindeki yatırım için vergi, KDV, sigorta primi gibi devlet desteği sağlayacak olan teşvik belgesinin Resmi Gazete’de yayınlandığını söyledi.

 

Polisan Holding’in liman işletmeciliği alanında faaliyet gösteren bağlı ortaklığı Poliport’un Kocaeli Körfez Bölgesi’nde önemli bir görev üstlendiğini ve 50 yıldır birçok ilke imza attığını belirten Genel Müdür Efe Hatay, “Türkiye GSYİH’nın %45’ini üreten bölgede merkez üssü durumunda bulunan Kocaeli bölgesinin lider bağımsız kimyasal depolama terminallerinden biri olarak müşterilerimize tam zamanlı hizmet veriyoruz.  Kapasitede yaşanacak artış bölge ekonomisine de ciddi manada katkıda bulunacak” dedi.

 

Türkiye’nin stratejik olarak en önemli konumda ve elleçlenen yük açısından da lider olan Kocaeli Körfez Bölgesinde, 50 yılı aşkın bir süredir faaliyet yürüten ve bölgenin lider liman işletmelerinden biri olan, Polisan Holding bağlı ortaklığı Poliport, yeni yatırımı ile kapasitesini artıracak.

213,000 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan ve müşterilerine, dökme sıvı depolama hizmeti; kuru yük ve genel kargo tahliye-yükleme hizmetleri ile antrepo hizmetleri de sunan Poliport, rıhtım, iskele ve tank sahasına 465 milyon liralık ek yatırım yapacak.

 

Kocaeli Körfez Bölgesi’ne yatırıma devlet teşviki almaya hak kazandılar

Poliport Genel Müdürü Efe Hatay, söz konusu yatırım için teşvik alındığını söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tebliği ile Resmi Gazetede yayınlanan teşvik belgesi ile sağlanan devlet desteğinin; yüzde 55 vergi indirimi, yüzde 20 yatırıma katkı oranı, sigorta pirimi için 3 yıl boyunca işverene hisse desteği ve KDV istisnasını kapsadığını belirtti.

 

Kapasite artışı karlılığa ve ülke ekonomisine katkıda bulunacak

Poliport’un Kocaeli Körfez Bölgesi’nin kullandığı teknoloji ile en genç ve modern liman terminali olduğunu belirten Efe Hatay, “Yatırımlarımızı, 1990’lardan bu yana dünyanın en büyük üreticilerine kesintisiz olarak verdiğimiz hizmetin kalitesini en yüksek seviyede korumak ve teknolojiyi kullanarak fark yaratma odağı ile yürütüyoruz. 2021 yılında başlattığımız tank sahalarındaki onarımlar ve yenileme hızla devam ediyor. İskele ve geliştirme faaliyetleri süren kapalı depolarımızı 2022 başında devreye alarak, liman operasyonlarımızda karlılığa odaklanacağız. Bunun yanı sıra, liman otomasyon programının 2022 yılında devreye alınması için başlattığımız AION Projesi de devam ediyor. Stratejik yatırımlarımız ile müşterilerimizin ihtiyaçlarına güvenli ve hızlı çözümler sunarken, sürdürülebilir karlılığın yanı sıra bölgemizin ve ülke ekonomisinin büyümesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Devamını oku

Liman & Tershane Proje

Güçlü Lojistik Performans İle Üretimde ve Ticarette Üs Oluruz

Yayınlanma tarihi

-

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, pandemi ile hızlanan Türkiye’nin lojistik üs ve küresel tedarik merkezi olma kabiliyetinin, 2022 yılında üretim gücünü ve lojistik performansı artıracak adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, pandemi ile hızlanan Türkiye’nin lojistik üs ve küresel tedarik merkezi olma kabiliyetinin, 2022 yılında üretim gücünü ve lojistik performansı artıracak adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Öztürk, “Ülkemizin küresel tedarik merkezi konumunu sağlamlaştırması için istikrarlı bir döviz kuruna, rekabetçi üretim ve ihracat gücüne, yüksek lojistik performansına sahip olması gerekiyor. Ürettiğimizi malı en hızlı şekilde ve en düşük maliyetle denizyoluna aktarmalıyız. Ülkemiz lojistiği stratejik sektör olarak değerlendirmeli, milli gemi filomuzu büyütecek, limanlarımızı sanayi merkezlerine bağlayacak adımları atmalıdır” dedi.

LOJİSTİK DARBOĞAZLAR DEVAM EDECEK

Küresel tedarik zincirindeki tıkanıklığın 2021 yılında da yoğun şekilde devam ettiğine dikkat çeken Öztürk, 2020 yılında yüzde 10 civarında daralan küresel mal ticaretinin, bu yıl yüzde 22, gelecek yıl yüzde beş-altı seviyelerinde büyüyeceğinin tahmin edildiğini ifade etti.

Öztürk, “Güçlü talep dünya ticaretini büyütürken, üretim ve taşımacılık bu büyümeyi takip etmekte zorlanıyor. Yüksek hammadde fiyatları ve yüksek enflasyon, ticaret savaşları, kırılgan ekonomiler, parasal sıkılaştırmalar gibi risklere bağlı olarak lojistik darboğazların 2022 yılında da tedarik zincirindeki aksamalara yol açması bekleniyor. Ticaretin normal akışına dönmesi, tüketim hızının yavaşlamasına bağlı olacak. Denizcilik de bu gelişmelere uyum sağlamaya çalışıyor. Deniz taşımacılığı ve lojistik sektöründe kartların yeniden karıldığı dönem geride kaldı, kartların yeniden basıldığı bir döneme girildi. Çin gibi bazı gelişmiş ülkeler, küresel tedarik sorunlarını çözmek için deniz, hava ve kara lojistik firmalarını tek bir merkezde yeniden organize ederken, dev gemi operatörleri yeni satın almalar ile limandan limana yaptıkları taşımacılığı fabrikadan kapıya kadar uzatıyorlar. Biz de bu gelişmeleri yakından takip edip lojistiğimizi yeniden organize etmek zorundayız” diye konuştu.

YENİ DENİZYOLLARI OLUŞTURULMALI

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği verilerine göre Türk limanlarının 2021 yılını yüzde beş büyüme ile kapatacağını dile getiren Öztürk, konteynerde yüzde 6,9, dökme yükte yüzde 2,8, Ro-Ro taşımacılığında yüzde 28,8 artış olmasının beklendiğini, İzmir Limanları’nda elleçlenen konteyner yükünün ise 1 milyon 750 bin TEU’yu geçmesinin öngörüldüğünü söyledi. Öztürk, İzmir Körfezi Rehabilitasyon Projesi, Kuzey Ege Çandarlı Limanı gibi önemli yatırımların İzmir’in denizcilikte kaderini değiştireceğini, bölgenin Kuşak ve Yol Projesi’nde önemli bir kavşak haline geleceğini ifade etti.

Avrupa’da boşalan rafları en hızlı şekilde dolduracak ülke olarak Türkiye’nin öne çıktığını vurgulayan Öztürk, “Ege Bölgesi olarak ihracatımızın yarısından fazlasını yaptığımız Avrupa Birliği pazarına, Çeşme Ulusoy Limanı-Trieste, Alsancak Limanı-Tarragona seferleri ile doğrudan bağlanıyoruz. Bunun yanı sıra yeni Ro-Ro hatları gündeme gelmelidir. İzmir-Selanik Ropax hattı için çalışmalar devam ediyor. Fransa, Kuzey Afrika gibi ülkelere yeni hatlar oluşturularak Akdeniz ticaret ağımız zenginleştirilmelidir. 25 yıl aradan sonra başlayan Libya-İzmir seferlerinin düzenli şekilde devam etmesi de önem taşıyor” şeklinde konuştu.

KRUVAZİYER TURİZMİNDE BEYAZ SAYFA

Deniz turizmi sektöründe pandemi öncesine ulaşılamasa da geçen yılın geride bırakıldığını belirten Öztürk, izole tatil ihtiyacının 2022 yılında tekne ve marina sektörüne olan ilgiyi devam ettireceğini söyledi.

Öztürk, şöyle devam etti: “2022 yılında 45 milyon turist, 35 milyar dolar gelir hedefleniyor. Bu hedefin beşte birinin deniz turizminden elde edilmesi öngörülüyor. İki yıldır yapılamayan Ege kıyılarımız ile Yunan adaları arasında feribot seferlerinin bahar aylarından itibaren başlamasını bekliyoruz. Kruvaziyer sektöründe çok güzel gelişmeler yaşanıyor. Yeni sezonda Kuşadası’na 650, Galataport’a 250, İzmir’e 49, Çeşme’ye 39 gemi rezervasyon yaptırmış durumda. Türkiye 2022’de kruvaziyer turizminde beyaz bir sayfa açacaktır”.

Devamını oku

Liman & Tershane Proje

Türk limancılığı 51 milyon tonu aşan elleçlemeyle globali aşacak

Yayınlanma tarihi

-

2021’de 51 milyon tonu aşan elleçlemeye imza atan Türk limancılık sektörü, yüzde 5 büyüme ile global ortalamayı aşacak. Sektör, 2022’de de 540 milyon tonun üzerinde yük eleçlemeyi hedefliyor.

Küresel ticaretin yüzde 90’ına yakınını oluşturan denizyolu taşımacılığı, ülkelerin dış ticaretinde önemli bir rol oynuyor. Hemen hemen tüm sektörleri olumlu ya da olumsuz etkileyen COVID-19 lojistik sektörünü de derinden etkilerken tedarik zincirinde de büyük çapta kırılmalara yol açtı. Bu dönemde üç tarafı denizlerle çevrili olmasıyla birlikte dünya taşıma koridorlarında yer almasına ilave olarak jeopolitik ve jeostratejik avantajı ile öne çıkan Türk limanları, 2021 yılını küresel büyüme rakamının üstünde, yüzde 5 büyüme ile kapatmaya hazırlanıyor. Küreselde ise sektörün bu yıl yüzde 4.3 büyümesi bekleniyor.

2022’de yük miktarı 540 milyon tonu aşacak

Küresel ekonomik gelişmeler, dünya taşımacılık talebini arttırdığının altını çizen Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Başkanı Aydın Erdemir, “Dünya ticareti büyüyor, rekabet artıyor ve bu rekabete dayalı olarak küresel ticaret savaşları ortaya çıkıyor. Türkiye’nin de konumu itibariyle önemli bir avantajı bulunuyor. 2021 yılı itibarıyla limancılık sektörümüz yeniden genel beklentimiz olan yüzde 5 büyüme hedefine oturmuş olacaktır. 2021 yılı 521 milyon tonun üzerindeki bir elleçleme rakamıyla kapanırken 2022 yılında ise yine yüzde 5 artış ile 540 milyon tonun üzerinde bir yük miktarı bekliyoruz. Ayrıca ihracatta rekorlar kıran Türkiye’nin de elleçlenen yük tonajının artması ile birlikte limanlarında kapasite ihtiyacı da artış gösteriyor. Bugünden 2050 yılının limancılık hedeflerine ve liman yatırımlarına hazırlanmamız gerekiyor. 2050 yılı için hedeflenen 1,2 milyar ton yük hedefinin gerçekleşmesi için mevcut durumda Türkiye’de kurulu olan liman kapasitesinin 2-3 katına çıkması gerekecek. Bu durumda yerli ve yabancı liman yatırımcılarını teşvik etmemiz gerekli. Kısaca Türkiye’nin potansiyeli açısından liman yatırımlarındaki çekiciliğini daha da yukarıya taşımamız lazım” diye konuştu.

Kruvaziyer yolcu sayısında rekor bekleniyor

Mart 2020’den itibaren kapalı olan kruvaziyer limanlarına 2021 Ekim ayından itibaren gemiler gelmeye başladığını belirten Erdemir, sözlerine şöyle devam etti:

“Kuşadası limanımıza 2021 yılında 22 gemi seferi ile 8 bin 673 kruvaziyer yolcu geldi, 2022 yılında 650 gemiyle 750 bin yolcu bekliyoruz. Kasım 2021 ayında ilk gemisini ağırlayan Galataport’a bile 9 gemi geldi, 2022 yılı için ise halihazırda 250 gemi rezervasyon yaptırdı. TCDD İzmir limanına bile 2021 yılında 3 bin turist geldi, 2022’de sefer planları açıklanan 49 gemiyi ağırlamaya hazırlanıyor. Önemli aksilik olmadığı müddetçe gelmiş geçmiş kruvaziyer tarihindeki en yüksek yolcu sayısına 2022 yılında ulaşma imkânımız olabilecek. 2022 yılı sektörümüzün tüm limanları için olumlu görünüyor. Bu iklimi korumak ülke olarak hepimize düşüyor.”

‘Kapasite yatırımlarına bugünden başlanmalı’

Limanların önünün açılması ve gelecekte ihtiyacımız olan liman kapasite yatırımlarına bugünden başlaması için limanlarımızın kullanım sözleşmelerinin ve işlet sürelerinin uzatılması acil olarak bekleyen en önemli konu olduğunu söyleyen Erdemir, “Ülkemizin üretim, ihracat ve rekabet gücünün sürdürülebilirliği için liman yatırımlarının ve yatırım çekiciliğimizin korunması şart. Limanlar aynı zamanda ülkelerin gelişmişlik ve sosyo-ekonomik yapıların ölçümünde de önemli bir kriter” açıklamasını yaptı.

Devamını oku
Advertisement hba.com.tr
Advertisement hba.com.tr

Trend olan

EnglishTurkish