Takip Edin

Sektörel Gündem

Afet köy konutlarını yüzde 66 indirimle 2 yılı ödemesiz 18 yıl vadeyle vereceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki yangın sonrası inşa ettikleri 900 afet köy konutunu maliyeti üzerinden yüzde 66 indirimle, 2 yılı ödemesiz, 18 yıl vadeyle hak sahiplerine vereceklerini söyledi. Erdoğan, “Aylık ödemesi 2 bin 50 lira ile 3 bin 700 lira arasındadır. Toplam ödeme küçük tiplerde 445 bin, ahırlı tiplerde 797 bin lira olacaktır” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Erdoğan, Kalemler Mahallesi’nde gerçekleştirilen Manavgat-Akseki Yangın Afeti Sonrası Köy Konutları Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, Antalya’da dolu dolu bir gün geçirdiklerini ifade etti.

Önce Kepez’de yapılan toplu açılış töreninde Antalyalılarla hasret giderdiklerini belirten Erdoğan, resmi rakamlara göre 90 bin civarında katılım olduğunu dile getirdi.

Ardından geçen ay sel felaketine maruz kalan Kumluca’ya geçtiklerini ve 12 bin kişinin de Kumluca’da olduğunu anlatan Erdoğan, söz verdikleri köy konutlarından bir kısmının anahtar teslimi vesilesiyle Manavgatlılarla bir arada olduklarını söyledi.

Tamamlanan konutların görsellerinin alandaki ekrana yansıtılması sonrasında Erdoğan, “Şu evlerin güzelliğini görüyorsunuz. Söz verdik, Manavgatlı kardeşlerimize sözlerimizi yerine getirdik, bundan mutluyuz çünkü AK Parti iktidarı, verilen sözleri yerine getiren iktidardır.” diye konuştu.

Yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, “Bu yangın Manavgat, Alanya, Gündoğmuş ve Akseki ilçelerimizin 59 mahallesinde 11 gün süreyle etkili olmuştur. Türkiye Afet Müdahale Planı’nı devreye sokarak devletimizin tüm imkanlarıyla müdahale ettiğimiz bu afet, 61 bin 500 dekar ormanımızla birlikte adeta ciğerlerimizi de yakmıştır.” ifadelerini kullandı.

8 binin üzerinde personel, 40 hava aracı, 2 bin kara aracıyla söndürme çalışmalarının yürütüldüğü yangının ardından hemen vatandaşların yaralarını sarmaya başladıklarına dikkati çeken Erdoğan, evleri, eşyaları, işyerleri ve araçları zarar gören vatandaşlara 53 milyon lira, tarım alanları ve hayvanları zarar gören çiftçilere 213 milyon lira, enkaz kaldırma işlemleri için de ilgili birimlere 25 milyon nakdi ödeme yaptıklarını anlattı.

Erdoğan, “Toplamda 300 milyon lirayı bulan bu desteklerin yanında hayırsever vatandaşlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla 56 milyon liralık bir katkıyla vatandaşlarımızın yanında yer almıştık.” dedi.

“Konutların aylık ödemesi 2 bin 50 lira ile 3 bin 700 lira arasında”

Hasar tespitinin ardından 666 vatandaşa AFAD’dan, 234 vatandaşa da kentsel dönüşümden hak sahibi olarak konut inşasına karar verdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu 900 konut yanında 4 köy konağının ve bir caminin de inşasına başlamıştık. Bölgenin mimarisine uygun şekilde tek veya 2 katlı olarak inşa ettiğimiz bu evlerden yapımı tamamlanan 427’sinin anahtarlarını sahiplerine teslim ediyoruz. Evrenseki, Kalemler ve Kepezbeleni köy konakları bitmek üzeredir. Kalan konutları ve diğer yapıları da en kısa sürede tamamlıyoruz. Yapılan konutlar, tasarımıyla, malzemesiyle, çevresiyle gerçekten her vatandaşımızın sahip olmak isteyeceği güzellikte işlerdir. “

Erdoğan, Türkiye’de gerçekleştirmek istedikleri mimari zihniyet değişiminin birer örneği olarak gördüğü bu projelerin, tüm şehirlerde yaygınlaştırılması gerektiğine işaret etti.

Konutların hangi şartlarda hak sahiplerine verileceğini de aktaran Erdoğan, “İnşa ettiğimiz 900 afet köy konutunu maliyeti üzerinden yüzde 66 indirimle, 2 yılı ödemesiz, 18 yıl vadeyle sahiplerine vereceğiz. Ahırlı ve ahırsız tiplerine göre, büyüklükleri 93 metrekare ile 280 metrekare arasında değişen bu konutların aylık ödemesi 2 bin 50 lira ile 3 bin 700 lira arasındadır. Toplam ödeme küçük tiplerde 445 bin lira, ahırlı tiplerde 797 bin lira olacaktır. Gerek bugüne kadar teslim edilen konutların, gerek yakında teslim edilecek konutların hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Bu çalışmaların hızla tamamlanmasında emeği geçen bakanlar, bakanlıklar, kurumlar ve yüklenicileri tebrik eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Görüldüğü gibi artık yaraların sarılmasını birkaç ayda, yıkılanların yerine yenisinin yapılmasını inşa tarihinden başlatırsak bir yıl gibi bir sürede bitiriyoruz. Dünyada böylesine hızlı bir afet yönetimi gerçekleştirilen başka bir örnek yoktur. Bırakınız yıkılanların yerine bir yılda yenisini yapmayı, bu kadar sürede enkazı dahi kaldıramayan, temizleyemeyen ülkeler biliyoruz. Yaşanan her kriz, her afet Türkiye’nin yönetim kapasitesini ve kabiliyetini sadece kendimize değil, tüm dünyaya tekrar tekrar ispatlıyor. Elbette gönül ister ki ne salgınla uğraşalım, ne yangın ve sele maruz kalalım, ne siyasi ve ekonomik kriz dalgalarıyla mücadele edelim ama hepsi de hayatın ve dünyanın birer gerçeği olduğuna göre bize düşen görev tedbirimizi almak, hazırlığımızı yapmak, başımıza geldiğinde de en hızlı şekilde çözümüne bakmaktır. Tabii bu çalışmaları yürütürken aslında yaptığımız iş, milletin olanı millete vermekten ibarettir. Eskiden milletin olanı vesayetle, darbeyle, nice sinsi ayak oyunuyla kendi insanımıza değil, emperyalistlerin doymak bilmez ihtiraslarına kurban ettikleri için felaketlerde boynumuz bükük kalıyordu.”

“Dünyaya örnek olan bir çalışmayla yanan alanları hızla tekrar canlandıracak projeleri hayata geçirdik”

Erdoğan, 1939 Erzincan depreminde insanların aylarca yıkıntıların altından çıkamadığını dile getirerek, “Daha yakın bir vakitte 1999 depreminde devletin günlerce hatta haftalarca ulaşamadığı yerler olduğunu biliyoruz. Hamdolsun milletimizden aldığımız destekle kurduğumuz sistem sayesinde son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan ‘Nerede bu devlet?’ feryadı duymadık. Tam tersine hafızalarımızda sadece her felaketin ardından kendine anında sahip çıkan, devletine dua eden insanlarımızın görüntüleri kaldı. İnşallah Türkiye’yi bu seviyesinin gerisine asla düşürmeyecek, teknolojinin verdiği imkanlarla hem altyapımızı güçlendirmeye hem afet müdahale sistemimizi geliştirmeye devam edeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların yaralarını sarıp kayıplarını telafi ederken tabiatı da ihmal etmediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Sadece ülkemize değil, dünyaya örnek olan bir çalışmayla yanan alanları hızla tekrar canlandıracak projeleri hayata geçirdik. Biliyorsunuz, her yangında olduğu gibi Manavgat yangınında da birileri çıktı, ‘ormanın inşaat yapılmak için bilerek yakıldığını veya yanan yerlerin bu amaçla kullanılacağını’ iddia etti. Bu iftirayı, bu yalanı, bu fitneyi ısrarla milletimizin kulağına ve gönlüne sokmaya çalışanlara en güzel cevabı gerçekleştirdiğimiz ekolojik restorasyonla verdik.”

“Yangından zarar gören alanların yüzde 90’ında çalışmalar bitti”

Yangında zarar gören 60 bin hektara yakın alanın 30 bin 500 hektarında tabii gençleştirme, 14 bin 400 hektarında suni gençleştirme, 467 hektarında endüstriyel plantasyon projesini uyguladıklarını belirten Erdoğan, kalan 14 bin 500 hektarın üzerindeki kısmı da tabiat koruma alanı olarak ayırdıklarını söyledi.

Tabii gençleştirme alanlarındaki çalışmaların bitmek üzere olduğunu kaydeden Erdoğan, geçen ilkbahar ve sonbahar aylarında 135 bin kilogram kızılçam, 2 bin 320 kilogram karaçam ve 6 bin 200 kilogram sedir tohumunu bu alanlarda toprakla buluşturduklarını ifade etti.

Erdoğan, suni gençleştirme ve plantasyon alanlarındaki çalışmalarda da sona geldiklerini belirterek, şunları dile getirdi:

“Buralarda dozer ve ekskavatörlerle 5 bin 200 hektara yakın toprağı işleyerek fidan dikimi, 5 bin 670 hektar alanda da tohum ekimi yaptık. Gelecek yıllarda ortaya çıkacak ihtiyacı da göz önünde bulundurarak sınır hatlarına ve yol kenarlarına yangına dayanıklı 95 bin harnup, 89 bin servi, 70 bin zakkum, 42 bin çeşitli türde ağaç fidanı diktik. Ayrıca köylü vatandaşlarımızın 95 bin harnup ve 70 bin defne fidanı dikmesini teşvik ettik. Böylece toplamda 2 milyon 750 bin fidanı toprakla buluşturarak yangından zarar gören alanların yüzde 90’ındaki çalışmaları bitirdik. Kalan kısımları da inşallah bu sezon tamamlayacağız. Dikim yapılan yerlerdeki bitki örtüsü artık gözle görülür hale gelmeye başladı.”

“Sorgun’da 2 milyon 800 bin metrekarelik alanı millet bahçesi olarak düzenleyeceğiz”

Vatandaşlara bir de müjde vermek istediğini söyleyen Erdoğan, “Sorgun bölgesindeki 2 milyon 800 bin metrekarelik bir alanı millet bahçesi olarak düzenleyerek Manavgat halkının hizmetine sunma kararı aldık.” dedi.

Erdoğan, Manavgat’a daha önce Türk Beleni Millet Bahçesi’ni kazandırdıklarını belirterek, Antalya’nın diğer ilçelerinde yapımı süren 5 millet bahçesine bugün Sorgun Millet Bahçesi’ni de dahil ettiklerini bildirdi.

Ülkenin en eski turizm bölgelerinden Manavgat’ı yeni yatırımlar ve desteklerle çok daha ileri seviyelere çıkartmakta kararlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, aynı zamanda Manavgat’ın da projesi olan Antalya-Alanya otobanının bunlardan biri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, yapımını Kültür ve Turizm Bakanlığının üstlendiği iki yeni atık su arıtma tesisiyle, 2050’ye kadar denizlerin temizliğini garanti altına aldıklarını ifade etti.

Antalya Havalimanı’nın yıllık 80 milyona çıkacak kapasitesinden Manavgat’ın da istifade edeceğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“İç Anadolu’yu Manavgat’a bağlayan bölünmüş yol projemizdeki her gelişme doğrudan ilçemize katkı sağlıyor. İnşallah Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 100. yılı coşkusunu hep beraber yaşayacağımız 2023’ü ‘Türkiye Yüzyılı’nın da başlangıcı haline yine birlikte getireceğiz. Bu duygularla bir kez daha anahtar teslimini yaptığımız evlerin hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Köy konutlarımızın inşasında emeği geçen bakan ve bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, yüklenicileri tekrar tebrik ediyorum.”

Törenden notlar

Töreninin yapıldığı Kalemler Mahallesi’ne Türk bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük boy portreleri asıldı.

Alanın girişinde “Yörükler Diyarına Hoşgeldiniz Sayın Cumhurbaşkanım”, “Türkiye Yüzyılı Hedefinde Yörükler Sizinle” yazılı pankartlar yer aldı.

Manavgat ilçesinde 2021’deki orman yangınında kullanılamaz hale gelen traktörünün yenisine bir hafta içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kavuşan 64 yaşındaki çiftçi Mithat Akça, töreni izleyenlerin arasında yer aldı.

Bazı çiftçiler de yangından sonra kavuştukları yeni traktörleriyle tören alanına geldi.

Törene katılanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonlarının ışıklarını yakarak, bayrak sallayarak, şarkılara eşlik ederek alkışlarla karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangından sonra yeni evlerine kavuşan vatandaşlara konutlarının anahtarını verdi. Anahtarlarını alan afetzedeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Antalya Valisi Ersin Yazıcı, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anahtar teslim törenin ardından yeni evine kavuşan Rıfat Akça’nın ailesini ziyaret etti.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Kentlerin gıda ihtiyacını dikey tarım karşılayacak

İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde hasat başladı. 300 metrekarelik alanda 20 dekara karşılık gelecek üretim yapılıyor. İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. Yüksek teknoloji barındırıyor” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Üzerinden geçip gittiğimiz zeminin metrelerce altında bir grup araştırmacı, laboratuvar ortamında beyaz önlükleriyle dolaşıyor, borularla döşenmiş led ışıklı odalarda bitki üretiyor, ürünlerini çeşitlendirmek, pazara çıkmak için planlar yapıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar bir film karesi olabilecek bu görüntü bugün hayatın bir parçası olmuş durumda. İstanbul gibi bir metropolün tam merkezinde Kağıthane’de yerin 30 metre altında bulunan odalarda fesleğen, marul hatta çilek üretiliyor. İGSAŞ’ın çözüm ortağı olduğu Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi” projesinde artık hasat yapılıyor.

Eksi 8’inci katta üretiliyor

2022 Aralık ayında açılan merkez, Kağıthane Belediyesi’ne ait kapalı otoparkın eksi 8’inci katında faaliyetlerini sürdürüyor. 30 metre derinlikte ve güneşsiz alanda sadece led ışıklarla tarım ürünleri yetiştiriliyor. Merkez, İngiltere’de 33 metre derinlikte hayata geçirilen projenin ardından dünyada kapalı tarım uygulamasının yapıldığı en derin ikinci proje olma özelliği taşıyor.

İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, merkezi “Burası bir tarla ama toprak, güneş, rüzgar yok. İşçilik ihtiyacı çok düşük. Yüksek teknoloji barındırıyor. Minimum gübre kullanılıyor. Zirai ilaca gerek yok. Lojistik maliyeti yok. İklim koşullarından bağımsız” olarak tanımlıyor. Merkezde 12 ay boyunca istenilen her ürünü üretmek mümkün.

Ünal, “Sibirya’da yetişen bir ürünle, ekvatorda yetişen bir ürünü yan yana odalarda üretebilirsiniz. Bir tarlada marulu yılda en iyi 3 kere ekersiniz. Bu sistemde 6-7 hasat elde etmek mümkün” diyor. Merkezde bitkiler raflardaki sıvıların içinde, yine led ışıkları altında büyüyor. İlkay Ünal, “Biz illa bitki topraktan çıksın istiyoruz. Bitki toprağın içinde minerale vitamine ulaşmak için çabalıyor zaten. Onu bulmakta zorlanıyor. Bana şöyle bir soru gelmişti; Artık toprağa ekilmeyecek mi?

Öyle bir şey mümkün değil siz buğdayı, mısırı, şeker pancarını hatta havucu bile burada yetiştirme şansına sahip değilsiniz. Burada yeşil sebzeleri yetiştirin, onları o sahalardan çekin toprağa daha fazla diğer hububat ürünlerini ekin. Yani alanları değiştirelim. Marul için tarlayı kullanmayalım, marulu buraya taşıyalım daha verimli olsun.

Toprak analizi yaparak o toprakta hangi element ihtiyacı varsa onu besleyelim ona göre o toprakta ona göre ekim yapalım” diyor. Ünal, merkezde 300 metrekarede yapılan üretimin dışarıda 20 dekar üretime eşdeğer olduğuna da dikkat çekiyor. Brüt 700, net 330 metrekare bir alanda üretim yapılıyor. Merkezin metrekare maliyeti yaklaşık 17 bin, toplam 5 milyon lira civarında. Bu hesabın içinde inşaat maliyeti yok. Çünkü yeri belediye tahsis etmiş. Sadece kurulum ve mühendislik var.

İnşaat, güneş paneli kurulumu da dahil edildiğinde yatırımın metrekare maliyeti 100 bin lira civarında hesaplanıyor. Dikey tarımın şimdilik tek dezavantajı elektrik maliyeti. Çünkü elektrik ihtiyacını şebekeden karşılıyor. Ancak çatı tipi GES kurulumuyla enerji maliyetini düşürmek mümkün. Öte yandan bu alanda yatırım yapmak isteyen girişimcilerin merkezden bilgi alabilecekleri belirtiliyor.

İGSAŞ tarım şirketi oluyor Projenin çözüm ortağı olan İGSAŞ son yıllarda yaptığı yatırımlarla bir tarım grubu olma yolunda. Şirketin tüketimi yüksek olan üre gübresinin tek üreticisi olduğunu kaydeden Ünal, 2022de hububat ticaretine başlandığını, Samsun’da organomineral gübre tesisi kurmak için çalışıldığını ve yem sektöründe yeni bir yatırım hazırlıkları yapıldığını belirtiyor. Yem yatırımı için bir danışman firmayla anlaşan İGSAŞ, bölge analizlerini bitirmiş. İlk etapta 500 bin tonluk bir kapasiteyle işe başlanması planlanıyor.

Yatırımın tahmini tutarı ise 40-50 milyon dolar civarında. Ünal, Samsun’daki organomineral yatırımı hakkında şu bilgileri veriyor: “Ürün gamında organomineral eksikti. Samsun’a 200 bin tonluk tesisi kuruyoruz. Bu senenin son çeyreğinde deneme üretimi başlayacak. İhracat yapmak gibi bir hedefimiz de var.” Kocaeli’nde üre fabrikası olan şirket aynı yerde ikinci bir üre fabrikası daha kuracak. Bununla ilgili yatırım teşvik belgesi açıklandı. Grup bütün yatırımları tamamladığında 2 milyonluk gübre üretim kapasitesine ulaşacak. Bu, Türkiye’nin üretim kapasitesinin dörtte biri anlamına geliyor.

Su tüketiminde yüzde 95 tasarruf

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Ar-Ge Merkezi, Kağıthane Belediyesi’nin tahsis ettiği Yeni Kültür Merkezi binasının -8. katında, 700 metrekare büyüklüğündeki otopark alanında -30 metre derinlikte bulunuyor. Bu özelliği ile dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim tesisi. Tesiste toplam 330 metrekare alanda 3 adet bitki üretim ünitesi ve 1 adet tohum çimlendirme ünitesi bulunuyor. Üretim her biri 1 metrekarelik tablalarda gerçekleştiriliyor. 3 üretim ünitesinde toplam 384 adet üretim tablası bulunuyor. Fide yetiştirme ünitesinde ise toplam 26 adet tabla yer alıyor.

Toplam 275 metre kareden oluşan 3 ünitede yapılan bitkisel üretim tarlada yapılan yaklaşık 20 dekar üretime eşdeğer durumda. Bir fide ortalama 20 günde ekime hazır olurken, tesisin fide yetiştirme ünitesi yıllık 540 bin adet kapasiteye sahip. Şu anda fesleğen ve marul olmak üzere iki adet ürün yetiştiriliyor. Tam kapasite üretimde yıllık 24 bin adet marul, 4 ton fesleğen yetiştiriliyor. Fideden hasada ortalama 30 günlük bir süreç geçiyor. Su tüketiminde yüzde 95 oranında tasarruf sağlanıyor. Bir laboratuvar ortamı gibi çalışıldığı için tarımsal zararlılar bulunmuyor. Bu yüzden tarımsal ilaç tüketimi sıfır.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şarj ağı alan ilk perakende şirketi Migros oldu

Migros, elektrikli araçlara şarj hizmeti sunmak ve Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla kurduğu Migen Enerji ile “Şarj Ağı İşletmeci Lisansı” alan ilk perakende şirketi oldu.

Yayınlanma tarihi

-

Migros, elektrikli araçlar için şarj hizmeti sunan istasyonlarını bu ay içinde hizmete açacak. Migros Ticaret Yatırım Geliştirme ve İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Şevki Tuncer, ilk etapta şarj istasyonlarının İstanbul’daki mağazalarda hizmete gireceğini ardından da Türkiye’ye yayacaklarını söyledi. Tuncer, “Yılın ilk yarısına kadar 19 ilde 50’yi aşkın mağazada hizmet vermeye başlayacağız” dedi.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Çırağan Palace Shop’tan özel lezzetler

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Sevgililer Günü’nü romantik dokunuşlarla taçlandırmak isteyenlere özel benzersiz ve leziz hediyelikler sunuyor.

Yayınlanma tarihi

-

Çırağan Palace Shop lezzetleri, Şubat ayında Sevgililer Günü’ne özel romantizm ve aşk temalı el yapımı konsept lezzetleriyle sevgililerin kalbini çalıyor.

Birbirinden leziz kalpli çikolatalar, frambuazlı pembe makaronlar, çeşit çeşit aşk temalı pastalar, kırmızı renkte kalpli ekmekler, Çırağan Sarayı’nın baklava oda sında Gaziantepli baklava şefleri tarafından hazırlanan kalpli mor baklavalar ve çok daha fazla romantik hediye, sevdiğine Saray mutfağından bir lezzet armağan etmek isteyenleri bekliyor. Birbirinden benzersiz lezzetlerle dolu Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan beş çayı konsepti ise romantik sohbetlerin en keyifli eşlikçisi oluyor.

Devamını oku

Trend olan

EnglishTurkish